<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hollywood &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/hollywood/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Sep 2018 08:57:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Fox&#8217;un süperleri</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/08/27/foxun-superleri/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/08/27/foxun-superleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Aug 2017 08:53:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hollywood: Burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[20th Century Fox]]></category>
		<category><![CDATA[burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kahraman Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[The New Mutants]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10386</guid>

					<description><![CDATA[Son zamanlarda &#8220;Süper Kahraman Filmleri&#8221; denince akla gelen şirketlerden biri konumuna gelen 20th Century Fox Film Şirketi, aslında tarihinde bu tarz filmlere hep uzak durdu. Son zamanlarda ise, bence iyi yönetilen, fakat fotoğrafın tümüne bakıldığında kronoloji bakımından fazla derli toplu durmayan X-Men serisini bir kenara koyacak olursak, Logan, Deadpool ve Legion gibi iyi filmlerle 2017 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda &#8220;Süper Kahraman Filmleri&#8221; denince akla gelen şirketlerden biri konumuna gelen 20th Century Fox Film Şirketi, aslında tarihinde bu tarz filmlere hep uzak durdu.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10388" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/heros.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Son zamanlarda ise, bence iyi yönetilen, fakat fotoğrafın tümüne bakıldığında kronoloji bakımından fazla derli toplu durmayan X-Men serisini bir kenara koyacak olursak, Logan, Deadpool ve Legion gibi iyi filmlerle 2017 yılına fırtına gibi bir giriş yaptı ve yerini sağlama aldı.</p>
<p>Bu şaşalı girişin arkasındaki Marvel ismi şirkete istediği rüzgarı arkadan vermiş olacak ki şirket, 2021 yılına kadar tam 6 Marvel filmini yapılacaklar listesine dahil ettiğini duyurdu.</p>
<p>20th Century Fox Film Şirketi 7 Haziran tarihinde ilersi için planladığı 6 Marvel yapımı için; 7 Haziran 2019, 22 Kasım 2019, 13 Mart 2020, 26 Haziran 2020, 2 Ekim 2020, ve 5 Mart 2021 tarihlerini verdi.</p>
<p>Bu tarihler daha önce, 13 Nisan 2018&#8217;deki The New Mutants, 2 Haziran 2018&#8217;deki Deadpool 2, ve 2 Kasım 2018&#8217;deki X-Men: Dark Phoenix filmlerine ilaveten verildi.</p>
<p>Fox film şirketi X-Men ve Fantastic Four karakterlerinin film haklarını elinde bulunduruyor. $100 milyon&#8217;un altında bir bütçe ile 3 Mart 2017&#8217;den bu yana $618 milyon&#8217;luk gişe hasılatı tutturarak imrenilecek bir başarı yakalayan Logan, Fantastic Four&#8217;un gişede elde ettiği başarısızlığı akıllardan sildi.</p>
<p>Şimdilerde ise Fox Film Şirketi’nin vermiş olduğu tarihlerde, acaba hangi fimleri gösterime sokabileceği konuşulmaya başlandı. Büyük çoğunluğunun yine X-Men Serisinin filmleri olacağı tahmin edilen 6 filmlik listenin acaba biri, Haziran ayının başında konuşulmaya başlanan Fantastic Four olabilir mi?</p>
<p>İhtimalleri sizin için sıralıyorum;</p>
<p>X-Force: Fox Film Şirketi’nin uzun zamandır üzerinde çalıştığı, ve muhtemelen X-Men Serisi’nin dışında tutacağı yapıt olacak. Kesinleşmiş iki bilgiden birincisi, Ryan Reynolds’un Deadpool karakteri ile sinemaseverlerin karşısında olacağı. İkincisi ise, Marvel severlerin yakından tanıdığı “Cable” karakteri serinin bu filmi ile izleyici ile tanıştırılacak.</p>
<p>Deadpool 3: Logan ile beraber Fox’un en başarılı yapıtı Deadpool. X-Force ile birlikte onaylanmış bir film daha varsa kesinlikle Deadpool serisinin 3. bölümüdür diye düşünüyorum.</p>
<p>Storm: Bu benim kişisel fikrim, herhalde X-Men karakterlerinden herhangi birinin başrol olarak tanıtıldığı bir film düşünülüyorsa bu karakter “Storm” karakteri olmalı diye düşünüyorum. Tabii bu kesinlikle edinilmiş bir bilgi değil. Daha ziyade benim kafamda kurguladığım, arzu ettiğim bir çalışma olur.</p>
<p>The New Mutants 2: Yönetmenliğini Josh Boone’un yapacağı ve 13 Haziran 2018’de gösterime girecek olan filmin, 2. bölümü için bir çalışma olduğunu duymuştum. Anya Tayor-Joy, Game of Thrones’dan tanıdığımız Maisie Williams, Alice Braga, Charlie Heaton, Blue Hunt gibi isimlerin rol alacağı ve yeni yaratıkların tanıtılacağı filmden ciddi beklentinin olduğu ve ikincisi için bile planlamanın yapıldığı kulağıma gelen duyumlar arasında.</p>
<p>Gambit: Listenin ilk başına Channing Tatum isminin yazılıp, sonrasının ise muamma olarak bırakıldığı Gambit. Yapımcıları, ve oyuncuları belli filmin er ya da geç su yüzüne çıkacağını ve bu çıkışın, elimize geçen bu tarihlerden birine denk geleceğini düşünüyorum.</p>
<p>Fantastic Four: Ant-Man’ın yönetmenliğini yapan Peyton Reed’in Fantastic Four için 60’lı yılların düzenlemesinin uygun olduğu düşündüğünü okumuştum. Belki de bu sefer “yeniden” düşünülen ve tertemiz, beyaz bir sayfa ile karşımıza çıkartılmayı düşünülen film için farklı bir yol izlenir. Geminin başına Peyton Reed oturtulur, ve bu şekilde belki de Fantastic Four ismini kurtaracak formül bulunur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/08/27/foxun-superleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hollywood yaza alev alev geliyor</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/hollywood-yaza-alev-alev-geliyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/hollywood-yaza-alev-alev-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2017 07:18:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hollywood: Burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood yaza alev alev geliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10266</guid>

					<description><![CDATA[Yaz aylarını karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde, mevsimin getirdiği hareketliliğin yanında içimizi kıpır kıpır eden bir diğer gelişme de film dünyasındaki hareketlilik oldu. Yaratıcısı William Moulton Marston&#8217;u da sayacak olursak, senaryo yazarlığını Zack Snyder, Allan Heinberg, Jason Fuchs&#8217;un yaptığı ve Patty Jenkins&#8217;in yönettiği Wonder Woman&#8217;ın yanısıra, Christopher Nolan imzalı Dunkirk, 2017 yazı için sinemaseverlerin beklentilerini yukarıda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarını karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde, mevsimin getirdiği hareketliliğin yanında içimizi kıpır kıpır eden bir diğer gelişme de film dünyasındaki hareketlilik oldu.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10268" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-1024x517.jpg" alt="" width="696" height="351" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-1024x517.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-300x152.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-768x388.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-696x352.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-1068x540.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie-831x420.jpg 831w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Pirates-of-the-Caribbean-5-Dead-Men-Tell-No-Tales-2017-movie.jpg 1900w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Yaratıcısı William Moulton Marston&#8217;u da sayacak olursak, senaryo yazarlığını Zack Snyder, Allan Heinberg, Jason Fuchs&#8217;un yaptığı ve Patty Jenkins&#8217;in yönettiği Wonder Woman&#8217;ın yanısıra, Christopher Nolan imzalı Dunkirk, 2017 yazı için sinemaseverlerin beklentilerini yukarıda tutmaya yetti.</p>
<p>Bu yukarıda saydığım iki fimin yanına bir de Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales ve Baywatch isimleri telaffuz edilmeye başlanınca,​ ​beklentiler iyice arttı. Fakat Amerika film endüstrisinin bir hayli önem verdiği, Şehitleri Anma Günü (Veteran’s Day) gişe hasılatları açıklanınca evdeki hesabın çarşıya uymadığı anlaşıldı.</p>
<p>Öyle ki, bu sene​ ​29 Mayıs’ta kutlanan Şehitleri Anma Günü​ ​(Normalde Mayıs ayının son Pazartesi​ ​günü)​ ​gişe hasılatı​​, $176 milyon ile​ ​son 18 yılın en düşük​ ​seviyesini gösterdi.​ ​Özelikle Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales ve Baywatch filmlerinin ilk haftasında $100 milyon barajını geçememeleri, yapımcılarını ve bu filmleri bekleyen izleyici kitlesini büyük hayalkırıklığına uğrattı.</p>
<p>Bunun yanında Mayıs başlarında piyasaya çıkan King Arthur: Legend of the Sword ve Alien filmlerinin ikinci haftalarında ilk haftalarına nazaran %80 oranında izleyici kaybetmesi, belki de bu kötü gidişin başlangıcını işaret ediyordu.</p>
<p>Bu kötü başlangıç ve gidiş bize, artık Pirates of the Caribbean ve Baywatch isimlerinin, sinemaseverler arasında eski anlamlarını ifade etmediklerini gösterdi.</p>
<p>Fakat şu da bir gerçek ki, bu isimlerin göstermiş olduğu düşük performans ve hayalkırıklığını tüm yaz dönemi filmleri ile ilişkilendirmemiz hem hata hem de diğer yapımlara haksızlık olacaktır.</p>
<p>Şunu unutmamakta fayda var, yaz sezonu Mayıs başında piyasaya giren Guardians of the Galaxy Vol. 2 ile müthiş bir başlagıç yaptı. Wonder Woman, Spider-Man: Homecoming ve War for the Planet of the Apes filmleri için de beklenti ve filmlerin en az Guardians of the Galaxy Vol. 2 kadar başarılı olacağına inanç bir hayli yüksek.</p>
<p>Doğrudur, sezon iyi açılmadı, hatta çoğu sinemaseverde büyük hayalkırıklıkları yarattı, fakat bu ilersi için bir karamsarlık alameti olmamalı.</p>
<p>Bekleyip hepbirlikte göreceğiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/hollywood-yaza-alev-alev-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hollywood için Türkiye aksiyon demek</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/hollywood-icin-turkiye-aksiyon-demek/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/hollywood-icin-turkiye-aksiyon-demek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Karahan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2017 06:47:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[From Russia With Love]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[pınar karahan]]></category>
		<category><![CDATA[The Ottoman Lieutenant]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10241</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, geçmişten günümüze birçok Hollywood yapımına ev sahipliği yaptı. James Bond&#8217;dan Jackie Chan filmlerine, Geceyarısı Ekspresi’nden Hayalet Sürücü’ye sinema tarihinin önemli yapımlarından örnekleri içeren listeye son olarak Osmanlı Subayı eklendi. Bu filmlerin ortak yönü ise hepsinin aksiyon ağırlıklı olması. Sinema sektörü için doğal bir plato görevi gören Türkiye, farklı kültürleri bir arada bulundurması, tarihi yapıları, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, geçmişten günümüze birçok Hollywood yapımına ev sahipliği yaptı. James Bond&#8217;dan Jackie Chan filmlerine, Geceyarısı Ekspresi’nden Hayalet Sürücü’ye sinema tarihinin önemli yapımlarından örnekleri içeren listeye son olarak Osmanlı Subayı eklendi. Bu filmlerin ortak yönü ise hepsinin aksiyon ağırlıklı olması.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10243" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-1024x467.jpg" alt="" width="696" height="317" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-1024x467.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-300x137.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-768x350.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-696x317.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-1068x487.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer-922x420.jpg 922w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ottoman-trailer.jpg 1679w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Sinema sektörü için doğal bir plato görevi gören Türkiye, farklı kültürleri bir arada bulundurması, tarihi yapıları, her mevsim güneş görmesi nedeniyle film ekiplerinin dikkatini çekmeyi başarıyor. Ne kadar sinema turizminde istenilen noktaya varamamış olsak da -ki bunun nedenleri apayrı haber konusu- geriye dönüp baktığımızda birçok önemli filmin yolunun Türkiye&#8217;den geçtiğini görebiliyoruz. Özellikle Hollywood&#8217;un aksiyon ağırlıklı filmleri Türkiye&#8217;nin havasından ve suyundan bolca faydalanmış. Buna son örnek, kadrosunda Michiel Huisman, Hera Hilmar, Josh Hartnett, Sir Ben Kingsley gibi dünyaca ünlü oyuncuların yanısıra Türkiye&#8217;nin usta oyuncularından Haluk Bilginer (Komutan Halil Bey) ile Selçuk Yöntem&#8217;e (Melih Paşa) de yer vermesiyle merakla beklenen yapımlar arasında yer alan Osmanlı Subayı (The Ottoman Lieutenant). Türk izleyicisiyle 19 Mayıs&#8217;ta buluşacak yapım, şimdiden birçok tartışmaya da yol açtı. Amerikan Ulusal Ermeni Komitesi tarafından boykot edileceği açıklanan film, I. Dünya Savaşı sırasında Van’a giden hemşire Lillie&#8217;nin (Hera Hilmar), Türk subayı İsmail’e (Michiel Huisman) aşık olmasını ve yaşadığı zorlukları anlatıyor. Tarihi kurguyla anlatılan dram türündeki filmde, Lillie’nin yardım götürdüğü hastanenin başhekimi Woodruff (Sir Ben Kingsley) bulundukları bölgenin bir kadına uygun olmadığını düşünüp Lillie&#8217;yi evine göndermek istiyor ancak Lillie, ne olursa olsun kalıp yardım etmek konusunda ısrarcı davranıyor. Çekimleri İstanbul, Kapadokya, Aksaray, Kayseri, Van ve Niğde’de gerçekleştirilen Osmanlı Subayı’nın yönetmen koltuğunda Joseph Ruben var. Osman Subayı’nın hatırlatmalarıyla yolu bir şekilde Türkiye&#8217;den geçen yapımları inceledik:</p>
<p>From Russia With Love (Rusya&#8217;dan Sevgilerle) &#8211; 1963</p>
<p>Film, sinemanın efsaneleri arasında yer alan 007 James Bond serisinin ikinci yapımı. Ian Fleming&#8217;in aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan yapımın Türkiye&#8217;de çekilmesi, yayınlandığı dönemde ülkenin tanıtımı açısından büyük katkı sağladı. Filmde, Sovyet istihbarat ordusunda görevli onbaşı Tatiana Romanova, İstanbul Büyükelçiliği&#8217;ne katip olarak gönderiliyor. Yaşanan birçok aksiyonlu olay sonrasında Bond, Romanova&#8217;ya yardım etmek için Türkiye&#8217;ye geliyor. İstanbul&#8217;un özellikle tarihi yarım adasında geçen sahneler, izleyenlerin o dönemde yaşama isteğini artırma özelliğine sahip. Ayrıca bu yapımın bir yerinde Hülya Koçyiğit&#8217;in de görüldüğü senelerdir süregelen bir tartışmanın konusu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Topkapı &#8211; 1964</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye ve ABD ortak yapımı filmin büyük bir kısmı, adından da anlaşıldığı üzere Topkapı Sarayı&#8217;nda geçiyor. Üçkağıtçı Arthur Simpson (Peter Ustinov), para kazanabilmek için uluslararası çapta mücevher hırsızlığı yapan bir çetenin işini almak zorunda kalıyor. Çeteye ait bir otomobili Yunanistan’dan Türkiye’ye getirmeye çalışıyor. Çetenin amacı ise Topkapı Sarayı’ndaki değerli bir hançeri çalmak. Simpson, istemeden de olsa çeteye yardım ederken öteki yandan Türk istihbaratı tarafından da takip ediliyor. Peter Ustinov&#8217;a ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ dalında Oscar ödülü kazandıran film, birçok sahnesiyle kendinden sonraki soygun filmlerine esin kaynağı oldu. Hani o meşhur iple mücevhere doğru sarkma sahneleri işte bu filmden. Tavla, yağlı güreş ve türkülerimizin yer aldığı yapım Türkiye’de çekilip Türkleri memnun etmeyi başaran ender filmlerden.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Murder on the Orient Express (Doğu Ekspresinde Cinayet) &#8211; 1974</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1930&#8217;lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi&#8217;nde Amerikalı bir milyonerin ölü bulunmasını konu edinen filmde, trendeki yolcular arasında bulunan Belçikalı dedektif Hercule Poirot, trenin kara saplanıp durmasından istifade ederek polisler gelene kadar cinayeti çözmeye çalışıyor. Türkleri yansıtma biçimiyle ağır eleştiriler alan yapım, ünlü polisiye yazarı Agatha Christie’nin başyapıtlarından sayılan aynı isimli romanından uyarlandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Midnight Express (Geceyarısı Expresi) &#8211; 1978</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İngiltere-ABD ortak yapımı film, 1970 yılında Türkiye&#8217;de tutuklanıp hapse atılan Billy Hayes’in gerçek öyküsünden beyazperde uyarlandı. 52. Oscar Ödülleri’nde altı dalda adaylık alıp ‘En İyi Özgün Müzik’ ve ‘En İyi Uyarlama Senaryo’ ödüllerini kazanan yapım, Türkiye’de gösterime girmeden protesto edildi. 2004 yılında kitaptan uyarlanan filmin senaryo yazarı Oliver Stone, Türkiye’ye yaptığı bir ziyaret sırasında çekim aşamasında bazı sahneleri fazla dramatize ettiğini kabul ederek özür diledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The World Is Not Enough (Dünya Yetmez) &#8211; 1999</p>
<ol start="19">
<li>James Bond filmi Türkiye&#8217;de Dünya Yetmez&#8217;adıyla vizyona girdi. Filmde, Robert King adlı petrol milyarderinin suikasta kurban gitmesinin ardından macera Türkiye&#8217;ye kadar yol alıyor. Bond serisinin en zayıf halkalarından biri olmasına rağmen, İstanbul’da çekilen sahnelerinde Kız Kulesi’nin de görünmesi Türk izleyicileri ayrıca mutlu ediyor.</li>
</ol>
<p>The Accidental Spy (Altın Yumruk İstanbul&#8217;da) &#8211; 2001</p>
<p>Bütün sakarlığına rağmen her işin altından kalkma yeteneğine sahip ve üstün dövüş sanatıyla gönlümüzde taht kuran Jackie Chan Türkiye’de film çeker de bu listede olmaz mı? Bei (Chan), Türkçe’ye Altın Yumruk İstanbul’da olarak çevrilen filmde, satış elemanı olarak çalışırken araştırmacı yönüne yenik düşüp iki adamı takip etmeye başlıyor. Casus babasının izini takip eden Bei, hem biraz para kazanmak hem de cesaretini göstermek için sonu Türkiye’ye uzanan bir maceranın içine atılıyor. Türkiye’de elbette rahat durmadığı için de polis ve uyuşturucu mafyasıyla başı belaya giriyor. Chan’in hamam sahneleri ve yarı çıplak çatılardaki kaçış anı görülmeye değer.</p>
<p>Hitman &#8211; 2007</p>
<p>Popüler video oyunundan beyazperdeye uyarlanan ve &#8216;tetikçi&#8217; anlamına gelen Hitman, kafasının arkasında bir barkod taşıyan Ajan 47’nin maceralarını izleyiciyle buluşturuyor. 2007 yapımı filmin başrolünde Timothy Olyphant ve Dougray Scott yer alırken, yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyor. Sofya, Londra, St. Petersburg, Cape Town ve İstanbul’da çekimleri tamamlanan yapımın İstanbul çekimleri Mısır Çarşısı’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>The International (Uluslararası) &#8211; 2009</p>
<p>Türkiye, ABD, Almanya ve İngiltere’nin gücünü birleştirdiği aksiyon, suç ve gizemin harmanlandığı yapım, Lois Sallinger (Clive Owen) adlı bir İnterpol ajanının, Manhattan Savcı Yardımcısı (Naomi Watts) ile birlikte bir bankanın kirli işlerinin peşine düşme hikayesini konu ediniyor. Kaçma-kovalamaca New York, Berlin ve Milan&#8217;dan sonra İstanbul&#8217;da devam ediyor. Haluk Bilginer’in de rol aldığı yapım, bir gelenek olarak Sultanahmet Camii ve Kapalıçarşı görüntüleri içeriyor.</p>
<p>Ghost Rider: Spirit of Vengeance (Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi) &#8211; 2011</p>
<p>Marvel evreninin, aynı adını taşıyan çizgi romanlarından uyarlanan film, Nicolas Cage’i Türkiye’ye getiren yapım olarak tanınıyor. Johnny Blaze/Hayalet Sürücü rolünü canlandıran Cage’i Kapadokya ve Pamukkale manzarası eşliğinde izlemek ne kadar gururumuzu okşasa da film, görsel efektleri ve senaryosundaki hatalar nedeniyle beklentiyi karşılayamadı. Cage filmde bu sefer Doğu Avrupa’da kendisini insan formuna sokmaya çalışan şeytanla mücadele ediyor. Cage’in o dönem yaptığı “Ülkeniz çok güzel” açıklaması basında geniş yankı bulmuştu.</p>
<p>Skyfall &#8211; 2012</p>
<p>Aksiyon film serisi denince ilk akla gelenlerden olan 007 James Bond’un 23. filmi Skyfall&#8217;un çekimleri Türkiye, Çin ve İngiltere&#8217;de yapıldı. Judi Dench, Javier Bardem, Ralph Fiennes, Naomie Harris ve Bérénice Marlohe&#8217;ın rol aldığı yapımda Bond rolünde Daniel Craig var. Yönetmen koltuğunda ise Sam Mendes’in bulunduğu film, Adele’in seslendirdiği şarkısıyla ‘En İyi Özgün Şarkı’ Oscar ödülünü kucakladı, kucaklamasına ama filmin Türkiye sahnelerinde Kapalıçarşı’nın çatısına motor çıkarılması ve çatıya zarar verilmesi günlerce tartışıldı. Bir dublörün hızını alamayıp kuyumcu dükkanına motorla girmesi ise yabancı basında da uzun süre gündemde kaldı.</p>
<p>Taken 2 (Takip: İstanbul) &#8211; 2012</p>
<p>Eski CIA ajanı Bryan Mills&#8217;ın (Liam Neeson) başının dertten kurtulmadığı bir film daha&#8230; İlk filmde kızı kaçırılan Mills’ın bu kez İstanbul&#8217;da tatil yapan karısı kaçırılıyor. Mills, intikam amacıyla bunu yapan çete üyelerinin peşine bu kez İstanbul’da düşüyor. Taken 2, İstanbul’da çekilip Kapalıçarşı üzerinde kaçma kovalamaca klişesini yaşatan yapımlar arasında.</p>
<p>Argo &#8211; 2012</p>
<p>Oscar ödüllü yönetmen, oyuncu ve yapımcı Ben Affleck’in yönetip başrolünü üstlendiği yapım, 1979 yılında Şah’ın devrildiği İran devriminde militanların Tahran’daki Amerikan Büyük Elçilik binasına girip 52 Amerikalıyı rehin alması ve sonrasında yaşananları anlatıyor. Rehinelikten kurtulan 6 Amerikalı ilginç bir yöntemle ülkeden çıkmaya çalışıyor. Havaalanı sahnelerinde gerim gerim geren film, ‘En İyi Film’ dahil 3 dalda Oscar ödülü kazandı. Filmin bazı sahneleri İran niyetine İstanbul’da çekildi.</p>
<p>The Water Diviner (Son Umut) &#8211; 2014</p>
<p>Türk izleyicilerin en sevdiği aktörlerden Russell Crowe&#8217;un yönetmenliğini üstlendiği, Crowe’un yanı sıra Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’ın rol aldığı filmle ilgili neredeyse her adım haber oldu. Avustralyalı bir çiftçi olan Connor’ın (Russell Crowe), 1919’da Çanakkale Savaşı’na katılan oğullarını arama sürecini anlatan film, tam olarak beklentileri karşılayamasa da Türk topraklarında Türk oyuncularla çekilmesi açısından büyük önem taşıyor. ABD, Avustralya ve Türkiye ortak yapımı filmde en çok akılda kalan ise bir Türk gazetecinin Crowe’a “Filmde rol verdiğiniz Türk oyunculardan birinin soyadı diğerinin adı. Dikkatinizi çekti mi?” sorusunu yöneltmesiydi.</p>
<p>Inferno (Cehennem) &#8211; 2016</p>
<p>ABD, Türkiye, Japonya ve Macaristan yapımı film, Dan Brown’ın Da Vinci&#8217;nin Şifresi, Melekler ve Şeytanlar’ kitabından sonra aynı adlı üçüncü kitabından beyazperdeye uyarlandı. Ünlü sembol uzmanı Robert Langdon (Tom Hanks), Floransa&#8217;da tanıştığı doktor Sienna Brooks (Felicity Jones) ile zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Dünya nüfusunun büyük kısmını yok edecek virüsü yaymak isteyen bir adamı durdurmaya çalışan Langdon’ın yolu son olarak İstanbul’a düşüyor. Film boyunca beklenen İstanbul sahneleri Yerebatan Sarnıcı’nda geçiyor ancak üzülsek mi sevinsek mi bilemediğimiz bir şekilde; çünkü dış çekimler gerçek Yerebatan Sarnıcı’nda yapılırken, iç çekimler sarnıcın zarar görmemesi adına Budapeşte’de kurulan platoda tamamlandı. Ancak neyse ki bu olay filmden sonra Yerebatan Sarnıcı’na turist akınının yaşanmasına engel olmadı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/hollywood-icin-turkiye-aksiyon-demek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avatar geliyor hatta Avatarlar geliyor&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/01/04/avatar-geliyor-hatta-avatarlar-geliyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/01/04/avatar-geliyor-hatta-avatarlar-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2017 09:44:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hollywood: Burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Avatar]]></category>
		<category><![CDATA[burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9585</guid>

					<description><![CDATA[James Gunn&#8217;in Guardians of the Galaxy filminden tutun da, Peyton Reed&#8217;in Ant-Man&#8217;ine, Zack Snyder&#8217;ın Man of Steel&#8217;ine, Hollywood&#8217;da iz bırakan, ve iyi gişe yapan filmler oldu.. Fakat hiçbiri James Cameron&#8217;ın Avatar&#8217;ının yanina bile yaklaşamadı. Görünen köy tabii ki de kılavuz istemez, sonuç olarak gerçek şu ki, Aralık 2009 yılında gösterime giren Avatar, dünya çapında $2.782 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>James Gunn&#8217;in Guardians of the Galaxy filminden tutun da, Peyton Reed&#8217;in Ant-Man&#8217;ine, Zack Snyder&#8217;ın Man of Steel&#8217;ine, Hollywood&#8217;da iz bırakan, ve iyi gişe yapan filmler oldu.. Fakat hiçbiri James Cameron&#8217;ın Avatar&#8217;ının yanina bile yaklaşamadı. Görünen köy tabii ki de kılavuz istemez, sonuç olarak gerçek şu ki, Aralık 2009 yılında gösterime giren Avatar, dünya çapında $2.782 milyar ile hala en çok kazandıran film durumunda. Gösterime ilk girdiğinden beri merakla ikincisini beklediğimiz filmin sürücü kolduğunda oturanlar her ne kadar kendilerini ağırdan alıyormuş gibi gösterseler de ilersi için müthiş fikirlerinin olduğu da kulağımıza gelen duyumlar arasında.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9587" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/avatar-james-cameron.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Sizi fazla merak içinde bırakmadan bana gelen duyumları sizlerle paylaşmaya başlıyorum;</p>
<p>Avatar 2 ne zaman gösterime girecek?</p>
<p>Film farklı sebeplerden dolayı, çeşitli etaplarda gecikmeye uğradı bunu biliyoruz, o yüzden size kesin gösterime giriş tarihini veremiyorum fakat planlar filmin 2018 Aralık ayında gösterime girecekmiş gibi yapılıyor.</p>
<p>Filmin klasmanı ne olacak?</p>
<p>Gerçekçi olmak lazım, Avatar tarzı filmlerin asıl amacı, toplayabildiği kadar izleyiciyi sinema salonları toplamak. Bu sebepten dolayı, hikaye hakkında fazla birşey bilmememize rağmen, filmin R klasman alacağı bir gerçek. İlk Avatar PG-13 olduğundan diğerlerinin de aynı olacağı kesin.</p>
<p>Filmin yönetmeni kim olacak?</p>
<p>Bilindiği gibi ilk Avatar, James Cameron&#8217;ın tutkusuydu. Bunu her kulvarda dile getiren ünlü film adamı başta Avatar&#8217;ın senaryosu için, daha sonra da teknik detaylar üzerine yıllarını verdi. Bu sebeptendir ki filmin diğer bölümlerinin yönetmenliği için Cameron ismi çok çok ağır basıyor. Cameron ismi sadece Avatar 2 için değil, Avatar 3, 4 ve hatta 5 için bile tek adres durumunda.</p>
<p>Cameron&#8217;un, filmin teknik tarafı için de bazı planları olduğu ağızdan ağıza dolaşıyor. Mesela filmin daha gerçekçi durması için bazı bölümlerinin su altında çekilmesi planlanıyor. Düşünülen ve uygulamaya konulan şu, Avatar 2 Cameron&#8217;un öncülüğünde sınırları sonuna kadar zorlanacak, bu sınırları aşacak ve tüm dünyada, modern film yapımında çığır açacak.</p>
<p>Cameron&#8217;ın bir başka isteği ise, ilk filmdeki başarının tesadüfi olmadığını kanıtlamak, fakat sadece ilk film başarılı oldu diye daha sonrakilerinin başarısının otomatikman gelmeyeceğinin de farkında. Bu yüzden gece gündüz demeden yeni kurduğu ekibi ile bu filme kilitlenmiş durumda.</p>
<p>Senaryo</p>
<p>James Cameron, ilk filmin &#8220;tek&#8221; senaryo yazarı olarak öne çıkan isimdi. Fakat Cameron gelecekte düşünülen 4 film için, her biri birbirinden değerli isimlerden oluşan gerçek bir ekip yarattı.</p>
<p>Spielberg&#8217;in War of the Worlds filminin senaristi ve televizyon için çekilen Terminatör: Sarah Connor Chronicles&#8217;da önemli görevler üstlenen Josh Friedman takıma katılan ilk isim oldu. Friedman&#8217;ı, Rise of the Planet of the Apes&#8217;ten hatırlayacağımız Rick Jaffa ve Amanda Silver, bu isimleri de Armageddon&#8217;dan aklımızda kalan Shane Salerno takip etti ve bu 5 değerli isim fılm üzerinde omuz omuza çalışmaya başladılar.</p>
<p>Film hakkında bildiğimiz en önemli detay, filme yeni dünyaların, yeni doğal ortamların, kültürlerin ve bunları takiben yeni yaratıkların ekleneceği yönünde.</p>
<p>Cameron&#8217;u senaryo üzerinde en fazla zorlayan gerçek, bir hikaye üzerinde çalışıyorken, 4 ayrı film yazıyor olması. Bu da şu anlama geliyor, Avatar 2, ilk filmi ve daha sonra gelecekleri birleştirici bir görev de üstlenecek. İşte daha önce bahsettiğim, filmin izleyici ile buluşmasını geciktiren faktörlerden bir tanesi, belki de en önemlisi bu.</p>
<p>Cameron ve ekibinin bir başka baş ağrısı ise, 4 filmi de aynı anda çekecek olmaları. Bu da öncelikli olarak tüm senaryonun bitmiş olması anlamına geliyor.</p>
<p>Hakkında hergün yeni birşey öğrendiğimiz Avatar serisinin belki de kayda değer en önemli bilgisi James Cameron tarafından bize sunuldu. Cameron&#8217;ın açıklamasına göre film, ilk filmden tanıdığımız Jake, Neytiri ve bu ikilinin çocukları üzerinde şekillenece. Aile kavramı üzerinden, bu yaratıkların insanoğlu ile yaşadıkları zorluklar çerçevesinde devam edecek.</p>
<p>Jake Sully</p>
<p>Tabii ki de beklenildiği gibi ana karakter Jake Sully yeni bölümlerde de karşımızda olacak. Clash of the Titans, Man on a Ledge ve Sabotage gibi filmlerde çeşitli rollerde karşımıza çıkan Sam Worthington, hem maddi hem de manevi, geri çevrilmesi zor teklife beklenildiği gibi olumlu yanıt verdi, ve imzalar şimdiden atıldı. Öyle ki başarılı aktör Kasım 2013&#8217;teki demecinde &#8220;Jim bizi Pandora&#8217;ya götürecek gemi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor&#8221; cümlesiyle James Cameron&#8217;un film üzerinde çalıştığını açık bir şekilde beyan etmişti.</p>
<p>Neytiri</p>
<p>Yeni filmde Jake Sully dönüyor ise, tabii ki onun büyük &#8220;yaratık&#8221; aşkı Neytiri&#8217;nin de dönmesi gerekiyor. Sam Worthington gibi Zoe Saldana ile de Avatar 2, 3, 4 ve 5 için anlaşma sağlanmış durumda. Öyle ki, Saldana vermiş olduğu bor röportajda Cameron ile bazı sahneler üzerinde konuştuklarını ve duygulu anlar yaşadıklarını da çekinmeden söylüyor.</p>
<p>Özellikle Saldana konusunda kafamdaki soru işaretini sizinle paylaşmadan geçemeyeceğim..</p>
<p>Star Trek ve Marvel yapımı Guardians of the Galaxy filmlerinin de ana oyuncularından olan Saldana&#8217;nın Avatar 2&#8217;den başlayacak olan seride ne kadar aktif olacağını tam kestiremiyorum. Neytiri&#8217;den ayrılmak tabii ki kolay görünmüyor, fakat bir şekilde Star Trek ve Guardians of the Galaxy&#8217;nin gölgesinde kalma, veya bu yapımlara görsel olarak bu kadar yakınlaşma fikri beni bu konuda daha fazla düşünmeye zorluyor.</p>
<p>Dr. Grace Augustine</p>
<p>Çoğunuzun hatırlayacağı gibi Dr. Grace Augustine rolündeki Sigourney Weave​​​r ilk Avatar&#8217;da ölmüştü. Fakat 2009 yılında Avatar filmi piyasaya çıktıktan 3 ay kadar sonra Dr. Grace Augustine&#8217;in Avatar 2&#8217;de olacağı açıklanmıştı. Bunun üzerine Ekim 2010&#8217;da James Cameron bir röportajında &#8220;bilim kurgu filmlerinde kimse gerçekten ölmez&#8221; açıklaması ile Weaver&#8217;in yeni filmde olacağının sinyalini vermişti.</p>
<p>Weaver ise ​​​bir roport​ajında Avatar 2&#8217;deki rolünden üstü kapalı bir şekilde bahsetmiş, ve Avatar 1&#8217;deki rolünden tamamen farklı bir karakterde karşımıza çıkacağından söz etmişti. Bu da kafalarda, acaba Dr. Grace Augustine gerçekten öldü de, Weaver karşımıza başka bir karakterde mi çıkacak sorusunu oluşturdu.</p>
<p>Colonel Miles Quaritch​</p>
<p>James Cameron&#8217;un &#8220;​bilim kurgu filmlerinde kimse gerçekten ölmez&#8221; ​​cümlesi Colonel Miles Quaritch için de geçerli olmuş. İlk Avatar&#8217;da Neytiri tarafından öldürülen Colonel Miles Quaritch karakterindeki Stephen Lang, Avatar 2, 3, 4, ve 5&#8217;te de karşımıza çıkıyor, ve James Cameron&#8217;un açıklamasına göre de filmdeki en önemli karakterlerden biri konumuna dönüşüyor. Size tavsiyem ilerki bölümlerde bu karakteri yakından takip etmeniz.</p>
<p>​Gösterim tarihi</p>
<p>20th Century Fox film şirketi Avatar 2&#8217;yi Aralık 2014 için düşünüyordu, sonrasındaki plan Avatar 3 için Aralık 2016, 4 için Aralık 2017 ve 5 için ise Aralık 2018&#8217;di. Fakat Peter Jackson&#8217;un Lord of the Rings ve Hobbit serileri film şirketinin tarihlerde değişikliğe gitmelerine neden oldu. Bazıları daha önce verilen tarihlerin ve tarihlerdeki değişikliklerin James Cameron&#8217;un daha önceden kurguladığı bir plan olduğunu savunuyorlar. Neden olduğu daha sonra anlayacağımız bu durum neticesinde Avatar serilerinin çekimine başlanacağı tarih 2017 olarak değiştirildi ve gösterim tarihi de Aralık 2018 olarak fısıldandı. Buna göre de diğer serilerin gösterim tarihi 2020, 2022 ve 2023 oldu.</p>
<p>Yeni Teknolojiler</p>
<p>James Cameron her zaman yeni teknolojiye olan aşkıyla tanınan bir film adamı oldu. Sürekli teknolojik yenilikleri filmlerinde kullanmaya özen gösterdi. Avatar 1&#8217;de özellikle yüzlerde kullanılan ve hala kullanılmakta olan 3D yöntemini hem sinemayla hem de izleyici ile buluşturdu, ve bunu sinemaya kabul ettirdi. Fakat bu en son 2009 yılında oldu, acaba Cameron bu zaman zarfında ne ile meşguldü? Ne gibi yenilikleri denedi, denemeye karar verdi?</p>
<p>Avatar yapımcılarından Jon Landau, Douglas Trumbull ile konuşmasında yüksek çözünürlükte olan ve 3D çekilen yeni bir film işleminden bahsetti. Bu konuşma her ne kadar Avatar hakkında olmasa da, benim aklıma Landau ile çalışan Cameron&#8217;u getirdi. Yüksek çözünürlükleri ve özllikle 3D filmi seven Cameron&#8217;un konuya yabancı kalamayacağını düşündüm. Yanılmayacağımı garanti ederim..</p>
<p>Cameron&#8217;un kafasındaki bir başka projenin, gözlüksüz görünebilecek bir 3D olduğunu daha önce duymuştum. Bu teknoloji şu anda mevcut, ve kullanılıyor, fakat onlarca hatta yüzlerce kişinin aynı anda girebildiği salonlarda, farklı farklı açılardan baktıkları devasa ekranda bu tür bir filmi yayınlamanın ve gözlüksüz izleyebilmenin zorluk derecesini düşündüğünüzde neden bahsettiğimi daha rahat anlayabilirsiniz. Teoride 3D bir yapımı büyütüp gözlüksüz izlemek mümkün, fakat bu daha önce büyük sinema salonlarında denenmediğinden, nasıl bir sonuç alınabileceği de bilinmiyor. Belki de insanoğlu bu işlem için James Cameron&#8217;u bekliyordur..</p>
<p>Yeni Bölümler</p>
<p>Avatar 2&#8217;yi takiben en az 3 tane daha Avatar olacağı şimdilik kesin. Bu 4 film de aynı anda çekilip 2018, 2020, 2022 ve 2023 yıllarında gösterime girecek. Peki ya bunlardan sonra yeni bölümler olacak mı?</p>
<p>Avatar yazarlarından James Horner bundan birkaç yıl önce James Cameron&#8217;un kafasında, Avatar 2&#8217;den sonra 4 tane daha film senaryosu olduğundan bahsetmişti. Aynı dönemlerde Cameron, Avatar 2&#8217;den sonraki planlamasının 3 artı 1 tane daha film çekmek üzerine olduğundan söz etmişti. Şimdi görüyoruz ki, Avatar 2&#8217;den sonraki film sayıları 3&#8217;e düşmüş durumda. Bu durum önce 2 bölüm olarak düşünülen Hobbit&#8217;te de karşımıza çıkmıştı. Orada da gördük ki, para basan bir makina durdurulamadı. Bu da şu anlama geliyor; sinema tarihinin en çok kazanan filmi olan Avatar bu başarısını devam ettirdiği sürece çekimlerine ara verdirilmeden devam edebilir. Hiçbir zaman &#8220;Avatar 5 son olur&#8221; diyemeyiz.</p>
<p>Çok fazla, ve umulmadık problemlerden ötürü izleyici ile buluşması geciken filmin gösterim tarihi için Aralık 2018 demek ve bunu kesin teyit etmek doğru olur mu peki, tabii ki hayır. Amacı her zaman mükemmeli vermek olan Cameron&#8217;un açıklamarını direk kendi cümleleriyle sizinle paylaşıyorum;</p>
<p>&#8220;Kafamızdaki gösterim tarihi Aralık 2018&#8217;i değiştirmedik. Fakat gerekirse değiştirebiliriz. İlk filmi gösterime almak problem değil, ama asıl önemli olan 3, 4, ve 5. filmlerin gösterim tarihlerini buna uydurmak. Bu 4 filmin gösterim tarihlerinin birbirlerine olan yakınlıkları bizim için çok önemli, ve bunun doğru olması için elimizden geleni yapacağız.&#8221;</p>
<p>Görünen o ki Cameron&#8217;un kafasında mükemmel bir model var. Bu model içinde, fimleri bir an önce çekip ekrana atmaktansa aralarındaki zaman zarfından, hangi dinemlerde izleyici ile buluşacaklarına, kullanılacak en yeni hangi teknolojinin olduğundan, kimlerle çalışılacağına herşey mükemmel bir uyum içinde işliyor. Bize de sadece bu festivalin planlandığı gibi 2018&#8217;de başlayacağını umut etmek kalıyor.</p>
<p>Benim gibi Avatar-sever biriyseniz, yazılarımı takip edin.. En son bilgileri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/01/04/avatar-geliyor-hatta-avatarlar-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun bir aradan sonra tekrardan Hollywood’dan merhaba…</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/10/12/uzun-bir-aradan-sonra-tekrardan-hollywooddan-merhaba/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/10/12/uzun-bir-aradan-sonra-tekrardan-hollywooddan-merhaba/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2016 09:35:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hollywood: Burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[burak yarkent]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9220</guid>

					<description><![CDATA[Tamamen elimde olan abuk sabuk sebeplerden dolayı uzun bir süre ara verdiğim yazılarıma başlamanın vermiş olduğu mutlulukla, Hollywood’dan hepinize selamlarımı gönderiyorum. Şaka bir yana 2 yıl geçmiş oturup da 2 satır birşeyler yazmayalı. O yüzden devrik cümle kurarsam, sürçü lisan edersem şimdiden affola ama bilin ki tecrübeliyim. Zamanla yazılara çeki düzen vereceğimden, önce yürümeye, sonra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tamamen elimde olan abuk sabuk sebeplerden dolayı uzun bir süre ara verdiğim yazılarıma başlamanın vermiş olduğu mutlulukla, Hollywood’dan hepinize selamlarımı gönderiyorum.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9222" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/3075829-2539986518-Findi.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Şaka bir yana 2 yıl geçmiş oturup da 2 satır birşeyler yazmayalı.</p>
<p>O yüzden devrik cümle kurarsam, sürçü lisan edersem şimdiden affola ama bilin ki tecrübeliyim. Zamanla yazılara çeki düzen vereceğimden, önce yürümeye, sonra da koşmaya başlayacağımdan, kaldığım yerden, Hollywood’dan en son haberleri vermeye, en yeni filmler hakkında sizleri elimden geldiğince haberdar etmeye başlayacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.</p>
<p>Haydi bakalım, başlıyoruz…</p>
<p>Pixar’ın “Finding Nemo”sunun izleyici ile ilk buluşmasından bu güne, dile kolay 14 yıl olmuş. Tam 14 yıl sonra Pixar, 2003 yapımı “Finding Nemo” gibi bir efsanenin arkasından Dory’ı gönderme kararı almış.</p>
<p>Finding Nemo’nun da yazar ve yönetmenlerinden olan Andrew Stanton ilk basamağı çok akıllı kullanarak ikinci basamağa adım atmış, fakat basamakları da birbirine çok yakın tutmuş.</p>
<p>Stanton, Nemo ve Dory’ı, iki ayrı filmde, aynı sularda yüzdürmüş. Konu itibariyle, iki filmin sırtını da “aile ve arkadaş değerlerine verilen önem” kriterlerine yaslamış ve iki filmden tema olarak elde kala kala “aile fertlerini bulmak için denizlerde yolculuğa çıkan bir balık” kalmış.</p>
<p>Yalnız şunu da söylemekte fayda var, Pixar’ın zirvesine gidebilecek bir yolda, her ne kadar kendine zarar veren bir parallelik gösterse de, Finding Dory izlemesi keyif alınabilecek bir film olmuş.</p>
<p>Kısaca filmin konusuna gelince..</p>
<p>Nemo filminden Dory karakterini hatırlamayanınız yoktur. Ellen DeGeneres’in sesiyle hayat verdiği, Albert Brooks’un seslendirdiği Marlin karakterine yardımcı roldeki, iyi niyetli, hafıza problemli mavi balık. İşte o iyi niyetli, hafıza problemli mavi figüran balık, bu filmde Marlin ve Hayden Rolence’nin seslendirdiği Nemo ile baş rolde.</p>
<p>Dory, hafıza problemine rağmen, Diane Keaton’un seslendirdiği annesi ve Eugene Levy’in seslendirdiği babasının varlığını anımsar ve onları bulmak için yola çıkar. Dory’nin hafıza problemini iyi bilen Nemo ve Albert’ta bu macerada Dory’e yardım için ona katılırlar. Yolları denizcilik enstitüsüne düşen trio, önce Dory’nin eski arkadaşı, Kaitlin Olsen’in seslendirdiği Destiny isimli köpekbaliğina, daha sonra da Ed O’Neill’in seslendirdiği Hank isimli ahtapotla karşılaşırlar.</p>
<p>Finding Dory, Pixar filmlerinin en önemli merkez özelliği olan “duygu”yu içinde çok yoğun bulunduran bir film olmuş. Her ne kadar bir animasyon olsa da, tüm izleyicilerin kendinden bir parça bulabileceği, tanıdık duyguları, sevinçleri, üzüntüleri görebileceği, buluştukları ortak payda.</p>
<p>Uzun zaman sonra kızlarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşayan anne ve babanın içinde bulunduğu duygu yüklü yoğunluk&#8230; Geçmişe gidip gelmeler… İzleyici ile filmi sürekli bir bütün halinde tutmaya yetiyor.</p>
<p>Fazla gerilere gitmeye gerek yok, geçen senenin “İnside Out” filmini örnek alabiliriz mesela. En iyi Pixar filmleri çocuklara ve yetişkinlere hitap eden şekilde iki kademeden oluşuyor. Filme bu noktadan bakacak olursak, çocuklara hitap eden bir film olduğunu, yalnız yetişkinlerin de filmden keyif alabileceklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat filmin “Toy Story” kıvamında her yönüyle daha zengin bir film olmadığını da söylemekte fayda var.</p>
<p>Bunun sebeplerine gelince,</p>
<p>İlk olarak, filmin Finding Nemo filmine fazla yakın olduğu söylenebilir. İkinci olarak ise, video oyunlarını andıran kovalamacalı aksiyon sahnelerinin fazlalığını söyleyebilirim.</p>
<p>Başka biri olsa bu kadar laf etmezdim, yalnız işin ucu rezümesinde Wall-E (yönetmen) ve Toy Story (yazar) gibi iki önemli film olan Andrew Stanton’a dokunduğu zaman, izleyici biraz daha az anime düşünülmüş bir yapıt bekleyebiliyor.</p>
<p>Filme görsel açıdan bakacak olursak, belki de Pixar’ın en güçlü filmi olduğunu söylebilirim.</p>
<p>Çok renkli, parlak, ve tertemiz…</p>
<p>Belki bizi “su” yanıltıyor olabilir ama yine de film 3 boyutlu, görsel bir ziyafetten ibaret. Seslendirmeler müthiş. Başrolde Ellen DeGeneres, ve Albert Brooks, yardımcı rollerde Diane Keaton, Eugene Levy, Ed O’Neill, Idris Alba, ve Dominic West kusursuz…</p>
<p>Bir paragraph da “Piper” için…</p>
<p>Tüm Pixar filmleri, önce gösteriler kısa fimler ile eşleştiriliyor. “Finding Dory” bir başarı, fakat gerçek kazanan, fotoğraf kalitesindeki görüntüsü ve müthiş lezzetli hikayesi ile “Piper”.</p>
<p>İnanır mısınız, “Piper”in 7 dakikada başardığını, 95 dakikadan fazla bir sürede Finding Dory başaramamış dersem yalan söylememiş olurum herhalde.</p>
<p>Amacım kesinlikle baş yapıtı küçük düşürmek veya başarısını gölgelemek değil, yalnız bazı zamanlarda aperatif gerçek yemekten de daha lezzetli olabiliyor. Bunu da unutmamak gerekiyor.</p>
<p>Finding Dory, Finding Nemo sevenleri için büyük keyifle izlenebilecek, gerçek bir aile filmi. 2003 yılındaki Finding Nemo’yu izlemeyenler için, endişeye mahal yok, direk bundan başlayabilirsiniz..</p>
<p>İyi seyirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/10/12/uzun-bir-aradan-sonra-tekrardan-hollywooddan-merhaba/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
