<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Müslüm &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/muslum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Oct 2018 07:58:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>CİNEDERGİ kadrosu MÜSLÜM BABA&#8217;nın peşinde&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 07:57:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[alper turgut]]></category>
		<category><![CDATA[Bohemian Rapsody]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11106</guid>

					<description><![CDATA[ALPER TURGUT Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf… YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN Ne de güzel söylemiş filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Hele gardaş gel gidek!” FIRAT SAYICI Müslüm yazılır, Baba okunur! YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/ALPER.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-11107 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/ALPER-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>ALPER TURGUT</p>
<p><em><strong><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/28/yasamak-ayri-bir-dert-gulmek-tesaduf/">Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf… YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a></strong></em></p>
<p>Ne de güzel söylemiş filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Hele gardaş gel gidek!”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/FIRAT.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-11108 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/FIRAT-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>FIRAT SAYICI</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/"><em><strong>Müslüm yazılır, Baba okunur! YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</strong></em></a></p>
<p>Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-11109 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR.jpg 200w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>SERDAR AKBIYIK</p>
<p><em><strong><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/28/muslum-baba-vs-fredy-mercury/">Müslüm Baba VS Fredy Mercury YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a><br />
</strong></em></p>
<p>Sinemalarda iki biyografi içerikli film birbirine rakip oldu. Müslüm ile Freddy Mercury&#8217;nin hayatını anlatan Bohemian Rapsody izleyicinin karşısında birbirine alternatif iki seçenek olarak duruyor. Bizim tercihimiz Müslüm&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüm Baba VS Fredy Mercury</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/muslum-baba-vs-fredy-mercury/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/muslum-baba-vs-fredy-mercury/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 07:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Bohemian Rapsody]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11102</guid>

					<description><![CDATA[Sinemalarda iki biyografi içerikli film birbirine rakip oldu. Müslüm ile Freddy Mercury&#8217;nin hayatını anlatan Bohemian Rapsody izleyicinin karşısında birbirine alternatif iki seçenek olarak duruyor. Bizim tercihimiz Müslüm&#8230; Geçen hafta Müslüm vizyona girdiği zaman, filmi de seyrettikten sonra bu filmi mutlaka yazmalıyım dedim. Fakat bu haftanın vizyonunda Bohemian Rapsody&#8217;i görünce, ilk kez bu kadar iyi bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sinemalarda iki biyografi içerikli film birbirine rakip oldu. Müslüm ile Freddy Mercury&#8217;nin hayatını anlatan Bohemian Rapsody izleyicinin karşısında birbirine alternatif iki seçenek olarak duruyor. Bizim tercihimiz Müslüm&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11103" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-4-1920x1080.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Geçen hafta Müslüm vizyona girdiği zaman, filmi de seyrettikten sonra bu filmi mutlaka yazmalıyım dedim. Fakat bu haftanın vizyonunda Bohemian Rapsody&#8217;i görünce, ilk kez bu kadar iyi bir Türk filmini kendi türündeki yabancı filmle iç rahatlığıyla karşılaştırabilirim diye düşündüm. Çünkü sinema yazarı olduğumdan beri bu tür karşılaştırmalar yapmak zorunda kaldım. Ama tabii ki hep memleket sinemasını gönlümde ayrı koydum. Onun için de zorlama bir avantaj sağladım Türk sineması örneklerine. Veya eldeki kaynaklarla sınırlı üretime çok yüklenmedim diyelim. Müslüm&#8217;ü seyrettiğimde ilk kez en küçük ayrıntısına kadar planlanmış en küçük sahnesi bile konunun bütününe etki eden bir Türk filmiyle karşılaştım. Yani öyle ki Müslüm Gürses&#8217;in acılarla dolu hayatı anlatılırken bu büyük acıların yanında güvercin kafesinin açık kalan kapısından sızan açgözlü kedinin bile filme büyük etkisi vardı. Konudan görünüşte uzak bu sahne bile filmin içinde, duygusunda büyük yer kaplıyordu. Ben biraz sulugöz bir adamım, özellikle baba oğul ilişkileri beyazperdede beni çok etkiler. Ama Müslüm&#8217;ü seyrederken yıllar evvel Babam ve Oğlum filminde verdiğim tepkiyi bütün salonla birlikte verdim. Bu benim için çok önemli bir saptama. Bütün duygudan uzak teknik eleştiriler ve sinema sanatının gereklerini gözlemlemekten çok daha önemli bir filmi izlerken akıttığım gözyaşları. Sırf o gözyaşlarına bile dayanarak bu film olmuş diyebilirdim. İşte bundan daha fazlasını Bohemian Rapsody&#8217;i seyrederek artık size söyleyebilirim. Biri Freddy Mercury&#8217;nin hayatını anlatıyor ki Queen grubunun herşeyi olan bu adam benim gençliğimin en unutulmaz sesidir. Beatles, Pink Floyd ve Queen diye giderim. Benim gençlik anılarımın içinde büyük yeri vardır. Mamma mia Mamma mia diye nakaratı ilk kez bir video kasetten seyrettiğimde o siyah beyaz kafalar rüyalarıma girmişti. Yani Bohemian Rapsody&#8217;i belki Müslüm filminden çok daha fazla içselleştirebilirdim. Sonuçta Müslüm ile büyüyen veya onun fanatiği bir sosyal sınıftan gelmiyorum. Hatta 1980&#8217;lerin sonunda 1990&#8217;larda toplumda kendini belli eden ve Ertuğrul Özkök gibi kalemlerin başını çektiği bir avamseverlik rüzgarı yüzünden Müslüm Gürses&#8217;ten uzak durduğumu bile söyleyebilirim. Bütün bu duyguları Müslüm filmi sildi attı. Müslüm filmi sayesinde Müslüm Gürses kendini jiletleyen gençlerin garip haykırışları dışında bir yer etti benim için. Bunda filmin senaryosunu yazan Hakan Günday’la, Gürhan Özçiftçi&#8217;nin büyük etkisi var. Özellikle iyi bir yazar olan Hakan Günday&#8217;ın çalışması sinema için senaryonun ne kadar önemli olduğunu bize bir kere daha gösterdi. Müslüm&#8217;ün yönetmeni Can Ulkay çektiği her filmle çizgisini daha da yukarı taşıyor. Ayla, Sarıkamış Çocukları&#8217;ndan iyiydi. Müslüm ise hepsinden daha iyi. Müslüm filminin bir diğer yönetmeni Ketche (Hakan Kırkavaç) ise romantik filmlerdeki tecrübesini Müslüm&#8217;e taşımış ve filme büyük etki yapmış. Müslüm Gürses&#8217;i canlandıran Timuçin Esen&#8217;e gelirsek, ben kendisini biraz kaybedilmiş bir değer olarak algılarım hep. Bana biraz kafası karışık gelir, Gönül Yarası, Senin Hikayen gibi filmlerde kalitesini kanıtlamışken, oyunculuk yerine müzik veya dizilerle biraz dağılmış bir isimdir benim için. Ama Müslüm&#8217;de bana keşke Hollywood&#8217;ta olsaydı da adam gibi bir endüstri içinde dünya yıldızı olsaydı dedirtti. Filmde kendi seslendirdiği şarkıları beğensem de sesinin tonunun Müslüm Babadan daha ince kaldığını söylemeliyim. Ama oyunculuğu 10 numara. Aynı başarıyı Müslüm Gürses&#8217;in yeni yetmelik dönemini canlandıran Şahin Kendirci&#8217;nin de yakaladığı bir gerçek. Hem fiziği hem de yanık sesiyle rolüne tam oturmuş. O kadar başarılı ki Muhterem Nur ona Bodrum Türk Filmleri Haftasının kapanış töreninde Müslüm Gürses&#8217;e ait sazı hediye etmişti. Müslüm Gürses&#8217;in hayat arkadaşı bu komplimanı yapıyorsa ben ne desem az kaçar artık onun performansı için. Bohemian Rapsody&#8217;e gelirsem filmin yönetmeni Bryan Singer, Hollywood&#8217;un ağır topu. Ama bu gibi yönetmenler Amerikan sinemasının kendi teorisi içinde üretirler. Ne bir adım ileri atarlar ne geri. Yani kalitesi bellidir ve hep o çizgiyi korur. Freddy Mercury&#8217;i Rami Malek canlandırıyor. Hemen söylemeliyim ki bu rol için Malek zayıf kalıyor. Belki filmi çok da başarılı bulmamamın sebebi Rami Malek&#8217;in Fredy Mercury&#8217;nin karizmasının çok gerisinde kalmasıdır. Yani ilk kez bir Türk yapımı filmle yabancı filmi karşılaştırdığımda iç huzuruyla Türk filmini önerebilirim. Son söz olarak da Müslüm filmi kesinlikle Türkiye adına Oscar&#8217;a gönderilmeli. Ayla filminden çok daha fazla bunu hak ediyor&#8230;</p>
<p>FİLMİN KÜNYESİ</p>
<p>Filmin orijinal adı: Müslüm</p>
<p>Yönetmen: Ketche, Can Ulkay</p>
<p>Senarist: David Gordon Green</p>
<p>Oynayanlar: Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Taner Ölmez</p>
<p>Yapım: 2018, ABD, 106 Dak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/muslum-baba-vs-fredy-mercury/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf…</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/yasamak-ayri-bir-dert-gulmek-tesaduf/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/yasamak-ayri-bir-dert-gulmek-tesaduf/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Turgut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 06:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[alper turgut]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11098</guid>

					<description><![CDATA[Bu hafta, iki film girdi vizyona, Urfa-Adana hattında, Biri Çirkin Kral Efsanesi belgeseli, diğeri de kurmaca Müslüm Baba… Yılmaz Güney, Urfa’dan gelen bir ailenin çocuğu olarak doğmuş Adana’da, Müslüm Gürses de, çocuk yaşta Urfa’dan gelmiş Adana’ya… Durun! Daha bitmedi. O Ses Çocuklar yarışması şampiyonu, şimdilerde 17 yaşında olan ve Müslüm Baba’nın gençliğini büyük bir başarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta, iki film girdi vizyona, Urfa-Adana hattında, Biri Çirkin Kral Efsanesi belgeseli, diğeri de kurmaca Müslüm Baba… Yılmaz Güney, Urfa’dan gelen bir ailenin çocuğu olarak doğmuş Adana’da, Müslüm Gürses de, çocuk yaşta Urfa’dan gelmiş Adana’ya… Durun! Daha bitmedi. O Ses Çocuklar yarışması şampiyonu, şimdilerde 17 yaşında olan ve Müslüm Baba’nın gençliğini büyük bir başarıyla canlandıran Şahin Kendirci de, Urfa orijinli Adana doğumlu bir delikanlı. Ne de güzel söylemiş filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Hele gardaş gel gidek!”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11100" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-1024x682.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MUSLUM-2.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Adanalıyık gardaş, harbiden sıcaktan, kaostan, dostluktan var olmuşuz, vay Teksas gibi yer ha diyor ya bazıları, ana haber bültenlerine düşen her vukuatın ardından, onca göçü, hayata tutunma halini, yeni bir yaşam umudunu, küllenmemiş davayı, kozmopolit yapıyı, zengin-fakir ayırımını, mantığından ziyade duygularıyla harekete geçen insanlarını es geçerek… Bakale bizi biz değil de Ahmed Arif anlatsın hele;   “Çukurovam, /Kundağımız, kefen bezimiz / Kanı esmer, yüzü ak / Sıcağında sabır taşları çatlar / Çatlamaz ırgadın yüreği / Dilerse buluttan ak / Köpükten yumuşak verir pamuğu / Külhan, kavgacıdır delikanlısı / Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun / En çok Çukurovalılar mahpustur / Dostuna yarasını gösterir gibi / Bir salkım söğüde su verir gibi / Öyle içten / Öyle derin / Türkü söylemek, küfretmek / Çukurova yiğidine mahsustur&#8230;”</p>
<p>Memleketimi yeterince övdüysem, mevzuya dalayım artık, Müslüm Baba, gözyaşına, duygusuna, oyuncusuna, emeğine, sanat yönetimine hiç lafım yok, lakin gayrımüslümcü bir film olmuş ağa. Hakkını teslim edeyim. Hayli etkilendim, çokça üzüldüm, karanlığı kalkan edip, gözyaşı da döktüm. İnsanım diyen, zaten kayıtsız kalamaz, o nasıl bir yaşam öyküsüdür, keskin jilet gibi gerçekliktir. O nasıl bir babadır, resmen saf kötülüktür. Tarumar eder, duman eder ailesini… Hani Cengiz Kurtoğlu söylerdi ya; “Hayatımı yazsam roman olurdu.” Müslüm Gürses’e dair özyaşam; bırak romanı, en hakiki dram koleksiyonu diye, resmen külliyat olurdu. Çile nedir, acı nedir, ağrı-sızı nedir, hayatın tüm illeti, eziyeti nedir, taşınmaz yük nedir, hicran nedir, hüsran nedir, damar nedir, damar ulan! Boşuna, “Herkesin acısı, sevgisi kadar” dememiş Baba, yani anlayana…</p>
<p>Müslüm Gürses’in Evlatları belgeselinde (Vuslat Saraçoğlu – 2013), baba ve yavrularına dair konser izlenimlerimi anlatmıştım. Sonra eklemiştim; “Müslüm Gürses, beyaz Türk olsaydı, şehrin yoksul varoşlarının gençleri, ona asla baba demezdi, onlar, kendileri gibi olanı, kendilerinden olanı seçtiler” Sevginin terazisi, sanıldığının aksine, hiç de eşit değildir ha, evet, o gün de söyledim, yine söylüyorum; “Bizler, iyi bir müzisyeni, bir güzel adamı kaybettik, onlarsa babalarını&#8230;” İşte Müslüm Baba filminde, meşhur Gülhane Parkı konseri dışında, onlar yoklar, efsaneye gönülden bağlı olanlar, hala o ölmemiş gibi onu yaşatanlar, yoklar. Bu film, Müslüm Gürses filmi olabilir, Müslüm Baba ise olamaz, zannımca. Bir Müslümcü ile Anti-Müslümcünün tartışmasına tanık olmuştum seneler evvel, Müslümcü, sen hayattan sadece bir fiske yedin, bana ise tekme-tokat daldı, duvardan duvara vurdu. Kuşkusuz, haklıydı.</p>
<p>Müzik, önemlidir, ses, söz önemlidir, değerlidir. Ben Ahmet Kaya, Grup Yorum dinlerken, biraderlerim Müslüm Gürses dinlerlerdi, atışırdık hatta. Ben, arabeskin, cuntanın kaderciliği köpürtmek, yalnızlığı yüceltmek, kitleleri bireyselleştirmek, ortak bilinci törpülemek adına önünü açtığını söylerdim, onlar, hiç tınmazdı, oturup, bir kez bile tam dinlemedin, ama anında hüküm verdin derlerdi. İşte aidiyetler, önyargılar, yaftalamalar, bakışımızı bozuyor, anlamamızı zorlaştırıyor. Neyse… Sonra oturup dinledim ve kararımı verdim; Arabesk hala beladır, hala ‘Magirus edebiyatıdır’, hala kendini bile isteye zincirlemektir, Müslüm Gürses hariç! Evet, çok uzun zamandır, Müslüm Babayı, ahir zaman dervişini, kendinize zarar vermeyin, kendinizi kesmeyin diyen adamı, yakarsa dünyayı, Garipler yakar diyen adamı anlıyor ve önemsiyorum. Çünkü sözlerinde ve sesinde, itirazı ve isyanı buldum, bu da bana yeter!</p>
<p>Filme dönecek olursak, 132 dakika, babayı anlatmaya kafi gelmemiş, çokça sezonluk, bilmem kaç bölümlük dizi olsaymış keşke. Yönetmen, yapım, senarist, oyuncular, onlara da lafım yok, hayli didinmişler, besbelli! Son yıllarını hızla bağlamaları, kurgu hataları, bazı abartılı hareketler, yanlış zamanlama, hata ararsam, tonla bulurum. Dilersen, sekiz Oscar’lı Amedeus (1984) da bile hata bulursun, maksat amacın, yermek olsun. Buradan, hop diye Kimsesizler mezarlığına gömülen Mozart’ın tarihsel dramına geçmeyeceğim, rahat olun. (Kasım ayında Bohemian Rhapsody geliyor, Freddie Mercury de, Müslüm Baba gibi candır, bitip tükenmez heyecandır.)</p>
<p>Müslüm Gürses, harbi evliya gibi adam, suç makinesi babasına dahi evini açan, konserinde kendisini bıçaklayan hayranına kucağını açan, valla tepeden tırnağa vicdan. Diyeceksiniz şimdi, lan arkadaş, insan, taptığı adamı bıçaklar mı? Psikopatlığa bak! Efsanevi John Lennon’un, fanatik hayranı tarafından öldürüldüğünü de hesaba katlayalım o vakit. Boş yere denmiyor, sevda ve nefret, tutkunun ikiz çocukları diye…</p>
<p>Yerli sinema adına bunca çöp işin olduğu yerde, bu filmin duygusu geçti bana, tıklım tıklım sinema salonunda (Kadıköy Rexx), Müslüm Gürses’i sonradan keşfedenlerle seyrettim, çıkışta herkesin ağlamaklı olduğuna, tesirin hala sürdüğüne şahitlik ettim. Müslümcülerle seyretmek isterdim aslında, onların tepkilerini görmeyi, sonunda onlarla iki kelam etmeyi isterdim. Yalan yok!</p>
<p>Önce Demokrat Parti’nin ilk ipini çektiği, ardından da 12 Eylül Cuntasının, tarihe gömdüğü Halkevi gerçeğinin, bize Müslüm Gürses’i hediye ettiğini görenler, belki sorgularlar, muhafazakâr büyüklerimiz, neden böylesi gerekli ve hayati bir oluşumu yok etmek istediler diyerek… Hiç sanmam ya. Portekiz’de Salazar diktatörlüğüne karşı yapılan Nisan Devrimi’nde (25 Nisan 1974 / Karanfil Devrimi), yılgın, bezgin ve sabrı sınanmış halk, radyodan çalınan Grândola, Vila Morena şarkısını duyunca, sokağa ve özgürlüğe koşarlar. Çünkü şarkının sözleri, çoktandır beklenen şifre gibidir, iktidarın halka ait olduğunu söylemektedir. Müzik bambaşka bir şey; bireyler kadar, kitleleri de harekete geçirebilir.</p>
<p>Kanser ilaçlarının temini için başvurduğu bakandan dilenci muamelesi gören ve bu sene yalan dünyayı terk eden Dilek Özçelik’in sesi ve sözleri uğulduyor kulaklarımda; “Görüyorum ki, çaresizliği tatmamışsınız hayatınızda…” Talihsizler, çaresizler, yitikler, kırgınlar ve gönülden yaralıların babası Müslüm Gürses; “Bir Ömür Yetmez” derken haklıydı, “Aynalar yaşlanmış gösterse bile, yaşanmadan geçen yıllar utansın&#8230;” derken de… İşte öyle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/yasamak-ayri-bir-dert-gulmek-tesaduf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüm yazılır, Baba okunur!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2018 10:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10997</guid>

					<description><![CDATA[Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı. Seveni çok, sevmeyeni az&#8230; Hayatını konu alan &#8220;Müslüm&#8221; bugünden itibaren sinemalarda. Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğundan Harbiye&#8217;de 2006 yılında verdiği konsere dek geçen süreyi anlattığı yapımın yönetmenleri Can Ulkay ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı. Seveni çok, sevmeyeni az&#8230; Hayatını konu alan &#8220;Müslüm&#8221; bugünden itibaren sinemalarda.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10999" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1024x682.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3.jpg 1499w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğundan Harbiye&#8217;de 2006 yılında verdiği konsere dek geçen süreyi anlattığı yapımın yönetmenleri Can Ulkay ve Ketche, senaristleri ise Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi. Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Erkan Can, Taner Ölmez, Erkan Avcı ve Şahin Kendirci&#8217;nin rol aldığı &#8220;Müslüm&#8221; bu yılın en çok iş yapacak filmleri arasında görülmekte.</p>
<p>İnsanın hayatında neşenin yeri olduğu kadar hüznünde yeri olacaktır, diyerek şarkıları insanları umutsuzluğa sevk ediyor eleştirilerine karşı çıkan Müslüm Gürses aynı zamanda birçok sinema filminde de yer aldı. Belli bir yıldan sonra konserlerine olan ilginin azalmasıyla birlikte menajerinin de isteğiyle tarzında değişikliğe gitti. Arabeski bir süre rafa kaldırarak daha geniş bir kitleye ulaşacak şarkılara geçiş yaptı. &#8220;Neredesin Firuze&#8221; filminde Bülent Ortaçgil&#8217;in &#8220;Sensiz Olmaz&#8221; şarkısını söyleyerek bizleri mest etti. Asya&#8217;nın &#8220;Olmadı Yar&#8221; ve Teoman&#8217;ın &#8220;Paramparça&#8221; şarkılarıyla şaşırtmaya devam etti. Murathan Mungan&#8217;ın sözlerini yazdığı &#8220;Aşk Tesadüfleri Sever&#8221; albümüyle ise yepyeni bir imaja kavuştu Gürses. Eski, arabesk seven hayranlarını kırdı bu hareketiyle belki ama o artık hepimizin Müslüm babası oldu. Hatta dikkat ederseniz şimdiki rock söylediklerini zanneden çoğu genç şarkıcımız onu taklit etmekte&#8230;</p>
<p>Kemal Sunal, Barış Manço gibi halka mal olmuş sanatçılar gibi Müslüm Gürses&#8217;in arkasından da çok üzüldük. Her fırsatta şarkılarını dinlemeye çalıştık. Yad ettik. Onun sessiz, ağır başlı, kederli duruşunun altında yatan feleğin sillesini yemiş ruhunu ne kadar derinlemesine hissettik bilemiyorum ama bu film sayesinde biraz daha anlamış olduğumuzu düşünüyorum usta sanatçıyı. Ayla filmiyle Türk sinemasında önemli bir boşluğu doldurmaya çalışan Mustafa Uslu, &#8216;true story&#8217; tarzında filmler üretmeye devam ediyor. &#8220;Müslüm&#8221;, &#8220;Çiçero&#8221; ve &#8220;Turkish&#8217;i Dondurma&#8221; ile devam eden süreç sonrası hem sektör canlanacak hem de seyirci açısından salonların yüzü gülecek. &#8220;Müslüm&#8221;de Ayla&#8217;nın yönetmeni ve Can Ulkay&#8217;ın iyi bir kimya yakaladığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Filmde oyunculuklarıyla devleşen 4 kişinin adını özellikle anmak istiyorum; Müslüm&#8217;ün babasını canlandıran Turgut Tunçalp, Muhterem Nur&#8217;u canlandıran Zerrin Tekindor, Müslüm&#8217;ün gençliğini canlandıran Şahin Kendirci ve de Müslüm&#8217;ü canlandıran Timuçin Esen&#8230; Timuçin Esen öylesine iyi bir oyuncu ki, doğru proje ve metinle bulunduğu her işi parlatmasını biliyor. Müslüm Gürses gibi halka mal olmuş birini canlandırıyor olmanın sorumluluğunu öylesine iyi sırtlanmış ki, sanki biyografik bir film değil de, Müslüm Gürses&#8217;in kendisini izlediğinizi zannediyorsunuz çoğu zaman. Çok, çok iyi&#8230; Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık!</p>
<p>Teknik anlamda da çoğu sahnede seyirciyi tatmin eden, dönem filmi çekmenin zorluklarını aşmış, sürükleyici, bol katmanlı bir yapım var karşımızda. Tavsiye&#8230;</p>
<p>Not: Filmin sonundaki Harbiye konserine ait klibi de buraya bırakmak istedim&#8230;</p>
<p><span id="cch_fa729c24878ace" class="_mh6 _wsc"><span class="_3oh- _58nk"><a href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2Fwatch%3Fv%3DBn7ULThxh2s%26list%3DRDEMBzT5KYHr5cEwN-UROiXe3A%26index%3D8%26fbclid%3DIwAR17DXSXxcX7s3rpj-quutVu5an390WkyilwPpMFVOwQ_vomPsCofs6cvo0&amp;h=AT2YZlqDQLnTgLvzynitMdKX96XStpL1XjY_0BVnAGCt4YSuq9mt0PpeP7WU3qzwpo1xfv7dkLig4djtsjcz83_TVgiKSa1qdMWfZjDoUlLyC7nZNShJzE3nuidcBFRSi8AbOm4" target="_blank" rel="nofollow noopener" data-lynx-mode="hover">ttps://www.youtube.com/watch?v=Bn7ULThxh2s&amp;list=RDEMBzT5KYHr5cEwN-UROiXe3A&amp;index=8</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Sineması&#8217;nın Biyografi Filmleri&#8230; Son örnek Müslüm&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/13/turk-sinemasinin-biyografi-filmleri-son-ornek-muslum/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/13/turk-sinemasinin-biyografi-filmleri-son-ornek-muslum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Öziş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Oct 2018 08:30:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<category><![CDATA[polat öziş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10631</guid>

					<description><![CDATA[İyiden iyiye sinema cennetine dönen ülkemiz, yerli film üretimini de doruk noktasına çıkarmış durumda. Ancak ne var ki, 100 yılı aşkın süredir varlığını devam ettiren Türk Sineması biyografi gibi kimi türleri hala göz ardı etmekte. Evet, belki gerçek hayattan esinlenen Devrim Arabaları, Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da ya da Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak gibi temelini yaşanmış hadiselerden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İyiden iyiye sinema cennetine dönen ülkemiz, yerli film üretimini de doruk noktasına çıkarmış durumda. Ancak ne var ki, 100 yılı aşkın süredir varlığını devam ettiren Türk Sineması biyografi gibi kimi türleri hala göz ardı etmekte. Evet, belki gerçek hayattan esinlenen Devrim Arabaları, Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da ya da Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak gibi temelini yaşanmış hadiselerden alan filmlere sinemamızda sıklıkla rastlıyoruz. Ancak karakter odaklı biyografi filmleri ne yazık ki bu denli popüler olabilmiş değil. Halbuki dünya sinemasına göz attığımız vakit, en çok ilgi duyulan türlerin başında biyografiler olduğunu görmek mümkün. Ülkemize geldiğimizde ise ne yazık ki bu alan hala bakirliğini koruyor. Ancak yine de geçtiğimiz yıl Ayla&#8217;nın yakaladığı gişe başarısından sonra, biyografileri ve gerçek hayattan esinlenen hikayeleri daha çok beyazperdede göreceğe benziyoruz. Bunun en büyük örneklerinden birisi ise, bu ay vizyona girecek olan ve Müslüm Gürses&#8217;in hayatını izleyiciye aktaracak Müslüm. Biz de bu vesileyle, Türk Sineması&#8217;nda daha önce gördüğümüz başarılı biyografileri örneklerini sizler için listedik. İşte, Türk Sineması&#8217;nın az ama öz biyografileri.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10633" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-1024x424.jpg" alt="" width="696" height="288" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-1024x424.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-300x124.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-768x318.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-696x288.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-1068x442.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4-1014x420.jpg 1014w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/MÜSLÜM_4.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><strong>Taçsız Kral (Atıf Yılmaz, 1965)</strong></p>
<p>Sinemamızda, dönemin popüler simalarını sıklıkla beyazperdede görmeye alıştık diyebiliriz. Bu yeri geldiğinde çıkardığı kasetle ortalığı kasıp kavuran bir türkücü olabileceği gibi, yeri geldiğinde genç kızların sevgilisi bir popçu da olabilir. Ancak bir futbolcunun, yeşil sahalardan sinema salonlarına transferi pek alışık olduğumuz bir durum değil. İşte, Taçsız Kral yalnızca Galatasaray&#8217;ın değil, aynı zamanda Türk futbolunun da 10 numarası olan Metin Oktay&#8217;ın hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Yer yer kurgusal normlarla karşımıza gelse de, tümüyle bir Metin Oktay anlatısı olan film, Taçsız Kral&#8217;ın çocukluk yıllarından, İtalya macerasına, Galatasaray sevdasına ve hayatına giren kadınlara kadar birçok detaya değinmeyi de ihmal etmiyor. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz&#8217;ın yaptığı film, neşeli, sürükleyici ve bir o kadar samimi diliyle, biyografi anlatıları içerisinde kendine has bir yer edinmeyi de başarmıştır.</p>
<p><strong>Zıkkımın Kökü (Memduh Ün, 1993)</strong></p>
<p>Türk Edebiyatı&#8217;nın simge isimlerinden Muzaffer İzgü&#8217;nün aynı adı taşıyan otobiyografik romanı Zıkkımın Kökü&#8217;nden sinemaya uyarlanan film, Adana&#8217;da bir gecekonduda yaşayan küçük Muzo&#8217;nun hayatını merkezine almaktadır. Muzaffer İzgü&#8217;nün sinema sevdasını, ilk aşklarını ve geçirdiği zorlu gençlik yıllarını izleyicisine aktaran Zıkkımın Kökü, sinemamızın en başarılı biyografi örneklerinden biri olarak da öne çıkmaktadır. Yönetmenliğini Yeşilçam&#8217;ın usta isimlerinden Memduh Ün&#8217;ün üstlendiği filmin başrollerini ise Menderes Samancılar, Emre Akyıldız ve Günay Girik gibi isimler paylaşıyor.</p>
<p><strong>Hoşçakal Yarın (Reis Çelik, 1998)</strong></p>
<p>Türk siyasi tarihinin en önemli dönemeçlerinden biri hiç şüphesiz ki Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan&#8217;ın idamıdır. 68 kuşağının simge isimleri olan ve inandıkları değerler için ölmeyi dahi göze alan üç fidanın, idama giden öyküsünü konu alan Hoşçakal Yarın, etkileyici konusuyla dikkat çeken bir film. Merkezine aldığı üç karakterin, ölüm yolculuğunu izleyicisine aktaran ve bunu yaparken kurgusal normlardan olabildiğince uzak duran Hoşçakal Yarın, bu nedenle yerli biyografi örnekleri arasında da kendine has bir yer edinmeyi başarır. 90 sonrası Türk Sineması&#8217;nın yükselişe geçmesinde pay sahibi olan sinemacılardan Reis Çelik&#8217;in yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerinde Berhan Şimşek, Tuncel Kurtiz, Mazlum Çimen, Bülent Çolak gibi isimler yer almaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Mavi Gözlü Dev (Buket İlhan, 2007)</strong></p>
<p><em>“Yazdığım Jokond ile Si-Ya-U adlı kitabımda komünist devrimi övmedim. O kitapta İngiliz ve Fransız emperyalizmine hücum ettim. Aslında beni onların mahkemeye vermesi gerekirdi.”</em></p>
<p><strong><br />
</strong>Türk Edebiyatı&#8217;nın en önemli kalemlerinden Nazım Hikmet&#8217;in hayatını merkezine alan ve anlatısıyla büyülemeyi başaran Mavi Gözlü Dev, biyografi denildiğinde ilk akla gelen yerli örneklerden. Usta şairin, Piraye&#8217;ye olan aşkından, memleket sevdasına kadar birçok konu başlığına yakından tanıklık ettiğimiz film, aynı zamanda haksız yere hapis yatan Nazım Hikmet&#8217;in yaşadığı zorlu süreci dokunaklı bir şekilde aktarması hasebiyle de oldukça değerli bir noktada konumlanmaktadır. Yetkin Dikinciler&#8217;in Nazım Hikmet performansıyla devleştiği ve adeta karakterle bütünleştiği filmin yönetmenliğini ise Buket İlhan üstlenmektedir.</p>
<p><strong>Veda (Zülfü Livaneli, 2010)</strong></p>
<p><em>“Birkaç yüzyılda bir dahi yetişir; bu sefer Türklere nasip oldu.”</em></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu, Türk halkının kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün hayatını merkezine alan ve ulu önderin Selanik yıllarından, ölümüne dek geçirdiği zorlu mücadeleyi izleyicisine aktaran film, gerçekçi ve bir o kadar da vurucu yapısıyla fark yaratmaktadır. Zülfü Livaneli&#8217;nin deyim yerindeyse roman estetiğiyle çektiği Veda, Atatürk&#8217;ün yaveri ve aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan Salih Bozok&#8217;un notlarından filmleştirilirken, dokunaklı yapısıyla da büyülemeyi başarmaktadır. Sinan Tuzcu&#8217;nun Atatürk&#8217;ün gençlik yıllarına hayat verdiği film, başarılı bir biyografi olmasının yanı sıra, Atatürk&#8217;ün ne denli büyük bir lider, insan ve daha da önemlisi deha olduğunu tekrar tekrar hatırlatması hasebiyle oldukça önem arz etmektedir.</p>
<p><strong>Kelebeğin Rüyası (Yılmaz Erdoğan, 2013)</strong></p>
<p>Yılmaz Erdoğan&#8217;ın Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da filminde Nuri Bilge Ceylan ile çalışmasının ardından yaptığı ilk iş olma özelliği taşıyan ve bu nedenle fazlasıyla minimalist izler taşıyan Kelebeğin Rüyası, Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur adındaki iki şairin hayat hikâyesini merkezine almaktadır. Değişmekte olan dünyada, yazdıkları şiirlerle var olmaya çalışan ancak bu süre zarfı içerisinde verem illeti yüzünden sağlığını kaybeden iki genç şairin hikâyesi, hüzünlü olmasının yanı sıra bir o kadar da dokunaklı anları izleyicisine aktarmaktadır. Zonguldak&#8217;ta çekilen ve Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Farah Zeynep Abdullah, Belçim Bilgin Erdoğan&#8217;ın başrolleri paylaştığı film, hem hikayesiyle hem de Gökhan Tiryaki imzası taşıyan görüntüleriyle de dikkat çekmeyi başarmaktadır.</p>
<p><strong>Ayla (Can Ulkay, 2017)</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yılın en çok ses getiren filmlerinden olan, ilginç konusu ve etkileyici anlatısıyla dikkatleri üzerine çeken Ayla, Süleyman Dilbirliği&#8217;nin Kore Savaşı sırasında hayatına giren küçük Ayla ile olan macerasını merkezine almaktadır. Yaşanmış bir hikâyeden yola çıkan ve Süleyman Astsubay&#8217;ın Ayla sonrası değişen hayatını izleyicisine aktaran film, bolca gözyaşı vadetmesinin yanı sıra, etkileyici yapısıyla da fark yaratmayı başarmaktadır. Kore Savaşı&#8217;ndan günümüze dek uzanan maceranın kahramanlarını beyazperdeye taşıyan Ayla&#8217;nın başrollerinde İsmail Hacıoğlu, Ali Atay, Kim Seol gibi isimler yer alırken, senaryosunu Yiğit Güralp&#8217;ın yazdığı filmin yönetmenliğini ise Can Ulkay üstlenmektedir.</p>
<p><strong>Hürkuş: Göklerdeki Kahraman (Kudret Sabancı, 2018)</strong></p>
<p>Sinemamızın en taze biyografi örneklerinden biri ise Hürkuş: Göklerdeki Kahraman. Türk havacılık tarihinin simge isimlerinden Vecihi Hürkuş&#8217;un hayatını merkezine alan ve onun uçaklara, uçmaya olan sevdasını izleyicisine aktaran film, her ne kadar başarılı bir anlatım diline sahip olmasa da Hürkuş&#8217;un delidolu yapısını beyazperdeye aktarması hasebiyle dikkat çekiyor. Laleli&#8217;de Bir Azize&#8217;den hatırladığımız Kudret Sabancı&#8217;nın yönetmenliğini üstlendiği filmde ise Hilmi Cem İntepe, Gizem Karaca ve Miray Daner gibi isimler ise başrolleri paylaşıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Polat ÖZİŞ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/13/turk-sinemasinin-biyografi-filmleri-son-ornek-muslum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
