Erken seçim kararıyla tatil yoğunluğu Temmuz ve Ağustos’a kaymıştı. “Ahh bir yaz gelse de deniz, kum ve güneşin keyfini çıkarsak” dediğimiz yaz ayları bizim için tam olarak şimdilerde başladı. Sosyal medya denize uzatılan ayak fotoğraflarından geçilmiyor. Herkes pek bir mutlu, pek bir neşeli…

Ancak maalesef ki her tatil planı hayallerdeki gibi geçmiyor. Can sıkan bir liste yapmak istemezdim ama başınıza gelebilecek herhangi bir aksiliği çok da büyütmemeniz, tatilinizi mutlu mesut devam ettirmeniz için “Bakın beterin beteri var” diyor ve türlü garipliklerin yaşandığı kısa yaz filmleri listemi sıralıyorum:

Weekend at Bernie’s -1989

Normal bir sigorta şirketinde çalışan iki arkadaşın tatilinde başlarına ne kötü ne gelebilir ki? Larry ve Richard’ın patronu Bernie yazlık evinde hafta sonu tatiline davet ediyor. Lüks evde havuza girip eğlenme hayaliyle koşarak giden ikili, patronlarının cesediyle karşılaşınca ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Olay üstlerine kalmasın diye tatil planlarını hiç bozmayan ikili, buna patronlarını da dahil edince ortaya oldukça komik görüntüler çıkıyor.

Barselona, Barselona – 2008

Woody Allen’ın efsanelerinden… Güzeller güzeli Amerikalı Vicky (Rebecca Hall) ve Cristina (Scarlett Johansson), İspanya’ya tatile gidiyor. Karizmatik ressam Juan (Javier Bardem) iki kadını da kısa sürede etkisi altına almayı başarıyor. Fakat hikayeye Juan’ın sorunlu eski eşi de (Penelope Cruz) dahil olunca çarpık ilişkiler yaşanmaya başlıyor. Masum bir tatil, aşk ve sanatın sınır tanımaması ile ‘Ne oluyor lan orada?’ denilen bir olaylar zincirine dönüşüyor.

The Beach – 2000

Film, Leonardo DiCaprio’nun Richard adlı Amerikalı bir maceraperesti canlandırdığı bir roman uyarlaması. Leo, oyunculuğuyla çok beğenilmese de film unutulmazlar arasında yerini aldı. Tayland’da kaldığı otelde ıssız bir ada hakkında bilgi edinen Richard, yanına yeni tanıştığı Fransız turistleri de alarak yola koyuluyor. Bu küçük grup, elbette düşledikleri gibi kum, güneş, meyvelerle dolu sakin bir ada tatili yaşayamıyor.

Jaws – 1975

Denizde yüzerken en büyük korkularımızdan biri dibini görmediğimiz sulardan beklenmedik bir misafirin çıkıp gelmesi. Ayağımıza ufacık bir yosun değdiğinde hemen ürpeririz. Jaws, tam da bu korkuyu tetikleyen bir film. Geçimini turizmden sağlayan Amity Adası, dev beyaz köpekbalığının saldırısına uğruyor. Başlarda, gelen turistleri korkutmamak için saklanan olay, ölümlerin artmasıyla büyük bir yaşam mücadelesine dönüşüyor.

The Sheltering Sky – 1990

Kit (Debra Winger) ve kocası Port (John Malkovich) New York’ta yaşayan, evliliklerinde 10 yılı devirmiş bir çift. Fas’ın Tanca limanına gezgin olarak gidiyorlar. Sahra Çölü’nde egzotik, erotik ve çılgın bir macera yaşayan ikili, birbirlerine karşı yabancılaştıklarını da keşfediyorlar. Çölde çayın da içildiği film büyük bir yaratıcılıkla Türkiye’de ‘Çölde Çay’ adıyla yayınlandı. Finaliyle herkesi şoke eden yapımı hala izlemediyseniz mutlaka izleyin. Müzikleri de şahane olan film, bu alanda birçok ödülün sahibi oldu.

American Honey – 2016

Aslında Amerikan Honey bir yaz tatili filmi değil. Ancak yaz aylarında çıkılan bir yolculuk olması sebebiyle listeye girmeliydi bence. Star (Sasha Lane), 18’inde genç ve güzel bir kız. Bir gün çöplerde yemek ararken, Jake’in (Shia LaBeouf) de bulunduğu bir minibüs dolusu gençle tanışıyor. Onların “Bizimle gel” teklifini kabul edip yollara düşüyor. Gençler kapı kapı dolaşıp geçinebilmek için dergi satarken diğer yandan da hem tatil yapıyor hem de yeni yerler keşfediyorlar. Sosyal adaletsizliğin vurgulandığı film, bir belgesel edasında ilerliyor.

 

 

Pınar Karahan
Pınar Karahan lisansını iktisat ile halkla ilişkilerde, yüksek lisansını ise Marmara Üniversitesi'nde halkla ilişkiler alanında tamamladı. Uzun süre Hürriyet Gazetesi'nde eğitim muhabiri olarak çalıştı. Şimdilerde Vatan Gazetesi'nde ekonomi editörlüğü yapan Karahan, yaklaşık 3 yıldır gazetedeki 'Vizyonist' köşesinde vizyona yeni giren filmleri yorumluyor. Küçük yaşlardan beri, hayalleri gerçek kılabilen tek alan olarak gördüğü sinemayla iş yoğunluğu arasında kaçak yürüttüğü aşk onu Cinedergi ile de tanıştırdı. Karahan; özellikle, yorulduğunu hissettiği, motivasyonunu kaybetmeye başladığı anlarda Bollywood filmlerine sığınıyor. Bir gün zihnindeki hikayeleri beyazperdeye yansıtabilirse, yaptığı filmlerle toplumsal sorunlara dikkat çeken yazar, yönetmen ve oyuncu Aamir Khan'ın yolundan yürümek istiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.