Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından gerçekleştirilecek 2. Ankara Film Festivali bu yıl 17 – 27 Mart tarihleri arasında yapılıyor. Açılış filmi 2009 Arjantin yapımı Javier Mrad imzalı Teklopolis / Teclopolis…

 ULUSAL YARIŞMA BÖLÜMÜ

Çoğunluk- Seren Yüce-2010, Gölgeler ve Suretler- Derviş Zaim-2010, Kars Hikâyeleri– Özcan Alper, Ülkü Oktay, Emre Akay, Ahu Öztürk, Zehra Derya Koç-2010, Kavşak- Selim Demirdelen-2010, Kayıp Özgürlük – Umur Hozatlı-2010, Kar beyaz- Selim Güneş-2010, Press- Sedat Yılmaz-2010, Siyah Beyaz- Ahmet Boyacıoğlu-2010, Ses- Ümit Ünal-2010, Teslimiyet- Emre Yalgın-2010           

DÜNYANIN HER KÖŞESİNDEN

Festivalin en renkli bölümlerinden biri olan “Dünyanın Her Köşesinden”, dünyadaki en önemli film festivallerinde gösterilmiş, ödül almış, eleştirmenler ve seyirciler tarafından en çok beğenilen filmlerden oluşan, Uzakdoğu’dan Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan bir yolculuk. Dünyanın her köşesinden öyküleri Ankaralı seyircilere taşıyacak olan programda bol ödüllü filmlerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen filmler de var. 22 Mayıs 22nd of May, Koen Mortier, 2010, Belçika; Akbaba Carancho, Pablo Trapero, 2010, Arjantin; Ana Mother Madeo, Bong Joon-ho, 2009, Güney Kore; Baltık Günlükleri The Poll Diaries, Chris Kraus, 2010, Almanya, Avusturya, Estonya; Bitmeyen Yaz How I Ended This Summer Kak ya provel etim letom, Alexei Popogrebsky, 2010, Rusya; Devrim Revolución Revolution, Mariana Chenillo, Patricia Riggen, Fernando Eimbcke, Amat Escalante, Gael García Bernal, Rodrigo García, Diego Luna, Gerardo Naranjo, Rodrigo Plá, Carlos Reygadas, 2010, Meksika; Görünmeyen Göz The Invisible Eye La mirada invisible, Diego Lerman, 2010, Arjantin, Fransa, İspanya; Havyanlar Krallığı Animal Kingdom, David Michôd, 2010, Avustralya; Hayali Aşklar Heartbeats Les amours imaginaires, Xavier Dolan, 2010, Kanada; Hücre 211 Celda 211 Cell 211, Daniel Monzón, 2009, İspanya, Fransa

 

USTALAR

Onları biliyor, seviyor ve en son ne yaptıklarını merak ediyoruz. Ustalar programı, çağdaş sinemaya yön veren, dünyanın en tanınmış yönetmenlerinin en son filmlerini içeriyor. Benim Güzel Oğlum, Ne Yaptın Sen? My Son, My Son, What Have Ye Done Werner Herzog, 2009, ABD, Almanya; Carlos , Olivier Assayas, 2010, Fransa; Hayatta Kalmak Surviving Life Prezít svuj zivot (teorie a praxe), Jan Švankmajer, 2010, Çek Cumhuriyeti; Montpensier Prensesi The Princess of Montpensier La princesse de Montpensier, Bertrand Tavernier, 2010, Fransa;

Öfke Outrage, Takeshi Kitano, 2010, Japonya; Özgürlük Freedom Korkoro, Tony Gatlif, 2009, Fransa; Son Sirk A Sad Trumpet Ballad Balada Triste, Álex de la Iglesia, 2010, İspanya; Tehlikeli Yol Route Irish, Ken Loach, 2010, İngiltere

 

 

TOPLU GÖSTERİM: JERZY SKOLIMOWSKI
Festival programının en önemli bölümlerinden biri olan, yedinci sanat ustalarını başyapıtlarıyla andığımız “Toplu Gösterim” bölümünün bu seneki konuğu 40 yıllık sinema kariyerine 25 film sığdırmayı başaran ünlü Polonyalı yönetmen Jerzy Skolimowski. 1960’lı yıllarda ismi Jean-Luc Godard ile birlikte anılan ve The Shout, Moonlighting, The Departure gibi kült filmlerin yönetmeni olan Skolimowski, 1991’den beri film çekmemiş, 2008’de ise Anna ile Dört Gece filmiyle 17 yıllık sessizliğini bozmuştu. Bu sene çektiği Essential Killing filmiyle Venedik Film Festivali’nde yarışan Skolimowski, 22. Ankara Uluslararası Film Festivali’ni 6 filmiyle renklendirirken, yönetmenin son filminin Türkiye Prömiyeri de Ankara’da gerçekleştirilecek. Gösterilecek filmleri ise şöyle; Essential Killing, 2010; Anna ile Dört Gece Four Nights with Anna Cztery noce z Anna, 200; Eller Yukarı! Hands Up!, 1967; Engel Barrier, 1966; Ferdydurke Thirty Door Key, 1991; Kolay Başarı Walkover, 1965; Yüz Tarifi Rysopis, 1964.

 

DOĞAYA KARŞI İNSAN

Son 30 yıla damgasını vuran ekolojik-çevresel sorunlar, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar bakımından en önemli gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Küresel ısınma, hızla kuruyan içme suyu kaynakları, verimsizleşen tarımsal alanlar, iklim değişikliğinin tetiklediği sel, kuraklık, salgın hastalık ve ekosistem değişiklikleri, genetiği değiştirilmiş besinler, atmosferde hızla artan karbon salınımı, doğal kaynakların aşırı ve kontrolsüz tüketimi, doğal enerji kaynakları yerine doğayı yıkıma uğratan enerji kaynaklarının kullanımında ısrar edilmesi gibi nedenler dolayısıyla dünya bugün devasa bir çöplük haline gelmiş durumda. Zaman bütün bunların farkına varma ve farkındalığını artırma zamanı. Ankara Uluslararası Film Festivali, seyircisini dengesi bozulan doğa ve bunun ardındaki nedenler üzerine düşünmeye çağırıyor. Bu kapsamda gösterilecek filmler şöyle; Dive! Living off America’s Waste, Jeremy Seifert, 2010, ABD; Into Eternity, Michael Madsen, 2010, Danimarka, İsveç, Finlandiya; Plastik ve Cam Plastic and Glass, Tessa Joosse, 2009, Fransa;

Poşet Plastic Bag, Ramin Bahrani, 2009, ABD; Teklopolis Teclópolis, Javier Mrad, 2009, Arjantin; The Broken Moon, Marcos Negrao, Andre Rangel, 2010, Brezilya; There Once was an Island: Te Henua e Nnoho, Briar March, 2010, Yeni Zelanda; Underkastelsen Submission, Stefan Jarl, 2010, İsveç

 

YAŞASIN KOMÜN! (VIVE LA COMMUNE!)

140 yıl önce Paris’te görülmemiş bir sefalet içinde yaşayan emekçi kitleler, eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmacı bir dünya için ayağa kalktılar. 18 Mart 1871’de bütün askeri birliklerini Paris’e gönderen burjuvazi, Yaşasın Komün (Vive la Commune!) haykırışıyla karşılaştı. Ve tarihin ilk proleter yönetimi kuruldu. Ardından Lyon, Marsilya, Narbonne, Toulouse, Saint-Etienne komünleri geldi. Komün, tarihte benzeri görülmemiş bir gaddarlıkla yok edilse de, Micheal Hardt ve Antonio Negri’nin deyişiylebütün devrimlerin anası” olmaya devam ediyor. Ankaralı seyirciler Paris Komününün 140. yıldönümünde Peter Watkins‘in 345 dakikalık başyapıtı La Commune (Paris, 1871) filmini seyrederek o yıllarda ne yaşandığına tanıklık edecek.

 

YENİ İTALYAN SİNEMASI

Son 3 senedir gerek Cannes, Berlin gibi film festivallerinde aldığı ödüller, gerekse ele aldığı güncel ve politik konularla adından sıkça bahsettiren İtalyan Sinemasının en seçkin örnekleri Ankaralı sinemaseverlerle buluşacak. Abim Evin Tek Çocuğu My Brother is an Only Child Mio fratello è figlio unico, Daniele Luchetti, 2007, İtalya; Il Divo, Paolo Sorrentino, 2008, İtalya; Timsah The Caiman Il caimano, Nanni Moretti, 2007, İtalya; Yenmek Vincere, Marco Bellocchio, 2009, İtalya bu bölümün filmleri…

 

YENİ BİR PENCERE: KAZAKİSTAN

Kazak sineması gerek Borat, Mongol gibi anaakım sinemaya daha yakın duran, gerekse Strizh, Baksy, Tulpan gibi festival çevrelerinde takdir edilmiş filmleriyle parlamaya devam ediyor. Gelin Kelin, Ermek Tursunov, 2009, Kazakistan; Şaman Native Dancer Baksy, Gulshat Omarova, 2008, Kazakistan ve Tulpan, Sergei Dvortsevoy, 2008, Almanya, Kazakistan bu bölümün filmleri…

 

PANAHİ VE RASOULOF’A ÖZGÜRLÜK!

Ankara Uluslararası Film Festivali, Aralık ayında “sisteme karşı propaganda yapmak” suçlamasıyla altı yıl hapis ve 20 yıl film çekmeme, senaryo yazmama ve ülke dışına çıkmama cezasına çarptırılan İranlı yönetmen Cafer Panahi ve meslektaşı Mohammad Rasoulof’un filmlerine ev sahipliği yapacak. Bu bölümde Beyaz Çayırlar Keshtzar haye sepid The White Meadows, Mohammad Rasoulof, 2009, İran ve Kanlı Altın Talaye sorkh Crimson Gold, Jafar Panahi, 2003, İran gibi filmler var!

 

YİTİP GİDENLERİN ARDINDAN

Yitip Gidenlerin Ardından bölümünde, 2010 yılı içinde zamansız bir şekilde kaybettiğimiz 3 usta sinemacıyı anıyoruz: animasyon dünyasının en yaratıcı isimlerinden biri olan ve Paprika, Perfect Blue, Tokyo’s Godfather gibi çok özel animasyon filmlerle hayal dünyamızı zenginleştiren anime ustası Satoshi Kon; en çok Dünyanın Tüm Sabahları filmiyle bilindiği için filmografisinde gizlenmiş diğer zenginliklere haksızlık ettiğimiz Alain Corneau ve Fransız burjuvazisinin iki yüzlülük ve kokuşmuşluğunu sergilediği filmleriyle kalplerimizi fetheden, Fransa ve dünya sinemasının devrimci öncülerinden Claude Chabrol… 3 ustanın onları en iyi anlatan birer filmi bu bölüme konuk olacak. Aşk Suçu Love Crime Crime d’amour, Alain Corneau, 2010, Fransa; Bellamy , Claude Chabrol, 2009, Fransa ve Paprika, Satoshi Kon, 2006, Japonya: Ustaların birer filmi programda yer alacak.

 

GECEYARISI SİNEMASI

Beklenmedik misafirler, zombiler, vampirler, eli kanlı katiller… Korku / gerilim sinemasının en tekinsiz örnekleri geceyarısına doğru loş duvarımıza yansıyacak. Koltuklarınıza gömülün ve korkunun, gerilimin ve vahşetin dehlizlerinde bir yolculuk yapmaya hazırlanın. Bu bölümde Anneme ve Babama To My Mother and Father Can Evrenol, 2010, İngiltere; Beaver Dam Efsanesi The Legend of Beaver Dam Jerome Sable, 2010 Kanada, ABD; Ölü Sezon Off Season Jonathan van Tulleken, 2009, ABD, İngiltere, Kanada; Şeytanı Gördüm I Saw the Devil Akmareul boattda, Kim Ji-Woon, 2010, Güney Kore; Tanrının Gazabı Deus Irae, Pedro Cristiani, 2010, Arjantin filmleri yer alıyor.

 

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI / GÖSTERİMİ

Son bir yılda çekilmiş kısa filmler, kurmaca, deneysel ve canlandırma film dallarında yarışacak. Toplam 229 filmin başvurduğu Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 15 kurmaca , 7 canlandırma ve 13 de deneysel olmak üzere toplam 35 film finalist oldu. Kısa film programı dahilinde izleyici karşısına 22 kısa film çıkacak. Festival’in vize sorulmayan bölümünde, on dört ülkeden yirmi yedi kısa film izleyici karşısına çıkacak. Başka Bir Evren bölümünde Şili’den İran’a, Romanya’dan Japonya’ya on ülke, on beş canlandırma: Önemli kısa film festivallerinden Yunanisan’ın Drama Kısa Film Festivali altı filmlik bir Yunan kısaları seçkisiyle Ankara’da. Festival programcısı Stavros Chassapis de seçkiyi sunmak ve soruları yanıtlamak üzere salonda olacak.

 

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

 

2010 yılı yapımı 72 filmin başvurduğu Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda Ahmet Gürata, Bülent Özkam ve Ersan Ocak’tan oluşan ön eleme Seçiciler Kurulu; 7 Öğrenci Filmleri kategorisi, 11 Profesyonel Filmler kategorisinde olmak üzere toplam 18 belgesel filmin yarışmaya katılmasına karar verdi. Öğrenci kategorisi: Babam Tarih Yapıyor – Haydar Demirtaş/ Bayrampaşa’da Sonbahar – Cem Terbiyeli/ Gülay Usta – Selin Altay / Kahpe Devran – Cahit Çeçen/ Mada – Musa Ak/ Müebbet Kuşları – Hüdai Ateş/ Urbanbugs – Aykut Alp Ersoy. Profesyonel kategori: Göç – Mehmet Özgür Candan/ Bir Adım Ötesi – Tülin Dağ; Bir Filateli Öyküsü – Ümit Topaloğlu; Canıyla Oynayanlar – Serdar Güven; Hayal Çetesi – Seyfettin Tokmak, Kenan Kavut; Herkes Uyurken – Erdem Murat Çelikler; İfakat – Orhan Tekeoğlu; Ofsayt – Reyan Tuvi; Pippa’ya Mektubum – Bingöl Elmas; Selahattin’in Istanbul’u – Aysim Türkmen; Taşlaşan Vicdanlar – Cenk Örtülü, Zeynel Koç.

 

 

ULUSAL BELGESEL FİLM GÖSTERİMİ

 

Bu bölümde; Oğlunuz Erdal, Your Son, Erdal, Tunç Erenkuş 2010 ve Uçurtmam Teller Takıldı, Ümit Kıvanç 2010 belgeselleri var. Fiziksel engellerine rağmen hayata tutunmayı başaran insanların etkileyici hikâyeleri ise Do Dna, Maciej Glowinski 2010 Polonya; Tu come mi vedi?, How Do You See Me?, Belén Lemaitre 2010 Meksika; Svoboda, Freedom, Neda Kirilova 2010 Bulgaristan gibi belgesellerle; yalnız çalışan, yalnız yaşayan, yalnızlaşan, tek başına yaşayan insanların hikayeleri ise Barzha , The Barge , Mikhail Kolchin 2010 Rusya; Rättskıparen , The Refeere, Mattias Löw 2010 İsveç; Holding Still, Florian Riegel 2010 Almanya; Letters from the Desert (eulogy to slowness), Michela Occhipinti 2010 İtalya gibi belgesellerle anlatılıyor.

 

 

FESTİLAB

Festilab Ankara Uluslar arası Film Festivali’nin bir Video/Film Üretim Laboratuarı girişimidir. Ankara’da yıl boyunca ses ve görüntü üretimi konusunda yurtiçinden ve yurtdışından gelecek konukların katılımıyla düzenlenecek bir dizi laboratuar-atölye çalışmasının, bir üretim bürosunun çatı-ismidir. Üretilen işleri periyodik olarak yayınlanacak bir Videozine yoluyla bağımsız dolaşımının sağlanacağı, bir dahaki festivalde gösteriminin yapılacağı bir dağıtım-gösterim ağı projesidir. Festivaller artık gösterim işlevlerinin ötesinde kendi izleyicisini yetiştirme, onu bir üreticiye dönüştürme noktasına sıçramak zorundadır. Sanatsal üretim genel olarak ayrıcalıklı bir sınıf tarafından düşünülmüş ve kurul­muş olan bir üretimi, yani ayrıcalıklı sınıf tarafından çoğunluk için düşünülmüşü sür­dürmek istiyor. Festilab bunun tersine herkes tarafından her­kes için yapılan bir Video/Film üretiminden yanadır ve burada sinemacı çevrenini saran kutsallaştırıl­mış şeylerden sıyrılırken, seyirci de artık Video/Film karşısındaki edilgen konumundan kendini kurtaracak, Video/Filmin ortak yaratıcısı, ortak sorumlusu olacaktır.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.