İkiye Bölünen Kız

FIRAT SAYICI

Adını duyduğum vakit, heyecanlandığım ve son işini görmek için sabırsızlandığım nice yönetmenlerden biri de, Fransız usta Claude Chabrol. Zamanında “Cahiers du Cinéma” dergisine film eleştirileri de yazan Chabrol, “İkiye Bölünen Kız” adlı son yapımında, bir kez daha kendi sinema alfabesinin olmazsa olmazlarını yerine getiriyor. Belirsizlik, iki arada bir derede kalan karamsar karakterler, burjuvazinin soğuk ve dolambaçlı yolları, sahneler arasındaki geçişlerde seyirciyi dürten müzikler, cinayet, pişmanlıklar ve saf gurur…

Aileden zengin, züppe ama gururlu Paul, televizyon spikeri Gabriel’i, genç ve güzel Gabriel ise başarılı ve evli bir yazar olan Denis’i sevmekte. Tehlikeli bir zincirleme aşk tamlaması. Ancak, tamamlanamayan bu zincir, kıskanç ama sakin bir cinayetle son buluyor. Üç karakterin de sonunu getiren bu hadise, seyircinin her karakteri ayrı ayrı haklı bulmasını sağlıyor. Ara sıra, senaryoda bizim anlayamadığımız kadar hızlı zamansal atlamalar olsa da genel olarak filmden kopmuyor ve Chabrol’un incelikli stilini sonuna kadar hissediyoruz. 80’ine merdiven dayayan yönetmen, yaşıtı olan birçok eski kurt! gibi, yaşlı adam genç kız aşkını konu alan filmiyle, aşkın yaşı yoktur, mesajını yeniliyor.

Gelelim oyunculara… İlk kez Ozon’un tiyatro uyarlamasında evin en küçük kızı olarak seyretme imkanı bulduğumuz Ludivine Sagnier filmin merkezi. Her ne kadar Türk seyircisi, Ludivine Sagnier’i, en son François Ozon’un “Havuz”unda ve “Paris Seni Seviyorum”da kısa bir rolde görse de, kendisi Fransa’da bir hayli filmde rol aldı. Artık, Fransız sinemasının gözde oyuncuları arasında yer alan genç yetenek, belli ki, Chabrol’un incelikli oyuncu yönetimine kendini rahatça bırakmış. Diğer başrollerden François Berleand’in sağlam kariyerini zaten biliyor olarak, dikkatleri Benoit Magimel’e yöneltmek isterim. Daha Haneke’nin “Piyanist”inden belliydi, Magimel’in derinlikli rolleri başarıyla canlandırabileceği. Oynadığı karakterin avantajlarını filme iyi yansıtmayı başarabilen Benoit Magimel, bu açıdan yaklaşırsak, filmin en iyi oyuncusu.

Yaklaşık iki saatlik süresine rağmen, seyircinin üstüne gelmeden, sıkmadan, sözlerini sakınmadan söyleyen “İkiye Bölünen Kız”, tatmin edici film seyretmek isteyenlere…

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here