<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bunun adı Türk Sineması &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/bunun-adi-turk-sinemasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Jul 2018 14:58:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bunun adı Türk Sineması</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2016/09/11/bunun-adi-turk-sinemasi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2016/09/11/bunun-adi-turk-sinemasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Akbıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2016 14:16:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTORYAL]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun adı Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[serdar akbıyık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=9149</guid>

					<description><![CDATA[Bir aylık tatilden sonra yine bütün hızımızla okuyucularımız için dergiyi hazırlayıp sinemanın gündemini tutmaya devam ediyoruz. Birçok röportaj ve özel dosya ile Eylül ayının konularını masaya yatırdık. Bu sayıda biraz sinemanın terminalojisine bakmak istedim. Bizim yazarlarımızın yazılarını okuduğumuzda da görüyoruz ki hala Türk &#8211; Türkiye sineması karmaşası devam ediyor. Bu derginin genel yayın yönetmeni olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-8481 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-696x391.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-1068x600.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/06/14.jpg 1400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Bir aylık tatilden sonra yine bütün hızımızla okuyucularımız için dergiyi hazırlayıp sinemanın gündemini tutmaya devam ediyoruz. Birçok röportaj ve özel dosya ile Eylül ayının konularını masaya yatırdık. Bu sayıda biraz sinemanın terminalojisine bakmak istedim. Bizim yazarlarımızın yazılarını okuduğumuzda da görüyoruz ki hala Türk &#8211; Türkiye sineması karmaşası devam ediyor. Bu derginin genel yayın yönetmeni olarak isteyen yazar istediği tanımlamayı kullanabilir ve biz de asla müdahale etmeyiz. Ama kendi adıma bu anlamda fikirlerimi paylaşma ihtiyacı duydum. Bizim kadar kendi kimliğinden uzak duran, entelektüelliği kimliksiz olma algısıyla bir tutan bir millet olamaz. Siz hiç İngiltere sineması veya Fransa sineması diye bir tanımlama duydunuz mu? Peki niye Türkiye sineması söylemini kullanıyoruz. Üniter bir devlette yaşıyoruz. Bunu kabul etmek Kürtleri dışlamak anlamına gelmez. Bu ülkenin sinemasının adı Türk sinemasıdır. Korkmayın, Türk sineması derseniz entelektüel çizginizden birşey kaybetmezsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2016/09/11/bunun-adi-turk-sinemasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
