Hem geleneksel hem de interaktif belgeseller gerçeklerle bağ kurmaya çalışıyor aslında. Ancak kullandıkları medya, farklı üretimler gerçekleştirmelerine olanak tanıyor.

Geçenlerde bir grup genç belgesel sever ve belgesel çekmek isteyen gençle Dijitalleşme ve Belgesel Sinema üzerine konuşmacı olarak katıldığım bir panel sonrası ayak üstü konuşuyorduk. En çok merak ettikleri ve iyi örneklerini izlemek istedikleri belgesel türleri arasında interaktif belgeseller geliyordu. Türkiye’de henüz üretimi çok kısıtlı olsa da bu merak ve istek hem hoşuma gitti hem heyecanlandırdı beni. Bu enerji ile bu ay ki yazımda genel anlamda interaktif belgesellerden söz etmek istedim.

21. yüzyılda belgesel sinemanın hem anlayış hem de biçim açısından önemli değişimler geçirdiğini hepimiz görüyoruz. Günümüzde belgesel otuz dakikalık araştırmacı- gazetecilik çalışmalarından, sinema gramerinin bütün özelliklerini taşıyan uzun metraj filmlere, sıradan kişilerin bir günlük öyküsünü anlatan videolardan, reality şovlara kadar, farklı biçim ve denemelerle karşımıza çıkıyor.

Bu farklı biçim ve denemeler dijital teknolojinin gelişmesiyle bambaşka boyutlara ulaşmış durumda. Her geçen gün daha da gelişen bu yeni teknolojiler, yeni temsil şekilleri, yeni belgesel film yapım biçimleri sunmakta bizlere. Artık ‘yeni medya belgeseli’, ‘interaktif belgesel’, ‘non-linear belgesel’ gibi yeni üretimler söz konusu.

Nedir bu interaktif belgesel? Seyircisi kimdir? Geleneksel belgeselden farkı nedir?…

Hem geleneksel hem de interaktif belgeseller gerçeklerle bağ kurmaya çalışıyor aslında. Ancak kullandıkları medya, farklı üretimler gerçekleştirmelerine olanak tanıyor. Burada bir şeyin altını çizmekte fayda görüyorum: Dijital teknolojiyle çekilmiş ve web üzerinden dağıtımı yapılmış doğrusal bir belgesel (linear documentary) dijital bir belgeseldir, fakat interaktif belgesel değildir .

İnteraktif belgesellerde birden fazla hikâye, eşzamanlı olarak izlenebiliyor yani Doğrusalsızlık (Non-Linearity) söz konusu. Geleneksel anlatıdaki gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini takip eden bir izleme zorunlu değil. Bu seçim izleyiciye bırakılmış durumda. Geleneksel belgeselden farklı olarak izleyiciye sadece izin vermekle kalmıyor çoğu zaman içerik ve yapıya ilişkin seçimleri aracılığıyla izleyiciden interaktif belgeselin durmadan dönüşüme uğrayan yaratımına sürekli bir katkı sağlaması da bekleniyor. Bu belgesel türü, belgeseli film izlemenin kültürel şeklini de dönüştürmüş durumda. Seyirciler, filmi yalnızca izlemektense filmi görüntüleyerek, filmde gezinerek ve film yüzeyinde araştırma yaparak bu yeni tür belgeselle etkileşime geçebiliyor.

İnteraktif belgesellere yapısal olarak baktığımızda üst ses ve bir anlatıcının varlığı genellikle görülmüyor. Görüntüler için değiştirilebilir bir sıralama mümkün. Açık uçlu bir anlatım söz konusu. Tasarımda yeni deneyimlere açık ve doğrusal olmayan bir anlatım mevcut. Kullanıcı açısından baktığımızda ise yine genellikle çoklu yüzey kullanımı ve dağıtım kanallarında çeşitlilik, kolay ulaşabilme imkanı ve izleyici ile etkileşim hali belirgin özellikler.

Özellikle 2010 yılı sonrasında interaktif belgesel adına yaptıkları çalışmalarla dikkat çeken iki önemli festival var. Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali (IDFA – International Documentary Film Festival Amsterdam) ve Kanada Ulusal Film Kurulu (NFB- National Film Board of Canada). Her iki festivalin sitesine ücretsiz üye olarak belgesel alanındaki gelişmeler takip edilebilir, interaktif belgesel filmler ve eğitim programları izleyebilirsiniz. Özellikle IDFA DocLab belgeselcilere çeşitli fırsatlar sunuyor. Amaçları belgesel hikâye anlatıcılığının sınırlarını zorlayarak başarılı şekilde interaktif belgeselleri ve diğer yeni dijital sanat formlarını tanıtmak. Canlı sinema etkinlikleri, sergiler, atölyeler ve endüstri panellerinin yanı sıra projeler online şekilde sunulmakta . IDFA DocLab interaktif belgesel hikâye anlatımı için önde gelen platformlardan birine dönüşmüş hali hazırda. (http://www.doclab.org/about/).

NFB sitesi ise Kanada’nın ödüllü online cep sineması olma özelliğini taşımakta. Bu sitedeki filmler ücretsiz olarak akışa sokulabilir veya bir ücret karşılığında kişisel kullanımınız için indirilebiliyor. Sitede belgeseller, animasyonlar, deneysel ve kurmaca filmler ve özellikle interaktif çalışmalar bulunuyor. Çevre, insan hakları, uluslararası anlaşmazlıklar ve sanata ilişkin pek çok konuda filmler görmek mümkün. (https://www.nfb.ca/about/).

Bu arada interaktif belgesel demişken birkaç örnek vermek gerekirse, aşağıdaki linklere göz atabilirsiniz. Sizin izlediğiniz ilginç yapımlar varsa benimle paylaşırsanız ne güzel olur.

Ümit Kıvanç’ın 16 Ton Belgeseli. (http://www.riyatabirleri.net/16ton_ana.html)

Susanna Lotz, Joel Ronez, Alex Szalat’ın Gaza Sderot belgeseli. (http://gaza-sderot.arte.tv/en/about)

Samuel Bollendorff ve Olivia Colo’nun, The Big Issue: Obesity

http://www.honkytonk.fr/index.php/portfolio/thebigissue/

Florian Thalhofer and Berke Baş’ın Planet Galata’sı. ( http://planetgalata.com/)

Ayrıca konuyla ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linklerden Yr.Doç.Dr. Özlem Arda’nın ve Yrd. Doç.Dr. Ersan Ocak’ın makalelerini okuyabilirsiniz.  

http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuifd/article/view/5000137710

https://www.academia.edu/5203206/New_Media_Documentary_Playing_with_Documentary_Film_within_the_Database_Logic_and_Culture

http://i-docs.org/2017/07/17/i-docs-the-evolving-practices-of-interactive-documentary/
Semra Güzel Korver
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nde okudum; sonra yetmedi, aynı alanda yüksek lisans ve doktora ile derinlere daldım. 1992’den bu yana medyanın içindeyim ama en çok belgesel sinemanın peşindeyim. Hikâyelerin, bilginin, belgenin gerçek hayatta nasıl yankı bulduğunu görmek, insanın dünyaya nasıl dokunduğunu keşfetmek benim için hâlâ en heyecan verici şey. Prodüktörlükten yönetmenliğe, danışmanlıktan eğitmenliğe uzanan farklı şapkalarla pek çok projede yer aldım. Kültür-sanat, haber ve belgesel türlerinde ürettiklerim bana ödüller getirdi; ama asıl kazancım, hayatı ve insanı biraz daha yakından tanıyabilmek, hikâyelerin içinde kendimi yeniden keşfetmek oldu.” Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri koltuğunda oturduğumda da, atölyelerde genç sinemacılarla bir araya geldiğimde de aynı merakla yaklaşıyorum sinemaya. Bir dönem Avrupa Yayın Birliği’nin Çeşitlilik ve Kültürlerarası Programlar Grubu’nda çalıştım, başkanlığını yaptım. Avrupa Konseyi’nin “Ayrımcılığa Karşı Sesini Yükselt” kampanyasında yer aldım. Belgesel Sinemacılar Birliği’nin kurucu üyelerinden biri olarak başkanlık görevini üstlendim. Kısacası, hikâyelerin sadece anlatılmasıyla değil, çoğalmasıyla da ilgileniyorum. “Suriyeli Belgeselcilerin Kamerasından Suriye İç Savaşı” kitabım Kabalcı Yayınları’ndan çıktı. Cinedergi başta olmak üzere çeşitli mecralarda yazıyorum; bir röportajım Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından övgüye değer bulundu. Akademik yazılarım ise çeşitli dergi ve kitaplarda yer buluyor. Kamera arkasında ise Kavak Ağacının Gölgesinde, Uçurumun Kıyısında gibi projelerde danışmanlık; Mabedin Gölgesinde Süleymaniye, Hast Vakti, Orada Doğdum Burada Büyüdüm, Multikulti Haberler, Alamanya Alamanya, Şehir İnsanları, Fan-Atik, İsyan Günleri, Dönüşüm ve İlhan Amca belgesellerinde ise yönetmenlik ve prodüktörlük yaptım. Kısacası araştırmayı, öğrenmeyi, keşfetmeyi, hikâye anlatmayı seven biriyim. Bazen kamerayla, bazen kalemle. Burada da sinema üzerinden dünyayı anlamaya, anlatmaya ve biraz da birlikte düşünmeye niyetliyim. 🎬

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.