<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>terminal &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/terminal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jul 2018 11:50:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Margot Robbie ve Önüne Geçilemeyen Yükselişi</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/06/30/margot-robbie-ve-onune-gecilemeyen-yukselisi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/06/30/margot-robbie-ve-onune-gecilemeyen-yukselisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Öziş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 08:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Margot Robbie]]></category>
		<category><![CDATA[polat öziş]]></category>
		<category><![CDATA[terminal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8863</guid>

					<description><![CDATA[Son dönemin en büyük yıldızlarından olan, hatta ve hatta tapılası güzelliği ile adını tüm dünyaya ezberleten Margot Robbie, yeni filmi Terminal ile görücüye çıkmış durumda. Simon Pegg ile başrolü paylaştığı, oldukça gizemli ve karanlık bir hikâyeyi huzurlarımıza getiren film, aynı zamanda Margot Robbie&#8217;nin de günbegün yükselişe geçen kariyerinin açık bir göstergesi. Biz de bu vesileyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemin en büyük yıldızlarından olan, hatta ve hatta tapılası güzelliği ile adını tüm dünyaya ezberleten Margot Robbie, yeni filmi Terminal ile görücüye çıkmış durumda.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8864" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie.jpg" alt="" width="825" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie.jpg 825w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie-696x391.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/terminal_review_margot_robbie-747x420.jpg 747w" sizes="(max-width: 825px) 100vw, 825px" /></a></p>
<p>Simon Pegg ile başrolü paylaştığı, oldukça gizemli ve karanlık bir hikâyeyi huzurlarımıza getiren film, aynı zamanda Margot Robbie&#8217;nin de günbegün yükselişe geçen kariyerinin açık bir göstergesi. Biz de bu vesileyle hem güzel hem de yeteneğin vücut bulmuş hali olarak karşımıza gelen oyuncuyu mercek artına aldık. Huzurlarınızda, dünden bugüne, bugünden yarına Margot Robbie…</p>
<p>1990, Avustralya doğumlu olan Margot Robbie kariyerinin başında dizilerde boy gösterse de, sinemayla yolunun kesiştiği 2013 yılı, onun geniş kitleler tarafından tanınmasına olanak sağlar. İlk olarak bir İngiliz harikası olan ve zamanda yolculuk temasına bambaşka bir renk katan romantik-komedi About Time&#8217;da karşımıza çıkan Robbie, burada yer aldığı kısıtlı sürede güzelliği ile büyülemeyi başarır. Aslına bakılırsa, gençlik filmlerinde yeteneksizlik abidesi olan öyle müthiş güzeller karşımıza çıkıyor ki, acaba Margot Robbie de onlardan biri mi diye düşünmek, About Time&#8217;ın özelinde pekala mümkün. Çünkü filmde canlandırdığı Charlotte, sadece güzelliği ile öne çıkan ve filmin henüz başında misyonunu tamamlayıp hikâyeye veda edan bir karakter. Acaba bir kez daha sadece güzelliği ile boy gösteren ve unutulmaya yüz tutacak bir oyuncuyla daha mı karşı karşıyaydık? Tabii ki hayır!</p>
<p>Margot Robbie&#8217;nin kendisinden beklenen patlamayı yaptığı ve “Gümbür gümbür geliyorum” dediği yapım ise, hiç kuşku yok ki Martin Scorsese&#8217;nin gösterişli bir şekilde huzurlarımıza getirdiği The Wolf of Wall Street. Jordan Belfort&#8217;un gerçek hayat hikâyesinden uyarlanan ve üç saatlik uzun sayılabilecek süresine rağmen bir an olsun sıkmayan ve adeta bir resitali önümüze getiren film, biçiminden içeriğine kadar tadına doyulmaz bir seyirlik. Tabii, Leonardo DiCaprio ve Jonah Hill ile birlikte başrolü paylaşan Margot Robbie&#8217;nin de bu noktada payını es geçmemek lazım. Böylesine estetik bir filmde, güzelliği kadar parmak ısırtan performansı ile de öne çıkan Robbie, bir anda spot ışıklarını üzerine çekmeyi başarır. Keza filmden sonra birçoklarının, The Wolf of Wall Street&#8217;in muazzam anlatısı kadar Margot Robbie&#8217;yi konuştuğu da dün gibi akıllarda. Bir yanda herkesin üzerinde mutabık olduğu bir güzellik diğer yanda ise Scorsese tedrisatından geçmiş bir yetenek. Esasen Margot Robbie&#8217;nin The Wolf of Wall Street&#8217;te gösterdiği performans için yapılabilecek en doğru yorum; güzellik ile yeteneğin kusursuz birleşimi olacaktır. Nitekim onun ortaya koyduğu bu başarı, Margot Robbie isminin sinema dünyasında, “Heyecan uyandıran bir yıldız doğuyor” yakıştırmalarını da beraberinde getirir.</p>
<p>2013 yılı yapımlı About Time ve The Wolf of Wall Street&#8217;ten sonra, yıldız kalibresine yükselmiş bir oyuncuyla karşı karşıya olduğumuzu açık bir şekilde söylemek pekâlâ mümkün. Tabii, bu noktadan sonra Robbie&#8217;nin çizeceği profil ve yer alacağı filmlerde bir o kadar merak konusu halini alır. Ancak o kendi yeteneğini sınırsız bir şekilde resmedebileceği filmlerde ilk aşamada yer almaz. 2014&#8217;te Suite Française&#8217;ta, 2015&#8217;te ise Z for Zachariah&#8217;ta rol alır. Bu iki filmin de ortak özelliği, Robbie&#8217;nin yeteneğinin altında seyreden bir yapıyla izleyici karşısına çıkması. Nitekim filmleri pek başarılı olarak addedememek, Robbie&#8217;yi de negatif olarak etkiler. Ancak o eleştirilere kulak tıkar ve 2015 yılında Will Smith ile Focus için kamera karşına geçer. Özellikle usta oyuncu ile birlikte ortaya koydukları uyum ve hikâyenin dinamik yapısı, bir kez daha Robbie&#8217;yi en parlak şekilde yükseğe çıkarır. Ancak burada ortaya koyduğu performans, Robbie için bir zirve olmayacak, aksine zirveye giden yoldaki son basamağı olacaktır!</p>
<p>Uzun yıllardır Marvel ile DC arasında süregelen rekabet hepimizin malumu. Tabii, olay ne zaman ki beyaz perdeye taşındı, o zaman da Marvel yarattığı Sinematik Evren ile bir tık öne geçti ve DC&#8217;yi geride bıraktı. Tabii DC&#8217;nin bir seyirci edasıyla bu olanları izlemesi beklenemezdi. Önce Batman ile Superman&#8217;i bir araya getirdi, sonrasında ise “Onların Yenilmezler&#8217;i varsa, bizim de Gerçek Kötüler&#8217;imiz olsun” mottosuyla Suicide Squad&#8217;ı hayata geçirdi. Geriye dönüp baktığımızda filmin, DC&#8217;nin istediği etkiyi hiç mi hiç yaratamadığını söylemek mümkün. Hatta Marvel&#8217;e öykünüyor gerekçesiyle ziyadesiyle de eleştiri okuna dahi maruz kaldı. Ancak, itiraf etmek gerekir ki Suicide Squad bizlere öyle bir yeteneği, öylesine sıra dışı bir şekilde sundu ki, sırf bunun için dahi onlara teşekkür etmek gerekir. Evet, Margot Robbie&#8217;nin ta kendisinden bahsediyorum. Her ne kadar daha öncesinde The Wolf of Wall Street&#8217;te birçok olumlu eleştiriye mazhar olsa da, Margot Robbie performans anlamındaki zirvesini Suicide Squad&#8217;ta yaşar. Hatta onun Harley Quinn karakteri ile bizlere sunduğu o kadar devasadır ki, bu performans filmin bile önüne geçer. Keza filmin ismini dahi andığımızda hangimizin aklına Harley Quinn&#8217;e bürünmüş Margot Robbie gelmez ki?</p>
<p>Evet, artık karşımızda güzelliğini, parmak ısırtan yeteneğiyle süsleyen oldukça özel bir oyuncu var diyebiliriz. Her projesinde üstüne koyarak gelen ve içindeki cevheri tüm dünyanın gözleri önüne seren Margot Robbie, filmlerin aranan yıldızı, daha ötesinde başrolü hüviyetine bürünür. Nitekim bu noktadan sonra birçok teklif alır, hatta Harley Quinn&#8217;in solo filmi dahi teklif edilir. Ancak o, şimdilik bu öneriyi rafa kaldırır ve yeteneğini daha cezp edici noktada kullanmayı tercih eder. Esasen o bir oyuncudur ve farklı şeyler yapmak ister. Tam da bu süre zarfı içerisinde Tonya Harding isimli buz patencisinin öyküsünün anlatılacağı I, Tonya isimli filmde oynamayı kabul eder. Çünkü yaratacağı karakter, güçlü bir oyunculuk isteyen ve Robbie&#8217;nin yeteneğini bir kez daha gözle görülür kılacak bir yapı etrafına kuruludur. Nitekim anlatımıyla keyifli bir seyirlik halini alan I, Tonya&#8217;nın en dikkate değer tarafının da Robbie&#8217;nin ortaya koyduğu performans olduğunu dile getirmek gerekir. Kendisinden bekleneni oldukça başarılı bir şekilde yansıtan, yalnızca belirli rollerde değil, farklı yapıdaki her karakteri canlandırabileceğini yine, yeniden kanıtlar. I, Tonya&#8217;da gösterdiği performans ise Akademi&#8217;nin gözünden kaçmaz ve Robbie&#8217;ye Oscar adaylığının da yolunu açar. Her ne kadar, ödülü kucaklayamasa da güçlü ve tecrübeli adayların arasında dahi pırıl pırıl parlamayı başarır ve gelecek adına ne denli umut vaat ettiğini de bir kez daha ortaya koyar.</p>
<p>Duru bir güzellikten, yeteneği ile ışıldayan bir yıldıza evrilen Margot Robbie, çağımızın en özel aktristlerinden biri olarak herkesin zihnine kazınmış durumda. Kariyer basamaklarını yavaş yavaş çıkması ayrı bir yana, kendisinden beklenenin fersah fersah üstüne çıkmasıyla her daim takdiri hak eden biri. O, Temmuz ayında son filmi Terminal ile beyaz perdeye dönüş hazırlığı yapadursun, biz sinemaseverler olarak, kadrosuyla dahi heyecanlandıran son Tarantino filmi Once Upon a Time in Hollywood&#8217;da ortaya koyacağı performansı şimdiden merak edelim. Bakalım, bu zamana kadar bizleri hiç yanıltmayan Margot Robbie yine, yeni ve yeniden aynı performansı ortaya koymaya devam edecek mi? Bekleyip, göreceğiz!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/06/30/margot-robbie-ve-onune-gecilemeyen-yukselisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayşe teyze soruyor, mutlu musun? Terminal&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/ayse-teyze-soruyor-mutlu-musun-terminal/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/ayse-teyze-soruyor-mutlu-musun-terminal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beril Ateşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2016 11:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayşe Teyze: Beril Ateşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe teyze]]></category>
		<category><![CDATA[beril ateşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[terminal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9419</guid>

					<description><![CDATA[En sevdiğim filmlerden biri Ayşe teyzenin huzuruna çıkıyor… “Terminal”. Adından anlaşılamayacak duygusallıkta olan bu filmi Ayşe teyzeyi de önce pek heyecanlandırmıyor. A: Aman Beril sıkıcı olmasın. Hava soğuk, kış geldi artık bir de sen karartma içimi. B: Yok yok merak etme içini ısıtacak eminim.. Son derece kalabalık ve büyük bir havaalanı tabi ki New york! [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En sevdiğim filmlerden biri Ayşe teyzenin huzuruna çıkıyor… “Terminal”. Adından anlaşılamayacak duygusallıkta olan bu filmi Ayşe teyzeyi de önce pek heyecanlandırmıyor.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9421" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-1024x569.jpg" alt="" width="696" height="387" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-1024x569.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-300x167.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-768x427.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-696x387.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-1068x594.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1-756x420.jpg 756w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/terminal-1.jpg 1785w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><strong>A: Aman Beril sıkıcı olmasın. Hava soğuk, kış geldi artık bir de sen karartma içimi.</strong></p>
<p><strong>B: Yok yok merak etme içini ısıtacak eminim..</strong></p>
<p>Son derece kalabalık ve büyük bir havaalanı tabi ki New york! Herkes telaşlı, tetikte ve koşuşturuyor. Bizim kahramanımız biricik Tom Hanks hariç! Bay Navorski küçük valizi, elinde eski bir teneke kutu keyifli bakıyor. Pasaport kontrolünde öğreniyor ki, ülkesinde yaşanan darbe olayından dolayı vizesinin ve pasaportunun bir geçerliliği yok hatta ülkesinin geçerliliği yok. Ne ülkesine yani Krakozya Cumhuriyetine (hayali bir ülke tabi ki) dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. New York terminali kalabileceği tek yer. Navorski olmayan inglizcesiyle ülkesinde neler olduğunu anlamaya çalışırken, havaalanı müdürü ise onu başından atmaya çalışıyor. Kapıdan çıkmasını istiyor, çünkü kapıdan geçtiği anda New York polisinin yetki alanında olacak, en kısa zamanda da izinsiz giriş suçuyla kendini hapiste bulacak, böylece havaalanı bir olaydan daha kurtulmuş olacak.</p>
<p><strong>A: Küçük bir ülke galiba, Türkiye gibi. Bir İngiliz olsa işler böyle olmazdı tabi. Ülkesi dünyada ne kadar küçükse o da havaalanında o kadar küçük kaldı. Kimse yardım etmiyor ki adama, İngilizce bile konuşamıyor cık cık cık. Amerika bizden de beter vallahi. </strong></p>
<p>Hüzünlü hüzünlü devam ediyoruz izlemeye. Navorski hayattan kalmanın bir yolunu buluyor, kendine yatak yapıyor, taşıma arabalarını toplayarak para bile kazanmaya başlıyor, hatta bunlarda yetmezmiş gibi aşık bile oluyor. Hayatta olan her şeyi terminalde buluyor Navorski.</p>
<p>Arkadaşları da oluyor, aslında bütün terminal onu bağrına basıyor, bir kişi hariç! Terminalin müdürü! Navorski ülkesindeki durumdan korktuğunu kabul ederse onu Amerikaya sokabileceğini söylüyor tabi ki tek derdi ondan kurtulmak.</p>
<p><strong>A: bu adamda korkacak göz var mı hiç! Bana da sorsalar ülkende durumlar karışık kaçar mısın, gider misin diye ben de giderim derim. Bak ne diyor. “orası vatan, vatandan korkulmaz”. Şimdi öyle mi, herkes kaçar vallahi arkasına bile bakmadan. </strong></p>
<p>Bazen Ayşe teyzenin haklı olması çok sinirimi bozuyor işte bu da o zamanlardan biri. Çok değil birkaç ay önce benzer olan aslında olmayan ne olduğunu anlayamadığımız şeyler bizim ülkemizde de yaşandı ve evet bir çok insan kaçmak istedi. Haklılık ya da haksızlık tartışılabilir ama yaşanan buydu. Yani Ayşe teyze yine haklıydı.</p>
<p>Filmimizin en güzel tarafı 4 duvar bir alanda gerçek dünyayı hiç aratmaması. Aşk, kıskançlık, ego, para, güç her şey var. Navorski’nin aşık olduğu bayan bile evli bir adama aşık. Her şey çok gerçek.</p>
<p><strong>A: bir avuç insanı nereye koyarsan koy iyisiyle kötüsüyle her duyguyu yaşatırlar maşallah. Aman be Beril ne önemi var ülkenin, ne önemi var nerede olduğunun al işte hepsi insan, hepsi mutluluk peşinde, hepsi mutlu olanları kıskanmakla meşgul. Aman diyim Beril bak kızım sakın ola kimsenin mutluluğunu kıskanma, feyz al feyz. Ah ah…</strong></p>
<p><strong>B: elimden geleni yapıyorum ama beceremediğim zamanlarda olmuyor değil.</strong></p>
<p><strong>A: insanız evladım insan o kadar olur. Sen niyetinden sapma yeter. Bak kadıncağız evli adamın peşinde, diğer tarafta bizim saf iyi niyetli adam ona aşık ama umuru mu sanki. Aşık olduğu adamın karısının mutluluğunu kıskandığı için tek amacı o mutluluğu elde etmek olmuş, kendi mutluluğu değil ha yanlış anlama kadının mutluluğuna göz dikmiş. Ee sorarım size Beril hanım bu kafayla nasıl mutlu olur insan?</strong></p>
<p>Bunu yanıtlamak zorunda mıyım? Biraz çalışıp gelsem. Bir minik araştırma falan hazırlar mail atarım haftaya! Yavaş gel Ayşe teyzem yavaş! Bunlar içime tabi, dışarı şöyle çıkıyor.</p>
<p><strong>B: olamaz bence yani mutlu olamaz aslında insan da olamaz yani olur da eksik olur. Bak bizim adam o yüzden tam yani Navorski tam çünkü insanların mutluluğunu kıskanmıyor hatta ortak! Kendi hayalleri var, kendi güzel dünyası…</strong></p>
<p><strong>A: aynen öyle! Hep derim kızım bilirsin, hayal kurmayan insan çürümüş çiçek gibidir yanında ki diğer çiçekleri de çürütmek için yaşar. Hayal güzeldir, hayal umuttur güzel kızım.</strong></p>
<p>Uzaklara bakıyor Ayşe teyze kendi gençliğiyle konuşur gibi, umutlu, hüzünlü…</p>
<p>Paralelinde Navorski de hüzünlü. Hiçbir yer onu işe almıyor müdür sağ olsun yine kendini terminalin kullanılmayan alanlarında yamalı dökülmüş duvarlar arasında buluyor ve başlıyor duvarları yenilemeye uyumadan, bütün kötülükleri ruhundan temizler gibi yeniliyor duvarı. Navorski’nin gizli yeteneği çıkıyor karşımıza. O bir duvar ustasından çok sanatçı! Bu yeteneği keşfediliyor ve hemen bir işe alınıyor. Müdür çıldırıyor tabi ama yapacak bir şey yok adam yetenekli. Navorski terminalde herkesin kahramanı olur, herkese yardım eder, aşıkları buluşturur.</p>
<p><strong>A: bak ne de güzel yayıyor güzelliğini. İyi insan bir yere dokundu mu orada iyilik yeşerir. A canım benim yüzünden belli zaten.</strong></p>
<p>Tom Hanks’e diyor Ayşe teyzem bunlarıJ öyle herkesi sevmez bildiğiniz gibi. Harika bir yetenek örneği zaten kendisi. İlk izlediğimde de hayranlığımı gizleyememiştim. İngilice bilmeyen bir adamı oynamak bir Amerikali için eminim çok zordur ama ne de güzel hakkını vermiş. Herkes Navorski’nin New york’ a neden gitmek istediğini anlamaya çalışır ayrıca yanından hiç ayırmadığı metal kutusu da müdürün oldukça ilgisini çekmektedir. Bu gizemi çözecektir. Çözerde! Kutunun içinden jazz sanatçılarının imzaladığı minik kağıtlar çıkar ve anlarız ki Navorski eksik kalan son sanatçının imzasını alabilmek için New York’a gitmek istiyordur. Babasına sözü vardır ve babasını kaybetmiş olsa da bu sözü yerine getirecektir.</p>
<p><strong>A: Jazz mı? Pek anlamam ama babası için yapacaksa yapsın tabi yani ne bileyim çok mu lazım bir imza pek anlayamadım. </strong></p>
<p>İşte film tam olarak burada Ayşe teyzeyi hayal kırıklığına uğrattı. Oldu mu şimdi bu? Jazz da nereden çıktı, biz iyiydik duvarlar, aşklar falanJ</p>
<p>Beklenen an gelir ve Krakozya Cumhuriyetinde barış haberi ilan edilir. Terminalde harika bir kutlama görürüz herkes Navorski için en az onun kadar mutludur.</p>
<p><strong>B: bak Ayşe teyze Navorski onlar için her fırsatta güzel şeyler yaptı diye herkes de onun için seviniyor ya karma işte.</strong></p>
<p><strong>A: hah vallahi öyle. Karma neymiş ki?</strong></p>
<p><strong>B: ne ekersen onu biçersin de diyebiliriz.</strong></p>
<p><strong>A: öyle de o zaman ne diye dolandırdın!</strong></p>
<p>Bu gelgitler beni öldürecek birgünJ hemen konuyu değiştirmeli.</p>
<p><strong>B: her şey iyi hoşta kadın yine eski evli sevgilisine döndü, gitmedi Navorski ile onu napıcaz?</strong></p>
<p><strong>A: e belliydi öyle olacağı. İki sevgilinin ya ikisi de mutlu olacak ya da ikisi birden mutsuz. Şimdi bizim adam bu kadar mutluyken bu mutsuz kadın hiç yanaşır mı ona anca imrenir, bir gün onun kadar mutlu olabilecek mi onu düşünür ve kendi gibi mutsuz sevgilisine döner. </strong></p>
<p>Bütün ilişkilerim bir bir gözümün önünden geçiyordu… kim mutluydu? Kim mutsuzdu? Ben ne kadar mutluydum? Şimdi ne kadar mutluyum? Hayallerim nerede? Kafamda deli sorular…</p>
<p>Navorski ise her şeye rağmen hayallerinin peşinde gitti ve o son imzayı kaptı! Artık rahat rahat dönebilir vatanına.</p>
<p><strong>A: teşekkür ederim Berilciğim bu güzel film için, hep bunlardan getir.</strong></p>
<p><strong>Hep bunlardan??? </strong></p>
<p><strong>B: tabi tabi getiririm getirmesine de Ayşe teyze sana bir şey sorabilir miyim? İnsan mutlu olup olmadığını nasıl anlar?</strong></p>
<p><strong>A: ne bileyim canım ben herkesin mutluğu kendine. Hayallerini her gün hatırlıyor mu, yenilerini kuruyor mu? Kendi ile göz göze gelince gülümsüyor mu? Kahkaları bonkör mü? Herhalde bu sorularla anlar. </strong></p>
<p><strong>B: her gün kendine bu soruları düzenli olarak sorup, dürüstçe cevaplayan insan sanki mutsuz bile olsa mutlu olmaya yaklaşıyor gibi geldi bana. Aman Ayşe teyze yine kafamı karıştırdın.</strong></p>
<p><strong>A: bırak karışsın korkma bu kadar karışıklıktan, kafan karıştıkça renklenirsin belki kıh kıh kıh…</strong></p>
<p>Ah Ayşe teyzem ah kesin hayatlarının birinde filozof ya da derviş falandın senJ</p>
<p>Ayşe teyze sen ve güzel kalbin her filmimde varsın!!!!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/ayse-teyze-soruyor-mutlu-musun-terminal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
