Serdar akbıyık

Geçen yıldan başlayan deprem Oscar töreninde devam ediyor. Hangi kriterlere göre yapıldığı anlaşılamayan değerlendirmeler sinema adına en kötü yargılamaların devam etmesine sebep oluyor… Hurt Locker’ın Avatar karşısındaki utanç zaferi Zoraki Kral’ın Kara Kuğu karşısında aldığı ödülle tekrarlanıyor.

  1. Oscar Ödülleri’nde en iyi film, yönetmen, özgün senaryo ve erkek oyuncu dallarında heykelciği kazanan “Zoraki Kral” zirveye çıktı. “Başlangıç” yine dört, “Sosyal Ağ” ise üç dalla gecenin diğer kazananları oldular. Bu saatten sonra ödülleri kimin aldığını söylemenin bir anlamı yok. Biz kendi çerçevemizden değerlendireceğiz Oscar’ı. Geçen yıldan beri Oscarlar’la yıldızım barışmadı. Hurt Locker’a giden ödül benim bütün dengelerimi bozdu. Avatar yerine neredeyse faşist bir film olan Hurt Locker seçimi ABD’nin psikolojik karmaşasının da bir ifadesiydi aslında. Bu yıl da işler pek değişmedi. Mesela En İyi Erkek Oyuncu dalında Javier Bardem bir adım öndeydi ama Zoraki Kral- King Speech’teki rolüyle Colin Firth sanki arada çok fark varmış gibi herkesin favorisi olarak Oscar’ı aldı. Ödüller belli olmadan önceki yorumlara baktığımızda Zoraki Kral, Sosyal Ağ bir adım önde gibi görüldü hep. İşte zaten bu “bir adım önde” olmanın sebebini çözmek imkansız. O “bir adım önde” lafının, kriterinin sinemayla hiç ilgisi yok. Çünkü sinema olarak, hem sanatsal derinliği hem barındırdığı yenilikçi bakış açısı anlamında Black Swan Zoraki Kral’a fark atardı ama işte o sinemayla ilgisiz kriterler işin içine girdiği için ödül dağılımı tamamen farklı oldu. Peki bu sinemanın dışındaki kriterlerin Oscar’a ne kazandırdığını bir konuşalım. Dikkat edin sanki törenin büyüsü yoktu. Aslında aynı ünlü isimler, aynı ünlü modacıların kostümleri, aynı sahte Hollywood pırıltısı ama yine de geçen yıllara göre sönük, heyecansız bir Oscar töreni. Çünkü Hollywood farklı dengeleri gözeterek kendisinin altını oyuyor. Ve istem dışı bir değer kaybına uğruyor. Hatta En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ödül alan Melisa Leo’nun gösterdiği suni sevinç ve şaşkınlık barındıran tavırları bile bu gerçeği saklayamıyor. En İyi Yönetmen Oscarı’nı alan Zoraki Kral’ın yönetmeni Tom Hooper’ın şimdiye kadar 3 uzun metraj film çekmesi, bunlardan biri de kalitesiz bir yapım olan Red Dust, şaşkınlık yaratmamalı bizim için. Darren Aronofsky’nin filmine, senaryosuna, oyuncularının özverisine bakın. O da yetmezse sinemanın diğer güzel sanatlar ile beraberliği adına verilen en iyi örneklerden olmasını düşünün. Bütün bunların üzerine olabildiği kadar klasik bir anlatıma sahip olan, tamamıyla plan plan çekilen sanki birbirini takip eden resimlerden oluşan Zoraki Kral’ı masaya yatırın. Peki nasıl oluyor da Zoraki Kral her anlamda Kara Kuğu’yu geçiyor? Kekeme bir kralı canlandıran Colin Firth’ün kabiliyetine bir şey diyeceğimiz yok ama bütün duygusal derinliği öfkesini ve iradesini kullanarak kekemeliği yenmek olan bir karakter karşısında, inancı, insanın günümüzde düştüğü sefilliği, vicdanı ve daha birçok duyguyu derinlemesine eleştiren, odağına alan Biutiful’da Javier Bardem’in canlandırdığı Uxbal karakterini koyduğumuzda bu tepetaklak olmuş ölçülendirmeler gözümüze batıyor. Açıkçası düşünün ve isyan edin. Her şey adına. Ve öncelikle isimlerden daha çok sinema adına isyan edin.

 

ÖDÜLLERİN DAĞILIMI

 

En İyi Film: Zoraki Kral

En İyi Yönetmen: Zoraki Kral / Tom Hooper

En İyi Kadın Oyuncu: Siyah Kuğu / Natalie Portman

En İyi Erkek Oyuncu: Zoraki Kral / Colin Firth

En İyi Yabancı Film: In a Better World / Susanne Bier / Danimarka

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Melissa Leo / Dövüşçü

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christian Bale / Dövüşçü

En İyi Sanat Yönetmeni: Alis Harikalar Diyarında / Robert Stromberg ve Karen O’Hara

En İyi Sinematografi: Başlangıç / Wally Pfister

En İyi Özgün Senaryo: Zoraki Kral – David Seidler

En İyi Uyarlama Senaryo: Sosyal Ağ – Aaron Sorkin

En İyi Kısa Animasyon: The Lost Thing / Shaun Tan – Andrew Ruhemann

En İyi Animasyon : Oyuncak Hikayesi 3 / Lee Unkrich

En İyi Özgün Film Müziği: Sosyal Ağ / Trent Reznor – Atticus Ross

En İyi Ses Montajı: Başlangıç / Richard King

En İyi Ses Miksajı: Başlangıç / Lora Hirschberg, Gary A. Rizzo and Ed Novick

En İyi Kostüm Tasarımı: Alis Harikalar Diyarında / Colleen Atwood

En İyi Makyaj: The Wolfman / Rick Baker – Dave Elsey

En İyi Kısa Belgesel Film: Strangers No More / Karen Goodman – Kirk Simon

En İyi Kısa Film: God of Love / Luke Matheny

En İyi Belgesel Film: Inside Job / Charles Ferguson – Audrey Marrs

En İyi Montaj: Sosyal Ağ / Angus Wall ve Kirk Baxte

En İyi Göresel Efekt: Başlangıç / Paul Franklin, Chris Corbould, Andrew Lockley ve Peter Bebb

En İyi Şarkı: Oyuncak Hikayesi 3 / “We Belong Together” – Randy Newman

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here