Senaryosunu Gülse Birsel’in yazdığı, Ozan Açıktan’ın yönettiği Aile Arasında, Türk komedi filmleri arasında üst sıralara yerleşerek seviyeli bir eğlence sunuyor.

Türk komedi sineması son yıllarda çok fazla ürün vermeye başladı. Bunun en büyük sebebi arz-talep dengesinden kaynaklanıyor. Buna ek olarak komedi sektörü bütçe istemeyen bir iş ve toplumda rağbet görüyor. Fakat sadece güldürmek amaçlı çıkan ürünler bazen yeterli seviyeye ulaşamıyor ve genelde “küfür ve bel altı espriler” kullanarak ortaya belli bir zeka koyamıyor. Şüphesiz Recep İvedik bu türün başını çekiyor. Cem Yılmaz, Selçuk Aydemir, Emrah Kaman, Yılmaz Erdoğan gibi isimler ise farklı denemeleriyle bu türü korumaya çalışıyor. Gülse Birsel de kendi adını bu listeye yazdırmaya niyetli. Şayet kendisi Avrupa Yakası dizisi ile yıllarca adından söz ettirecek bir yapıma imza atmıştı. Üstünden yıllar geçse dahi Aile Arasında filminde dizinin esintilerini görmek mümkün. Olkan Özyurt bu durumu “Gülse Birsel’in sit-com yapaylığı içerisinde hedefi vuran mizah anlayışı, akıcı bir öykü içinde kendini çok da var edemiyor.” cümleleriyle eleştiriyor.

21 yıllık eşinin aniden terk ettiği Fikret (Engin Günaydın) ve 21 yıllık müzisyen sevgilisi tarafından bırakılan müzikhol vokalisti Solmaz (Demet Evgar) komik bir tesadüfle tanışması ve dost olmasının ardından, Solmaz’ın kızı Zeynep (Su Kutlu) bu sırada ailesiyle ilgili yalanlar söylediği Adanalı sevgilisinden evlenme teklifi alır. Solmaz, Fikret’ten, kızının saygın, efendi, emniyet müdürü babası rolünü oynamasını ister. Aile arasında bir kız isteme, bir de düğün olacak, ve bu iş bitecektir. Ancak damadın geleneksel ailesi detaylı evlilik seremonileri planlamaktadır. Asla yalan söyleyemeyen, nevrotik, tedirgin Fikret, sert, silah taşıyan, kebapçı zinciri sahibi bir Adanalı aileye karşı hayatının rolünü oynamak zorundadır.

Türk sinemasında geçmişten günümüze “aile” kavramı sürekli kendisini üreten bir tema haline geldi. Orhan Aksoy’un Neşeli Günler filmi ya da günümüze yakın olarak Nihat Durak’ın Mutlu Aile Defteri bunlara örnek sayılabilir. Şüphesiz bu filmlerde Türk kültüründe yaygın bir yaşayış tarzı olan “geniş aile” kavramı göze çarpıyordu. Sinemanın toplumun aynası olma özelliği bu noktada destekleyici bir tampon görevi görüyordu. Fakat Gülse Birsel bu tarz bir temaya yüzeysel şekilde yaklaşarak, derinlemesine bir aile profili yaratmamış. Karikatürize karakterler ile üstünkörü bir aile profili çizerek güldürme yoluna gitmiş. Elbette Engin Günaydın, Demet Evgar, Devrim Yakut gibi isimler komedi dalında Türkiye’nin önde gelen isimlerinden ve burada da oldukça başarılılar. Fakat Derya Karadaş için aynı şeyler geçerli değil. Yine Gülse Birsel kaleminden çıkan Yalan Dünya ve Jet Sosyete gibi sit-com dizi karakteri imajını bir sinema filminde kullanmak absürt bir durum.

Kültür çatışması ve kimlik değiştirme gibi kavramlarla yola çıkan film durum komedilerinden oldukça destek buluyor ve yaratıcı esprileri ile eğlendirmeyi başarıyor. Zira karakterler yeterince işlenmiş ve kendilerini kabullendirmeyi başarıyor. Erdal Özyağcılar’ın Yabancı Damat dizisindeki rolü burada aynen devam ederken Fatih Artman Bana Masal Anlatma filmindeki rolüne göz kırpıyor. Her ne kadar özgün tiplemeler ortaya koyamasalar da mevcut olanı en iyi şekilde canlandırmayı başarıyorlar.

Son dönemlerde niceliği arttıkça niteliği düşen Türk komedi sineması için seviyeli bir örnek olan Aile Arasında, kendini diğer örneklerden ayırmayı başarıyor. Box Office Türkiye verilerine göre 5.2 milyon civarı kişi tarafından izlenerek yaklaşık 64.5 milyon lira hasılat elde eden film, BKM’yi sevindirmeyi başarmış.

erdinc bozkurt
3 Temmuz 1996 yılında Bodrum’da doğdum. Sinemaya olan merakım ilk olarak oyunculuk ve tiyatro ile başladı. Ortaokul yıllarımda televizyonda yayınlanan Çok Güzel Hareketler Bunlar adlı program, tiyatro skeçleri yazmama ve okulda oynamamda etkili oldu. Liseye geçtikten sonra yazdığım tiyatro skeçleri yerini film senaryolarına bıraktı. Her gün film izleyerek sinemalar.com da amatör yorumlar yazmaya başladım. Uşak Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümü okumaya başladım ve sinemanın toplumsal boyutlarını incelemeye başladım. Lisans Bitirme Tezi’mi “Sinemada Amerikan Milliyetçiliği: Süper Kahraman Filmleri Üzerine Değerlendirme” çerçevesinde ele aldım. Yüksek lisansa hazırlanmaktayım ve yüksek lisans tezimi, yaşadığım yer Bodrum’un geçmişten günümüze kültürel ve sinema mekanı açısından dönüşümü üzerine yazmayı hedefliyorum.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.