“Ayşe teyze bugün değişik bir film izleyeceğiz.” “Aman vurdulu kırdılı olmasında!” “yok yok merak etme.” Yalan değil fiziksel olarak bir vurdusu kırdısı yok ama duygusal olarak alınan darbeleri saymıyoruz.. Filmimiz insanların sahte oyunculuklardan sıkıldıkları için bir insanın yani zavallı Truman’ın hayatını an be an izleyen bir program hazırlandığını anlatarak başlıyor.

FILE – This undated file image originally provided by Paramount Pictures shows Jim Carrey starring as Truman Burbank in the 1998 movie “The Truman Show,” in which Carrey’s character discovers every moment of his life has been broadcast. (AP Photo/Paramount Pictures, Melinda Sue Gordon, file) ** NO SALES **

“Beril, bu adamın bütün hayatını dünya izliyor öyle mi? “ “Aynen öyle” Ayşe teyze bu pırıl pırıl herkesin çok kibar ve tertemiz olduğu filmi yüzünde hem buruk hem de içten içe öfkeli bir ifadeyle izlemeye devam etti. Truman Fiji adasından ve oraya gitmek istediğinden bahsettiği zamanlarda gözleri dolu dolu gülümsüyordu. Trumanın hayal kurmasına bile izin vermeyen şartlı hava şartları onu her seferinde güvenli bölgeye yani evine ulaştırıyordu. “ bu ne biçim iş, adam iki dakika hayal kuracak hemen yağdırıveriyorlar yağmuru.” “zaten hayal kurmasını istemiyorlar.” Aklıma dahiyane bir fikir geldiJ “Ayşe teyze sen hayal kurar mısın?” Sanki çay içer misin demişim gibi sakin bir ifadeyle bana bile bakmadan kafasını minik minik sallayarak “tabi tabi” dedi. Benim dahiyane fikrim Ayşe teyze için çok sıradan bir durumdu, aslında bu cevaba baya sevindim. Demekki Ayşe teyze sık sık hayal kuruyordu. Belliydi zaten, yoksa bu filmi bu kadar büyük bir ciddiyetle izleyip duygulanmazdı. Benimkide soru! Truman’ın sokakta babasıyla karşılaşmasıyla birlikte ortalık iyice karıştı. Truman’ın yolunu kesmeye çalışanlar arttıkça Ayşe teyzenin sesi de yükseliyordu. “aaaa Beril bu kadarıda fazla artık. Adam bal gibi gördü babasını baksana nasıl karınca sürüsü gibi kestiler önünü cık cık cık ayıp ayıp,” Ben de en az Ayşe teyze kadar sinir oluyordum bu durumlara. Truman evinde karısının yanında da rahat değildi, karısı onu bu yalan dünyasında tutmak için uğraşan en güçlü insandı. “Hadi Tirimun’un birşeyden haberi yok peki bu kadına ne oluyor? Böyle iş olur mu? Sırf rol için mi evlendi adamla birde sürekli reklam yapıp duruyor terbiyesiz. İyice delirtecekler adamı. Ay Beril kapat vallaha sinirim bozuldu!” Benim de bozuldu, bozulmaz mı? “Ayşe teyze merak etme Truman’ı yine hayaller kurtaracak” Kafasına koyduğu yolculuğa çıkmak için hiç bir engeli dinlemeyeceğini anlarız artık. Artık izleyiciler de Truman’ın özgürlüğünü beklemektedir. Hatta zenci otobüs şöförü Truman’ın bindiği Chicago otobüsünün mecburi aksakığından dolayı Trumandan özür diler. “Özür dilerim evlat!” hayallerine ulaşmana yardım edemediğim için, hayatının bir eğlence uğruna buraya hapsedilmesine ortak olduğum için özür dilerim… Gözlerinde yazıyordu bu cümleler ve Ayşe teyze de okumuştu, ağlamamk için zor tutuyordu kendini. Truman’ın ilk ve tek aşkı da onu soluksuz izliyordu. “Adamı sevdiğine de vermemişler bak, ama kıza helal olsun bak nasıl anlatmaya çalıştı Tirimun’a bir tek delikanlı oymuş.” Ee insann sevdiğini uzağında ister mi, hem de koca bir yalanın içinde bırakıp gidebilir mi? Gider… Sylvia da gitti ama kalbi, hayaller hala Truman ile birllikte. “Ayşe teyze, belki de kızın bitmeyen aşkı Truman’ı ayakta tutuyordur? Insanlar birbirlerini görmeseler bile aşkı hissedebilirler mi?” “Ben kocamı 12 senedir görmüyorum, onun hayali, onun sevgisi beni hiç bırakmadı. Ah Beril ah.. sen aşkı bizim küçük kalplarimize sığacak kadar küçük mü sandın!” Ayşe teyzenin fonuna geyikli bir duvar halısı yerleşti, elinde bir bağlama yanık türküler geliyordu sanki. Truman’ın sahte denizde bocaladığı fırtına bizim içimizde kopan fıtınayla aşık atamazdı. Truman ölüme yaklaştıkça programın reytingleri tavana vuruyordu. “Beril adamı öldürecekler , ne yapıyor bunlar, programları batsın!” Truman’ın babasından bile yakın olduğu ama hiç tanımadığı hatta konuşmadığı Truman show’un yaratıcısı Truman’ın fonu yırtmasıyla mikrofonu eline aldı. Artık herşey ortaya çıkmıştı saklanacak bir şey kalmamıştı. Truman çıkış kapısının önündeydi. Ne yapacaktı? “Çıkacak oradan Beril çıkacak!” “Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?” “Ne için kalsın? Sahte güvenli dünyası için mi, sevmediği karısı için mi? yalan denizler, yağmurlar, tenine değmeyen güneş için mi kalsın?” Truman arkasına bile bakmadan kapıdan çıkmıştı! Şov bitti! Kanal siyah ekran gösteriyordu ve izleyiciler hemen olanları unutup yeni bir kanala geçmişlerdi bile… Ne kadarda gerçekti herşey! O kadar gerçekki korkutuyordu insanı. “ afferin Tirimun o kızı bul ve onu alıp Fijiye git buradakilerde b*k yesin!” Ayşe teyze okadar içten söylemiştiki bunları gülmeden duramadım, hemen ağzımın payını aldım zaten. “Esas komik olan bir insanın kalbinde aşk, aklında hayalleri olduktan sonra ona tasma takılabileceklerine inanmaları. Aşk ve hayallar gibi Iki koca savaşçın olduktan sonra ne para, ne yalanlar, ne de şöhret seni hiç bir yere bağlayamaz!” Artık herşeyi pespembe görüyordum! Film saatlerimi gün geçtikçe daha çok sevdim! Bir film, bin nasihat! Ama Ayşe teyze varsa!! Ayşe teyze sen ve hayallerin Her filmimde varsınız!!

 

beril ateşoğlu

Beril Ateşoğlu
1987 Ankara doğumlu. Odtü kolejinde liseyi, Başkent üniversitesi iletişim fakültesinde burslu olarak lisansını tamamladı. 2008 yilinda kamera arkasında reji departmanında çalışmaya başladı. 10 senedir bir çok sinema filminde yardımcı yönetmenlik yaptı. En son yardımcı yönetmenliğini yaptığı sinema filmi "Kelebekler". 2015 den beri Cinedergide "Ayşe Teyze" köşesini yazıyor. Kendisinden 3. Tekil şahış gibi bahsettiği bu biyografisini yazarken çok eğlendi. Yazı yazmayı çok sever. 2 büyük hayali istediği filmi çekebilmek ve bugüne yazdığı şeyleri derleyip okunabilir hale getirmektir. Ailesine düşkündür. Hindistan en sevdiği ve en çok vakit geçirdiği yabancı ülkedir. İyi kızdır, komiktir, balık etlidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.