Home Röportaj Aslı İnandık: Eşim evde kendi sesimi daha duymadı

Aslı İnandık: Eşim evde kendi sesimi daha duymadı

0
123

Oyuncu olma hayaliyle yanıp tutuşan, kazandığı konservatuvara ailesinin koyduğu engel nedeniyle gidemeyince ‘Gerçek Yaşam Dublörleri’ adlı kulübe katılan ‘Aslı’nın hikayesini konu alan, bu hafta vizyona giren ‘Aslı Gibidir’ filmin başrol oyuncusu Aslı İnandık, merak ettiğimiz soruları “Cinedergi” okuyucuları için yanıtladı. Sosyal medyada yaptığı tiplemelerle dikkatleri üzerine çeken, bu komik karakterleri beyaz perdeye taşıyan başarılı oyuncu İnandık, hayallerinin gerçekleşmesi için çok uzun süre beklediğini ifade etti. Menajer Ahad Kazmaz ile 4 ay önce evlenen Aslı İnandık “Evde de sürekli tipten tipe giriyorum. Eşim daha hiç kendi sesimi duymadı. Bir yaşlı teyze olarak sesleniyorum bazen spiker gibi konuşuyorum bazen çocuk taklidi yapıyorum” dedi.

“Aslı Gibidir” artık vizyonda heyecanlı mısınız?

Hem de çok. Hiç hayal edemediğim bir şey yaşıyorum. Bu sabah kalktım Ankara’dan İstanbul’a ilk geldiğim günü hatırladım. Çok zor şartlarda gelmiştim. Burada piyano dersleri vererek hayatımı idame ettiriyordum. Çok tedirgindim. İstanbul’da başarabilecek miyim? diye çok endişe duyuyordum. Şimdi ise filmimizi düşünüyorum ve onun için heyecanlıyım.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ankara Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nü bitirdim. Ardından Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde okudum. 8 sene profesyonel olarak çello ve piyano eğitimi aldım. Okulu çok ciddi bir trafik kazası geçirdim. Ertesi günü hastanede uyandığımda ait olmadığım bir hayatın içinde olduğumu fark ettim. Oyunculuk benim çok istediğim bir şeydi ve ne pahasına olursa olsun oyunculuk okuyacaktım. Sınavlara hazırlandım. Kazadan 1 yıl sonra sınavlara girdim ve kazandım. O dönemlerde sosyal medya fenomenleri yeni yeni hayatımıza giriyordu.

Siz de o dönem mi başladınız?

Evet, kendi kendime seslendirme videoları çekmeye başladım. Bu videolarım çok ilgi gördü ve paylaşıldı. Küçük bir toplulukla başladı, fısıltıyla çoğaldılar. Tabii burada anlattığım gibi her şey bu kadar çabuk olmadı bu süreç çok yavaş ilerledi. Bir anda patladım peşinden film geldi gibi bir hikayem yok. 4 sene bekledim.

Umudunuzu yitirdiniz mi?

Hem de çok. 4 sene beklemek ne demek. Ben zaten umutsuz bir tipim. (gülüyor) Belki de umudumu yitirdiğim için bu kadar uzun sürdü. Çünkü ben inanırım kötü enerjiye.  Kendimi zaman zaman çok aşağıya çektiğim de oldu. Ama bir taraftan da içimde bir şeyler varmış ki çok da peşini bırakmadım ümitlerimin.

Filminizin adı “Aslı Gibidir” gerçekten her şey aslı gibi mi?

Evet, her şey aslı gibi. Her şey benim gibi… Başroldeki kız, tam ben değil ama bana yakın. Bulduğu iş’le birlikte renksiz hayatına gerçekten renk geliyor, başka bir insana dönüşmeye başlıyor, aşık oluyor. Gerçekten de her şeyi aslı gibi yapıyor. İsmimi kullanmak konusunda çok düşündük ama sonunda bu ismin daha doğru olacağına karar verdik. (gülüyor)

Filmdeki tiplemeler tamamen kendi yaratıcılığınız mı?

Hepsi benim ortaya çıkardığım tipler. Etrafımı, insanları hep izlerim. Mesela şu an sizi de izliyorum. (gülüyor) Başkası insanları ne anlattıklarını dinlerken ben nasıl anlattığına bakıyorum.

O zaman zordur sizin yanınızda sohbet etmek… (gülüyor)

Evet, hep bir açık arıyorum (gülüyor). Benim için de zor gerçekten çünkü dinleyemiyorum karşımdakini.

Kadın komedi sanatçıları arasında yerinizi alacaksınız. Etkilendiğiniz isimler var mı?

Gupse Özay, Demet Akbağ, Gülse Birsel, Nihal Yalçın, Ezgi Mola, Yasemin Yalçın… Yeşilçam ustalarından ise Perran Kutman, Allah rahmet eylesin Ayşen Gruda, Adile Naşit gibi usta isimleri sayabilirim. Çok değerli isimler var. Bu ustaların arasına benim de ismimin anılması, beni çok mutlu eder, guru duyarım. Ama daha erken olduğunu düşünüyorum. Zamanla yaptığım işlerle belki bende oraya adımı yazdırırım.

Kendinizi hangi isme daha yakın hissediyorsunuz?

Allah rahmet eylesin Ayşen Gruda’ya daha yakın hissediyorum. İğneleyici bir tavrı da vardır. Tanışmıştım kendisiyle. Çok süper bir insandı.

Eşinizden nasıl bir destek gördünüz?

Çok büyük bir destek görüyorum. Hayatımın her yerinde her an yanımda. O bana ben ona danışmadan hiçbir şey yapmıyoruz. Kendisi de sektörden olunca daha kolay oluyor tabii. Duygusal olarak beni koruyor. Biz çok iyi bir ikiliyiz anlayacağınız. Çok şanslıyım o yüzden.

Evde de çılgın mısınız?

Hem de nasıl. Evde de sürekli tipten tipe giriyorum. Eşim daha hiç kendi sesimi duymadı diyebilirim. Bir yaşlı teyze olarak sesleniyorum bazen spiker gibi bazen çocuk taklidi yapıyorum. Komşulardan biraz çekiniyoruz aslında. Ama eşim enerji verdiğimi bu halimi sevdiğimi söylüyor.

Karakterlerinizin film olmasına nasıl karar verdiniz?

Hann Medya karar verdi. Zaten benim içimde de çok olgunlaşmıştı yaptığım bu karakterler. Bir konu bulmak ve senaryoya dökmek gerekiyordu. Bütün karakterlerimi tam yerleştirebileceğim organik bir konu ortaya çıktı. Sonrasını akışa bıraktık ve o akışta yolunu buldu. Tabii bu anlattıklarım bu kadar kısa sürede olmadı 8-9 ay kadar sürdü.

Filmden beklentileriniz neler?

Çok kitlelerin izlemesi ve en önemlisi de insanların tebessümle ayrılması sinemalardan. Biz sıcak ve güzel bir film yaptık. Akıllarında kalan sahneler olmasını isterim. Konuşulması ve beğenilmesi bizi çok mutlu eder.

 

 

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.