Mart ayı belgesel severler için çeşitli alternatifler sunuyor. “Belgesel sinemayı seviyorum ama nerede, ne zaman, nasıl ulaşacağımı bilemiyorum?” diyorsanız işte size fırsatlar.

David Lynch: The Art Life Bir belgesel filmi sinema salonunda izlemenin keyfine varmak istiyorsanız haber vermiş olayım 24 Mart’ta vizyona giriyor.  Jon Nguyen, Olivia Neergaad-Holm, Rick Barnes üçlüsü tarafından çekilmiş. Ünlü yönetmen ve ressam Lynch’in sanat hayatının, müziğinin ve erken dönem filmlerinin içine girerek, onu ve özel dünyasını daha iyi anlamayı amaçlayan bir biyografik belgesel.  Amerika’daki bir küçük kasabadan Philadelphia’nın karanlık caddelerine kadar, Lynch’i takip ederek ünlü yönetmenin yaratıcı süreçlerini de ele alıyor. Sanatçı kimliğinin şekillenmesine yardımcı olayları da anlatan yapım 1 saat 30 dakika. Müzikleri Jonatan Bengta’ya ait.

 

13-23 Mart’ta Akbank Kısa Film Festivali 13. kez gerçekleşiyor. 1978’den beri belgesel filmler çeken İranlı fotoğraf sanatçısı ve görüntü yönetmeni  Seifollah Samadian 15 Mart’ta Beyoğlu Aksanat’ta “Once Upon a Time in Marrakesh”  ile seyircinin karşısına çıkıyor. Filmin ardından bir de master class gerçekleştiriyor usta yönetmen.

Samadian genellikle hem İran’ın hem de İran dışındaki ülkelerin sosyal ve kültürel meselelerini dert ediniyor kendine. Kadının İslam toplumundaki konumundan, Küba Devrimi’ne kadar uzanan geniş bir konu yelpazesine sahip. “The White Station”(1999), “Tehran: The 25th Hour” (1999) ve “Once Upon a Time in Marrakech” (2006) “76 Minutes Minutes and 15 Seconds with Abbas Kiarostami” (2016) Samadian’ın  çalışmalarına örnek gösterilebilir.

 

Yine Akbank Kısa Film Festivali kapsamında Abbas Kiarostami’nin “10 Lessons on Movie-Making” adlı belgeseli 17 Mart’ta izlenebiliyor. Ardından “Abbas Kiarostami Sineması” üzerine bir de söyleşi var.

 

Belgesel temeli üzerinden yükselen, kurmaca ile gerçeği iç içe geçiren Aslı Özge’nin “Köprüdekiler” filmi de 18 Mart’ta Aksanat’ta.  Elbette belgesellerin yanı sıra kurmaca kısa filmler, atöyle ve söyleşiler de takip edilebilir. İlgi ve sevginize bağlı.

 

Belgesel Sinemacılar Birliği’nin Barış Manço Kültür Merkezi’nde her hafta Salı günleri saat 20.00’da gerçekleştirdiği gösterimler ise belgesel film dostları için bir başka şans. Gösterimlerden sonra filmin ekipleriyle de buluşuyor sorularınızı ve yorumlarını yöneltebiliyorsunuz.

Mart Ayı Programı

7 Mart – Müslüm Babanın Evlatları – Yönetmen: Vuslat Saraçoğlu

14 Mart – Şarkılarla Geçtim Aranızdan – Yönetmen: Ümit Kıvanç

21 Mart – Hitler’in Hitleri – Yönetmen:  Oliver Axer & Susanne Benze

28 Mart – Halit Çelenk’le Bir Gün – Yönetmen: Ender Yeşildağ

 

Belgesel Sinemacılar Birliği Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde de her ay gösterimler düzenliyor. Belgeseller ve ekipleri iki haftada bir Çarşamba günleri saat 19:00’da meraklıları ve tutkunları ile buluşuyor.

Mart Ayı Programı

8 Mart – Evcilik – Yönetmen: Bingöl Elmas

22 Mart – Adakale Sözlerim Çoktur – Yönetmen: İsmet Arasan

 

Mart ayında belgesel sinemanın buluşma noktalarını arayanlar ajandalarına not edebilirler. Sanatla, bilimle, toplumla, tarihle, insanla bir araya gelmek, hissetmek, tartışmak, yeniden düşünmek için… belgesel filmlerin izini sürmek isteyenlere duyurulur.

 

 

Semra Güzel Korver
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nde okudum; sonra yetmedi, aynı alanda yüksek lisans ve doktora ile derinlere daldım. 1992’den bu yana medyanın içindeyim ama en çok belgesel sinemanın peşindeyim. Hikâyelerin, bilginin, belgenin gerçek hayatta nasıl yankı bulduğunu görmek, insanın dünyaya nasıl dokunduğunu keşfetmek benim için hâlâ en heyecan verici şey. Prodüktörlükten yönetmenliğe, danışmanlıktan eğitmenliğe uzanan farklı şapkalarla pek çok projede yer aldım. Kültür-sanat, haber ve belgesel türlerinde ürettiklerim bana ödüller getirdi; ama asıl kazancım, hayatı ve insanı biraz daha yakından tanıyabilmek, hikâyelerin içinde kendimi yeniden keşfetmek oldu.” Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri koltuğunda oturduğumda da, atölyelerde genç sinemacılarla bir araya geldiğimde de aynı merakla yaklaşıyorum sinemaya. Bir dönem Avrupa Yayın Birliği’nin Çeşitlilik ve Kültürlerarası Programlar Grubu’nda çalıştım, başkanlığını yaptım. Avrupa Konseyi’nin “Ayrımcılığa Karşı Sesini Yükselt” kampanyasında yer aldım. Belgesel Sinemacılar Birliği’nin kurucu üyelerinden biri olarak başkanlık görevini üstlendim. Kısacası, hikâyelerin sadece anlatılmasıyla değil, çoğalmasıyla da ilgileniyorum. “Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından Suriye İç Savaşı” kitabım Kabalcı Yayınları’ndan çıktı. Cinedergi başta olmak üzere çeşitli mecralarda yazıyorum; bir röportajım Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından övgüye değer bulundu. Akademik yazılarım ise çeşitli dergi ve kitaplarda yer buluyor. Kamera arkasında ise Kavak Ağacının Gölgesinde, Uçurumun Kıyısında gibi projelerde danışmanlık; Mabedin Gölgesinde Süleymaniye, Hast Vakti, Orada Doğdum Burada Büyüdüm, Multikulti Haberler, Alamanya Alamanya, Şehir İnsanları, Fan-Atik, İsyan Günleri, Dönüşüm ve İlhan Amca belgesellerinde ise yönetmenlik ve prodüktörlük yaptım. Kısacası araştırmayı, öğrenmeyi, keşfetmeyi, hikâye anlatmayı seven biriyim. Bazen kamerayla, bazen kalemle. Burada da sinema üzerinden dünyayı anlamaya, anlatmaya ve biraz da birlikte düşünmeye niyetliyim. 🎬

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.