Banu Bozdemir

Efektin sinemadaki en büyük etkisi fantastik sinemaya yön ve hız vermesi…Hayalindeki dünyayı bilgisayar başında yaratmayı keşfeden insanoğlu ki, fazlaca bir geçmişi de bulunmayan bu alanda harikalar yaratıyor… Aklınıza gelebilecek her konu bu yüzden anında filme çekilebiliyor. Filmlerin genel özellikleri arasında paralel zamanlar, devasa hayvanlar, iyiler ve kötüler, başka bir dünyaya geçiş durakları, savaş dönemi yalnız çocukluk gibi benzerlikler bulunuyor ve genelde çoğu yıllar önce yazılmış romanların uyarlaması oluyor. Bu ay Tim Burton’un inanılmaz hayalgücüyle perdeye taşınan Alice Harikalar Diyarında’nın peşine takılarak, o gizemli ve farklı dünyaların kapısını tek tek çalalım istedik…Alice büyüdü ve fantazya genişledi diyebiliriz!
Bu işin başında da hiç kuşkusuz Harry Potter serisi geliyor… Sekiz olarak tasarlanan serinin şu ana kadar altı tanesi vizyona girdi… Son ikisi üç boyutlu rüzgarına kapıldı… Filmde hayalgücünün sınırı yok, Rowling’in naif bir yaşam tarzının içinden çıkan kitaplar herkesin ilgi ve beğenisi kazanan filmlere dönüştü… Harry Potter’ın ünüyle beraber çocuklar da büyüdü… Spiderwick Günceleri-Spiderwick Chronicles üç kardeşin bir güncenin içine dalıp, inanılmaz fantastik karakterlerle karşılaşmasını anlatıyor…Spiderwick Günceleri de bir edebiyat uyarlaması ve etrafta periler ve bazen korkunç yaratıklar dolaşıyor, bazen içimize küçük korku tohumları salıyor… İlki 2008 yılında filme çekildi ama geride daha dört günce daha var…
Clive Staples’in romanından uyarlanan Narnia Günlükleri’nin Aslan, Cadı, Dolap ve Prens Kaspiyan
kitapları sinemanın büyülü atmosferine taşındı… Bir dolap sayesinde bambaşka bir dünyaya adım atan dört kardeşin maceraları 1950’li yıllarda yazıldığı için Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter’a esin kaynağı oldu. Kardeşler Bilge aslanla beraber, beyaz cadı Jadis tarafından sonsuza kadar beyazlar içinde ve karlar altında bırakılan Narnia ülkesine yardım ederler… Narnia’nın mistik yaratıkları arasında yarı insan – yarı keçi şeklinde karşımıza çıkan ilahlar, insan başlı at biçimindeki mitolojik yaratıklar, devler, cüceler, yarı insan – yarı boğa canavarlar ve konuşan hayvanlar vardı… İkincisinde şeytani ruhlu acımasız kralı devirmek ve genç prens Kaspiyan’ı geri getirmek için güçbirliği yaparlar…
Philip Pullman’ın kitabından uyarlanan Altın Pusula’da yine farklı bir evren ve zırhlı ayılarla cadı kraliçeler var. Lyra’nın yanından ayrılmayan cini Pantailamon’u da unutmamak lazım. Arkadaşlarını kaçıran kötü adamların peşne düşen Lyra maceradan maceraya zıplar, fantastik olaylar birbirini kovalar… Pan’ın Labirenti fatastik çocuk filmlerinin en başarılılarından birisi. 1944 yılında savaş zamanında geçen film Ofelia adlı on yaşındaki kızın gövdesi yarı insan yarı yaratık olan Pan’la kurduğu iletişimle başlıyor. Filmde gerçek ve hayalgücü öyle sıkı bir biçimde içiçe geçiyor ki, ortaya destansı bir film çıkıyor. Bir yanda üvey babanın acımasız gerçekliği bir yanda küçük Ofelia’nın sığındığı ve keyif aldığı masalsı bir dünya… Talihsiz Serüvenler Dizisi de bir uyarlama… Daniel Handler tarafından yazılan 13 kitaplık serinin ilk üç öyküsü filme aktarıldı. Birbirinden sevimli ve yetenekli üç kardeşin yetim kalmaları ve amcaları Kont Olaf’ın yanına gönderilmeleriyle başlıyor bütün kabus. Çocuklara mim tutturan ve kılıktan kılığa çocukların karşısına çıkan bu körü kalpli amcadan tek kurtuluş vardır, o da cesur ve yaratıcı olmak…
Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Roald Dahl’ın kitabından Tim Burton tarafından sinemaya uyarlanan fakirlik ve zenginlik arasındaki ayrımı vermeye çalışan filmde gerçeklik duygusu çikolata fabrikasının içine girilmesiyle bozulmaya başlıyor… Ejderha başlı tekneler, çikolataları ayıran küçük sincaplar, karamela dağları arasında dolaşan çocuklar ve bizler için fantastik dünyanın sınırsızlığı iyice ağzımızı sulandırmaya başlar.
Tolkien’in ünlü eseri Yüzüklerin Efendisi sinemaya uyarlandı ve orta dünyanın ortasında Elfler, Hobbitler,cüceler, şeytani bir güçle uğraşmak ve yüzüğü korumak için bir araya geldi… Yönetmen Peter Jackson Yüzüklerin Efendisi serisini başarıyla ortaya çıkardı ve diğer fantastik romanlar için sinemanın yolunu açmış oldu bir anlamda… Yüzük önce korunmalı, sonra yok edilmeli mantığıyla çekilen filmlerde heyecan, geçiş noktaları yeni serilere eklenen farklı yaratıklar her zaman bu filme olan ilgiyi diri tutmayı başardı..
1939 yapımı Oz Büyücüsü de fantastik sinemanın içinde yer buluyor kendine… Bir hortum yardımıyla Oz dünyasına taşınan Dorothy, doğunun kötü cadısından kaçarken yolda kalpsiz teneke adam, beyinsiz korkuluk ve korkak aslanla tanışır. Hep beraber el ele verirler ve kötü cadıya haddini bidirirler… Teknik olarak yetersiz kalsa da, duygu olarak tamamen aynı fantastik mantığı taşıyor… Luc Besson’un yarattığı animasyon Arthur ve Minimoylar, on yaşındaki melek yüzlü, fırça saçlı, çilli suratlı sevimli mi sevimli Arthur’un dedesinin ardında bıraktığı not defterinden ilham elıyor. Bu hikâyeler arasında Minimoylar denen, minyatür küçük insanların anlatıldığı hikâyeler de vardır. Küçük Arthur hikayenin içindeki gizli mesajı anlamaya çalışmak için bir yol bulmalı, şeytani büyücüye karşı koymalı, sivrisineklerin sırtındaki savaşçıları yenmeli ve özgür ruhlu bir prensesin kalbini fethetmelidir. Minimoylar Althur Maltazar’ın İntikamı’yla Şubat ayında bizlerle oldu yine… Bu kez Arthur’un tehlikede olan Prenses Selanya’yı kurtarma mücadelesini izledik. The Water Horse / Su Atı, yine savaş zamanlarında yalnız kalan br çocuk üzerinden kuruyor öyküsünü… Angus babasının savaştan dönüşünü beklerken sahilde bir yumurta bulur. Dick King – Smith’in romanından uyarlana filmde yumurtadan sihirli bir at çıkar ve Angus onunla beraber sırlar dünyasına yolculuğa başlar…
Percy Jackson &Olimposlular:Şimşek Hırsızı; Rick Roardan tarafından yazılan bir serinin filme çekilen kısmı… Öykülerin Yunan mitolojisi üzerine kurulması, esprili dili ve günümüze uyarlanmış dialoglarıyla bir hayli sevimli… Hikaye Percy, Annabeth ve Satir arkadaşları Kıvırcık üzerine kurulu. Yönetmeni Harry Potter serisini de yöneten Chris Colombus. Steven Spielberg’ün Hook / Kanca filmi de çocukluk anılarını unutan ve işe boğulup çocuklarını ihmal eden büyükler için bir Peter Pan uyarlaması… Çocuğu Kaptan Hook tarafından kaçırılan Peter Banning Peter Pan olur ve uçarak Hook’la savaşmaya gider.. Gerçek Peter Pan ise P.J Hogan yönetiminde beyazperdeye uyarlandı. Wendy ve kardeşlerinin Peter Pan’ın peşinden Varolmayan Ülke’ye gitmeleri, Hook ve peri Tinkerbell’la karşılaşmaları her şey kitaba uygun veriliyor ve efektler bu bildik öyküye çok güzel eşlik ediyor… Peter Pan öyküsünün ortaya çıkışını anlatan Finding Neverland / Düşler Ülkesi; Peter Pan’ın yazarı James Barrie’nin gerçek hayat hikayesina dayanıyor. Barrie bir ilham perisi arar ve karşısına bir parkta dört çocuk ve anneleri çıkar…Peter Pan da yavaş yavaş ortaya çıkar… Neil Geiman ve Dave McKean tarafından yaratılan Mirrormask ailesi sirkte çalışan 15 yaşındaki Helena’nın farkı dünyasını anlatıyor. Helena’nın hayal dünyasında iki kraliçe, tuhaf canavarlar ve maskeli insanlar vardır. Helena kayıp tılsımlı maskeyi bulursa hasta kraliçe, dolayısıyla gerçek hayattaki annesi iyileşecektir…

Türk sinemasından da bir örnekle yazıyı bitirelim…Onur Ünlü’nü Yönettiği Çocuk filmi (ilk fantastik Türk çocuk filmi olma özelliği de taşıyor) hırsız çetesinin eline düşen Çocuk’la, televizyonda çalışan Rüya’nın kötü tv kanalı sahibi İsfendiyar’a karşı griştikleri mücadeleyi anlatıyor… Yeni fantastik dünyalarda buluşmak dileğiyle…

 

Banu Bozdemir
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve ‘Sevgilim İstanbul’ programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan ‘Rejans Tarihi’ ve ‘Rejans Yemekleri’ kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, 'Çevremi Seviyorum' adı altında on iki tane ‘çevreci’, dört tane fantastik çevre temalı yirminin üzerinde çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı ‘Leylalı Haller’ yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlerde ve festivallerde jüri üyesi olarak görev alıyor, filmlere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema ve çevre atölyeleri düzenliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.