<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Son Çıkış &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/son-cikis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Dec 2018 07:33:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Ramin Matin: Türkiye&#8217;de şehirli insanın hikayesi önemsenmiyor</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/ramin-matin-turkiyede-sehirli-insanin-hikayesi-onemsenmiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/ramin-matin-turkiyede-sehirli-insanin-hikayesi-onemsenmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2018 05:27:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramin Matin]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Çıkış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11381</guid>

					<description><![CDATA[İlk üç filmiyle büyük bir çıkış yapan yönetmen Ramin Matin yeni filmi Son Çıkış ile festivallerden ödüller toplamaya devam ediyor. Yönetmenin bu ayrıksı sinema macerasını kendisine sorduk. Kusursuzlar, Canavarlar Sofrası ve Son Çıkış filmleriyle sinemamızda önemli bir yer edinen genç yönetmen Ramin Matin Türk sinemasında şehirli insanın dertlerinin gerektiği kadar yer almadığını, sanki bu orta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk üç filmiyle büyük bir çıkış yapan yönetmen Ramin Matin yeni filmi Son Çıkış ile festivallerden ödüller toplamaya devam ediyor. Yönetmenin bu ayrıksı sinema macerasını kendisine sorduk.</strong></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11382" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Ramin-Matin-1-1920x1280.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><strong>Kusursuzlar, Canavarlar Sofrası ve Son Çıkış filmleriyle sinemamızda önemli bir yer edinen genç yönetmen Ramin Matin Türk sinemasında şehirli insanın dertlerinin gerektiği kadar yer almadığını, sanki bu orta sınıfın dertlerinin önemsenmediğini söylüyor. Türk bağımsız sinemasına yeni bir bakış açısı getiren yönetmene sorularımızı yönelttik&#8230;</strong></p>
<p><strong>Bu senaryoyu seçmenizin hikayesini anlatabilir misiniz?</strong></p>
<p>15 sene kadar önce benzer temaları irdeleyen bir senaryo yazmıştım. Çok parlak bir iş olmamıştı ancak bu temalar gittikçe önem kazandı. Arkadaşım Can Kantarcı’ya bu senaryodan bahsettim, onun da ilgisini çekince çalışmaya koyulduk.</p>
<p><strong>Kıyıdakileri saymazsak çektiğiniz üç film de bağımsız yapımlar olarak adlandırılabilir. Ama Türk sinemasının alışıldık bağımsız yapısı da söz konusu değil filmlerinizde. Öyle gereğinden fazla uzun süren çekimler veya suskun karakterler yok. Daha aksiyonlu bir yapısı var. Kendi sinemanızı daha çok nereye koyuyorsunuz?</strong></p>
<p>Kendimi bir yere konumlandırma üzerine hiç düşünmedim. Amacım elimden geldiği kadar iyi film yapmak, insanları düşündürmeye sevk edecek filmler yapmak.</p>
<p><strong>Yine filmlerinizde senaryoların farklı isimlere ait olduğunu görüyoruz. Bu da bizim sinemamızda çok alışık olduğumuz bir yapı değil. Sizin bu tercihinizin sebebi nedir? Ve avantajlarıyla dezavantajlarını değerlendirebilir misiniz?</strong></p>
<p>Başkalarıyla beraber çalışmaktan büyük keyif alıyorum. Filmi zenginleştiriyor ve katman katıyor. Kendi kendime yazsam bu kadar olması zor. Her senaryo için sıfırdan oturup tartışarak bir yolculuk yaşıyoruz. Benim için yönetmenlik oradan başlıyor zaten.</p>
<p><strong>Son Çıkış özellikle İstanbul&#8217;da yaşanan inşaat cehenneminden dem vuruyor. Ama bunu daha çok varoşlarda konumlamayı tercih etmişsiniz. Bunun sebebi nedir? Yani bir mahalle yerine çok büyük bir şantiye tercihiniz?</strong></p>
<p>Hem yoğun bir inşaat aktivitesi hem de gerçek bir mahalle görüntüsü verecek bir mekan istiyordum. Bu sayede görsel olarak inşaatın mahalleyi nasıl yuttuğunu vurgulayabildim. Diğer taraftan da bu tarz kentsel dönüşümün en çok zarar verdiği kesim varoşlarda yaşayanlar. Onların kendi mahalleleri üzerinde kurulan bu yeni ortamlarda maddi olarak var olma imkanları yok.</p>
<p><strong>Son Çıkış filmindeki espri yüklü anlatım şeklini tercih etmenizin sebebini yorumlar mısınız?</strong></p>
<p>Bir yandan İstanbul’da yaşadığımız olayların absürtlüğünü ortaya çıkarmak istedim. Diğer taraftan da zaten ağır olan bir konuyu ağır bir dille irdelemek bana manasız geldi. Komedi bazı konuları anlatmak için en iyi araç. Eskiden böyle komediler çok yapılır ve sevilirdi.</p>
<p><strong>Şehirdeki çarpık yapılaşmadan dem vururken filmin son bölümünde de şehirli insanın doğaya dönme haline eleştiriler getiriyorsunuz. Böyle olunca aslında filmin odağında ne çarpık yapılanma oluyor, ne de şehirden kaçmanın cevap olabileceği iddiası. Bu iki baskın olayın altında sakladığınız ve asıl odak olan konuyu biraz açabilir misiniz?</strong></p>
<p>Tahsin karakteri Türkiye’de bir çok örneği olan oradan oraya istemsizce savrulan bir insan. Güneye gitmek istemesi de özünde bu savrulmanın devamı. Önemli olan kaçmaktan ziyade insanın kendi düşünce şeklini, dünyaya bakışını değiştirip kendinin sorumluluğunu alması. Bunlar olmadan kaçmanın bir manası yok, çünkü o yükü valiz gibi taşımaya devam eder insan. Anlatma istediğim buydu. Ayrı bir konu olarak da bir fantezi peşinde plansız, programsız kaçmanın hüsranla sonuçlanacağı neredeyse kesin.</p>
<p><strong>Filmin başrolünde oynayan Deniz Celiloğlu&#8217;nun diğer filmlerini baktığımızda doğal elektiriği bu filmin diline çok uygun düşüyor. Castı yaparken tercih kriteriniz neydi?</strong></p>
<p>Cast yaparken genelikle içgüdülerimi güvenirim. Mümkünse oyuncuların öncesinde yaptıkları film, dizi, oyunlarına izleyip bir fikir edinirim. Ama asıl önemli olan yüz yüze oturup konuştuğumda aldığım hissiyat.</p>
<p><strong>Türk sinemasında taşra veya kasaba insanının bin türlü ruh halini gördük keza köy hayatı da dönem dönem çoğunlukla işlenmiştir. Ama söz şehirli insanın hayatına gelince hem bir kısırlık hem de yetersizlik ortaya çıkıyor? Bu konudaki görüşünüz nedir?</strong></p>
<p>Evet öyle bir durum var. Nedense Türkiye’de şehirli insanı anlatmak boş bir uğraş gibi görülüyor. Sanki şehirli insanın derdi tasası yokmuş gibi, onun hikayesi önemsizmiş gibi. Bunun sebebini ben de tam olarak çözmüş değilim.</p>
<p><strong>Üstteki soruyla alakalı olarak sizin filmleriniz Kusursuzlar, Canavarlar Sofrası ve Son Çıkış tam da kentli insanı odağına alan filmler. Klasik bir söz olan &#8220;Herkes bildiğini çekiyor&#8221; mu demek gerekiyor? Sizin kentli yaşama yoğunlaşmanızın sebebi nedir?</strong></p>
<p>Özellikle böyle bir çabam olmadı. Tesadüfi olarak yaptığım üç filmde de irdelemek istediğim konulara şehirli, orta sınıf karakterler üzerinden girmek daha ilgi çekici bir sonuç verir düşündüm. Destek bulursam sonraki filmimde farklı bir kesim olacak mesela. Bu tümüyle irdelemek istediğim konuyla ilgili.</p>
<p><strong>Bir sinemacı olarak bizim bir kısım entelektüel sınıfın zorlamasıyla ve kanunlarla da destek verilen bir takım yasaklar var sinemada. Mesela sigara kullanımı, alkol kullanımı, küfür ve hatta kadına şiddet. Tamam bunları böyle tek tek söylediğimizde ortaya güzel bir durum çıkmıyor ama sinema hayatın yansıması ise ve bu tür çirkinlikler hayatın gerçekliği içinde yer alıyorsa bu tür kısıtlamaların sinemaya zararı olmaz mı? Yoksa herşey doğru mu?</strong></p>
<p>Bu tarz yasaklar sinema için son derece zararlı. Bunlar gerçeğin bir parçası. Bunları gizleyerek herhangi bir şeyi değiştiremeyeceğiniz gibi sanata zarar verirsiniz.</p>
<p><strong>Benim size sormadığım ama sizin izleyici için söylemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p>Eğlenceli, akıcı ve komik bir film yaptık, sinemalara bekliyoruz!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/12/03/ramin-matin-turkiyede-sehirli-insanin-hikayesi-onemsenmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramin Matin: Yeni İstanbul’u göstermek istedik…</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/ramin-matin-yeni-istanbulu-gostermek-istedik/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/ramin-matin-yeni-istanbulu-gostermek-istedik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 06:55:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[banu bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramin Matin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Çıkış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11241</guid>

					<description><![CDATA[Ramin Matin’le Son Çıkış tadında bir söyleşi gerçekleştirdik… Filmin festival macerasını sorduk, yetmedi İstanbul&#8217;un halini konuştuk, o da yetmedi sinema yolculuğunun nereye gittiğini sorduk&#8230; Banu Bozdemir Son Çıkış’ın aslında tek taraflı yani şehir hayatına eleştiri yaptığını sanırken; bir anda alternatif olan tarafla da sorunları olduğunu görüyoruz. Gerçekten biz insanların sorunu ne? Bu kadar zor ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramin Matin’le Son Çıkış tadında bir söyleşi gerçekleştirdik… Filmin festival macerasını sorduk, yetmedi İstanbul&#8217;un halini konuştuk, o da yetmedi sinema yolculuğunun nereye gittiğini sorduk&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31.png"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11242" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31.png" alt="" width="994" height="665" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31.png 994w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31-300x201.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31-768x514.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31-696x466.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Ekran-Resmi-2018-09-04-10.56.31-628x420.png 628w" sizes="(max-width: 994px) 100vw, 994px" /></a></p>
<p><strong>Banu Bozdemir </strong></p>
<p><strong>Son Çıkış’ın aslında tek taraflı yani şehir hayatına eleştiri yaptığını sanırken; bir anda alternatif olan tarafla da sorunları olduğunu görüyoruz. Gerçekten biz insanların sorunu ne? </strong></p>
<p>Bu kadar zor ve derin tartışılacak bir soruya cevap veremem! Ancak bizim filmde yapmak istediğimiz durmadan şikayet etmek, kabahati daimi olarak yerlerde aramak yerine kendimizle yüzleşip, çevremiz de iyileştirmek için bir çaba göstermek daha iyi olmaz mi diye sorgulamak.</p>
<p><strong>Film çok klasik hatta bildik başlıyor ama İstanbul’u bir anda içinden çıkılamaz ve çıldırtıcı bir girdaba çeviriyor. Gerçekten de böyle mi bu şehir! </strong></p>
<p>Maalesef öyle bir duruma geldik. Kalabalık, trafik, gürültü, inşaat her yerde. Bu şehirde hepimiz bunu her gün yaşıyoruz ancak artık alıştığımız için fark etmiyoruz ve kabulleniyoruz.</p>
<p><strong>İstanbul’u kocaman bir inşaat alanı gibi tasvir ediyorsunuz ve her yanından sesler yükseliyor, bu şehir cazibesini kaybetti sanırım gözümüzde. Sizin çıkış noktanız ne oldu senaryoyu seçerken? </strong></p>
<p>Çıkış noktamız İstanbullu olarak günlük yaşadıklarımızı deşmek ve sorgulamaktı. Diğer taraftan da pek sık göremediğimiz İstanbul’un artık ağır basan yüzünü göstermek, yani “yeni” İstanbul’u.</p>
<p><strong>Filmi İstanbul’un hangi noktalarında çektiniz, o kadar iyi çevrelemişsiniz ki bir an çıkış yok sanıyorsunuz? Gerçekten de bu kadar vahim mi? </strong></p>
<p>Filmi çeşitli yerlerde çektik. Amacımız İstanbul’un gerçek coğrafyasını bozup, seyirciye de bir kaybolma hissi verme, yön duygusunu bozmaktı. Filmin önemli bir bölümü Fikirtepe’de çekildi ama Yenibosna, Esenyurt, Beylikdüzü gibi yerler de var. İstanbul’da dolaşmaya çıkınca durumun bir hayli vahim gözüktüğünü düşünüyorum.</p>
<p><strong>Öte yandan kapitalizmle ilgili de kapsayıcı söylemler var, her şeye sinen ve sirayet eden yanından kaçış yok sanırım sizin önermenize göre… </strong></p>
<p>Bir önermede bulunmuyorum, sadece sorguluyorum. Kaçış var mı yok mu gibi bir sonuca varmayı seyirci bakışına bırakıyorum.</p>
<p><strong>Siren ismi ve kişiliğiyle ilk başta zorlama bir karakter gibi dursa da ikinci kısımda bir sürprizle oturtuyor kişiliğini. Sizin karakterlere ilişkin yorumunuz ne oldu, senaryoda değişikler yaptınız mı? </strong></p>
<p>Siren aslında filmde ayakları yere basan belki de tek karakter. Başta hayal edilen olmasa da, kendine başka bir hayat kurabilmiş ve onu tatmin etmiş. Yani bir fantezinin peşinden koşmak yerine bir hayalini gerçekleştirmiş.</p>
<p><strong>Kara komedi, ironik ve mizahi yanları ağır basan bir film olmuş. Bu filmi daha ciddi bir eleştiri filmi olarak çekseniz, sonuç sizce ne olurdu? </strong></p>
<p>Bu filmde ciddi eleştiri yaptığımı düşünüyorum. Komedi zaten eleştirince güzel ve tatmin edici oluyor bence. Diğer taraftan zaten iç sıkıcı ve yorucu olan bir konuyu bir de üstüne ağır ve ciddi bir sinema dili katmanı koymak bana ters geliyor.</p>
<p><strong>Oyuncu seçimi konusunda neler söylersiniz?</strong></p>
<p>Oyuncu seçerken genel olarak sezgilerime güvenirim. Oyuncularla sohbet ettikten sonra da kararımı veririm.</p>
<p><strong>Yerli festivallerde neden göremiyoruz filmi? </strong></p>
<p>Filmi daha yeni bitirdik sayılır ve öncellikle dünya prömiyerini Tokyo Uluslararası Film Festivalinde yapıyoruz ama 1 Kasımda Boğaziçi festivali ondan 10 gün sonra da Malatya festivalinde olacak.</p>
<p><strong>Son olarak neler söylersiniz? </strong></p>
<p>2 Kasımda sinemalara bekleriz!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/ramin-matin-yeni-istanbulu-gostermek-istedik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk sineması Boğaz&#8217;dan geçiyor&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/turk-sinemasi-bogazdan-geciyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/turk-sinemasi-bogazdan-geciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 06:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[anons]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Borç]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Son Çıkış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11231</guid>

					<description><![CDATA[Boğaziçi Film Festivali, 26 Ekim’de başladi. Kısa filmle başlayan macera Türk sineması açısından da önemini artırarak devam ediyor. Ulusal yarışmada yarışan 10 filmi sizin için inceleyelim dedik&#8230; Zaman su gibi akıp gidiyor. Boğaziçi Film Festivali yolculuğa ilk başladığında hedefini yukarıya koymuştu. Açıkçası bu kadar hızlı ilerleyip bu statüye geleceğini tahmin etmemiştim. Festival gerçekten Türk sineması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="6">
<li>Boğaziçi Film Festivali, 26 Ekim’de başladi. Kısa filmle başlayan macera Türk sineması açısından da önemini artırarak devam ediyor. Ulusal yarışmada yarışan 10 filmi sizin için inceleyelim dedik&#8230;</li>
</ol>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-11233 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-768x768.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-1024x1024.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-696x696.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-1068x1068.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo-420x420.jpg 420w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Boğaziçi-Film-Festivali_2018_Logo.jpg 1668w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Zaman su gibi akıp gidiyor. Boğaziçi Film Festivali yolculuğa ilk başladığında hedefini yukarıya koymuştu. Açıkçası bu kadar hızlı ilerleyip bu statüye geleceğini tahmin etmemiştim. Festival gerçekten Türk sineması için önemli bir organizasyon oldu. Özellikle Antalya&#8217;nın ulusal yarışmayı kaldırması ile Türk sinemasının sanat veya bağımsız filmlerini gösterebileceği üç platformdan biri haline geldi Boğaziçi Film Festivali. İstanbul ve Adana film festivallerini biz sinema yazarları dikkatle takip ederiz. Şimdi de Boğaziçi bu listeye girdi. Bu yazımızda Boğaziçi Film Festivali&#8217;nin ulusal yarışmasında birbiriyle mücadele edecek 10 filmi inceleyip, jürinin yapısını da göz önüne alarak ödül şanslarını değerlendirelim dedik. Bundan önce ise Türk sineması adına küçük bir saptama yapmak isterim. Koskoca ulusal sinema neredeyse üç festivalin içeriğini dolduramayacak kadar az film üretiyor. Yarışacak 10 filmin 6&#8217;sını Adana ve İstanbul film festivallerinde seyretmiştim. Bu film üretiminde bir sıkışıklık olduğunun kanıtı bence. Dönelim yarışma filmlerimize&#8230;</p>
<p>Anons / Mahmut Fazıl Coşkun</p>
<p>Mahmut Fazıl Coşkun&#8217;un Anons filmi Adana Film Festivali&#8217;nde yarıştı. Bu hafta da ikinci vizyonunu alıyor. Yani sadece festivali takip edenler değil normal izleyici ile de buluşacak bir film Anons. Eğer bu bilinirliği dezavantaj olmaz ise seçkinin ağır topu diyebiliriz. Ödüle en yakın bulduğum film Anons. Konusuna gelince, 1963 yılı, Mayıs ayının son günleri. Film ordudan tasfiye edilmiş dört eski askerin bir gece boyunca süren sıradışı yolculuğunu anlatır. Teğmen Şinasi, Binbaşı Kemal, Binbaşı Rıfat ve Albay Reha aynı gece Ankara’da başlayacak olan askeri darbenin İstanbul ayağında, darbe bildirisini İstanbul Radyosu’ndan anons etmeyi planlamaktadır. Yeterince güçlü ve etkili yapılan bir anons sonucunda darbenin başarılı olacağından ve halk desteğini arkalarına alacaklarından emindirler. Fakat hiçbir şey bekledikleri gibi gitmeyecektir.</p>
<p>Son Çıkış /Ramin Matin</p>
<p>Türkiye prömiyerini festivalde yapacak olan Son Çıkış büyük ödülün favorilerinden. Yönetmen Ramin Martin önceki filmleri Canavarlar Sofrası ve Kusursuzlar ile kusursuz başlangıcını bu filmle taçlandırmış durumda. Üstelik filmin çarpık yapılaşma ve şehrin kaosuyla ilgili güncel bir konusu var.<br />
Tahsin&#8217;in tek istediği havalimanına ulaşmaktı. Ancak kontrolsüz, betondan bir ormana dönmüş İstanbul&#8217;da trajikomik bir yolculuğun kendisini beklediğini bilmiyordu. Başrolde oynayan Deniz Celiloğlu&#8217;da en iyi erkek oyuncu dalında önemli bir aday.</p>
<p>Kaos / Semir Aslanyürek</p>
<p>Semir Aslanyürek&#8217;in şimdiye kadarki en yüksek bütçeli filmi olan Kaos, Kasım ayında vizyon alacak. Festivalde Türkiye prömiyerini yapacak film oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Bülent Emin Yara, Orhan Aydın, Erdal Sarı, Yetkin Dikinciler, Canan Ergüder gibi önemli isimlerin rol aldığı filmin konusu şöyle: Birbirini hiç tanımayan üç kişinin işledikleri günahlardan kaçarken çıkan fırtına nedeniyle aynı mağaraya saklanmalarını ve heyelanla çıkışları kapanan mağarada ölmeyi beklerken, bu üç günahkârın vicdani hesaplaşmalarının hikâyesi ilgi çekecek&#8230;</p>
<p>Borç / Vuslat Saraçoğlu</p>
<p>İstanbul Film Festivali&#8217;nde En İyi Film ödülünü alan Borç özellikle başrolünde oynayan Serdar Orçin&#8217;in performansıyla dikkat çekiyor. Vuslat Saraçoğlu&#8217;nun beş yıl sonra çektiği film Boğaziçi Film Festivali&#8217;nin de favorilerinden. Fakat Anons filmi gibi İstanbul&#8217;da aldığı ödül bir dezavantaj yaratabilir. Filmin konusuna gelince, Eskişehir&#8217;de karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte yaşayan Tufan, küçük bir matbaada çalışmaktadır. Yan dairede yalnız oturan komşuları Huriye, bir gece aniden fenalaşır. Doktor, Huriye&#8217;nin bir süre tek başına kalmaması gerektiğini söyler. Tufan, bakacak kimsesi olmayan Huriye&#8217;yi ortada bırakmayı göze alamaz ve bir süre onu evinde tutmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan&#8217;ın &#8220;iyilik&#8221; hali önemli sınavlardan geçer.</p>
<p>Güven / Sefa Öztürk Çolak</p>
<p>Antalya Film Forum Uzun Metraj Kurmaca Pitching Platformu Projeleri Ödülü&#8217;nü alıp bu yıl Antalya&#8217;da yarışan ödül yönetmen Sefa Öztürk Çolak&#8217;ın ilk filmi. Filmin konusu çok ilginç olmasına ve oyuncu performanslarının başarısına rağmen bir ilk filmin dezavantajlarını yaşıyor. Diğer adayların yanında ödül şansı biraz zor olarak görülüyor. Filmin konusu ise şöyle, Ali ve Meryem görünüşte sıradan bir ailedir. Meryem’in evlenmeden önce âşık olduğu Ferit’ten bir çocuğu vardır. Ferit’in yıllar sonra dönmesiyle, karısını güven sınavına sürükler. Meryem minnet duygusuyla aşk acısı arasında kalırken, Ali’nin kendine güveni sarsılmaya başlar. Ferit’in öldürülmesi aralarındaki güvensizliği iyice körükler.</p>
<p>Sükut Evi / Cafer Özgül</p>
<p>Cafer Özgül&#8217;ün Sükut Evi dünya prömiyerini festivalde yapacak. Şimdiye kadar hiç izleyici karşısına çıkmamış olan film, hayattan bunalan bir adamın kendisini yola vurması ile değişen hayatını konu ediyor. Modern hayattan bunalan 30’lı yaşlardaki genç bir adam, çareyi yola koyulmakta bulur. Anadolu’ya doğru yola çıkan delikanlının amacı, rivayete göre ‘ruhların tamir edildiği’ bir mekanı bulmaktır. Günler süren arayışına rağmen bahsedilen mekan ile ilgili herhangi bir iz bulamaz. Bu süreçte yolu bir dergaha düşen delikanlının aradığı huzur burada da değildir. Sevgilisi geri dönmesi için baskı yapsa da o yoluna devam eder. Delikanlı, yol boyunca başına gelen türlü talihsiz olaylar sonucu kendisini zor bela bir köye atar. Fakat bir süre sonra köy delikanlının içinden çıkamayacağı bir girdap haline gelir. Film sürpriz yapabilir, kadrosunda Melih Selçuk, Mehmet Özgür gibi önemli isimleri barındırıyor.</p>
<p>Babamın Kemikleri / Özkan Çelik</p>
<p>Aadana Film Festivali&#8217;nde yarışan Babamın Kemikleri Özkan Çelik&#8217;in ikinci filmi. Rakipleri yanında ödül şansı az olan filmin konusu şöyle, Babamın Kemikleri, nahoş bir olay nedeniyle çocuk denecek yaşta köyünü terk eden bir adamın trajikomik hikayesidir. Köyüne bir daha geri dönmemeye yemin eder. Ancak bir gün annesinin son isteğini yerine getirmek için, babasının kemiklerini almak üzere köyüne doğru yola çıkar.</p>
<p>Halef / Murat Düzgünoğlu</p>
<p>Nisan ayında vizyona giren Halef filmi hem Adana&#8217;da hem de İstanbul Film Festivali&#8217;nde yarıştı. Filmin ödül şansını az bulmakla beraber, fantastik konusunun ilgi zekeceğini düşünüyorum. Konusuna gelirsek, Mahir, çocukluğunda yaşadığı ve abisinin ölümüyle sonuçlanan trajik bir olay nedeniyle yıllardır uzak olduğu köyüne babasından kalan portakal tarlasını satmak içingelir. Ancak işler umduğu gibi gitmez… Beynindeki tümörle günden güne ölüme yaklaşan ve ölüm korkusuyla baş etmeye çalışan Mahir, ölmüş abisini karşısında bulur. Halef, Mahir&#8217;in abisi olduğunu iddia etmektedir</p>
<p>Tuzdan Kaide / Burak Çevik</p>
<p>Adana ve İstanbul&#8217;da yarışan bir film daha. Tuzdan Kaide ödüle uzak bir film. Filmin konusu ise, zamanda sabitlenmiş otuz yaşlarındaki münzevi bir kadın, şehre yaptığı ender ziyaretlerde ikiz kardeşini arar. Zamandan kopmuş, mekânı belirsiz bu yolculukta aynı rüya tekrar tekrar anlatılır.</p>
<p>Güvercin / Banu Sıvacı</p>
<p>Güvercin Ankara, İstanbul ve Adana Film Festivali&#8217;nde yarıştı. Ankara ve İstanbul&#8217;da en iyi ilk film ödüllerini aldı. Bu anlamda ödül şansı olsa da daha yeni olan filmler yanında çok şanslı görmüyorum. Filmin öyküsü şöyle, Kendi halinde bir yaşantısı olan Yusuf’un en büyük tutkusu babasından yadigar kalan güvercinleridir. Ablası ve ağabeyi ile birlikte Adana’nın kenar mahallelerinden birinde yaşayan Yusuf, oturdukları evin çatısında güvercinlerini besleyip eğitir. Maverdi adını verdiği bir dişi güverciniyle özel bir bağ kurar. Fakat onu bu durumu ailesi tarafından hoş karşılanmaz. Ailesinin yaptığı baskılardan bunalan Yusuf hayatın gerçekleri ile yüzleşir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/30/turk-sinemasi-bogazdan-geciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
