1. Adana Altın Koza Film Festivali, beşinci gününde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Canavar” ve “Varlık” filmlerinin dünya prömiyerlerine ve Ulusal Kısa Film Yarışması coşkusuna ev sahipliği yapıyor. Dün, iki Oscar ödüllü yönetmen Asghar Farhadi’yi Masterclass ile ağırlayan festivalde “Günyüzü” ve “Bir Arada Yalnız” filmlerinin söyleşileri gerçekleşirken, heyecan yarın “Ölü Köpekler Isırmaz” ve “Moda Evlilik” prömiyerleriyle sürecek.

    33.Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, beşinci gününde Esas 01 Burda AVM CinemaPink salonlarında zengin gösterimler ve söyleşilerle devam ediyor. Dün usta yönetmen Asghar Farhadi’ye Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün takdim edildiği ve “Günyüzü” ile “Bir Arada Yalnız” yarışma filmlerinin ekipli gösterimlerinin yapıldığı festivalde heyecan, bugün dünya prömiyerini yapacak olan yapımlarla katlanıyor.

Festivalde Bugün: “Canavar”,  “Varlık”, “Ulusal Kısa Film Yarışması”

Festival coşkusu bugün de prömiyerler, atölyeler ve yarışma seçkileriyle devam ediyor. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda saat 17:30’da Tunç Şahin’in “Canavar” ve saat 20:30’da Muzaffer Mehmet Çağlar’ın “Varlık” filmleri dünya prömiyerlerini gerçekleştirirken; Ulusal Belgesel Film Yarışması kapsamında Mümün Barış’ın “Bay Okan”, Sibel Kayhan imzalı “Mor Menekşeli Kadınlar” ve Gamze Yeltan’ın “Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli” belgeselleri jüri ve izleyici karşısına çıkacak. Genç sinemacıların üretimlerini seyirciyle buluşturan Ulusal Kısa Film Yarışması seçkileri de 17:45 ve 20:15 seanslarında gösterilecek.

Çukurova Altın Koza Akademi kapsamında saat 10:30’da Ahmet Hızarcı ve Caner Çevikkaya ile “Pelikülden Dijitale Film Restorasyonu – Drakula İstanbul’da” söyleşisi; saat 13:30’da ise Özgür Mumcu moderatörlüğünde ve Ayfer Tunç, Tufan Taştan ve Şenay Gürler’in katılımıyla “Edebiyat ve Sinema Arasında Hikaye Anlatıcılığı” paneli düzenlenecek. Programda ayrıca Ulusal Kısa Film Yarışması seçkileri, Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Buluşmaları ile Dünya Sineması’ndan “Biz Uzaylıyız” (We Are Aliens) ve “Kefaret” (Atonement) filmleri yer alacak.

Farhadi: “Gerçeklik tek değildir; kalbimiz ve hayâl gücümüz sinemanın şifresidir”

Festival kapsamında dün, sinema yazarı Esin Küçüktepepınar’ın moderatörlüğünde düzenlenen Asghar Farhadi Ustalık Sınıfı (Masterclass) etkinliği, sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Belli bir konsept veya tema üzerinden senaryo yazmadığını vurgulayan Farhadi, kendisini etkileyen bir imajın veya belirsiz bir duygunun peşine düştüğünü belirterek, “‘Beni bu şey neden etkiledi?’ sorusunu sorarak cevabı arar, kafamda başta hiç belli olmayan bir yolda senaryoyu oluştururum” dedi.

Festival kapsamında Türkiye prömiyerini yapan son filmi “Kesişen Hayatlar”ı (Parallel Tales, 2026), ilk olarak ABD’de büyük bütçelerle çekilmesinin planlandığı dönemi de aktaran usta yönetmen; 3 yıl boyunca Amerika’da yaşadığını, New York’ta mekânlar seçilip büyük bütçeler ayrıldığını ancak bir gece kalbinin kendisine ‘Bu filmi burada yapmamalısın’ dediğini söyledi. Gece yarısı mesaj atıp projeyi iptal ettiğini ifade eden Farhadi, önemli olanın başarı veya yarışmak değil, yapım sürecinden zevk almak olduğunu vurguladı.

Film yaparken ödüllere odaklanmanın yanlışlığını “Bir Ayrılık” (A Separation, 2011) örneğiyle dile getiren usta sinemacı; senaryoyu yazarken asistanlarının kendisine ‘Bu çok yerel bir hikâye, yurt dışında anlaşılmaz’ dediklerini, hatta filmin alt yazısını bile hazırlamadıklarını ama yapımın 100’den fazla ödül kazandığını hatırlatarak sinemanın bir yarış alanı olmadığını ve sonuç için değil içten gelen duyguyla film yapılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasında gerçeklik ve algı yönetimine de değinen Farhadi, tek bir gerçekliğin olmadığını, eksik parçaların kendi geçmişimiz ve hayal gücümüzle tamamlandığını ifade etti. Metroda çocukları bağırıp çağıran bir babaya sinirlenilebileceğini ancak eşini yeni kaybettiğini ve çocuklarına bu haberi vereceğini öğrendiğimiz an tüm gerçeklik algımızın değiştiğini belirten Farhadi, medyanın ve belgesellerin de kurgulanmış görüntüler sunduğunu dile getirerek “Hayal gücü olmayan insan aşık bile olamaz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Günyüzü”: Kadınların inatçı arayışı

Festivalde dün, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında yönetmen Banu Sıvacı’nın imzası taşıyan “Günyüzü” filminin gösterimi, ekip katılımıyla gerçekleşti. Gösterim sonrası gerçekleşen söyleşiye yönetmen Banu Sıvacı, yapımcı Orkun Huylu, görüntü yönetmeni Yusuf Aslanyürek, besteci Canset Özgecan ile oyuncular Selva Erdener, Süleyman Kadim Kabaali ve Asena Hotamış katıldı.

Sinemamızda alışılagelmiş kalıpların aksine orta yaş üstü bir kadını odağına alan bir hikâye kurmak istediğini belirten yönetmen Banu Sıvacı, “Erkekler arası iktidar savaşı yerine, toplumda ve sinemada görünmeyen kadınların inatçı arayışını anlatmak istedim. Hikâye tek bir olaya değil, çocukluğumdan beri dinlediğim acıların ve coğrafyanın damıtılmış hâline dayanıyor. İsmet karakteriyle de taşrada sadece uzaklara bakıp kederlenen değil, neşeyle ayakta kalmaya çalışan yeni nesli yansıtmaya çalıştım” dedi.

Opera sanatçısı olarak ilk kez bir sinema filminde başrol üstlenen Selva Erdener, opera eğitiminin temelinde de oyunculuk olduğunu vurgulayarak, “Oyunculuk hayatım boyunca mesleğimin en önemli parçası oldu, böyle güçlü bir hikâyede ve ekiple yer almaktan gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı. Adanalı oyuncu Süleyman Kabaali ise mandalarla çekilen zorlu sahnelerdeki cesaretini çocukluğunda hayvanlarla iç içe büyümesine bağlayarak, “İnandığınız zaman her şey bir araya gelip yardımcı oluyor, bugün baksanız ‘Nasıl yaptım?’ diyorum ama o zaman işe olan inançla başardık” dedi.

Görüntü yönetmeni Yusuf Aslanyürek mandalarla yapılan 4 günlük zorlu çekim sürecinin detaylarını paylaşırken; yapımcı Orkun Huylu da çekimlerin yapıldığı Okundullu Köyü halkının ve yerel yönetimin filme büyük bir kolektif destek sunduğunu ifade etti.

“Bir aradaydık ve yalnız değildik”

Günün bir diğer yarışma filmi olan Ali Vatansever imzalı “Bir Arada Yalnız” gösterimi sonrasında; yönetmen Ali Vatansever, oyuncular Onur Gözeten, Esra Kızıldoğan, yapımcılar Oya Özden Özdemir, Selin Vatansever, Aytun Aktan Bahçeci, kostüm tasarımcısı Mecra Yazıcı ve yardımcı yönetmen Dalya Keleş’in katılımıyla duygusal bir söyleşi gerçekleşti.

Gazetede okuduğu çaresizlik temelli bir haberden ve Covid dönemindeki kişisel/toplumsal kayıplardan yola çıktığını ifade eden yönetmen Ali Vatansever, “Koca bir medeniyeti ölümden kaçarak inşa ediyoruz; oysa ölümün doğallığını ve çaresizlikle yüzleşmeyi konuşmak istedim. Sanal gerçeklik (VR) katmanını da tüm dünyaların birleştiği meditatif bir alan olarak kurguladık” dedi.

Fiziksel olarak büyük bir değişim geçirerek zayıflayan başrol oyuncusu Onur Gözeten, “Her gün o rolle uyanmak, onkologlar ve onkoloji anneleriyle görüşmek bu kimyayı oluşturmamızı sağladı” derken; anne karakterini canlandıran Esra Kızıldoğan, “Bir terapist eşliğinde hazırlandık; zor sahnelerde tüm ekip yanımızdaydı, bir aradaydık ve yalnız değildik. Mekânın ve o kasvetli manzaranın da oyunculuğuma çok büyük yardımı oldu” ifadelerini kullandı.

Filmde aynı zamanda hekim olan yapımcı ve oyuncu Aytun Aktan Bahçeci, 30 yıllık mesleki birikimini bu filmle beyazperdeye taşıdığını ve çalışmayı bir gösterimden ziyade bir ‘terapi hali’ olarak gördüğünü belirtti. Yapımcı Oya Özden Özdemir, uzun yıllara yayılan finansman sürecinin ardından sette yakaladıkları mutluluğu vurgularken; kostüm tasarımcısı Mecra Yazıcı, “Karakterlerin dönüştüğü duyguyu kostümlere taşıdık, duvar kâğıdındaki desenleri montlara yansıtarak kendi içimizde bir oyun kurduk” açıklamasında bulundu. Ekibe öğrenciyken katıldığını belirten yardımcı yönetmen Dalya Keleş ise ekrandaki duygusal dengenin hayranlık uyandırıcı olduğunu ekledi.

Sinema yazarları soruyor: Eleştiri mi, etkileşim mi?

Çukurova Altın Koza Akademi bünyesinde düzenlenen “Eleştiri mi, Etkileşim mi? İçerik Çağında Sinema Yazarlığı” paneli, Esas 01 Burda AVM CinemaPink Salon 4’te gerçekleşti. Sinema yazarları Gözde Hatunoğlu, Ece Vitrinel, Ekrem Buğra Büte, Olkan Özyurt ve Şenay Aydemir’in konuşmacı olarak katıldığı panelde; dijitalleşen medya düzeniyle birlikte sinema eleştirmenliğinin geçirdiği dönüşüm ve sosyal medya etkileşimlerinin eleştiri kültürüne etkisi masaya yatırıldı.

Panelde dijital yayıncılığın getirdiği dönüşüme değinen Gözde Hatunoğlu, derinlikli bir sinema yazısının yerini hızla tüketilen ve tıklanma kaygısı güden metinlere bırakmasının eleştiri kurumunu zayıflattığına dikkat çekti. Geleneksel eleştirmenlik ile dijital içerik üreticiliği arasındaki çizgiye vurgu yapan Ece Vitrinel, sosyal medyadaki hızlı yorumların izleyiciye pratik bir fikir sunduğunu fakat filmin estetik ve sinematografik bağlamını kurgulamakta yetersiz kaldığını belirtti.

Sosyal medya algoritmalarının yarattığı baskıyı değerlendiren Ekrem Buğra Büte, etkileşim odaklı yeni nesil yayıncılık anlayışının sinema yazarlarını bağımsız analizler yerine popüler söylemlere yakın durmaya zorladığı yorumunda bulundu. Basılı mecraların daralmasıyla sinema yazarlarının dijital mecralara çekildiğini aktaran Olkan Özyurt, her ne kadar mecralar değişse de tarafsız ve nitelikli bir sinema yazarlığına duyulan ihtiyacın eskisinden daha kritik bir noktada durduğunu ifade etti. Son olarak sinema eleştirisinin bir pazarlama unsuruna dönüştürülme riskine değinen Şenay Aydemir ise bir filmi yalnızca övmek ya da yermek üzerine kurulan etkileşim dili ile sinema tarihine ve toplumsal bağlamına odaklanan gerçek eleştirmenlik arasındaki mesafenin korunması gerektiğini vurguladı.

Festivalde Yarın: “Ölü Köpekler Isırmaz”, “Moda Evlilik”, “Hiçbiryerde 25. Yıl Özel”

Festivalde yarın, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında saat 17:30’da Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz” ve saat 20:30’da Miraç Atabey’in “Moda Evlilik” filmleri izleyiciyle buluşacak.

Çukurova Altın Koza Akademi bünyesinde saat 11:00’de Prof. Dr. Fülürya Yusufoğlu Bilgin ve Dr. Osman Gazi Güçlütürk ile “Yapay Zeka Çağında Fikri Sınai Mülkiyet Hakları” paneli; saat 13:30’da Tuba Büyükaşık moderatörlüğünde Vikki Bardot ve Alkan Avcıoğlu’nun katılımıyla “Yapay Zekâ ve Sinemanın Geleceği” paneli düzenlenecek. Saat 17:30’da ise Zeynep Ünal moderatörlüğünde Tayfun Pirselimoğlu, Zuhal Olcay, Natali Yeres ve Zeynep Atakan’ın katılımıyla “Hiçbiryerde 25. Yıl Özel Söyleşisi” gerçekleşecek.

Programda ayrıca Öğrenci Kısa Film Yarışması seçkileri, Belgesel gösterimlerinde “Kağıdın Sesi”, “Bay Okan” ve “Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli”; Salon 7’de NASA Mühendisi Aisha Bowe ve ABD Konsolosluğu katılımcılarıyla “Uzayda Hayatta Kalmak: Hollywood Senaryoları vs. NASA Gerçekleri” paneli ile Dünya Sineması seçkilerinden “Apollo 13”, “Düşlediğimiz Bahçe” ve “İsyan” filmleri yer alacak.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.