<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Star Wars &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/star-wars/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Oct 2018 09:27:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Star Wars Hayranları The Last Jedi Etkinliğinde Buluştu</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/12/20/star-wars-hayranlari-the-last-jedi-etkinliginde-bulustu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/12/20/star-wars-hayranlari-the-last-jedi-etkinliginde-bulustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Dec 2017 09:24:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Jedi Etkinliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10898</guid>

					<description><![CDATA[Kitleleri peşinden sürükleyen fantastik bilim kurgu serisi Star Wars’un son halkası The Last Jedi geçtiğimiz ay vizyona girdi. The Force Awakens’tan sonrasını anlatan film yine direnişçiler ve ilk düzen arasındaki çatışmayı odak noktasına alırken Luke Skywalker’ı yıllar sonra yeniden beyazperdeye taşıdı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hatırı sayılır bir hayran topluluğu olan Star Wars’un [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kitleleri peşinden sürükleyen fantastik bilim kurgu serisi Star Wars’un son halkası The Last Jedi geçtiğimiz ay vizyona girdi. The Force Awakens’tan sonrasını anlatan film yine direnişçiler ve ilk düzen arasındaki çatışmayı odak noktasına alırken Luke Skywalker’ı yıllar sonra yeniden beyazperdeye taşıdı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10899" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-1024x575.jpg" alt="" width="696" height="391" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-1024x575.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-300x168.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-768x431.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-696x391.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-1068x600.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1-748x420.jpg 748w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/star-wars-1.jpg 1767w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hatırı sayılır bir hayran topluluğu olan Star Wars’un 2 yılda bir vizyona giren yeni filmleri ülkemizde de yapılan etkinliklerle seyirci ile buluşuyor. Filmin hayranları sevdikleri karakterlerin kostümleri ile ilk gösterime geliyorlar. Bu tip organizasyonları ise hayran kulüpleri gerçekleştiriyor. Türkiye’de ise en büyük hayran topluluğu YıldızSavaslari.com ekibi bu özel etkinliğe ön ayak oluyor. Bu sene de ilk gösterime katılan hayranlar renkli görüntülerle karşılaştı. Geceye katılım gösteren bir Star Wars hayranı olarak en az film kadar etkinlikten de büyük keyif aldığımı söylemeliyim.</p>
<p>Genellikle film eleştirmenleri kanadında sevilen film hayranlar tarafında ise iki gruba bölündü. Serinin son filmi olacak ve 2019’da vizyona girecek 9. filmin yönetmenliğini ise The Force Awakens’ın yönetmeni J.J. Abrams üstlenecek.</p>
<p>Film hayranları bu denli ikiye bölmüşken Cinedergi olarak biz de The Last Jedi etkinliğini düzenleyen ve Türkiye’nin en büyük Star Wars hayran topluluğu YildizSavaslari.com ekibinden bazı kurucu ve üyelere filme dair düşüncelerini sorduk.</p>
<p><strong>Hayranlar The Last Jedi Hakkında Ne Düşünüyorlar?</strong></p>
<p><strong><em>Star Wars: The Last Jedi’i nasıl buldunuz? Beklediğiniz gibi miydi?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>Doğruyu söylemek gerekirse The Force Awakens’a büyük beklenti ile gidip, beklediğimi bulamamıştım filmde. Bu yüzden The Last Jedi’a sıfır beklenti ile gittim. Film beni etkilemeyi başardı fakat hala beğeni listemin üst sırasına yerleşmekten uzak.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Last Jedi beklentimin üstündeydi. Gücü çok iyi işlediklerini düşünüyorum. Luke Skywalker&#8217;ın değişen kişiliği olsun tavırları olsun çok hoşuma gitti.</p>
<p><strong>Niko Fenerli: </strong>Kısa cevap “evet”. JJ Abrams The Force Awakens’da temkinli davranıp işlediğini bildiği bir tarifi uyguladı ve bana göre başarılı oldu. Rian Johnson ise bu son filmde risk aldı ve olabileceği kadar farklı olarak cesur davrandı. Bence takdir edilmesi gereken bir yaklaşım.</p>
<p><strong>Oğuzhan Arslan:</strong> Açıkçası Rogue One’da olduğu gibi neredeyse “0” beklenti ile sinema salonundan içeri girdim. Lakin ilk izleyişim sonrasında içimden “olmuş” diye geçirdim. Sonrasında 2 kere daha izledim filmi ve her izleyişimde yeni, farklı bir takım detaylar dikkatimi çekti. Dolayısıyla, alışık olduğumuzun çok dışına çıkılmış olsa da filmi beğendim diyebilirim.</p>
<p><strong><em>Soru: Oyunculuklar ve hikâye örgüsü bakımından nasıl buldunuz?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>The Force Awakens’a kıyasla oyunculuklarda kısmi bir iyileşme olduğunu gözlemledim. Mark Hamill’in Luke Skywalker performansı ise deyim yerindeyse “magnum opus” olmuş. Filmde şu ana kadar SW evreninde hiç görmediğimiz kadar komedi ve mizah unsuru var, alışık olmadığımız için bu biraz yadırgandı. Filmde çok etkileyici “an” lar var fakat bütününe bakıldığında hikaye örgüsü, hikayenin gidiş yönü açısından şüphe uyandırıyor, zira SW ruhuna aykırı pek çok durum meydana geliyor.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Bazı oyuncularda maalesef performans düşüklükleri vardı. Hikaye örgüsü aslında beni en çok çeken öğe dersek yanlış olmaz. Olayların bağıntıları çok iyiydi.</p>
<p><strong>Niko Fenerli: </strong>Bence şimdiye kadar gördüğümüz Star Wars filmleri içerisindeki en iyi oyunculuk. Özellikle Mark Hamill çok kaliteli bir oyunculuk sergiledi.</p>
<p><strong>Oğuzhan Arslan: </strong>Oyunculuklar bakımından bence Mark Hamill ve Carrie Fischer zirveyi zorlamışlar, gerçekten çok beğendim. Adam Driver’ın ise canlandırdığı karakterin yaşadığı duygusal karmaşayı bize güzel yansıttığını düşünüyorum. Hikaye örgüsüne gelecek olursak Rian Johnson’ı yeni ve farklı bir hikaye örgüsünü karşımıza çıkardığı için tebrik etmek lazım. Tebrik edenlerden biri de benim.</p>
<p><strong><em>Filmde en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz anlar hangileri oldu?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>Luke’un olduğu tüm sahneleri sevdim. Rey’in mağaradaki sahnesi benim için filmin en büyük gizemi. En sıkıldığım sahneler ise Finn ve Rose’un Canto Bight’taki sahneleri. Leia’nın uzay boşluğunda Güç’ü kullanıp kendini kurtarmasını ve İlk Düzen filosunun bir türlü direniş gemisini yakalayamamasını abartılı ve saçma buldum.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Finn&#8217;in yapacak olduğu fedakârlıktan Rose&#8217;un cidden 3 sınıf bir sebeplen kurtarması. Cidden bu gereksiz aşka gerek var mıydı?</p>
<p><strong>Niko Fenerli: </strong>Finalde Luke’un belirdiği sahne ve Praetorian Guard dövüş sahnesi favorilerim. En nefret ettiğim anlar ise biraz “zoraki” espriler. Her Star Wars filminde bir doz espri vardır. Bunda ise bazı espriler yersiz olmuş.</p>
<p><strong>Oğuzhan Arslan: </strong>En sevdiğim anlar aslında birden fazla. Lakin bir sıralama yapmam gerekirse sanırım Luke’un kendi görüntüsünü Crait’te Kylo Ren’e yansıttığı esnada kendisini havada gördüğümüz an beni benden aldı diyebilirim. En nefret ettiğim an ise Snoke’un kendine aşırı bir güven ve aşağılayıcı bir şekilde Rey ve Kylo ile yaptığı konuşmaydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><em>Karakterlere gelirsek, en sevdiğiniz ve en itici bulduğunuz karakterler hangileri oldu?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>Eski nesil bir hayran olarak bana nostaljik geldiği için Luke ve Yoda’yı görmekten keyif aldım. Benicio del Toro’nun canlandırdığı DJ karakteri ise oldukça gereksiz, “olmasa da olur” bir karakterdi. Snoke ise filmin en büyük hayal kırıklığı idi.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Rose karakteri maalesef en sevmediğim karakter. En sevdiğim karakter tabi ki Luke Skywalker idi.</p>
<p><strong>Niko Fenerli: </strong>Ne kadar da Mark Hamill “sevmemiş” olduğunu beyan etmiş olsa da, Luke karakteri bu filmde ayrı bir derinliğe kavuşmuş. Bu nedenle en sevdiğim karakter o. En itici olanı hakkında emin değilim, belki Porg’lar.</p>
<p><strong>Oğuzhan Arslan: </strong>Luke haricinde en sevdiğim karakter Poe sanırım. Rose ise bu filmde bana baya itici geldi.</p>
<p><strong><em>Biliyorsunuz Disney ile seride farklı bir yöne gidilmeye başlandı. Sizce yeni serinin gidişatı nasıl?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>Özellikle The Last Jedi bize gösteriyor ki, Disney, Star Wars evrenini kökten değiştirmek istiyor. Kylo Ren’in filmdeki “Bırak geçmiş ölsün. Gerekirse (geçmişi) öldür)” repliği bunun habercisi gibi; Jedi, Sith, Cumhuriyet ve İmparatorluk’u istemiyor. Serinin bu temel taşları olmadan nasıl bir gidişat izleneceği büyük soru işareti.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Yeni gidişatı beğeniyorum. Nedeni ise cidden artık yeni bir gidişata girmemiz gerekiyor. Tüm sektörler değişirken Star Wars değişmez ise bi yerden sonra kendini tekrar edecektir.</p>
<p><strong>Niko Fenerli: </strong>Şu anda gidişat biraz karışık. JJ The Force Awakens’da, devam filmine bir sürü cevaplanması gereken soru ve malzeme bırakmıştı. Rian ise bu filmle çoğunu tüketti. Biliyorsunuz 9uncu film yine JJ tarafından çekilecek. Açıkçası JJ hikâyeyi nereye taşıyacak çok merak ediyorum.</p>
<p><strong>Oğuzhan Arslan: </strong>Serinin sonraki filmini J.J. Abrams yazıp ve yönetecek, bunu biliyoruz. Lakin The Force Awakens’ta düştüğü hataya tekrar düşeceğini sanmıyorum. Episode 9’da güzel şeyler görebiliriz<strong>.</strong></p>
<p><strong><em>Son olarak, sıralamanız gerekirse The Last Jedi tüm seri içinde kaçıncı sıraya koyarsınız?</em></strong></p>
<p><strong>Ateş Çetin: </strong>Benim için tüm zamanların favorisi Empire Strikes Back. Yine de tüm filmler için bir sıralama yapmam gerekirse şöyle olurdu : 5-R1-6-8-3-4-1-2-7.</p>
<p><strong>Necdet Salih Burgul: </strong>Star Wars:Revenge of The Jedi, Star Wars:Empire Strikes Back, Star Wars: Rogue One ve Star Wars: The Last Jedi şeklinde sıralayabilirim.</p>
<p>Cevaplarınız için teşekkür ederiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/12/20/star-wars-hayranlari-the-last-jedi-etkinliginde-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güç yeniden Bizimle: Bir Star Wars hikayesi &#8211; Rogue One</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/guc-yeniden-bizimle-bir-star-wars-hikayesi-rogue-one/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/guc-yeniden-bizimle-bir-star-wars-hikayesi-rogue-one/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2016 11:59:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Rogue One]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9428</guid>

					<description><![CDATA[Uzun bir aradan sonra geçen yıl yaratıcısı George Lucas’ın herhangi bir dokunuşu olmadan vizyona giren Star Wars’un 7. bölümü “Güç Uyanıyor” destanın köklerine inmesi sebebi ile pek çok hayranını mest etmişti. Bir yıl aradan sonra bu sefer yine bir Star Wars filmi sevenleri ile buluşuyor. Bu sefer 1977 yapımı serinin ilk (aslında dördüncü) filmi Yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Uzun bir aradan sonra geçen yıl yaratıcısı George Lucas’ın herhangi bir dokunuşu olmadan vizyona giren Star Wars’un 7. bölümü “Güç Uyanıyor” destanın köklerine inmesi sebebi ile pek çok hayranını mest etmişti. </em></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9429" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/rogue-one-star-wars-movie-images-34.jpg 1600w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><em>Bir yıl aradan sonra bu sefer yine bir Star Wars filmi sevenleri ile buluşuyor. Bu sefer 1977 yapımı serinin ilk (aslında dördüncü) filmi Yeni bir Umut’un (A New Hope) öncesini anlatacak olan “Bir Star Wars Hikayesi: Rogue One” beyazperdede görücüye çıkmaya hazırlanıyor. Biz de bu buluşma öncesinde serinin eski filmlerine, yeni filmden beklentilere ve Disney’in Star Wars ile ilgili gelecekteki projelerine bir göz atalım.</em></p>
<p>1977 yılında George Lucas tarafından yaratılan Star Wars efsanesi yalnızca kendi alanında bir kült olmadı, dönemim kısır Hollywood gidişatına da yön verdi. Bilim kurgu ve fantastik öğeler ile yeni bir yol haritası çizen Star Wars’un ilk filmin başarısı üzerine iki de devam filmi çekildi. İlk filmler serinin 4-5-6. Bölümleri olarak geçiyordu. Uygun teknik donanımın ve efektlerin o dönemde yeterli olmaması sebebi ile genç senarist ve yönetmen George Lucas seriye dördüncü filmden başlamıştı. Yapımı oldukça uğraş veren maketler, maskeler ve kostümler ile Star Wars yıllarca adından söz ettirecekti. O kadarla da kalmadı elbette. Oyuncak sektöründe de hayranların ilgisi ile karşılaştı. Hikayesi, ikonik karakterleri ve kostümleri ile Star Wars bir dönemim değil, nesiller boyu sürecek bir akışın, hayranlığın parçası olacaktı.</p>
<p>90’ları sonuna gelindiğinde ise ilk üç filmi çekememenin uktesini içinde taşıyan Lucas kolları sıvayarak bölüm 1-2-3’ü çekmeye karar verdi. Artık teknik imkanlar da CGI bilgisayar efektleri de emrine amadeydi. 1999 yılında çıkan, serinin birinci filmi olan ve İmpratorluk döneminin öncesini anlatan zincirin ilk halkası The Phantom Manace, pek çok hayranın hışmına uğradı. Sebebi ise 70-80’lerin efsane serisine oranla daha renkli, daha çocuksu bir tonda olmasaydı. Yine de oyunculardan tutun da ışın kılıcı sekanslarına kadar akıllarda yer etmişti. Eleştirilere kulak asmayan Lucas serinin ikinci filmi Attack Of The Clones ile seyircinin gönlünü bir nebze almıştı ancak yine de tam bir tatmin olmaktan uzaktı. Bunda kötülerin kötüsü ikonik karakter Darth Vader’ın gençliğini canlandıran dönemin genç yıldızı Hayden Christensen’in çoğu kesime göre yetersiz performansının etkisi büyüktü.</p>
<p>Nihayet 2005 yılında üçüncü film Revenge Of The Sith vizyona girmiş ve seri tamamlanmıştı. Luke Skywalker’ın babası genç Anakin Skywalker’ın Sith lordu Darth Vader olarak karanlığa giden yolculuğu tamamlanmıştı. Ancak serinin yaratıcısı George Lucas’a olan öfke dinmek bilmiyordu. Bunca ağır eleştirinden sonra Star Wars efsanesinden elini kolunu çeken Lucas haklarını da Disney’e devredince yeni arayışlar başladı. Bu yeni arayışlar serinin hayranlarını heyecanlandırmıştı çünkü yeni bir serinin dedikoduları almış başını gitmişti. 1983 yılında çekilen Return of the Jedi’dan sonrasını anlatacak yeni film The Force Awakens projesi hayata geçmişti. Eski serinin efsane oyuncuları bir yana dönemin genç yeteneklerini de içinde barınacak film için çok titiz çalışmalar yapıldı. George Lucas’ın yeni üçlemesini adeta unutturulmak istendi. Bunun için de elbette 80’lerde çekilen filmin tonuna uygun bir senaryo ve karakter oluşumuna gidildi. Seriye Mark Hamill, Harrison Ford ve Carrie Fisher gibi serinin ikonik olmazsa olmaz karakterleri geri döndü. Film vizyonda fırtına gibi esti. Yönetmen koltuğunda bir diğer kült yapım Star Trek’in yeni dönem filmlerine başarılı bir şekilde imza atmış J.J. Abrams vardı. Bu filmde kimlerle tanışmadık ki? Sithlerin tükenmediğini bize gösteren Andy Serkis’in canlandırdığı Supreme Leader Snoke mu dersiniz yoksa Leia ve Han Solo’nun karanlık tarafa meyilli, Darth Vader’ın torunu son dönemin başarılı genç oyuncusu Adam Driver’ın canlandırdığı Kylo Ren mi dersiniz yoksa aydınlık tarafın gizemli yeni kahramanı sevimli mi sevimli Daisy Ridley’ın canlandırdığı Rey mi dersiniz? Yeni, genç ve dinamik oyuncu kadrosu ile eski topraklara güç veren bu ekip çoğunluk bir kesimden geçer not almışlardı. Merak uyandıran sonu ile hayranların 8. filmi iple çekmesine neden olan olan The Force Awakens sonrası ise Disney boş durmadı. Bu bekleme sürecinde 1977 yapımı A New Hope’un öncesini anlatan bir film ile hayranlarına yeni bir heyecan armağan etti. Rogue One : A Star Wars Story…</p>
<p>1977 yapımı ilk Star Wars filminde ünlü Death Star’ın planlarının Princess Leia tarafından iki androide yüklenip kaçırıldığını çoğunuz hatırlarsınız. Peki Death Star denen ölüm makinesinin planları nasıl çalındı? İşte yeni filmimiz bu süreçte geçen olayları odak noktasına alıyor. Filmin kahramanı Felicity Jones’un hayat verdiği Jyn Erso. Jyn ve beraberindeki ekip imparatorluk planlarını çalmak için kolları sıvarlar. Ancak bu elbette kolay bir yolculuk olmayacaktır. Ekibin karşısında acımasız Director Orson Krennic vardır. Asi ekibini bulmaya ve bu operasyonu engellemeye niyetli olan yeni kötümüz Orson Krennic’i başarılı televizyon serisi Bloodline ile 2016 yılında Altın Küre’de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adaylığı alan Ben Mendelsohn. Canlandırıyor. Fragmanlarda gayet sert ve karizmatik mizacı ile Star Wars evreninin en karizmatik kötülerinden biri olacağının da sinyallerini veriyor.</p>
<p>Kadroda başka kimler yok ki? Jagten (The Hunt) filmindeki performansı ile akıllara kazınan 2012 yılında Cannes Film Festivalinden En İyi Erkek Oyuncu ödülü ile dönen, Hannibal serisi ile gönüllere taht kuran, James Bond’un azılı düşmanı Mads Mikkelsen, Ip Man serisi ile rüştünü ispatlamış Donnie Yen, Oscar ödüllü usta siyahi aktör Forest Whitaker, Milk, Terminal ve Elysium gibi kaliteli yapımlardan hatırlayacağımız yetenekli aktör Diego Luna, 2000’lerdeki ikinci seride yine Leia’nın babası senatör Bail Organa’yı canlandırmış olan Jimmy Smits ve elbette Darth Vader’a karizmatik sesi ile hayat veren Star Wars’un olmazsa olmazı James Earl Jones…</p>
<p>Star Wars’un yeni halkası 8. bölümü beklerken hayranlarını boş bırakmayan Disney’in sürprizler Rogue One ile de sınırlı değil. Yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanan, Harrison Ford’un canlandırdığı Han Solo karakterinin gençliğine odaklanacak orijin bir filmde listede. Genç Han Solo için rolü Alden Ehrenreich kapmış durumda. Aynı zamanda Han Solo’nun en yakın arkadaşı olarak bildiğimiz Lando’nun gençliğini ise yine aynı filmde Donald Glover canlandıracak. Geçtiğimiz günlerde ise ekibe Game of Thrones dizi ile hayatımıza giren Emilia Clarke’ın da dahil olduğunu öğrendik. Filmin senaryosu ise The Force Awakens’ta olduğu gibi orijinal serinin en sevilen filmi Empire Strikes Back ve Return of The Jedi’a da imza atmış Lawrence Kasdan’a emanet. Bu da hayranların içini rahatlatan önemli bir detay. George Lucas’ı olabildiği kadar işin dışında tutan yapım şirketi her ne kadar yaratıcısının kalbini kırmış olsa da bunu Lucas’ın serisinden dert yanan hayranların isteklerini ön planda tutmak için yaptığı izlenimini yaratıyor. Eh bu durumda açık olan bir şey var ki o da Disney’in köklü Star Wars hayranlarını bu sefer küstürmemeye niyetli olduğu. İlk adım olan The Force Awakens’ta büyük oranda bunu başardığı gerçek. Bu başarı şayet 14 Aralık’ta seyirci ile buluşacak Rogue One ve serinin 8. filmi ile de devam ederse, Disney’in hayranlarına daha pek çok başarılı Star Wars spin-off filmi vereceği aşikar. İyi seyirler, güç sizinle olsun!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/12/16/guc-yeniden-bizimle-bir-star-wars-hikayesi-rogue-one/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir efsane uyanıyor: STAR WARS</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2015/12/06/bir-efsane-uyaniyor-star-wars/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2015/12/06/bir-efsane-uyaniyor-star-wars/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2015 13:03:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8329</guid>

					<description><![CDATA[Her şey 1977 yılında başladı. Henüz 30’larında olan genç yönetmen George Lucas elbette ki nasıl bir işe kalkıştığının farkında değildi. Hayran olduğu samuray filmlerinden ve Western türünden etkilenerek bir uzay operası meydana getirmiş olan Lucas’ın sinema tarihine adını altın harflerle yazdıracak bir seriye imza atacağına dair en ufak bir fikri bile yoktu. Senaryosunu da bizzat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey 1977 yılında başladı. Henüz 30’larında olan genç yönetmen George Lucas elbette ki nasıl bir işe kalkıştığının farkında değildi. Hayran olduğu samuray filmlerinden ve Western türünden etkilenerek bir uzay operası meydana getirmiş olan Lucas’ın sinema tarihine adını altın harflerle yazdıracak bir seriye imza atacağına dair en ufak bir fikri bile yoktu. Senaryosunu da bizzat kaleme aldığı “uzay operası” Star Wars IV: A New Hope, yalnızca Amerika’da değil, tüm dünyada gişeleri alt üst ederek büyük bir başarıya imza atmıştı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-8330" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-1024x640.jpg" alt="" width="696" height="435" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-1024x640.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-300x188.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-768x480.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-696x435.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-1068x668.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-672x420.jpg 672w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/star_wars_the_force_awakens_stormtroopers-wide-1920x1200.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Oysa ki genç yönetmen kendi ifadeleriyle bu filmi komedi unsurlarını barındıran, eğlencelik bir film olarak kaleme almıştı. Başrol oyuncularından Indiana Jones’un yıldızı Harrison Ford da filmi “aptalca ama eğlenceli” olarak tanımlamıştı. Film genel manada, ‘Güç’ denilen kavramı öğrenmek ve Jedi şövalyesi olmak için evinden ayrılan bir gencin hikayesiydi. Yolda karşılaştığı insanlar, olaylar ise onu bambaşka yerlere sürükleyecekti.</p>
<p>Kusursuz bir cast çalışması, atmosfer ve hikayesi ile Star Wars’ın yıllar sonra çekilen devam filmi The Force Awakens (Güç Uyanıyor) yakın bir zamanda yeniden sinema salonlarına konuk oluyor. Bu sefer işin arkasında bu miti yaratan isim, George Lucas yok. Onun koltuğunu devralan isim ise belki de gelmiş geçmiş en başarılı televizyon dizilerinden birisi olan “Lost” ile hayatımıza girmiş, yine bir başka efsane bilim-kurgu serisi Star Trek (Uzay Yolu) yeni bölümlerini bizlerle buluşturmuş isim J.J Abrams’ın ta kendisi.</p>
<p>George Lucas’ın seriye yeniden dönmemesi için pek çok sebep var elbette. Bunlardan birincisi ve hatta en önemlisi 1977 yılında başlayan Star Wars serisinin başlangıcını ele aldığı, ilk bölümü 1999 yılında vizyona girmiş prequel dediğimiz ikinci serinin hedeflendiği kadar ilgi görememesi. Senaryosunu da bizzat Lucas’ın kendisi ele almış olmasına rağmen çeşitli sebeplerden hayran grubunu hayal kırıklığına uğrattığı düşünülebilir. Bu elbette ki herkes için geçerli değil, nihayetinde bu yeni seri özellikle yeni hayran kitlesi yaratma adına başarılı oldu. Dünya çapındaki gişesi, endüstriyel ürünleri derken Star Wars’u 2000’lerde bir kere daha popüler hale getirdi. Bununla birlikte Darth Vader’ın çocukluğuna ışık tutması, kötülüğün nereden ve nasıl başladığına bizleri tanık etmesi ikinci serinin önemini vurgulamak için yeterli olacaktır sanıyorum. Serinin neden Bölüm IV olarak başladığı ise hep akıllarda bir soru işaretidir. Bunun nedenini George Lucas’ın kafasında kurduğu hayali dünyayı tam olarak ekrana yansıtma imkanının bulunmadığı söylenebilir. Keza Lucas’ın aklında olan ama filme koyamadığı da pek çok sahne bulunuyor. Film bu bağlamda ortadan başlamış oldu ancak bu şekilde başlamasaydı bu denli büyük bir etki yaratır mıydı o da bir soru işareti. O nedenle bölüm IV olarak başlaması büyük bir artı olmuş denebilir.</p>
<p>Ülkemizde 16 Aralık 2015’te vizyona girecek yeni serinin ilk halkası ise bir devam serisinin başlangıcı olacak. 1983 yılında Episode 6 ile sona eren ilk serinin devamında neler olup bittiğine ışık tutacak. Serinin hayranları elbette ki kitaplar vasıtası ile Episeode 8’den sonra olup bitenleri biliyorlar ancak filmin kitapları baz almayacağı ve yeni bir hikayeye ön ayak olacağı söylendiğinden “Genişletilmiş Evren” dediğimiz (Expanded Universe) olay da rafa kaldırılmış oldu. Bu kimi hayran kitleleri için hayal kırıklığı olmuşa benzese de yayınlanan ilk fragman ile yeni bir hikayenin hiç de fena olmayacağına kanaat getirilmiş gibi. En azından yorumlar bu yönde.</p>
<p>Yeni filmin hikayesi Episode 8’deki son savaştan yani Endor savaşından 30 sene sonrasını anlatıyor. Son filmden hatırlayacağımız gibi Darth Vader ve İmparator Palpatine ölmüş, asiler büyük bir operasyonla Ölüm Yıldızı’nı yok ederek savaşı kazanmıştı. Karanlık ve aydınlık tarafın mücadelesi son bulmuş, Luke Skywalker’ın ‘güç’e uzanan yol hikayesi de tamamlanmıştı. Peki ondan sonra ne oldu? Karanlık taraf yeniden ortaya nasıl çıktı? Han ve Leia evlendi mi? Luke neden fragmanlarda yok? Bizi bekleyen büyük sürpriz ne? Bunların hepsini 16 Aralık’ta öğreneceğiz. Ancak bundan önce serinin filmlerini kronolojik sıraya göre şöyle bir hatırlayalım dilerseniz.</p>
<p><strong><em>Star Wars, Episode IV: A New Hope (1977)</em></strong></p>
<p>Bu film, serinin başlangıç filmi olması, hikayenin temellerinin atılması sebebiyle ve karakterlerin birbirleri ile ilk kez karşılaşması bakımından benim açımdan özel bir yerdedir. Tatooine adlı çöl gezegeninde amcası ve yengesi ile yaşayan Luke adlı bir gencin ‘Güç’e uzanan yolculuğunun başlangıcıdır. Genç Luke, genlerinden olsa gerek yerinde duramayan hareketli ve tek amacı birliğe katılıp pilot olmak olan bir genç. İmparatorluğun baskıcı tutumu diğer gezegenlerde olduğu gibi Tatooine gezegeni için de geçerli. Ancak aynı esnada bu diktatörlüğe baş kaldıran asiler ordusu da gizliden gizliye yapılanmakta. Luke da bu yapılanmanın içerisinde olmak istiyor. Korumacı amcası Owen ise onun akademiye gitmesine sürekli bir bahane ile engel oluyordu.</p>
<p>Luke’un, amcası ile bir gün çiftlik işlerine yardımcı olması için 2 droid dediğimiz robotlardan almaya gittiği esnada hayatı değişir. Çünkü droidlerden birinde asi birliğinin önemli ismi Prenses Leia’nın mesajı vardır. Bu mesaj asilerin çaldığı, Ölüm Yıldızı denilen imparatorluğun en büyük silahını yok etmeye yarayacak bilgileri içeriyordu. Mesajda adı geçen Obi-Wan adlı keşişi bulan Luke bu sayede hem ‘Güç’ ile tanışacak hem de babası gibi bir ‘Jedi Şövalyesi’ olacaktı. Bu mesajı asi üssüne iletmesi gereken Obi-Wan yaşının artık bu tür maceralar için geçmiş olduğunu düşünüyordu. Bu görev için yeterli olmadığını hissettiğinden yanına Luke’u da alarak asi üssüne doğru bir yolculuğa çıkacaktı. Yolda onları istediği gezegene götürecek olan kaçakçı Han Solo (Harrison Ford) ile tanışırlar. Ardından istemeden de olsa bir şekilde kendilerini Ölüm Yıldızı’nda bulan ekip burada tutsak bulunan asi birliğin önemli ismi Prenses Leia’yı kurtarır. Ölüm Yıldızı’nın planlarını bin bir güçlükle asi üssüne götürürler ancak İmparator Palpatine’in sağ kolu Darth Vader, Obi-Wan’ı duelloda öldürür. Luke Skywalker yolculuk esnasında Obi-Wan’dan öğrendiklerini geliştirir ve kendisini Jedi olma yolunda hazırlamaya başlar. Ölüm Yıldızı’na asilerin yaptığı saldırıda bizzat kendisi de bulunur. Han Solo’nun da yardımıyla Ölüm Yıldızı’na ilk darbeyi vururlar ancak saldırı sırasında Darth Vader bir şekilde kaçarak kurtulur. İlk raundu asiler kazanmıştır ancak bu elbette ki İmparatorluğun ufak bir parçasıdır, bunu anlamaları da uzun sürmeyecektir.</p>
<p>İlk filmin dünya çapında yakaladığı başarı devam filmlerini de peş peşe getirdi. İlk filmin oyuncu kadrosu o kadar başarılıydı ki ancak bu kadar muazzam bir kimya yakalanabilirdi. George Lucas’ın kaleme aldığı bu fantastik dünya büyük bir akımı da beraberinde başlatmıştı. Luke Skywalker rolünde genç isim Mark Hamill, Prenses Leia rolünde Carrie Fisher ve kaçakçı Han Solo rolünde Harrison Ford göz dolduruyordu. Darth Vader’ın o ihtişamlı görüntüsü ardındaki Sebastian Shaw ve ona sesi ile hayat veren James Earl Jones tek kelimeyle ancak bu kadar iyi olabilirdi dedirtiyordu. Peter Cushing, Alec Guiness gibi usta aktörler her zamanki gibi yine olağan üstü performanslar sergilediler. Filmin John Williams’ın efsane bestelerini de içeren en iyi müzik dahil 6 Oscar ödülü aldığını belirteyim. Dünya genelinde sinema salonlarında sonu gözükmeyen uzun kuyrukların oluşmasına sebep olan bu efsane serinin ilk halkasının bu denli başarısını kimse beklemiyordu. Artık Star Wars ismi sinemaseverler için çok büyük bir anlam ifade ediyordu.</p>
<p><strong><em>Star Wars: Episode V &#8211; The Empire Strikes Back (1980) </em></strong></p>
<p>İlk filmden 3 yıl sonra gelen devam filmi hayranların açık ara en fazla sevdiği film olma özelliğini taşıyor. Karanlık atmosferi, vurucu diyalogları ve hafızalara kazınan Darth Vader Luke Skywalker duello sekansları ile serinin en dikkat çeken halkası The Empire Strikes Back… Luke Skywalker’ın Obi-Wan’ın da hocası olan Yoda’dan Jedi eğitimi aldığı bu bölüm anahtar bir bölüm konumunda. Luke’un çıktığı Jedi olma yolculuğunda arkadaşları ile ayrı düşmesi, Darth Vader’ın babası olduğu ve bir de kız kardeşi olduğunu öğrenmesi gibi detayları barındırması bakımından önemli.</p>
<p>Bu devam filminin ilk filmden bir tık daha iyi olmasında muhakkak ki usta yönetmen Irvin Kershner’in dokunuşu ve senaryoda Lawrence Kasdan ve Leigh Brackett’ın etkisi var. Her ne kadar bu efsaneyi ortaya çıkaran Lucas olsa da hayranlar Lucas’ın ilk filmindekinin aksine karanlık tonu daha çok sevmişe benziyorlar. Serinin ikinci filminde kemik oyuncu kadrosu aynen geri dönerken yeni karakterler ve gezegenler de filme eklendi. Bu filmdeki en etkileyici unsur ise kuşkusuz baba Vader ve oğul Luke arasında geçen diyalogdu. Kim Vader’ın o karizmatik sesiyle “Ben senin babanım” demesini ve Luke’un “Hayır” diye bağırarak kendisini boşluğa bırakmasını unutabilir ki? Hayranların kalbinde ayrı bir yere sahip Empire Strikes Back’in de fantastik bilim-kurgu arenasında adını altın harflerle yazdırdığını ve aynı yıl 1 Oscar’ı havada kaptığını es geçmeyelim.</p>
<p><strong><em>Star Wars: Episode VI &#8211; Return of the Jedi (1983)</em></strong></p>
<p>3 yıl aradan sonra serinin 6. Filmi olan Return of The Jedi çekildi. Empire Strikes Back filminde hem fiziksel hem de duygusal anlamda İlk yenilgisini tadan Luke’un eğitimini tamamlayıp İmparator ile karşı karşıya gelmesi, asi birliğin İmparatorluk birlikleri ile çarpışması ve final savaşını içeren bu bölümde ise yönetmen koltuğu bir kez daha değişiyor ve dümene Richard Marquand geçiyordu. Lawrence Kasdan ve George Lucas’ın kafa kafaya verip efsaneyi şimdilik sonlandırdığı bölümde evinden çok uzaklara yol almış, öğrendiği şeyler ile kendisini geliştirmiş Jedi’lık yolunda emin adımlarla ilerlemiş olgun bir Luke Skywalker ile karşılaşıyorduk. Yine bu final bölümünde Han Solo ve Leia aşkının iyice harmanlandığını görmüş, nihai sonuca bağlanacak olan Endor Savaşı’nda asiler ve İmparatorluk kuvvetleri arasındaki amansız çatışmayı enfes sahneler ile izlemiş, Darth Vader ve Luke arasındaki duygusal bağın ne denli güçlü olduğuna akıllara kazınan diyaloglar eşliğinde tanık olmuştuk. Tam da efsaneye yakışan bir final bölümü ile Ölüm Yıldızı asiler tarafından yok edilmiş, Cumhuriyet’in yeniden şahlanması için zemin hazırlanmıştı.</p>
<p>Bu bölümde bir baba ve oğlun arasındaki çatışma, öfke, sevgi gibi kavramlar adeta vücut bulmuştu. Karanlık taraf ne kadar baskın olursa olsun insanın içindeki iyiliğin bir şekilde gün yüzüne çıkabileceği muazzam bir şekilde vurgulanmıştı. Bir oğlun babasını kurtarması, dahası tüm asileri zafere ulaştırması kısacası Empire Strikes Back’de ağır duygusal yaralar alan Jedi’in muhteşem dönüşü’nü izlemiştik. Efsane şimdilik mutlu sonla bitmişti.</p>
<p>Filmin ilk olarak Revenge Of The Jedi (Jedi’n İntikamı) olarak adlandırıldığını ama bir Jedi’n intikam duygusuna sahip olamayacağı gerekçesiyle Return Of the Jedi (Jedi’n Dönüşü) olarak sonradan değiştirildiğini ufak bir not ile hatırlatmakta fayda var. Ayrıca Harrison Ford’un karakteri Han Solo’yu öldürtmek istediğini ama Lucas’ın buna karşı çıktığı da biliniyor. İşin tuhaf yanı ise sevmediği bu karakterle özdeşleşen Ford’un yıllar sonra yeni film The Force Awakens’a güle oynaya dönmesi. Sonuçta ne olursa olsun Star Wars’un olmazsa olmaz karakterlerinden Han Solo’yu yeniden izlemek tüm hayranlar için büyük mutluluk olacak şüphesiz.</p>
<p><strong><em>Star Wars: Episode I &#8211; The Phantom Menace (1999)</em></strong></p>
<p>Yıllar sonra 1999’da efsanenin yaratıcısı George Lucas, teknik imkanların da getirdiği büyük avantajla hikayenin başlangıcını anlatmak, Darth Vader’ın nasıl karanlık tarafa geçtiğini filmin hayranlarına göstermek için kolları sıvadı. Bu haber dünya çapındaki tüm Star Wars hayranlarını heyecanlandırmıştı. Dünyanın açık ara en sevilen kötü karakteri olan Darth Vader’ın çocukluğunu görmek, nasıl bir Jedi olduğunu, nasıl karanlık tarafa geçtiğine tanık olmak düşüncesi bile müthişti. Lucas da böyle düşünmüş olacak ki tıpkı yola çıktığı ilk film Episode IV : A New Hope (1977) olduğu gibi bu filmi de kendi yazıp yönetecekti. Yönetmen koltuğunu bu sefer kimseye vermek istemeyen Lucas hummalı bir çalışma ile hikayeyi oturttu, oyuncu kadrosunu şekillendirdi ve motor dedi.</p>
<p>Karşımızda destanın özünün başladığı yer, çöl gezegeni Tatoonie’de küçücük bir çocuğun hikayesi vardı. Bu çocuk annesi ile yaşayan, babası olmayan, “Güç” vasıtasıyla dünyaya gelmiş farklı bir çocuğun hikayesiydi. Ve elbette karşımızdaki Anakin Skywalker idi. Güce dengeyi getirmek için var olduğunu düşünülüyordu. Bunu düşünen ise Tatoonie gezegenine kazara düşmüş Jedi ustası Qui Gon Jinn’di. Liam Neeson’ın hayat verdiği bu Jedi ustası Anakin’daki o ışığı görmüş, onu yanına alarak eğitmek istemişti. Başkanlığını Empire Strikes Back’den hatırlayacağımız Yoda’nın yaptığı Jedi konseyi ise çocuktaki tehlikeyi fark etmiş ve eğitilmesine karşı çıkmıştı. Elbette ki öngörülerinde haklıydılar. Keza kendisi büyüyüp evrenin en korkulan en acımasız adamı olacaktı.</p>
<p>Serinin başlangıcına ayna tutan bu filmde ayrıca ilk seride izlediğimiz acımasız İmparator’un nereden geldiğini, nasıl yükseldiğini ve Cumhuriyet’e karşı nasıl bir tehdit oluşturduğunu da adım adım görmüş oluyorduk. İlk seride usta aktör Alec Guiness tarafından başarıyla canlandırılan Obi-Wan rolünde Ewan McGregor biçilmiş kaftandı. Luc Besson imzalı Leon (Sevginin Gücü) filmi ile yıldızı biranda parlayan Natalie Portman, ileride Anakin ile duygusal bir bağ kuracak olan Padme rolünde ışıldıyordu. Samuel L. Jackson’ı Jedi konseyinde karizmatik bir şekilde otururken izlediğimiz filmde Liam Neeson’ın Anakin’i keşfeden Obi-Wan’ın da hocası, Jedi ustası Qui-Gon Jinn rolünde hafızalara adeta kazınıyordu. Küçük Anakin rolünde ise masum ifadesiyle Jake Lloyd vardı.</p>
<p>Filmin her ne kadar hikaye örgüsü ve oyuncu seçimleri başarılı bulunsa da filmden nefret eden bir güruh da hali hazırda bekliyordu. Bunun en büyük nedeni filmde yer alan “Gungan” denilen ırktan ve Qui-Gon Jinn ve Obi-Wan’ın seyehatlerinde yanlarından ayrılmayan antipatik karakter Jar Jar Bings’ten kaynaklandığını söylemek mümkün. Bu öyle bir karakterdi ki insanları filmden soğutmayı başaran Lucas’ın daha sonra başını çokca ağrıtacağı bir türün mensubuydu. Neyse ki filmi kurtaran Ray Park’ın hayat verdiği karizmatik Sith Darth Maul ile Qui Gon – Obi-Wan karşılaşması vardı. Bu efsane karşılaşma büyük ihtimalle filmin en güzel yanıydı. Üstüne bir de yine John Williams imzalı Duel of Fates gibi bir paça koyduğunuzda tadından yenmiyordu.</p>
<p>Yıllar sonra büyük tartışmalar yaratan bu ilk filmden sonra Lucas, bu denli nefret edilen Jar Jar Bings karakterini geri çekmeyi uygun görmüştü. Sonraki iki filmde ise kısa sahnelerde kendisini görüyorduk ancak maalesef Star Wars tarihine kara bir leke olarak yazılmaktan kaçamıyordu.</p>
<p><strong>Star Wars: Episode II &#8211; Attack of the Clones (2002)</strong></p>
<p>Aradan geçen 3 yıl sonunda ilk filmin ardından gelen ikinci film daha bir dizginleri ele alınmış, daha dikkatlice dokunmuş bir yapımdı. Film Qui-Gon’un Obi-Wan’a eğitmesi için miras bıraktığı Anakin’in Jedi’lik yolunda ilerleyişini odağına alıyordu. Genç Anakin Skywalker rolünde bu sefer pek aşina olmadığımız bir genç isim, Hayden Christensen vardı.Anakin’ı eğitmek için söz vermiş olan Obi-Wan ile aralarında ufak ufak çatışmalar yaşansa da Anakin’in gözle görülür bir tehlikesi yoktu. Şimdilik. Ancak gizliden gizliye Cumhuriyet için üretilmiş bir klon ordusunun varlığı kafaları karıştırmaya yetmişti. Karanlık tarafın bir parmağı olduğu açıktı. Cumhuriyet içerisinde çatlak seslerin de çıktığını gördüğümüz filmde iç çatışmalar ufak ufak kendisini belli ediyor, karanlık taraf yüzünü iyiden iyiye göstermeye başlıyordu. Tüm bu karmaşanın içerisinde elbette Anakin için de planlar vardı. Jedi eğitimini alan Anakin’in aklını kurcalayan karanlık kişiler onu kendi safına çekmeye başlamıştı.</p>
<p>Bu filmde eskiden Jedi şövalyesi olan ancak taraf değiştirerek karanlık tarafa geçen, dahası ileride İmparator olarak izleyeceğimiz Sith Lordu’na hizmet eden usta aktör Christopher Lee’nin canlandırdığı Count Dooku ile tanışmış olduk. Lucas’ın kötü karakterleri özenle seçtiği bu filmde de anlaşılıyordu. Keza bir Dart Vader olmasa bile seçtiği kötü karakterlerin büyük bir karizması vardı.</p>
<p>Anakin rolündeki Hayden Christensen için ise yorumlar karışıktı. Kimisi onu Lucas’ın ikinci hatası olarak görürken kimisi Anakin Skywalker rolü için gayet iyi olduğunu düşünüyordu. Bazı sahnelerde oyunculuk açısından yetersizliği gözlerden kaçmıyordu. Kolay değil, Anakin Skywalker rolünden bahsediyoruz, yükü ağır. Ancak Lucas daha iyi bir seçim yapamaz mıydı diye de düşünmeden edilmiyor elbette. Aynı sene, sinemada en kötülerin seçildiği Razzie Awards’ta Anakin Skywalker rolüyle Hayden Christensen’in en kötü yardımcı oyuncu ödülüne layık görüldüğünü de ekleyelim.</p>
<p><strong>Star Wars: Episode III &#8211; Revenge of the Sith (2005)</strong></p>
<p>Yeni üçlemeye dair eleştiriler geledursun Lucas serinin son halkası için çoktan kollarını sıvamıştı bile. Destanın finalini öyle derin ve etkili vermek istiyordu ki, oyuncuların özellikle düello sahnelerinde saatlerce tekrar yapıldığı, makyaj ve dekorlar için çok büyük uğraşlar verildiği bir süreçten bahsediyoruz. 2005 yılında vizyona giren Revenge of the Sith (Sith’in İntikamı) destana yakışır bir son ile seyircilerini son kez selamlıyordu. Aklı İmparator tarafından çelinen ve karanlık tarafa geçen Anakin Skywalker’ın Darth Vader’a dönüşme süreci can alıcı ve heyecan dolu sahnelerle veriliyordu. Elbette bu dönüşüm kolay olmadı. Sevdiği kadını kaybetme korkusu ile zayıf tarafını gösteren Anakin’ın tıpkı Return of The Jedi (1983)’da olduğu gibi duygusal yönünü ve boşluğunu bir kez daha gözler önüne seriyordu Lucas.</p>
<p>Filmde ipler kopmuş, taraflar artık belli olmuştu. Cumhuriyeti yıkıp İmparatorluk kurmak isteyen Sith Lordu Palpatine ve çırağı olarak düşündüğü isim Anakin’in yolları kesişmişti. Dönülmez bir yola girilmiş, büyük çarpışmalar vuku bulmuş ve neticede Skywalker karanlık tarafa teslim olmuştu. Darth Vader kostümünü giydiği anda bile hala sevdiği kadını düşünen Vader’ın bu seçimi için kim ona kızabilirdi? Saf kötülük karşısında ayakta duramamış; annesini kaybetmiş ve tıpkı annesi gibi sevdiği kadını da kaybetmek istemeyen genç bir adamın öyküsü bu nihayetinde. Filmin hafızalara kazınan sekansı ise hiç kuşkusuz hocası Obi-Wan ile kılıç düellosuna tutuştuğu son sahneler. Bir adam sevdiği kadın uğruna yalnızca karanlık tarafa geçmekle kalmıyordu, daha önce bağlı olduğu, korumak için yemin ettiği tüm değerlere sırtını çeviriyordu. Film bu açıdan “dönüşümü” kademeli olarak sindirilebilir bir şekilde veriyordu. Hayden Christensen her ne kadar oyunculuk bakımından kötü eleştiriler almış olsa da bu filmde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığı da bir gerçek. İyi bir karakterin kötüye evrimle sürecini, ruh halini vermek kolay bir iş değil nitekim. Ewan McGregor, Natalie Portman ve aksiyon sahneleri ile akıllarda yer eden Samuel L. Jackson dinamik performansları ile serideki görevlerini ziyadesiyle yerine getiriyorlardı. Elbetteki artık sahneye çıkan Sith Lordu Sidious ve Yoda kapışması tıpkı Anakin Skywalker – Obi-Wan kapışması gibi zihinlere mıhlanıyordu. Bu büyük düello sekansları sonunda nihai sonuç Episode IV (1977)’den de anlaşılacağı üzere İmparatorluk lehine bitiyordu. Darth Vader evrimini tamamlıyor, Jedi düzeni kaybediyor ve Obi-Wan inzivaya çekiliyordu. Padme ise Anakin’dan olma ikizlerini son nefesinde Obi-Wan’a emanet ediyordu.</p>
<p>Ve sonra Anakin’in hikayesi bitiyor yine aynı gezegende, Tatoonie’de Luke’un hikayesi başlıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DESTAN THE FORCE AWAKENS İLE DEVAM EDİYOR</strong></p>
<p>Baba-Oğul, İyi-Kötü kavramlarının iç içe geçtiği, duruma göre her insanın farklı tercihlerde bulunabileceği bu uzay operası, yıllar içerisinde enfes bir şekilde aktarılmıştı. Belki de bu seriyi bu kadar popüler ve sevilen hale getiren durum da budur. Karşımızda duran başyapıt yalnızca iyi ile kötünün savaştığı basit bir bilim kurgu değil. Onun büyüsü içerisindeki metaforlar ile, renklerinden diyaloglarına, kurgusuna kadar pek çok okumaya açık hale gelmesinde saklı. Bunda serinin yaratıcısı George Lucas’ın sihirli dokunuşunun etkisi malum. Bir bilim kurgu hayatla ancak bu kadar iç içe geçebilirdi ki bunu da başarmak kolay değil. Her ne kadar ikinci üçleme ile büyük tepkiler almış, bir miktar kırılıp sessizliğe bürünmüş olsa da Lucas’a sırf bize hediye ettiği bu dünya için teşekkür etmek gerek.</p>
<p>Yeni serinin başına geçen J.J. Abrams’ın ise Star Wars efsanesini eski ihtişamlı günlerine kavuşturacağından şüphem yok. Daha önce de dediğindim gibi film Return of The Jedi’dan sonra neler olduğuna odaklanıyor. Sevdiğimiz karakterler Luke, Han, Leia gibi isimler seriye yeniden dönerken Daisy Ridley, Adam Driver, John Boyega, Domhnall Gleeson gibi pek çok yeni nesil başarılı oyuncu bu yeni devam filminde kendilerini gösterecek. Bir de unutmadan filmin senaryo ekibinde serinin en sevilen bölümü Empire Strikes Back (1980)’e imza atmış Lawrence Kasdan de var. Eh durum bu olunca beklentin de yükselmemesi zor. George Lucas’ın başlattığı destan bakalım başka ellerde nasıl şekillenecek? Bunu öğrenmek için ise son 1 haftamız kaldı. Star Wars’un yeni üçlemesinin ilk halkası The Force Awakens 16 Aralık’ta vizyonda. Kitleleri peşinden koşturan bu destanın devamını merak ediyorsanız yerinizi şimdiden ayırtın. Güç sizinle olsun!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2015/12/06/bir-efsane-uyaniyor-star-wars/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2015’in en çok beklenen 10 filmi</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2015/02/22/2015in-en-cok-beklenen-10-filmi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2015/02/22/2015in-en-cok-beklenen-10-filmi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2015 17:01:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=7322</guid>

					<description><![CDATA[Star Wars’u veya Mad Max’I bitti mi sandınız? Hollywood bu yıl ünlü serilerin yeni bölümleriyle müthiş bir dönüş yapıyor. Yeni uyarlamalar ve bitti sanılan efsane filmlerin devamları sizi koltuklarınıza çivileyecek. Hollywood’un senaryo sıkıntısına düştüğü doğrudur. Kendine yeni çıkış yolları arayan endüstri, kendi bağımsız filmleriyle günü kurtarmaya çalıştı veya Uzak Doğu sinemasınının korku, mafya filmlerini yeniden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Star Wars’u veya Mad Max’I bitti mi sandınız? Hollywood bu yıl ünlü serilerin yeni bölümleriyle müthiş bir dönüş yapıyor. Yeni uyarlamalar ve bitti sanılan efsane filmlerin devamları sizi koltuklarınıza çivileyecek.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7324" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-1024x638.jpg" alt="" width="696" height="434" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-1024x638.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-300x187.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-768x478.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-696x433.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-1068x665.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-674x420.jpg 674w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/scarlett_johansson_stairways_cinderella_blue_dress-1920x1196.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Hollywood’un senaryo sıkıntısına düştüğü doğrudur. Kendine yeni çıkış yolları arayan endüstri, kendi bağımsız filmleriyle günü kurtarmaya çalıştı veya Uzak Doğu sinemasınının korku, mafya filmlerini yeniden yorumladı. Bununla kalmadı bu coğrafyanın oyuncularını, yönetmenlerini devşirdi. Ama istediği sonuca ulaşamadı. 2015 yılında ise başka bir stratejinin uygulandığını görüyoruz. Efsane olan, fakat bitti sanılan serilerin yeni bölümleri karşımıza gelecek. Mesela Star Wars, serinin yeni bölümü çekileceği duyulduğunda çok tepki topladı. Ama Star Wars sinemaya gelecek te biz mi gitmeyeceğiz? Aynı şey Mad Max, Terminatör, Yenilmezler ve Jurassic Park için de geçerli. İşte 2015’te kaçırmamanız gereken 10 film…</p>
<p>Terminator: Genisys</p>
<p>Yönetmen: Alan Taylor<br />
Oyuncular: Arnold Schwarzenegger, Emilia Clarke, Jai Courtney<br />
Vizyon Tarihi: 1 Temmuz</p>
<p>Konu: Genç Connor&#8217;ın geliştirdiği yapay zeka yakın gelecekte dünyayı ele geçiren üstün makinelere, robotlara dönüşecektir. Ve kendisini yok etmesi için savaşçı T-1000 günümüze gönderilecektir&#8230; 1990&#8217;ları sallayan hikayesiyle Terminatör serisi bu sefer yeni bir üçleme olarak ele anıyor. Serinin beşinci filmi Terminatör 5&#8217;in senarsitliğini ise ilk iki filme imza atan William Wisher üstleniyor.</p>
<p>Star Wars: Episode VII &#8211; The Force Awakens</p>
<p>Yönetmen: J. J. Abrams<br />
Oyuncular: Harrison Ford<br />
Vizyon Tarihi: 18 Aralık</p>
<p>Star Wars/Yıldız Savaşları efsanesi herkesi şaşırtacak biçimde geri dönüyor. Bu yeni bölümde, Harrison Ford&#8217;un Han Solo&#8217;yu canlandırması hariç, seyirciyi neler beklediği ise başlı başına bir muamma! Yönetmen koltuğu ise yakın dönem bilimkurgu-aksiyon sinemasının yükselen ismi J.J. Abrams&#8217;a emanet.</p>
<p>Jurassic World</p>
<p>Yönetmen: Colin Trevorrow<br />
Oyuncular: Chris Pratt, Bryce Dallas Howard, Ty Simpkins<br />
Vizyon Tarihi: 12 Haziran</p>
<p>Sinema tarihinin en önemli serilerinden biri olan Jurassic Park&#8217;ın son filmini Safety Not Guaranteed filmiyle tanıdığımız Colin Trevorrow yönetecek. Konusu hakkında henüz bilgi verilmeyen filmin senaryosu aşamasında dört farklı yazarla birlikte çalışılıyor. Bu isimlerden biri ilk Jurassic Park filminde olduğu gibi sonrakilerinde de imzası bulunan Michael Crichton.</p>
<p>Mad Max: Fury Road</p>
<p>Yönetmen: George Miller<br />
Oyuncular: Tom Hardy, Charlize Theron, Nicholas Hoult<br />
Vizyon Tarihi: 15 Mayıs</p>
<p>Mad Max geri dönüyor. Charlize Theron ve Tom Hardy&#8217;nin rol aldığı film, serinin dördüncü bölümü. Geleceğin dünyasında futuristik çizgisiyle dikkat çeken film özellikle set tasarımı ile göz dolduracak&#8230;</p>
<p>Hızlı ve Öfkeli 7</p>
<p>Yönetmen: James Wan<br />
Oyuncular: Vin Diesel, Paul Walker, Tyrese Gibson<br />
Vizyon Tarihi: 3 Nisan</p>
<p>Paul Walker’ın beklenmeyen ölümünden sonra dizi yeni karakterlerle devam edecek. Walker’ın son flimi olan Hızlı Ve Öfkeli 7’de Jason Statham tarafından canlandırılan Ian Shaw karakterinin intikam mücadelesine tanık oluyoruz. Filmin yönetmen koltuğunda sürpriz bir isim olarak James Wan bulunuyor. Genç yönetmen daha önce Saw ve Insidious gibi önemli filmlere imza atmıştı.</p>
<p>Jupiter Yükseliyor</p>
<p>Yönetmen: Andy Wachowski, Lana Wachowski<br />
Oyuncular: Mila Kunis, Channing Tatum, Sean Bean<br />
Vizyon Tarihi: 6 Şubat</p>
<p>Öyle bir evren düşünün ki insanoğlu besin zincirinin en alt basamağını duruyor. Jupiter Jones dünyaya geldiğinde ileride sıra dışı olaylar yaşayacağına dair birçok işaret vardır. Aradan yıllar geçer ve artık genç bir kadındır. İnsanların evine temizlikçi olarak gider. Bir gün genetik mühendislik ürünü eski asker Caine dünyaya iner; amacı ise Jupiter&#8217;i bulmaktır. Zira evrenin tek hakimi olan ölümsüz Kraliçe, çıkartılan genetik haritalara göre bu genç kadının kendi hükümdarlığının sonunu getireceğini düşünmektedir&#8230;</p>
<p>Avengers: Age of Ultron</p>
<p>Yönetmen: Joss Whedon<br />
Oyuncular: Chris Evans, Robert Downey Jr., Mark Ruffalo<br />
Vizyon Tarihi: 1 Mayıs</p>
<p>İlk filmin başarısının ardından ikinci film için kolları sıvayan Avengers ekibi bu filme bütün kahramanları dahil ediyor; bu kez Thor, Iron Man, Kaptan Amerika ve Hulk&#8217;ın yanısıra Hawkeye, Nick Fury ve Black Widow da maceraya katılıp sürprizini koruyan beklenmeyen düşmanlara karşı savaşıyor.</p>
<p>Pan</p>
<p>Yönetmen: Joe Wright<br />
Oyuncular: Levi Miller, Garrett Hedlund, Hugh Jackman<br />
Vizyon Tarihi: 24 Temmuz</p>
<p>Kefaret ile Aşk ve Gurur filmleriyle tanınan ve Hanna filmiyle de aksiyon arenasında maharetlerini sergileyen Joe Wright&#8217;ın kamera arkasına geçtiği bu yeni Peter Pan filmi, ağırlıklı olarak Blackbeard&#8217;ın gemisinde çalışan Hook ve Peter Pan’ın arkadaşlıklarının başlangıcını temel alınacak.</p>
<p>Sindirella</p>
<p>Yönetmen: Kenneth Branagh<br />
Oyuncular: Lily James, Richard Madden, Cate Blanchett<br />
Vizyon Tarihi: 13 Mart</p>
<p>Klasik Cinderella hikayesi bu modern uyarlamasında Cinderallayı Lily James oynarken, kadroda kendisine Cate Blanchett (Tremaine), Helena Bonham Carter (Koruyucu Peri), ve Richard Madden (Prens) eşlik ediyor. Yönetmenliğini Kenneth Branagh’ın üstlendiği filmin senaristleri ise Aline Brosh McKenna ve Chris Weitz.</p>
<p>Kingsman: Gizli Servis</p>
<p>Yönetmen: Matthew Vaughn<br />
Oyuncular: Colin Firth, Taron Egerton, Samuel L. Jackson<br />
Vizyon Tarihi: 13 Şubat</p>
<p>Gary “Eggsy” Price, çok küçük yaşta babasını bir askeri görevde yitirir. Bu gizli görev neticesinde ailesine bir madalya takdim edilir ve aileye bir kereye mahsus olmak üzere yardım istemeleri için bir telefon numarası verilir. Aradan 17 yıl geçer, işsiz Eggsy annesinin evinde yaşamaktadır. Bir gün trafikte kargaşaya neden olur ve tutuklanınca karakoldan kurtulmak için madalyayı kullanır. Onu bu olaydan kurtaran ajan Harry Hart ise hayatını Eggsy’nin babasına borçludur. Şimdi Harry, bu sıradan gibi görünen gence, gizli bir bağımsız istihbarat servisi ajanı olmanın yollarını öğretecektir.</p>
<p>Tomorrowland</p>
<p>Yönetmen: Brad Bird<br />
Oyuncular: Britt Robertson, George Clooney, Hugh Laurie<br />
Vizyon Tarihi: 22 Mayıs</p>
<p>Konusu hakkında henüz bir bilgi verilmeyen filmin yönetmen koltuğunda The Incredibles ve Ratatouille filmlerinin yönetmeni Brad Bird oturuyor. George Clooney’I yine bilimkurgu türünde seyretmek ilginç olacak. George Clooney dışında filmde yer alacağı duyurulan oyuncular Hugh Laurie ve Raffey Cassidy.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2015/02/22/2015in-en-cok-beklenen-10-filmi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
