<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dizimania &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/dizimania/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Feb 2019 13:29:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Çukur Dizisinden Etkilendi Soy Adını Değiştirdi</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Feb 2019 13:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Çukur]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11814</guid>

					<description><![CDATA[Haber geçtiğimiz hafta gazetelerde yer aldı. Show TV&#8217;de ekrana gelen Ay Yapım imzalı &#8220;Çukur&#8221; dizisinden etkilenen bir aile soyadlarını &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştirdi. Haberin detayı şöyle: “Tokat&#8217;ta, Samyeli Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası servis şoförü Mehmet Koçovalı (56),Show TV&#8217;de yayınlanan &#8220;Çukur&#8221; dizisindeki &#8216;Koçovalı Ailesi&#8217;nden etkilenerek soyadlarını değiştirme kararı aldı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haber geçtiğimiz hafta gazetelerde yer aldı. Show TV&#8217;de ekrana gelen Ay Yapım imzalı &#8220;Çukur&#8221; dizisinden etkilenen bir aile soyadlarını &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştirdi. Haberin detayı şöyle: “Tokat&#8217;ta, Samyeli Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası servis şoförü Mehmet Koçovalı (56),Show TV&#8217;de yayınlanan &#8220;Çukur&#8221; dizisindeki &#8216;Koçovalı Ailesi&#8217;nden etkilenerek soyadlarını değiştirme kararı aldı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun kapsamında yaklaşık 6 ay önce &#8220;Verir&#8221; olan soy adını, &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştiren aile torunlarına da &#8220;Yamaç&#8221; adını vermeye hazırlanıyor.”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11815" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg" alt="" width="1008" height="567" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg 1008w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-747x420.jpg 747w" sizes="(max-width: 1008px) 100vw, 1008px" /></a></p>
<p>Hayali Aşan Televizyon</p>
<p>Televizyon dizilerinde yaşananların gerçek hayata sirayet ettiği örnekleri daha önce de görmüştük. Kurtlar Vadisi sonrası Çakır&#8217;a cenaze namazı kılınması malumunuz en bilinen örnek&#8230; Paul Walker öldüğünde sokakta lokma dağıtmış milletiz. İki sene evvel doğan kız çocuklarının çoğunun adı Kiralık Aşk dizisi nedeniyle Defne koyulmuştu. Herkesin Polat Alemdar paltoları ile gezdiği, çuval olayının intikamının Amerikan askerlerinden bir filmle alındığı günler öyle çok uzağımızda değil. Hatta birkaç gün önce internette yayılan yabancı bir izleyicinin, kendi dilinde, ülkesindeki kadınlara seslendiği video da aynı illüzyonun sonucu. İstanbullu Gelin dizisinde Özcan Deniz&#8217;in canlandırdığı Faruk karakterinin kadınlar tarafından sürekli örnek gösterilmesinden yılan izleyici, “Faruk Faruk&#8230; Yetti Faruk&#8230; Böyle adamlar gerçekte yok!” diyerek dakikalarca isyan etmişti. Kadınların ideal erkeği haline gelen Faruk karakteri, belli ki kadınların özel hayatlarındaki partnerlerini de onunla kıyaslamasına neden oluyordu. Bunun gibi birçok örnek daha sayabiliriz. Elbette tüm örnekleri bir arada düşündüğümüzde izleyicinin dizi karakterinin soy adını alması da “tuhaf” gelmiyor.</p>
<p>“Soy Adı” Yalnızca Soy Adı değildir</p>
<p>Evet, değildir. Yalnızca soyun devamı için bu topraklarda evlilikler yapıldı, yapılıyor. Erkek çocuk talebi ile “er doğuramayan” kadınlar boşanmaya, kuma almaya zorlandı, zorlanıyor. Doğuda, Batıda&#8230; Sessizlik hüküm sürdüğünde kız çocuk doğduğuna hükmediliyor. Erkeğin değerinin, iktidarının maşalarından biri de soy adı. Soy adı bir iktidar aracı&#8230; Eşine o adı vermek, çocukları isimlendirmek erkeğin soyunun devamına taahhütü. Eril kültürümüzde soyad öyle kıymetli ki, kadın bile ancak dava açarak evlenmeden önceki soy adını evlilik sonrası da, tek başına kimliğinde taşıyabilir. Kadının erkeğe soy adını verdiği istisnai örnek eski başbakan Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller. Orada da devletin gücüne hükmeden bir kadının ancak aile içinde bu simgesel iktidar aracına ulaştığı gözlemlenebilir. Yani başbakan olmadan kocasına soy adını veren kadın sanırım yok, varsa da haberimiz yok. Herhangi bir erkeğe, kadının soy adını almasını teklif etmesi, düşünülebilir bir hadise bile değil birçok kişi için. Peki neden Çukur dizisi insanlara ailelerinden aldıkları, soylarını, özlerini, akrabalıklarını belirleyen kimliklerinden vazgeçirme noktasına geldi. Çukur, bu insanlara nasıl bir yeni kimlik sundu?</p>
<p>Çukur Dizisi, “İyi” Mafyaların Hikayesi</p>
<p>Mafyatik ilişkileri ailevi süslerle tamamlayan, ancak salon mafyaları yerine sokak çetelerinin gözünden şehri yansıtan Çukur, bol silahlı sahnelerinin yanında romantik duruşuyla da izleyicileri tavlıyor. Kötünün de iyisi olur dedirten Vartolu gönüllerde taht kurarken, dizinin babası İdris Koçovalı, oğlu Yamaç ile verdiği savaşın her raundunda izleyiciye bir doz daha adrenalin veriyor. Aşk da mevcut, gelin kayınvalide çatışması da, baba oğul çekişmesi de, çete vurdu kırdısı da&#8230; Belalı bir mahalle olan Çukur&#8217;da süren iktidar mücadelesi, aslında aile içi çatışmaların da sahnesi oluyor. Uyuşturucu satmayan “etik” mafya, silah ticareti ile gücünü sağlamlaştırıyor. Devlet yok&#8230; İktidar çetelerin elindeyken varoşlardan filizlenen şiddet, ekrana tüm heyecanıyla yansıyor. Koçovalı ailesinin hakimiyet kurduğu bu alan, sokağın kendi mücadelesine sahne oluyor. Ölüm, silah, küfür, şiddet ile beslenen çıkmazlar, eril kültürün buram buram kokusunun yayıldığı bir mahalleyi göz önüne seriyor. Kadının söz hakkının, özgürlüğünün olmadığı, geleneklerle, toplumsal cinsiyet rolleri ile ve erkek iktidarıyla ezildiği bu dünya, kendi meşruiyetini aile olmak, aşk, mahalle kültürü, aidiyet gibi yapılan her şeyi mübah gösterebilecek geleneksel ayaklar üzerine oturtuyor. “Gömün beni çukura” şarkısı mahallenin marşı misali dillere pelesenk, izleyici de her hafta bu sokak kavgasına seyirci oluyor.</p>
<p>Koçovalı Soy Adı Yeni Bir İktidar Kaynağı</p>
<p>Soy adının önemine değinmişken, Çukur&#8217;un da vadettiğinin eril dünyanın iktidarı olduğunun altını çizerken, bu dizinin karakterlerinin soy adını almanın tesadüf olmadığını anlamışsınızdır. Malum aile kendi soyundan devraldığı mirası değil, televizyonun sabun köpüğü dünyasında yaratılan bir hayalin gücünü sırtlanmayı seçiyor. Ne kadar trajik değil mi? Hayalin kişinin kendi geçmişinin, gerçeğinin ötesinde olduğunun çok acı bir örneği bana göre&#8230; Dizinin resmettiği dünyanın şiddeti, öfkesi, testosteronu ve hegemonya üzerinde yükselen başarısı bir yanda, bu dizinin kültürel mirasını çocuklarına bırakmak isteyen aile bir yanda&#8230; Hangisine yanacağımı bilemiyorum. Tam da bunu düşünürken, diziden bir replik düştü internette karşıma “Aile nedir? Dev bir hayal kırıklığından başka. Sen kaçtığının zannettiğin zaman seni dibine çeken dev bir çukurdan öte”&#8230; Kim bilir, belki de bundan on yıl sonra Tokat&#8217;taki Koçovalı ailesinin üyeleri bu cümleyi kuracak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lise Komedisinden Çok Daha Fazlası: Sex Education</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/29/lise-komedisinden-cok-daha-fazlasi-sex-education/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/29/lise-komedisinden-cok-daha-fazlasi-sex-education/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2019 09:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sex Education]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11691</guid>

					<description><![CDATA[Netflix’in anasayfasında muhakkak görmüş veya birkaç arkadaşınızın paylaşımında bu diziye denk gelmişsinizdir. Lise komedisi zannederek izlenecekler listesine eklemeyi reddettiyseniz, bir daha düşünün derim. Sex Education Konusu: Henüz 8 bölümü yayınlanan dizinin ikinci sezon hazırlıkları da sürüyor. Spoiler vereceğim uyarısıyla gelin diziye biraz ayna tutalım. Dizi Otis adında lise çağlarında bir gencin odağında dönüyor. Otis’in bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix’in anasayfasında muhakkak görmüş veya birkaç arkadaşınızın paylaşımında bu diziye denk gelmişsinizdir. Lise komedisi zannederek izlenecekler listesine eklemeyi reddettiyseniz, bir daha düşünün derim.</p>
<figure id="attachment_11693" aria-describedby="caption-attachment-11693" style="width: 696px" class="wp-caption alignnone"><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2.jpg"><img decoding="async" class="size-large wp-image-11693" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/sexeducation-2.jpg 1500w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a><figcaption id="caption-attachment-11693" class="wp-caption-text">This image released by Netflix shows Asa Butterfield, left, and Gillian Anderson in a scene from &#8220;Sex Education.&#8221; (Sam Taylor/Netflix via AP)</figcaption></figure>
<p><strong>Sex Education Konusu:</strong></p>
<p>Henüz 8 bölümü yayınlanan dizinin ikinci sezon hazırlıkları da sürüyor. Spoiler vereceğim uyarısıyla gelin diziye biraz ayna tutalım. Dizi Otis adında lise çağlarında bir gencin odağında dönüyor. Otis’in bir de ilişki ve seks terapisti annesi (Jean) var. Babası ile annesi ayrılmış, anne sürekli partner değiştirerek cinsellik odaklı ilişkiler yaşıyor. Baba da terapist ve uzakta yaşıyor. Otis okulun görünmeyen elemanı, kimse onu fark etmiyor. En yakın arkadaşı Eric. Oldukça renkli bir karakter olan Eric, popülerlik peşinde. Ancak lisedeki her gencin tek bir düşüncesi var, yaşlarının gerektirdiği gibi cinsellik… Okulda ardı ardına gelişen olaylar, Otis’in Maeve adındaki asi genç kızla ortaklık kurarak diğer gençlere seks terapileri düzenleme fikri ile başlıyor. Elbette Otis ve Maeve arasında kıvılcımlar ana hikayenin aşk kanadını oluşturuyor. Diziyi hatırladığımıza göre haydi gelin, izleyenlerle beraber biraz karakterleri deşelim.</p>
<p><strong>Bu Diziyi Neden İzlemelisiniz?</strong></p>
<p>Sex education jnerasyon farkını, ebeveyn – çocuk ilişkisini ve ergenliği trajikomik bir çerçevede işliyor. Eminim birçok ergen ebeveyninin yaptığı hataları görmesine fırsat tanıyacak&#8230; Oğlundan ayrışamayan, onun hayatını işgal eden annenin çocukta yarattığı hasar dizide tüm çıplaklığı ile görülüyor.</p>
<p>Dizi, ülkemizde gençler tarafından neredeyse konuşulması bile utanç vesilesi olan seksi masaya yatırıyor. İzleyicilerin kendilerini tamamen yalnız hissettiği pek çok cinsel problemde, aslında sorunun dünya çağında yaygın olduğunu görmesi için fırsat sunuyor. Cinsel problemlerin nedeni elbette fizyolojik sorunlar da olabilir ancak psikolojik sebepler de cinsel sorunların kaynakları arasında. Dizi, cinsel problemlerin konuşulabilir, çözülebilir olduğunu kanıtlıyor. Elbette çözümün de o kadar zor olmadığını… İletişimin her çözümün başlangıcı olduğunu… Gerçek cinsel sorunlar ve vakalara yakın seçilen örnekler, cinselliğe bakışın kişiden kişiye, kültürden kültüre nasıl değiştiğini göz önüne seriyor. Ayrıca soruna bakış açınızı güncelleyerek, izleyiciye tabuları sorgulatıyor.</p>
<p>Hikaye lisedeki gençleri anlatıyor doğru, ancak karakterler öyle güzel çizilmiş, her birinin psikolojisi, motivasyonu nakış gibi işlenmiş ki hayran kalmamak mümkün değil. “Çerez dizi” diyenlerin çok olduğunu duyuyorum, yalnız biraz karakter analizleri üzerinden değerlendirirseniz, diziyi mükemmel bir harita formatında görebilirsiniz. Ben de sizler için zihnimde beliren haritayı biraz anlatmak istiyorum. Bu satırdan sonra yazacaklarımın spoiler içerdiğini belirtmek zorundayım, ancak karakterleri çözümlerken o kadar heyecan duydum ki, yazmadan edemedim.</p>
<p><strong>Aşk Karmaşası İçinde Anne Bulmacası</strong></p>
<p>Malumunuz, temel bilgidir: anne bebeklerin ilk bağlanma deneyimlerini yaşadıkları nesnedir. Bebek kendinin ayrı bir birey olduğunu anladıktan sonra ömrü boyunca anne ile olan birlik halini arar ve aradığı birini arzulamanın yanında onun arzu nesnesi olabilmektir. Bir elmanın yarısı, bir fidanın dalı, aynı dalın üzümü benzetmeleri boşuna değil&#8230; Erkek çocuğun ilerleyen dönemde, babayı da rekabet edilecek bir figür olarak alıp, anneye kendini beğendirme çabası da beklenendir. Arzulanması yasak olan anne figürü, yine de çocuğun imgeleminde yer eder ve ilişkilerinde seçimler yaparken bu imgelemden yararlanan erkek sayısı hiç de az değildir. Otis’in annesi Jean ile Maeve arasında da ilk bölümde ciddi anlamda benzerlikler vardı. Jean asla sevgilisi olmayacağını söylerken, Maeve seviştiği erkeğin eve bırakma teklifini “Posta kutumun numarasını bilmene gerek yok” diyerek reddediyordu. Jean, diplomalı bir seks gurusuyken, Maeve ise hakkındaki dedikodulardan dolayı okulun seks ilahesiydi. İkisinin de ilişkileri cinselliğe indirgenmişti. Jean kendini oğlunun hayatını adeta işgal ederek ilişki ihtiyacından uzak tutarken, Maeve ise hayatının işgal edilmesinden korkarak ilişki isteğini göz ardı ediyordu. Yani Jean ve Maeve ilk bakışta çok benzer ancak farklı yönelimde karakterlerdi. İlk bölümde Otis’in Maeve’i uzaktan gördüğü ve kaçındığı, ondan saklandığı sahneleri hatırlarsınız. Sizi bilmem ama o sahnelerde Maeve’den kaçış dürtüsüne neden olanın, Otis için belki de ensest çağrışımı olabileceğini düşündüm. Maeve, Jean’in bir başka versiyonu gibi geldi ilk bölümde, bence Otis’i de çeken bu benzerlik oldu. Her ne kadar annesinin kendisinden ayrışamadığını belirterek bundan şikayetçi olsa da Otis de her canlı gibi, aşk ilişkilerinde bebeklikte anne ile kurduğu eşsiz birlik hissini arıyordu.  Otis’i başlarda korkutan ve çekici gelen bu histi. Sonraları ilişkiler içinde Maeve ile Otis yakınlaştıkça Otis’in annesi ile olan ilişkisinde de kartların daha açık oynandığını gördük. Maeve de dönüştü, Jean de&#8230; Otis son olarak kitap konusundaki haklı isyanıyla annesine sınır çizerken, Maeve ile olan bariyerlerini bir bir aşıyordu. Mükemmel karakterizasyon&#8230;</p>
<p><strong>Dizinin Yaramaz “Çocuğu” Adam</strong></p>
<p>Dizide en beğendiğim karakterlerden biri Adam’dı. Boşalamama sorunu yaşayan Adam’ın büyük penisi nedeniyle yürüyen namının altında ezildiği aşikardı. Aşırı otoriter baba da onun günümüzde sağlıklı bir cinsel yaşamının olmamasının nedeniydi. Fark ettiyseniz, Adam boşalamama sorununu anlatırken, Otis’e bir anda babasından bahsetmeye başladı. Performans kaygısı, zihninde asla karşı koyamayacağı despot ve her zaman haklı bir baba ile rekabetin sonucuydu. Adam henüz bir yetişkin olamamıştı ki… Babasının gölgesinde kalan bir oğlan çocuğuydu, erkek olamamıştı. Tenefüslerde sopayla arkadaşını dürtüyor, şiddetle iletişim kuruyordu. Çocuk gibi… Bu nedenle Adam, sorununu aştıktan sonra herkesin ortasında pantolonunu indirerek okulda bir skandala imza attı. Bizdeki “Göster amcalara” olayında pek de farklı değil anlayacağınız. Adam, erkek olduğunu ilan etti. Çocukçaydı değil mi? Çünkü o belli ki çocukluktan başka bir role alışık değildi, başka türlüsünü bilmiyordu.</p>
<p><strong>İşgalci Anneye Karşı Açılan İlk Cephe: Okul</strong></p>
<p>Otis’in okulda gizlice seans yapma ve para kazanma fikrini kabul ettiği sahneyi hatırlayın lütfen. Adam ile konuşmasının işe yaradığını ve birinin cinsel sorununu çözdüğünü öğrenmişti Otis. Annesi ve babası seks uzmanı olmasına rağmen onun problemi kendine bile dokunamamaktı. Otis bu işi annesinin kontrolündeki güvenli alandan çıkabilmek için kabul etti aslında. Onun sarsılmaz bilgeliği ve her şeyi bilen tavrına karşı, Otis de bir şeyler bildiğini ilk kez kendine ispat edebildi. İşgal edilen benliğin içinde annesinin asla onay vermeyeceği, “yasadışı” bir eyleme imza atmanın hazzını duydu. Üstelik bu eylem kendi bedeninde, annesinin dünyaya getirdiği vücutta yapamadığı bir aktiviteyi, başka birinin vücudunda deneyimlemesine yardım etmekti. Otis annesine karşı bireyselleşmede ilk roundu Adam’ın boşalmasına yardım ederek aldı. Bu nedenle işi kabul etti. Okulda terapi seansları, onun anneye karşı varoluş savaşının ilk cephesiydi. Zira, seks annesinin yani Jean’in iktidar alanıydı.</p>
<p><strong>Eric Aksından Sürpriz Bekliyorum</strong></p>
<p>Dizinin kimlik bunalımı ve toplumsal baskı karşısındaki gitgelleri ile en dikkat çeken karakteri Eric, babası ile ilişkisi üzerinden hikayede sıklıkla konu edildi. Öyle ki, son bölümlerde yaşadığı ilişki bile, babası ile olan diyalogu bir başkasının baba yarasını depreştirdiği için o kadar gerçekti ve gerçekleşti. Dizide babanın kimi zaman kadın kıyafetleri ile gezen oğluna “kendine dikkat et” demesi çok vurguluydu. Bu samimiyet bana bazı sürprizlerin işareti gibi geldi. Call me by your name filminin sonundaki müthiş baba oğul diyalogunun benzerini Sex Education’da da görebiliriz gibi geliyor. Yani Eric’in babası da belki gaydir kim bilir?</p>
<p>İkinci sezonu iple çekiyorum. Benimle hemfikir herkese ve diziyi merak edenlere şimdiden iyi seyirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/29/lise-komedisinden-cok-daha-fazlasi-sex-education/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sherlock Out Müge Anlı In! Palu Ailesi Gündemi Sarstı</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/sherlock-out-muge-anli-in-palu-ailesi-gundemi-sarsti/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/sherlock-out-muge-anli-in-palu-ailesi-gundemi-sarsti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 12:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Palu Ailesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11568</guid>

					<description><![CDATA[Günlerdir ekranda adeta kasırga etkisi yaratan Palu ailesi, internetin de gündemi haline geldi. Cinayet, tecavüz, çocuk istismarı, şiddet, organ mafyası ve senet suçlarının havada uçuştuğu aile dosyası, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ele alınıyor. Kayıp aile üyeleri Meryem Tahnal ve Melike Tahnal’ı aramak için programa başvuran Palu ailesinin geçmişi ve anlattıkları deşildikçe izleyici bataklık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir ekranda adeta kasırga etkisi yaratan Palu ailesi, internetin de gündemi haline geldi. Cinayet, tecavüz, çocuk istismarı, şiddet, organ mafyası ve senet suçlarının havada uçuştuğu aile dosyası, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ele alınıyor.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11572" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-1024x465.jpg" alt="" width="696" height="316" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-1024x465.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-300x136.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-768x349.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-696x316.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-1068x485.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869-924x420.jpg 924w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/muge-anli-canli-yayininda-tahnal-ve-palu-ailesi-hakkinda-akilalmaz-iddialar-2-ocak-muge-anlida-neler-oldu-1546428123869.jpg 1871w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Kayıp aile üyeleri Meryem Tahnal ve Melike Tahnal’ı aramak için programa başvuran Palu ailesinin geçmişi ve anlattıkları deşildikçe izleyici bataklık gibi adeta yerin dibine çekildi. (Olayların kısa özeti yazının en altında mevcut, hala bilmeyenler varsa analiz öncesi okuyabilir.)</p>
<p><strong>Palu Ailesi Gündeme Oturdu </strong></p>
<ul>
<li>01.2019 tarihinde Müge Anlı ile Tatlı Sert programının yayın saatinden akşama kadar “Paluailesi” etiketi Twitter’da trend topic oldu. Kayıp Meryem Tahnal’a ait olduğu düşünülen kemiklerin bulunması gün boyu konuşuldu.</li>
<li>Youtube’da programların kolajlandığı efsanevi 7 saatlik video elden ele dolaşıyor. Yüzbinlerce izlenme mevcut.</li>
<li>Sosyal mecralarda aile üyelerinin capsleri tık rekoru kırıyor. Hatta bu aileyi dizi yapması için Netflix’e çağrı yapanlar bile var.</li>
<li>Farklı yayın gruplarının haber sitelerinde bile manşet bu aile.</li>
<li>Ekşisözlük’te yüzlerce sayfa entry mevcut, etiket tıklanarak bakıldığında Twitter’da Flood’larla olaylar çözümlenmeye çalışılıyor. İnstagram’da aileyi anlamayı kolaylaştıracak diagramlar, aile ağacı çalışmaları var.</li>
<li>Konunun ele alındığı Müge Anlı ile Tatlı Sert programı reyting ölçümlerinde total grubunda, 30 share’a dayandı. Yani tüm izleyiciler kümesinde, açık her 3 televizyondan birinde bu program izleniyor. Program gündüz kuşağında en çok izlenen yapım olurken, tüm programlar sıralamasında Prime Time’daki filmleri, dizileri geride bırakıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Son İnternet Fenomeni Palu Ailesi Neden Bu Kadar Popülerleşti? </strong></p>
<p>Ailenin capslere konu olacak kadar popülerleşmesini biraz irdelemek istiyorum. Bu ailenin ilk kez ekrana çıkışı değil. Kayıp olayı olalı, 10 yıldan bu yana, farklı TV programlarına çıkmışlar. Ancak diğer programlarda söylenen yalanlara inanıldığı ve ailenin demeçleri esas alındığı için asıl suçlunun aile içinde olabileceğine dikkat çekilmemiş ve sonuca varılmamış. Burada Müge Anlı’yı kutlamak gerek, ekibi ile beraber, söylenenleri deştiği için dedektif edasıyla programın her bölümünde bir yalan ifşa edildi. Haliyle izleyici de yalanlar ortaya çıktıkça, dizi tadında bölümleri sürüklenerek izlemeye başladı.</p>
<p>Artan suç oranları, güvensiz şehirler, her an başımıza her şeyin gelebileceği hayat gündeminde aradığımız kahraman tahtına Müge Anlı oturdu. Böylesine karmaşık bir suç haritasını bile aydınlatan Anlı, yargıya güvenin azaldığı (Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarında yer alan bir gerçek) ve güvenlik ihtiyacının arttığı bu karmakarışık dönemde TV ekranlarından yaramıza merhem oldu. “Başıma bir şey gelirse Müge Anlı bulur” demek komik bulunsa da, aslında bu ifade ülkece paranoyanın eşiğinde yaşadığımız zamanların en ciddi cümlelerinden biriydi çünkü başımıza bir şeyin gelmesi an meselesiydi.</p>
<p>Programın ve ailenin gündeme bu denli damga vurmasının bir diğer nedeni ise olayın izleyicilerden gelen haberlerle çözülmesi. İhbar telefonları ile yavaş yavaş aralanan sır perdesi, izleyicinin interaktiviteden aldığı hazzı pekiştirdi.</p>
<p>Türkiye’nin en büyük kentlerinden birinde, İstanbul’un yanı başında, Kocaeli’de yaşanan olaylar, Türkiye’nin en yoğun nüfuslu şehrinde, insanların “dibinde” yaşanan vahşeti ortaya koydu. “Bizim başımıza gelmez, biz tanık bile olamayız” denilen trajedilerin ne kadar yakınımızda olduğu gerçeği ilgiyi artırdı.</p>
<p>Ailenin her bir ferdinin tedavi gerektirecek düzeyde batıl inançları, hurafe tutkuları ve paylaşılan psikozları ekrana yansıdı. İzleyicinin bildiği “sır”ra, ekrandaki karakterler bir türlü ikna edilemediği için izlenen her an “halimize şükür”, “bu kadarı da olmaz” replikleri izleyici hanesine yazıldı. Ne de olsa şükrettirmek televizyonun misyonudur.</p>
<p>Müge Anlı’nın izleyicinin diline tercüman olan, zaman zaman yargılayıcı, sinir krizinin eşiğine gelen ifadeleri izleyicinin tercümanı oldu. Ekran başındakiler “yürü be” refleksiyle sunucunun sorgusuna alkış tuttu. Elbette bu alkış sosyal medya etkileşimleri ile görünür hale geldi.</p>
<p>Esrarlı olayda fail izleyicinin gözünde bariz belliyken, kişinin ekranda ve ulaşılabilir olması da tahlil fırsatı doğurdu. Seri bir suç makinesinin nasıl göründüğü, nasıl konuştuğu, görünüşü, aksanı ve ifadeleri an be an analiz edildi. Katillerin, dolandırıcıların da bizim gibi insan olduğu gerçeği tokat gibi yüzümüze vurdu. Üstelik o hala aramızdaydı…</p>
<p>Elbette ailenin düşük eğitim ve ekonomik düzeyi neticesinde inanışları ve anlatımları da bir grubun olayı karikatürize etmesine neden oldu. Sürekli tekrarlanan “Büyük bir iftira, yalan söylüyor, ölüm susurluğu (süsü demeye çalışıyor) verdi, alakası yok” cümleleri fenomenleşti.</p>
<p>Programdaki Emine Tahnal’ın yeğeni Recep Tayyip’in yerine dil sürçmesi sonrası Cumhurbaşkanı’nın soyadını söylemesi, muhalifler arasında videoların yaygınlaşmasını hızlandırdı.</p>
<p>Tarafların birbirini koruması ve her şeyi inkar etmesi izleyiciyi sinir krizinin eşiğine taşırken, duygu veren her içeriğin ekranda karşılık bulması neticesinde öfke, üzüntü ve hayret reytingleri artırdı.</p>
<p>Olayın karmaşıklığı ve şemayı çözebilen izleyicilerin “bakın ben çok zekiyim” alt metinindeki paylaşımları kutuplaşan ülkemizdeki elitist bakışla birleşince Palu ailesi belli bir siyasi görüşün temsilcisi olarak yaftalandı. En çok paylaşılan mesajlar da aileye tepeden bakan, suçun ötesinde yalanı ve pişkinliği sorgulayan siyasi benzetmeli içerikler oldu.</p>
<p>Ailenin Netflix’e layık görülmesinden anlayacağınız üzere, dizi ve film gibi içeriklerle yeğlediğimiz kurgu hikayeler bu kez gerçeğe teslim oldu. Netflix ekranlarında yayınlanan ve “vasat” bulunan ilk Türk yapımı Hakan: Muhafız’ın ardından Türkiye topraklarında gerçekleşen trajedi Amerikan kanallarının gece yarısı korku hikayelerine taş çıkarttı. Muhafız hezimetinin ardından toprağımızın hikaye açısından zenginliğini göstereceğimiz olayın tamamen gerçek olması ile ülkemizin trajedisiydi.</p>
<p><strong>Palu Ailesinin Başına Ne Geldi? </strong></p>
<p>Hızlıca olaylardan bahsedecek olursak, Mehmet Ş. adlı yaşlı adamın kızı Hava Palu’nun çocuklarından Emine, Tuncer U. ile evleniyor. Hava hanımın diğer çocuklarından biri ise Meryem. O da Ahmet Tahnal ile evlenerek Recep Tayyip ve Melike adında iki çocuğa sahip oluyor. Meryem kocasının kendisini başka erkeklere sattığını iddia ederek eve döndüğünde (bu da ailenin iddiası) damat Ahmet öldürülüyor ve Hava’nın kocası Harun bey bu suçtan hapse giriyor. (Aslında silahta oğlu İsa’nın da parmak izi olduğu ve Harun’un suçu üstlendiği de iddialar arasında) Ahmet’in ölümünün ardından annesi Hava ve kardeşi Emine’nin yanına yerleşen Meryem ve çocuklarının trajedisi böyle başlıyor. Meryem ve kızı Melike 10 yıl önce kayboluyor, Meryem’in oğlu Recep Tayyip ise çocuk esirgeme kurumunda yetişiyor. Kayıpların öldürüldüğünden şüphelenirken, Recep’in yaşadığı teyzesi ve eniştesinin evinden kaçarak sokakta bayıldığı, çocuğun tecavüze ve darba maruz kaldığı belirleniyor. (defalarca aileye geri teslim edildikten sonra sosyal hizmetlerin korumasına alınıyor) Kayıp Meryem’in uyurken damat Tuncer’e tecavüz ettiği (aslında erkeğin kadına tecavüz ettiği ancak ifadede olayı çarpıttığı iddiası mevcut), Melike’nin de istismara maruz kaldığı için, içinde cin var diye inandırılarak, ispirto içirilerek öldürüldüğü 2011 yılındaki ifadelerde yer alıyor. (Bugün bu ifadeler komplo ve iftira olarak reddediliyor.) Kayıp öncesi, yine aynı evde yaşayan Emine ve Tuncer’in çocuklarından biri de kısa süreli kayboluyor. Bulunan çocuğun muayenesinde istismar izlerine ve vücudunda iğneye rastlanıyor. (Emine ve Tuncer’in çocukları da şu an devlet korumasında, iki çocukta da istismar izleri mevcut.) Ancak üç istismar dosyası (Emine’nin çocukları ve Meryem’in oğlu Recep’in dosyaları) bunca yıldır birleştirilmediği için aile içinde bir tutuklama olmamış. Ailenin damadı Tuncer, tüm bu olaylar olurken sahte hocalık yaparak insanları dolandırmış (iddialar ve ihbarlar bu yönde) Sahte hocanın tedavi gereği iğne kullandığı da iddia ediliyor. (Burada istismar şüphelisi olarak oklar damada çevriliyor) Yine aynı kişinin, ailenin 4 evini Ahmet’in ailesi kan parası ister diye üstüne geçirdiği ve aileyi evde büyüler, cinler var diye korkutarak evden çıkardığı, bu sayede evi sattığı iddia ediliyor. Aynı damat ailenin oğlu İsa ve kayınvalidesi Hava ile ailenin halasına senet imzalatarak evini almaya çalışmış (bu yüzden hapis yatmışlar), kadının darp edilmesi de kayıtlara geçmiş. Suçun suç üstüne olduğu aile, kızları ve torunlarının kaybından ise Ahmet’in ailesini sorumlu tutuyor. (Ahmet’in ailesi dedikleri ise Hava’nın kardeşleri, akraba evliliği mevcut) Tahnal ailesinin ise herhangi bir suç kaydı bulunmuyor, başta Hava, Emine ve Tuncer bu aileyi organ mafyası olmakla itham ediyor. Programda mafyaya dair bir kanıt bulunamazken, aile içinden yalnızca büyükbaba Mehmet Ş. sorumlunun damat Tuncer olduğu konusunda ısrar ediyor. Diğer aile üyeleri, Hava, Emine, İsa, Fatih tüm kanıtlara rağmen Tuncer’i savunuyor. Programda ortaya çıkan deliller sonucu Aile Bakanlığı devreye girerek ailenin psikolojik sorunlarının tedavisi ve Tuncer’in soruşturulması için öncü oldu. Emniyet’in programdaki ifadeleri baz alarak yaptığı kazılar sonucu Meryem’in gömüldüğü iddia edilen yerde kemik bulundu. Program Palu ailesini konu almaya devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/sherlock-out-muge-anli-in-palu-ailesi-gundemi-sarsti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dizilerde Kadınların Şiddet Dolu Dünyası: “Ben Hep Ezilmeye Mahkum Muyum?”</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/11/06/dizilerde-kadinlarin-siddet-dolu-dunyasi-ben-hep-ezilmeye-mahkum-muyum/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/11/06/dizilerde-kadinlarin-siddet-dolu-dunyasi-ben-hep-ezilmeye-mahkum-muyum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2018 08:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Dizilerde Kadınların Şiddet Dolu Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11256</guid>

					<description><![CDATA[Vizyona giren Müslüm filmi ile alevlenen kadına şiddet tartışmaları, ekrandaki acıların kadını karakterlere dek uzadı. Bir de gündeme ünlü isimlerin yer aldığı şiddet haberleri gelince, dizilerde kadına şiddet meselesine beraber bir parantez açalım istedim. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir röportajda yeni sezonda ekrana gelen 13 dizide cinsel şiddet içeren sahneler ve konular bulunduğuna dair bir eleştiri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vizyona giren Müslüm filmi ile alevlenen kadına şiddet tartışmaları, ekrandaki acıların kadını karakterlere dek uzadı. Bir de gündeme ünlü isimlerin yer aldığı şiddet haberleri gelince, dizilerde kadına şiddet meselesine beraber bir parantez açalım istedim. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir röportajda yeni sezonda ekrana gelen 13 dizide cinsel şiddet içeren sahneler ve konular bulunduğuna dair bir eleştiri mevcuttu. Evrensel Gazetesi’nin konuyla ilgili röportajını tebrik ederken, meseleye ekler yapmak da istiyorum.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11257" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458.jpg" alt="" width="810" height="458" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458.jpg 810w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458-300x170.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458-768x434.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458-696x394.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/2172379_810x458-743x420.jpg 743w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></a></p>
<p><strong>Türk Dizilerinde Kadın Karakterler </strong></p>
<p>Şiddet konusuna gelmeden, kadın karakterlerin dizilerdeki yeri hakkındaki tabloyu biraz daha aydınlatmak istiyorum. Tüsiad’ın 2018 yılında hazırladığı, 12 dizinin ve 161 karakterin analiz edildiği, “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” projesinin raporundan biraz bahsedelim. Rapora göre, şiddet ve tehdit gibi sahnelerin %72’sinde erkekler özne. Şiddet erkeğe has bir eylem olarak karşımıza çıkarken, örneklem olarak alınan dizilerde kadınlığa atfedilen iltifat ve aşağılamaların oranı büyük farkla kayda alınıyor. Rapor, kadınlığın erkek karakterlere atfedildiğinde baskın bir şekilde aşağılama, erkekliğin kadın karakterlere atfedildiğinde ise baskın bir şekilde iltifat olarak ortaya çıktığını gösteriyor. “Ağlama/hüzün” içeren sahnelerin %73 gibi bir çoğunlukla kadınlar için yazılmış olması, dizilerde kadının yerini daha net görmemize yardımcı oluyor. “İş içerikli” konuşma ve eylemlerin %82’si erkekler tarafından yapılıyor ve karşılığında “ev işi”nin %92 gibi büyük bir oranı kadınlara uygun görülüyor. Dizilerimizin son derece cinsel ayrımcı ve cinsiyetçi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ataerkil ideolojinin ürünü olan ve her karakterle bu yapıyı yeniden üreten diziler ile evlilik, aile, bekaret kutsanmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>Kadın Karakterler Şiddet Mağduru </strong></p>
<p>Dizilerdeki tüm kadın karakterler, neredeyse Türkiye’deki her kadın gibi fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor. Örneğin, Kadın dizisinde Pırıl’ın geçmişinde sevgilisi tarafından öldürülmek istendiği biliniyor, Sen Anlat Karadeniz’de Vedat dizideki neredeyse tüm kadınlara tek tek şiddet uyguluyor, Gülperi’de hem annenin hem de kızının tecavüz eylemi ile karşılaşması ekrana geliyor, Can Kırıkları’nın ana çatışması bir tecavüz olayıyla düğümleniyor, Elimi Bırakma’nın henüz ilk bölümlerinde Gönül’ün kocasından hunharca dayak yemesi ve sineye çekmesi ekrana geliyordu… Bunlar sadece bu sezon ekranda gördüğümüz kadına şiddet olaylarının birkaçı. Tümünü yazsak yazı biter.</p>
<p><strong>Şiddet Demek Reyting Demek mi? </strong></p>
<p>Kolaya kaçıp evet demeyeceğim, eğer öyle olsaydı Can Kırıkları dizisi final kararı almazdı. Şiddet tek başına bir reyting garantisi değil, ancak hikayeye açar sağlamada bir unsur. Şiddet ve cinsellik her zaman ilgi çeker, doğru… Yalnız hikayenin genel kurgusu işin tutup tutmayacağını belirler, şiddet içeren her iş tutsaydı, izleyiciye dramdan bileklerini kestirmeye aday olan geçen sezondaki Bir Mucize Olsun birkaç bölümde ekrana veda etmezdi.</p>
<p><strong>Herkes Şiddete Karşı, Peki Neden Dizilerde Şiddet Var? </strong></p>
<p>Dizilerin de toplumu muhafazakarlaştırma araçlarından biri olduğunu düşünür ve son yıllardaki yaptırımları ele alırsak tabloyu biraz daha net görebiliriz. Karakterler aşık olmakta özgür evet, yalnız neredeyse hiç öpüşemiyor, nikahsız sevişemiyorlar. Kadınlar zinhar aldatamıyor, eşcinsellik mümkün bile değil, uyuşturucu kullanmak özendirmek sayılıyor, alkol neredeyse yok, sigara zaten imkansız… Soyunamayan kadınlar, imkansız aşklar, kaslı erkekler, saf salak kadın karakterler, kahraman maçolar, aldatan erkekler, çocuğunu kollayan bacılar dizi dünyasının hapishanesinin daimi mevcutları. Dizilerde herhangi bir karakterin siyasi yönelimi, etnik kimliği, dini aidiyeti bilinmiyor. Aslında karakter değil tip izliyoruz. Dizi senaristlerinin ellerinin ne kadar bağlı olduğunu fark ediyorsunuz değil mi? Aşk-ı Memnu bugün sansürsüz yayınlanamıyor. Kadın tarafından aldatma söz konusu olduğunda herkes ayaklanırken, şiddet olduğunda maalesef tepki gelmiyor. Dizilerde şiddet, bu tepkisizlik sebebiyle hikayelerde iktidar kurma biçimi olarak kullanılıyor. Bu elbette meşruiyet sebebi olamaz, ancak madalyonun diğer yüzünden bakıldığında kutsal aile kurumunun içinde içselleştirildiği gözlenen şiddet, dizilerde de hikaye açmanın anahtarı oluyor. Diziler 150 dakika oldukça, bunca yasak tepeye bindikçe, şiddet sokakta meşru görüldükçe senarist de bunu yazıyor… Cinsellik baskılanınca şiddet ile ilgi çekilmeye çalışılıyor. Yalnız kadına şiddet değil, şiddetin uzantısı militarizm de dizilerde pompalandıkça pompalanıyor. Her kanalda üniformalı bir kahramanlık hikayesi mevcut. Elbette dönemsel politikalar da proje seçiminin önemli kıstası.</p>
<p><strong>Bir İktidar Kurma Biçimi Olarak Şiddet</strong></p>
<p>Maalesef, toplumdaki kadına şiddet olayları cezasız kaldıkça, beklenen tepki oluşmadıkça, dizilerde her şey yasaklanıp silahlar, şiddet, mafyatik ilişkiler meşru sayılınca dizilerin de hali bu oluyor. Kadınlar şiddet karşısında bir erkeğin desteği ile dizilerde hayata tutunuyor, zira tek başına hayata karşı durabilen kadın karakter sayımız da bir hayli az. (Kadın dizisini, İstanbullu Gelin’i, Ufak Tefek Cinayetler’i bu tür az ve güzel örnek içinde tutuyorum.) Türkiye’de de iktidar kurma biçimi şiddet olduğu için dizilerde de bunun tezahürü görülüyor. Silahlı saldırılar, bomba sesleri, meclisin yumruklu kavgaları, kadın cinayetleri… Sokakta cop, sopa ve gaza rastlanırken, evde kemer bir hegemonya kurma aracı haline geliyor. Kadına şiddeti bitirmek için çalışmak işte burada imkansızlaşıyor. Bir iktidar kurma biçimi olarak şiddet benimsendikçe, uygulayan el değişiyor ama şiddet örüntüsü gücü elinde tutanın bir diğerine uygulaması ile yeniden, yeniden üretiliyor.</p>
<p><strong>Ekranda Şiddet Yasaklanmalı mı? </strong></p>
<p>Dizilerdeki sorun şiddetin var olmasından ziyade, karakterlerin onunla kurduğu ilişki ve şiddetin ekrana geliş biçimi… Şiddete boyun eğmeyen ve ayakları üstünde durarak savaşan karakterler yerine, yine bir erkeğe sırtını yaslamaya mecbur görülen, tecavüz edenle evlenen, bunu bir iktidar göstergesi olarak benimseyen, bekaret ile kutsanan, annelik ile değer görebilen, ikincil rolü kabul eden, erkeğe hizmeti ödev bilen, ezilen kadınlar ekranda. Şiddet pornografisine varan görüntülerle silahlar, yumruklar ekrana geliyor. (Neyse ki kan blurlanıyor, yoksa şiddete özenirdik mazallah) Sorun da bu… Yoksa nasıl ekrandaki diğer yasakları eleştiriyorsam, şiddetin yasaklanmasını da eleştiriyorum. Olabilir, hikaye içinde elbette bunlar da yer alabilir. Ancak şiddetle kurulan ilişki bu şekilde olmamalı&#8230;</p>
<p>Hikayelerde erkeklerin kahramanlaştırılması “ataerkil ideoloji” için kaçınılmaz olduğundan şiddetin mağduru da elbette kadın karakter oluyor. Bekaret önemsendikçe, hikayelerde kadını kendine mecbur bırakmanın yolu tecavüz haline geliyor. Kutsal aile içinde kırılan kolun yeni içinde kaldıkça, dizilerde de aile birliği için şiddete boyun eğen kadınlar kutsallaşıyor. Hepsi bir kısır döngü gördüğünüz gibi, toplumda olan ekrana, ekranda olan topluma geçiyor. Denetim altında yaşanan sekssiz aşklar, alkolsüz eğlenceler, uyuşturucusuz serserilikler ideal aile ve toplum düzeni için örneklenmeye çalışılırken, şiddetin su yüzüne çıktığı hikayeler alıyor başını gidiyor. Kadının yeri evi, çocuklarının başı oldukça, erkeğin rolüne evin direkliği yakıştırıldıkça, kadını özgürleştiren değil yalnız aileyi kutsallaştıran zihniyet toplumda karşılık buldukça bu devran böyle sürer. Baştaki soruya dönersek, maalesef kadın kardeşim, görünen o ki sen daha çok ezilmeye mahkumsun…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/11/06/dizilerde-kadinlarin-siddet-dolu-dunyasi-ben-hep-ezilmeye-mahkum-muyum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Ses Türkiye’de Yeni Jüri Dönemi: Yetiş Bacım!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/09/22/o-ses-turkiyede-yeni-juri-donemi-yetis-bacim/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/09/22/o-ses-turkiyede-yeni-juri-donemi-yetis-bacim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Sep 2018 06:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[O Ses Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Sayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10195</guid>

					<description><![CDATA[O Ses Türkiye’de yeni sezon hazırlıkları sürüyor. Ben bu yazıyı hazırlarken yeni jüri üyelerinin Seda Sayan ve Hayko Cepkin olacağı konusunda dedikodular almış başını gitmiş durumda. Zaten Beyaz’ın jüri olacağı biliniyordu. Anlaşılan bu sene O Ses ciddi bir revizyonla ekranda olacak. Seda Sayan, Jüri Koltuğu İçin Doğru Seçim mi? Öncelikle en çok tartışma yaratan ismi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>O Ses Türkiye’de yeni sezon hazırlıkları sürüyor. Ben bu yazıyı hazırlarken yeni jüri üyelerinin Seda Sayan ve Hayko Cepkin olacağı konusunda dedikodular almış başını gitmiş durumda. Zaten Beyaz’ın jüri olacağı biliniyordu. Anlaşılan bu sene O Ses ciddi bir revizyonla ekranda olacak.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/2019-o-ses-tuurkiye-beyazit-ozturk.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10196" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/2019-o-ses-tuurkiye-beyazit-ozturk.jpg" alt="" width="648" height="333" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/2019-o-ses-tuurkiye-beyazit-ozturk.jpg 648w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/2019-o-ses-tuurkiye-beyazit-ozturk-300x154.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 648px) 100vw, 648px" /></a></p>
<p><strong>Seda Sayan, Jüri Koltuğu İçin Doğru Seçim mi? </strong></p>
<p>Öncelikle en çok tartışma yaratan ismi incelemek istiyorum. Seda Sayan gazino kültürünü iliklerine dek hisseden, Türkiye televizyonculuğunun gündüz kuşağının ritmini 9 8’e çeviren, kocaları ile magazin hafızamızda yer eden, dilinden düşürmediği nidaları, ani atarları ve bir anda gelen oynama hissi ile akıllarımıza kazınan bir isim. Kibariye ile yaşadığı bodrum katındaki evinden assolistliğe, dizi oyunculuğuna, reklamlara ve sunuculuğa uzanan kariyerinde birçok virajı başarıyla alan Seda Sayan’ın O Ses Türkiye için ne kadar doğru seçim olduğu günlerdir tartışılıyor. Seda Sayan’ın neden seçildiğini yorumlamadan sonuca varmak elbette anlamsız.</p>
<p><strong>TV8, Kadınlara Göz Kırpıyor</strong></p>
<p>TV8 bu yıl kısa bir aradan sonra yeniden dizi yayınlamaya başlıyor. Malumunuz önceki denemelerde istediği başarıyı elde edememişti. Geçtiğimiz yıl da O Ses Türkiye, ilk elemelerin ardından reytinglerinde ciddi bir düşüş ile karşılaşmış, diziler ile rekabette özellikle düello bölümlerinde bayrak yarışının gerisinde kalmıştı. Geniş çerçeveden bakarsak TV8, dizilere karşı bu yıl yenilmemenin peşinde. Hatta kendi dizileri ile yeni izleyiciler de edinmek için çaba sarf edecek. Yemekteyiz de başarılı olana kadar aynı sorun TV8’in gündüz kuşağında da vardı hatırlarsınız. Peki başa dönelim, dizileri izleyenler, seçenler kimler? Kadınlar. Yani TV8’in şu an ulaşması gereken kitle prime time’da ekran başında olan kadın izleyici, hem de reyting ölçümlerinde yüksek paya sahip total kadın izleyici. (dipnot: AB grubunun ölçümlerdeki payı zaten düşük, bir de son yıllarda örneklem seçiminde eğitim ve gelir kıstasları artırılarak tüketim geri kaldı, sermaye el değiştirdiği ve eğitim oranı da ülkemizde yükseldiği için AB de 10 yıl öncenin AB’si değil. İzleyici zevkleri eskiye nazaran total’e daha yakın malumunuz.)</p>
<p><strong>Seda Sayan, Kadın İzleyiciyi Tavlayabilir mi? </strong></p>
<p>Seda Sayan ülkemizde kadınları yönlendiren nadir ikonlardan biri. Öyle ki geçtiğimiz yıllarda yüzü olduğu kola firmasının pazar payını tarihinde en çok artıran kampanyaya imza atmıştı. Market reklamlarında kadınlara indirim müjdeleyen tek ünlü kimdi dersiniz? Peki kendi jenerasyonundan hiçbir kadın sanatçı onun kadar reklam yüzü olmadı desem inanır mısınız? Güven anketlerinde de başı çekenlerden biridir. Elbette vergi rekortmenliği listelerinde de… Yani ister inanın ister inanmayın Seda Sayan, medya sektöründe bir şarkıcıdan çok daha fazlası…</p>
<p>Son zamanlarda gündüz programları neden tutmadı derseniz ona da bir parantez açmak isterim. Gündüz kuşağında Seda Sayan’ın eğlence odaklı formatı geride kaldı. Günümüzde reality dramları prim yapıyor, star sunucular yerini star acılara bıraktı. Seda Sayan yalnız birkaç sezon önce reyting yarışında hiç de fena olmadığı evlendirme formatının ardından eğlenceye geçerek hata yaptı. Dram pompalanan programlara devam etse veya adıyla özdeşleşen Yetiş Bacım’ı sabah kuşağına taşısa emin olun çok daha başarılı olurdu. O Ses’in kadın izleyiciye dokunması için Seda Sayan bence doğru bir seçim. Başarılı olur mu göreceğiz. Elbette jüri ile sinerjisi soru işareti, Acun Ilıcalı’nın sunucu olmama ihtimali de göz önüne alındığında programın başarısında birçok farklı kıstasın olacağı da aşikar. Yalnız denemeye değecek bir risk mi, evet.</p>
<p><strong>Seda Sayan Yeniden Solistliğin Peşinde</strong></p>
<p>Tüm bu bilgilerin ışığında Seda Sayan’ın O Ses Türkiye’den alacaklarına da değinmekte fayda var. 90’lı yıllara damga vuran ve pop türüne en yakın şarkısı Ah Geceler’i yeniden yorumlayan, estetisyenini değiştirerek imajını tazeleyen Seda Sayan da belli ki gençlere ulaşmak istiyor. Gençler tanıyor derseniz yanılıyorsunuz, zira sosyal medyada hakkında yapılan en yaygın yorumlar “Seda Sayan’ın sesi” üzerine. Genç kesim onu bir şov yıldızı olarak tanıyor ve assolist kimliği şovunun gerisinde kalıyor. Seda Sayan da O Ses sayesinde sesini ispatlayarak genç kuşağı yakalamaya çabalayacak. Kısaca O Ses için kadın izleyici mıknatısı olması beklenen Seda Sayan da programın gençlerine kendini yeniden tanıtacak. Bu nedenle Seda bacımızın da ekranda gündüz kuşağındaki kadırgalı tavırlarından biraz olsun ödün vereceğini düşünüyorum. Daha taze bir imaj, tavır ve solistliğini öne çıkaracak yorumlarla Seda Sayan, O Ses Türkiye’de olacak göreceğiz.</p>
<p><strong>Hayko Cepkin’i Nasıl Bilirsiniz? </strong></p>
<p>Türkiye’de herhalde en önyargılı yaklaşılan ünlülerden biridir Hayko Cepkin. Ne başkası zannedilip twitter’da hakaret edilmediği kaldı, ne fiziksel görüntüsü üzerinden saçma sapan muhabbetlere meze edilmediği ne de ismi üzerinden kimlik tartışmalarının açılmadığı… Başarısı, yeteneği ve tarzı ile rock müzikte yeni bir sayfa açan Cepkin, aslında birçok farklı tarzı başarıyla icra ediyor. Zamanında ilahi söylediği albümde yaşanan şok bile olası jüri üyeliğinde yaşanacakların fragmanı gibi. Gökhan Özoğuz’da yaşanan şaşkınlık eminim Hayko Cepkin tanındıkça da görülecektir. Umarım havadisler gerçektir ve Hayko Cepkin’in neşesini, müziğini ve yeteneğini O Ses Türkiye’de görürüz. Görürüz de önyargıları yerle bir edecek yeni bir sürece tanık oluruz.</p>
<p>İyi seyirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/09/22/o-ses-turkiyede-yeni-juri-donemi-yetis-bacim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TRT’nin Kore Uyarlaması Dizisi Elimi Bırakma</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/08/22/trtnin-kore-uyarlamasi-dizisi-elimi-birakma/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/08/22/trtnin-kore-uyarlamasi-dizisi-elimi-birakma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Aug 2018 06:27:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[Elimi Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9969</guid>

					<description><![CDATA[Elimi Bırakma dizisi her Pazar akşamı TRT1 ekranlarında izleyicilerle buluşuyor. İzleyicinin henüz birkaç haftadır tanıdığı bu dizi, televizyonun mutfağında olan birçok kişinin aşina olduğu bir proje aslında. Son 3 senedir farklı senaristlerden bu dizinin uyarlanmak istendiğini duyuyordum, hatta geçen yıl büyük bir yapım şirketinde “O iş çok kanala gitti, yatırım devri geçti” cümlelerini bile duymuştum. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elimi Bırakma dizisi her Pazar akşamı TRT1 ekranlarında izleyicilerle buluşuyor. İzleyicinin henüz birkaç haftadır tanıdığı bu dizi, televizyonun mutfağında olan birçok kişinin aşina olduğu bir proje aslında.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/elimibirakma-dizi3-642x320.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9971" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/elimibirakma-dizi3-642x320.jpg" alt="" width="642" height="320" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/elimibirakma-dizi3-642x320.jpg 642w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/elimibirakma-dizi3-642x320-300x150.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/08/elimibirakma-dizi3-642x320-324x160.jpg 324w" sizes="auto, (max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a></p>
<p>Son 3 senedir farklı senaristlerden bu dizinin uyarlanmak istendiğini duyuyordum, hatta geçen yıl büyük bir yapım şirketinde “O iş çok kanala gitti, yatırım devri geçti” cümlelerini bile duymuştum. Yani bu projenin birçok yapımcının, kanalın kapısından döndüğü hep konuşuldu. Ne kadarı doğru ne kadarı dedikodu bilemiyorum. Yalnız Kore aslı Shining Inheritance’ı izlediğimden beri ben de “Bu dizi uyarlanmalı” diyenlerdenim. O nedenle Elimi Bırakma’nın Shining Inheritance uyarlaması olduğunu duyduğumdan beri “Sonunda” nidaları ile sevincimi ilan ediyorum.</p>
<p><strong>Hayatın İçinden Bir Hikaye </strong></p>
<p>Dizinin başrollerini Alina Boz, Alp Navruz, Dolunay Soysert ve Seray Gözler paylaşıyor. Genç bir kızın babasının ölümü ile dağılan hayatını yeniden kurma çabası ele alınırken yolunun kesiştiği atarlı oğlan Cenk ile gönül maceraları merkezde. Ancak Cenk’in babaannesi olan (kız bunu bilmiyor) Feride de bir şekilde kızla tanışıyor ve onun hayatını değiştiriyor. Babaanne ve genç kız (Azra) arasında aile ilişkisi eski Türk filmleri tadında sahnelere ev sahipliği yapıyor. Modern hayatın koşuşturması ve zenginliğin rahatı içinde aile olmayı unutan bir ailenin, alacağı hayat dersinin fragmanı ilk bölümlerde izlediğimiz. Babaanne Feride yaylım ateşine hazırlanıyor anlayacağınız. Dizinin orijnalini izleyenler Kore’deki prodüksiyonu çok zayıf, karakterleri karikatür, sahnelerin bazılarını anlamsız bulacaktır eminim. Birçok noktada çok çok daha iyi Kore dizileri izlemiş olsak da Shining Inheritance bize çok güçlü ve hayatın içinden bir çıkış noktası bağışlıyor. Bu da diziyi uyarlanmaya değer kılıyor.</p>
<p><strong>Styling Şimdi Gülay Kuriş’e Emanet </strong></p>
<p>Dizinin hikayesindeki ışığı gören ve uyarlamaya layık bulan Üs Film’i ve TRT’yi ayrıca tebrik ediyorum. Dizinin senaryosunu ise daha önce birçok projede adlarını gördüğümüz Nilüfer Aydın ve Volkan Yazıcı üstleniyor, yönetmen koltuğunda Sadullah Çelen var. Dizinin ilk bölümünü izlediğimde gözüme en çok batan sorun kostümlerdi. Styling ve kostüm seçimi Elimi Bırakma’nın zayıf noktasıydı. Yapım da böyle düşünmüş olacak ki 3. Bölüm itibarıyla styling Gülay Kuriş’e emanet edildi. Gülay Kuriş’in tecrübesi ile farkını hemen hissettirdiğini belirtmem gerek.</p>
<p><strong>Kültürel ve Dini Muhafazakarlık Kol Kola </strong></p>
<p>TRT’de yayınlanması dolayısıyla, dönem hassasiyetleri gereği isteniyor olabilir ancak babaanneyi her bölüm türbede, seccade üstünde görmek “neden” diye sormama engel olmuyor. O sahneler biraz eğreti duruyor. Kadının başındaki örtü, dilindeki kelimeler, hayırseverlik girişimleri zaten iyi bir insan olduğu ve inancı konusunda karakterin altını doldurabilecek done veriyor. İnancı bu kadar göze sokmak tempo için yıpratıcı olabilir. Hikaye genel temasına bakıldığında bireyselleşen dünyada gelenekleri ve geleneksel aileyi koruma misyonu ile zaten muhafazakar. Kültürel muhafazakarlığı dini muhafazakarlıkla beslemek hikayeye ne kadar yarar emin değilim. Hatta göze batacağından eminim.</p>
<p><strong>Motivasyona İhtiyacımız Var </strong></p>
<p>Diyaloglar ilk iki bölümde çok daha samimi ve esprili gelse de, sonraki bölümlerde dil biraz daha sadeleşti. Yine de yoğun dizi temposu içinde beklentiyi karşılıyor ama ilk iki bölümdeki hafif esprili atışmaları biraz daha artırmak dizinin dramatik yoğunluğuna motivasyon katacak ve biraz nefes aldıracaktır diye düşünüyorum. Kore dizisinin çok daha kısa olduğu göz önüne alındığında bölüm hikayesi açmak bir hayli zor olsa da, umarım hikaye sünmeden ilerleyen bölümlerde de akıcılık korunur. Zira 4. Bölümü izlerken zaman zaman dizinin temposu konusunda soru işaretleri edindim. Senaryo üzerine son bir not daha eklemek istiyorum. Dizide kadına şiddet konusunda sahnelerin gösterilmemesi, sosyal politikaları destekleyen bir tercihken, kocasından şiddet gören karakterin bu eylemi kısmen meşrulaştıran kabullenişi konudaki hassasiyeti sorgulamama neden oldu. “Elleri kırılsın” bedduası her gün kadınların öldüğü bir coğrafyada, devlet kanalında yayınlanan bir işte sağlam bir duruş olarak görülemez. Umarım bu tavır ilerleyen bölümlerde bir isyana dönüşür. Yoksa bu dipnotların iç açıcı olmadığı aşikar.</p>
<p><strong>Bu Dizinin Yıldızı Kim? </strong></p>
<p>Sevgili okurlar, Kore versiyonunu da izlemiş, yani dizinin devam hikayesini de bilen biri olarak Elimi Bırakma’nın yıldız karakterinin Sumru olduğunu düşünüyorum. Dolunay Soysert de o üvey anne kumaşını üzerine öyle bir giymiş ki, Urfalıyam Ezelden’deki karakteri gibi bu da izleyici zihninde başarılı oyuncunun adıyla iz bırakacak eminim. Oyuncunun ayağı kırıkken bile sete devam ettiği de haberlerde yer aldı, işini yaptığı için birini tebrik etmeyi zul görsem de, bu karakterle yine çok çok beğendiğim Dolunay Soysert’e bravo demekten kendimi alamıyorum.</p>
<p>Elimi Bırakma için ilk izlenim notlarım bu kadar, umarım dizinin ömrü uzun olur daha birçok kez bu köşede konuk ederim. İyi seyirler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gizem Kaboğlu</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/08/22/trtnin-kore-uyarlamasi-dizisi-elimi-birakma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nereye gitti bu yaz dizileri?</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/07/19/nereye-gitti-bu-yaz-dizileri/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/07/19/nereye-gitti-bu-yaz-dizileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jul 2018 06:55:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaz dizileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9446</guid>

					<description><![CDATA[Bu yaz yaz dizilerine hasret kaldık. Yaz dizileri başlamak bilmedi, başlayanların sayısı geçen yılların yarısını bulmadı. Geçtiğimiz yıllarda ekran romantik komedilerle dolardı. Ne oldu peki? Merak edenlere ufak notlar paylaşmak istiyorum. Son yıllarda dizi maliyetleri öyle bir yükseldi ki, reklam gelirleri artık dizileri karşılayamaz hale geldi. Yurt dışına satış bir diğer odak oldu ama Fatih [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yaz yaz dizilerine hasret kaldık. Yaz dizileri başlamak bilmedi, başlayanların sayısı geçen yılların yarısını bulmadı. Geçtiğimiz yıllarda ekran romantik komedilerle dolardı. Ne oldu peki? Merak edenlere ufak notlar paylaşmak istiyorum.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9447" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-1024x597.png" alt="" width="696" height="406" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-1024x597.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-300x175.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-768x448.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-696x406.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-1068x623.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt-720x420.png 720w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/07/trt.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Son yıllarda dizi maliyetleri öyle bir yükseldi ki, reklam gelirleri artık dizileri karşılayamaz hale geldi. Yurt dışına satış bir diğer odak oldu ama Fatih gibi büyük bütçeli işler batıp, az sayıda bölüm elde kalınca hayaller suya düştü. TV piyasası ekonomik olarak karlılık oranını ciddi oranda kaybetti.</p>
<p>Ekranda 4-5 yılda bir dizi trendi son bulur yerini reality showlar alır. Sinüs ritmi misali tekrarlanan bu döngü 2000’lerin TV yayıncılığının yol haritasıdır. Geçtiğimiz yılların programlarını, dizilerini şöyle bir gözden geçirirseniz bu tespitin şaşmadığını görebilirsiniz. Fark ettiğiniz üzere ekranda reality show patlaması bu yaza denk düştü. Yapımcılar, kanallar, halihazırda daha az TV izlenen yaz sezonunda bir de daha düşük maliyetli bu programlara yöneldi. Yeni sezonda da realitynin ağırlığını göreceğiz demedi demeyin…</p>
<p>Bu yaz özelinde de değişiklikler yok muydu? Vardı. Efendim seçim dönemlerinden ilk etkilenen sektör hep televizyondur. Büyük paraların döndüğü, reklam gelirine bağlı olan kanallar, seçimler geçene kadar “genellikle” sipariş, yapımcılar da risk almaz. Zira malumunuz seçimlerin sonuçları ülke iklimini ve yayıncılığı değiştirebilir. Yaz dizilerinin anlaşması en geç yıl sonu itibarıyla ve Ocak başında yapılmış oluyor. Seçimler de yaz ekranları için büyük yatırım olmamasında bir diğer nedendi. Ramazan zaten dizi takvimini bir miktar ileri atmıştı, seçim de gelince planlanan takvim iyice kaydı.</p>
<p>İzleyicilerin kiminden haberi oldu, kimi sektör dedikodusu halinde kulaktan kulağa fısıldandı ancak bu yıl art arda neredeyse kanalların drama ekipleri değişti. Kanal D ve Fox el değiştirirken ve kadrolar güncellenirken, birçok kanalın da drama ekiplerinde yenilikler yapıldı.</p>
<p>“İyi de her kanalda neredeyse aynı format” diye yakınıyorsanız o da tesadüf değil efendim. Televizyon formatlarına dair her şeyin “farklılaştıkça aynılaştığına” dair eleştiri yine yerini buluyor. Zamanında Beren Saat’i, Engin Akyürek’i, Burcu Biricik’i bizlere kazandıran Türkiye’nin Yıldızları ve Artiz mektebi gibi sahne üstü oyunculuk yarışmaları bu yaz geri döndü. Neden? Maliyet ucuz.. Şarkı yarışmalarından ikrah gelinde, bir de oyunculara bakalım dendi. Ekranda da lokomotif oyuncu devrinin bittiği de aşikar, yeni yüzler bulalım ucuza oynatalım mantığı ile bir deneme yapılıyor. Skeç programları da cabası…</p>
<p>Yaz ayrındaki tablo aslında gelecek yılın bir sinyali. Bu sezon ekranda daha çok reality show görmeye devam edeceğiz. Çocukların başrolde olduğu Çocuktan Al Haberi gibi formatlar değişerek ekranda yer bulacak, ilk örneğin adını duyduk bile, Kanal D “çok tatlı” ile çocukları ekrana taşımaya hazırlanıyor. Yarışmalarla farklılaşacak programın yanında magazin masaları de kurulmaya devam edecek. Magazin programlarında özlediğimiz kaliteyi geri döndüreceğini umduğum İkinci Sayfa, Teve 2’de sezonu açacağını duyurdu. Şaka programları artmaya devam ediyor, edecek. Enir Arıkan ve Şahin Irmak da TV8’in şaka programı kadrosunu dolduracak. Eylül’de birbirinin aynı daha birçok program ekrana gelecek, reality showlar televizyonda kar getirecek yeni bir çözüm bulunana kadar kanalları adeta işgal edecek, şimdiden sabrınız bol olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/07/19/nereye-gitti-bu-yaz-dizileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Anlat Karadeniz, anlat da bin düşün bir anlat</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/sen-anlat-karadeniz-anlat-da-bin-dusun-bir-anlat/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/sen-anlat-karadeniz-anlat-da-bin-dusun-bir-anlat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 09:56:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Anlat Karadeniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11066</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde ekrana gelen Sen Anlat Karadeniz henüz ilk bölümüyle reyting sıralamasında üst sıralara yerleşeceğinin sinyallerini verirken bir yandan da eleştirilerin odağında yer aldı. Kadına şiddetin altını çizeceği belirtilen proje şiddet içeren sahneleri ve karakter özellikleri ile eleştiri oklarının hedefi oldu. Diziye genel çerçevede bakarak biraz üstüne düşünelim istiyorum. Genel olarak dizinin konusu şöyle: “Nefes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde ekrana gelen Sen Anlat Karadeniz henüz ilk bölümüyle reyting sıralamasında üst sıralara yerleşeceğinin sinyallerini verirken bir yandan da eleştirilerin odağında yer aldı. Kadına şiddetin altını çizeceği belirtilen proje şiddet içeren sahneleri ve karakter özellikleri ile eleştiri oklarının hedefi oldu. Diziye genel çerçevede bakarak biraz üstüne düşünelim istiyorum. Genel olarak dizinin konusu şöyle: “Nefes ve Tahir&#8217;in imkansız aşkını konu alan dizide, geçmişte para karşılığı satıldığı adamın zulmünden kaçıp çocuğuyla birlikte Karadeniz&#8217;e sığınan Nefes&#8217;le, onu koruduğu için ailesinin büyük tepkisiyle karşılaşan Tahir&#8217;in hikayesine yer veriliyor.”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11068 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-210x300.jpg 210w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-768x1097.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-717x1024.jpg 717w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-696x994.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz-294x420.jpg 294w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Sen-Anlat-Karadeniz.jpg 840w" sizes="auto, (max-width: 210px) 100vw, 210px" /></a></p>
<p>Dizinin Komedisi de Dramı Kadar Cömert</p>
<p>Sen Anlat Karadeniz, dram ağırlığı kadar komedi unsurlarıyla da ilk bölümden dikkat çekti. Eli yüzü düzgün, ilk bakışta seyri keyifli bir iş. Dizinin senaristleri son olarak Ver Elini Aşk’ta kalemine şahit olduğumuz Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem. O dizide de diyaloglara bayılmıştım, henüz Karadeniz kültürüne ait özgün çok fazla deyiş duyamasak da ilerleyen bölümlerde bu eksiklerinde kapanacağını umut ediyorum. Ver Elini Aşk’ta Antep kültürüne doymuştuk zira… Şiddet gören kadının, kendisini zorla eve kapatan adamla evlenmemiş olması ve bunu anlatırken “Bana bir tek orada fikrimi sordular” dediği sahne muazzamdı. Bu sapkın birlikteliği evlilikle sözde meşrulaştırmadıkları için teşekkürü borç biliyorum. Dizide sorunlu mesajlar yok mu, tabii ki var, onlara birazdan geleceğim. Öncesinde mizansenlerin oldukça sıcak olduğunun, ailenin gerçekliğinin izleyiciye geçtiğinin altını çizmek istiyorum. İç karartan motivasyondan yoksun dramların arasında komedisi de gözyaşı kadar cömert dizinin, özlemiştik.</p>
<p>Öykü Gürman’ın Başına Talih Kuşu Konmuş</p>
<p>Dizinin o tartışılan sahnelerine gelmeden belirtmem gerek Öykü Gürman’ın canlandırdığı Asiye Kaleli karakteri fenomenleşecek şimdiden belli. Sinan Tuzcu ile partner olan Öykü Gürman henüz oyunculuğu ile partnerine yetişmeye çalışıyor olsa da enerjisi ve rolün kalibresi ile izleyicinin gönlünü kazanacak hiç şüphem yok. Rol o kadar keyifli ki, “Gürman’ın başına talih kuşu konmuş” demekten kendimi alamıyorum. Dizinin kare ası ile Mehmet Ali Nuroğlu, ne yalan söyleyeyim ekranda görmeyi özlemişim. Son sahnede ağzından salyalar saçarak öfkelendiği anlar dizinin en etkileyici performanslarını sundu. Alkışlar…</p>
<p>Biraz da Madalyonun Öteki Yüzüne Bakalım</p>
<p>Dizi için “erkek şiddet uyguladı ve o sahneler ekrana geldi” eleştirisi sıklıkla yapıldı, ben konunun çerçevesini biraz daha genişletmek istiyorum. Asıl sorunun şiddetin gösteriminin yanı sıra karakterle beraber şiddeti dışsallaştırmamız olduğunu düşünüyorum. Mehmet Ali Nuroğlu’nun başarıyla canlandırdığı Vedat Sayar karakteri tam bir psikopat olarak karşımızda. Kadını ve çocuğunu eve kapatan, kendisini istemeyen bir kadını rehin alan, korumalarla onu hapseden, sürekli şiddet uygulayan, kıskanç, takıntılı, uzun süre bu işkenceleri sürdürecek kadar saplantılı ve “sorunlu” bir karakter Vedat. Aslına bakarsanız dizide karakterler o kadar siyah ve beyaz ki, Vedat’ın dizide şeytani bir boyutta ele alındığını söylemem yanlış olmayacaktır. Vedat insani tüm bağlardan kopmuş, silah çeken, gözünü kırpmadan birine zarar veren gerçekten uzak bir karakter. “Her evde yaşanan şiddet” olaylarını ekrana taşıyacağı vaadiyle tanıtımları yapılan dizinin, ana karakterini bu kadar normalin uzağında şekillendirilmesinin dikkat çekici olduğunu düşünüyorum. Yıllarca “Trafik canavarı”, “enflasyon canavarı” tanımlamalarıyla dışarıya atfettiğimiz kötülüklerin üstesinden gelmenin asıl yolunun onların içimizde olduğunun vurgulanması olduğunu düşünüyorum. Siyah veya beyaz değil gri olduğumuzu, o canavarların içimizde yaşadığını kabullendiğimizde şiddete karşı rehabilite edici yöntemlerin geliştirilebileceğinden eminim. Özetle dizi misyonunu yerine getirir, şiddete karşı bir ünlem koyabilir mi derseniz, maalesef sanmıyorum.</p>
<p>Şiddet Sahneleri Can Acıttı</p>
<p>Üstelik dizide erkeğin kadının parmaklarını kırdığı bir sahne oldukça dramatik görüntülerle ekrana geldi. İlgi uyandırır, reyting getirir mi derseniz elbette şiddetin ekranda çekici olduğundan şüphe bile duyamayız ama içimiz cız etmedi desem yalan olur. Televizyonun eğitici, öğretici bir misyonu yok. Her türlü yasağa da baştan karşıyım, kamu spotu gibi diziler izlememiz anlamsız. Ancak her yıl binlerce insanın zarar gördüğü şiddet konusunda, şiddetin karşısında durulacağının ilanıyla hazırlanan bir dizide bu kadar alenen şiddetten nemalanılması da “yazık” dedirtti. Aslında ilan edilenin tam tersine hizmet edebilecek o şiddet sahneleri yalnız dizideki Nefes karakterinin değil, hepimizin canını acıttı.</p>
<p>Erkek Himayesinde Özgürleşen Kadın</p>
<p>Kadın ve erkek cinsiyet rollerinin altının çizildiği dizide, Vedat’ın zulmünden kaçan Nefes’in Karadenizli bir ailenin yanına sığınmasına tanık olduk. Ailenin cevvalliği ile “deli” addedilen oğlu Tahir Kaleli’nin genç kadına ilgisi tavrından belli olurken sahiplenici maço tavırları da ekrana geldi. Kadınla konuşmak için onu pazar yerinden kolundan çekerek götürmesi, sürekli emir kipi ile konuşması, adamlık ve Karadenizlilik üzerine ahkamları dikkat çekiciydi. Nefes de belli ki ilerleyen bölümlerde adamın bu tavırlarından etkilenecek. Etkilenecek de, insanın da sorası geliyor. Yahu kadın korunup kollanacak, daha aciz bir canlı olarak başka nasıl çizilebilirdi acaba? Belli dikbaşlı yapılmaya çalışılmış ama eli kolu bağlanmış karakterin, ne olurdu kadını biraz daha ayakları yere basan bir halde görseydik? Kadının zulümden kurtulması illa başka bir erkeğin himayesiyle mi mümkün canım izleyici? “Ben özgürüm” nidaları atan kadının yanında ilk andan itibaren bir adamın gölgesi mi olmalı? Tabii ki bu bir dizi, elbette aşk da olacak… O kadın kolundan çekiştirilmese, Tahir emir kipi ile konuşmasa ne eksilirdi aşktan? Karadenizli cevval adam bu kadın ile deliliğinden kendini azletse, kadınla beraber o da sıkışıp kaldığı “erkek adam”lık kimliğinden biraz olsun soyutlansa ne olurdu? Hele bir de bu adamın henüz ilk bölümden kadından hoşlandığının belli olması itici değil mi? Alt metinleri okuduğumuzda çok tehlikeli mesajlar çıkıyor, hele ki her gün kadınlarımızı kurban verdiğimiz şiddet hayatımızın ortasındayken…</p>
<p>Gelelim diziyle ilgili ufak notlara. Ağız kullanılan dizilerin en büyük sorunu oyuncuların her birinin başka bir ağız ile konuşması elbette. Sen Anlat Karadeniz’de de öyle… Herkes İstanbul ağzıyla konuşsa bile bu karmaşadan daha iyi olacak gibi geliyor bana. Bir de greenboxlı final sahnesi olmasaydı keşke… Karadeniz’in mükemmel manzarasını evlerimize getiren Osman Sınav ve Emre Kabakuşak imzasıyla beklenti yükselten dizinin ilerleyen bölümlerde mesajlarına da biraz daha dikkat edilmesini umuyorum. Yolun açık olsun Sen Anlat Karadeniz… Anlat da bin düşün bir anlat ne olur…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gizem Kaboğlu – CineDergi Şubat 2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/sen-anlat-karadeniz-anlat-da-bin-dusun-bir-anlat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün Can Manay gibi su içtin mi sayın izleyici? Fi&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/bugun-can-manay-gibi-su-ictin-mi-sayin-izleyici-fi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/bugun-can-manay-gibi-su-ictin-mi-sayin-izleyici-fi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2017 08:30:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Can Manay]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10322</guid>

					<description><![CDATA[Fi dizisi kısa sürede edindiği “tıklanma” oranlarının yanı sıra, sosyal medya etkileşimleri ile de gündem oldu. Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Ozan Güven, Berrak Tüzünataç gibi isimleri buluşturan proje geçtiğimiz yılların en çok satan serilerinden Fi, Pi ve Çi’den uyarlanarak Doğuş grubunun online platformu Puhutv.com’da gösterilmeye başlandı. Ay Yapım tarafından projelendirilen dizi, senarist Nükhet Bıçakçı’nın kaleminden, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fi dizisi kısa sürede edindiği “tıklanma” oranlarının yanı sıra, sosyal medya etkileşimleri ile de gündem oldu. Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Ozan Güven, Berrak Tüzünataç gibi isimleri buluşturan proje geçtiğimiz yılların en çok satan serilerinden Fi, Pi ve Çi’den uyarlanarak Doğuş grubunun online platformu Puhutv.com’da gösterilmeye başlandı. Ay Yapım tarafından projelendirilen dizi, senarist Nükhet Bıçakçı’nın kaleminden, yönetmek Mert Baykal’ın gözünden izleyicilerle buluşmaya başladı.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10323" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1-746x420.jpg 746w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/16x9_fi1.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p><strong>Fi’nin Farkı Ne?</strong></p>
<p>Tahminimce orta ve orta üst sınıf izleyicinin ilgisine mahir olan Fi hakkında konuşulanlara özellikle kulak kesilerek, izleyicilerini, hedef kitlesini soru yağmuruna tutarak dizinin izleyiciye ne verdiğini, izleyicinin ne bulduğunu düşünüyorum uzun zamandır. Fark ettiklerimi de notlar halinde sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle internetin özgür dünyasından kaynaklanan “sansürsüzlük” Fi’nin cezbedici temel noktasını oluşturuyor. O sansürsüzlüğün bile otosansür içinde gerçekleştiği dizinin göreceli cesaretinden belli oluyor o ayrı. Dizinin henüz ilk bölüm, ilk sahnesinde sigara içerek kadraja giren Can Manay son yıllarda bastırılan, meşru görülmeyen alışkanlıkların, yaşam tarzlarının izleyiciye vadedildiğinin sinyallerini veriyor. Ekran önce sevişmenin, ardından öpüşmenin, şimdilerde neredeyse el ele tutuşmanın yasaklandığı bir mecra haline gelirken, Fi’yi “aranan kan bulundu” çığlıklarının karşılığı olarak görüyorum. Sevişerek üreyen insan oğlunun dizilerde neredeyse mitoz bölünmeyi keşfetmesi istenirken şehirli, orta sınıf, beyaz yaka izleyiciye iyi bir alternatif sunan dizi, “umut” vaadiyle rakiplerinden ayrılıyor.</p>
<p><strong>Fi İlk İnternet Dizisi Değil Ama…</strong></p>
<p>Amatör ve yarı profesyonel çalışmaları bir kenara koysak bile, online platformların profesyonel yatırımla ekrana sürdüğü ilk iş Fi değildi. “Masum” her ne kadar ilgi uyandırsa da Fi kadar popülerleşmemiş, magazinleşmemişti. Elbette hikayenin aşk temasının etkisi bu popülerleşmede birincil önem taşıyor ancak bence önemli bir nokta daha var. Fi ne zamandır yerli dizilerde aidiyet arayan bir kesime çatı sundu. Özgürce ilişki yaşayan, alkol içen, sigara kullanan, çalışma hayatına entegre kesimin aidiyet bulacağı ve en önemlisi “yargılanmadığı” bir hikaye olan Fi bu nedenle diğer TV ve internet projelerinden çok daha popüler olarak fark yarattı.</p>
<p><strong>Sadece Belgesel İzleyen “O” İzleyici, Fi İle Yerli Dizilerle Barıştı</strong></p>
<p>Şehirli insanların ilişkilerindeki en büyük sorun malumunuz bağlanma problemi, tek gecelik birliktelikler, ilişkiye dönmeyen seksler veya seksin unutulduğu ilişkiler. Aldatmak, aldatılmak herkesin hayatının gündemi, ölümsüz aşk masalları tarih oldu, daha iyiyi bulabilir miyim sorusu tüm ilişkilerin azraili. Hal böyleyken hala unutulmaz aşk hikayelerinin ekranda pazarlanıyor oluşu konjonktür gereği, muhafazakar nüanslarla sunulan aşk soslu dramalar sektörün el mahkumiyeti. Uzayan sürelerden, değişen reyting ölçümlerinden, panelin özelliklerinden bahsetmiyorum bile. Tüm bu sebeplerle ekrana küsen ve “ben Türk dizisi asla izlemem yalnızca belgesel” diyen bir kesim online dizilerle beraber yerli TV yapımları ile barış imzaladı. İzleyicinin önüne getirileni izlemediği, seçim yaptığı ve edilgen konumdan daha etken konuma evrildiği bu yeni izleme alışkanlığı bir yandan da “öteki yerli dizi izleyicileri” ile ayrışmanın sembolü oldu. Türk dizisi izlediğini söylemeye “utanan” pek çok kişi, Fi izlediğini gururla haykırıyor. Sebebi bence tam olarak yeni statü sembolleri arayışları. “Fi’den başka yerli dizi izlemiyorum” demek aslında dizinin vadettiği o şehirli yaşam tarzına ait olduğunun da ifşası oluyor. Ötekileştirilen “sigara içenler”, arkadaşlarıyla birer kadeh içtiği zaman genel algıda “sarhoş” muamelesi görenler, seks hayatına dair seçimler nedeniyle “orospu” olarak yaftalananlar, ilişkisini evlilikle meşrulaştırmaya gerek görmeyenler işte bu popüler seçimleri ile de kendilerini tanımlıyorlar. Bu yüzden Fi, Masum’dan ayrılıyor. Çok ayrı türlerde işler olmalarının yanı sıra Fi’nin baskılanan yaşam tarzını ekrana getirmesi bu nedenle diğer internet işlerinden farklılaşmasının sebebi oluyor.</p>
<p><strong>Instagram’da Araba Anahtarı Paylaşmak Out, Can Manay In!</strong></p>
<p>Can Manay TV tarihinin en özel karakteri değil, Duru ve Deniz aşkı yeni bir fenomen doğurmuyor tam aksine hayatımızın içinde olan gelgitli aşkları, sorunlu erkek ve kadınları resmediyor. Cinsiyet rollerini yeniden üreten, cinsel yönelimdeki çeşitliliği görmezden gelen, aşkı idealize edip masallaştıran aslında “gerçekdışı” olan dizilerin yanında Fi, bizlere, şehirli insanlara baskılanan yaşam tarzımızı aynalıyor. Başarı da işte bu yalınlıktan ve gerçeklikten geliyor. Dizinin başarısını tartışırken çatışmasından, oyunculuklardan, yönetmenlik veya casttan önce vadettiği yaşam tarzına bakmanın daha doğru olduğuna inanıyorum. Yalnız bu hayatı yaşayanlar için değil yaşamak isteyenler için de cazibe sunan Fi, insanlara kendini “o sınıftan, yaşam tarzından” hissetmek için bir ev almak, ünlü olmak veya yakışıklı bir sevgili bulmaktan çok daha basit bir yol sunuyor. Artık instagramda araba anahtarıyla poz vermek out, #CanManaygibisuiçmek etiketine su içerken selfie koydun mu ondan haber ver sayın izleyici?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gizem Kaboğlu</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/06/26/bugun-can-manay-gibi-su-ictin-mi-sayin-izleyici-fi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Askeri diziler furyası geri döndü</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/askeri-diziler-furyasi-geri-dondu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/askeri-diziler-furyasi-geri-dondu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2017 06:20:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri diziler furyası]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[militarist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10216</guid>

					<description><![CDATA[Söz, Savaşçı ve İsimsizler art arda yayına girerek militarist, askeri dizi furyasını yeniden uyandırdı. Milliyetçi-militarist olarak sınıflandırabileceğimiz türün örnekleri daha önce de ekrana gelmişti. (Şefkat Tepe, Sakarya Fırat, Tek Türkiye, Güneydoğu’dan Öyküler vb.) Söz, İsimsizler ve Savaşçı gibi diziler, bu bildik formu yeniden sunuyor. Yükseliş nedenleri politik, sosyal ve ticari olarak üçe ayrılabilir. Hatırlarsınız çözüm [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Söz, Savaşçı ve İsimsizler art arda yayına girerek militarist, askeri dizi furyasını yeniden uyandırdı. Milliyetçi-militarist olarak sınıflandırabileceğimiz türün örnekleri daha önce de ekrana gelmişti. (Şefkat Tepe, Sakarya Fırat, Tek Türkiye, Güneydoğu’dan Öyküler vb.) Söz, İsimsizler ve Savaşçı gibi diziler, bu bildik formu yeniden sunuyor. Yükseliş nedenleri politik, sosyal ve ticari olarak üçe ayrılabilir.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10217" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-1024x500.jpg" alt="" width="696" height="340" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-1024x500.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-300x146.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-768x375.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-533x261.jpg 533w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-696x340.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-1068x521.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı-861x420.jpg 861w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/Savaşçı.jpg 1500w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Hatırlarsınız çözüm süreci döneminde akil insanlar heyetinin önerisiydi bu tür dizilerin yayından kaldırılması… Sonra hem iç hem dış politikada iklim değişti. 15 Temmuz’da bir darbe önlendi, Suriye operasyonları, patlamalar, tutuklamalar derken düşman safları belirginleşti, demeçler sertleşti. Şu an konjonktür gereği politik dilde milliyetçilik yükseliyor. TV de bu projelerle beklentiye yanıt veriyor. Genel anlamda bu projeler, kanalların referandum öncesi seçimini, sonrası politik duruşunu gösteren araçlar olarak yorumlanabilir, zira medyanın ve politik göndermeler içeren projelerin propaganda gücü göz ardı edilemez. Sosyal olarak bakarsak, izleyici tüm bu olayların içinde gerilmiş bir yay gibi. Başına çuval geçirilen askerlerin intikamını Polat Alemdar’ın aldığını hatırlarsanız eğer, bu kahramanlık hikayelerinin de toplumda nabız yavaşlatma görevi gördüğünü, izleyicinin de bu hınç sebebiyle projeleri takip ettiğini söyleyebiliriz. İzleyici kahramanlarla özdeşim yaşıyor. Samanyolu TV’nin kapatılmasının ardından sahiplenilmeyen bir izleyici kitlesi var, bu kitlenin alışkanlığı bu tür diziler. Gündem gereği bu dizilerin sosyal medya etkileşimi de yüksek, Dağ filminin başarısını da dikkate alırsak, bu işler ticari olarak kanalları memnun edecek öngörüsüyle sete çıkıyor.<br />
Bu dizilerin reyting karnelerine baktığımızda rekorlar görmüyoruz, iyi ama ortalama düzeyde reytingleri… Her dizi, reyting açısından ayrı avantaj ve dezavantajlar taşıyor. Askeri işler oldukları için tuttu demek biraz indirgemek olacaktır. Gelin her diziye tek tek bakalım.<br />
Söz Dizisi Neden İzleniyor?<br />
Söz’deki dil daha duygusal ve hikayenin kahramanının kişisel bir intikamı da var. Yavuz’un duygusunu izleyicinin daha kolay içselleştirebileceğini düşünüyorum, kadın izleyiciyi daha çok çekecektir. Poyraz Karayel ve Sana Bir Sır Vereceğim gibi dizilerin de senaristi olan Ethem Özışık imzası izleyicinin dilinden anlayan bir senaristi işaret ediyor. İzleyiciye duygu geçirmekte bir hayli iyi olan Özışık’ın kaleminin farkı diğer askeri dizilerle kıyaslandığında fark ediliyor. Dizimim sorunu ise belirsiz bir terör örgütü ile savaşması. Eylem tarzı IŞİD’i, dizideki profili PKK’yı anımsatan örgüt gerçek hayatta bir izdüşüm oluşturmadığından izleyici için kahramanlık “hayali” ve “kurgusal” olduğunu her sahnede ele veriyor. Ancak İsimsizler’e göre daha “merkezde” olan politik duruşu ile dizi daha çok izleyicinin ekranlarına konuk olabileceğe benziyor.<br />
İsimsizler Diğerlerine Göre Daha Net<br />
İsimsizler’in propaganda misyonu daha çok göze çarpıyor, İslami söylem, gerçek olaylara göndermeler, düşman temsili daha aşikar. Dizi, net duruşuyla avantaj elde ediyor. Söz’de görmediğimiz o net düşman safı bu kez belirgin, İsimsizler PKK ile savaşıyor, arada FETÖ göndermeleri de dizide yer alıyor. Milletvekili’nin polise tokat atması gibi olaylara değinen sahnelerle gerçekle bağ kuvvetlendiriliyor. Dizi bu anlamda “Biz silahı tutarız Allah hedefi vurur” gibi repliklerle hassasiyetleri direkt hedef aldığından, muhafazakar izleyiciyi adeta kalbinden vuruyor. Daha liberal görüşteki izleyici için bu dilin bir süre sonra sıkıcı geleceğini düşünsem de dizinin reytingleri şu an kanalını tatmin ediyor.<br />
Ulusalcı Kanat için Savaşçı<br />
Savaşçı, 15 Temmuz ile başlayan, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarına isim vermeden değinen hikayesiyle daha ulusalcı bir bakış sergiliyor. İslami referanslardan azade bir anlatı olarak diğerlerinden ayrılıyor. Dizi daha önce Sakarya Fırat gibi askeri işler kaleme alan Süleyman Çobanoğlu’nun imzasını taşıyor. Çobanoğlu’nun askeri dizilerdeki deneyimi ve konudaki bilgisi dizinin akışında ciddi fark yaratıyor. Duygusal dramalar yerine olaylarla hareketlenen Söz’e göre daha erkek hikayesi odaklı, İsimsizler’e göre daha seküler olan diliyle Fox izleyicisinin beklentisini karşılıyor.<br />
Bu Diziler Uzun Ömürlü Olur mu?<br />
Sosyal ve siyasal olarak belirsizliğin arttığı dönemlerde kurgusal kahramanlıklara da ihtiyaç artıyor. Belirsizlik zamanla kayboldukça, siyasi politikaların sonuçları net sonuçlar verdikçe dizilerin de ekrandaki ömrü sona erecektir. Uzun vadede kalıcı olacaklarını düşünmüyorum ancak politikalara da bağlı olarak 1 sezon daha bu işleri ekranda göreceğiz gibi duruyor.<br />
Gizem Kaboğlu</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/05/26/askeri-diziler-furyasi-geri-dondu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
