Selçuk Aydemir’in hem yazıp hem yönettiği filmin başrollerinde Murat Cemcir-Ahmet Kural ikilisi bulunuyor. İkiliye ise Devrim Yakut, Rasim Öztekin, Özgür Emre Yıldırım gibi isimler eşlik ediyor.

Selçuk Aydemir’in Cemcir-Kural ikilisi ile olan kariyerine baktığımızda 2011 yapımı Çalgı Çengi karşımıza çıkıyor. Aydemir, karikatürize tip geleneğini orada çok da riske girmeden üsturuplu bir şekilde karşımıza çıkarmıştı. Ardından İşler Güçler adlı televizyon dizisi ile tekrar buluşan ekip, Düğün Dernek serisinin ilk filmi ile bir süre seyirci rekorunu elinde tuttu. Keş komedi eseri olarak da sınıflandırabileceğimiz Düğün Dernek filmi ikinci filmi ile daha geniş bir kadro ile yola çıkmış, ilk filme nazaran daha tertipli bir ekip komedisi halini almıştı. Ekibin ve karakterlerin seyircideki albenisi yükselirken devamında gelen Çalgı Çengi İkimiz ve Ailecek Şaşkınız gibi yapımlar beklenen gişede Düğün Dernek serisi gibi bir hasılat elde edemese de 2,5 milyon seyirciyi aşmışlardı. Fakat 2020 yılının ilk gününde vizyona giren Baba Parası birçok açıdan Cemcir-Kural-Aydemir üçlüsünün en kötü işi denilebilir. Kuşkusuz bunda Ahmet Kural’ın 2019 yılında şarkıcı Sıla ile birlikte yaşadığı tatsız olayların da etkisi vardır…

Filmin henüz açılış sekansı bir kara mizah izlenimi yaratıyor fakat bu durum çok sürmüyor. Bahsi geçen “baba” karakterinin ölümü üzerine çocuklarına bıraktığı miras, kardeşleri birbirine düşürüyor. Fakat bu kardeşler birbirlerini tanımıyorlar zira varisler arasında gayri meşru çocuklar da bulunmakta. Durum komedisi formülünü deneyen Aydemir, filmini senaryo açısından sağlam bir temele oturtamamakla olaylar yeteri kadar karmaşıklaşamadan film “iyi insan ol” gibi son derece basit bir ana fikre dayandırılıyor. Senaryodan çok karakterlerin ön planda olduğu filmde ise yaratılan karakterler kalıcılık yakalayamıyor. Selçuk Aydemir realite çerçevesinde bir karakter yaratma tenezülünde dahi bulunmamış. Karikatürize halde sunulan karakterler maalesef yeteri kadar güldüremiyor. Devrim Yakut ve ekibe yeni katılan Özgür Emre Yıldırım, yorumlayıcı performansları sayesinde filmin komedi düzeyini arttırıyor. Bunlara ek olarak mezarlık bekçisi karakteri olarak karşımıza çıkan Giray Altınok oldukça özgün bir karakter ortaya koymuş.

Yeni dönemin Metin ve Zeki’si olarak adlandırılan Cemcir-Kural ikilisi, bu filmde rekabet halindeler ve yeterli düzeyde bir performans sergilemişler.Murat Cemcir aynı zamanda filmin yapımcıları arasında yer alıyor. Ek olarak Cemcir her iki karakteri de başarılı canlandırmış fakat Ahmet Kural’ın amatör makyajı ve yapay şivesi plastik bir estetik ortaya koyuyor. Şive sıkıntısı diğer karakterlerde de dikkat çekiyor fakat Ahmet Kural bu konuda daha çok göze batıyor. Karakterlerin güldürü malzemesinin daha çok küfür olması ise kaliteyi düşürüyor. Rasim Öztekin’in filme katkısı nedir tartışılır…

Film belli sahnelerde gerçeklikten uzaklaşarak absürt bir boyuta geçiyor. Aydemir bu formülü Düğün Dernek’te de kullanmıştı. Filmi gerçeklikten uzaklaştırarak neyi amaçlıyor bilinmez fakat kullanılan absürtlük filme olumsuz yansıyor. Film bütün bu olumsuzluklardan sonra “olmasaydı da olurdu” dedirtiyor.

Türk sinemasının “dertsiz filmleri” arasına eklenen Baba Parası, Aydemir ve ekibinin en sönük halkası olmaktan kurtulamıyor. Kuşkusuz Aydemir ekibinin kendine has bir mizah anlayışı var ve yine kendine has kurgusal yöntemleri ile akıcı bir anlatı diline sahip. Gerek televizyon dizilerinde gerek sinema filmlerinde bu tarzını büyük bir tutarlılıkla sürdürmekte. Fakat Baba Parası filmi ile bu özgünlük dahi yeterli olmuyor. Zira süre olarak da gereğinden uzun olması izlemeyi güçleştiriyor. Rüçhan Çamay’ın yıllar önce Türk müziğine kattığı şaheser parça “Para Parra Parrra”yı Manga grubunun güncel bir şekilde yorumlaması ise gayet başarılı…

Film Box Office Türkiye verilerine göre yaklaşık 1,8 milyon kişi tarafından izlenerek 31,7 milyon lira civarı bir hasılat elde etmiş.

erdinc bozkurt
3 Temmuz 1996 yılında Bodrum’da doğdum. Sinemaya olan merakım ilk olarak oyunculuk ve tiyatro ile başladı. Ortaokul yıllarımda televizyonda yayınlanan Çok Güzel Hareketler Bunlar adlı program, tiyatro skeçleri yazmama ve okulda oynamamda etkili oldu. Liseye geçtikten sonra yazdığım tiyatro skeçleri yerini film senaryolarına bıraktı. Her gün film izleyerek sinemalar.com da amatör yorumlar yazmaya başladım. Uşak Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümü okumaya başladım ve sinemanın toplumsal boyutlarını incelemeye başladım. Lisans Bitirme Tezi’mi “Sinemada Amerikan Milliyetçiliği: Süper Kahraman Filmleri Üzerine Değerlendirme” çerçevesinde ele aldım. Yüksek lisansa hazırlanmaktayım ve yüksek lisans tezimi, yaşadığım yer Bodrum’un geçmişten günümüze kültürel ve sinema mekanı açısından dönüşümü üzerine yazmayı hedefliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.