SERDAR AKBIYIK

Michelle Williams Dawson Creek’ten beri iyi filmlerin iyi sanatçısı olarak anıldı. Ama bu sefer büyük bütçeli bir filmin başrolünde. Marilyn ile Bir Hafta Williams’ın dünyanın en ünlü seks sembolü ve idolü olan Monroe’yu canlandırma cesaretiyle anılacak…

Michelle Williams Montana’da beş çocuklu bir ailenin kızı. Üç üvey kardeşe sahip olan Michelle taşralı kız olmanın kendine çok şey kattığını söylüyor. Michelle 15 yaşındayken ebeveynleri boşanmış. Ama o zamana kadar kendi yolunu çizmiş güzel yıldız. 14 yaşındayken Lassie filminde rol almdı. Hemen bir yıl sonra ise Species filminin kadrosuna girmeyi başardı. 1997 yılında ise Jessica Lange ve Michelle Pfeiffer’la beraber rol aldığı A Thousand Acres filmi dikkatleri onun üzerine çekti. B.u filmindeki başarısı sayesinde ünleneceği Dawson Creek dizisinde Jen lindley karakterini canlandırdı. Daha sonra ise birçok iyi filmde rol aldı. Bu filmlerin çoğu bağımsız yapımlardı ve gerçekten iyi performanslar gerektiriyordu. Michelle hepsinin altından başarıyla kalktı. 2005 yılında ise onun hayatını sonsuza kadar değiştirecek projeye katıldı. Brokeback Mountain filminin setinde Heath Ledger ile çıkmaya başladı bu beraberlikten Matilda adlı kızları oldu. Matilda’nın 2007 yılında ise çift ayrıldı. Trajediyse bundan sonra başladı. Hemen bir yıl sonra Heath Ledger hayatını kaybetti. Michelle Heath ledger’ın kaybı için onu özlüyorum diyor, “Özellikle ilk zamanlarda yüreğimde bir yara ile dolaştım. Onunla kızımın ilk adım atışını seyrettik. Herşeyi paylaştık. Şimdi de kızımla beraber hep onun bizim yanımızda var olduğunu düşünüyorum. Bazı yönlerden ondan gitgide uzaklaştığım düşüncesi beni üzüyor” diyerek sözlerini bitiriyor. Bu trajedinin ardından Michelle filmlerine devam etti. Ve bu yıl Marilyn ile Bir Hafta filmiyle Oscar adaylığını kazandı. Aslında Michelle Williams fizik olarak Marilyn Monroe ile benzeşmiyor ama bu dezavantaj onu yıldırmamış. Monroe’nin düzgün ve çıkık kalçalarına sahip olmak için kilo almaya çalışmış. Bir bakmışlar bütün kilolar kalçaya gideceğine yüzüne getmiş. O durumda biraz morali bozulmuş Michelle’nin ama o inat etmiş. Monroe’nun yürüyüşünü çok çalışmış. En sonunda bir gün Monroe’nun elbiselerini ve makyajını yaptıktan sonra odasından sete yürüyerek gitmiş. Monroe’nun yürüyüşünü birebir taklit etmiş. Yolda bir kamyonun yanında duran üç erkeğin kendisine bakışlarını fark etmiş, “Hayatımda ilk defa üzerimde öyle bir dikkatin olması hoşuma gitti. Ve düşündüm ki, belki Marilyn de plajda yürürken böyle hissetmiştir.. O küçüklüğümde bildiğim mutlu, özgür Marilynle bağ kurmak çok güzeldi.” İşte romantik bir Marilyn görmek istiyorsanız Marilyn ile Bir haftayı kaçırmayın diyoruz.

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.