Grafi2000 Prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen, yaratıcı koltuğunda ünlü karikatürist Varol Yaşaroğlu’nun oturduğu, çalışmaları 3 yıl süren ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ 22 Mayıs’ta gösterime girecek. İlk kez kendi filminde oynayan Varol Yaşaroğlu “İmza günlerinde kuyruklar oluşturarak “Varol Abi’lerini görmeye gelen sevenlerimle bu kez beyazperdede bir araya geliyoruz. Bu bir unvan değil, bir bağ. O bağın içinde güven var. Çocuk size inanıyorsa, ona söylediğiniz her şeyin bir karşılığı oluyor. Bu yüzden yaptığım her işte o güveni korumaya çalışıyorum” dedi.
Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın oturuyor. Senaryosu Haluk Can Dizdaroğlu tarafından kaleme alınan çizgi filmde izleyiciler Süper 1 Takım karakterleri Birce, Birol, Ayı Dede, Yapay Zekai’nin yanı sıra fenomen Kral Şakir ve Fil Necati’nin maceralarını izleyecek. Varol Yaşaroğlu ve çocuk oyuncu Gece Işık Demirel de sinema makinesiyle eğlencenin startını verecek.
Cinedergi olarak gişe rekorları kıran Kral Şakir’in yaratıcısı ünlü karikatürist Varol Yaşaroğlu’na ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filminin konusunu ve çocukların sevdiği Varol Abiyi sorduk.

Süper 1 Takım çok izlenen bir çizgi dizi. Süper kahramanlar bu kez beyazperdede olacak. Sinemada olma fikri nasıl doğdu?
Süper 1 Takım’ı yaratırken aslında hep bir evren kurduğumuzu biliyorduk. Dizi, bu evrenin ilk temasıydı ama sinema, o evrenin gerçek anlamda nefes aldığı yer. Çünkü sinema sadece daha büyük bir ekran değil; daha yoğun bir duygu alanı. Orada hikâyeyi daha derin kurabiliyorsunuz, ritmi daha bilinçli yönetebiliyorsunuz, karakterlerin iç dünyasına daha fazla yaklaşabiliyorsunuz. Kısa bir süre sonra şunu hissettik: Bu karakterlerin anlatacak daha büyük hikâyeleri var. Ve o hikâyeler televizyon ritmine sığmıyor. Sinema, bu yüzden bir tercih değil; bir zorunluluk haline geldi. Ve bu film için 3 yıl öncesinden çalışmaya başladık. Bu filmde izleyiciler sadece Süper 1 Takım karakterlerini değil, aynı zamanda Varol Abi’lerini ve Kral Şakir karakterlerini de izleyecekler. Böylesine Süper 1 Takım ile sinemada çok güçlü bir filmi hayata geçirmiş olacağız.
‘Süper 1 Takım Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nde neler izleyecek animasyon tutkunları? Yeni tipler olacak mı?
Varol Abi, atölyesinde icat ettiği çizgi film makinesi ile çizgi film meraklısı bir kız çocuğunun hayalindeki animasyon filmini gerçekleştirmesini sağlar. Bu meraklı kızı “Canım Annem” dizisi ve “Kardeş Takımı” sinema filmlerinden tanıdığımız Gece Işık Demirel canlandırıyor. İkisi makine ile filmi ürettikçe olaylar gelişir: Birol adındaki küçük bir çocuk, dedesinin çiftlikte yaşayan bir arkadaşının yanına tatile gönderilir. Birol için başta her şey normal ve sıkıcı gözükür. Doğa, tarla, çiftlik hayvanları ve internetsiz bir köy. Ancak zamanla yeni tanıştığı insanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlar. Çiftlikte yaşayan Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai, gizli bir süper kahraman hayatı yaşayan köylülerdir. Birol’un bunu fark etmesiyle, bu gerçeği daha fazla saklayamazlar ve Birol’u da takıma almaya karar verirler. Artık Birol’un yaz tatili, hiç beklemediği gizemli bir maceraya dönüşür. İkiyüzlü ve diğer kötü adamlar, İbret karakterinin önderliğinde dünyayı yok etmeye çalışır, Süper 1 takım ise onları durdurmak için ellerinden geleni yapar.
Filmimizde ana karakterlerimizin dışında daha birçok yeni karakter olacak. Masal dünyasının karakterleri, bir girl band, şekil değiştiren bir canavar, Raptor ve İbret gibi birçok renkli karakter filmimize zenginlik katacak.
Bu filmdeki en büyük mesajımız: Bizler ailelerimizle en büyük takımız ve bu süper bir takım dayanışması ile her türlü zorluğun üzerinden geliriz.
Bodrum’dan başlayan Kapadokya, Göbeklitepe, Pamukkale yarışı nereden aklınıza geldi? Bu seçimlerin arkasındaki düşünce neydi?
Biz mekânı hiçbir zaman sadece dekor olarak görmüyoruz. Mekân, hikâyenin bir karakteridir. Filmde geçen yarışma için Türkiye’deki belirli ikonik yerlere gidilip özel cihazların aktif edilmeleri gerektiği için bu mekanlara gidiliyor. Bu mekânları seçmemizin çok net ve bilinçli bir nedeni var. Amacımız sadece eğlenceli bir macera anlatmak değil; çocukları fark etmeden, keyifle ve merak duyarak kendi kültürlerinin izini sürebilecekleri bir yolculuğa çıkarmak.
Bodrum, “şimdi”yi temsil ediyor. Günlük hayatın içinden, dokunulabilir bir başlangıç noktası.
Göbeklitepe, kökleri temsil ediyor. İnsanlık hafızasının en eski katmanlarından biri.
Kapadokya ise hayal gücünü, yükselişi ve özgürleşmeyi…
“Kapadokya balonları filmde çocuklara şunu söylüyor: Köklerin burada olabilir ama hayallerin gökyüzüne kadar çıkabilir.”
Yani aslında çocuklara görünmeyen bir anlatı kuruyoruz:
“Geçmişinle bağ kur, bulunduğun yeri tanı ve hayal gücünle yüksel, kendi kültürün, en az izlediğin yabancı maceralar kadar heyecanlı.”
Kral Şakir bir dünya markası haline geldi. Bu başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Kral Şakir’in büyümesini ben sadece bir “başarı hikâyesi” olarak görmüyorum. Bu, Türkiye’de hikâye anlatıcılığının geldiği noktanın bir göstergesi. Biz uzun yıllar başkalarının kahramanlarını izledik. Şimdi kendi karakterlerimizin de aynı duygusal bağı kurabildiğini görüyoruz. Benim için en değerli tarafı şu: Bir çocuğun hayatında, hayal dünyasında yer edebilmek. Çünkü o bağ kurulduğunda, artık o karakter sadece bir içerik değil, bir yol arkadaşı oluyor.

Süper 1 Takım filminde sizin için en özel karakter hangisi?
Yapay Zekai benim için çok özel bir karakter. İsmi bile çok komik ve sıcak geliyor insanlara. Çünkü o, sadece hikâyenin içinde var olan bir figür değil; bugünün dünyasının bir yansıması. Teknolojiyle kurduğumuz ilişkinin mizahi ve insani bir yorumu. Bir anlamda şunu temsil ediyor: İnsanın ürettiği şey, yine insanın karakterini taşır.
Yapay Zekai’yi tasarlarken nasıl bir yaklaşımınız vardı? Bir mesaj taşıyor mu?
Yapay Zekai’yi tasarlarken amacım bilgisizlikle yayılan korkunun önüne geçmekti. Bilinmeyeni anlaşılır kılmak istedim. Bugün çocuklar yapay zekâ ile büyüyor. Onlara şunu söylemek istedik: “Bu bir tehdit değil, bir araç. Ama nasıl kullanıldığı önemli.”
Karakterin içinde bilinçli olarak bir “yerellik” de var. Çünkü teknoloji ne kadar global olursa olsun, onu yorumlayan zihin yereldir. Ve bunu mizahın keskin gücü ile vurguladık.
Filmde siz de yer alıyorsunuz. Kendi yarattığınız dünyada olmak nasıl bir deneyim?
Kitaplarımız 16 milyon okuyucuya ulaştı ve gerek Kral Şakir gerekse Süper 1 Takım kitaplarının açılış sayfasında “Varol Abi diyor ki” başlığı ile benim karikatürüm ve imzam bulunuyor. İmza günlerinde kuyruklar oluşturarak bu “Varol Abi’lerini görmeye gelen sevenlerimle bu kez beyaz perdede bir araya geliyoruz. Bu çok tuhaf ve çok büyülü bir deneyim. Yıllarca kâğıt üzerinde kurduğunuz bir dünyaya bir gün fiziksel olarak girmek… Aslında kendi hayalinizin içine adım atmak gibi.
Gece Işık Demirel ile buluşmamız da bu yolculuğun çok doğal bir parçasıydı. Onun enerjisi, canlılığı ve sevimliliği hikâyemize çok şey kattı.
Animasyonun yaşı var mı?
Animasyonun yaşı yoktur çünkü duygu yaşsızdır. Çocuk kendini hikâyenin macerasına kaptırır ama yetişkinler gibi derinliğini de fark eder. Aynı film, farklı yaşlarda farklı anlamlar üretir. Bu yüzden animasyon aslında en kapsayıcı anlatı biçimlerinden biri.
Çocukların “Varol Abi”si olmak size ne hissettiriyor?
Bu bir unvan değil, bir bağ. Ve o bağın içinde güven var. Çocuk size inanıyorsa, ona söylediğiniz her şeyin bir karşılığı oluyor. Bu yüzden yaptığım her işte o güveni korumaya çalışıyorum. İmza günlerinde koşup boynuma sarılan çocukların ebeveynleri onlarla aramdaki bağı gördüklerinde yaşadıkları şaşkınlığı görmenizi isterim. Gerçekten müthiş bir şey bu!

Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin teaser’ı yayınlandı. Nasıl dönüşler alıyorsunuz?
Geri dönüşler çok samimi ve çok güçlü. Özellikle hem Varol Abi’lerini, hem Kral Şakir’i hem de Süper 1 Takım’ı bir arada görme fikri onları çok heyecanlandırmış. İnsanların sadece izlemek istemesi değil, “heyecanlanması” bizim için en önemli gösterge. Ve gelen mesajlar arasında böylesine güçlü bir takımı izlemek için 22 Mayıs’a kadar beklemek onlara çok uzun gelmiş.
Süper 1 Takım da global bir marka olacak mı?
Bu bizim doğal hedefimiz. Ama biz önce şunu önemsiyoruz: Hikâyenin samimi olması. Eğer hikâye sahiciyse, zaten sınırları aşıyor. Süper 1 Takım da tıpkı Kral Şakir gibi lovemark ve global olmaya aday bir marka.
Grafi2000’nin önümüzdeki dönemdeki yönü ne olacak?
Daha büyük evrenler, daha derin hikâyeler ve daha cesur anlatımlar. Teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, hikâyeyi büyüten bir alan olarak kullanmaya devam edeceğiz. Ve böylece global olarak deneyimlediğimiz kahramanlar evrenlerini Grafi2000’in de yaratacağını düşünüyoruz. Birçok kahramanı bir arada barındıran büyük bir Grafi2000 evreni kurmak istiyoruz. Ve bu evrende kahramanlarımız tıpkı bu filmimizde olduğu gibi bir araya gelip takım ruhlarını hep yaşatsınlar istiyoruz.
Animasyon dışında projeler mümkün mü?
Evet, hatta bu film onun bir geçiş noktası. Gerçek oyuncu ile animasyonu bir araya getirerek yeni bir anlatım dili kuruyoruz. Ayrıca çizgi karakterlerimizi tamamen reel bir dünyada, reel kişilikler olarak izletmek gibi planlarımız da var. Bazı denemeler yaptık ve çok güzel olduğunu gördük.
Türkiye’de animasyon sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Çok kritik bir eşikteyiz. Artık sadece üretmiyoruz, kendi dilimizi de oluşturuyoruz. Bu çok önemli. Animasyon sektörümüz için karakter yaratımı, hikâye anlatıcılığı gibi konulara çok önem vermeliyiz ve kesinlikle teknik olarak yapay zekanın gücünden yararlanmalıyız.
Bu alana girmek isteyenlere ne önerirsiniz?
Şunu söyleyebilirim:
Beklemeyin, üretin.
Çünkü bu işte en büyük öğretmen, yaptığınız işin kendisidir.
Teknolojiyle çok yakın ilişkide olup proaktif olun.


























