MARCIA GAY HARDEN

THE MIST

20 yaşında, ünlü yönetmen Edward Dmytryk imzalı bir kısa filmde oynadı… Yedi yıl sonra ise doludizgin sinema ve televizyon dünyasına girdi… Değişik rollerin oyuncusu oldu. Örneğin, Coen Kardeşler’in “Miller’s Crossing”(1990) adlı suç hikâyesinde ‘femme fatale’di… Son yıllarda ise anneleri, ancak farklı farklı anneleri oynamaya başladı: TV filmi “Felicity: An American Girl Adventure”da(2005), iç savaş yıllarının müşfik annesini canlandırdı mesela… Yine aynı yıl “American Gun- Amerikan Silahı”nda oğullarından biri şiddete bulaşmış anneyi, “The Invisible – Görünmez”de ise, oğlu kaybolan sorunlu anneyi(2007) oynadı… Clint Eastwood’la çalışanlardan: “Mystic River – Gizemli Nehir”de(2003), kocası cinayet şüphelisi eş rolüyle Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar ödülüne aday gösterildi. Kazanamadı ama zaten bu ödülü, üç yıl önce, soyut dışavurumcu ressam Jackson Pollock’un ressam karısı Lee Krasner karakterini yorumladığı “Pollock”daki performansıyla almıştı.

Mütevazı, asil, hoş bir kadın Marcia… İlk sahne deneyimlerini asker babasının görev yaptığı Yunanistan’da yaşadı; sonra ülkesine dönerek oyunculuk kariyerine devam etti. Kendisi gibi sanatçı (sanat bölümü)olan eşinden olan bir kızı ve ikizi, şimdilik üç çocuğu ile rollerindeki anaç yanını gerçek yaşamda da taçlandırmış “benim oyuncum”: Güçlü, etkili.

Stephen King’den Frank Darabont’un uyarladığı ve korkunç olanın, süpermarkete sıkışmış kasaba halkına saldıran değişinime uğramış hayvanlar değil, insanın doğrudan doğruya kendisi olduğunu anlatan “The Mist – Öldüren Sis”te, bağnaz orta yaşlı kadını öyle bir yansıttı ki perdeden, hem kızdım ona ve hem de üzüldüm, acıdım. Bayan Carmody rolüyle, filme katkısı derin ve anlamlıydı…Seni seviyorum Marcia!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here