Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı. Seveni çok, sevmeyeni az… Hayatını konu alan “Müslüm” bugünden itibaren sinemalarda.

Müslüm Gürses’in çocukluğundan Harbiye’de 2006 yılında verdiği konsere dek geçen süreyi anlattığı yapımın yönetmenleri Can Ulkay ve Ketche, senaristleri ise Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi. Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Erkan Can, Taner Ölmez, Erkan Avcı ve Şahin Kendirci’nin rol aldığı “Müslüm” bu yılın en çok iş yapacak filmleri arasında görülmekte.

İnsanın hayatında neşenin yeri olduğu kadar hüznünde yeri olacaktır, diyerek şarkıları insanları umutsuzluğa sevk ediyor eleştirilerine karşı çıkan Müslüm Gürses aynı zamanda birçok sinema filminde de yer aldı. Belli bir yıldan sonra konserlerine olan ilginin azalmasıyla birlikte menajerinin de isteğiyle tarzında değişikliğe gitti. Arabeski bir süre rafa kaldırarak daha geniş bir kitleye ulaşacak şarkılara geçiş yaptı. “Neredesin Firuze” filminde Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz” şarkısını söyleyerek bizleri mest etti. Asya’nın “Olmadı Yar” ve Teoman’ın “Paramparça” şarkılarıyla şaşırtmaya devam etti. Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı “Aşk Tesadüfleri Sever” albümüyle ise yepyeni bir imaja kavuştu Gürses. Eski, arabesk seven hayranlarını kırdı bu hareketiyle belki ama o artık hepimizin Müslüm babası oldu. Hatta dikkat ederseniz şimdiki rock söylediklerini zanneden çoğu genç şarkıcımız onu taklit etmekte…

Kemal Sunal, Barış Manço gibi halka mal olmuş sanatçılar gibi Müslüm Gürses’in arkasından da çok üzüldük. Her fırsatta şarkılarını dinlemeye çalıştık. Yad ettik. Onun sessiz, ağır başlı, kederli duruşunun altında yatan feleğin sillesini yemiş ruhunu ne kadar derinlemesine hissettik bilemiyorum ama bu film sayesinde biraz daha anlamış olduğumuzu düşünüyorum usta sanatçıyı. Ayla filmiyle Türk sinemasında önemli bir boşluğu doldurmaya çalışan Mustafa Uslu, ‘true story’ tarzında filmler üretmeye devam ediyor. “Müslüm”, “Çiçero” ve “Turkish’i Dondurma” ile devam eden süreç sonrası hem sektör canlanacak hem de seyirci açısından salonların yüzü gülecek. “Müslüm”de Ayla’nın yönetmeni ve Can Ulkay’ın iyi bir kimya yakaladığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Filmde oyunculuklarıyla devleşen 4 kişinin adını özellikle anmak istiyorum; Müslüm’ün babasını canlandıran Turgut Tunçalp, Muhterem Nur’u canlandıran Zerrin Tekindor, Müslüm’ün gençliğini canlandıran Şahin Kendirci ve de Müslüm’ü canlandıran Timuçin Esen… Timuçin Esen öylesine iyi bir oyuncu ki, doğru proje ve metinle bulunduğu her işi parlatmasını biliyor. Müslüm Gürses gibi halka mal olmuş birini canlandırıyor olmanın sorumluluğunu öylesine iyi sırtlanmış ki, sanki biyografik bir film değil de, Müslüm Gürses’in kendisini izlediğinizi zannediyorsunuz çoğu zaman. Çok, çok iyi… Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık!

Teknik anlamda da çoğu sahnede seyirciyi tatmin eden, dönem filmi çekmenin zorluklarını aşmış, sürükleyici, bol katmanlı bir yapım var karşımızda. Tavsiye…

Not: Filmin sonundaki Harbiye konserine ait klibi de buraya bırakmak istedim…

ttps://www.youtube.com/watch?v=Bn7ULThxh2s&list=RDEMBzT5KYHr5cEwN-UROiXe3A&index=8

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.