2012 bitti. Sinema adına izlemenin çoğaldığı ama keyif alınan işlerin azaldığı bir yıl daha geçirmişiz. Önümde uzadıkça uzayan listeden cımbızla çektim filmleri, özellikle de nedense yerli filmlerde zorlandım ve listeyi biraz kabartmak zorunda kaldım, beğeni sınırlarımı epey zorladım. Yerlilerden Tepenin Ardı’nı, yabancılardan The Artist’i iki kere izleyerek beğenimi pekiştirdim. Elbette sinema fikir ve görselliğin buluştuğu bir sanat, listemi de ona göre yapmaya çalıştım. Bazılarının görselliğinden bazılarının da fikrinden etkilendim.
Banu Bozdemir
Yerli
- Tepenin Ardı
- Yeraltı
- Geriye Kalan
- Zenne
- Film
- Araf
- Gözetleme Kulesi
- Can
- htr2b: Dönüşüm
Yabancı
- The Artist
- Elena
- Pi’nin hayatı
- Barbara
- Moonrise Kingdom
- Baskın
- Sığınak
- Frankenweenie
- Anna Karenina
- Utanç
- Aşk
ALPER TURGUT
Bu yıl, geçtiğimiz seneden daha nitelikli ve derinlikli filmler seyrettim, 2013’te çok daha iyi filmler izlemek istiyorum. Sinemaya inancım tam, beyazperdenin büyüsüne çocukça kanıyor ve koşulsuz inanıyorum, haliyle umudum da var, görselin baş tacı edilmesine, yeniden çevrimlere yönelinmesine, senaryonun da giderek düşüşüne rağmen… Evet, her şeye rağmen…
Aşk
Pi’nin Yaşamı
The Master
Azrail’i Beklerken
Artist
Melankoli
Utanç
Kevin Hakkında Konuşmalıyız
Sezar Ölmeli
Polis
Tepenin Ardı
Yeraltı
Lal Gece
Araf
Gözetleme Kulesi
Fırat Sayıcı 2012 değerlendirmesi
Sinema bir şenliktir demiş ya Onat Kutlar… İşte bu fikri doğrulayan bir yıl daha geçirdik hep birlikte. Bol tartışmalı, bol mücadeleli ama çoğu zaman keyifliydi. Türk sinemasının boyu ne kısaldı, ne de uzadı kanımca. Ama festivallerin birbirileriyle olan rekabetleri tehlikeli bir hal almaya başladı. Bu konuda endişelerim var. Umarım önümüzdeki yıllar daha da kötüleşmez. (Mesela 2013 yılında Portakal ve Koza tarihleri pişti olmasa iyiydi.) Hollywood için de pek parlak bir yıl değildi tabi ki. Batman, Hobbit gibi merakla beklenen işler seyircinin hevesini kursağında bıraktı diyebilirim. Ne var ki, 2013’ten her anlamda beklentilerim yüksek. 13 uğurlu sayım… Kim bilir, belki de umutlarımı ona yoruyorum. Göreceğiz…
En iyi yerliler
Yeraltı
Tepenin Ardı
Açlığa Doymak
Araf
Lal Gece
Zenne
Simurg
En iyi yabancılar
The Master
The Grey
Drive
Amour
Sadakatsizler
Cosmopolis
Albert Nobbs
Barbara
Sezar Ölmeli
Moonrise Kingdom
KEREM AKÇA
Türkiye’de “Fetih 145″ün 6.5 milyon kişilik bir zor aşılabilecek gişe rekoru, dünya çapında ise “Yenilmezler”in en çok izlenen üçüncü film ünvanına ulaşmasıyla anılacak bir yılı geride bıraktık. Türk filmi sayısının ve seyirci rakamının düşmesine karşın yabancı filmlerin gişesinin artması sayesinde son dönemin en yüksek seyirci sayısına ulaştık. Hollywood’da buluntu filmlerin ve A sınıf bilimkurguların furyaya dönüştüğü, seri üretimlerin ‘yeni sürüm’ odaklı bir yol aradığı, teknolojik eğilimleri ise anbean daha da iz bıraktığı bir süreç yaşanırken, yerli sinema adına yüksek bir çeşitlilikle gerçek anlamda ‘özgün yaratıcılar’la karşılaşmak sevindirici idi.
YABANCI
Anna Karenina
Moonrise Kingdom
Cloud Atlas
Looper
Drive
Tinker Tailor Soldier Spy
We Need to Talk About Kevin
Ejderha Dövmeli Kız
Faust
Polisse
YERLİ
Tepenin Ardı
Araf
Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir
Patlak Sokaklar: Gerzomat
Fetih 1453
Mar
Geriye Kalan
Babamın Sesi
Uzun Hikaye
Vücut
MERVE GENÇ
Türkiye’de 2012 sinema dünyası denince aklıma yapımlardan çok festival, jüri ve ödül törenleri tartışmaları ile kaybettiğimiz ustalar geliyor. Nuri Bilge Ceylan’ın Siyad Ödül Töreni’ne yün kazakla katılması, Adana Altın Koza Film Festivali sonrası Zeki Demirkubuz’un bir daha Türkiye’deki festivallere katılmayacağını zehir zemberek bir dille açıklaması, yine Adana’da jürinin en iyi müzik ödülüne değer bir eser bulamaması, Hülya Avşar’ın Altın Portakal’a jüri başkanı olması, bunun üzerine Levent Kırca’nın jüriden ayrılması, Avşar’ın “Derin Düşünce” filmi için pedagoglara başvurması ilk aklıma gelenler…
Box Office rakamlarına göre 2012’de Türkiye’de en çok izlenen 10 yapımdan 7’si Türkiye sinemasından…İlk sırada Türkiye’nin en yüksek bütçeli filmi “Fetih 1453” yer alıyor. Sinema dünyası Özcan Deniz’in yönetmenlikteki başarısını tartışırken bu dünyaya cevabı izleyici veriyor ve “Evim Sensin”i ikici sıraya yerleştiriyor. 3. sırada ise Ata Demirer’in filmden çok Ferdi Tayfur’un benim senaryomu çaldı tartışmalarıyla gündeme gelen yapımı “Berlin Kaplanı” yer alıyor. İşin özü okullarda öğretilmiş kendi tarihimiz, gurbetçi hikayeleri, komedi ve ağır melodramlar yine iş yapıyor. Benim en’lerimin öznel ortak özelliği ise güçlü senaryo, başarılı oyunculuklar ve izlerken beni o dünyadan biri gibi hissetmemi sağlaması…
TÜRK SİNEMASI:
Tepenin Ardı
Lal Gece
Küf
Zerre
Araf
Gözetleme Kulesi
Yeraltı
Babamın Sesi
Zenne
Simurg
YABANCI SİNEMA:
Hobbit
Pi’nin Yaşamı
Anna Karenina
Bulut Atlası
Can Dostum
Aşk
Marley
Hizmetkar Albert Nobbs
Aramızda Bebek Var
Faust
Murat Tolga Şen
2012 Türk Sineması açısından çok bereketli bir yıl olmadı. Bu yıl izlediğim ve sevdiğim yerli yapımlardan biri hariç tamamı festivallerde yarışan filmlerden oluşuyor yani Türk sinemasının namusunu bu yıl festivaller kurtardı denebilir. Vizyona giren yabancı yapımlardan yana oldukça şanslıydık. Özellikle 2011 vizyonundan sonra kızgın kumlardan, serin sulara atlamış kadar olduk. Gerçekten çok iyi filmler izledik bu yıl ve izlemeye de devam edeceğiz gibi görünüyor. Sinemamızın hem üretim hem de üretilenleri gösterme anlamındaki sorunları artarak devam ediyor. 2012’de gişe sinemacılığının iyice yozlaştığını ve salonlardaki tekelleşme yüzünden Anadolu sinemalarının iyi filmleri göstermekten kaçtığını gördük. Bunlar tatsız gelişmeler, umarım Anadolu illegal film paylaşımının kucağına dağıtıcılar eliyle itilmez. Uzun lafın kısası; 2012 iyi filme doyduğumuz bir yıl oldu.
TÜRK SİNEMASI:
Zerre
Film
Yeraltı
Güzelliğin On Par’ Etmez
Kuma
Gözetleme Kulesi
Araf
Tepenin Ardı
YABANCI SİNEMA:
Beasts of the Southern Wild
Broken
Life Of Pi
Moonrise Kingdom
Anna Karenina
Le guerre est declaree
The Raid: Redemption
Cesar Must Die
Prometheus
The Dark Knight Rises
SERDAR AKBIYIK
2012 yıl sonuna doğru artan bir ivme kazandı. Hem türk sinemasında hem de yabancı sinemada yıl sonuna doğru iyi filmler seyrettik. Tepenin Ardı, Simurg, Araf gibi Türk filmlerine Amour, Life of Pi ve Hobbit gibi yabancı filmler eşlik etti. Tabii bir de geçen yılın Oscar kazanan veya adayı olan filmlerinin geç vizyon almasıyla bu yılın listelerine giren iyi fimler var. Artist ve Melankoli bunların başında geliyor. Böyle olunca Türk izleyicisi bu yıl iyi bir seçki seyretti. Hiç beklemediğim halde Türk sineması yılın sonunda giren filmler sayesinde geçen yıllara göre bir atılım yaptığı söylenebilir. Bu yılın bir diğer konuşulacak konusu ise sinema salonu bulamayan filmler. Sanıyorum bu dert gelecek yıllarla daha da artarak devam edecek.
TÜRK SİNEMASI:
Tepenin Ardı
Yeraltı
Lal Gece
Küf
Zerre
Araf
Gözetleme Kulesi
Dağ
Simurg
Fetih 1453
YABANCI SİNEMA:
Amour
Melankoli
Shame
Cesar Must Die
Life Of Pi
Hizmetkar Albert Nobbs
Killer Joe
Polis
Prometheus
Artist