<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fırat sayıcı &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/firat-sayici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Jan 2019 10:34:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Amerika&#8217;da bir Türk kadın korku yönetmeni: Özlem Altıngöz</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/24/amerikada-bir-turk-kadin-korku-yonetmeni-ozlem-altingoz/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/24/amerikada-bir-turk-kadin-korku-yonetmeni-ozlem-altingoz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jan 2019 10:34:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Filmin Kısası: Fırat Sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Altıngöz]]></category>
		<category><![CDATA[uzun filmin kısası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11680</guid>

					<description><![CDATA[&#160;  Mersin’de doğup büyüyen Özlem Altıngöz, 2016 yılında yönetmenlik eğitimi almak için New York Film Akademisi’ne başlamış. Eğitim süreci boyunca yapımcı, yapım koordinatörü, senarist, yardımcı yönetmen olarak çeşitli projelerde çalışan Altıngöz,  “Daughter of the Lake” ve &#8220;Birth&#8221; adında çektiği 2 kısa film ile pek çok dalda birçok ödül kazanmış. Özellikle &#8220;Birth&#8221; adlı kısa film gerek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong>Mersin’de doğup büyüyen Özlem Altıngöz, 2016 yılında yönetmenlik eğitimi almak için New York Film Akademisi’ne başlamış. Eğitim süreci boyunca yapımcı, yapım koordinatörü, senarist, yardımcı yönetmen olarak çeşitli projelerde çalışan Altıngöz,  “Daughter of the Lake” ve &#8220;Birth&#8221; adında çektiği 2 kısa film ile pek çok dalda birçok ödül kazanmış. Özellikle &#8220;Birth&#8221; adlı kısa film gerek başarılı yönetimi gerekse muadillerinden eksik kalmayan görsel efektleri ile sevdiğim bir korku kısası oldu. Özlem Altıngöz gibi cesur ve yetenekli bir Türk kadınının Amerika&#8217;da bu başarıya ulaşması bana oldukça gurur verdi, duygulandırdı. Eminim ki, ilk uzun metrajıyla başarısının çapını daha da genişletecek. Sorularımı bu kez <a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11681" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012.jpg" alt="" width="819" height="1024" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012.jpg 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012-240x300.jpg 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012-768x960.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012-696x870.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/image012-336x420.jpg 336w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></a>Özlem Altıngöz cevapladı. İyi okumalar&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sinemaya olan ilgin ne zaman ve nasıl başladı?</strong></p>
<p>İlkokuldayken, genellikle babamın İstanbul&#8217;daki ofisini ziyaret ediyordum ve bir gün ünlü bir Türk yönetmeninin o bölgede bir televizyon dizisi çektiğini duydum. Onları izlemek istedim ve prodüksiyon ekibinden  izin aldım. O gün, bir rüya gibiydi. Oyuncularla konuştum, sahne çekimlerinin gidişatını izledim ve bu olay yönetmen olmayı düşünmemi sağladı. Bu hayalimle lisede bir radyo ve televizyon programında okumaya karar verdim ve ünlü aktörlerden tiyatro dersleri almaya başladım. Böylece, ünlü film yıldızlarıyla tanıştım ve kendi filmlerimi yönetmemi istediler ve yolculuğum başladı.</p>
<p><strong>Amerika’ya gitme sürecinden biraz bahsedebilir misin?</strong></p>
<p>2015&#8217;de Los Angeles&#8217;a geldim çünkü Hollywood&#8217;un ve filmlerin kalbi burası. New York Film  Akademisi Los Angeles’dan Mayıs 2018&#8217;de mezun oldum. Ön lisansım ve Film  Güzel Sanatlar diplomam var. Şu an film kariyerim burada devam etmekte. Güzel projelerle insanların karsısına başarılı bir Türk yönetmen olarak çıkmayı istiyorum.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/poster-200x300.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11683" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/poster-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p><strong>Amerika ve Türkiye arasında çalışma şartları bakımından ne gibi bir karşılaştırma yapabilirsin?</strong></p>
<p>Amerika&#8217;da dünyanın bir çok yerinden gelmiş, orada hayalini gerçekleştirmek isteyen  binlerce insan var. Tabii ki Amerika’da çalışma şartları ve düzen oldukça farklı. Başka ülke,yabancı dil, bambaşka insanlar,  deneyimler, profesyonellik, düzen, planlama vs.. Uyum sağlamak için  emek vermek lazım ve ben bunu başardığıma inanıyorum. Hala da elimden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Türkiye&#8217;de gece gündüz durmaksızın çekim yapılırken Amerika&#8217;da saat kuralı vardır. Her şey planlı ve organize edilmiş olarak çekilir. Oyuncuların en büyük özelliği her zaman kendilerini geliştirmesidir. Ama bu durum Turkiye&#8217;de çok dikkate alınmıyor. Örneğin Türkiye&#8217;de ünlü oyuncuların çoğu mankenlikten gelmekte. Bu durum Amerika&#8217;da eğitime ve oyuncunun kabiliyetine dayanır. Bir de Amerika&#8217;da teknoloji gelişmiş düzeyde. Post prodüksiyon ve görsel efekt konusunda çok başarılılar.</p>
<p><strong>Korku sinemasına olan merakın nasıl başladı? En sevdiğin korku yapımları ve yönetmenleri hangileri?</strong></p>
<p>Çocukluğumda ilk izlediğim korku filmi &#8220;13.Cuma&#8221; idi. Çok büyük zevk adlim izlerken. Hikaye, görsel efektler, o heyecan verici gerilim sahneleri benim ilgimi çok çekmişti. Küçüklüğümden beri kameraya karşı hep ilgim vardı. Sürekli yaratıcı bir film yapmak isterdim. Gerçek hayatta kandan korkan birisiyim, fakat filmlerimde hep kanlı sahneleri ve o efektleri yapmayı hep denemek isterdim. En sevdiğim korku filmi yönetmeni James Wan, &#8220;The Conjuring&#8221;, &#8220;Saw&#8221; ve &#8220;Insidous&#8221; da dahil olmak üzere bazı önemli korku filmleri yaptı. Ben her zaman onun güçlü fikirlerini takip edip, onun gibi bir yönetmen olmak istiyorum. Ve tabii ki benim bazı favorilerim var; &#8220;Halloween&#8221;, &#8220;The Exorcist&#8221; gibi&#8230; Ayrıca Alfred Hitchcock&#8217;un tüm filmlerini severim. Filmlerinde mükemmel yüksek gerilim sahneleri yarattığı için&#8230;</p>
<p><strong>Korku türünde genelde kadın yönetmen görmek çok zor? Bu işlere başlarken ne gibi çekincelerin oldu?</strong></p>
<p>Los Angeles&#8217;ta yaşıyorum ve açıkça en zor kısmın, izin, sigorta, ekipman kiralama, güvenilir bir ekibi işe alma gibi Hollywood film yapım kuralları olduğunu söyleyebilirim. Bütçeniz en önemli şeydir çünkü para sayesinde filmlerinizi yaparsınız. Hayalinizi gerçeğe dönüştürmek için bir tutkunuz o olması gerekir.</p>
<p><strong>“Daughter of the Lake” ve “Birth” filmlerini izledim. Özellikle de “Birth” hem yönetim hem de görsel efekt konusunda oldukça beğendiğim bir çalışma oldu. Biraz “Birth”ten ve onu çekme sebebinden bahseder misin?</strong></p>
<p>Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Çocukken, ünlü yönetmen Roman Polanski&#8217;nin çektiği &#8220;Rosemary&#8217;s Baby&#8221; adlı harika bir korku filmi gördüm. Filmden gerçekten etkilendim ve yıllar sonra bu filmi modern bir şekilde nasıl yapabileceğimi düşündüm ve &#8220;Birth&#8221;ü çektim. Süreç yoğun, yorucu ve eğlenceli geçti. Gerek on hazırlık, gerek çekim aşamaları derken cok güzel bir serüven ve tecrübe oldu benim için.</p>
<p><strong>Filmlerinle ilgili festivallerden ve seyircilerden nasıl tepkiler geliyor? Ne gibi sonuçlar çıkarıyorsun bunlardan?</strong></p>
<p>Film festivallerinde oldukça olumlu tepkiler aldım. İnsanların gerçekten benim filmi beğenerek ve zevkle izlediklerini gözümle gördüm. Film gösterimi sonrasında festivallerde Q&amp;A dediğimiz soru-cevap kısmında da filmim hakkında merak ettikleri soruları cevapladım. Bu film festivali serüvenim hala devam etmektedir.</p>
<p><strong>Biraz da gelecek planlarından bahseder misin? Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun mesela?</strong></p>
<p>Bir uzun metraj korku/slasher filmi planlamak istiyorum. Şu an ünlü Hollywood korku filmi “Happy Death Day” filminin yazarı Scott Lobdell ile çalışma sürecindeyiz. Yakın zamanda  senaryo çalışmasına başlanacaktır. Kendi eserimi yaratıcılığımı üst düzeyde kullanarak yapacağım! Filmde çok fazla kan olacağını kesinlikle söyleyebilirim. Yılda iki kez Türkiye’ye seyahat ederim. Çünkü ailem ve yakın arkadaş çevrem orada. Ben bir bağımsız filmciyim. Türkiye, Amerika ve Avrupa içinde film  çalışmaları yapıp ülkemi gururla genç bir yönetmen olarak temsil etmek istiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/24/amerikada-bir-turk-kadin-korku-yonetmeni-ozlem-altingoz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018’DE BAŞYAPIT OLACAK BİR FİLM YOK</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/09/2018de-basyapit-olacak-bir-film-yok/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/09/2018de-basyapit-olacak-bir-film-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jan 2019 09:59:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[2018'İN EN İYİ FİLMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[alper turgut]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[DİDEM PEKER BAŞARAN]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu kocabaylıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[fatma özen]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[gizem ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[haktan kaan içel]]></category>
		<category><![CDATA[Halil İbrahim Sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[murat kızılca]]></category>
		<category><![CDATA[murat tolga şen]]></category>
		<category><![CDATA[Nergiz Karataş]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11583</guid>

					<description><![CDATA[10 yıldır yaptığımız gibi Cinedergi yazarları yılın en iyi 10 yabancı ve 5 Türk filmini seçti. 16 yazarımızın kullandığı oylara göre Roma filmi 13 oy alarak yabancı filmlerin en iyisi seçildi. Altın Küre’de de en iyi film ödülünü alan Roma şahsi görüşüme göre bir başyapıt olmasa da eldeki filmler içinde otoritelerin en beğendiği film oldu. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 yıldır yaptığımız gibi Cinedergi yazarları yılın en iyi 10 yabancı ve 5 Türk filmini seçti. 16 yazarımızın kullandığı oylara göre Roma filmi 13 oy alarak yabancı filmlerin en iyisi seçildi. Altın Küre’de de en iyi film ödülünü alan Roma şahsi görüşüme göre bir başyapıt olmasa da eldeki filmler içinde otoritelerin en beğendiği film oldu. Türk filmlerinde ise Nuri Bilge Ceylan kariyerinin belki de en zayıf filmi olan Ahlat Ağacı ile Cinedergi&#8217;nin seçtiği en iyi Türk filmi oldu. Benim listemde de Ahlat Ağacı 4. Sırada yer aldı. Yani Nuri Bilge Ceylan’ın en kötü işi bile bu ülkenin en iyi filmi.</p>
<p>CINEDERGİ EN İYİ 10 YABANCI FİLM</p>
<p>Roma                                                                  13</p>
<p>Cold War                                                           11</p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri.            9</p>
<p>Bohemian Rhapsody.                                           7</p>
<p>Phantom Thread                                                7</p>
<p>Isle of Dogs                                                      7</p>
<p>Climax                                                             6</p>
<p>Loveless                                                           6</p>
<p>You Were Never Really Here                              4</p>
<p>Spider-Man: Into the Spider-Verse                     4</p>
<p>CINEDERGİ EN İYİ 10 YABANCI FİLM</p>
<p>Ahlat Ağacı                              14</p>
<p>Kelebekler                               12</p>
<p>Anons                                       10</p>
<p>Daha                                          7</p>
<p>Kar                                              5</p>
<p>Sofra Sırları                               5</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/SERDAR.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11584" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/SERDAR.jpg" alt="" width="200" height="200" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/SERDAR.jpg 200w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/SERDAR-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></p>
<p>SERDAR AKBIYIK</p>
<p>EN İYİ TÜRK FİLMLERİ</p>
<p>Borç</p>
<p>Anons</p>
<p>Müslüm</p>
<p>Ahlat Ağacı</p>
<p>Kelebekler</p>
<p>YABANCI</p>
<p>Sevgisiz (Nelyubov – Loveless)</p>
<p>Üç Bilboard Ebbing Çıkışı, Missouri</p>
<p>Phantom Thread</p>
<p>Stalin’in Ölümü (The Death of Stalin)</p>
<p>Soğuk Savaş (Zimna Wojna – Cold War)</p>
<p>The Post</p>
<p>Ben, Tonya (I, Tonya)</p>
<p>İnatçı Bir Adam (A Man of Integrity)</p>
<p>Alfa Kurt (Alpha)</p>
<p>Dovlatov/Başka Sinema/Bir Film,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ALPER.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11585 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ALPER-233x300.jpg" alt="" width="233" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ALPER-233x300.jpg 233w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ALPER.jpg 325w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" /></a></p>
<p>ALPER TURGUT</p>
<p>Yerli</p>
<p>1 &#8211; Bizim İçin Şampiyon</p>
<p>2 &#8211; Sofra Sırları</p>
<p>3 &#8211; Kelebekler</p>
<p>4 &#8211; Anons</p>
<p>5 &#8211; Aile Arasında</p>
<p>Yabancı</p>
<p>1 &#8211; Roma</p>
<p>2 &#8211; Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri</p>
<p>3 &#8211; Sevgisiz</p>
<p>4 &#8211; Bohemian Rhapsody</p>
<p>5 &#8211; Müze</p>
<p>6 &#8211; Karanlıkla Karşı Karşıya</p>
<p>7 &#8211; Yaz</p>
<p>8 &#8211; Soğuk Savaş</p>
<p>9 &#8211; Köpek Adası</p>
<p>10 &#8211; Bir Yıldız Doğuyor</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FIRAT.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11586 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FIRAT-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FIRAT-229x300.jpg 229w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FIRAT.jpg 316w" sizes="auto, (max-width: 229px) 100vw, 229px" /></a></p>
<p>FIRAT SAYICI</p>
<p>En İyi Türk Filmleri</p>
<p>Anons</p>
<p>Borç</p>
<p>Misafir</p>
<p>Dört Köşeli Üçgen</p>
<p>Yaşar Kemal Efsanesi</p>
<p>Ahlat Ağacı</p>
<p>Arada (Mu Tunç)</p>
<p>Sofra Sırları</p>
<p>Put Şeylere</p>
<p>Cebimdeki Yabancı</p>
<p>En İyi Yabancı Filmler</p>
<p>Climax</p>
<p>Üç Bilboard Ebbing Çıkışı, Missouri</p>
<p>Bohemian Rhapsody</p>
<p>Müze</p>
<p>Yüz</p>
<p>Roma</p>
<p>Soğuk Savaş</p>
<p>Kefernaum</p>
<p>The Florida Project</p>
<p>Örümcek Adam: Örümcek Evreninde</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/MURAT.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11587" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/MURAT.jpg" alt="" width="327" height="327" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/MURAT.jpg 327w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/MURAT-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/MURAT-300x300.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" /></a></p>
<p><strong><em>MURAT TOLGA ŞEN</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Yerli Sinema</em></strong></p>
<p>Anons (Mahmut Fazıl Coşkun)</p>
<ol start="2">
<li>Ahlat Ağacı (Nuri Bilge Ceylan)</li>
<li>Son Çıkış (Ramin Matin)</li>
<li>Daha (Onur Saylak)</li>
<li>Sofra Sırları (Ümit Ünal)</li>
<li>Borç (Vuslat Saraçoğlu)</li>
<li>Müslüm (Ketche – Can Ulkay)</li>
<li>Bizim İçin Şampiyon (Ahmet Katıksız<strong><em> </em></strong></li>
</ol>
<p><strong><em>Yabancı Sinema</em></strong></p>
<ol>
<li>Phantom Thread (Paul Thomas Anderson)</li>
<li>Roma (Alfonso Cuarón)</li>
<li>Soğuk Savaş / Cold War (Pawel Pawlikowski)</li>
<li>Köpek Adası / Isle of Dogs (Wes Anderson)</li>
<li>Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri / Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (Martin McDonagh)</li>
<li>Borg/McEnroe (Janus Metz)</li>
<li>Don Kişot&#8217;u Öldüren Adam / The Man Who Killed Don Quixote (Terry Gilliam)</li>
<li>Vahşiler / Hostiles (Scott Cooper)</li>
<li>Mission: Impossible &#8211; Yansımalar / Fallout (Christopher McQuarrie)</li>
<li>El Royale&#8217;de Zor Zamanlar / Bad Times at the El Royale (Drew Goddard)</li>
<li>Ölümlü Dünya (Ali Atay)</li>
<li>Güvercin (Banu Sıvacı)</li>
</ol>
<p><strong><em>Vizyon Dışı&#8230;</em></strong></p>
<p>Netflix’te yayınlanmış olan Annihilation, The Night Comes for Us ve The Ballad of Buster Scruggs, OFCS üyeliğim üzerinden izlediğim Burning, Buffalo Boys ve The Queen of Fear&#8230;</p>
<p><strong>2018’in Hayal Kırıklıkları&#8230;</strong></p>
<p>Beklenti yaratan, başkalarınca çok övülen ama izleyince düş kırıklığına uğradığım filmler; Hereditary, Climax, Suspiria&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KIZILCA.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11588 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KIZILCA-201x300.jpg" alt="" width="201" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KIZILCA-201x300.jpg 201w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KIZILCA-281x420.jpg 281w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KIZILCA.jpg 642w" sizes="auto, (max-width: 201px) 100vw, 201px" /></a></p>
<h1>MURAT KIZILCA</h1>
<h1>2018 VİZYONU EN İYİLER</h1>
<p><strong>Yerli Filmler</strong></p>
<ol>
<li>Ahlat Ağacı</li>
<li>Anons</li>
<li>Kar</li>
<li>Daha</li>
<li>Borç</li>
<li>Arada (Mu Tunç)</li>
<li>Güvercin</li>
<li>Sofra Sırları</li>
<li>Kelebekler</li>
<li>Son Çıkış</li>
</ol>
<p><strong>Yabancı Filmler</strong></p>
<ol>
<li>Roma</li>
<li>Hereditary</li>
<li>A Quiet Place</li>
<li>A Man of Integrity</li>
<li>Thelma</li>
<li>Custody</li>
<li>You Were Never Really Here</li>
<li>Upgrade</li>
<li>Foxtrot</li>
<li>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri</li>
</ol>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11589 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-768x768.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-696x696.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN-420x420.jpg 420w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/EGEMEN.jpg 915w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>EGEMEN TOKATLIOĞLU</p>
<p>YERLİ:</p>
<p>Ahlat Ağacı</p>
<p>Kelebekler</p>
<p>Daha</p>
<p>Anons</p>
<p>Son Çıkış</p>
<p>YABANCI:</p>
<p>You Were Never Really Here</p>
<p>A Quiet Place</p>
<p>Loveless</p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri</p>
<p>Annihiliation</p>
<p>Bad Times at the El Royale</p>
<p>Spider-Man: Into the Spider-Verse</p>
<p>Upgrade</p>
<p>Bohemian Rhapsody</p>
<p>Infinity War</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/IBRAHIM.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11590 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/IBRAHIM-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/IBRAHIM-200x300.jpg 200w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/IBRAHIM-280x420.jpg 280w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/IBRAHIM.jpg 640w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></p>
<p>HALİL İBRAHİM SAĞLAM</p>
<p>5 Yerli Film</p>
<p>1) Kelebekler</p>
<p>2) Ahlat Ağacı</p>
<p>3) Daha</p>
<p>4) Kar</p>
<p>5) Bizim İçin Şampiyon</p>
<p>10 Yabancı Film</p>
<p>1) Climax</p>
<p>2) Cold War</p>
<p>3) Phantom Thread</p>
<p>4) Burning</p>
<p>5) Roma</p>
<p>6) You Were Never Really Here</p>
<p>7) Loveless</p>
<p>8) A Man of Integrity</p>
<p>9) Isle of Dogs</p>
<p>10) Spider-Man: Into the Spider-Verse</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11591 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-300x281.jpg" alt="" width="300" height="281" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-300x281.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-768x719.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-1024x959.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-696x652.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-1068x1000.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN-449x420.jpg 449w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/HAKTAN.jpg 1112w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>HAKTAN KAAN İÇEL</p>
<p>Yabancı top 5</p>
<ul>
<li>Roma</li>
<li>Isle of Dogs</li>
<li>Phantom Thread</li>
<li>You Were Never Really Here</li>
<li>Cold War</li>
</ul>
<p>Yerli Top 5</p>
<ul>
<li>Ahlat Ağacı</li>
<li>Kelebekler</li>
<li>Daha</li>
<li>Kar</li>
<li>Bizim İçin Şampiyon</li>
</ul>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11592 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ-420x420.jpg 420w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/NERGIZ.jpg 575w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p><strong>NERGİZ KARADAŞ</strong></p>
<p><strong>EN İYİ 10 YABANCI</strong></p>
<p>* <strong>ROMA</strong> (2018/<a href="https://www.google.com/search?q=Alfonso+Cuar%C3%B3n&amp;stick=H4sIAAAAAAAAAOPgE-LVT9c3NEw2zTU1yCg2UWLXz9U3yDMv0xLLTrbST8vMyQUTVimZRanJJflFAAAB4LYyAAAA&amp;sa=X&amp;ved=2ahUKEwi1stm1z8DfAhXBkCwKHezrCfMQmxMoATAhegQIBRAL">Alfonso Cuarón</a>)</p>
<p>* <strong>SHOPLIFTERS</strong>(2018/Hirokazu Koreeda)</p>
<p>*<a href="https://vogue.com.tr/metropol/71-cannes-film-festivali-film-takibi"><strong>COLD WAR</strong></a><strong>(</strong>Pawel Pawlikokowski)</p>
<p>* <strong>CLIMAX </strong>(Gaspar Noe)</p>
<p>* <strong>DOGMAN </strong>(Matteo Garrone)</p>
<p>* <strong>KEFERNAHUM </strong>(Nadine Labaki)</p>
<p>* <strong>BURNING</strong>(Lee Chang-dong)</p>
<p>*<strong>THREE FACES</strong><em>(</em>Jafar Panahi)</p>
<p>* <strong>EVERYBODY KNOWS</strong>(Asghar Farhadi)</p>
<p>*  <strong>AGA</strong>(<a href="http://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-801468/">Milko Lazarov</a>)</p>
<p><strong>EN İYİ 5 YERLİ</strong></p>
<p>*<strong>ANONS </strong>(Mahmut Fazıl Coşkun)</p>
<p>*<strong>AHLAT AĞACI</strong>(NURİ BİLGE CEYLAN)</p>
<p>*<strong>KELEBEKLER</strong>(TOLGA KARAÇELİK)</p>
<p>*<strong>MÜSLÜM </strong>( <a href="http://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-439986/">Ketche</a>, <a href="http://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-785144/">Can Ulkay</a>)</p>
<p>*<strong>GÜVERCİN</strong>(Banu Sıvacı)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DİDEM-PEKER-BAŞARAN.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11593 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DİDEM-PEKER-BAŞARAN-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DİDEM-PEKER-BAŞARAN-203x300.jpg 203w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DİDEM-PEKER-BAŞARAN-284x420.jpg 284w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DİDEM-PEKER-BAŞARAN.jpg 370w" sizes="auto, (max-width: 203px) 100vw, 203px" /></a></p>
<p>DİDEM PEKER BAŞARAN</p>
<p>EN İYİ YABANCI FİLM</p>
<ol>
<li>Climax (Gaspar Noe)</li>
<li>Roma (Alfonso Quaron)</li>
<li>Bohemian Rhapsody (Bryan Singer)</li>
<li>Isle of Dogs (Wes Anderson)</li>
<li>Phantom Thread (P.Thomas Anderson)</li>
<li>Thelma (Joachim Trier)</li>
<li>Mandy (Panos Cosmatos)</li>
<li>Cold War (Pawel Pawlikowski)</li>
<li>Leto (Kirill Serebrennikov)</li>
<li>Call me By Your Name (Luca Guadagnino)</li>
</ol>
<p>EN İYİ YERLİ FİLM</p>
<p>1.Ahlat Ağacı (Nuri Bilge Ceylan)</p>
<ol start="2">
<li>Kelebekler (Tolga Karaçelik)</li>
<li>Anons (Mahmut Fazıl Coşkun)</li>
<li>Sofra Sırları (Ümit Ünal)</li>
<li>Kar (Emre Erdoğdu)</li>
</ol>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DUYGU.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11594" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/DUYGU.jpg" alt="" width="206" height="221" /></a></p>
<p>DUYGU KOCABAYLIOĞLU</p>
<p>2018 En İyi Yabancı 10 Vizyon-Festival Karışık</p>
<p>Twelve-Year Night</p>
<p>Ayka</p>
<p>Dogman</p>
<p>Under the Silverlake</p>
<p>Woman at War</p>
<p>Climax</p>
<p>Bohemian Rhapsody</p>
<p>Don Kişot&#8217;u Öldüren Adam</p>
<p>Canavar Beast</p>
<p>Yüz Mud</p>
<p>Türkiye:</p>
<p>Daha,</p>
<p>Kelebekler</p>
<p>Ahlat Ağacı</p>
<p>Taksim Hold&#8217;em</p>
<p>Güvercin</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11595 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR-300x199.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR-768x510.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR-696x462.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR-633x420.jpg 633w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/ONUR.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>ONUR KIRŞAVOĞLU</p>
<p>YABANCI</p>
<p>1- 3 Billboards</p>
<p>2- Phantom Thread</p>
<p>3- The Rider</p>
<p>4- Burning</p>
<p>5- Roma</p>
<p>6- Lazaro Felice</p>
<p>7- The Favourite</p>
<p>8- Dogman</p>
<p>9 &#8211; Double Lives</p>
<p>10 -First Reformed</p>
<p>YERLİ</p>
<p>1- Ahlat Ağacı</p>
<p>2- Daha</p>
<p>3- Kar</p>
<p>4- Anons</p>
<p>5- Yol Kenarı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FATMA-ÖZEN.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11596" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/FATMA-ÖZEN.jpg" alt="" width="85" height="117" /></a></p>
<p><strong>FATMA ÖZEN</strong></p>
<p><strong>2018’de Vizyona Girmiş En İyi Yabancı Filmler </strong></p>
<p>2018’in bitmesine sayılı günler kala vizyona girmiş en iyi 10 yabancı film ve 5 Türk filmi:</p>
<ol>
<li>Bohemian Rhapsody (Imdb 8.3)</li>
<li>Green Book (Imdb 8.3)</li>
<li>Roma (Imdb 8.2)</li>
<li>Shoplifters (Imdb 8.1)</li>
<li>A Star Is Born (Imdb 8.1)</li>
<li>BlacKkKlansman (Imdb 7.6)</li>
<li>If Beale Street Could Talk (Imdb 7.5)</li>
<li>Eighth Grade (Imdb 7.5)</li>
<li>First Man (Imdb 7.5)</li>
<li>Black Panther (Imdb 7.4)</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2018’de Vizyona Girmiş En İyi Türk Filmleri</strong></p>
<ol>
<li>Bizim İçin Şampiyon (Imdb 8.6)</li>
<li>Ahlat Ağacı (Imdb 8.4)</li>
<li>Müslüm (Imdb 8.3)</li>
<li>Kelebekler (Imdb 7.8)</li>
<li>Sibel (Imdb 7.3)</li>
</ol>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11600 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK-420x420.jpg 420w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/GIZEMERTURK.jpg 512w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>GİZEM ERTÜRK</p>
<p>Yabancı</p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri</p>
<p>Roma</p>
<p>Cold War</p>
<p>The Man Who Killed Don Quixote</p>
<p>Coco</p>
<p>Isle of Dogs</p>
<p>Faces Places</p>
<p>Leto</p>
<p>Loveless</p>
<p>BlacKkKlansman</p>
<p>Yerli</p>
<p>Ahlat Ağacı</p>
<p>Kelebekler</p>
<p>Sofra Sırları</p>
<p>Dört Köşeli Üçgen</p>
<p>Arada</p>
<p>Bizim İçin Şampiyon</p>
<p>Arif V 216</p>
<p>Anons</p>
<p>Martı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/09/2018de-basyapit-olacak-bir-film-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batuhan Kurt: Belgesel insanoğluna özünü hatırlatıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/batuhan-kurt-belgesel-insanogluna-ozunu-hatirlatiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/batuhan-kurt-belgesel-insanogluna-ozunu-hatirlatiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 13:02:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Filmin Kısası: Fırat Sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Batuhan Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa avcıları]]></category>
		<category><![CDATA[uzun filmin kısası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11574</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Kurbağa Avcıları&#8221; ve &#8220;Hudut&#8221; adlı belgeselleriyle dikkatleri üstüne çeken yönetmen Batuhan Kurt bu kez konuğum&#8230;   Öncelikle biraz kendinden bahseder misin? 1991, Edirne doğumluyum. Küçük yaşlardan itibaren sinemaya karşı her zaman çok ilgiliydim. Lise eğitimim devam ederken FilmTurkey isimli bir projede sinema üzerine eğitim aldım. Bu proje kapsamında ‘Bahar’ isimli bir belgesel çektim ve birçok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kurbağa Avcıları&#8221; ve &#8220;Hudut&#8221; adlı belgeselleriyle dikkatleri üstüne çeken yönetmen Batuhan Kurt bu kez konuğum&#8230;</p>
<p><strong> <a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KURBAĞA-AVCILARI-22mb-AFİŞ.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11576" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KURBAĞA-AVCILARI-22mb-AFİŞ.jpg" alt="" width="567" height="810" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KURBAĞA-AVCILARI-22mb-AFİŞ.jpg 567w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KURBAĞA-AVCILARI-22mb-AFİŞ-210x300.jpg 210w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/KURBAĞA-AVCILARI-22mb-AFİŞ-294x420.jpg 294w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></strong></p>
<p><strong>Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?</strong></p>
<p>1991, Edirne doğumluyum. Küçük yaşlardan itibaren sinemaya karşı her zaman çok ilgiliydim. Lise eğitimim devam ederken FilmTurkey isimli bir projede sinema üzerine eğitim aldım. Bu proje kapsamında ‘Bahar’ isimli bir belgesel çektim ve birçok başarı elde ettim. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümünü kazandım ve buradan mezun oldum. Eğitim hayatım devam ederken birçok kısa film ve belgesel çalışması gerçekleştirdim. Ayrıca kurumsal firmalara reklam çalışmaları yaptım. Bulgaristan’da ve Türkiye’nin çeşitli illerinde atölyelerde sinema üzerine eğitimler verdim. 2016 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle ‘Hudut’ isimli bir belgesel çektim. 2018 yılında da ‘Kurbağa Avcıları’ isimli bir belgesel çektim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Senin için belgeselin tanımı nedir?</strong></p>
<p>Belgesel, içinde yaşadığımız toplumun kültürel değerlerinin, yaşam biçimlerinin ve insan ilişkilerinin estetize edilmiş bir anlatım şekliyle ve sinemanın araçlarıyla ele alınmasıdır. Temel unsurumuz şeffaf ve tarafsız olarak gerçekleri anlatmak&#8230; Bugün çektiğimiz her şey geleceğe önemli bir belge olarak kalacak. Hayatlar değişiyor ve dönüşüyor. Hayat o kadar hızlı akıyor ve her şey o kadar hızlı değişiyor ki, 20 yıl önce nerede olduğumuzu hatırlayamıyoruz. İşte bu noktada belgesel insanoğluna özünü hatırlatıyor. Araştırmalara kaynaklık ediyor. Günümüz koşullarında da içinde yaşadığımız dünyayı analiz etmemizi ve farklı yaşamlar hakkında bilgiler edinmemizi sağlıyor. O nedenle belgeselci olarak büyük bir sorumluluk taşıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Biraz Kurbağa Avcıları&#8217;ndan ve onu çekme nedenlerinden bahseder misin?</strong></p>
<p>Doğup büyüdüğüm kentin hikayelerine ayrı bir önem veriyorum. Sanatçı önce içinden çıktığı topluma karşı kendini duyarlı hissetmeli. Ben kurbağacılıkla yaklaşık 10 yıl önce ‘Bahar’ isimli bir belgesel çekerken tanışmıştım. Ana karakterimiz olan Bahar isimli genç kızın aile bireyleri bu mesleği yapıyordu. Daha sonra çekim yaptığımız bölgenin bir kurbağacı mahallesi olduğunu öğrendim. 250’den fazla insan bu mesleği yapıyordu ve Türkiye’de neredeyse kimse böyle bir meslek olduğundan haberdar değildi. Beni belgeseli yapmaya iten en büyük etken bu oldu. Daha önce duyulmamış ve ele alınmamış bu konuyu belge haline getirme düşüncesiyle harekete geçtim. Bu mesleği yapan insanlarla tanıştığımda dile getirilmesi gereken onlarca problem olduğunu fark ettim. Emek sömürüsü, tarım ilaçlarının kurbağa popülasyonunu azaltması, roman mahallesinde çocuk olmanın zorlukları, eğitim sorunları vb. onlarcası&#8230; Ama hayatın her şeye rağmen neşeyle akıp gittiğini fark ettim. O zaman neşe de bu filmin bir parçası olacak dedim. Üç kuşak üzerinden yola çıkarak mesleki tecrübelerin aktarılması üzerine bir hikaye anlattım. Ve tam da hayal ettiğim gibi bir belgesel oldu. Sanırım bu nedenle ‘Kurbağa Avcıları’ festivallerden ve izleyicisinden çok olumlu tepkiler aldı. Adana Altın Koza, TRT Belgesel Ödülleri, İzmir Kısa Film Festivali başta olmak üzere toplamda 16 ödülle döndü. Yakın zamanda Berlin’de bir festivaldeydim. Seyirci tepkileri inanılmaz derecede güzeldi. Filmimiz şu sıralar TRT Belgesel kanalında sıklıkla yayınlanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sence hızla gelişen teknolojinin, kısa filme ne gibi katkıları olabilir? Neler götürür?</strong></p>
<p>Teknolojik olanakların gelişmesi yeni sinemacıların yetişmesine büyük bir imkan tanıyor. Dijital dünyada deneyip yanılmanın neredeyse hiç maliyeti yok. Artık denemekten korkmuyoruz. Bu da gelecekte daha özgün yapıtların ortaya çıkmasını sağlayacak. Üretimlerimiz daha fazla platformda izleyicisiyle buluşacak. Ancak teknoloji sayesinde her şeyin kolay ulaşılabilir olması çok hızlı tüketime neden oluyor. Kolay ulaştığımız her şey değersizleşiyor. Değer algılarımız değişirken içinde yaşadığımız hayat anlamsızlaşıyor. Hayat hızla akarken umarım filmlerimiz kalıcılığını koruyabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Örnek aldığın, sinemasını sevdiğin, yerli ve yabancı yönetmenler kimler? </strong></p>
<p>Aslında sevdiğim filmlerden daha çok söz edebilirim. Çünkü sevdiğim yönetmenler dönem dönem değişiklik gösteriyor. Yine de birkaç isim sıralamam gerekirse başta, Asghar Farhadi ve Nuri Bilge Ceylan derim. Dardenne Kardeşlerin belgesel ruhu taşıyan ve gerçeklikten hiç kopmayan sinemasına hayranım. Ayrıca filmlerinin çoğunu doğdukları yer olan Liege’de çekmeleri, baba oğul hikayelerine ayrı bir önem vermeleri onlarla büyük bir bağ kurmama neden oluyor. Danny Boyle sinemasına ve dehasına hayran olmamak elde değil. Samimi dünyasından ve hikaye anlatma ustalığından dolayı Yüksel Aksu’yu da severim. Robert Zemeckis, Ron Howard, Denis Villenue, Alfonso Cuarón ve Spike Jonze gibi isimleri de sevdiğim yönetmenler arasında sayabilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türkiye’deki film festivalleri ve kısa filmcilere yaklaşımları konusunda neler söylemek istersin?</strong></p>
<p>Türkiye’de sanata ve sanatçıya değer veren ve bu işi hakkıyla yapan prestijli festivaller var. Filmlerimizi seyirciye ulaştırmak için ciddi çabalar sarf ediyorlar. Davetleri vesilesiyle sektör profesyonelleri ve diğer yönetmen arkadaşlarla tanışma olanağı buluyoruz. Bu tanışıklıklar yeni işbirliklerine vesile oluyor. Verilen ödüller bizleri ve eserlerimizi görünür kılıyor. Diğer tarafta size ve emeğinize hiç saygısı olmayan festivaller de var. Deneyimleyerek öğreniyoruz. Diğer yönetmen arkadaşlarımla filmlerimizi göndermediğimiz festivaller oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Son olarak gelecek planlarından bahsedelim…</strong></p>
<p>Son yıllarda belgesel çalışmalarına ağırlık verdim. Yakın zamanda yurtiçi ve yurtdışı ayağı olan bir belgesel serisinin çekimlerine başlayacağım. Şuan hazırlıklarını sürdürüyorum ve tamamen bu konuya odaklanmış durumdayım. Uzun zamandır senaryosu üzerine çalıştığım ve beni çok etkileyen uzun metrajlı bir film projem var. Önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeyi planlıyorum. Sinema izleyiciyle buluşmak ve büyük kitleler tarafından izlenmek en büyük hedefim diyebilirim. Bunun dışında seyahat etmek ve dağ tırmanışı yapmak gibi planlarım da var.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/batuhan-kurt-belgesel-insanogluna-ozunu-hatirlatiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esra Yıldırım: Teknoloji sebebiyle her şeyi çok çabuk tüketiyoruz!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/esra-yildirim-teknoloji-sebebiyle-her-seyi-cok-cabuk-tuketiyoruz/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/esra-yildirim-teknoloji-sebebiyle-her-seyi-cok-cabuk-tuketiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2018 07:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Filmin Kısası: Fırat Sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Çalıkuşu]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun filmin kısası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11360</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır jüri üyesi olarak yer aldığım ve benim için diğer tüm festivallerden ayrı bir yeri olan Selçuk Üniversitesi Kısa-ca Film Festivali&#8217;nin açılış töreninde izlediğim bir belgesel beni kalbimden vurdu. Hayatı boyunca üç kez Atatürk&#8217;ü görme şansına erişmiş Cumhuriyet’in ilk kadın öğretmenlerinden Hasibe Sabiha Özar&#8217;ı anlatan belgesel neredeyse tüm salonu gözyaşlarına boğdu. Üstelik sadece içeriği değil [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır jüri üyesi olarak yer aldığım ve benim için diğer tüm festivallerden ayrı bir yeri olan Selçuk Üniversitesi Kısa-ca Film Festivali&#8217;nin açılış töreninde izlediğim bir belgesel beni kalbimden vurdu. Hayatı boyunca üç kez Atatürk&#8217;ü görme şansına erişmiş Cumhuriyet’in ilk kadın öğretmenlerinden Hasibe Sabiha Özar&#8217;ı anlatan belgesel neredeyse tüm salonu gözyaşlarına boğdu. Üstelik sadece içeriği değil kısa belgesel nasıl olmalıdır sorusuna verdiği muazzam cevapla da takdirleri kazandı. Filmin yönetmeni Esra Yıldırım bu kez köşemin konuğu&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11363" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1.jpg" alt="" width="709" height="992" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1.jpg 709w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1-214x300.jpg 214w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1-696x974.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/calikusu_afis-1-300x420.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<p>Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?</p>
<p>1 Eylül 1995 tarihinde İzmir’in Kahramanlar semtinde dünyaya geldim. Babam esnaf, annem ise ev hanımı. Ben evin en küçüğüyüm iki tane abim var. 12 yıl aradan sonra doğduğum için biraz nazlı büyüdüm. İlkokul ve ortaokul bittikten sonra liseyi Alsancak’ta Cumhuriyet Nevvar Salih İşgören Anadolu Meslek Lisesi’nde okudum. Burada sanat ve tasarım dalı iç mekan tasarım bölümünü bitirdim. Yatay geçişle mimari restorasyon bölümüne geçiş yaptım. Kayıt için Milas’a gitmeme bir hafta kala gitmekten vazgeçtim. Araştırmayı çok seviyordum. Siyasi ve tarihi konular, günümüzde yaşadığımız olaylar hep ilgi alanımdı. Her konu hakkında bir fikrim vardı. Yoksa da mutlaka araştırır bir fikrim olurdu. Arkadaşlarım bana hep gazeteci olmamı söylüyorlardı. Bu yüzden iletişim fakültesine gitmeye karar verdim. Bir sene ara verdim sonra Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü için hazırlandım. Sektörün zorluğunu ve iş imkanlarının kısıtlı olduğunu biliyordum. Ama yine de bu bölümü okumak istedim. Çünkü bu bölümün bana iş imkanı dışında çok şey katacağını düşündüm. Tercih zamanı geldiğinde İstanbul’daki üniversiteleri kazanamadım. Ben de sadece Selçuk Üniversitesi’ni yazdım. Bunun sebebi ise araştırmalarım sonucu burada öğrenci uygulama alanlarının daha fazla olmasıydı. Ailemin Beyşehir’li olmasından dolayı belki de toprak çekmiştir bilemiyorum. Üniversite’ye geldikten sonra fakülte bünyesinde bulunan Kısa-ca Film Atölyesi’ne katıldım. 2. sınıfın ikinci dönemi ise ilk belgesel projem olan “Çalıkuşu” nun çalışmalarına başladım.</p>
<p>Senin için belgeselin tanımı nedir?</p>
<p>İlk göz ağrım… Çocukluğumda konusu hayvanlardan ibaretti. Şimdi ise yeryüzündeki her şeyin belgeselinin çekilebileceğine inanıyorum. Çünkü canlı, cansız her varlığın bir var oluş sebebi var. Bir çöpün bile belgeseli çekilebilir bence. Etkileyici olur olmaz bu tartışılır. O da yönetmenin konuyu işleme yeteneğiyle alakalı bir durum. Ben kendimi belgesel türüne daha yakın görüyorum. Sebebi ise gerçekle iç içe olması. Elbette ki içinde ufak tefek kurmacalarda barındırdığı oluyor. Ama yine de gerçeğe yakın olması benim bu türde daha verimli olmamı sağlıyor.</p>
<p>Biraz Çalıkuşu&#8217;ndan ve onu çekme nedenlerinden bahseder misin?</p>
<p>Üniversite ikinci sınıftaydım, artık bir proje yapmam gerektiğini düşünüyordum. Biz belgeselcilerin en büyük ilham kaynağı gazete haberleridir. Oradaki hikayeler bizim yol göstericilerimizdir. Bir gün atölyede yerel haberlere göz gezdirirken Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerinden Sabiha Hanım’ın haberini gördüm. İzmir Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina kendisini ziyarete gitmiş. Sabiha Hanım Atatürk’ü üç defa görmüş, ilk görüşü 6 yaşında Konya Tren Garı’nda. Orada Atatürk ile beraber fotoğrafı var. Atatürk kendisine büyüyünce öğretmen olmasını söylüyor ve onun isteği üzerine Sabiha Hanım’da öğretmen oluyor. Atatürk’ü küçük yaşta kaybettiği babasının yerine koymuş. 101 yıllık bir yaşam öyküsü. O kadar etkilendim ki o an. Danışmanım Öğr. Gör. Dr. Mehmet Sefa Doğru’ya haberi gösterdim. Onun onayını aldıktan sonra Sabiha Hanım’a ulaşmak için kolları sıvadım. Oğlu Ersun Özar ile iletişim kurdum. Birkaç gün sonra otobüse atlayıp İzmir’e tanışmaya gittim. Beni çok güzel karşıladılar. Sabiha Hanım o zaman 101 yaşındaydı. Bütün hayatını hiçbir hafıza problemi olmadan tek tek anlattı. Gerçekten çok şaşırmıştım. O kadar zor bir hayat yaşamış ki buna rağmen yaşama ve okuma sevincini hiç kaybetmemiş. Değerlerinden ödün vermeyen tam bir Cumhuriyet kadını vardı karşımda. Bu tanışmadan sonra projeyi tam anlamıyla yapmaya karar verdim. Projeyi çekip bitirmem 2 yılı buldu. Bunun sebebi de yeterli ödeneğin olmamasıydı. Bu süreçte bağlantıyı hiç koparmadım. Bu proje bana o kadar şey kattı ki… Sabiha Hanım ile tanışmış olmak benim hayata bambaşka bir pencereden bakmamı sağladı. Bunun dışında projeyi çekmek için verdiğim çaba da bana çok şey öğretti. Bu proje sayesinde çok tecrübe kazandım. İlk projem olduğu halde büyük bir sorumluluğun altına girdim. Daha iyi olabilirdi belki ama yine de elimden gelenin en iyisini yaptığıma inanıyorum. Bu süreçte yanımda olan hocalarımın, arkadaşlarımın ve tabi ailemin de emeği büyük.</p>
<p>Sence hızla gelişen teknolojinin, kısa filme ne gibi katkıları olabilir? Neler götürür?</p>
<p>Gelişen teknoloji sayesinde cebimizdeki telefonlarla bile film çekebilir hale geldik. Bu tabi ki de güzel bir şey. Pratiklik, kalite, film çekim sürelerinin kısalması vs. bunlar teknolojinin büyük katkıları. En başta iş gücünü azalttı, üretimi arttırdı. Ama bir yandan da düşünüyorum eski zamanları. Teknoloji bu kadar gelişmiş değildi ve yine filmler çekiliyordu, daha çok emek harcanıyordu. Ben eski filmlerden nedense daha çok zevk alıyorum. Teknolojinin gelişmesi birçok şey kattı elbette ancak yapılan işleri basitleştirdi. Ayrıca siz yaptığınız işin döneminde en yeni teknolojiyi kullanarak projeler üretiyorsunuz, çok değil 1-2 yıl sonra bile o teknolojik aygıtlar tarihe karışmış oluyor ve yenileri geliyor. Teknoloji sebebiyle her şeyi çok çabuk tükettiğimizi düşünüyorum.</p>
<p>Örnek aldığın, sinemasını sevdiğin, yerli ve yabancı yönetmenler kimler?</p>
<p>Geçmişten günümüze çok değerli yönetmenlerimiz var. Hepsinin kıyısından köşesinden mutlaka örnek alacağımız bir şeyi olduğunu düşünüyorum. Sinemasını sevdiğim yönetmen olarak ise Yılmaz Güney’in yeri ve sineması bende hep ayrıdır. O kendi döneminin en etkili sesi oldu bence. Ve bu sesi filmleriyle çıkardı. Hala da etkisinin sürdüğünü düşünüyorum. Onun dışında günümüz yönetmenlerinden Onur Ünlü, Yeşim Ustaoğlu‘nu beğeniyorum ve takip ediyorum. Yabancı yönetmen olarak ise ben korku, gerilim tarzı filmleri izlemeyi pek sevmem ama Tarantino’nun sinemasına hayranım.</p>
<p>Türkiye’deki film festivalleri ve kısa filmcilere yaklaşımları konusunda neler söylemek istersin?</p>
<p>Gün geçtikçe Türkiye’deki festivallerin sayısı artıyor. Artık şehir festivalleri dışında ilçeler bile kendi festivallerini yapmaya başladı. Onlarda kendilerini kısa film festivalleri aracılığıyla duyuruyor. Bu festivallerin büyük bir çoğunluğu da kısa film üzerine yapılıyor. Bu tabii ki mutluluk verici ve motive edici bir şey. Festivallerin var olması sizi sürekli bir şeyler üretmek için teşvik ediyor. Bu zamana kadar katıldığım festivallerde öğrenci olmama rağmen çok güzel karşılandım ve ağırlandım. İlla ki pürüzler oluyor ama pire içinde yorgan yakmamak lazım. Buradan da sizin aracılığınızla bir kez daha teşekkür etmiş olayım.</p>
<p>Son olarak gelecek planlarından bahsedelim…</p>
<p>Post production alanında ilerlemek istiyorum. Maalesef kamera ile aram bilgisayar kadar iyi değil. Bu yüzdende yeteneğim doğrultusunda ilerlemek benim için daha doğru olacak. Sektörde kendimi göremiyorum ama asla olmazda demiyorum. Sadece şuan kendimi sektöre girecek kadar donanımlı bulmuyorum. Okulumu bitirdikten sonra öncelik olarak yüksek lisans yapmayı düşünüyorum. Bu süreçte de proje üretmeye devam tabi. Şimdilik planlarım bu yönde. Daha ilerisini ise zaman gösterecek…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/esra-yildirim-teknoloji-sebebiyle-her-seyi-cok-cabuk-tuketiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİNEDERGİ kadrosu MÜSLÜM BABA&#8217;nın peşinde&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 07:57:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[alper turgut]]></category>
		<category><![CDATA[Bohemian Rapsody]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11106</guid>

					<description><![CDATA[ALPER TURGUT Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf… YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN Ne de güzel söylemiş filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Hele gardaş gel gidek!” FIRAT SAYICI Müslüm yazılır, Baba okunur! YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/ALPER.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11107 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/ALPER-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>ALPER TURGUT</p>
<p><em><strong><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/28/yasamak-ayri-bir-dert-gulmek-tesaduf/">Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf… YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a></strong></em></p>
<p>Ne de güzel söylemiş filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Hele gardaş gel gidek!”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/FIRAT.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11108 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/FIRAT-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>FIRAT SAYICI</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/"><em><strong>Müslüm yazılır, Baba okunur! YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</strong></em></a></p>
<p>Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11109 size-thumbnail" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/SERDAR.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>SERDAR AKBIYIK</p>
<p><em><strong><a href="http://www.cinedergi.com/2018/10/28/muslum-baba-vs-fredy-mercury/">Müslüm Baba VS Fredy Mercury YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN</a><br />
</strong></em></p>
<p>Sinemalarda iki biyografi içerikli film birbirine rakip oldu. Müslüm ile Freddy Mercury&#8217;nin hayatını anlatan Bohemian Rapsody izleyicinin karşısında birbirine alternatif iki seçenek olarak duruyor. Bizim tercihimiz Müslüm&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/cinedergi-kadrosu-muslum-babanin-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüm yazılır, Baba okunur!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2018 10:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10997</guid>

					<description><![CDATA[Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı. Seveni çok, sevmeyeni az&#8230; Hayatını konu alan &#8220;Müslüm&#8221; bugünden itibaren sinemalarda. Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğundan Harbiye&#8217;de 2006 yılında verdiği konsere dek geçen süreyi anlattığı yapımın yönetmenleri Can Ulkay ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müslüm Gürses, acı dolu bir hayatın tam ortasından geçmiş, kederle şöhreti aynı anda yudumlamış, bir yandan da ülke çapında kitleleri peşinden sürüklemiş, babaların babası olmuş bir sanatçı. Seveni çok, sevmeyeni az&#8230; Hayatını konu alan &#8220;Müslüm&#8221; bugünden itibaren sinemalarda.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10999" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1024x682.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/müslüm-3.jpg 1499w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğundan Harbiye&#8217;de 2006 yılında verdiği konsere dek geçen süreyi anlattığı yapımın yönetmenleri Can Ulkay ve Ketche, senaristleri ise Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi. Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Erkan Can, Taner Ölmez, Erkan Avcı ve Şahin Kendirci&#8217;nin rol aldığı &#8220;Müslüm&#8221; bu yılın en çok iş yapacak filmleri arasında görülmekte.</p>
<p>İnsanın hayatında neşenin yeri olduğu kadar hüznünde yeri olacaktır, diyerek şarkıları insanları umutsuzluğa sevk ediyor eleştirilerine karşı çıkan Müslüm Gürses aynı zamanda birçok sinema filminde de yer aldı. Belli bir yıldan sonra konserlerine olan ilginin azalmasıyla birlikte menajerinin de isteğiyle tarzında değişikliğe gitti. Arabeski bir süre rafa kaldırarak daha geniş bir kitleye ulaşacak şarkılara geçiş yaptı. &#8220;Neredesin Firuze&#8221; filminde Bülent Ortaçgil&#8217;in &#8220;Sensiz Olmaz&#8221; şarkısını söyleyerek bizleri mest etti. Asya&#8217;nın &#8220;Olmadı Yar&#8221; ve Teoman&#8217;ın &#8220;Paramparça&#8221; şarkılarıyla şaşırtmaya devam etti. Murathan Mungan&#8217;ın sözlerini yazdığı &#8220;Aşk Tesadüfleri Sever&#8221; albümüyle ise yepyeni bir imaja kavuştu Gürses. Eski, arabesk seven hayranlarını kırdı bu hareketiyle belki ama o artık hepimizin Müslüm babası oldu. Hatta dikkat ederseniz şimdiki rock söylediklerini zanneden çoğu genç şarkıcımız onu taklit etmekte&#8230;</p>
<p>Kemal Sunal, Barış Manço gibi halka mal olmuş sanatçılar gibi Müslüm Gürses&#8217;in arkasından da çok üzüldük. Her fırsatta şarkılarını dinlemeye çalıştık. Yad ettik. Onun sessiz, ağır başlı, kederli duruşunun altında yatan feleğin sillesini yemiş ruhunu ne kadar derinlemesine hissettik bilemiyorum ama bu film sayesinde biraz daha anlamış olduğumuzu düşünüyorum usta sanatçıyı. Ayla filmiyle Türk sinemasında önemli bir boşluğu doldurmaya çalışan Mustafa Uslu, &#8216;true story&#8217; tarzında filmler üretmeye devam ediyor. &#8220;Müslüm&#8221;, &#8220;Çiçero&#8221; ve &#8220;Turkish&#8217;i Dondurma&#8221; ile devam eden süreç sonrası hem sektör canlanacak hem de seyirci açısından salonların yüzü gülecek. &#8220;Müslüm&#8221;de Ayla&#8217;nın yönetmeni ve Can Ulkay&#8217;ın iyi bir kimya yakaladığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Filmde oyunculuklarıyla devleşen 4 kişinin adını özellikle anmak istiyorum; Müslüm&#8217;ün babasını canlandıran Turgut Tunçalp, Muhterem Nur&#8217;u canlandıran Zerrin Tekindor, Müslüm&#8217;ün gençliğini canlandıran Şahin Kendirci ve de Müslüm&#8217;ü canlandıran Timuçin Esen&#8230; Timuçin Esen öylesine iyi bir oyuncu ki, doğru proje ve metinle bulunduğu her işi parlatmasını biliyor. Müslüm Gürses gibi halka mal olmuş birini canlandırıyor olmanın sorumluluğunu öylesine iyi sırtlanmış ki, sanki biyografik bir film değil de, Müslüm Gürses&#8217;in kendisini izlediğinizi zannediyorsunuz çoğu zaman. Çok, çok iyi&#8230; Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık!</p>
<p>Teknik anlamda da çoğu sahnede seyirciyi tatmin eden, dönem filmi çekmenin zorluklarını aşmış, sürükleyici, bol katmanlı bir yapım var karşımızda. Tavsiye&#8230;</p>
<p>Not: Filmin sonundaki Harbiye konserine ait klibi de buraya bırakmak istedim&#8230;</p>
<p><span id="cch_fa729c24878ace" class="_mh6 _wsc"><span class="_3oh- _58nk"><a href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2Fwatch%3Fv%3DBn7ULThxh2s%26list%3DRDEMBzT5KYHr5cEwN-UROiXe3A%26index%3D8%26fbclid%3DIwAR17DXSXxcX7s3rpj-quutVu5an390WkyilwPpMFVOwQ_vomPsCofs6cvo0&amp;h=AT2YZlqDQLnTgLvzynitMdKX96XStpL1XjY_0BVnAGCt4YSuq9mt0PpeP7WU3qzwpo1xfv7dkLig4djtsjcz83_TVgiKSa1qdMWfZjDoUlLyC7nZNShJzE3nuidcBFRSi8AbOm4" target="_blank" rel="nofollow noopener" data-lynx-mode="hover">ttps://www.youtube.com/watch?v=Bn7ULThxh2s&amp;list=RDEMBzT5KYHr5cEwN-UROiXe3A&amp;index=8</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/26/muslum-yazilir-baba-okunur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aycan Karadağ ve İbrahim Kucuş: Toplumun yaralarını anlatan eserler vermek istiyoruz!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/25/aycan-karadag-ve-ibrahim-kucus-toplumun-yaralarini-anlatan-eserler-vermek-istiyoruz/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/25/aycan-karadag-ve-ibrahim-kucus-toplumun-yaralarini-anlatan-eserler-vermek-istiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 07:31:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Filmin Kısası: Fırat Sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Aycan Karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[Beyazlar Sönsün]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Kucuş]]></category>
		<category><![CDATA[uzun filmin kısası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10983</guid>

					<description><![CDATA[Bu yıl 4.sü düzenlenen Marmaris Kısa Film Festivali&#8217;nde Halk Jürisi Özel Ödülü&#8217;nü kazanan &#8220;Beyazlar Sönsün&#8221; adlı belgeselleriyle takdir toplayan bu ay sorularımı yanıtladı. İyi okumalar&#8230; Öncelikle biraz kendinizden bahseder misin? Aycan KARADAĞ: Ben Aycan Karadağ, 24 yaşındayım. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Radyo ve Televizyon bölümünden mezun oldum. 2-3 uzun metraj set deneyimin ardından işler iyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 4.sü düzenlenen Marmaris Kısa Film Festivali&#8217;nde Halk Jürisi Özel Ödülü&#8217;nü kazanan &#8220;Beyazlar Sönsün&#8221; adlı belgeselleriyle takdir toplayan bu ay sorularımı yanıtladı. İyi okumalar&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10985" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-710x1024.jpeg" alt="" width="696" height="1004" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-710x1024.jpeg 710w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-208x300.jpeg 208w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-768x1107.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-696x1003.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-1068x1539.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ-291x420.jpeg 291w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/AFİŞ.jpeg 1110w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><strong>Öncelikle biraz kendinizden bahseder misin?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Ben Aycan Karadağ, 24 yaşındayım. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Radyo ve Televizyon bölümünden mezun oldum. 2-3 uzun metraj set deneyimin ardından işler iyi gitmedi. Ailemin yanına Zonguldak’a gittim. Burada ‘Kaset’ dergi adında bir edebiyat dergisi çıkardım. Derken yerelde, ‘Halkın Sesi’ gazetesi ile tanıştım. Gazetede çalışmak hiç istemediğim bir işti ama biraz para kazanmam lazımdı. Önce kültür-sanat muhabiri olarak başladım. Ardından politika muhabiri oldum. Patronum Mustafa Özdemir sayesinden gazeteciliği de çok sevdim. Bu iş öncelikle vicdan işi&#8230; Birilerin sesi olmak, haksızlığı ortaya çıkarmak ve bunun karşılığını görmek inanılmaz bir duygu. Zonguldak’ta geçirdiğim bir yılın sonunda artık başka bir kente gitmem gerektiğini düşündüm. Tabii bunda akıl hocalarım Hasan Bostancı ve Nazmi Özden’in de payları çok fazla. Bir buçuk senedir de İzmir’de yaşıyorum. Burada Gerçek Haberci’de Haber Müdürlüğü yapıyorum. Ayrıca BirGün Gazetesi için çalışıyorum.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Ben İbrahim Kucuş, 31 yaşındayım. Öğretmenlik yapıyorum, edebiyat öğretmeniyim. Aslında yaptığım işi sinemadan çok bağımsız düşünmüyorum. Tüm zamanım sanatla geçiyor diyebilirim. İki alan birbirini inanılmaz destekliyor. Bu uğraşların dışında çok mutlu bir yapım yok diyebilirim çünkü mutsuz olacak birçok örnekle karşı karşıyayım. Sabah 5&#8217;te kalkıp hayvanlara bakıp okula gelen öğrencilerim var, abisinin ayakkabısı, babasının kemeri&#8230; Yok çünkü&#8230; Bu durumda mutlu olabilmek abes geliyor zaten, olamıyorum da&#8230; Sanatla ilgilenirken de ekrana yansıtmak istediklerimi bu gerçeklerden bağımsız düşünemiyorum.</p>
<p><strong>Senin için kısa filmin tanımı nedir?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Ben sinemayı kısa film ya da uzun film diye kategorize etmeyi doğru bulmuyorum. Filmin kısası uzunu olmaz. Bir fikrin vardır. Onu nasıl yansıtmak istiyorsan öyle yansıtırsın. Bizim gibi fakirler ise, kısa yolu seçerler. Çünkü sinema çok maliyetli bir iş. Kısa yolu seçmenin de farklı güzellikleri ve zorlukları vardır. Örneğin, farklı bir anlatım dili bulmak zorundasın. Öyle konuyu uzatayım, ayrıntılardan genele geleyim diyemezsin. Filmin hızlı bir ritmi olmak zorunda. Kurgu da rahatlık sağlar sana. Farklı alengirli olayları daha rahat yapabilirsin.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Kısa film mevcut piyasaya göre biraz daha özgür bir alan. Niceliği çok dert etmemesi, bütçe anlamında daha mütevazi olması sinemayla ilgilenen gönüllüler için bir alan açıyor. Aynı zamanda bir eğitimci olduğum için farklı alışkanlıklar yerine öğrencilerime kısa film çekmelerini rahatlıkla önerebiliyorum. Çünkü imkanları doğrultusunda ulaşabilecekleri bir alan, bu anlamda da değerli.</p>
<p><strong>Biraz &#8220;Beyazlar Sönsün&#8221;den ve onu çekme nedenlerinden bahseder misin?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Beyazlar Sönsün, bizim uzun zamandır çekmek istediğimiz bir filmdi. Ben üniversitedeyken İbrahim ağabeyim bana böyle bir fikirle geldi. Ben daha önce hiç pavyona gitmemiştim. Gidenlerden duyduğum, internette gördüğüm ya da film, dizi ve kitaplarda uyarlamaları gördüm ve okudum. Doğal olarak İlgimi çekti. Oranın arka penceresini görmek&#8230; İnsanların hikâyeleri dinlemek&#8230; Ben de kabul ettim. Derken biz 3 yıl bunu çekemedik. Fırsatımız olmadı. Bu arada sürekli üstünde çalıştık. Özellikle de İbrahim Ağabey&#8230; Derken bir gece İbrahim ağabeyi aradım. Artık şu işi çekelim. Konuşmanın ertesi haftası, kendimizi Ankara Ulus’ta bulduk. İnanılmaz keyifli ve de çok zor bir çekim süreci geçirdik. Paramız yok, ortam çok sıkıntılı, çekim imkânlarımız kısıtlı. Dış çekimde, kafamıza silah dayayan bile oldu. Pavyonun fedaileri kurtardı bizi. Kurgu aşaması ise bizi baya bir zorladı. Konu çok zengin ve bu konunun çizgilerini koymak durumundaydık. Yoksa film 10 saate çıkıyordu. Çekim sırasında teknik sıkıntı yaşamamız, bizi montajda epey zorladı. Derken bu süreç bir yılı buldu. Belgeselimizde ise; pavyonun günlük işleyişi, müşterilerin neden oraya geldiği, pavyonun sosyolojik tespitini yapmaya çalıştık. Ayrıca pavyonda çalışanların hayat hikâyeleri ile de yapımı destekledik. Özellikle mizah ve dramı harmanladık. Bu bizim kişiliğimizde de olan bir şey. İkisinin dengesini iyi kurmaya çalıştık.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Beyazlar Sönsün şimdiye kadar herkesin önünden geçerken merak ettiği, gidenlerin üçüncü kişili anlatımlarla hep bir arkadaş üzerinden bahsettiği pavyon ve pavyon çalışanlarını anlatır. Şimdiye kadar Türk Filmlerinde çokça bahsedildi bu konudan ama hep bir pavyona düşürülme hikayesiyle anlatıldı. Bu gerçekten böyle mi diye çıktık yola. Ön hazırlık 2 yıl, çekim ve kurgu aşaması 1 yıl sürdü. Ankara Ulus’ta bir pavyonun gün içerisinde nasıl işlediği ve bu işleyişin içindeki çalışanından müşterisine kişilerin sosyolojik ve psikolojik durumlarını ele almaya çalıştık. Çalışmayla Palmiye eğlence merkezinde günlük işleyişin nasıl olduğunu anlatıp, burada çalışanların görev tanımını yapmaya çalıştık. Burada çalışanların bu sektöre başlama hikâyeleri ile bu sektörde neden çalıştıklarını, yapılan işin tam olarak ne olduğunu, bu işin toplumun ne tür eksiklerinden doğduğunu, müşterilerin burayı tercih etme nedenlerini inceledik. Bu tercihlerin birey hayatındaki yansımalarını anlattık.</p>
<p><strong>Sence hızla gelişen teknolojinin, kısa filme ne gibi katkıları olabilir? Neler götürür?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Teknoloji ilerledikçe sinema da teknik de değişiyor. Elimizdeki telefonlarla uzun metraj film çekilmeye başlandı. Teknoloji, işlerimizi daha kolaylaştırmak için yapılan şeylerdir. Bu da iyi mi kötü mü bilemiyorum? Evet, teknik anlamda birçok kolaylık sağlarken içerik anlamında o kadar da iyi bir gelişme sergilemiyor. Teknolojinin gelişmesi, insanı tembelleştiriyor ve yaratıcılığını öldürdüğünü gözlemleniyorum. Zor ulaşılan her şey daha keyifli.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Teknoloji kolaylaştırır ama bir taraftan da yaratıcılığı yok edebilir…</p>
<p><strong>Örnek aldığın, sinemasını sevdiğin, yerli ve yabancı yönetmenler kimler?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan, Onur Ünlü ve Tolga Karaçelik en sevdiğim ve örnek aldığım yönetmenler. Umarım bir gün onlarla çalışma fırsatı yakalarım. Buradan da sosyal mesajımı da vereyim. Yılmaz Güney ise bizim baş tacımızdır. Yabancı yönetmenlerden beğendim ise; Andrey Tarkovski, David Fincher, Martin Scorsese ve Sergio Leone.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Yılmaz Güney, başköşede durur benim için her zaman. Ardından Metin Erksan’ın da çok başarılı bir yönetmen olduğunu düşünüyorum. Son dönem bir Zeki Demirkubuz hayranlığım var. Yabancı sinemada da Sergio Leone ve Ken Loach u çok beğeniyorum.</p>
<p><strong>Türkiye’deki film festivalleri ve kısa filmcilere yaklaşımları konusunda neler söylemek istersin?</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Kendi imkânlarıyla sinemayla uğraşanlar için önemli bir alan. Daha fazla festival olmalı. Ben değerlendirme ve şartlarla ilgili bazı sorunlar olduğunu düşünüyorum. Değerlendirmelerin kıstasları daha eşit ve dengeli olmalı.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Film festivallerinin varlığı çok anlamlı. Bu işe gönül verenleri teşvik ediyor yalnız bir standarttı olmalı diye düşünüyorum. Mesela teknik olarak bir festivale gönderdiğimiz filmi diğerine gönderemiyoruz. Bunu Beyazlar Sönsün&#8217;de yaşadık, kimi festivaller belgeselde 30 dakika üst sınır koyarken kimisi 20 dakika koyuyor&#8230;</p>
<p><strong>Son olarak gelecek planlarından bahsedelim…</strong></p>
<p><strong>Aycan KARADAĞ:</strong></p>
<p>Yerel seçim var. Bir muhabir olarak benim için zorlu bir süreç gelecek. İşin şakası tabii. Sinema hayatımda hep var olacak. Profesyonel bir şekilde olmasını isterim ama ne olur bilemem. İbrahim ağabeyimle beraber kafamızda birçok proje var. Onları hayata geçirmek istiyoruz.</p>
<p><strong>İbrahim KUCUŞ:</strong></p>
<p>Gelecekle ilgili, toplumun yaralarını anlatan eserler vermek istiyoruz. Bunu yapmadıktan sonra sanatın çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum, bu benim bakış açım tabi&#8230; Haliyle bu doğrultuda önümüzdeki günlerde başlayacağımız projelerimiz var, bakalım neler olacak hep birlikte göreceğiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/25/aycan-karadag-ve-ibrahim-kucus-toplumun-yaralarini-anlatan-eserler-vermek-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arif&#8217;le 216, &#8220;Yeşilçam Evreni&#8221;nde!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/20/arifle-216-yesilcam-evreninde/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/20/arifle-216-yesilcam-evreninde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Oct 2018 10:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Arif v 216]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10908</guid>

					<description><![CDATA[Türk sineması adına yılın ilk büyük sinema olayı olarak gördüğümüz &#8220;Arif V 216&#8221; seyirciyle buluştu. Cem Yılmaz bilindik sinemasını çok da taze olmayan fikirlerle donatmış olmasına rağmen, bol ünlü kadrosuyla bunları gizleyerek bir illüzyon yaratmayı başarmış. Keyifli, vefakar, aksiyonu bol bir popcorn sineması örneği&#8230; Film, Arif’in Gora’dan sonra bir kez daha 216 ile yaşadığı ilginç [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sineması adına yılın ilk büyük sinema olayı olarak gördüğümüz &#8220;Arif V 216&#8221; seyirciyle buluştu. Cem Yılmaz bilindik sinemasını çok da taze olmayan fikirlerle donatmış olmasına rağmen, bol ünlü kadrosuyla bunları gizleyerek bir illüzyon yaratmayı başarmış. Keyifli, vefakar, aksiyonu bol bir popcorn sineması örneği&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10885" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Arif-V-216-12-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Film, Arif’in Gora’dan sonra bir kez daha 216 ile yaşadığı ilginç maceraları anlatıyor. Arif’in yakın dostu olan 216, insan olmaya karar vererek dünyaya gelir ve burada çeşitli olmadık işlerle karşı karşıya kalır. Herkes gibi normal bir yaşam sürmek için çabalasa da farklı oluşu tüm insanların dikkatini çeker. 216’yı cazip teklifleriyle kandırmayı başaran bir iş adamı, O’nun sayesinde geleceği değiştirecektir. Filmi Kıvanç Baruönü yönetirken, Cem Yılmaz, Ozan Güven, Seda Bakan, Özkan Uğur ve Zafer Algöz&#8217;ü başrollerde görüyoruz.</p>
<p>Cem Yılmaz&#8217;ın sinemaya olan derin tutkusunu biliyoruz. Bunu mümkün olduğunca filmlerinde de göstermeye çalışıyor. &#8220;Arif V 216&#8243;da ise bu tutku dizginlenemiyor ve tüm filme yayılıyor. &#8220;Pek Yakında&#8221;da ki tavrın bile onlarca katı&#8230; Fikir güzel; Arif ve 216 yıllar sonra yine dünyada buluşur, insan olmak, insanca duygular tatmak isteyen 216 ile onun bu isteğinin imkansızlığının altını çizmeye çalışan Arif&#8217;in çatışması&#8230; Zamanda yolculuk filmlerinin evrensel kalıplarını kullanan Cem Yılmaz, Arif ve 216&#8217;yı önce 60&#8217;ların sonunda, hayatın Yeşilçam tadında yaşandığı bir mahalleye götürür. Ardından da, o mahallede yaşanan olayların sebep olduğu kötücül bir kırılmayla paralel evrendeki günümüze&#8230; 216&#8217;nın kötücül yanının dünyayı ele geçirdiğini gören Arif, hatasını anlayıp tekrar 60&#8217;lara dönerek sorunu çözmeye çalışır. Sinema literatürüne hakim olan seyircinin rahatlıkla takip edebileceği olaylar zinciri sıradan seyircinin kafasını biraz karıştırabilir diye düşünüyorum ama bekleyip göreceğiz.</p>
<p>Yılmaz&#8217;ın Yeşilçam&#8217;a saygı duruşu önemli bir tavır. Son yıllarda vizyonu sırnaşık sarmaşıklar gibi saran &#8216;tuvalet komedi&#8217;lerinin arasında ünlü komedyenin bu takdir edilesi vefası bizleri mutlu ediyor. Ancak &#8220;Pek Yakında&#8221; gibi bir filmden sonra bu konu sanki biraz tekrara düşmüş hissi de vermiyor değil. Arif V 216&#8217;nın komedi dozu hayli yüksek ancak bazı sahnelerde hiç işlemeyen espriler de yok değil. &#8216;Tekila içtim, içime kurt düştü.&#8217; gibi havada kalan kimi espriler ritmi düşürüyor. Filmin gereksiz uzunluğu ve bol katmanlı finali seyircinin kusur bulacağı unsurlar kanımca. Yılmaz Mel Brooks, Monthy Python, ZAZ ekolü gibi absürt komediye yakın bir isim. Onun çoğu komedi filminde bu &#8216;tarz&#8217;ın etkilerini görmekteyiz. İzlerken eğleniyoruz, gülüyoruz, kahkahalar atıyoruz ancak film bittiğinde tıpkı bu bahsettiğim ekolde olduğu gibi içimizde &#8216;ee ne ki şimdi bu?&#8217; hissi uyanıyor. En azından bende böyle.</p>
<p>Yılmaz&#8217;ın hep aynı oyuncularla çalışmasına alıştık. Kariyerlerinde önemli yerlere gelmiş, güçlü oyuncular. Bu filmde de yine Ozan Güven, Özkan Uğur ve Zafer Algöz göz dolduruyor. Hem güzelliği hem de oyunculuğuyla filme renk katan Seda Bakan&#8217;ın varlığı da seyirciyi oldukça mutlu ediyor. Ama filmin bence yegane yıldızı Çağlar Çorumlu! Zeki Müren&#8217;i canlandıran Çorumlu, gözüktüğü her sahnede devleşiyor. Sahnedeki herkesi (Cem Yılmaz dahil) flulaştıyor. Keşke daha çok sahnesi olsaydı diyorsunuz. En kısa zamanda Çağlar Çorumlu&#8217;yu tek başına büyük bir başrolde görmek dileğiyle. Sadri Alışık olarak Mert Fırat, Ayhan Işık olarak Şükrü Özyıldız ve Ajda Pekkan olarak da Farah Zeynep Abdullah&#8217;ı gören seyirci mutlu olacaktır diye düşünüyorum. Ama Farah Zeynep Abdullah&#8217;ı artık şarkıcı rolünde görmesek mi ne? Bu film izlenmeli. Bunda bir sorun yok. Ancak kendi adıma Arif karakterinin sinemamızda bu filmle birlikte miadını doldurduğunu düşünüyorum. Yılmaz&#8217;ın yeni bir &#8220;Hokkabaz&#8221; çekmesi dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/20/arifle-216-yesilcam-evreninde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana’ya festival çok yakışıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/02/adanaya-festival-cok-yakisiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/02/adanaya-festival-cok-yakisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2018 07:49:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[25. uluslararası adana film festivali]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10596</guid>

					<description><![CDATA[Adana’da bir festivalin daha sonuna geldik. 25. kez seyirciyle buluşan ve Türkiye için ayrı öneme sahip olduğunu düşündüğüm festivalde birbirinden güzel filmle karşılaşmamızı sağlayan organizasyona teşekkür etmeli. Festival yönetmeni İsmail Dikilitaş, konaklama ve ulaşım konusunda Mehmet Sarıca ve Nurcihan Temur, festivalin tanıtım ve her türlü videosunu hazırlayan Tufan Şimşekcan ve Ozan Sihay, basınla ilişkiler görevini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adana’da bir festivalin daha sonuna geldik. 25. kez seyirciyle buluşan ve Türkiye için ayrı öneme sahip olduğunu düşündüğüm festivalde birbirinden güzel filmle karşılaşmamızı sağlayan organizasyona teşekkür etmeli. Festival yönetmeni İsmail Dikilitaş, konaklama ve ulaşım konusunda Mehmet Sarıca ve Nurcihan Temur, festivalin tanıtım ve her türlü videosunu hazırlayan Tufan Şimşekcan ve Ozan Sihay, basınla ilişkiler görevini üstlenen Sayım Çınar başta olmak üzere tüm festival emekçilerini tebrik ediyorum. Ama özel bir teşekkürü sinema yazarı arkadaşımız Kerem Akça hak ediyor ki, kendisi yurtdışında takip ettiği festivallerle olan bağlantısını çok iyi kullanarak 2 yıldır Adana’da kıymetli ve güncel yapımlar izlememizi sağlıyor. Yeri gelmişken Gaspar Noe’nin “Climax” gibi bir başyapıtı için bile bu festivali alkışlamalı. Muazzam bir filmdi. Kerem’in ileriki yıllarda da festivale büyük katkıları olacağını öngörüyorum.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10590" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-768x513.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-1068x713.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-629x420.jpg 629w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/44914783581_0df0bc1c57_o-1920x1281.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Festival her yıl olduğu gibi bu yıl da Adana seyircisinin yoğun ilgisine maruz kaldı. Adana izleyicisi birçok festival izleyicisinden farklıdır. Bolca soru sorar. Beğenesini ya da hoşnutsuzluğunu çatır çatır yüzüne vurur film ekiplerinin. Bu sene iki filmin moderasyonunu gerçekleştirirken Adana seyircisinin bu yönünü çok sevdiğimi yeniden hissettim. Bazen moderatörlerin bile sormaya cesaret edemediği sorular yöneltildi filmin sahiplerine. Bilinçli bir seyirci kitlesi ile film izlemenin tadı başka kesinlikle. Festivalde daha rahat film izlememizi sağlayan cep telefonlarımıza yüklediğimiz uygulama da çok akıllıcaydı. Film takibi, rezervasyon yapmak…vs. biz basın mensuplarının işini oldukça kolaylaştırdı.</p>
<p>Gelelim festivalin en önemli tarafı olan ulusal yarışmaya. Bu yıl jüri üyeleri gerçekten çok iyiydi. Alanında başarılı ve deneyimli isimlerden oluşan jüri 15 filmden oluşan seçkiyi değerlendirmek durumunda kaldı. Bu noktada hemen belirtmem gerekir ki, ulusal yarışma için 15 film gerçekten fazla. Zira filmlerin neredeyse yarısı çöptü. Bu tarz yarışmalar için film sayısının 10’u aşmaması gerekiyor. Ağırlıklı olarak son dönem Türk sinemasının gerçekçi izler yansıtan filmlerini izledik. Aklımda kalan ve iyi filmler olarak gördüklerim “Anons”, “Güvercin Hırsızları”, “Arada” ve “İçeridekiler”di. “Sibel” filminde Damla Sönmez’in en iyi kadın oyuncu ödülü, “Güvercin Hırsızları”nda ise Seyit Nizam Yılmaz’ın  umut vaat eden genç oyuncu ödülü alacağını öngörebilmişim. En iyi film “Anons”a gider diye konuşuyordu herkes ama çoğu insanın eksik bulduğu, beğenmediği “Sibel” ödülü kaptı. İstanbul Türkçesiyle konuşan bir Karadeniz ailesi tasviri filme girmemi engelledi açıkçası. Ama Damla Sönmez’i ayakta alkışlarım. Birçok festivalden ödülle dönen ve açıkçası artık bayatladığı için Adana’ya seçilmesini  çok da onaylamadığım “Kelebekler” filminin özellikle genç yönetmenlerin hevesini kursağında bıraktığını görmek üzdü. Farklı yapısı, absürt mizahı ve temkinli oyunculuklarıyla bir hayli başarılı bulduğum “Anons”a Yılmaz Güney ödülü vermek de her jürinin harcı değildir. Yanlış bir tercihti kanımca. En iyi filmi almalıydı…</p>
<p>Festivalin olumsuz yanlarına bakacak olursak… Festival yönetiminin bunları yapıcı eleştiriler olarak görmesini umut ederek birkaç noktaya değinmek istiyorum. Festivalde şimdiye dek hiç görmediğimiz sözüm ona sektörel katılımcılara rastladık. Çağırılan konukların (buna basın mensupları da dahil) neredeyse %10 &#8211; %20’sinin festivale hiçbir şey katmayan isimlerden oluştuğunu düşünüyorum. Bu durum yer sıkıntısı dolayısıyla festivale davet edilemeyen kişilerin önünü tıkamış oluyor maalesef. Önümüzdeki yıllarda buna daha çok dikkat etmeli festival yönetimi. Özel gece, yemek organizasyonu ve kokteyl gibi etkinliklerde festival konuklarının çoğu mağdur durumda kaldı. Özellikle de gala yemeği ve özel kokteyllerin yapıldığı otelin çalışanlarının kendilerine çeki düzen vermeleri şart. Hizmet sektöründe çalışıyor olmalarına rağmen festival konuklarına nasıl davranacaklarını gerçekten bilmiyorlar. Festivalde geçen sene daha çok seans değişimi gerçekleşmişti. İnsanlar bundan fazlasıyla rahatsız olmuştu. Bu yıl seans değişimleri ya da gösterim iptalleri daha az oldu ancak yine de istenmeyen bir durum. Çok iyi planlamalar yapmak gerek. Festivalin kataloğu basılamadı. Bu gerçekten çok acı bir durum. Umarım katalog basılınca herkese gönderirler. Çünkü kütüphanemiz için festival kataloglarının önemi büyük. Cinemaximum’un ulusal yarışma filmlerinin gösterildiği salonda perde çok kötüydü. Çoğu film ekibi görüntüde kayıplar olduğunu bu durumun perde ve projektörden kaynaklandığını söylediler. Son olarak ödül töreninden bahsedeceğim. Ortalama 2003 yılından beri film festivallerine katılıyorum. Upuzun ödül törenlerini sevmiyoruz. Boş konuşmalar, gereksiz soğuk espriler, yanlış video gösterimleri tadımızı kaçırıyor. Ancak bu kez tören öylesine hızlı oldu ki, hiçbir şey anlamadık. Sanki biraz oldu bittiye geldi gibi hissettik. Sanırım bu NTV’nin canlı yayınından kaynaklandı.</p>
<p>Aklıma gelenler bunlar. Ama genel olarak güzel bir festival geçirdiğimizi, memnun ayrıldığımızı söylemeliyim. Daha nice Adana Film Festivali’ne…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/02/adanaya-festival-cok-yakisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eren Bektaş: Kısa film yönetmenler için bir çıkış yolu!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/09/21/eren-bektas-kisa-film-yonetmenler-icin-bir-cikis-yolu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/09/21/eren-bektas-kisa-film-yonetmenler-icin-bir-cikis-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sayıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Sep 2018 08:34:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Filmin Kısası: Fırat Sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Eren Bektaş]]></category>
		<category><![CDATA[fırat sayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Müsahip]]></category>
		<category><![CDATA[uzun filmin kısası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10376</guid>

					<description><![CDATA[Bu ay konuğum, Müsahip filminin yönetmeni Eren Bektaş… İşte eğitimi dışında hem teorik olarak hem de teknik olarak kendimi sinema alanında geliştiren yönetmenin cevapları. Öncelikle biraz kendinden bahseder misin? 94 yılında Ankara’da doğdum. 2014 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde sinema eğitimime başladım, şu an aynı bölümde yüksek lisans yapıyorum. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ay konuğum, Müsahip filminin yönetmeni Eren Bektaş… İşte eğitimi dışında hem teorik olarak hem de teknik olarak kendimi sinema alanında geliştiren yönetmenin cevapları.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10379" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-731x1024.jpg" alt="" width="696" height="975" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-731x1024.jpg 731w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-214x300.jpg 214w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-768x1075.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-696x974.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-1068x1495.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş-300x420.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Müsahip-Afiş.jpg 1800w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?</p>
<p>94 yılında Ankara’da doğdum. 2014 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde sinema eğitimime başladım, şu an aynı bölümde yüksek lisans yapıyorum. Bu eğitimlerim dışında da hem teorik olarak hem de teknik olarak kendimi sinema alanında daha çok geliştirmek için çalışıyorum.</p>
<p>Senin için kısa filmin tanımı nedir?</p>
<p>Kısa filmi ucuz olmayan bir sektörde derdini, sözünü ve cümlelerini söylemek isteyen yönetmenler için bir çıkış yolu olarak görüyorum. Kısa Film hakkında çok farklı yorumlar da yapılabilir ama bence bunların en yalın ve sade hali bu.</p>
<p>Biraz Müsahip&#8217;den ve onu çekme nedenlerinden bahseder misin?</p>
<p>Müsâhiplik Alevi Bektaşi geleneğinde daha önce birbirine ikrar vermiş olan iki kişinin eşleri ve çocukları ile beraber öncüleri olan kişinin gösterdiği yolda, dedenin ve cem topluluğunun önünde, Hakk’a yürüyünceye kadar kardeş kalacaklarına, birbirlerini koruyup kollayacaklarına, birlik ve beraberlik içinde yaşayacaklarına dair söz vermeleri biçiminde gerçekleştirilen manevi kardeşliktir. Müsâhip kardeşi olacak kişilerin her şeyleri birbirine eşittir, cem sırasında giyilen kıyafetlerin boyları, yaşları ve yaşam koşulları dâhil bütün her şey aynı ölçüde ve bütünlükte olmalıdır, kesilen müsâhip kurbanı da bu sebepten bütün olarak pişirilip kalan kemikleri ve postu ayak basılmayacak bir yere gömülmektedir. Müsâhip adlı belgesel de bu geleneğin oluş ritüelini anlatmaktadır.</p>
<p>Müsahip’i çekme sebebine gelirsek hem toplumsal ön yargıları biraz kırmak hem de kaybolan önemli bir geleneği hatırlatmak istedik. Görüyorum ve duyuyorum ki bunu biraz başarabilmişiz.</p>
<p>Sence hızla gelişen teknolojinin, kısa filme ne gibi katkıları olabilir? Neler götürür?</p>
<p>Teknolojinin hiç şüphesiz ki en çok etkili olduğu sanat dalı sinema, bu etki maalesef ki olumlu ve olumsuz durumlar doğurmakta. Gelişen kamera, ses ve post-production teknolojisi üretilen filmlerin kalitesi artırmakta iken aynı zamanda yeterli gelişimi sağlamayan filmlerinde üretilmesine sebep olmakta. Bu durum ise üretilen filmler arasında uçurumlar oluşmasına sebep oluyor. Farklı bir durum ise üretmek istediği iyi filmlere destek bulamayan yönetmenlerin çektikleri kısa filmlerin büyük bütçeler ile üretilen kısa filmler karşısında duramamasına ve göz ardı edilmesine sebep oluyor.</p>
<p>Örnek aldığın, sinemasını sevdiğin, yerli ve yabancı yönetmenler kimler?</p>
<p>Örnek aldığım değil ancak izlerken keyif aldığım birçok yönetmen mevcut bunların başında Nuri Bilge Ceylan , Reha Erdem, Ümit Ünal geliyor. Bu durum yabancı yönetmenler için de geçerli ancak orada çok sıkı olarak takip ettiğim yönetmenlerden ziyade iyi bulduğum filmleri takip etmeyi tercih ediyorum.</p>
<p>Türkiye’deki film festivalleri ve kısa filmcilere yaklaşımları konusunda neler söylemek istersin?</p>
<p>Türkiye’de birçok festivalin kendilerini var eden kısa film yönetmenlerine gerekli önemi vermediğini düşünüyorum. Festivaller, kısa film yönetmenlerinin filmlerini izleyiciyle buluşturmak için ellerinde olan tek platform neredeyse ancak maalesef ki bu anlamda tam olarak desteklenemiyorlar.</p>
<p>Son olarak gelecek planlarından bahsedelim…</p>
<p>Master eğitime devam ederken film üretmeye de devam etmek istiyorum. Eğitim yoğunluğum müsaade ettiği sürece farklı arkadaşlarımın projelerin de bulunmayı amaçlıyorum ancak şu an bir an önce yapmak istediğim en önemli şey master dönemimde iken bir film üretmek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/09/21/eren-bektas-kisa-film-yonetmenler-icin-bir-cikis-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
