Hareketli görüntü teknolojileri tüm dünyada gelişir, yayılır ve gündelik hayatın olağan bir parçası haline gelirken, sinemada gittikçe artan sayıda insan için kendini ifade etmenin bir yolu ve birçok uzmanlık alanını barındıran bir sektör haline geliyor. Türkiye’de de yapımlara ayrılan bütçe ortalaması ve gişe gelirleri yükseldikçe, tüm sektörde ve bu arada yapımda görevli uzman unvanlarında ve sayısında artış görülüyor. Leyla Özalp, çeyrek yüzyılı aşan sinemacılık deneyiminden hareketle, Türkçe sinema yazınındaki yeri hep boş kalmış yapımcılık alanını tüm yönleriyle akurlarına ve öğrencilerine aktarıyor. “Film yapmanın temel ilkeleri aynı olsa da ülkelerin kendine özgü koşulları, farklı film yapım biçimleri doğuruyor. Bu yüzden kitapta Türkiye’deki pratiğe özgü uygulamalara özellikle değinmem gerektiğini düşündüm.”
EDİTÖRDEN
Kadın yazarlar sustu ben konuştum
Mart ayının en önemli gündemlerinden biri her zaman 8 Mart Kadınlar Günü. Ben de özellikle sustum ve dergimizin kadın yazarlarından bu konuyla ilgili bir...
SUSMAYAN KÖŞE
Tuhaf Bir Tren Kazası: Halkından Kaçarken Devrilen Sinemamız
Birkaç gün önce bir tren devrildi. Düz ovada, kar-kış yokken üstelik, başka bir trenle dahi çarpışmadan... Tren raylarını kontrol eden insanları çok masraflı diye...
UZUN FİLMİN KISASI
Pandemi döneminde kısa film!
Artık pandemi döneminde en çok hasar alan sektörlerden birinin sinema olduğunu biliyoruz. Sinema salonlarının bir bölümü açıldı ancak insanların kapalı ortama girip film izleme...






















![BirfilmKapak[1]](https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/04/BirfilmKapak1-696x1010.jpg)






