<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çukur &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/cukur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Feb 2019 13:29:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Çukur Dizisinden Etkilendi Soy Adını Değiştirdi</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Feb 2019 13:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[Çukur]]></category>
		<category><![CDATA[dizimania]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11814</guid>

					<description><![CDATA[Haber geçtiğimiz hafta gazetelerde yer aldı. Show TV&#8217;de ekrana gelen Ay Yapım imzalı &#8220;Çukur&#8221; dizisinden etkilenen bir aile soyadlarını &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştirdi. Haberin detayı şöyle: “Tokat&#8217;ta, Samyeli Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası servis şoförü Mehmet Koçovalı (56),Show TV&#8217;de yayınlanan &#8220;Çukur&#8221; dizisindeki &#8216;Koçovalı Ailesi&#8217;nden etkilenerek soyadlarını değiştirme kararı aldı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haber geçtiğimiz hafta gazetelerde yer aldı. Show TV&#8217;de ekrana gelen Ay Yapım imzalı &#8220;Çukur&#8221; dizisinden etkilenen bir aile soyadlarını &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştirdi. Haberin detayı şöyle: “Tokat&#8217;ta, Samyeli Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası servis şoförü Mehmet Koçovalı (56),Show TV&#8217;de yayınlanan &#8220;Çukur&#8221; dizisindeki &#8216;Koçovalı Ailesi&#8217;nden etkilenerek soyadlarını değiştirme kararı aldı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun kapsamında yaklaşık 6 ay önce &#8220;Verir&#8221; olan soy adını, &#8220;Koçovalı&#8221; olarak değiştiren aile torunlarına da &#8220;Yamaç&#8221; adını vermeye hazırlanıyor.”</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11815" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg" alt="" width="1008" height="567" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8.jpg 1008w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/02/cukur-dizisi-hayatlarini-degistirdi-Id8-747x420.jpg 747w" sizes="(max-width: 1008px) 100vw, 1008px" /></a></p>
<p>Hayali Aşan Televizyon</p>
<p>Televizyon dizilerinde yaşananların gerçek hayata sirayet ettiği örnekleri daha önce de görmüştük. Kurtlar Vadisi sonrası Çakır&#8217;a cenaze namazı kılınması malumunuz en bilinen örnek&#8230; Paul Walker öldüğünde sokakta lokma dağıtmış milletiz. İki sene evvel doğan kız çocuklarının çoğunun adı Kiralık Aşk dizisi nedeniyle Defne koyulmuştu. Herkesin Polat Alemdar paltoları ile gezdiği, çuval olayının intikamının Amerikan askerlerinden bir filmle alındığı günler öyle çok uzağımızda değil. Hatta birkaç gün önce internette yayılan yabancı bir izleyicinin, kendi dilinde, ülkesindeki kadınlara seslendiği video da aynı illüzyonun sonucu. İstanbullu Gelin dizisinde Özcan Deniz&#8217;in canlandırdığı Faruk karakterinin kadınlar tarafından sürekli örnek gösterilmesinden yılan izleyici, “Faruk Faruk&#8230; Yetti Faruk&#8230; Böyle adamlar gerçekte yok!” diyerek dakikalarca isyan etmişti. Kadınların ideal erkeği haline gelen Faruk karakteri, belli ki kadınların özel hayatlarındaki partnerlerini de onunla kıyaslamasına neden oluyordu. Bunun gibi birçok örnek daha sayabiliriz. Elbette tüm örnekleri bir arada düşündüğümüzde izleyicinin dizi karakterinin soy adını alması da “tuhaf” gelmiyor.</p>
<p>“Soy Adı” Yalnızca Soy Adı değildir</p>
<p>Evet, değildir. Yalnızca soyun devamı için bu topraklarda evlilikler yapıldı, yapılıyor. Erkek çocuk talebi ile “er doğuramayan” kadınlar boşanmaya, kuma almaya zorlandı, zorlanıyor. Doğuda, Batıda&#8230; Sessizlik hüküm sürdüğünde kız çocuk doğduğuna hükmediliyor. Erkeğin değerinin, iktidarının maşalarından biri de soy adı. Soy adı bir iktidar aracı&#8230; Eşine o adı vermek, çocukları isimlendirmek erkeğin soyunun devamına taahhütü. Eril kültürümüzde soyad öyle kıymetli ki, kadın bile ancak dava açarak evlenmeden önceki soy adını evlilik sonrası da, tek başına kimliğinde taşıyabilir. Kadının erkeğe soy adını verdiği istisnai örnek eski başbakan Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller. Orada da devletin gücüne hükmeden bir kadının ancak aile içinde bu simgesel iktidar aracına ulaştığı gözlemlenebilir. Yani başbakan olmadan kocasına soy adını veren kadın sanırım yok, varsa da haberimiz yok. Herhangi bir erkeğe, kadının soy adını almasını teklif etmesi, düşünülebilir bir hadise bile değil birçok kişi için. Peki neden Çukur dizisi insanlara ailelerinden aldıkları, soylarını, özlerini, akrabalıklarını belirleyen kimliklerinden vazgeçirme noktasına geldi. Çukur, bu insanlara nasıl bir yeni kimlik sundu?</p>
<p>Çukur Dizisi, “İyi” Mafyaların Hikayesi</p>
<p>Mafyatik ilişkileri ailevi süslerle tamamlayan, ancak salon mafyaları yerine sokak çetelerinin gözünden şehri yansıtan Çukur, bol silahlı sahnelerinin yanında romantik duruşuyla da izleyicileri tavlıyor. Kötünün de iyisi olur dedirten Vartolu gönüllerde taht kurarken, dizinin babası İdris Koçovalı, oğlu Yamaç ile verdiği savaşın her raundunda izleyiciye bir doz daha adrenalin veriyor. Aşk da mevcut, gelin kayınvalide çatışması da, baba oğul çekişmesi de, çete vurdu kırdısı da&#8230; Belalı bir mahalle olan Çukur&#8217;da süren iktidar mücadelesi, aslında aile içi çatışmaların da sahnesi oluyor. Uyuşturucu satmayan “etik” mafya, silah ticareti ile gücünü sağlamlaştırıyor. Devlet yok&#8230; İktidar çetelerin elindeyken varoşlardan filizlenen şiddet, ekrana tüm heyecanıyla yansıyor. Koçovalı ailesinin hakimiyet kurduğu bu alan, sokağın kendi mücadelesine sahne oluyor. Ölüm, silah, küfür, şiddet ile beslenen çıkmazlar, eril kültürün buram buram kokusunun yayıldığı bir mahalleyi göz önüne seriyor. Kadının söz hakkının, özgürlüğünün olmadığı, geleneklerle, toplumsal cinsiyet rolleri ile ve erkek iktidarıyla ezildiği bu dünya, kendi meşruiyetini aile olmak, aşk, mahalle kültürü, aidiyet gibi yapılan her şeyi mübah gösterebilecek geleneksel ayaklar üzerine oturtuyor. “Gömün beni çukura” şarkısı mahallenin marşı misali dillere pelesenk, izleyici de her hafta bu sokak kavgasına seyirci oluyor.</p>
<p>Koçovalı Soy Adı Yeni Bir İktidar Kaynağı</p>
<p>Soy adının önemine değinmişken, Çukur&#8217;un da vadettiğinin eril dünyanın iktidarı olduğunun altını çizerken, bu dizinin karakterlerinin soy adını almanın tesadüf olmadığını anlamışsınızdır. Malum aile kendi soyundan devraldığı mirası değil, televizyonun sabun köpüğü dünyasında yaratılan bir hayalin gücünü sırtlanmayı seçiyor. Ne kadar trajik değil mi? Hayalin kişinin kendi geçmişinin, gerçeğinin ötesinde olduğunun çok acı bir örneği bana göre&#8230; Dizinin resmettiği dünyanın şiddeti, öfkesi, testosteronu ve hegemonya üzerinde yükselen başarısı bir yanda, bu dizinin kültürel mirasını çocuklarına bırakmak isteyen aile bir yanda&#8230; Hangisine yanacağımı bilemiyorum. Tam da bunu düşünürken, diziden bir replik düştü internette karşıma “Aile nedir? Dev bir hayal kırıklığından başka. Sen kaçtığının zannettiğin zaman seni dibine çeken dev bir çukurdan öte”&#8230; Kim bilir, belki de bundan on yıl sonra Tokat&#8217;taki Koçovalı ailesinin üyeleri bu cümleyi kuracak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/02/26/cukur-dizisinden-etkilendi-soy-adini-degistirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günümüzün aile dizileri kamu spotu gibi</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/gunumuzun-aile-dizileri-kamu-spotu-gibi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/gunumuzun-aile-dizileri-kamu-spotu-gibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Merve Kaboğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2017 13:05:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizimania: Gizem Merve Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[aile dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çukur]]></category>
		<category><![CDATA[gizem merve kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Bahar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10818</guid>

					<description><![CDATA[Bu ay sizlerle dertleşmek istiyorum sayın okur. Bilenler bilir, meslek gereği ara ara efsane olmuş yerli dizileri yeniden izleyerek bilgi tazelerim. TRT art arda aile dizilerini ekrana sürerken, ben de bulamadığım bir tadı ararken, kendimi yeniden İkinci Bahar izlerken buldum. Aklımda dolaşanlarla da size kendimce “bugün neden İkinci Bahar gibi tadı damağımızda kalan işler yapılamadığını” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ay sizlerle dertleşmek istiyorum sayın okur. Bilenler bilir, meslek gereği ara ara efsane olmuş yerli dizileri yeniden izleyerek bilgi tazelerim. TRT art arda aile dizilerini ekrana sürerken, ben de bulamadığım bir tadı ararken, kendimi yeniden İkinci Bahar izlerken buldum. Aklımda dolaşanlarla da size kendimce “bugün neden İkinci Bahar gibi tadı damağımızda kalan işler yapılamadığını” şöyle madde madde açıklamak istedim.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10820" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/cukur-bulentersoy-1-1024x683-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<ul>
<li>Can Dayanmıyor!</li>
</ul>
<p>İkinci Bahar 45 dakikaydı ve toplamda 37 bölüm sürdü sayın izleyici, günümüz dizi sürelerinin 150 dakika civarı olduğunu düşünürsek şu anki diziler üzerinden kaba bir hesapla 10 küsur bölümde biterdi. 45 dakikada sündürülmeden anlatılan hikaye bu zaman şartlarına uygun yayılarak anlatılsa da malumunuz izlemeye can dayanmazdı. Hikaye açılacak diye dallandırıldıkça izleyiciyi de darlardı. Yerli dizi yersiz uzun diyerek bu maddeyi geçiyorum.</p>
<ul>
<li>Oyuncu mu Dediniz?</li>
</ul>
<p>Şener Şen ve Türkan Şoray rüya gibi bir cast… Bugün benzer tecrübede, ustalıkta herhangi bir oyuncuyu 150 dakikalık dizide, neredeyse her sahnede görülecek bir rolde yani başrol olarak oynatmak imkansız. Ancak yan roller olabiliyor, nedeni de sette sabahlamak istenilmemesi. Haklılar mı sonuna kadar. Haliyle bu maddeden de sınıfta kalıyoruz.</p>
<ul>
<li>Ali Haydar’ın Gündüz Rakısı Bugün Hayal</li>
</ul>
<p>Geçtiğimiz haftalarda ekrana gelen Çukur dizisinin ilk bölümünde Ercan Kesal’ın rakı içtiği sahne malumunuz internette olay yarattı. Zira rakı blurlanmamıştı ve blurlanıyor olsa bile ekranda içki içmek artık istisnaydı, hele bir de aile dizisinde böyle bir sahne şu an baya çölde vaha&#8230; Ne çabuk kabulleniyor insanoğlu yasakları… Neyse, özetle keyiflenince her birimiz gibi kadehini dolduran, üzüntüsünü rakı kadehinde unutan Ali Haydar’ın samimiyeti bugün ekrana gelemezdi. Timoti’den istediği gündüz rakısı bugün yazılamıyor, aile babası ana karakterimiz sarhoş olup aşkından yangın vs. çıkaramıyor. Afeti devran Neriman dediğimde aklınıza gelen fotoğraf ne bilmiyorum ancak benim gözümün önünde kahve fincanından fal bakarken sigarasını tellendiren bir Güven Hokna mevcut. Bugün olsa karakter sigara da içemezdi. Küçük ayrıntılar gibi görünüyor ama hakikaten karakterin gerçekliği için dikkate değer unsurlar bunlar. Fi’de Can Manay’ın sigara içiyor olması nedensiz mi sizce? Karakterin şapkasını almak, bastonunu kırmak, dilini kesmek gibi onu tanımlayan aracı yok etmek. Keza bugün sigara da, içki de içemiyor karakterler. “Show TV’de, Çukur’da yaptılar işte, ne anlatıyorsun” derseniz, vallahi ben de şaştım. Otosansür her yasaktan daha çok elimizi kolumuzu bağlıyor galiba.</p>
<ul>
<li>Aman Suya Sabuna Dokunmayın!</li>
</ul>
<p>En son Kayıp Şehir’de biraz olsun sosyal ve siyasal meselelerin ele alındığını gördük. Sonra zaten suya sabuna dokunmayan romantik komediler kapladı dört bir yanımızı. Oysa hatırlayanlar olacaktır, İkinci Bahar’da Hanım’ın ağabeyi polis tarafından öldürülmüştü. Grev yaptıkları fabrikayı talan edince polis peşlerine düşmüş, Hanım’ın babası ağabeyini eve almayınca genç adam sokakta öldürülmüştü. Bugün herhangi bir dizide bu tür bir dramatik hikaye görebiliyor muyuz? Yanıt malum, hayır. İşte en son Kayıp Şehir’de benzer bir şekilde ailenin kızının aşık olduğu Nijeryalı genç polis tarafından öldürülüyordu. Lanetlenerek anılan bu cinayet, gerçekten İstanbul’da öldürülen Nijeryalı genç Festus Okey’e saygı duruşu olarak ekrana gelmişti. Hikayelerimizde “mecburen” din, siyaset hatta çevre sorunlarını bile konuşturamıyoruz. Aile dizilerinde derinliksiz, toplumsal hiçbir yaranın izini taşımayan sığ karakterler izliyoruz. Son yıllardaki tipler o derece karton ki, bölümlerce öpüşemiyorlar bile. Herkes aseksüel. Evlenmeden olmuyor, dizilerde bile karakterlere nikah düşüyor. Nikahsız birliktelik yaşayan Behzat Ç. için birkaç sene evvel ailenin temeline dinamit koyduğu gerekçesi ile bir vekil açıklamalar yapmıştı. Ne tuhaf değil mi?</p>
<p>Bugünün mahalle dizilerinde eksik olan ne diye düşününce işte bende bunlar canlanıyor. Karakterler karton, belki de sansürden ziyade ihtiyaç duyulan otosansür elimizi bağlıyor. Sevinen karaktere şöyle bir kadeh rakıyla felekten bir gece çaldıramıyoruz, aşıkların dudakları birleşemeden ekranı karartıyoruz. “Aile dizisi” anlayışımız garip bir muhafazakarlığın tezahürüne döndü. Oysa İkinci Bahar da aile dizisiydi, Havva Ana’nın böbrekleri için her bölüm biraları yuvarladığı Yeditepe İstanbul da, Süper Baba dizisindeki İpek karakterinin politik demeçleri değil miydi geçtiğimiz aylarda sosyal medyada elden ele dolaşan? O da aile dizisiydi, hem de ne dizi… İkinci Bahar’ın senaristi Sulhi Dölek’in kıvrak zekası ve keyifli dili hikayeyi ayrıca cezbedici kılıyor elbette, ancak bugün de kalemiyle ilham veren, gülümseten pek çok senarist var. Sorun sektördeki yeteneksizlik demek sorunu at gözlüğüyle bambaşka bir noktaya indirgemek olur sadece. Özetle, günümüzün aile dizileri kamu spotundan hallice, durum böyle olunca gerçeklik de, sıcaklık da tuzla buz oluyor. Maalesef izleyiciyi sigaraya özendirmeyeceğiz derken, kederlendirip insana bir sigara daha yaktırıyorlar… İyisi mi İkinci Bahar izleyelim, sonra Yeditepe İstanbul, belki ardından da Süper Baba, bugünün karakterleri ne kadar ölü doğuyorsa onlar hala yaşıyor zira.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gizem Kaboğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/gunumuzun-aile-dizileri-kamu-spotu-gibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çukur hepimizi içine alacak</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/cukur-hepimizi-icine-alacak/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/cukur-hepimizi-icine-alacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nergiz Karadaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2017 11:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizifun: Nergiz Karadaş]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Çukur]]></category>
		<category><![CDATA[dizifun]]></category>
		<category><![CDATA[nergiz karadaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10760</guid>

					<description><![CDATA[“Ne ölüme ne ölüne! &#8230; Bundan daha mutlu olamam dediğin anda dönmem dediğin eve dönersin!” Çukur adlı dizi Show TV ekranlarından pazartesi akşamları izleyiciyle buluşmaya başladı. İlk bakışta senaryosundan çok oyuncu kadrosu ile dikkat çekmeyi başaran Çukur’un kadrosunda kimler yok ki? Aras Bulut İynemli (Yamaç), Dilan Çiçek Deniz (Sena), Ercan Kesal (İdris Koçovalı), Perihan Savaş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“<em>Ne </em></strong><em><strong>ölüme</strong></em><strong> <em>ne</em> </strong><em><strong>ölüne</strong></em><strong>! &#8230; <em>Bundan daha mutlu olamam</em> </strong><em><strong>dediğin</strong></em><strong> <em>anda dönmem</em> </strong><em><strong>dediğin eve dönersin</strong></em><strong>!”</strong></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10761" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/1658049_1920x1080.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Çukur adlı dizi Show TV ekranlarından pazartesi akşamları izleyiciyle buluşmaya başladı. İlk bakışta senaryosundan çok oyuncu kadrosu ile dikkat çekmeyi başaran Çukur’un kadrosunda kimler yok ki? Aras Bulut İynemli (Yamaç), Dilan Çiçek Deniz (Sena), Ercan Kesal (İdris Koçovalı), Perihan Savaş (Sultan), Rıza Kocaoğlu (Aliço), Öner Erkan (Selim), Erkan Kolçak Köstendil (Vartolu) ilk akla gelen isimlerden. Bu arada ilk bölümde konuk olan Bülent Ersoy süprizini de unutmamak lazım. Ufak tefek kusurlar, göze batan noktalar olmakla birlikte oyunculuk performansı açısından çoğu izleyici gibi bende Aras Bulut İynemli ve Erkan Kolçak Köstendil’in başarılı karakterizasyonunu görmezden gelemem. Vartolu bir antikahraman olmasına rağmen şimdiden izleyiciler arasında hayranları oluşmaya başladı bile. Bunu söylemek için erken olsa da Çukur’un bu tempoda ilerlemesi halinde çok sayıda izleyiciyi içine çekeceğini söylemek hiç yanlış olmaz diye düşünüyorum</p>
<p>Özellikle Godfather’a, Narcos’a olan benzerlikleri ile bir grup izleyicinin sert eleştirilerine maruz kalan dizinin hikâyesi Koçovalı ailesi ve bu ailenin kontrolünde, korumasında bulunan Çukur adlı mahallede geçen olaylar çerçevesinde ilerliyor. Kendi iç dinamikleri ile yaşayan mahallede kudretli, cömert, ilkeli aile reisi İdris Koçovalı’nın sözü kanun niteliği taşıyor. Mahalleli keyifle hayatını sürdürürken Vartolu sahneye çıkıyor ve uyuşturucu işi yapmak için Koçovalılarla anlaşmak istiyor. İdris ilkeleri gereği karşı çıkınca Vartolu ve Koçovalılar arasında savaş başlıyor. Koçovalılar’ın işlerin idaresini elinde tutan oğlu Vartolu’nun adamları tarafından öldürülüyor. Oğlunun ölümü ve daha önemlisi diğer oğlu Selim’in bu konudaki yalanı ile yüzleşmek İdris’e ağır geliyor ve felç oluyor. Oğlu Selim’in aile reisi olamayacağının farkında olan Sultan, ailesinin yaşam biçimini benimsemediği için yıllar önce babasıyla ettiği kavganın ardından evi terk eden oğlu Yamaç’ı aileyi bir arada tutmak için eve geri getirir. Ailesinin başına gelenleri duyan Yamaç bir gün öncesinde Paris’de evlendiği Sena’yı otel odasında tek başına bırakarak Çukur’a geri dönmek zorunda kalır. Esas oğlanın Çukur’a dönmesiyle hikâyede heyecan tırmanır. Yamaç her ne kadar inkâr etse de İdris’in ve dolayısıyla Çukur’un çocuğudur. Bastırdığı Koçovalı kimliği çok geçmeden açığa çıkar ve bu durum Vartolunun bu savaşı kolay kazanamayacağının göstergesidir. Bu süreçte taraflar birbirlerine zarar vermek için birçok girişimde bulunup çoğunlukla karşılıklı başarı elde ediyorlar, ancak işin ilginç ve dolaysıyla dizinin gerçekten uzak yanı bunca olay yaşanmasına rağmen hiç polis görünmez. Sen gündüz gözüyle gelip ev bombalayacaksın, kahve tarayacaksın olay polise intikal etmeyecek. Olacak iş mi? Tamam anlıyorum hikâyede kuralları koyanlar belli ama en azından lafta da olsa akla gerçeğe yatkınlık için olması gerekmez miydi?</p>
<p><strong>Koçovalıların Çürük Elması Selim…</strong></p>
<p>Henüz dizide kimse fark etmese de izleyici ile paylaşılan gerçek, ailenin asabi görünen ama korkak olduğu gün yüzüne çıkan oğlu Selim’in çürük elma olduğudur. Selim babasının kararına rağmen Vartolu ile anlaşmış devamında Vartolunun abisini öldürtmüş, babasını öldürtmeye teşebbüs etmiş olmasına rağmen bu anlaşmadan vazgeçmemiştir. Bir yandan Vartoluya ailesinden uzak durması için tehditler savururken diğer yandan ona kurulacak pusunun haberini uçurmakta ve Yamaç’ın geri döndüğüne ilişkin bilgiyi vermekte geri kalmamıştır. Yamaç’ın Çukur’a döndüğü ilk günlerde yaşadığı şaşkınlığı üzerinden atıp ailede söz sahibi olma yolunda hızla ilerlemesi Selim’i daha hırçın bir adam haline getirir ki bu da onun uzun solukta Vartolu ile işbirliğine devam ederek ailesinin ve Çukur’un felakete sürüklenmesinde rol oynayacağının işaretidir.</p>
<p><strong>Delidolu Aşk…</strong></p>
<p>Dizinin en iyi noktalarından bir tanesi Yamaç ve Sena aşkı. Yerinde oyuncu seçimi ve oyuncular arasında ki uyum dizinin enerjisini olumlu yönde etkiliyor. Yaşadıkları duygu öyle gerçekçi duruyor ki izleyicinin aklına 5 günde bu kadar fazla şey paylaşmaları ve evlenmeleri mümkün mü? Sorusu pek gelmiyor. İzleyici onların aşkını izleyip katarsis yaşamanın tadına doyamadan Yamaç sessiz sedasız terk edip gitmek zorunda kalıyor. Yamaç’ın Sena’yı bırakıp gitmesinin ardından Sena önce yıkılıyor, ardından onu aramaya başlıyor. Bir şey bulamayınca da ümitsizliğe kapılıp ailesinin yanına İzmir’e gidip babasından yardım istiyor. Görüyoruz ki bizim esas kızın ailesinde de kendi içinde ciddi fırtınalar kopuyor. Yabancısı gibi duran anne ile yaşadığı tartışmanın ardından evine dönecek olan Sena’nın babası ona Koçovalı ailesi ile ilgili bildiklerini anlatıyor. Sonrasında anne ve baba arasında geçen diyalog ailenin karanlık işler yapma ihtimali olan bir oğlunun varlığına ilişkin ipuçları serpiyor izleyicinin aklına. Ne yalan söyleyeyim benim aklıma bu oğlanın Vartolu olabileceği ihtimali bile gelmiyor değil. Sena ve ailesinin geçmişinde ki karanlık perdesi bir kenarda dursun Yamaç’ın görmeye gittiği Sena’nın evi taranıyor ve bunun üzerine Yamaç zorla Sena’yı yanına alarak Çukur’a dönüyor.</p>
<p><strong>Olaylar… Olaylar… Olaylar… </strong></p>
<p>Çukur’da akıbetini merakla beklediğim olayların başında Selim’in ihanetinin ne zaman açığa çıkacağı, ardından Sena ve ailesinin sırları ile tabiî ki Yamaç ve Sena aşkının nereye sürükleneceği geliyor. Bunların yanı sıra İdris’in yıllardır bitmeyen büyük aşkı ve gazeteci kızın bununla bir ilgili olup olmadığı merakımı cezbeden diğer bir konu. Çukur’da neler olacak izleyip hep birlikte göreceğiz.</p>
<p><strong>NERGİZ KARADAŞ</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/11/17/cukur-hepimizi-icine-alacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
