<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oscar &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/oscar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Oct 2018 10:15:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Oscar&#8217;ı hangi film alacak?</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/oscari-hangi-film-alacak/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/oscari-hangi-film-alacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 10:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11082</guid>

					<description><![CDATA[4 Mart&#8217;ta Oscarlar dağıtılıyor. Ödüle aday 9 filmi seyredip, sizin için değerlendirdik. Bakalım tahminlerimiz tutacak mı? Oscar adayı filmler açıklandı. Geçen yıllara nazaran bir başyapıt bulunmayan seçki içinde bir iki yapım öne çıkıyor. Oscarlar her ne kadar sinema endüstrisinin en popüler ödülü olsa da hem adaylıkları hem de ödülü dağıtan kurulların standartı çok belirsiz. Dönemin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>4 Mart&#8217;ta Oscarlar dağıtılıyor. Ödüle aday 9 filmi seyredip, sizin için değerlendirdik. Bakalım tahminlerimiz tutacak mı?</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11084" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-1024x682.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Get-Out1.jpg 1400w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Oscar adayı filmler açıklandı. Geçen yıllara nazaran bir başyapıt bulunmayan seçki içinde bir iki yapım öne çıkıyor. Oscarlar her ne kadar sinema endüstrisinin en popüler ödülü olsa da hem adaylıkları hem de ödülü dağıtan kurulların standartı çok belirsiz. Dönemin konjonktürüne göre tamamıyla değişen değerlendirme kriterleri bir standart oluşturulmasını zorlaştırıyor. Ama dediğimiz gibi sonuçta sinema endüstrisinin parlayan yıldızı Oscarlar. Biz de sizin için bu yıl aday olan 9 filmi seyrettik. Hem o filmlerin konusunu kısaca yazalım hem de Oscarlar&#8217;daki şanslarını değerlendirelim dedik. Filmleri tanıtmadan önce Ayla filmiyle aday adayı olduğumuz Yabancı Dilde Oscar ödülü için birkaç kelam etmek gerekir. Bildiğiniz gibi Ayla filmi aday adayı olan 10 filmin bile içine girememişti. Buna şaşıranlara ben de şaşırıyorum. Oscarlar ezelden beri siyasetten çok etkilenen bir organizasyon. Olay böyle olunca bu dönemde siz Türkiye olarak dünyanın en iyi filmini bile Oscar&#8217;lara gönderseydiniz seçilme şansı hiç yoktu. Bu arada Ayla zaten dünyanın en iyi filmi değil. Geçen yıllarda katılan Türk filmlerinin kalitesini düşündüğümde, o filmler Oscar&#8217;da yer alamazken Ayla&#8217;nın doğal olarak şansı yoktu zaten. 10 filmlik yabancı film seçkisi içinden kazanan beş film Oscar için yarışacak. Asıl sürpriz burada, Altın Küre alan Fatih Akın&#8217;ın Paramparça filmi aday bile olamadı Oscar&#8217;a. The Cut ile kendi çıkarı adına bu ülkeye büyük zarar veren Fatih Akın&#8217;ın seçilmemesine kendi adıma üzülmedim. Zaten diğer filmleri seyrettiğimde Paramparça&#8217;nın aday olmasını garipserdim. Altın Küre&#8217;yi nasıl aldı bilemiyorum tabii. Herhalde The Cut ile yaptığı dönüşümün bir sonucudur. Neyse biz En İyi Oscar Adayı 9 filmi sizin için değerlendirelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>EN İYİ FİLM ADAYLARI</p>
<p>The Post</p>
<p>Watergate skandalını ortaya çıkaran The Post&#8217;un haberi yayınlama macerası aslında iyi bir film. Üstelik Trump&#8217;ın başkanlığına muhalif olan demokrat kökenli Oscar kurullarının bu filme özel ilgi göstermesi muhtemel. Çünkü Watergate skandalı Nixon&#8217;ın başına patlamış ama Kennedy&#8217;den o döneme kadar bütün başkanları da içine alan bir olay. Vietnam&#8217;ı karıştırmak için nasıl ABD başkanlarının mütecaviz davrandığını anlatıyor film. Yani Nixon ile Trump arasında alttan alta bir ilişki kurmak için iyi bir fırsat The Post demokratlar adına. Ama geçen yıl yine bir gazeteci hikayesi olan Spotlight&#8217;ın ödül aldığını düşünürsek biraz şansı azalıyor&#8230; Film&#8217;de Post&#8217;un sahibini canlandıran Meryl Streep En İyi Kadın Oscar&#8217;ına aday. Her ne kadar akademi üyelerinin Streep&#8217;i çok sevdiğini bilsek de ödülü alabileceğini sanmıyorum. Yine de bir sürpriz yapabilir.</p>
<p>Get Out</p>
<p>Bir kaç yıldır Oscar&#8217;larda ırçılık, cinsel istismar ve kadın hakları özel ilgi görüyor. Adaylar daha çok bu konsepteki filmler içinden seçiliyor. Get Out böyle bir konuyu işlese de biraz farklı bir yapım. Siyahi Amerikalıların kendi içlerindeki bir hesaplaşma filmin özünde var. Beyazların değer yargılarını kabul edip &#8220;beyazlaşan&#8221; Afro Amerikanlara sert göndermeler var. Filmdeki katil çetesi sürekli kurban seçtikleri siyahilere Obama ve Tiger Woods üzerinden beğenilerini söylüyorlar. Bu haliyle devrimci bir film bile sayılabilir Get Out. Yine de en iyi film için zayıf bir aday. Yönetmen Jordan Peele En İyi Yönetmen&#8217;a aday ve demin dediğimiz sebeplerden ödülü alsa karşı çıkmazdım ama şansı zayıf biliyorum. Filmin başrolünde oynayan Daniel Kaluuya ise fantastik gerilim filmi tadındaki bu yapımla eğer Oscar&#8217;ı alırsa bence Oscar tarihinin en büyük sürprizini yapar.</p>
<p>Dunkirk</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın başında Almanlar&#8217;dan kaçan İngiliz ordusunun Dunkirk&#8217;te yaşadıklarını anlatan film görsel efektlerinde bilgisayar kullanılmaması ve gerçekçiliği ile dikkat çekici bir yapım. Kendi toplumuna savaş isteği pompalamak isteyen ABD politikaları için de uygun bir film. Ama En İyi Filmden çok yönetmeni Christopher Nolan&#8217;ın Oscar&#8217;a yakın olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>The Shape of Water</p>
<p>Soğuk savaş dönemi Amerika&#8217;da geçen hikayede sessiz, rutin bir hayatı olan Elisa, gizli ve yüksek güvenlikli bir devlet laboratuvarında temizlikçi olarak çalışır. Elisa iş arkadaşı Zelda ile devletin yaptığı gizli bir deneyi keşfeder ve suda hapsedilen insansı bir yaratığı acımasız deneyden kurtarmaya çalışırlar. 13 dalda Oscar&#8217;a aday olan film otoriteler tarafından ödüle yakın bulunuyor. Ama ben yönetmen Guillermo del Toro&#8217;nun kariyerinde bile çok özel bir yer etmeyecek filmin ödül şansını az buluyorum. Ne En İyi Kadın&#8217;da Sally Hawkins&#8217;i ne de En İyi Yardımcı Kadın&#8217;da Octavia Spencer&#8217;ı ne de yönetmeni ödüle yakın görüyorum.</p>
<p>Lady Bird</p>
<p>İki güçlü karaktere sahip anne kızın hikayesinin anlatıldığı Lady Bird kadın hakları ve eşitliği anlamında Oscar&#8217;ın son dönem politikalarına uygun bir film. Açıkçası hikayesi de iyi ve tabii başarılı oyunculuklara sahip. En İyi Kadın Oyuncu&#8217;da Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filmindeki Frances McDormant&#8217;ın muhteşem performansı olmasaydı ödülün sahibi başrolde oynayan Saoirse Ronan olsun derdim. Yani bu ödüle ikinci adayım Saoirse Ronan. En İyi Yardımcı Kadın dalında ise filmdeki başarılı performansıyla Laurie Metcalf bu ödülü almalı. Muhteşem bir performanstı.</p>
<p>Darkest Hour</p>
<p>Deneyimli yönetmen Joe Wright&#8217;ın yönetmenliğini üstlendiği filmde, Churchill, hayatının belki de en büyük sınavından geçecektir. Ya Nazi Almanyası ile barışçıl bir antlaşma yolu bulmaya çalışmalıdır ya da milletinin bağımsızlığı ve idealleri için Nazilerin karşısında sımsıkı durmalıdır. Ellerinde kalan son kirlenmemiş savaş olan 2. Dünya Savaşı&#8217;nı konu alan ikinci aday film Darkest Hour diyaloglara dayanan yapısıyla En İyi film ödülüne uzak olsa da Churchill&#8217;i canlandıran Gary Oldman bir sürpriz yapabilir. Aslında buradaki makyaj çalışması filmin en dikkat çekici tarafı.</p>
<p>Call Me by Your Name</p>
<p>Eşcinsel bir aşktan yola çıkarak seçkin zümrenin doğasına bakan Call Me By Your Name oyunculuk performansları açısından dikkat çekici bir yapım. Timothée Chalamet, başroldeki performansıyla ödülü hak ediyor. Bir de Oscar&#8217;ların eşcinsel haklarına verdiği önemi düşünürsek ödülün en büyük adayı Timothée Chalamet diyebiliriz. En iyi filme gelince sürpriz yapabilir ama çok da şansı olduğunu düşünmüyorum.</p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri</p>
<p>En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında benim favorim bu yapım. Bütün bu ödüllere layık gördüğüm filmin yönetmeni Martin McDonagh nasıl En İyi Yönetmen&#8217;de aday olmaz anlamış değilim. İşte Akademi üyelerinin saçmalıklarına çok iyi bir örnek. Kızı tecavüze uğrayıp öldürülen bir annenin topluma karşı verdiği mücadeleyi anlatan yapımda Frances McDormant ve Woody Harrelson mükemmeller.</p>
<p>Phantom Thread</p>
<p>Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmin yönetmeni Paul Thomaz Anderson En İyi Yönetmen dalında benim favorim. Filmin başrol oyuncusu Daniel Day Lewis de daha önce aldığı Oscarlar&#8217;ın yanına birini daha ekleyecek gibi duruyor. 1950&#8217;lerde kraliyet ailesini ve o dönemin zengin İngilizlerini giydiren modacı Charles James&#8217;in hayatını izliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/oscari-hangi-film-alacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri ve Oscar İhtimalleri</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/three-billboards-outside-ebbing-missouri-ve-oscar-ihtimalleri/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/three-billboards-outside-ebbing-missouri-ve-oscar-ihtimalleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Onur Kırşavoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 10:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Missouri]]></category>
		<category><![CDATA[onur kırşavoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[Three Billboards Outside Ebbing]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11078</guid>

					<description><![CDATA[Daha evvel In Bruges ve Seven Psychopaths filmleriyle kendine has bir sinema yaratan ve oldukça beğeni toplayan Martin McDonagh, son filmiyle yılın en iyileri arasına girmeyi başardı. Kızı tecavüz edip öldürülen bir kadının polis teşkilatını harekete geçirmek için uyguladığı yaratıcı hamle üzerinden ilerleyen film, ırkçılık, kadınların gücü, sistemin boşlukları ve intikam duygusunun tezahürüyle örülü. Tabii [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha evvel In Bruges ve Seven Psychopaths filmleriyle kendine has bir sinema yaratan ve oldukça beğeni toplayan Martin McDonagh, son filmiyle yılın en iyileri arasına girmeyi başardı. Kızı tecavüz edip öldürülen bir kadının polis teşkilatını harekete geçirmek için uyguladığı yaratıcı hamle üzerinden ilerleyen film, ırkçılık, kadınların gücü, sistemin boşlukları ve intikam duygusunun tezahürüyle örülü. Tabii bunları yaparken McDonagh kara komedi ögelerini de layığıyla senaryosuna yediriyor. Keza, filmin en büyük gücü bu matematikle oluşturulan harika senaryosu.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11079" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-1024x423.jpg" alt="" width="696" height="288" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-1024x423.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-300x124.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-768x318.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-696x288.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-1068x442.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16-1016x420.jpg 1016w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Three-Billboards16.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filmi kadının gücü konusunda –ki bu konuda en iyi oyuncu seçimiyle- net söylemler barındıran bir film. Kimsenin cesaret edemediği şeyleri, edemeyeceği şekillerde yapan ve adalet için elinden geleni ardına koymayan bir kadın Mildred Hayes karakteri filmin odak noktası. Adaleti insanın bazen kendisini araması ve cezayı da kendi elleriyle verme isteği de Mildred karakteriyle vuku buluyor. İnsanı ikileme düşüren, kötülükten kötülük doğuran kararlar ve bu tuzağa düşülmesi de yine dolandırmadan aktarılan, izleyiciyi de bir sorgulamaya iten yegane not. Yan karakterler üzerinden de ırkçılık ve uzandığı kollar nasibini alıyor.</p>
<p>Atmosfer kurma becerisi konusunda da McDonagh gittikçe daha iyi sonuçlar ortaya çıkarıyor. Hikayeyi destekleyen sinematografi, puslu manzaralar, müzik tercihleri –burada da işin ehli Carter Burwell yine karşımızda- ve kadrajlar filmin gerçekliğinden kopmadan ama bazen de komedi unsurlarından dolayı kahkaha attırarak bizi perdeye kilitliyor. Yani bir hikaye anlatımına yardımcı olacak en iyi “yönetmenlik” tercihlerini de filmde görmek mümkün. Filmin en güçlü olduğunu söylediğimiz senaryoyu da McDonagh’ın yazdığını eklersek gücü daha da iyi anlaşılır olacaktır.</p>
<p>Peki filmin Oscar şansı ne? 6 dalda 7 adaylık alan film kaç Oscar heykelciğiyle evine dönecek. Tek tek bu kategorileri tartışmak ve hem filmin, hem de filmin olduğu kategorilerde diğer filmlerin şansını değerlendirmek istedik:</p>
<p><strong>Filmin Oscar İhtimalleri ve Diğer Adayların Şansı</strong></p>
<p>Film</p>
<p>Three Billboards Outside Ebbing, Missouri Altın Küre’de en iyi filmi aldı. Bu ödül, Oscar şansını da artırdı ve Hollywood taciz skandallarıyla çalkalanırken filmin konusu da gücünü artırıyor. Şimdilik en büyük favori bu film ama Akademi, 13 dalda aday olan The Shape of Water’ı önemli dallarda es geçmeyecektir. Yılın en güçlü filmlerinden Lady Bird’le birlikte ödülü zorlayacaklardır. En iyi film için sonradan Oscar radarına giren Phantom Thread ya da Dunkirk ise bir sürpriz için bekleyecekler.</p>
<p>Senaryo</p>
<p>Yönetmen kategorisinde aday olmayan McDonagh’a bir ödül vermek ve sahneye çıkarmak için Akademi’nin en büyük şansı senaryo dalı. Şu an en büyük favori konumunda ve senaryosu gerçekten harika. İçerik de malumunuz ve az önce belirttiğimiz üzere ortama uygun e o zaman gelsin Oscar. Temenni bu yönde ama dişli rakipler mevcut. Get Out gibi bağımsız ve siyahi kanadın yaratıcı filmi ve Lady Bird gibi eleştirmenleri çılgına çeviren yapımı büyük rakipler. İki filmden birini tek ödülle onurlandırıp, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri’yi oyunculuklar ve film ödülleriyle göndermeleri olası. Yani biraz denklem işi de burada önemli.</p>
<p>Kadın Oyuncu</p>
<p>Bu kategoride Frances McDormand dışında kimsenin şansı olduğunu düşünmüyorum. Zaten kendisinin performansı yılın en iyisi. Bir o kadar da sevilen ve saygı duyulan bir isim. Onun yapacağı güçlü kadın konuşmasına da Akademi’nin ihtiyacı var. Yani neresinden bakarsak bakalım McDormand bu sene Oscar için var. Hatta Akademi tarihte bir ilki gerçekleştirip şimdiden Oscar’ı evine postalasa ve bunu duyursa sanırım kimsenin itirazı olmaz.</p>
<p>Yardımcı Erkek</p>
<p>Sam Rockwell bu senenin nazarımda en iyi performansına imza atan yardımcı oyuncusu. Aynı filmde rol alan Woody Harrelson da çok iyi ama hem karakterin hikayedeki yeri hem de buna bağlı olarak süresi Rockwell’e daha çok alan açıyor. Hal böyle olunca da Oscar, tıpkı SAG ve Altın Küre’de olduğu gibi Rockwell’e gitmeli. Önünde tek engel olma ihtimali ise oyların bölünmesine eşlik eden Willem Dafoe ihtimali. Senenin başında hızlı giden Dafoe, son ödüllerde geride kalmıştı ama hala ihtimal var.</p>
<p>Müzik</p>
<p>Günümüzün önemli bestecilerinden Carter Burwell, McDonagh’la birlikte In Bruges filminde de şahane bir iş ortaya koymuştu. Bu çıtayı daha da artıran Burwell önce Carol’la, şimdi de hak ettiği üzere bu filmle en iyi müzik kategorisi Oscar adaylığını almayı başardı. Her soundtrack albümü büyük beğeni toplayan Burwell Oscar için biraz daha bekleyebilir. Zira; karşısındaki adaylar oldukça güçlü. Alexandre Desplat’ın The Shape of Water besteleri ve Hans Zimmer’in Dunkirk melodileri şu an önde gözüküyor. Hatta John Williams’ Star Wars ve Johhny Greenwood’un Phantom Thread performansları bile daha şanslı gözüküyor.</p>
<p>Kurgu</p>
<p>Filmin kurgusu hak ettiği üzere kategorisinde aday oldu. Şansı da var ama işçiliği her anlamda daha ön planda olan, teknik anlamda daha önemli işler olarak gözüken Dunkirk ve The Shape of Water bir adım önde gözüküyor. Üç ayrı zaman dilimini hissettirmeden izleyiciye kataran Dunkirk hatta iki adım önde gözüküyor. Bir sürpriz gelir mi 4 Mart gecesi öğreneceğiz ama bu kategori adaylıkla kalacaktır büyük ihtimal.</p>
<p><strong>Son Söz</strong></p>
<p>Sonuç hanesinde o gece filmi yılın en iyi filmi olarak nitelendiren biri olarak kategori açısından 6’da 6 yapmış olarak görmek isterim. Tabii bunun ne denli zor bir şey olduğunu bilmekteyim ev en iyimser tahminimi 4 Oscar’la oluşturmak isterim. Film, kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu ( Rockwell) ve senaryo dallarından alınacak 4 Oscar ziyadesiyle memnun eder. Sayı değişebilir, Oscar matematiği her şeye gebe ama sabah saatlerinde “En İyi Film” ödülünün Three Billboards Outside Ebbing, Missouri’ye gitmemesi durumunda Akademi’ye iki çift lafım olacak J</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/three-billboards-outside-ebbing-missouri-ve-oscar-ihtimalleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oscar Ödülleri’nde Hak Eden Kazandı: Spotlight</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/03/09/oscar-odullerinde-hak-eden-kazandi-spotlight/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/03/09/oscar-odullerinde-hak-eden-kazandi-spotlight/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2016 14:59:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[Spotlight]]></category>
		<category><![CDATA[Utku Ögetürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8597</guid>

					<description><![CDATA[88. Akademi Ödülleri ya da hepimizin bildiği ismiyle Oscar Ödülleri, Los Angeles’ta bulunan Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Chris Rock’ın sunuculuğunu üstlendiği törende En İyi Film Oscar’ının sahibi Spotlight olurken Mad Max: Fury Road 6, The Revenant 3 ödül kazandı. Gecenin sürprizini ise En İyi Görsel Efekt kategorisinde ödüle uzanan ve tören öncesinde bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>88. Akademi Ödülleri ya da hepimizin bildiği ismiyle Oscar Ödülleri, Los Angeles’ta bulunan Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Chris Rock’ın sunuculuğunu üstlendiği törende En İyi Film Oscar’ının sahibi Spotlight olurken Mad Max: Fury Road 6, The Revenant 3 ödül kazandı. Gecenin sürprizini ise En İyi Görsel Efekt kategorisinde ödüle uzanan ve tören öncesinde bu kategorinin en zayıf halkası olarak görünen Ex Machina yaptı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955.png"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8598" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955.png" alt="" width="900" height="505" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955.png 900w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955-300x168.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955-768x431.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955-696x391.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/Screen-Shot-2016-02-29-at-08.27.55-e1456727022955-749x420.png 749w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></p>
<p>Geride bıraktığımız yılın adayları arasında seyirci tarafından en çok sevilen film hiç kuşku yok ki, The Grand Budapest Hotel olmuştu. Geceye kostüm ve makyaj gibi kategorilerde ödüllerle başlayan film yönetmen ve film kategorilerinde görmezden gelinerek toplamda 4 ödülle geceyi tamamlamıştı. Bu sene de benzer bir süreç Mad Max: Fury Road ile yaşandı. Senaryo ödüllerinin ardından açıklanan neredeyse tüm ödülleri silip süpüren film; makyaj, kostüm ve prodüksiyon tasarımı gibi kategorilerde topladığı ödüllerle geceyi en fazla ödül alan film unvanıyla kapadı. Yönetmen kategorisinin iddialı isimlerinden olan, filmin yönetmeni George Miller ise bu kategoride ödülü The Revanant’ın yönetmeni Alejandro González Iñárritu’ya kaptırdı. Iñárritu bu ödülle birlikte Birdman’in ardından art arda ikinci kez yönetmen ödülüne layık görülmüş oldu. Miller ile Iñárritu arasında kişisel tercihim Miller’dan yana olsa da tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yılda Iñárritu ödülü sonuna kadar hak ediyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oyunculuk kategorilerinde ise herhangi bir sürpriz yaşanmadı. Artık neredeyse tüm dünyanın en önemli sorunu haline gelen Leonardo DiCaprio’nun Oscar alamamış olması, başarılı oyuncunun The Revanant’taki performansıyla ödüle layık görülmesiyle son buldu. Ne yazık ki, hatıralarımızda yakın tarihten The Wolf of Wall Street gibi bir örnek varken DiCaprio’nun belki de en az hak ettiği performansıyla ödüle uzandığını söyleyebiliriz. Bu kategoride ödülü hak eden ismin ise Eddie Redmayne olduğunu eklemek gerekiyor. Ancak hem geçen sene almış olduğu ödül, hem de Akademi’nin üzerindeki DiCaprio baskısı genç oyuncunun törenden eli boş ayrılmasına sebep oldu. Yardımcı erkek kategorisinde ise ödül Mark Rylance’ın oldu; Sylvester Stallone bir kez daha &#8211; belki de son kez &#8211; törenden eli boş ayrıldı. Oyunculuk kategorilerini incelemeye devam edecek olursak, En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde ödül sezon un başından bu yana belli olduğu gizi Room filmindeki performansıyla Brie Larson’un oldu. Hem Room’un hem de Brie Larson’ın performansının Akademi tarafından bu denli sevilmiş olmasını anlamak mümkün değil. Sıradan hatta vasat bir uyarlama olan Room’un ödül töreninde En İyi Film dahil dört kategoride aday gösterilmesi ve törenden oyunculuk kategorisinde ödülle ayrılması Oscarlar’ın filmle ilgili değil yapımcılarının reklam çalışmalarıyla ilgili olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikte. Yardımcı kadın kategorisinde ise ödül yine beklendiği üzere The Danish Girl’deki performansıyla Alicia Vikander’ın oldu. Bu kategoride haksızlıktan bahsetemesek de ödül sezonu boyuncu Jennifer Jason Leigh’in görmezden gelinmesi son derece enteresandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Deniz Gamze Ergüven’in uzun metraj çalışması Mustang’in Türkiye’den değil de Fransa’dan aday gösterilmesiyle başlayan ve bizim ülkemizde de bir hayli ses getiren Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinin kazananı Son of Saul oldu. Bazı popüler isimlerin Mustang filmini dillerine dolaması sebebiyle ödül sezonunu yakından takip etmeyenler için Mustang’in ödül alabilme ihtimali heyecan yaratsa da ödül hak edene Son of Saul’a verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da ödül sezonunun başlamasıyla birlikte filmler ve bu filmlerin Oscar şansları büyük farklılıklar gösterdi. Sezona favoriler arasında giren Spotlight ve The Big Short’un şanslarının her geçen gün azaldığı bir tablo karşımıza çıkarken Alejandro González Iñárritu’nun The Revenant’ı favori durumuna yükseldi. Spotlight ve The Big Short geceye senaryo ödülleriyle başlasa da en iyi film kategorisine geçilmeden önce iki filmin haznesinde de sadece birer ödül yer alıyordu. Morgan Freemen, En İyi Film Oscar’ını açıklamak için sahneye çıktığında neredeyse herkes ünlü oyuncunun ağzından “The Revenant” kelimelerinin çıkacağına emindi ancak ödül benim de kişisel favorim olan Spotlight’ın oldu. Uzun yıllar sonra neredeyse ilk kez kişisel olarak desteklediğim filmin büyük ödülü kazanması sebebiyle farklı bir mutluluk yaşadığımı itiraf etmeliyim. El aldığı konuyu tüm boyutlarıyla inceleyen, belgesel ile kurmaca arasındaki ince çizgide son derece doğru bir yerde konumlanan, görsel bir şölen sunmak yerine sade ancak etkileyici bir anlatı tercih eden film sonuna kadar hak ettiği bir ödüle layık görülmüş oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Törenin Ardından Kısa Kısa…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Emmanuel Lubezki art arda üçüncü kez Oscar kazanan ilk görüntü yönetmeni oldu. Usta görüntü yönetmeni Roger Deakins ise 13. kez aday olduğu Akademi Ödülleri’nden yine eli boş döndü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Spotlight, en iyi film kazananları için süregelen üç ödül kuralını da yıktı. Film, Cecil B. DeMille’in yönettiği 1952 yapımı The Greatest Show on Earth’ten tam 63 yıl sonra toplamda üç ödüle uzanamadan En İyi Film Oscar Ödülü’nü kazanan ilk film oldu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Pek çok klasik filmin müziklerinde imzası bulunan ve sinemaseverler tarafından çok sevilen İtalyan bestekâr Ennio Morricone, Akademi Ödüllerindeki beş adaylığının ardından The Hateful Eight’te yaratmış olduğu şaheseriyle nihayetinde En İyi Film Müziği dalında Oscar Ödülünün sahibi oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Alejandro González Iñárritu, The Birdman’ın ardından The Revanant ile de En İyi Yönetmen Oscar’ına layık görülerek bu ödülü art arda kazanmış oldu. Iñárritu’dan önce bu ödüleThe Grapes of Wrath (1940) &#8211; How Green Was My Valley (1941) filmleriyle John Ford ve A Letter to Three Wives (1949) &#8211; All About Eve (1950) filmleriyle Joseph L. Mankiewicz art arda layık görülmüştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Utku Ögetürk</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/03/09/oscar-odullerinde-hak-eden-kazandi-spotlight/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;dan Oscar&#8217;a bakınca</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/istanbuldan-oscara-bakinca/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/istanbuldan-oscara-bakinca/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2016 18:51:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Ruhu: Serdar Akbıyık]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Gamze Ergüven]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<category><![CDATA[The Revenant]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8550</guid>

					<description><![CDATA[28 Şubat&#8217;ta dağıtılacak Oscar ödülleri geçen yıllara göre ışıltısını kaybetse de suni tartışmalarla gündemde olmayı başarıyor. Peki bütün dünyanın gündeminde olan bu sinemanın zirvesi organizasyon İstanbul&#8217;den yani bizim içimizden nasıl görünüyor? Star Gazetesi&#8217;nden Cansu Üsküp benimle Oscarlara dair röportaj yapmak isteyince kabul ettim. Ama onun soruları sayesinde bu yılın Oscarları dağıtılmadan yaşananları dört dörtlük bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Şubat&#8217;ta dağıtılacak Oscar ödülleri geçen yıllara göre ışıltısını kaybetse de suni tartışmalarla gündemde olmayı başarıyor. Peki bütün dünyanın gündeminde olan bu sinemanın zirvesi organizasyon İstanbul&#8217;den yani bizim içimizden nasıl görünüyor?</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-8551" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/spotault.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Star Gazetesi&#8217;nden Cansu Üsküp benimle Oscarlara dair röportaj yapmak isteyince kabul ettim. Ama onun soruları sayesinde bu yılın Oscarları dağıtılmadan yaşananları dört dörtlük bir toplama ile bu röportajda bulacağımızı gördüm. Şu an Oscarlar için söylemek istediğim herşey burada. Onun için bir Zamanın Ruhu olmayı hak ediyor sanıyorum. İşte Oscarlar yapılmadan günümüzü dolduran tartışmaların benim tarafımdan yorumu&#8230;</p>
<p>1- 2016 Oscar’ına aday filmleri nasıl buldunuz?</p>
<p>Birbirinden çok farklı filmlerin yarıştığı bir sezon oluyor. Mesela adaylar içinde Mad Max, Martian ve teknik ödüllerde daha çok olmak şartıyla Star Wars gibi büyük bütçeli Hollywood filmleri yanısıra, Room, Spotlight ve Brooklyn gibi daha bağımsız veya bütçe olarak küçük ölçekli filmlerin yarıştığını görüyoruz. Böyle bir karşılaştırma da akademi üyelerinin daha bağımsız yapımlara sıcak bakacağını düşünmek yanlış olmaz. Bunun yanında Spotlight, Brooklyn ve The Big Short gibi siyasi zeminde ilerleyen filmlerin de bir odak oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bunlara en iyi erkek oyuncu dalında yarışan Trumbo&#8217;yu da katabiliriz. Bütün dallarda yarışan filmlerin toplamına baktığımızda çoğunun gerçekten kaliteli olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>2- The Revenant 12 dalda aday olarak farkını ortaya koydu? Sizce şansı nedir?</p>
<p>Revenant Alejandro Gonzalez Inarritu&#8217;nun son filmi. Inarritu geçen yıl da Birdman ile Oscar&#8217;ı kucakladığı için şansını zor görsem de oyuncu ödüllerinde başarılı olacağını düşünüyorum. Son dönemde ayağa kalkan Western türünün bir alt dalı diyebileceğimiz Revinant özellikle mekan kullanımıda dikkati çeken bir film. Altın Küre&#8217;de aldığı ödüller ve 12 adaylık doğal olarak Revinant&#8217;ı favori listesinin başına yerleştiriyor. Ama bütün filmleri seyretmiş bir insan olarak Room gibi çok iyi bir filmin sürpriz yapma olanağını da göz ardı edemiyorum.</p>
<p>3- Bildiğiniz gibi Leonardo Di Caprio’nun hiç Oscar’ı yok. Sizce bu kez şeytanın bacağını kırabilecek mi?</p>
<p>Leonardo DiCaprio Revinant&#8217;da rehber Hugh rolünde kendini parçalıyor. Golden Globe&#8217;u da bu performansıyla alan DiCaprio bu sefer Oscar için favori isim. Ama ben yine de DiCaprio&#8217;nun oyunculuğunun çiğ olduğunu düşünüyorum. Bunu tarif etmek çok zor. Martin Scorsese gibi efsane bir yönetmenin gözde oyuncusu olan DiCaprio Woody Allen, Steven Spielberg, James Cameron, Quentin Tarantino ve Christopher Nolan gibi şu an yaşayan en büyük yönetmenlerle çalıştı. Ama Titanik dışında bütün bu filmlerin en zayıf halkası bence DiCaprio&#8217;ydu. Oscar&#8217;ı alır mı bilmem ama kendi adıma hak ettiğini düşünmüyorum.</p>
<p>4- En iyi erkek oyuncu ödülüne aday olan Leonardo Di Caprio yanı sıra Trumbo filminde oynayan Byran Cranston da ödül için favori görünüyor. Sizin düşünceniz nedir?</p>
<p>Leonardo Di Caprio hakkındaki düşüncelerimi deminki soruda yazdım. Bana En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kim alır diye sorarsanız benim gönlüm Trumbo filminde başrolü oynayan Byran Cranston da. Trumbo filmi özellikle Hollywood için çok önemli bir konuyu işliyor. 1940&#8217;ların sonunda başlayan ve komünistlern avlanmasıyla sonuçlanan bir dönemde oluşturulan kara listeleri, bu listeler yüzünden iş bulamayan yönetmen, senarist ve oyuncuları odağına alıyor. O dönemin ünlü senaristi Dalton Trumbo&#8217;nun yaşadıklarını anlatan film Hollywood için bir günah çıkarma görevini de üstleniyor.</p>
<p>5- Fransa’da yaşayan Türk yönetmen Deniz Gamze Ergüven’in yönettiği Mustang filmi de en iyi yabancı filmler dalında aday oldu. Filmi ve şansını nasıl değerlendirirsiniz?</p>
<p>Mustang filmi kritiğinde de yazdığım gibi kötü niyetli bir film. Türkiye&#8217;den Nuri Bilge Ceylan, İsmail Güneş gibi bir çok iyi yönetmenin gerçekten iyi filmleri Oscar&#8217;a gönderildi. Değil ödüle ulaşmak yarışma hakkını bile kazanamadılar. Şimdi bu yıl Oscar aday adayı olan Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın Kış Mevsimi ile Fransa adayı Mustang filmini karşılaştırıp da oyunu Mustang lehine kullanan kimseyi simemacı saymam ben. Maddenin gerçeğine aykırı bir durum. O zaman Mustang niye orada da Kış Mevsimi aday bile olamadı? Bu sorunun cevabı biraz Mustang filminin kendisin de yatıyor. Yetim kalan beş kız kardeşin büyük anneleri ve amcası tarafından yetiştirilmesi ve bulundukları tutucu ailenin kıskacından kurtulma, kurban olma hikayesi. Türkiye&#8217;de tabii ki böyle gerçekler var. Ama bu kadar karikatürize, sadece ödüle yakın düşmek için bu kadar gerçek dışı bir anlatıma benim yüreğim dayanmıyor. Sadece yurt dışında Türkiye&#8217;nin imajını sömürüp bir yerlere gelmeye çalışan bir yapım olarak değerlendiriyorum Mustang&#8217;ı. Yabancı dilde en iyi film adaylarinda favorim ise Son of Saul.</p>
<p>6- 88. Oscar Ödülleri’nde aday oyuncuların hepsinin beyaz olması ırkçılık tartışmalarını da beraberinde getirdi. Sizce üst üste iki yıl hiçbir siyahi oyuncunun Oscar’a aday olmaması tesadüf mü?</p>
<p>Açıkçası bu kadar film içinde siyahi oyuncuların isminin geçmemesi şüphe uyandırıcı bir durum. Bunun yanında son dönemlerde siyahi oyuncular içinde bir Denzel Washington, Forest Whitaker, Hale Barry de çıkmadığı gerçek. Yine de ABD&#8217;den bahsediyoruz, son 10 yıldır gittikçe muhafazakarlaşan bir toplum da böylesi ırkçı dışa vurumların olması da normaldir diyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/istanbuldan-oscara-bakinca/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İf, Oscar, 2016 en iyi filmleri hepsi bu sayıda</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/if-oscar-2016-en-iyi-filmleri-hepsi-bu-sayida/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/if-oscar-2016-en-iyi-filmleri-hepsi-bu-sayida/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2016 16:51:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTORYAL]]></category>
		<category><![CDATA[editoryal]]></category>
		<category><![CDATA[İf]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8480</guid>

					<description><![CDATA[Bu ay sinema adına neyi merak ediyorsunuz? İf başladı mesela. O zaman hemen sizi Utku&#8217;nun İf seçkisi yaptığı Filmlovers köşesine alalım. Oscarlar bu ayın sonunda verilecek. Birçok tartışma var Oscarlarla ilgili. Onları merak ediyorsanız Zamanın Ruhu&#8217;ndaki benim röportajı okuyun. 2016 yılında Hollywood bize neler getirecek? Belki de bunu merak ediyorsunuzdur. Masis&#8217;in Obduratör köşesinde büyük bütçeli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ay sinema adına neyi merak ediyorsunuz? İf başladı mesela. O zaman hemen sizi Utku&#8217;nun İf seçkisi yaptığı Filmlovers köşesine alalım. Oscarlar bu ayın sonunda verilecek.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-8482" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-1024x552.jpg" alt="" width="696" height="375" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-1024x552.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-300x162.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-768x414.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-696x375.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-1068x576.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549-779x420.jpg 779w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/trumbo-bryan-cranston-and-ensemble-shine-in-an-uneven-film-692549.jpg 1224w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Birçok tartışma var Oscarlarla ilgili. Onları merak ediyorsanız Zamanın Ruhu&#8217;ndaki benim röportajı okuyun. 2016 yılında Hollywood bize neler getirecek? Belki de bunu merak ediyorsunuzdur. Masis&#8217;in Obduratör köşesinde büyük bütçeli 2016 filmleri seçkisini bulacaksınız. Belki de siz korku filmi tutkunusunuzdur. O zaman hemen Egemen&#8217;in Karartı köşesinde 2016&#8217;da seyredeceğiniz korku filmleri nelermiş bakalım. Oscarlarda belli ki The Revenant rüzgarı esecek. Halil İbrahim&#8217;in kaleminden The Revenant&#8217;ın yönetmeni İnarritu filmlerinin toplamına bir göz atın. Olmadı Başak Sinetarih köşesinde Thi Revenant&#8217;dan yola çıkarak insanın doğa ile sınavını inceledi. Peki Türk sinemasında neler olacak bu ay? Yüksel Aksu&#8217;nun Cem Yılmaz&#8217;ı başrol oynattığı İftarlık Gazoz filminin yönetmeni ve oyuncularıyla yapılan röportaj ilginizi çeker sanıyorum. Yıllardır Kötü Kedi Şerafettin&#8217;in maceralarını çizgi romanlardan izledik. Bu ay ise sinemadaki macerasına bakacağız. Fare Rıza&#8217;yı seslendiren Güven Kıraç ve yönetmenleri Mehmet Kurtuluş ile Ayşe Ünal Cinedergi&#8217;ye konuştu. Dedemin Sesi filminin efsane oyuncusu Ayşen Gruda da Cinedergi&#8217;yi seçen isimler arasında. Türk sinemasında star yok diyoruz, elimizdeki birkaç ismin ise hayatını bağlı oldukları menejerler yönlendiriyor. İşte ünlü isimlerin arkasındaki menejerlerden Duygu Başara sırlarını bizle paylaştı. Televizyon dünyasında ise Dizifun&#8217;un sihirli kalemi Nergiz Karadaş Kördüğüm dizisini eleştirdi. Gizem Merve Kaboğlu ise televizyondaki evlilik programlarının başka bir türevi olan Kısmetse Olur rezaletini gözler önüne sermiş. Meltem Yılmaz ise elini hiç sakınmamış bütün Türk dizilerine giydirivermiş. Episode köşesinde ise Şenay Man Seeking Woman ile sayfalarına geri dönmüş. Murat Kızılca da onun işine el atmış geçen yılın ilgi çeken BBC dizisi Happy Walley&#8217;i sayfalarına taşımış. Murat Kızılca yine beni sinir etmiş, Siyad&#8217;tan başlayıp Fipresci&#8217;ye kadar gitmiş. Banu Bozdemir ise Dirensinema&#8217;da yeni Emek&#8217;i ezip geçmiş. Belgesel dünyasının usta kalemi Semra Güzel ise İsmet yazıcı&#8217;yı sayfalarına konuk etmiş. Daha çok konu var ama sayfada yer kalmadı. Hadi size iyi okumalar.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/02/07/if-oscar-2016-en-iyi-filmleri-hepsi-bu-sayida/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
