Kendi kendini bitiren bir toplum  

Bu hafta vizyona giren Örnek Aile içinde müthiş sürprizler barındıran bir film. Demi Moore ve David Duchovny’nin başrolünü oynadığı filmde kapitalizmin çirkin yüzünü ve intiharını seyrediyoruz…

Güneş iyice yüzünü göstermişken haziran ayının sonunda çok güzel bir sürpriz oldu Örnek Aile… Film öncelikle oyuncularıyla dikkatimizi çekti. Demi Moore ismi bile bir filmi ilginç kılmaya yeter. Rol arkadaşı David Duchovny de albenisi olan bir isim. Filmin posterini gördüğümüzde son zamanlarda alıştığımız bir romantik komedi ile karşılaşacağımızı sandık. Ama hiç de öyle olmadı. Film mükemmel bir sistem eleştirisi. Örnek Aile, uzun süredir çökmekte olan kapitalizm ve onun oluşturduğu toplumsal yapının düştüğü durumu etkileyici bir şekilde beyaz perdeye taşıyan bir yapım. Aslında sinemanın böyle küresel bir felakete bu kadar uzak kalması dikkatimi çekiyordu. Sonunda adam

gibi bir üretim gördüm çöken sistemin karanlık dişlileri hakkında. Hollywood kapitalist sistemin en güçlü silahı, hatta organı. Sistem Hollywood ve üretimlerinden sonuna kadar yararlanıyor. Kapitalizm tüketim ile yaşar. Amacı da tüketim yapabilecek sınıfları oluşturmaktır. Kimlerin üstünden? Tabii ki sömürülebilecek fakir ve geniş halk kitlelerinin üzerinden. Kalabalıklardan alıp zengin azınlığın maddi gücünü artırmaktır hedefi. Bu yetmez. Çünkü bu kadar büyük bir sistemi aşırı şişirilmiş zengin zümre ile devam ettiremezsiniz. Bu sınıfa bir şekilde orta sınıfı da katmalısınız. Onları da tüketime ortak etmelisiniz. Fakat kaynak yoktur. Bu ancak borçlanmayla olur. İşte elimizdeki kredi kartlarının ortaya çıkmasının sebebi de budur. Kapitalist sistemi sürdüren en önemli güç her sınıftan insanın elinde bulunan kredi kartları, o kartları kullanıp gereksiz olan her şeyi almamız için bizi iştahlandıran reklam sektörü, reklama kurban olduğunu anlamadan sizi hedef alan sinema ve eğlence sektörüdür. İkonlar yaratmak bu sistemin en önemli hedefidir. Hollywood’daki yıldız sistemi, ünlü futbolcuların tanrısallaştırılmaları, modellerin sosyetik yıldızlar olarak boyalı basında sunulması hep ikon yaratmak içindir. Çünkü o ikon bir parfüm kullandığında siz de içinizden o parfümü almak istersiniz. Yücelttiğiniz futbolcunun resmini gazetede gördüğünüzde onun tişörtünün nerede satıldığını merak edersiniz. Paris Hilton bu sistemin en bilindik örneğidir. Ne sesi güzeldir ne muhteşem bir oyuncudur. Hatta yeteneksizin tekidir. Ama boyalı basının yarattığı süper bir ikondur.

Hangi bikiniyi giydiğinden hangi ruju kullandığına kadar bütün bilgileri internetten veya basından bulabilirsiniz. İşte Örnek Aile bu yapının bütün gerçekliğinden nemalanıyor. Bir pazarlama şirketi tarafından sahte bir aile oluşturulup ABD’de zengin bir banliyöye yerleştirilir. Yakışıklı ve zengin koca, onun seksi karısı, güzel ve yakışıklı iki kardeş tam bir Örnek Aile’dir. Ama amaçları bu çekiciliklerinden yararlanarak etraflarındaki insanlara örnek olup onların para harcamalarını sağlamalarıdır. Pazarlama şirketinin istediği markaların ürünlerinin satışını artırmak bu sistemin en büyük amacıdır. Bence filmin en başarılı ismi oyunculardan çok yönetmen, senarist Derrick Borte. İlk sinema filmini çeken Borte, bundan sonra benim takip edeceğim önemli bir isim. Filmin senaryosu ve oyunculukları mükemmel. Örnek Aile’nin en dikkat çekici yanı ise filmde kullanılan mekanlar…

Amerika’nın zengin banliyö hayatını daha giriş sahnelerinde iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Muhteşem çekimler ve muhteşem bir zenginlik perdede akıp gidiyor. Yönetmene on üzerinden on verdim diyebilirim. Örnek Aile 2010’un yaz aylarının en büyük sürprizi… Kaçırmayın…

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here