Şöyle bir sinema veya düzgün bir gösterim salonunda arkasına yaslanıp belgesel izlemek isteyenler için ne var ne yok diye bir göz attım. Kasım ayı göreceli olarak pek de fena sayılmaz belgesel severler için. Maalesef İstanbul ve İzmir ile sınırlı. Yaşadığınız yörede belgesele dair bir gösterim bulamazsanız, ille de belgesel izlerim diyenlerdenseniz siz zaten “a hiç haberim olmadı, doğru dürüst duyurmamışlar, her yerde duyursunlar canım” falan demeden kendi seansınızı kendiniz bir şekilde yaratırsınız.

Büyük şehrin koşturmasında bir nefes alıp, hayatın ritmini biraz yavaşlatıp görelim, duyalım, soralım, düşünelim derseniz işte size birkaç alternatif:

  1. Boğaziçi Film Festivali 17-26 Kasım tarihlerinde izleyicisiyle buluşuyor. Ulusal ve uluslararası belgesel finalistlerinin yanı sıra, “Bi Dünya Belgesel” şeçkisi kapsamında da belgesel filmlerle buluşma şansınız var. Ulusal kategoride; Ülkemden Uzakta, Yaban, Misafir, Menderes Kıyısında, Meftun, Kırmızı, Hekim, Gönüllü Yürekler. Uluslararsı kategoride: Street Of Death, Resonances, No Go Zone, Los Desheredados, Homeland, Greeting From Aleppo, Green Screen Gringo, Grandfather’s Father.

Salt Galata’nın “Bu Son Şansımız mı?” etkinliği 14-19 Kasım tarihlerinrde gerçekleşiyor. 2017 Boon iklim değişikliği Konferansı’nı takiben, Thank you for the Rain (Yağmur için Teşekkürler) belgeselinin İstanbul’daki ilk gösterimiyle başlayan etkinlik programında, iklim değişikliğiyle paralel çevre sorunlarını inceleyen 8 belgesel yer alıyor : Thank you fort he Rain, Lüfer-Boğazın Prensi, Les Liberterres (Özgürlük için Topraklar), Waste Mandala (Çöp Mandala), Chasing Coral (Mercan Peşinde), The antropologist (antropologlar), The E-Waste Tragedy(E-Atık Felaketi), If a Tree Falls: A story of the Earth Liberation Front (Eğer Bir Ağaç Devrilirse: Yeryüzü Özgürlük Cephesinin Hikayesi.

  1. İzmir Kısa Film Festivali kapsamında 7-12 Kasım tarihlerinde belgesel finalistlerini kalan izlemek mümkün. Balerinin Bir Günü, Aktör, 228, Başka, Gözyaşı Yolu, Uzaktaki Kadın İzmirli belgesel tutkunlarını bekliyor.

İFSAK ve Belgesel Sinemacılar Birliği’nin organize ettiği, yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşen belgesel gösterimlerinin buluşma noktazı ise , her ayın son çarşambası İFSAK Nurettin Erkılıç Gösterim Salonu. 29 Kasım Çarşambası Mustafa Ünlü’nün Ah belgeseli perdeye yansıyor. İyi seyirler.

Semra Güzel Korver
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nde okudum; sonra yetmedi, aynı alanda yüksek lisans ve doktora ile derinlere daldım. 1992’den bu yana medyanın içindeyim ama en çok belgesel sinemanın peşindeyim. Hikâyelerin, bilginin, belgenin gerçek hayatta nasıl yankı bulduğunu görmek, insanın dünyaya nasıl dokunduğunu keşfetmek benim için hâlâ en heyecan verici şey. Prodüktörlükten yönetmenliğe, danışmanlıktan eğitmenliğe uzanan farklı şapkalarla pek çok projede yer aldım. Kültür-sanat, haber ve belgesel türlerinde ürettiklerim bana ödüller getirdi; ama asıl kazancım, hayatı ve insanı biraz daha yakından tanıyabilmek, hikâyelerin içinde kendimi yeniden keşfetmek oldu.” Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri koltuğunda oturduğumda da, atölyelerde genç sinemacılarla bir araya geldiğimde de aynı merakla yaklaşıyorum sinemaya. Bir dönem Avrupa Yayın Birliği’nin Çeşitlilik ve Kültürlerarası Programlar Grubu’nda çalıştım, başkanlığını yaptım. Avrupa Konseyi’nin “Ayrımcılığa Karşı Sesini Yükselt” kampanyasında yer aldım. Belgesel Sinemacılar Birliği’nin kurucu üyelerinden biri olarak başkanlık görevini üstlendim. Kısacası, hikâyelerin sadece anlatılmasıyla değil, çoğalmasıyla da ilgileniyorum. “Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından Suriye İç Savaşı” kitabım Kabalcı Yayınları’ndan çıktı. Cinedergi başta olmak üzere çeşitli mecralarda yazıyorum; bir röportajım Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından övgüye değer bulundu. Akademik yazılarım ise çeşitli dergi ve kitaplarda yer buluyor. Kamera arkasında ise Kavak Ağacının Gölgesinde, Uçurumun Kıyısında gibi projelerde danışmanlık; Mabedin Gölgesinde Süleymaniye, Hast Vakti, Orada Doğdum Burada Büyüdüm, Multikulti Haberler, Alamanya Alamanya, Şehir İnsanları, Fan-Atik, İsyan Günleri, Dönüşüm ve İlhan Amca belgesellerinde ise yönetmenlik ve prodüktörlük yaptım. Kısacası araştırmayı, öğrenmeyi, keşfetmeyi, hikâye anlatmayı seven biriyim. Bazen kamerayla, bazen kalemle. Burada da sinema üzerinden dünyayı anlamaya, anlatmaya ve biraz da birlikte düşünmeye niyetliyim. 🎬

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.