<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blade Runner &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/blade-runner/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Oct 2018 11:00:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Blade Runner: “An”ın Bilinci, Varolmak</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2017/10/16/blade-runner-anin-bilinci-varolmak/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2017/10/16/blade-runner-anin-bilinci-varolmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 10:56:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Blade Runner]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10666</guid>

					<description><![CDATA[Uzun zamandır merakla beklenen Blade Runner’ın 35 yıl aradan sonra gelen devam filmi özellikle geçtiğimiz sene Arrival (Geliş) ile büyük yankı uyandıran yönetmen Denis Villeneuve’in son filmi. Şu sıra vizyonda olan film sansür tartışmalarını da beraberinde getirdi. Yeni film öncesi, varoluşçu altyapısı, görsel efektleri ve zamanının çok ötesinde bir anlatımla Ridley Scott başyapıtı Blade Runner’ı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Uzun zamandır merakla beklenen Blade Runner’ın 35 yıl aradan sonra gelen devam filmi özellikle geçtiğimiz sene Arrival (Geliş) ile büyük yankı uyandıran yönetmen Denis Villeneuve’in son filmi. Şu sıra vizyonda olan film sansür tartışmalarını da beraberinde getirdi. Yeni film öncesi, varoluşçu altyapısı, görsel efektleri ve zamanının çok ötesinde bir anlatımla Ridley Scott başyapıtı Blade Runner’ı bir hatırlayalım.</em></p>
<figure id="attachment_10668" aria-describedby="caption-attachment-10668" style="width: 696px" class="wp-caption alignnone"><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-large wp-image-10668" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Harrison-Ford-Ryan-Gosling-Blade-Runner-2049-1920x1280.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10668" class="wp-caption-text">BLADE RUNNER 2049 (2017)<br />(L-R) RYAN GOSLING as K and HARRISON FORD as Rick Deckard</figcaption></figure>
<p>Philip K. Dick’in “Android&#8217;ler Elektrikli Koyun Düşler mi?” adlı öyküsünden uyarlanan 1982 yapımı Blade Runner alt yapı olarak tür içerisinde farkını ortaya koyan ve her geçen sene daha da değerlenen bir film. Öyle ki filmin değeri ilk zamanlarda bile o kadar anlaşılamamış yıllar içerisinde film hak ettiği değeri bulmuştu. 1979 yılında bilim kurgu/korku türünde bir çığır açan yönetmen Ridley Scott, fazla aralık vermeden yine bir bilim kurgu başyapıtı ile seyircilerin karşısına çıktı.</p>
<p>2019’un Los Angeles’ında geçen filmde Tyrell adlı şirket insan hizmeti için Replikant adını verdikleri insana çok benzeyen androidler yaratırlar. Bu androidler Nexus 6 denilen aşamaya geldiğinde ise Replikantlar insanlardan daha çevik, daha zeki ve hızlı bir konumaydılar. Bir kolonide Replikant’lar tarafından çıkan bir isyan sonrasında bu androidler dünyada yasa dışı olarak ilan edildiler. Blade Runner denilen keskin nişancılar ise bu Replikant’ların peşinden gidip onları avlamakla görevlendirildiler. Buna infaz yerine “emekliye ayırma” dediler. Film kaçak 6 Replikant’ın peşinden giden Blade Runner, Deckard’ın (Harrison Ford) hikayesine odaklanıyordu.</p>
<p>Film kara film (Film Noir) atmosferine sahip bir bilim kurgu filmiydi. Ünlü düşünür Jean Paul Sartre&#8217;nin “varoluş, özden önce gelir” önermesi filmin çatısını oluşturuyordu. Düz bir anlatıma sahip filmin bu durgunluğunun altında huzursuz bir ortam vardır. Mutsuzluk, umutsuzlukla beraber gelecekte sözde “otorite” adı altında bir kaos hüküm sürüyordu. Pek çok filmde izlediğimiz gelecek tasvirini yansıttığını düşündüğünüz ilk dakikalarda film aslında neon ışıklar altında nasıl bir krallığın ve karamsarlığın olduğunu açık bir şekilde yansıtıyordu.</p>
<p>Replikant’ların sorguladığı varoluş, var olmaya devam etme isteği, yaşam içerisinde bir yerleri olduğunu bilmek, yaratıcı sorgulaması filmin can alıcı noktalarıydı. Tüm o karanlık atmosfer içerisinde en basitinden Replikant olan Roy karakterinin elinde tuttuğu güvercin bile çok şey ifade eder. Bu yalnızca Replikant’ların yaratılışını sorgulaması değil, bir insan olduğunu bildiğimiz (ya da bilmediğimiz, bunun hakkında tartışmalar yıllardır sürüyor) Deckard’ın da kendi yaşamını sorgulamasıdır.</p>
<p><strong>Otorite, İrade ve Farkındalık</strong></p>
<p>Temelde Replikant’ların isyanına baktığınızda sadece köle olarak yaratılmış olmanın verdiği bir ezilmişlik hali, hele ki insandan, yaratıcısından özellikleri itibarı ile çok daha üstün bir varlık olmasına rağmen onları sorgulamaya iten en önemli unsur. Nihayetinde bu gibi sorgulamalar yapmaları için üretilmemişlerdi. Keskin bir otorite kılıcı altında “sadece hizmet et” mottosu ile köle olarak yaratılan bu Replikant’ların düşünebilme, muhakeme yeteneği varken sorgusuz itaat etmeleri de düşünülemez. Tıpkı tarihte ilk fırsatta ortaya çıkan köle ayaklanmaları gibi, Replikant’larda bunu değerlendireceklerdi. Üstelik değindiğim gibi tarih boyunca yaşanan isyanlardaki kölelerden çok daha üstün özellikleri varken, bu kaçınılmazdır.</p>
<p>Blade Runner denilen keskin nişancıları bile sürekli sorgulayan, adım adım takip eden sert bir otoritenin özgürlük ve irade karşısında durduğu gün gibi bellidir. Bu nedenle filmde açık bir şekilde verilmese de biz o sert otoritenin varlığını hissederiz.</p>
<p><strong>“An”ı Yaşayabilmek</strong></p>
<p>Bir Replikant olan Roy’un önce yaşamı sorgulaması ama sonradan yaşamdaki “an”ların değerini anlaması tam bir ders niteliğindedir. Kötü adam olarak gördüğümüz, imha edilmesi gereken bir pürüz olarak görülen Roy’un peşindeki Deckard’a tokat gibi cevabı vardır. Deckard onun hayalini bile kuramayacağı şeyler görmüş yaşamıştır. Bu bile Roy’un kısıtlı zamanında “an”ının ne denli önemli olduğunun farkına varmasının göstergesidir. İnsanoğlu özgür iradeli yaşamında ne denli bunun kıymetini bilmektedir?</p>
<p><strong>Ve Blade Runner 2049…</strong></p>
<p>Varoluşu sorgulayan ve betimlediği gelecek tasviri ile günümüzde hala pek çok okumaya açık olan Ridley Scott başyapıtı yıllar sonra gelen devam filmi ile gündemde. Harrison Ford’u yine Deckard rolünde izlediğimiz yeni film Blade Runner 2049’da ayrıca yeni neslin gözde ve başarılı aktörlerinden Ryan Gosling de yer alıyor. İlk filmden 30 yıl sonra geçen hikayede polis memuru K’nın insanlığın sonunu getirebilecek bir sırrı öğrenmesi, bununla baş edebilmek için eski bir Replikant avcısı olan Deckard’ı araması ve akabinde gelişen olayları konu ediniyor. Gelen eleştirilerin oldukça iyi olduğu devam halkası, ilk filmin ulaştığı çıtaya erişebilir mi orası bilinmez ama yıllar sonra Denis Villeneuve gibi yetenekli bir yönetmenden efsane bir filmin devamını izlemek hiç şüphesiz keyifli olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2017/10/16/blade-runner-anin-bilinci-varolmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Filmlerine bir bakış</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2015/09/27/yapay-zeka-filmlerine-bir-bakis/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2015/09/27/yapay-zeka-filmlerine-bir-bakis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Masis Üşenmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2015 14:48:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[2001: A Space Odyssey]]></category>
		<category><![CDATA[Artificial Intelligence]]></category>
		<category><![CDATA[Blade Runner]]></category>
		<category><![CDATA[masis üşenmez]]></category>
		<category><![CDATA[Metropolis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=8039</guid>

					<description><![CDATA[Artificial Intelligence, kısaca A.I., Türkçe meali ile Yapay Zeka, insanlığın hala varamadığı bir teknoloji. Bu yüzden de merakımızı fazlası ile cezbediyor. Kimimiz günlük işlerimizde bize yardımcı olabileceğinden onu severken kimimiz de insanlığın sonunu getirebileceğinden dolayı korkuyor. Yapay Zeka, Fritz Lang&#8217;ın 1927 yapımı Metropolis&#8217;inden beri bilim kurgu sinemasında sıkça karşımıza çıkan bir konu. Pek çok yapımda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artificial Intelligence, kısaca A.I., Türkçe meali ile Yapay Zeka, insanlığın hala varamadığı bir teknoloji. Bu yüzden de merakımızı fazlası ile cezbediyor. Kimimiz günlük işlerimizde bize yardımcı olabileceğinden onu severken kimimiz de insanlığın sonunu getirebileceğinden dolayı korkuyor.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-8040" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-1024x640.jpg" alt="" width="696" height="435" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-1024x640.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-300x188.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-768x480.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-696x435.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-1068x668.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-672x420.jpg 672w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/113178-1920x1200.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Yapay Zeka, Fritz Lang&#8217;ın 1927 yapımı Metropolis&#8217;inden beri bilim kurgu sinemasında sıkça karşımıza çıkan bir konu. Pek çok yapımda yapay zeka ve insan çekişmesi aslında içimizdeki kötüyü ortaya çıkarıyor.</p>
<p>Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde A.I. sinemasından güzel örnekler bir bir önümüze geliyor. 2015&#8217;de Chappie ve Ex-Machina bunlardan yalnızca ikisi idi. Ne kadar tarzları farklı olsa da iki filmde de Yapay Zeka&#8217;nın nelere muktedir olabileceği konusunda çıkarımlar sundu. İki filmin de bazı kusurları olsa da bilim kurguya getirdikleri soluk sebebi ile bağrımıza bastık. Ayrıca gerek Joss Whedon’un Avengers: Age of Ultron&#8217;unda gerek ise seriye yeni bir soluk getireceğim diye ihanet eden Terminator Genisys&#8217;de A.I.ye karşı Dünya ve insanlık savunuldu.</p>
<p>Geçen yıllardan akıllarda kalan Disney&#8217;in animasyonu Big Hero 6, Johnny Depp&#8217;in oynadığı Transcendence ya da HER 2010&#8217;ların ilk yarısında akıllarda kalan A.I. filmleri oldu.</p>
<p>Şimdi Bilim Kurguda sıkça kullanılan Yapay Zeka filmlerinin tarihine kısaca bakalım;</p>
<p>“<strong>Metropolis” (1927)</strong></p>
<p>Daha sinemanın ilk yıllarında Fritz Lang&#8217;ın yarattığı Metropolis hem sistem eleştirisi, işçi sömürüsü sahneleri hem de yapay zeka sahibi kadın robot “False Maria” ile hala kendinden söz ettirmeyi başaran teknolojiler üstü bir yapımdır. Yapay Zeka&#8217;nın insanları kontrol etme şekli, duygu sahibi olabilmesi gibi sahneler istisnasız bütün A.I. filmlerini etkilemiştir.</p>
<p><strong>“2001: A Space Odyssey” (1968) </strong></p>
<p>A.I. deyince akla gelen ilk filmlerden biri de tabii ki Stanley Kubrick’in “2001: A Space Odyssey”&#8217;idir. Arthur C. Clarke&#8217;ın kaleminden çıkan senaryo bir grup uzay adamının gemiyi kontrol eden HAL 9000 (seslendirme Douglas Rain) ile başlarının belaya girmesini konu alır. HAL&#8217;ın kendinden emin ve herhangi bir duygu içermeyen sesi zihinlerde öyle bir yer eder ki çekilen her filmdeki A.I.lere HAL&#8217;ın torunu gibi bakarız. HAL, Kubrick&#8217;in mükemmeliyetçi yönetmenliği ile Yapay Zeka&#8217;da adeta bir mihenk taşı olur.</p>
<p>“<strong>Blade Runner” (1982)</strong></p>
<p>İnsan ve yapay zeka ayrımını sisler içinde bırakan Ridley Scott&#8217;ın kara film tadında siberpunk bilim kurgusu Blade Runner, 4 yıllık yaşam döngüsüne sahip replicant&#8217;ları konu alır. İnsanlardan tek farkları empatidir. Deckard (Harrison Ford) kaçak replicant Roy Batty (Rutger Hauer)&#8217;ı avlama peşindedir. Yapay Zeka&#8217;nın ölüme karşı duyduğu korkuyu ilk kez sinemada Hauer&#8217;in müthiş oyunculuğu ile izleriz. Philip K. Dick’in kısa öyküsü “Do Androids Dream of Electric Sheep?”&#8217;den uyarlanan yapım popüler kültürün önemli parçalarından biri olmuştur.</p>
<p>“<strong>Terminator</strong>” <strong>(1984)</strong></p>
<p>James Cameron&#8217;un popüler kültüre kazandırdığı yapım teknoloji korkumuzu insanlığın sonunu getirmeye kadar götürür. Zamanda seyahat, korku, aksiyon ve bilim kurgu öğelerini harmanlayan yapımda Sky-Net isimli bir savunma programı yarattığı robotlar ile insanlığı yok etmeye çalışmaktadır. Ancak direnişteki lideri daha rahime düşmemişken öldürmek için T-800 modelini 1980&#8217;lere yollayarak anneyi öldürmeye karar verir. Arnold Schwarzennegger&#8217;in ölüm makinesini oynadığı yapımda Linda Hamilton dünyayı kurtaracak kadındır. Aslına bakılacak olursa Terminatör öldürücü vuruşunu 1991 tarihli ikinci film ile yapacaktır. Gişe rekorları kıran film teknoloji-insan savaşında da teknolojiyi kullanmanın gene de fena bir fikir olmadığını gösterir.</p>
<p>“<strong>Ghost In The Shell” (1995)</strong></p>
<p>Matrix&#8217;in anası olarak ünlenen anime Ghost In Shell aslında Blade Runner ve Matrix arasındaki kayıp halka gibidir. Mamoru Oshii&#8217;nin yönettiği anime aynı isimdeki 1980&#8217;lerde çıkan Manga serisine dayanmaktadır. Kenji Kawai&#8217;nin müzikleri ile görsel ve işitsel bir şölene dönüşen yapım siberpunk alt türünün en önemli örneklerinden biri olmuştur.</p>
<p>“<strong><em>Bicentennial Man</em></strong>”<strong>(1999)</strong></p>
<p>Isaac Asimov&#8217;un kısa hikayesinden uyarlanan yapım merhum Robin Williams&#8217;ı insansı bir robot olarak karşımıza çıkarır. Kahya olarak başladığı hayatında Andrew zaman içinde kendini geliştirerek yavaş yavaş organik bir hal almaya ve sevmeye, sevilmeye başlar. Böylece bir robotun sonsuz yaşamı buluşunu da izlemiş oluruz.</p>
<p>“<strong>The Matrix” (1999)</strong></p>
<p>Matrix&#8217;e ilk bakışta bir A.I. filmi demek zor gelebilir. Ancak konusu itibari ile makinelerin insanları bir hayal alemine sokup onların vücut enerjilerinden yararlanarak yaşamlarını sürdürmesi en kötücül yapay zekanın bile aklına gelmeyecek bir varsayım. Matrix içinde yaşayan insanlar gerçeklerden habersiz iken bir grup insan olayların farkındadır ve sistem bunları yakalamak için ajan programı yapmıştır. Genel olarak Matrix&#8217;e baktığımızda A.I.&#8217;ın tüm sisteme yayılmış bir üst beyin(ana akım medyanın bu aralar sevdiği bir laf) olduğunu ve tüm programcıkların onun eseri olduğunu görürüz. Ne kadar devam filmlerinde konu giderek dağılsa da kısa animelerden oluşan filmi “Animatrix” Matrix&#8217;in yapay zeka kalıbının nasıl geliştiğini göstermesi bakımından önemli bir yapımdır.</p>
<p><strong>“A.I. Artificial Intelligence” (2001) </strong></p>
<p>Kubrick&#8217;in uzun yıllar kafa yorduğu daha sonra çeşitli nedenlerle Steven Spielberg&#8217;in devralıp Kubrick&#8217;in anısına saygı ile 1995&#8217;de görücüye çıkardığı A.I., Yapay Zeka&#8217;nın iyi yanına ve insanın kötücüllüğüne odaklanan bir yapımdır. Haley Joel Osment&#8217;ın sevmek ve sevilmek için programlanmış bir çocuk robotu canlandırdığı yapım adeta bir Pinokyo uyarlamasıdır. Annesini mutlu etmek için gerçek bir çocuk olmaya çalışan robot David&#8217;in masalsı macerası Yapay Zeka filmlerinden uzakta tam bir Spielberg filmine dönüşür. Ancak Jigolo Joe (Jude Law), Oyuncak ayı Teddy (seslendirme Jack Angel) gibi unutulmaz yapay zekaya sahip yan karakterler ile sinema tarihine geçer.</p>
<p><strong><em>“I, Robot” </em></strong><strong>(2004)</strong></p>
<p>USR robotics&#8217;in müdürü öldürülmüştür ve dedektif Del Spooner&#8217;ın en büyük şüphelisi bir robottur. Ünlü yazar ve robot kavramının yaratıcılarından Isaac Asimov&#8217;un “Robotların üç yasası”na dayanan yapımı Alex Proyas yönetirken başrolde Will Smith robotların peşinde koşmaktadır. Bu üç yasaya göre; Bir robot asla bir insanı incitemez ya da incitilmesine izin veremez, bir robot ilk kural ile çelişmediği sürece insanların verdiği emirlere uymak zorundadır ve bir robot ilk kural ile çelişmediği sürece kendi varlığını devam ettirmekle yükümlüdür. Filmde Robot Sonny bir şekilde bu kuralları ihlal etmeyi başarmış mıdır? İnsanlık robotların gelişimi için bir engel ise yok edilmeli midir? Gelişmiş bir yapay zeka bu durum ile karşılaştığında ne yapacaktır? Gibi sorular ile merakımızı çekmeyi başarır.</p>
<p>“<strong>Her</strong>” <strong>(2013)</strong></p>
<p>Spike Jonze&#8217;un yönettiği Her, A.I. filmleri arasında romantik yapısı ile farklı bir yerde durmaktadır. Bu sefer Yapay Zeka dünyayı değil kalplerimizi ele geçirmeye çalışır. Modern dünyanın yalnız bireylerinin ilişki kurma ve sürdürme konusundaki başarısızlığı işveli yapay zeka ve işletim sistemi O.S.(seslendirme Scarlett Johansson)&#8217;yi insanların duyguları ile oynamaya iter. Aşk, kalp kırıklığı ve yalnızlık gibi temaları işleyen Her bu yüzden diğer A.I. filmlerinden çok farklı bir yapıya sahiptir.</p>
<p>Obtüratör</p>
<p>Masis Üşenmez</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2015/09/27/yapay-zeka-filmlerine-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
