<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kısa film &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/kisa-film/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Jan 2023 13:04:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hikayelerimin kaynağın kendisinden doğmasını seviyor ve bunu arıyorum!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2023/01/02/hikayelerimin-kaynagin-kendisinden-dogmasini-seviyor-ve-bunu-ariyorum/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2023/01/02/hikayelerimin-kaynagin-kendisinden-dogmasini-seviyor-ve-bunu-ariyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2023 13:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diren Sinema: Banu Bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[>Üç Arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film]]></category>
		<category><![CDATA[Leyla]]></category>
		<category><![CDATA[Nursen çetin Köreken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=21646</guid>

					<description><![CDATA[Nursen Çetin Köreken’le eşi Ümit Köreken’in Bir Umut filmi sayesinde tanıştık. Güzel enerjisinden, üretken düşünceleri ve birisi montaj aşamasında, diğeri festivalleri dolaşan iki filminden de bu sayede haberim olmuş oldu. Leyla hayellerinin peşinde koşmaya çalışan Leyla’nın hikayesini anlatırken, Üç Arkadaş üç arkadaşın hayat mücadelesine odaklanıyor. Nursen ayrıca yapımcılık yapıyor, gençlerle ve çocuklarla çalışmayı çok seviyor… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nursen Çetin Köreken’le eşi Ümit Köreken’in Bir Umut filmi sayesinde tanıştık. Güzel enerjisinden, üretken düşünceleri ve birisi montaj aşamasında, diğeri festivalleri dolaşan iki filminden de bu sayede haberim olmuş oldu. Leyla hayellerinin peşinde koşmaya çalışan Leyla’nın hikayesini anlatırken, Üç Arkadaş üç arkadaşın hayat mücadelesine odaklanıyor. Nursen ayrıca yapımcılık yapıyor, gençlerle ve çocuklarla çalışmayı çok seviyor…</b></p>
<p><strong>Merhaba Nursen seni tanıyoruz ama biraz da senin cümlelerinle tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p>Merhaba, hayal eden ve hayallerinin peşinden giden biriyim. İlk okul ve orta okul yıllarımda akademik başarılarımın yanında hem spor hem de okul gösterilerinde çok görev aldım. Lisede bu durum sunuculuk, tiyatro, dans, yazma ve diğer sanat alanlarında ağırlık kazandı. Üniversitede Edebiyat Fakültesinde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okurken bir yandan da Karşıya Belediyesi Tiyatrosunda oyunculuk yapıyordum. Bunun yanı sıra İzmir Fotoğraf Derneğinde fotoğraf eğitimi, Çağdaş Drama Derneği’nden Yaratıcı Drama Liderlik Eğitimi, Tobav’dan Oyunculuk eğitimi almaya devam ettim. Öğrenme konusunda müthiş bir iştahım vardır. Bu bahsettiğim eğitimler kadar kendimi geliştirmek için daha birçok eğitime katıldım.</p>
<p>Kendimi bildim bileli girişimci bir yapıya sahibim ve iyi organizasyon becerim vardır. Edebiyatı, tiyatroyu, yazmayı, oyunculuğu, yaratıcı dramayı, psikolojiyi, sosyolojiyi, müziği, resmi, fotoğrafı, dansı ve dahası hayatı deneyimlemeyi seven biri olarak bütün dahil olduğum eğitimler, etkinlikler benim yolumu sinemaya çıkardı. Önce hayal ettim, sonra yazdım, yönettim ve hayata geçirdim. Tabi bütün bunları yaparken özellikle sinemada yol arkadaş/lar/ına ihtiyaç vardır. Benim hayallerime daha güçlü sarılmamı sağlayan yoldaşım Ümit ( Köreken ) ’in varlığı benim için yaşamın bana sunduğu en büyük hediyedir.</p>
<figure id="attachment_21647" aria-describedby="caption-attachment-21647" style="width: 672px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-21647 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-1024x768.jpg" alt="" width="672" height="504" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-1024x768.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-300x225.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-768x576.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-150x113.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-696x522.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-1068x801.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-560x420.jpg 560w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-80x60.jpg 80w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1-265x198.jpg 265w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Uc-Arkadas-Set-Arkasi_1-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 672px) 100vw, 672px" /><figcaption id="caption-attachment-21647" class="wp-caption-text">OLYMPUS DIGITAL CAMERA</figcaption></figure>
<p><strong>Bu sıralar bir uzun metraj bir de kısa metrajlı bir filmle ilgili çalışmaların var. Kısa film Leyla festival yolculuğuna başladı, uzun metrajlı Üç Arkadaş ise montaj aşamasında sanırım. İkisinin de hikayesi nasıl ortaya çıktı?</strong></p>
<p>Hayat hem kısa hem uzun. Hem planlarımız doğrultusunda apaçık hem de ansızın gelen bir durumla beklenmedik. Bana göre film yapmak da böyle. O yüzden anlatmak istediğiniz konuyu, hikâyeyi sinemanın hangi türü ve biçimi en iyi ifade edecekse o alanda üretim yapmak benim için heyecan verici.</p>
<p>Leyla kısa filmim aynı zamanda Film Tasarımı Yüksek Lisansı Tez konumun bir ürünü olarak da hayata geçti. Hayatın filmle filmin de hayatla bağlantılı olmasını seviyorum. Benim için esas filmin başladığı nokta da burası oluyor. Leyla, Leylalar zaten hep oradalar. Sadece Leylaları, Alileri, Yusufları, Elifleri ve diğerlerini anlatacak olan çocuğu ve aileyi bulabilmekti mesele. Bu konuda Leyla’nın annesi ve babası da bize tüm içtenlikleri ve güvenleri ile hem gönüllerinin hem evlerinin kapılarını açtılar. Leyla, pandeminin başlaması ile eğitimlerin online yapıldığı dönemde tablete/bilgisayara ihtiyacı olan bir çocuk. Ailesi ekonomik zorluklar yaşadığı için bir türlü ihtiyacını söyleyemiyor. Okul ihtiyacı olan öğrenciler için tablet dağıtımı yapıyor. Leyla da bir form doldurup müdüriyete form bırakıyor. Okuldan çıkarken bir halter yarışması ve bu halter yarışmasının bir bilgisayar ödülü olduğu bir duyuru görüyor. Bilgisayar ihtiyacını bu şekilde karşılamak için haltere başlıyor.  Leyla yetişkinlerin sorumluluklarını yerine getiremedikleri veya getirmedikleri noktada çocukların kendi çözümlerini bulmak üzere harekete geçmelerini ve inisiyatif alışlarını anlatıyor.</p>
<p>Üç Arkadaş uzun metraj filmime gelince; ben mecburi göç yaşamış bir çocukluğa sahibim. Sebebi her ne olursa olsun göç olgusunun insanın yaşamındaki etkileri konusunda uzun yıllardır düşünüyorum. Özellikle bir yerde yeni olmak, bir girişim yapmak, yeni bir söylemde bulunmak yani özde çirkin ördek yavrusu olmak insanı hep bir önyargı girdabı ile karşı karşıya getiriyor. Önyargı beraberinde bir zorbalığı da beraberinde getiriyor. Çünkü bilinen bir şey konfor yaratıyor ve kendi içinde bilinen her form da kolektif bir yapı oluşturuyor. Her kolektif yapı da bir diğer kolektif yapıyı önyargı ile karşılıyor ve tam da bu noktada iki taraflı bir zorbalık ortaya çıkıyor bence. Çünkü anlamak konfor alanından çıkıp sorumluluk almayı, acıyla karşı karşıya kalmayı ve yeninden yapılanabilmeyi gerektiriyor. Böyle olunca da kolektif yapıların birbirine tahakkümü ile devam eden bir kısırdöngü sürüp gidiyor. Üç Arkadaş filmi alışılmış bir kolektif yapının zorbalığına karşı üç çocuğun kendi varoluşları için ellerindeki bir posta güvercini ile mücadelelerinin hikayesidir.</p>
<p><strong>Leyla halterci olmak isteyen küçük bir kızın hikayesini anlatıyor, gerçek bir hikaye gibi ama bir yandan kurmaca etkisi de var filmde. Bu anlatım tarzını özellikle mi tercih ettin?</strong></p>
<p>Yaşam aslında masalların başlangıcında olduğu gibi; bir varmış bir yokmuş. Ben hayatı ne kadar üreterek, öğrenerek, çalışarak ve paylaşarak geçirebilirime odaklanmayı tercih ediyorum. Bunu yaparken de asıl kaynağım hayatın kendisi oluyor. O yüzden hikayelerimin kaynağın kendisinden doğmasını seviyor ve bunu arıyorum. Hayatı deneyimlerken gördüklerimiz, duyduklarımız, hissettiklerimiz, tattıklarımız, kokladıklarımız ne kadar öz ise filmlerde anlattıklarımız da o kadar samimi oluyor bence. Bütün bunlarla birlikte yaptığım filmlerin parçalarının hayatın içinde varlığını ve yine yaşamın kendisi ile bağlantılandığını bilmek içimde büyük bir coşku uyandırıyor. Bu Leyla’da da Üç Arkadaş’ta da bundan önce ortak yönetmenliğini yaptığım dünya prömiyerini Belfort Film Festivalinde yapmış docu-drama belgesel filmimiz Muhammed Ali’de de, ortak senaristliğini ve yapımcılığını yaptığım dünya prömiyerini Berlin Film Festivali Generetion bölümünde yapmış Mavi Bisiklet filmimizde de böyle oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-21648 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-1024x576.webp" alt="" width="671" height="378" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-1024x576.webp 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-300x169.webp 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-768x432.webp 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-1536x864.webp 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-150x84.webp 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-696x392.webp 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-1068x601.webp 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077-747x420.webp 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/Leyla_Color.00_09_36_00.Still077.webp 1920w" sizes="(max-width: 671px) 100vw, 671px" /></p>
<p><strong>Öykülerinde genellikle çocukların ve gençlerin hikayelerine ve hayallerine eşlik ediyorsun, bunun özel bir sebebi var mı?</strong></p>
<p>Yenilikleri takip etmeyi ve her daim gelişmeyi seven biriyim. Çocukların ve gençlerin hiç bitmeyen keşfetme duyguları benim bu yönlerimi besliyor.  Sistemi olmayan ya da bozuk yetişkin dünyasının içerisinde herkesin gerçeği bilip buna sadece çocukların “kral çıplak” diyebilme cesareti hala ümit etmemi sağlıyor. Aslında yaşamı her gün yeni bir serüven olarak görüyorum. Çocuklar ve gençler bu serüven duygusunu yaşıyorlar. Çocuklar ve gençlerle çalışmak beni hep dinamik ve canlı tutuyor.</p>
<p><strong>Leyla’nın halterci olma hayalleri başka bir bahara mı kalıyor, Leyla halterci olma hayalleri kurarken arka planda havalanan naylon örtü ona hayatının gerçekliğini hatırlatır gibi el sallıyor. Ben mi yanlış anladım diye düşündüm bu sonu?</strong></p>
<p>Bir filmi farklı zamanlarda izlediğimizde bambaşka anlamlar yakalayabilmemiz mümkün. Bizim algılayışımıza göre filmi okuma biçimimiz de değişkenlik gösterebiliyor. Bunun böyle oluşunu ve bu zenginliğini seviyorum. Bununla birlikte Leyla filmimde benim için Leyla farkındalıkları ve hayalleri olan çocukları ve hayal kurmaktan vazgeçmeyenleri temsil ediyor. Naylon örtü sorumlulukları olan kişi/leri, kurum/ları, sistem/leri ve naylon örtüdeki delik de bu yetkiye sahip kişi, kurum ve sistemlerdeki aksaklıkları temsil ediyor. Biz o örtünün altında durmaya devam edersek başka bir şey, örtünün altından çıkıp bakarsak başka bir şey görürüz. Leyla da aslında yaşamın o delikli naylon örtü kadar olmadığını görüyor o engin gökyüzünün altında. Diğer yandan Leyla’nın hayalleri ya da hayallerimiz peşinden gidebilecek enerji ve tutkumuz varsa hangi bahar olduğu fark etmez, er ya da geç gerçek olur.</p>
<p><strong>Filmde Leyla daha çok annesiyle iletişim içerisinde bu anlamda. Annesi fark ediyor onun halter için çalıştığını, babanın bu olayın dışında bırakılmasının özel bir sebebi var mı?</strong></p>
<p>Yaşadığımız coğrafyada çoğunlukla hala evin ekonomisiyle önce baba, çocukların ve evin diğer ihtiyaçlarıyla da anne ilgileniyor. Tabi hal böyle olunca kadının ve erkeğin yaşamda bütüncül bir şekilde var olması mümkün olamıyor. Baba ekonomik koşullar nedeniyle çocuklarının ihtiyaçlarını görmeyi es geçebilirken anne de herhangi bir ekonomik katkı sunamadığı zaman çocuğunun ihtiyacını görse bile çaresiz kalabiliyor. Leyla’nın durumu da aslında böyle. Evde annesi olduğu için annesinin dikkatini çekmeye çalışıyor. Bu da annenin ya da annelerin öğrenilmiş çaresizlik duygularının ötelerine geçebilmeleriyle mümkün. Değişen dünya şartlarında artık hepimiz ihtiyaç duyduğumuz bilgilere erişebiliyoruz. İyi ki böyle. Çocuğun birey olarak inisiyatif alma becerisi varsa çocuk da sorumluluklarını yerine getirmeyen yetişkin dünyasında kendi çözümlerinin arayışına başlayabiliyor böylelikle.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-21649 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-717x1024.webp" alt="" width="612" height="874" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-717x1024.webp 717w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-210x300.webp 210w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-768x1097.webp 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-150x214.webp 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-300x429.webp 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-696x994.webp 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-1068x1526.webp 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1-294x420.webp 294w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/01/leyla-final-afisi-1-1075x1536-1.webp 1075w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></p>
<p><strong>İlgisiz yöneticilere de bir çift lafınız, göndermeniz var gibi. Öğrencilerin hayallerine ket vuran, onları farklı çözümler üretmeye zorlayan durumların başında onların da olduğunu vurgular gibisiniz, orayı biraz daha açsak?</strong></p>
<p>İlgisiz olma hali Leyla filminde sadece ilgisiz yöneticilerle değil bir konumda sorumluk ve yetki sahibi olan ilgisiz tüm kişilerle temsil ediliyor. Bu bazen bir müdür, bazen bir ebeveyn, bazen herhangi bir kurumdaki bir yetkili olabilir. Neticede anlamak emek isteyen ve konfor alanından çıkmayı gerektiren bir konu. Kimsenin de bunun için ne yazık ki ne vakti ne enerjisi var. Sanki orada olma sebebi kendine konfor alanı yaratmakmış gibi! Böyle olunca herkes işine geldiği yerden durumu anlamayı seçiyor. Çünkü anlamak sorumluluk almayı ve değişimi gerektiriyor. Oysa çoğu kişi yarattığı konfor anları dışına çıkmak istemek bir yana aklının ucundan bile getirmemek için hızla konuyu değiştiriyor ve oradan kaçıyor. Bu da gelişimi her alanda durduruyor. Çocuk, gelişimi ve dönüşümü temsil ediyor. İçine doğduğumuz aile bu yeterliliğe sahip olamasa da başta eğitim sistemlerinin gelişimi desteklemek için var olan bir kurum olarak bunu vermesi gerekir.  Erich Fromm ‘Eğitim, bir çocuğa özel yeteneklerinin farkına varması için yardım etmektir. Eğitimin zıddı yönlendirmedir’ der. Tam da bu noktada eğitim sisteminin ve sistemi oluşturan kişi ve yetkililerin sorumlulukları devreye girer. Sistem/ler ve sistem/lerde görev alanlar sorumluluklarını yerine getirmezlerse ne gelişim ne düzen oluşur.</p>
<p><strong>Leyla şu an neler yapıyor, bir belgeselci ya da filmcinin sorumluluğu o kişiyi filme çekince biter mi? Yoksa o kişinin takipçisi, yoldaşı olur mu?</strong></p>
<p>Leyla liseli bir genç kız. Hem okuluna devam ediyor hem haltere. Bizim Leyla ile de ailesi ile de iletişimiz sürüyor. Tabi doğal olarak hayat olanca hızıyla akarken bu iletişim setteki gibi çok yoğun olamıyor.</p>
<p><strong>Üç Arkadaş’ın yolculuğu ne zaman başlıyor, onu ne zaman izleyebiliriz?</strong></p>
<p>Üç Arkadaş filmimin post prodüksiyon süreci devam ediyor. 2023 yılı dünyadaki festivallerde yolcuğunun ardından Türkiye’de de izleyeceğiz.</p>
<p><strong>Ülkemizdeki kısa ve uzun film festivalleri hakkındaki düşüncelerin nelerdir?</strong></p>
<p>Ülkemizdeki festivaller de Leyla filmimdeki naylon örtünün temsil ettiği sistem, kurum ve kişiler gibi nasibini alıyor. Ülkemizdeki film endüstrisi ne zaman bir sisteme oturursa kısa ve uzun film festivallerimiz de gerçek kimliklerine kavuşacaktır diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Bundan sonraki projelerini de merak ediyoruz ve son olarak neler eklemek istersin?</strong></p>
<p>Projelerime çalışırken bunların araştırmaları, geliştirmeleri ve demlenmeleri en az 4-5 sene sürüyor. Genelde 4-5 proje üzerinde ve her projemi transmedya ya da crosmedya projeleri ile çalışıyorum. Mesela Mavi Bisiklet filmimizin tiyatro oyunu, çizgi animasyon dizisi, belgesel filmi ile dijital oyunu hala hayata geçmek üzere projeleri devam ediyor. Bunun bu kadar uzun sürmesi yaşadığımız coğrafyada iş birliği kültürünün zayıf olmasından kaynaklı. Tabi bu böyle diye hayallerimden vaz mı geçtim? Elbette hayır!  Bunun bir kısmını Üç Arkadaş filmimizde eş zamanlı olarak yapabileceğiz. Sinema filminin yanında Üç Arkadaş filmimde yer alan tüm çocukların nasıl yer aldığını anlatan Sahne Çocukların belgesel filmimizin çalışmaları ile kitap çalışması da hayata geçecek.</p>
<p>Çalışmak ve üretmek benim hayat felsefem. Yeni projelerim üzerinde çalışmaya da devam ediyorum. Yine çocukların merkezde olduğu dünyadaki zorbalıklara dair bir araya geldikleri bir dijital dizi, bir animasyon film senaryosu ile ikinci uzun metraj filmimin fonlama süreci üzerine çalışmaya devam ediyorum.</p>
<p>Hayal eden, çalışan, üreten insanların önüne önyargılar, zorbalıklar, fesatlıklar vs. bir sürü engel çıkıyor. Önemli olan bu engellerle çok fazla zaman harcamadan üretmeye, çalışmaya, hayal etmeye ve ilerlemeye devam etmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2023/01/02/hikayelerimin-kaynagin-kendisinden-dogmasini-seviyor-ve-bunu-ariyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİYAD ödülleri geleneksel ve sektör için çok önemli&#8230;.</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semra Güzel Korver]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Feb 2020 07:49:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgeselci: Semra Güzel Korver]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[banu bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film]]></category>
		<category><![CDATA[SİYAD]]></category>
		<category><![CDATA[SİYAD ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzun metraj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=14225</guid>

					<description><![CDATA[Sinema Yazarlarının verdiği SİYAD ödüllerine yönelik özellikle genç yönetmenlerden çokça soru almaya başladım son dönemlerde. “Filmimizi nasıl gönderebiliriz, başvurular ne zaman, kaçırdık mı yoksa, bakalım benim filmimi aday gösterecekler mi?” Açıkçası çok da bilgi sahibi olmadığım, sadece kültür-sanat haberlerinde rastladığım kadarıyla ilgilendiğim, bilmediğim yerden geliyordu sorular. Ben de bir bilene sorayım dedim. Ve Banu Bozdemir’e [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinema Yazarlarının verdiği SİYAD ödüllerine yönelik özellikle genç yönetmenlerden çokça soru almaya başladım son dönemlerde. “Filmimizi nasıl gönderebiliriz, başvurular ne zaman, kaçırdık mı yoksa, bakalım benim filmimi aday gösterecekler mi?” Açıkçası çok da bilgi sahibi olmadığım, sadece kültür-sanat haberlerinde rastladığım kadarıyla ilgilendiğim, bilmediğim yerden geliyordu sorular. Ben de bir bilene sorayım dedim. Ve Banu Bozdemir’e sordum. Kendisi yeni dönem SİYAD Başkan Yardımcısı. Çocuk kitapları yazarı ve sinema eleştirmeni. 1993 yılında SİYAD’a üye olmuş. Yıllardan beri kısa film kurulunda ve son yıllarda da kısa film kuruluna başkanlık ediyor.  Oylamalara aktif olarak katıldığını gerek adayların belirlenmesinde gerek finalde olsun her daim oy kullandığını belirtiyor. </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri mi? SİYAD Ödülleri mi? Bu yıl için </strong><strong>&#8220;52. SİYAD Sinema Ödülleri 2020&#8221; diye geçiyor.  1977&#8217;de kurulduğuna göre, SİYAD 43 yaşında. Bu kafa karışıklığını giderir misin öncelikle?</strong></p>
<p><strong> </strong>SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri olarak geçiyor. Sinema yazarları bir araya gelip yıl içinde vizyona girmiş uzun metrajlı filmleri ödüllendirmeye başlamışlar. Dernekleşme süreci daha sonra geliyor O yüzden arada yıl farkı var. SİYAD 1977 yılında Atilla Dorsay, Turhan Aksoy, Refik Bulutçu, Turhan Gürkan, Onat Kutlar, Kami Suveren ve Erman Şener tarafından kuruluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14234 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-768x1024.jpeg" alt="" width="414" height="552" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-768x1024.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-225x300.jpeg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-1152x1536.jpeg 1152w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-696x928.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-1068x1424.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1-315x420.jpeg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/WhatsApp-Image-2020-02-15-at-19.59.19-1.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 414px) 100vw, 414px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SİYAD Ödülleri kaç kategoride veriliyor? </strong></p>
<p>Uzun metrajlı filmler için 11 kategorimiz var Bunun yanında kısa film ödülleri, kısa ve uzun belgesel ödülleri ile geçen yıllarda kaybettiğimiz sevgili Giovanni Scognamillo için verdiğimiz Gio fantastik dalı ödüllerimiz var.</p>
<p><strong>Sanırım adaylar başvurmuyor? Nasıl belirleniyor finalistler?</strong></p>
<p>Evet, o yıl içinde sinemalarda gösterme girmiş filmler arasından üyelerimizin oylarıyla belirleniyor. Her film doğudan aday oluyor ve üyelerin oy verme durumuna göre adaylık kazanabiliyor. Bu Belgesel ve Gio ödülleri için de geçerli ama benim de içinde bulunduğum kısa film kurulu olarak biz ayrıca başvuru alıyoruz. Ama festivallerde gösterilmiş kısaları da es geçmiyoruz.</p>
<p><strong>Peki finalde ödül alacaklar hangi sistemle belirleniyor?</strong></p>
<p>Finalde her dalda belirlenen beş ödül, bir kez daha oylamaya tabii tutuluyor. Bunu dijital olarak yapıyoruz. SİYAD üyesi herkes filmlerle ilgili özel bir ilişkisi olmadığı durumda oy kullanabiliyor. Oylamalar sonucunda en fazla oy alan filmler ve adaylar birinci oluyor ve her yıl düzenli olarak düzenlenen SİYAD gecesinde ödüllerini onlara sunmuş oluyoruz.</p>
<p><strong>Filmlerle özel ilişkisi olanlar oy kullanamıyor. Bu önemli ve etik bir detay. Bunu kontrol eden bir mekanizma var o zaman.</strong></p>
<p><strong> </strong>Evet bir filmin künyesinde teşekkür mahiyetinde ismi olan sinema yazarları o yıl oylamada yer almıyor. Mekanizma aslında sinema yazarlarının kendisi. Şu filmle organik bir bağım var demesi yeterli. Ya da künyede, jenerikte karşımıza çıkıyor zaten.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14228 size-full" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5.jpg" alt="" width="620" height="344" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5.jpg 620w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-yeni-yonetim-kurulunu-belirledi-658998-5-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p><strong>SİYAD Ödüllerinin diğer festival ve çeşitli kurum ve kuruluşları tarafından verilen ödüllerden farkı ne?</strong></p>
<p>SİYAD ödülleri dediğim gibi sinemalarda gösterime girmiş her filmi kapsıyor ve jüri dediğimiz kişiler dernek üyesi olan eleştirmenler. O yüzden sektörel olarak önem verilen, beklenen bir ödüllendirme sistemi. Bir de eleştirmenler çok fazla film izledikleri için bunun fark ve avantajını bakış açısı olarak yarışan filmlere sunuyorlar diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>SİYAD Ödülü almak bir sinemacıya ne kazandırır? Ne tür bir yol açar? Yine aynı şekilde SİYAD&#8217;a bu ödülleri vermek ne kazandırır?</strong></p>
<p>SİYAD ödülleri para ödülü barındırmayan, prestij diyeceğimiz ödüller. Ödüller biliyorsunuz bir anda hayat kurtaran, kazanan kişinin önünü bir anda açan sistemler değil. Ama SİYAD ödüllerini daha doğru bir ödüllendirme sistemi kabul eden yapımcılar ve yönetmenlerin sayısı bir hayli çok. Onlar için bir onaylanma içerdiğini düşünüyorum ve diğer filmleri için itici bir güç oluyor. SİYAD ödülleri  gelenekselleşmiş ve sektör için önemli hale gelmiş bir ödüllendirme. Bunun için her yıl bayağı emek sarf ediliyor. Önem veriyor. Bu da özellikle ulusal sinemanın gelişimi için bir destek ve teşvik anlamına geliyor uzun vadede.</p>
<p><strong>Demek prestij ödülü olarak görüyorsunuz. Memlekette prestij ödüllerine bence gerçekten daha çok ihtiyaç var. Herkesin hem fikir olduğu prestij ödüllerine. Hem de her alanda. Herkesin evet dediği marka değeri yüksek prestij ödüllerimiz var mı ki? Festivallerin verdikleri ödüller çoğunlukla tartışılıyor. körler sağırlar durumu hep konuşulan mesele&#8230; </strong></p>
<p><strong> </strong>Evet işin içine para girince maalesef işin rengi ve kokusu değişiyor. SİYAD ödülleri para vaat etmeden, önem kazanan ödüllerden. Dediğim gibi oylama sistemiyle yapılıyor ve genel anlamda sinema yazarlarının bakışını önemsiyor sektör. Akçeli ödüller başka bir yazının konusu bile olabilir. Her festivali neredeyse takip ediyorum ve içerik, ödüllendirme ve ödül dağılımı konusuna tartışılması gereken o kadar çok konu var ki… Sektörel olarak bir birlik yok bir kere… Herkes birbirine diş biliyor, takdir etme duygusu yerini sürekli yapıcı olmayan eleştirilere bırakmış. Film seçimleri bile adaletsiz, herkese kendisine yakın filmi koymaya çalışıyor programına. Biraz objektif olunmalı diye düşünüyorum.</p>
<p><strong> </strong><strong>SİYAD’ın kendi içinde ikiye, üçe bölündüğü kurumsal olarak alınan kararlara içerden itirazların geldiğini duyuyoruz, okuyoruz. En son Kayseri Film Festivalinde yasananlar, SİYAD’ın çeşitli festivallere gönderdiği jüriler, sektörel sorunlara yaklaşımı ve aldığı tavırlar kimi zaman üstten bir bakış olarak değerlendiriliyor. Sinema yazarları gerçekten tarafsız ve sinemaya dair her türlü kiritere haiz olarak filmleri değerlendirebiliyor mu ? Her SIYAD üyesi o kadar yetkin mi? Çok film izlemek yeterli mi? </strong></p>
<p><strong> </strong>SiYAD sonuçta homojen bir kurum, değişik görüşlere sahip üyeleri mevcut. Elbette SİYAD her zaman kusursuz ödüllendirmelere ve kararlara imza atıyor diyemeyiz ama SİYAD’ın bazı konularda öncü olduğu, sektöre örnek teşkil ettiği kararları da yok değil!  Sansürün karşısında olduğunu her daim savunur mesela. Sektörü ilgilendiren kararlarda her daim görüşünü ortaya koyar. Her festivale SİYAD jürisi göndermeye çalışır. SİYAD festivaller kadar yönetmen ve yapımcılara da mesafeli olmalıdır. Sektörde bir denge yaratabilir mesela. SİYAD bu anlamda çok dikkatli olmalı, homojen yapısını ve sektöre karşı olan mesafesini korumalıdır bana göre. Üye alımlarında dört yıl yazma kıstası var, üye takip kurulu ve sonrasında yönetim kurulu başvuruları değerlendiriyor. Eğer başka dış etkenler yoksa, jüri olan üyelerin kararlarının yetkin olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14229 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1024x502.jpg" alt="" width="676" height="331" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1024x502.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-300x147.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-768x377.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-696x341.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-1068x524.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-856x420.jpg 856w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-324x160.jpg 324w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni-533x261.jpg 533w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2020/02/siyad-logo-yeni.jpg 1258w" sizes="auto, (max-width: 676px) 100vw, 676px" /></p>
<p><strong> </strong><strong>Bu yılın finalistleri hatırlayalım mı?</strong></p>
<p><strong>EN İYİ FİLM</strong></p>
<ul>
<li>Görülmüştür</li>
<li>Kız Kardeşler</li>
<li>Kraliçe Lear</li>
<li>Küçük Şeyler</li>
<li>Sibel</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YÖNETMEN</strong></p>
<ul>
<li>Emin Alper – Kız Kardeşler</li>
<li>Pelin Esmer &#8211; Kraliçe Lear</li>
<li>Serhat Karaaslan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Kıvanç Sezer – Küçük Şeyler</li>
<li>Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti &#8211; Sibel</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ SENARYO</strong></p>
<ul>
<li>Emin Alper – Kız Kardeşler</li>
<li>Tarık Aktaş &#8211; Nebula</li>
<li>Serhat Karaaslan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Kıvanç Sezer – Küçük Şeyler</li>
<li>Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti ve Ramata Sy &#8211; Sibel</li>
<li></li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ KADIN OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Cemre Ebüzziya – Kız Kardeşler</li>
<li>Kübra Kip – Bağlılık: Aslı</li>
<li>Başak Özcan – Küçük Şeyler</li>
<li>Damla Sönmez &#8211; Sibel</li>
<li>EceYüksel – Kız Kardeşler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ ERKEK OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Kayhan Açıkgöz – Kız Kardeşler</li>
<li>Berkay Ateş &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Caner Cindoruk &#8211; İçerdekiler</li>
<li>Hayat Van Eck – Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu</li>
<li>Alican Yücesoy – Küçük Şeyler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Saadet Işıl Aksoy &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Füsun Demirel &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Elit İşcan &#8211; Sibel</li>
<li>Nihal Koldaş – Küçük Şeyler</li>
<li>Ece Yüksel – Bağlılık: Aslı</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU</strong></p>
<ul>
<li>Timur Acar &#8211; Kapı</li>
<li>Müfit Kayacan &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Erdem Şenocak &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Settar Tanrıöğen &#8211; İçerdekiler</li>
<li>Kubilay Tunçer – Kız Kardeşler</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ</strong></p>
<ul>
<li>Necmettin Akdeniz &#8211; Nebula</li>
<li>Eric Devin &#8211; Sibel</li>
<li>Emre Erkmen – Kız Kardeşler</li>
<li>Hatip Karabudak – Küçük Şeyler</li>
<li>Andreas Sinanos – Bağlılık: Aslı</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ MÜZİK</strong></p>
<ul>
<li>Cem Öget &#8211; Bir Aşk İki Hayat</li>
<li>Mahsun Kırmızıgül, Tevfik Akbaşlı ve Yıldıray Gürgen &#8211; Mucize 2: Aşk</li>
<li>Giorgos Papaioannou ve Nikos Papaioannou – Kız Kardeşler</li>
<li>Güldiyar Tanrıdağlı &#8211; Kapı</li>
<li>Venus Music Peace Band (Cem Celal Bilge, Mert Coşar, Uğur Deynekli, Mustafa Aydın) – Anadolu Turnesi</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ KURGU</strong></p>
<ul>
<li>Ali Aga &#8211; Görülmüştür</li>
<li>Çiçek Kahraman – Kız Kardeşler</li>
<li>Véronique Lange &#8211; Sibel</li>
<li>Selda Taşkın – Küçük Şeyler</li>
<li>Aylin Zoi Tinel, Erhan Acar Jr. – Bir Aşk İki Hayat</li>
</ul>
<p><strong>EN İYİ SANAT YÖNETİMİ</strong></p>
<ul>
<li>Osman Çankırılı – Kız Kardeşler</li>
<li>Soydan Kuş &#8211; Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu</li>
<li>Osman Özcan &#8211; Sibel</li>
<li>Hakan Yarkın &#8211; 7. Koğuştaki Mucize</li>
<li>Alceste Wegner ve Reyhan Acar – Küçük Şeyler</li>
</ul>
<p><strong>Diğer dallardaki aday filmler birkaç gün içinde açıklanacak. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2020/02/16/siyad-odulleri-geleneksel-ve-sektor-icin-cok-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
