<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzun metraj &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/uzun-metraj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Feb 2020 09:53:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>SİYAD ödülleri geleneksel ve sektör için çok önemli&#8230;.</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semra Güzel Korver]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Feb 2020 07:49:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgeselci: Semra Güzel Korver]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[banu bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film]]></category>
		<category><![CDATA[SİYAD]]></category>
		<category><![CDATA[SİYAD ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzun metraj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=14225</guid>

					<description><![CDATA[Sinema Yazarlarının verdiği SİYAD ödüllerine yönelik özellikle genç yönetmenlerden çokça soru almaya başladım son dönemlerde. “Filmimizi nasıl gönderebiliriz, başvurular ne zaman, kaçırdık mı yoksa, bakalım benim filmimi aday gösterecekler mi?” Açıkçası çok da bilgi sahibi olmadığım, sadece kültür-sanat haberlerinde rastladığım kadarıyla ilgilendiğim, bilmediğim yerden geliyordu sorular. Ben de bir bilene sorayım dedim. Ve Banu Bozdemir’e [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinema Yazarlarının verdiği SİYAD ödüllerine yönelik özellikle genç yönetmenlerden çokça soru almaya başladım son dönemlerde. “Filmimizi nasıl gönderebiliriz, başvurular ne zaman, kaçırdık mı yoksa, bakalım benim filmimi aday gösterecekler mi?” Açıkçası çok da bilgi sahibi olmadığım, sadece kültür-sanat haberlerinde rastladığım kadarıyla ilgilendiğim, bilmediğim yerden geliyordu sorular. Ben de bir bilene sorayım dedim. Ve Banu Bozdemir’e sordum. Kendisi yeni dönem SİYAD Başkan Yardımcısı. Çocuk kitapları yazarı ve sinema eleştirmeni. 1993 yılında SİYAD’a üye olmuş. Yıllardan beri kısa film kurulunda ve son yıllarda da kısa film kuruluna başkanlık ediyor.  Oylamalara aktif olarak katıldığını gerek adayların belirlenmesinde gerek finalde olsun her daim oy kullandığını belirtiyor. </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri mi? SİYAD Ödülleri mi? Bu yıl için </strong><strong>&#8220;52. SİYAD Sinema Ödülleri 2020&#8221; diye geçiyor.  1977&#8217;de kurulduğuna göre, SİYAD 43 yaşında. Bu kafa karışıklığını giderir misin öncelikle?</strong></p>
<p><strong> </strong>SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri olarak geçiyor. Sinema yazarları bir araya gelip yıl içinde vizyona girmiş uzun metrajlı filmleri ödüllendirmeye başlamışlar. Dernekleşme süreci daha sonra geliyor O yüzden arada yıl farkı var. SİYAD 1977 yılında Atilla Dorsay, Turhan Aksoy, Refik Bulutçu, Turhan Gürkan, Onat Kutlar, Kami Suveren ve Erman Şener tarafından kuruluyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-14234 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-768x1024.jpeg" alt="" width="414" height="552" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-768x1024.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-225x300.jpeg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-1152x1536.jpeg 1152w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-696x928.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-1068x1424.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-315x420.jpeg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SİYAD Ödülleri kaç kategoride veriliyor? </strong></p>
<p>Uzun metrajlı filmler için 11 kategorimiz var Bunun yanında kısa film ödülleri, kısa ve uzun belgesel ödülleri ile geçen yıllarda kaybettiğimiz sevgili Giovanni Scognamillo için verdiğimiz Gio fantastik dalı ödüllerimiz var.</p>
<p><strong>Sanırım adaylar başvurmuyor? Nasıl belirleniyor finalistler?</strong></p>
<p>Evet, o yıl içinde sinemalarda gösterme girmiş filmler arasından üyelerimizin oylarıyla belirleniyor. Her film doğudan aday oluyor ve üyelerin oy verme durumuna göre adaylık kazanabiliyor. Bu Belgesel ve Gio ödülleri için de geçerli ama benim de içinde bulunduğum kısa film kurulu olarak biz ayrıca başvuru alıyoruz. Ama festivallerde gösterilmiş kısaları da es geçmiyoruz.</p>
<p><strong>Peki finalde ödül alacaklar hangi sistemle belirleniyor?</strong></p>
<p>Finalde her dalda belirlenen beş ödül, bir kez daha oylamaya tabii tutuluyor. Bunu dijital olarak yapıyoruz. SİYAD üyesi herkes filmlerle ilgili özel bir ilişkisi olmadığı durumda oy kullanabiliyor. Oylamalar sonucunda en fazla oy alan filmler ve adaylar birinci oluyor ve her yıl düzenli olarak düzenlenen SİYAD gecesinde ödüllerini onlara sunmuş oluyoruz.</p>
<p><strong>Filmlerle özel ilişkisi olanlar oy kullanamıyor. Bu önemli ve etik bir detay. Bunu kontrol eden bir mekanizma var o zaman.</strong></p>
<p><strong> </strong>Evet bir filmin künyesinde teşekkür mahiyetinde ismi olan sinema yazarları o yıl oylamada yer almıyor. Mekanizma aslında sinema yazarlarının kendisi. Şu filmle organik bir bağım var demesi yeterli. Ya da künyede, jenerikte karşımıza çıkıyor zaten.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-14228 size-full" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5.jpg" alt="" width="620" height="344" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5.jpg 620w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p><strong>SİYAD Ödüllerinin diğer festival ve çeşitli kurum ve kuruluşları tarafından verilen ödüllerden farkı ne?</strong></p>
<p>SİYAD ödülleri dediğim gibi sinemalarda gösterime girmiş her filmi kapsıyor ve jüri dediğimiz kişiler dernek üyesi olan eleştirmenler. O yüzden sektörel olarak önem verilen, beklenen bir ödüllendirme sistemi. Bir de eleştirmenler çok fazla film izledikleri için bunun fark ve avantajını bakış açısı olarak yarışan filmlere sunuyorlar diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>SİYAD Ödülü almak bir sinemacıya ne kazandırır? Ne tür bir yol açar? Yine aynı şekilde SİYAD&#8217;a bu ödülleri vermek ne kazandırır?</strong></p>
<p>SİYAD ödülleri para ödülü barındırmayan, prestij diyeceğimiz ödüller. Ödüller biliyorsunuz bir anda hayat kurtaran, kazanan kişinin önünü bir anda açan sistemler değil. Ama SİYAD ödüllerini daha doğru bir ödüllendirme sistemi kabul eden yapımcılar ve yönetmenlerin sayısı bir hayli çok. Onlar için bir onaylanma içerdiğini düşünüyorum ve diğer filmleri için itici bir güç oluyor. SİYAD ödülleri  gelenekselleşmiş ve sektör için önemli hale gelmiş bir ödüllendirme. Bunun için her yıl bayağı emek sarf ediliyor. Önem veriyor. Bu da özellikle ulusal sinemanın gelişimi için bir destek ve teşvik anlamına geliyor uzun vadede.</p>
<p><strong>Demek prestij ödülü olarak görüyorsunuz. Memlekette prestij ödüllerine bence gerçekten daha çok ihtiyaç var. Herkesin hem fikir olduğu prestij ödüllerine. Hem de her alanda. Herkesin evet dediği marka değeri yüksek prestij ödüllerimiz var mı ki? Festivallerin verdikleri ödüller çoğunlukla tartışılıyor. körler sağırlar durumu hep konuşulan mesele&#8230; </strong></p>
<p><strong> </strong>Evet işin içine para girince maalesef işin rengi ve kokusu değişiyor. SİYAD ödülleri para vaat etmeden, önem kazanan ödüllerden. Dediğim gibi oylama sistemiyle yapılıyor ve genel anlamda sinema yazarlarının bakışını önemsiyor sektör. Akçeli ödüller başka bir yazının konusu bile olabilir. Her festivali neredeyse takip ediyorum ve içerik, ödüllendirme ve ödül dağılımı konusuna tartışılması gereken o kadar çok konu var ki… Sektörel olarak bir birlik yok bir kere… Herkes birbirine diş biliyor, takdir etme duygusu yerini sürekli yapıcı olmayan eleştirilere bırakmış. Film seçimleri bile adaletsiz, herkese kendisine yakın filmi koymaya çalışıyor programına. Biraz objektif olunmalı diye düşünüyorum.</p>
<p><strong> </strong><strong>SİYAD’ın kendi içinde ikiye, üçe bölündüğü kurumsal olarak alınan kararlara içerden itirazların geldiğini duyuyoruz, okuyoruz. En son Kayseri Film Festivalinde yasananlar, SİYAD’ın çeşitli festivallere gönderdiği jüriler, sektörel sorunlara yaklaşımı ve aldığı tavırlar kimi zaman üstten bir bakış olarak değerlendiriliyor. Sinema yazarları gerçekten tarafsız ve sinemaya dair her türlü kiritere haiz olarak filmleri değerlendirebiliyor mu ? Her SIYAD üyesi o kadar yetkin mi? Çok film izlemek yeterli mi? </strong></p>
<p><strong> </strong>SiYAD sonuçta homojen bir kurum, değişik görüşlere sahip üyeleri mevcut. Elbette SİYAD her zaman kusursuz ödüllendirmelere ve kararlara imza atıyor diyemeyiz ama SİYAD’ın bazı konularda öncü olduğu, sektöre örnek teşkil ettiği kararları da yok değil!  Sansürün karşısında olduğunu her daim savunur mesela. Sektörü ilgilendiren kararlarda her daim görüşünü ortaya koyar. Her festivale SİYAD jürisi göndermeye çalışır. SİYAD festivaller kadar yönetmen ve yapımcılara da mesafeli olmalıdır. Sektörde bir denge yaratabilir mesela. SİYAD bu anlamda çok dikkatli olmalı, homojen yapısını ve sektöre karşı olan mesafesini korumalıdır bana göre. Üye alımlarında dört yıl yazma kıstası var, üye takip kurulu ve sonrasında yönetim kurulu başvuruları değerlendiriyor. Eğer başka dış etkenler yoksa, jüri olan üyelerin kararlarının yetkin olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-14229 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1024x502.jpg" alt="" width="676" height="331" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1024x502.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-300x147.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-768x377.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-696x341.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1068x524.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-856x420.jpg 856w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-324x160.jpg 324w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-533x261.jpg 533w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni.jpg 1258w" sizes="(max-width: 676px) 100vw, 676px" /></p>
<p><strong> </strong><strong>Bu yılın finalistleri hatırlayalım mı?</strong></p>
<p><strong>EN İYİ FİLM</strong></p>
<ul>
<li>Görülmüştür</li>
<li>Kız Kardeşler</li>
<li>Kraliçe Lear</li>
<li>Küçük Şeyler</li>
<li>Sibel</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YÖNETMEN</strong></p>
<ul>
<li>Emin Alper – Kız Kardeşler</li>
<li>Pelin Esmer &#8211; Kraliçe Lear</li>
<li>Serhat Karaaslan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Kıvanç Sezer – Küçük Şeyler</li>
<li>Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti &#8211; Sibel</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ SENARYO</strong></p>
<ul>
<li>Emin Alper – Kız Kardeşler</li>
<li>Tarık Aktaş &#8211; Nebula</li>
<li>Serhat Karaaslan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Kıvanç Sezer – Küçük Şeyler</li>
<li>Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti ve Ramata Sy &#8211; Sibel</li>
<li></li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ KADIN OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Cemre Ebüzziya – Kız Kardeşler</li>
<li>Kübra Kip – Bağlılık: Aslı</li>
<li>Başak Özcan – Küçük Şeyler</li>
<li>Damla Sönmez &#8211; Sibel</li>
<li>EceYüksel – Kız Kardeşler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ ERKEK OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Kayhan Açıkgöz – Kız Kardeşler</li>
<li>Berkay Ateş &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Caner Cindoruk &#8211; İçerdekiler</li>
<li>Hayat Van Eck – Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu</li>
<li>Alican Yücesoy – Küçük Şeyler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Saadet Işıl Aksoy &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Füsun Demirel &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Elit İşcan &#8211; Sibel</li>
<li>Nihal Koldaş – Küçük Şeyler</li>
<li>Ece Yüksel – Bağlılık: Aslı</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Timur Acar &#8211; Kapı</li>
<li>Müfit Kayacan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Erdem Şenocak &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Settar Tanrıöğen &#8211; İçerdekiler</li>
<li>Kubilay Tunçer – Kız Kardeşler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ</strong></p>
<ul>
<li>Necmettin Akdeniz &#8211; Nebula</li>
<li>Eric Devin &#8211; Sibel</li>
<li>Emre Erkmen – Kız Kardeşler</li>
<li>Hatip Karabudak – Küçük Şeyler</li>
<li>Andreas Sinanos – Bağlılık: Aslı</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ MÜZİK</strong></p>
<ul>
<li>Cem Öget &#8211; Bir Aşk İki Hayat</li>
<li>Mahsun Kırmızıgül, Tevfik Akbaşlı ve Yıldıray Gürgen &#8211; Mucize 2: Aşk</li>
<li>Giorgos Papaioannou ve Nikos Papaioannou – Kız Kardeşler</li>
<li>Güldiyar Tanrıdağlı &#8211; Kapı</li>
<li>Venus Music Peace Band (Cem Celal Bilge, Mert Coşar, Uğur Deynekli, Mustafa Aydın) – Anadolu Turnesi</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ KURGU</strong></p>
<ul>
<li>Ali Aga &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Çiçek Kahraman – Kız Kardeşler</li>
<li>Véronique Lange &#8211; Sibel</li>
<li>Selda Taşkın – Küçük Şeyler</li>
<li>Aylin Zoi Tinel, Erhan Acar Jr. – Bir Aşk İki Hayat</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ SANAT YÖNETİMİ</strong></p>
<ul>
<li>Osman Çankırılı – Kız Kardeşler</li>
<li>Soydan Kuş &#8211; Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu</li>
<li>Osman Özcan &#8211; Sibel</li>
<li>Hakan Yarkın &#8211; 7. Koğuştaki Mucize</li>
<li>Alceste Wegner ve Reyhan Acar – Küçük Şeyler</li>
</ul>
<p><strong>Diğer dallardaki aday filmler birkaç gün içinde açıklanacak. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bizim film hangi kategoride?!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/12/04/bizim-film-hangi-kategoride/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/12/04/bizim-film-hangi-kategoride/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semra Güzel Korver]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2019 14:07:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgeselci: Semra Güzel Korver]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[derviş zaim]]></category>
		<category><![CDATA[film festivali]]></category>
		<category><![CDATA[semra güzel korver]]></category>
		<category><![CDATA[uzun metraj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=13711</guid>

					<description><![CDATA[Dünyada kurmaca ve belgesel filmlerin aynı kategoride yarıştığı festivaller var. Evet, milyonlarca para harcanmış kurmaca filmleri geride bırakıp ödülü kucaklayan belgesel filmler de var. Son yıllarda ülkemizde de bazı festivallerde belgesel ve kurmaca filmler bir arada ele alınır oldu. Bu hem festival organizatörleri, hem belgesel sinemacılar, hem o kategoride jüri olanlar açısından hem de seyirci [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada kurmaca ve belgesel filmlerin aynı kategoride yarıştığı festivaller var. Evet, milyonlarca para harcanmış kurmaca filmleri geride bırakıp ödülü kucaklayan belgesel filmler de var. Son yıllarda ülkemizde de bazı festivallerde belgesel ve kurmaca filmler bir arada ele alınır oldu. Bu hem festival organizatörleri, hem belgesel sinemacılar, hem o kategoride jüri olanlar açısından hem de seyirci açısından farklı bakış açılarına ve tepkilere yol açtı. Bu durum sinemamızın özellikle de belgesel sinemamızın gelişmesi açısından neler getirir, neler götürür bir tartışma konusu. Belgesel sinemacıların oldukça büyük bir bölümü bu uygulamadan rahatsız. Bu olaya Türkiye gerçeğinden baktığımızda durumu nasıl görünüyor?  Pek çok festivale katılmış belgesel sinemacılar, Kısa Filmciler Derneği Başkanı, Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı ve Usta Sinemacı  Derviş Zaim’e konuyla ilgili görüşlerini sordum.</p>
<p>Bu arada öyle gözüküyor ki memleketin bütün festivallerinin kendine bir ayna tutması gerekiyor. Sinemanın bütün bileşenleri bir araya gelse bir sempozyum, bir arama konferansı yapsa, bir konsensüse varılsa; ilkeler, kriterler, etik ve estetik değerler bir kez daha güncellense… Aksi halde her festival “ben yaptım oldu” diyerek devam ediyor sazını çalmaya. Aktörler, aktristeler değişiyor ve fakat şikayet edilen pek çok şey değişmiyor ya da değiştirilmiş gibi makyajlanıyor ama o makyaj da akıyor önünde sonunda. Neyse, biz esas konumuza dönelim. Ne diyorduk: “Kurmaca ve belgesel filmlerin festivallerde aynı kategoride yarıştırılması.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13712 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-1024x576.jpg" alt="" width="607" height="342" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/Burcu.jpg 1296w" sizes="auto, (max-width: 607px) 100vw, 607px" /></p>
<p><strong>Burcu Esenç/ Yönetmen</strong></p>
<p><strong> </strong>Semra sen de çok iyi biliyorsun ki, filmin son karesini bağladığında, bir çocuğun olmuş gibi hissedersin.  Elbette çocuğunun eşit koşullarda hayata katılmasını istersin.  Bu anlamda belgesel sinemanın, kurmaca filmle yarışmasının bu eşitliği tamamen ortadan kaldırdığını düşünüyorum.</p>
<p>Öncellikle jürilerin sinemanın kuramsal, felsefi ve sinematografik her türlü yetkinliğine sahip isimler olması gerektiğine inanıyorum. Katıldığımız yarışmalarda, usta yönetmenlerden birini jüri olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor.  Çünkü bir belgesel filmi sadece konusu ve içeriğinin  ile değerlendirmesini doğru bulmuyorum. Sinematografik anlamda da yetkin isimlerin gözetiminde olması gerekiyor. Bu yıl filmimizin çok güzel bir festival yolculuğu oldu. Bu yolculuk esnasında şunu gözlemledim: Belgesel filmlerin kurmaca ile yarışması, belgesellerin izleyici ile buluşma şansını da düşürüyor.</p>
<p>Ayrıca bazı festivallerde, ulusal  uzun metrajlı belgesel ile kısa metrajlı belgesellerin aynı kategoride değerlendirilmesinin de belgesel sinemacılar için büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13713 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/rena.jpg" alt="" width="510" height="552" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/rena.jpg 529w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/rena-277x300.jpg 277w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/rena-388x420.jpg 388w" sizes="auto, (max-width: 510px) 100vw, 510px" /></p>
<p><strong>Rena Lusin Bitmez / Yönetmen</strong></p>
<p>Günümüzde kurmacadan farkı olmayan güçlü ve etkileyici belgeseller izliyoruz. Zaman zaman tüm bunların dışına çıkan, anlatımı, bilinen kuralları ve yöntemleri derdest eden her iki türde filmleri ayrı bir yere koyarak söylüyorum. Belgeselin gerçekçiliği ile kurmaca filmin anlatım yöntemleri kaynaştığı durumlarda ve seyirciye hikâye anlatıldığı ya da kurmaca/belgesel melez anlatımın kullanıldığı durumlarda gayet beraber yarışabilir. Yabancı film festivallerinde belgesel ve kurmacanın aynı katagoride yarıştığı festivaller olmasına rağmen ülkemizde kurmaca/belgesel melez anlatımın kullanılarak çekildiği belgesel filmlerin azlığından, içerik farklılığından, yöntem karmaşasından, belgeselin kendi içindeki çeşitlilikten dolayı kesin bir yargı koymadan fikrimce beraber yarıştırılması her iki tarafa haksızlık.</p>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13714 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar.jpeg" alt="" width="582" height="582" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar.jpeg 723w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar-300x300.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar-150x150.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar-696x696.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/sidar-420x420.jpeg 420w" sizes="auto, (max-width: 582px) 100vw, 582px" /></strong></p>
<p><strong>Sidar Serdar Karakaş / Kısa Film Yönetmenleri Derneği Başkanı</strong></p>
<p>Özellikle son 20 yılda belgesel ve kurmaca filmler biçim olarak o kadar birbirinin içine girdi ki, aralarındaki sınırlar belirsizleşti, iki türü ayırt etmek neredeyse imkânsız hale geldi. Bu durum sadece uzun metraj için değil kısa filmler için de geçerli. Cahit Çeçen’in Kahpe Devran’ı (2010), Aydın Apançık’ın Ayaz Vurgunu (2013), Batuhan Kurt’un Kurbağa Avcıları (2018) filmleri, kurmaca tekniklerini kullanan ve benim de çok beğendiğim kısa belgesel filmlere örnek. Öyle ki Kahpe Devran ve Ayaz Vurgunu filmlerinin belgesel mi yoksa kurmaca mı olduğunu ayırt etmek bile çok zor. Ancak bu kadar iç içe geçmiş olmalarına rağmen kurmaca ve belgesel, farklı dinamik ve gramere sahip olan iki tür olmaya devam ediyor. Bu parametre farkı, filmleri değerlendirirken farklı bilgi birikimi, bakış açısı ve uzmanlık gerektirir. Bu nedenle de bırakın birlikte yarışmalarını, dost meclislerinde yaptığımız sinema sohbetlerinde bile aynı kefeye konulmamalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13715 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-810x1024.jpg" alt="" width="653" height="826" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-810x1024.jpg 810w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-237x300.jpg 237w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-768x971.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-696x880.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1-332x420.jpg 332w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/ece-1.jpg 989w" sizes="auto, (max-width: 653px) 100vw, 653px" /></p>
<p><strong>Ece Cantürk / Yönetmen-Öğretim Görevlisi</strong></p>
<p>Sinema Sanatı’nın gelişimi “Belgesel” ve “Kurmaca” olarak iki ana kategoride ilerlemiştir. Belgesel Sinema gerçeklikle ilişkilendirilirken, Kurmaca Sinema ise roman ve tiyatro ile anılmıştır yani genel olarak bir hayal’den yola çıkılmıştır. Kurmaca Sinema’nın mimetik yapısı diğer sanat dallarının etkisiyle de gelişirken, Belgesel Sinema’nın gerçeklik savı ve kurmaca anlatım yöntemleri her ne kadar kaynaşsa da birbirinden ayrılmaktadır.</p>
<p>Festivallerde; özellikle Adana ve Malatya film Festivallerinde aynı kategoride yarışmaları oldukça kafa karıştırıcı. Biz belgesel sinemacıları da bir nevi eksi bir’den yarıştırma olayı gerçekleşmiştir böylece. Yarışma sonrası jüri üyeleriyle bu sorun üzerine konuştuğumuzda, onlar da bize hak vermişler ama sonucu değiştirecek bir yapılanma için de bize ümit vermemişlerdir. Dileriz bu karışıklık bir an önce değerlendirilir ve Antalya Film Festivali’ndeki öze dönüş gibi ayrı kategorilerde adil olarak yarışma imkanı bulabiliriz.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13716 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-1024x930.jpg" alt="" width="640" height="581" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-1024x930.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-300x272.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-768x697.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-696x632.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-1068x970.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin-463x420.jpg 463w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/cantekin.jpg 1500w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> </strong></p>
<p><strong>Cantekin Cantez / Yönetmen</strong></p>
<p><strong> </strong>Uzun metraj kurmacalar içinde yarışıyor olmak bir yanıyla insanı mutlu ediyor. İyi bir belgesel çekmişsiniz ve birçok uzun metraj kurmacayı geride bırakmışınız diye düşünüyorsunuz. Ama bir yanıyla da haksızlık duygusu yaratıyor. Bu hem kurmacalara hem de belgesellere haksızlık aslında. En iyi filmi bir belgesele vermeyeceklerini bilmek zor değil. Ayrıca en iyi senaryo, en iyi oyuncu ödüllerinin de belgesele verilemeyeceği aşikâr. Ayrıca kurmacalara rakip olamayacak kadar düşük bütçelerle ve prodüksiyonla çalışıyorsunuz. En azından Türkiye için bu böyle. Sinema salonlarında vizyona çıkma fırsatlarını konuşamıyoruz bile. Zaten belgesellerin yarıştığı 4-5 yarışma var Türkiye&#8217;de. Hal böyleyken bir de belgesel kategorisini kaldırmak belgesel sinemaya büyük haksızlık. Umarım belgesel ve kurmaca ayrımını gözetmeyen festivaller önümüzdeki yıllarda bu hatayı düzeltilir ve belgesel sinemaya hak ettiği değer verilir.</p>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13717 size-full" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/alkım.jpg" alt="" width="519" height="701" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/alkım.jpg 519w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/alkım-222x300.jpg 222w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/alkım-311x420.jpg 311w" sizes="auto, (max-width: 519px) 100vw, 519px" /></strong></p>
<p><strong>Alkım Ün / Yönetmen-Yapımcı</strong></p>
<p>İki ayrı türün aynı kategoride yer aldığı bir festivalde kurmaca filmleri değerlendiren jüri aynı anda, değerlendirme kriterlerini değiştirip belgesel filmleri değerlendiremez. Dolayısıyla bir festivalde kurmaca filmler ile belgesel filmler farklı kategorilerde değerlendirilmeli ve jürisi de farklı kişilerden olmalıdır. Mesela, bu uzun metraj film kategorisi diye adlandırılan kategoride neden  yetkin belgesel sinemacılar yok? Sadece oyuncu, senarist, sinema yazarı ve kurmaca film yönetmenlerinden oluşuyor bu kategorinin jürisi. Sanki belgesel,  kurmacaya geçmek için çekilen bir ön film, bir basamak gibi algılanıyor ve adeta yönlendiriliyor. Hayır efendim benim hedefim belgesel sinema ve belgesel sinema üretmeyi seviyorum, istiyorum. Ulusal uzun metraj belgesel kategorisi adı altında yarıştırılan kurmaca filmler var mı mesela? Bir kurmaca filme “siz de filminizi ulusal uzun metraj belgesel kategorine” gönderebilirsiniz deniyor mu?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13718 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1.jpg" alt="" width="653" height="451" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1.jpg 720w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1-300x208.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1-218x150.jpg 218w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1-696x481.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1-607x420.jpg 607w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/özgür-1-100x70.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 653px) 100vw, 653px" /></p>
<p><strong>Özgür Özbalık / Yönetmen</strong></p>
<p>Ringde, farklı sıkletteki eldivenlerin boks müsabakasına benzetiyorum belgesel ve kurmaca filmlerin aynı kategoride yarışmasını. Nedense hayatımızın her alanında doğru olmayanı örnek almak gelenek haline geldi ve bu gelenek maalesef son zamanlarda bazı film festivallerimizde de yerini aldı. Gerek yurt içi, gerekse yurtdışında bu uygulanışın emsal alınışını son derece sakıncalı görmekteyim. Zira birbirinden farklı türlerin aynı kefede tartılmasını kesinlikle adil bulmuyorum. Dolayısıyla bu iki farklı türü aynı kulvarda değerlendirmekle esere ve eser sahiplerine haksızlık yapıldığını düşünmekteyim. Son olarak ulusal uzun metraj ön jüri üyeliği yaptığım bir film festivalinde, finale kalacak filmlerin seçkisinde aynı sorunla karşı karşıya kaldım. Takdir edersiniz ki komite tarafından belirlenen bir kota var. Ne mutlu ki düşünsel olarak belgesel ve kurmacanın aynı kategoriye alınmasından herkes mutsuzdu ama durum daha en baştan kabullenilmişti, sadece dile getirildi. Eğer kategoriler farklı olsaydı, daha çok belgesel filmi seyirci ile buluşturacaktık. İçlerinden bazıları da evlerine ödülle dönmüş olacaktı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13719 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-747x1024.jpg" alt="" width="583" height="799" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-747x1024.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-219x300.jpg 219w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-768x1052.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-1121x1536.jpg 1121w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-1495x2048.jpg 1495w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-696x954.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-1068x1463.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-1920x2631.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-307x420.jpg 307w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/KO_L3C5589-scaled.jpg 1868w" sizes="auto, (max-width: 583px) 100vw, 583px" /></p>
<p><strong>Kurtuluş Özgen / Dr. Öğretim Üyesi – Belgesel Sinemacı</strong></p>
<p>Ülkemizde bazı festivallerde belgesel film yarışması kategorisi hiç yok. Bazı festivallerde ise kurmaca filmler için olan yarışmalara eklemlenerek, aynı kategoride yarışmaya katılabiliyor. Oysa belgesel ve kurmaca iki farklı türdür. Ve bu uygulama belgesel sinemacıları mağdur etmektedir.</p>
<p>Belgesel sinema göstermek istediği sorunsalı tarihsel-toplumsal dünyadan alır, bunu çoğunlukla sorunsalın taraflarını yani sosyal aktörleri kameranın önüne koyarak yapar. Belgesel sinema, ele aldığı sorunları çözüm önerilerini de aktararak, kapsamlı bir çerçevede işleyen toplumsal bir sanattır. Belgesel sinema konusunu dolayımsız şekilde perdeye taşır. Olgulara, belgelere ve deneyimdeki gerçekliğe bire bir sadık kalarak tarihsel-toplumsal dünyadaki gerçek hikâyeleri izleyicisiyle paylaşır. Bu özellikleri belgeseli tür olarak kurmaca sinemadan ayırır.</p>
<p>Ülkemizdeki belgesel filmlerin büyük çoğunluğu ya düşük bütçeyle ya da öz kaynaklarla üretilen filmlerdir. Kurmacaya oranla oldukça dar bir ekip, birden fazla iş yaparak, dayanışma içinde çalışır. “Ucuz” teknik malzemeyle yetime zorunluluğu söz konusudur. Bu bağlamda belgesel sinemanın ekonomisi ve üretim koşulları kurmaca sinemadan oldukça faklıdır. Kurmaca sinemanın “profesyonel” ve “kurumsal” işleyişine karşılık belgesel sinemacılar “amatör” bir ruhla-inatla ve rizomatik akış içinde üretirler. Belgesel sinema “ticari” olmadığı için, belgeseller vizyonda yani sinemalarda gösterim şansı bulamaz. Belgeselciler ve belgeselleri izleyiciyle buluşma imkâna ancak film festivallerinde kavuşurlar. Hem hal böyle iken hem de yazıda değindim farklılıklardan dolayı “görünmeyeni görünür kılan” belgesel sinemayı “görünmez kılmak” çok yanlıştır.</p>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13720 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin.jpg" alt="" width="532" height="532" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin.jpg 899w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin-768x768.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin-696x696.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/yasin-420x420.jpg 420w" sizes="auto, (max-width: 532px) 100vw, 532px" /></strong></p>
<p><strong>Yasin Ali Türkeri / Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı </strong></p>
<p>Türkiye’de düzenlenen film festivallerindeki ulusal uzun metraj film yarışmalarının tür ayrımı yapılmaksızın giderek tüm sinema eserlerine açık olması önemli bir adım. Böylelikle sinematografik değeri yüksek belgesel filmler de kurmaca türündeki filmlerle birlikte değerlendirilebilir hale geliyor. Ulusal uzun metraj film yarışmalarının yanı sıra belgesel filmler için ayrı bir kategorinin olması bir gereklilik. Yapım ve üretim koşullarıyla diğer sinema türlerinden farklılaşan belgesel filmlere herhangi bir aşamada verilecek destek bu alanın daha da gelişmesi için oldukça elzem.</p>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13721 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z..jpg" alt="" width="657" height="322" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z..jpg 940w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-300x147.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-768x376.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-696x341.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-858x420.jpg 858w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-324x160.jpg 324w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/12/D.-Z.-533x261.jpg 533w" sizes="auto, (max-width: 657px) 100vw, 657px" /></strong></p>
<p><strong>Derviş Zaim </strong></p>
<p><strong> </strong>Batıda kimi festivallerde belgesel ve kurmaca filmler aynı kategoride yer alabiliyor.  Bizde bir adet var; Batıda bir şey yapılıyorsa birebir, çabucak burada da aynısını yapmak gibi . Ancak Batıda o işin o kıvamı aldığı ana dek hangi tartışmaların yapıldığı, hangi süreçlerin yaşandığını atlayarak bu ithalatı yapıyoruz. Bu alışkanlık da alanda öngörülmeyen sorunlara yol açabiliyor.</p>
<p>Kurmaca ve belgesel filmler aynı kategoride yarışmaya alındığında şöyle sorunlarla karşılaşıyoruz: Öncelikle metodolojik olarak onları nasıl karşılaştıracağız sorununu çözmemiz lazım. Karşımıza bir belgesel ve kurmaca film çıktığında onları makro bakış açısı ile ele almamız mümkün. Değerlendirirken nasıl bir metodolojik sürece sahip olmamız gerektiği ile ilgili bir problemle karşılaşıyoruz. Bunun için elimizde net kıstas olmadığı İçin böyle konuşuyorum. Mesela, sözgelimi, değerli insanların katıldığı bir jüri tartışmasının deşifresi yayınlansa, bu tip sorunları çözmek için metodoloji oturtma kıstası bakımından elimizde değerli bir ip ucu olabilir belki ama jüri tartışmalarını kamuya açmanın sakıncası malum. O nedenle böylesi değerli bir tartışma yapılacak olsa dahi onu yayınlama fikri bir hayal. Peki bizim daha sağlıklı değerlendirme yapmamızı sağlayacak şeyler neler?</p>
<p>Metodolojik düşünme biçimlerinin gelişmesi gerekir. Yani jürinin metodolojik düşünmeyi bilmesi gerekir. Bu ne demektir: Görsel, bilişsel donanıma sahip olmayı bilmek demektir. Çok temel bazı bilgilerin farkında olmak demektir. Politikaya, sosyolojiye, kültürel çalışmalara, sinema sanatına dair temel ve sistematik bilgiye sahip olmak demektir. Bu da iki makale okumakla, iki film izlemekle, birkaç filmde oynamakla, film yönetmekle, köşe yazısı yazmak, kitap yazmak ile kısa zamanda olacak şey değildir. Yanılmıyorsam yaklaşık on sene sistematik okuma ile olur. Bu tip bir yetişme süreci olmazsa ne olur. Saatler süren tartışmalar, kısır döngüler, patinajlar ve çoğunlukla yanlış ve hakkaniyete dayanmayan kararlar baş gösterir. Peki ne yapmak lazım? Evet, kurmaca ve belgesel filmler belli koşullarda bir araya getirilebilir. Çünkü hayat bize bazen bu ikisi arasında duran melez filmler getirebiliyor. İyi ve enerjisi yüksek filmler olabiliyor bazen bu filmler. O tip filmler ana yarışmaya eklenebilir. Veya tematik bir festival bünyesinde yine her iki tarz bir arada olabilirler. Genel olarak Türkiye için şu an ayrı durmalılar. Daha ilerde ne yapacağımıza, neyin daha sağlıklı ve verimli olabileceğine; ihtiyaçlara ve evrilen koşullar uyarınca karar verilebilir diye düşünüyorum. Bunu söylerken hayatın bizi yanıltma ihtimalini hesaba katarak konuşuyorum. Bir de festival ve jürilerde tek tipleşme tehlikesinden sakınarak bu işi ele almamızı hatırlatmak isterim.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/12/04/bizim-film-hangi-kategoride/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
