<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yılmaz Güney &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/yilmaz-guney/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Sep 2022 06:02:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Köşe başı beklerim, vay benim emeklerim!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2022/09/19/kose-basi-beklerim-vay-benim-emeklerim/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2022/09/19/kose-basi-beklerim-vay-benim-emeklerim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 10:46:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diren Sinema: Banu Bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Çilingir Sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[Ela ile Hilmi ve Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Kazım Öz]]></category>
		<category><![CDATA[Suna]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Güney]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=20829</guid>

					<description><![CDATA[Adana Film Festivali 29 yılını tamamladı. Her festivalden sonra film festivalleri neden yapıyoruz (olumlu ve olumsuz anlamda) sorusunu sorarım ve burada da oldu. Aslında festivalin içinde ikinci ayağını Adana Film Festivali’nin içinde yapan ‘2. Film Festivalleri Sempozyumu’nda festivallere dair sorular soran akademisyenler, festival yöneticileri bir araya geldi. Festivaller nasıl bir misyon üsteleniyor, halkı ne kadar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adana Film Festivali 29 yılını tamamladı. Her festivalden sonra film festivalleri neden yapıyoruz (olumlu ve olumsuz anlamda) sorusunu sorarım ve burada da oldu. Aslında festivalin içinde ikinci ayağını Adana Film Festivali’nin içinde yapan ‘2. Film Festivalleri Sempozyumu’nda festivallere dair sorular soran akademisyenler, festival yöneticileri bir araya geldi. Festivaller nasıl bir misyon üsteleniyor, halkı ne kadar kapsıyor vs… Ben içinde yer alamadım ama katılımcılardan ufak bilgiler edindim ve bir sinema yazarı olarak katılımcı olarak içlerinde yer almak istedim. Zaten onlar da bir sonraki ayakta sinema eleştirmenlerini de dahil etmek istediklerini çıtlattılar. Festival keşke bu sempozyumu bir duyuruyla bizlere ve daha fazla kişiye ulaştırmayı başarsaydı…</p>
<p>Bu sene Adana Film festivali başvuran filmler arasından sekiz filmi yarışmaya alarak aslında uzun zamandır fısıltı şeklinde sorulan bir fitili ateşledi diyebiliriz. Film dört kadın, dört erkek yönetmenin filmini seçerek eşitlik politikasına imza atmış gibi duruyor ama gerçekten öyle mi? Ben her zaman bir filmin kaderinin ön jürinin ellerinde şekillendiğini söylerim. Geçen sene ben de Adana Film Festivali’nde uzun metrajlı film yarışmasının ön jürisinde yer aldım. Geçen sene Ali Kemal Çınar Geceden Önce filmini seçmediğimiz için twitter üzerinden bir serzeniş yayınladı. Yayınlamak konusunda sonuna kadar özgür ama kimlik üzerinden vurması özellikle bana yapılmış bir haksızlık gibi geldi. Çünkü kendisinin sinemasını her zaman destekledim, röportajlar yaptım ve derdini anlatma yolunun her daim yanında oldum. (Bunu da buradan bir kez daha netleştirmek istedim) Artı Mehmet Ali Konar imzalı Zin ve Ali’nin hikayesini ana yarışmaya almıştık…</p>
<p>Bu sene Kazım Öz’den benzer bir serzeniş ve tepki geldi. Bugüne kadar Altın Koza’ya altı film gönderdiğini ve altısının da ön jüriden geçemediğini ve kendisine tatmin edici bir açıklama yapılmadığını söyleyen Kazım Öz de haklı. Ama sadece Altın Koza’ya değil bütün festivallere yöneltilmesi gereken soru olmalı bu! Filmleri neye göre seçiyoruz ya da seçiyorsunuz?</p>
<p>Kendi adıma kişisel olmuyorum, objektif davranarak belli bir zümre ayırmadan önüme gelen işin çerçevesine bakıyorum. Yirmi yıllık politik bir sürecin ayrıştırmasını hepimiz yaşıyoruz, bu yolda beraber yürüyenler olduğu gibi tam tersine izler bırakanlar da var. Festivallerde özerk yapılar kurulmadığı sürece sorular sorulup, kendisini geride bırakılmış hissedenler hep olacak!</p>
<p>Kazım Öz meselesini biraz daha açarsak; altı filminden bir tanesinin dahi seçilememesi büyük talihsizlik ve yönetmenin yaptığı serzenişi haklı buluyorum. Festivaller daha özgürlükçü, çeşit, eşit bakmalı ki, sektör ilerleme imkanı bulsun!</p>
<p>Aynı şekilde sırf kadın yönetmen ya da kadın meselesi diye vasat bir film diğer filmlerin önüne geçmemeli. Pozitif ayrımcılık dakonuştuğum  çoğu kadın yönetmenin istemediği, rahatsızlık duyduğu bir durum. Kadın yönetmenlerin daha fazla film çekmesini teşvik etmekle, onları öne çıkarmak arasında fark görüyorum ben.</p>
<p>Festivalin sonuçlarına bakarsak ana jüri pozitif ayrımcılık gözetmiş gibi durmuyor, hatta bu eşitliği reddetmiş gibi. Sonuçlar konusunda bir şey demiyorum. Ziya Demirel kısa filmlerinden itibaren farklı filmlerle dikkatimizi çekmiş bir yönetmen. İstanbul Film Festivali’nde de Ela ile Hilmi ve Ali’yi izlediğimde özellikle senaryosunu farklı bulmuş ve sevmiştim. Orada sadece en iyi senaryo ödülü kazanan film burada biraz da alternatifsizlikten dolayı bütün büyük ödülleri sildi süpürdü.</p>
<p>Jüri derdi olan sinemanın peşine düşmüş görünüyor ve bunu da biraz kadın dünyasının erkekler ve toplum tarafından manipüle edildiği, bireyin cinsel tercihlerinin yine toplumsal dertlerle bastırıldığı filmlere öncelik vererek yapmış gibi görünüyor. Ali Kemal Güven’in Çilingir Sofrası da İstanbul Film Festivali’nde izlediğim film. Orada da bastırılmış cinsel kimliğin masaya yatırıldığı, Ahmet Rıfat Şungar ve Barış Gönenen’in başarıyla canlandırdıkları bir konu anlatılıyor ve bu ikili bu ödülü sonuna kadar hak ediyor. Film ayrıca SİYAD jürisi tarafından en iyi film seçildi.</p>
<p>Festivalden sürpriz iki film vardı bana göre. Birisi Serpil Altın İmzalı Bir Zamanlar Gelecek 2121, diğeri de Ümran Safter imzalı Kabahat. Aslında ikisi de minimal sinema örneği. Bir Zamanlar Gelecek: 2121 pandemi sonrasında distopik bir evrende geçen, dünyamızın sonunu hazırlayan insanlığın yerin altında bile kural koyuculuğa devam ettiği yenilikçi, minimal, zaman zaman politik olmayı başaran bir film örneğiydi. Ama dediğim gibi jüri toplumsal ve biraz da geleneksel bakmayı tercih etmiş gibi. Kabahat konu olarak basit ama Reyhan’ın kendi üzerinde kurulan baskılara karşı naif karşı çıkışını ve arkadaşıyla kurduğu ilişkinin samimiyetine yer açan bir ilk film örneği. İlgi çekmemesi olanaksızdı. Mina Demirtaş’ı ise Leon’un Mathildası gibi bağrımıza bastık. Umut Veren Kadın Oyuncu olarak festival tarihinde yerini aldı, kendisini başka filmlerde de görmeyi umut ederiz.</p>
<p>Gelelim her sene verilen Yılmaz Güney özel ödülüne… Jüri bu sene yarışan filmler içerisinde bu ödüle değer film bulamadıklarını belirtti. Bu belki de politik film üretmeyen sektöre belki de ön jürinin kısıtlı yaptığı seçimine yapılan bir eleştiriydi bilemiyoruz. Kazım Öz’ün Bir Kar Tanesinin Ömrü filmi seçilebilseydi onun alacağı muhakkaktı. Çiğdem Sezgin’in Suna filmi iyi bir yönetmenlik başarısıydı, kadın oyuncu Nurcan Eren’i de yabana atmamak lazımdı. Belli ki jüri çok kişisel buldu kadının kendi içinde yaşadığı sorunsalı…</p>
<p>Bu sene festivalde belgesel filmler kurmacadan ayrı bir biçimde yarıştı nihayet. Bu karar iyi oldu. Geçen sene en iyi filmi Yaramaz Çocuklar belgeselinin almasından sonra alınmış bir karar oldu. Bu tarz bir birliktelik kurulması başından beri yanlıştı zaten. Onu da Neslihan Kültür’ün Köşe Başı Beklerim belgeseli kazandı.</p>
<p>Bunu daha önce de belirtmiştim Altın Portakal’ın sonuçları açıklanınca. İki festival arasında yeni ve deneyimli ayrımı oluşmaya başladı. Bu nasıl oldu bilemiyorum ama deneyimli yönetmenler Altın Portakal’ı tercih ediyor. Bunda ilk gösterim şansı aranması da yatıyor muhakkak ama, Altın Koza’nın filmleri kendisine çekmesi konusunda biraz atılım yapması gerekiyor sanki.</p>
<p>Çok genel ve diğer festivalleri de işin içine katan bir yorumla yazımı kapatıyorum. Festivaller, fonlar, seçimler paylaşıma açık olmalı bence. Kimse festivallere, gücü ele geçirip arka bahçesi gibi davranmamalı, herkes yakınındakinin sırtını sıvazlamadan, hak ettiği objektiflikte davranabilirse o zaman kimse seçilmeme sebebi olarak cinsiyet, tür, milliyet, kimlik meselelerine girmez. Kimsenin kafasında soru işareti kalmadan festival yapmak en anlamlısı…</p>
<p><strong>*Yazının başlığı uzun metraj belgesel yarışmasında birinci olan Neslihan Kültür&#8217;ün Köşe Başı Beklerim&#8217; belgeselinin isminden feyz almıştır! </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2022/09/19/kose-basi-beklerim-vay-benim-emeklerim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100 yılın 10 yönetmeni&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2014/03/15/100-yilin-10-yonetmeni/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2014/03/15/100-yilin-10-yonetmeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2014 09:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ertem Eğilmez]]></category>
		<category><![CDATA[halit Refiğ]]></category>
		<category><![CDATA[Lütfi Ömer Akad]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Erksan]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Bilge Ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[Reha Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Güney]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=6408</guid>

					<description><![CDATA[Türk sinemasının 100. Yılını anan, hatırlayan ve değerinin anlaşılması için üsteleyen dergimizin bu ay ki dosyası 100 yılın en iyi 10 yönetmeni. SERDAR AKBIYIK yılımızın 10 yönetmenini seçmek gerçekten sor iş. Birdolu hak eden isim dışarıda kalıyor. Bu listelerde olmayan bütün yönetmenlerden özür dilerim. Ama bir sinema dergisi olarak bu tür çalışmaları yapmalıyız. Biz 2014 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının 100. Yılını anan, hatırlayan ve değerinin anlaşılması için üsteleyen dergimizin bu ay ki dosyası 100 yılın en iyi 10 yönetmeni.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/muhsin_ertugrul.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6410" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/muhsin_ertugrul.jpg" alt="" width="448" height="600" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/muhsin_ertugrul.jpg 448w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/muhsin_ertugrul-224x300.jpg 224w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/muhsin_ertugrul-314x420.jpg 314w" sizes="(max-width: 448px) 100vw, 448px" /></a></p>
<p>SERDAR AKBIYIK</p>
<ol start="100">
<li>yılımızın 10 yönetmenini seçmek gerçekten sor iş. Birdolu hak eden isim dışarıda kalıyor. Bu listelerde olmayan bütün yönetmenlerden özür dilerim. Ama bir sinema dergisi olarak bu tür çalışmaları yapmalıyız. Biz 2014 yılında her ay sinemamızın 100 yılının değerini ortaya koyan bir dosya yapmaya kararlıyız. Bu ay da sıra yönetmenlerimize geldi. Ben listemi yaparken hem yeşilçam dönemini hem de 200 sonrası sinemamızın etkili isimlerinden karma bir liste yapmayı doğru buldum. Listedeki bir isim beni çok zorladı. Benim için Otobüs filmi Türk sinemasının en iyi yapımıdır. Yönetmen Tunç Okan o tek filmle benim her listemde yer alır. Ama dert tek filmde kalması tabii. Keşke Otobüs’teki sinemasal bakışın ifadesi olan daha çok film seyredebilseydik. Buyrun yönetmen listelerine.</li>
</ol>
<p>Halit Refiğ</p>
<p>Lütfi Ömer Akad</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Ertem Eğilmez</p>
<p>Yılmaz Güney</p>
<p>Zeki Demirkubuz</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Tunç Okan</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>Semih Kaplanoğlu</p>
<p>Derviş Zaim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ALİ ULVİ UYANIK</p>
<p>Listeyi oluştururken yönetmenlere üç yönden yaklaştım: Cumhuriyet dönemi Türkiye&#8217;sinin tarihine paralel, toplumsal değişim ve dönüşümleri şaşmaz bir zamanlamayla &#8216;okuyan&#8217; ve sinemasına yansıtan, aynı zamanda geliştirdikleri yeni anlatı biçimleriyle tüm zamanların klasikleri arasına yerleşen filmleri çekenler&#8230;Karmaşık ve harikulade bir yaratık olan insanı tanımaya, anlamaya dönük cesur işlere imza atanlar&#8230;Tek bir filmiyle sinemamızda kalıcı, etkili, sağlam iz bırakanlar. Kuşkusuz, onlarca yönetmeni, nüanslarla dışarıda bırakmak zorunda olduğum bir liste oldu; ancak sinemamızı en geniş perspektifte yansıtmasına dikkat ettim.</p>
<table width="87">
<tbody>
<tr>
<td width="87"><strong>Atıf Yılmaz</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Halit Refiğ</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Levent Semerci</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Lütfi Ö. Akad</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Metin Erksan</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Nuri Bilge Ceylan</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Ömer Kavur</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Tunç Okan</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Yavuz Turgul</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="87"><strong>Yılmaz Güney</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>ALPER TURGUT</p>
<p>Memleket sinemasının 100. yılında, en iyi 10 yönetmeni belirlemek, haliyle haksızlık oldu. Listeye giremeyenler, kusura bakmasınlar, işte sığmadı, çoğu dışarıda kaldı, ne yazık ki&#8230; Zaten bu anket tipi işlerde adalet filan, harbiden hak getire&#8230;Neyse&#8230; Bizim iyi yönetmenlerimiz, iyi filmlerimiz var, ancak bir akım yaratamamışız koca bir asır boyunca, bir okul inşa edememişiz. Sektör olamamanın götürüleri bunlar, salt gişeyi veya festival ödülünü düşünen bu bölünmüşlük, aslında sinemaseveri de zorluyor. Genel izleyici, bilmem kaçıncısı çekilen komedi serilerini, gerçek sinema sanıyor, sinema tutkunları da, onları ve seyrettiği flmleri küçümsüyor, sanat filmlerini de öve öve bitiremiyor, özetle. Ortayı bulamayınca, bir yapıdan söz etmek, haliyle mümkün olamıyor. Sinemamızı yerelden evrensele taşıyacak yolu, bu karmaşada bulmak, neredeyse imkansız. Umarım ortak bir akıl yaratılır, Türkiye, iyi filmleriyle de hep hatırlanır.</p>
<p>Yılmaz Güney</p>
<p>Lütfi Ömer Akad</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Atıf Yılmaz</p>
<p>Ertem Eğilmez</p>
<p>Ömer Kavur</p>
<p>Yavuz Turgul</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Derviş Zaim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Banu Bozdemir</p>
<p>Hep bu tarz sıralamalar yaptığımda aklıma ilk sıraya Yılmaz Güney’i koyduğum ve onun tahtını kimsenin yıkamadığı geliyor. Ve genç kuşak yönetmenlerden rüştünü ispat edenin çok az olduğuna. 60’lı ve 70’li ve hatta 80’li yıllar gerçekte de üretim patlaması yaşanan yıllarmış ama genelde aynı isimlerin filmleri dönermiş ortalarda. Şimdilerde ise çok fazla film çeken var ama henüz iddiası ortaya koyan yok. O yüzden listem daha çok eski yönetmenleri kapsıyor, gerçi onların da yeni filmleri çok fena. Onları çekselerdi yıllar önce liste dışı kalırlardı. Mesela Ali Özgentürk’ü, Erden Kıral’ı ekleyemedim, eski filmleri iyidir ama yeniler fena… O yüzden listem şimdilik böyle. Ezel Akay’ı Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü gibi çok başarılı bir filmi çektiği için aldım… Bu liste ne zaman değişir bilinmez ama sinemamızın değişik örneklerle karşımıza çıkması umut verici….</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yılmaz Güney</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Lütfi Ömer Akad</p>
<p>Atıf Yılmaz</p>
<p>Şerif Gören</p>
<p>Ertem Eğilmez</p>
<p>Zeki Demirkubuz</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Ezel Akay</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Başak Bıçak</p>
<p>Sinemamızın yüzüncü yılı sebebiyle seçtiğim 10 Türk yönetmenin tamamının Yeşilçam yıllarına ait olması günümüzde iyi bir yönetmen yok mu sorusunu akıllara getirebilir. Doğrudur; hala bir Metin Erksan, Yılmaz Güney, Atıf Yılmaz, Ertem Eğilmez vb. gibi hem iyi hem de her kesime hitap eden filmler çekemiyoruz. Nuri Bilge Ceylan ya da Zeki Demirkubuz elbette iyi yönetmenlerdir ancak belli bir kitleye hitap eden iyi filmler yapmak tek başına yeterli olmuyor bence. Dilerim bir gün Yeşilçam’ın da ötesine geçen filmler çekebiliriz. Sinema ancak halkın desteğiyle gelişebilir, unutmayalım.</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Yılmaz Güney</p>
<p>Atıf Yılmaz</p>
<p>Ertem Eğilmez</p>
<p>Lütfi Ömer Akad</p>
<p>Yavuz Turgul</p>
<p>Şerif Gören</p>
<p>Memduh Ün</p>
<p>Halit Refiğ</p>
<p>Zeki Ökten</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>10 Yönetmen – EGEMEN TOKATLIOĞLU</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk Sineması geçen zamanla birlikte yönetmenlerin farklı bakış açısı, farklı değerlendirmeleri ile çeşitlenmeye başlamış bu çeşitlenme ile birlikte insan olgusunun ne kadar farklı pencerelerden yorumlanabildiğini ortaya koymuştur. Git gide açılan bu yelpaze ile sinemamız tür açısından, insana bakış, günümüz sorunlarını dile getiriş açısından da farklı yorumlamalara açık hale geliyor. Dünya sineması içerisinde gittikçe yükselen bir değer haline gelen sinemamızın 100. Yılını kutladığımız şu günlerde, olayların biraz daha farkında olmak, sinemamızın değerini biraz daha iyi anlamamız gerekiyor.</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Ömer Lütfi Akad</p>
<p>Halit Refiğ</p>
<p>Şerif Gören</p>
<p>Ömer Kavur</p>
<p>Ertem Eğilmez</p>
<p>Atıf Yılmaz</p>
<p>Yavuz Turgul</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Halil İbrahim Sağlam</p>
<p>Türk sinemasının 100 yılı içerisinden en iyi 10 yönetmen seçmek elbette çok zor bir durum. 100 yılda sinemamıza katkısı büyük sayısız yönetmen mevcut fakat kimi yönetmenler var ki sinema tarihimizde dönüm noktaları oluşturmuştur, kimileri de hak ettiği değeri görememiştir. Herhangi bir sıralama yapmaksızın Türk sinemasının gelişimine en çok katkı sağladığını düşündüğüm 10 yönetmen listemi oluşturdum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En İyi 10 Türk Yönetmen Listesi (sıralama olmadan)</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Zeki Demirkubuz</p>
<p>Atıf Yılmaz</p>
<p>Ömer Kavur</p>
<p>Ömer Lütfi Akad</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>Halit Refiğ</p>
<p>Ertem Göreç</p>
<p>Duygu Sağıroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kerem Akça</p>
<p>100 yıllık tarihimizin yönetmenleri arasında gezintiye çıkınca elbette kuşakları gözlemlemek şart hale geliyor. Muhsin Ertuğrul&#8217;un öncülüğü bir tarafa, Sinemacılar Kuşağı&#8217;nın en önemli figürleri Ömer Lütfi Akad ve Metin Erksan ilk bakışta akla gelecek isimler, onları da az farkla Halit Refiğ izliyor. Türk Yeni Dalgası&#8217;nda ise Yılmaz Güney&#8217;in getirdiği atılımı en iyi değerlendiren isim Ömer Kavur idi. 90&#8217;larda Yeni Yönetmenler Kuşağı&#8217;nın can simidi Reha Erdem ve Nuri Bilge Ceylan özellikle evrensel kriterler konusunda da değerli birer &#8216;auteur&#8217; kimliği yarattılar. Bu ekolden Demirkubuz onların hemen arkasına yerleşirken, 2000&#8217;lerde özellikle &#8216;minimalist yönetmenler&#8217;in ikinci kuşağına girebilecek Semih Kaplanoğlu ve Tayfun Pirselimoğlu yavaş yavaş üzerine koyarak dikkat çekti. Onur Ünlü ve Taylan Kardeşler ise en belirgin farkı yaratan isimler oldu. Kısacası jenerasyonlara bakınca an itibarıyla 10 isimlik böyle bir hakkaniyetli liste oluştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Muhsin Ertuğrul</p>
<p>Ömer Lütfi Akad</p>
<p>Metin Erksan</p>
<p>Yılmaz Güney</p>
<p>Ömer Kavur</p>
<p>Reha Erdem</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>Zeki Demirkubuz</p>
<p>Semih Kaplanoğlu</p>
<p>Onur Ünlü</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not: Liste yönetmenlerin doğum tarihine göre kronolojik düzenlenmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Murat Kızılca</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cine Dergi’nin Türk Sineması’nın 100. yılı eylemleri devam ediyor. En İyi 20 Türk Filmi listesinden sonra sıra geldi bu filmleri yaratan isimlere. Karanlık bir salona doluşan seyircilere, birbirinden farklı bir dolu hikâye anlatıldı yüz yıl boyunca. Kimi anlatıcıları seyirci çok sevdi, baş tacı yaptı, kimilerine sırtını döndü belki. Kimileri yurt dışında da çok büyük övgülere mazhar oldu, bir kısmı görmezden gelindi. Velhasıl her yönetmen iyi ya da kötü bir iz bırakıp geçti ya da bırakmaya devam ediyor. Ben de hayatıma etki edenler arasından öne çıkan on tanesini sıraladım Yüz Yılın En İyi 10 Türk Yönetmeni listesini oluştururken. Önümüzdeki yıllarda böylesi listelere girmeyi hak edecek yeni yönetmenlerimizin de sinemamıza katkıda bulunması umuduyla…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1)            Metin Erksan</p>
<p>2)            Yılmaz Güney</p>
<p>3)            Lütfi Ö. Akad</p>
<p>4)            Zeki Ökten</p>
<p>5)            Ertem Eğilmez</p>
<p>6)            Atıf Yılmaz</p>
<p>7)            Yavuz Turgul</p>
<p>8)            Nuri Bilge Ceylan</p>
<p>9)            Reha Erdem</p>
<p>10)            Zeki Demirkubuz</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MELİS ZARARSIZ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En iyi Türk yönetmenler diye düşününce aslında önce “amaan, ne varsa eskilerde var, hep eski isimlerle doldururum listemi” diye düşündüm ama öyle olmadı pek, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem gibi isimler bana göre gerçekten ümit verici yetenekler. İlk filmini çekmiş olup devamını henüz göremediğimiz yönetmenlerden de favorilerim var ama onların filmografileri biraz dolmadan bu listeye almak istemedim, mesela Erdem Tepegöz, Seren Yüce, Çiğdem Vitrinel, Ali İlhan, Caner Erzincan…Son olarak da ilk filmini çektikten sonra ikincisini hazırlarken kaybettiğimiz sevgili Ahmet Uluçay’ı rahmetle anmak istiyorum. Eminim yaşasaydı bizi yine çok sıcak, samimi ve doğal filmlerle gururlandıracaktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En iyi Türk yönetmenler</p>
<ol>
<li>Zeki Demirkubuz</li>
<li>Yılmaz Güney</li>
<li>Ertem Eğilmez</li>
<li>Çağan Irmak</li>
<li>Yavuz Turgul</li>
<li>Reha Erdem</li>
<li>Ömer Kavur</li>
<li>Metin Erksan</li>
<li>Erden Kıral</li>
<li>Ömer Lütfi Akad</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2014/03/15/100-yilin-10-yonetmeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
