<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birdman &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/tag/birdman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 May 2018 08:04:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Birdman: Post- post modern bir porno</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/birdman-post-post-modern-bir-porno/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/birdman-post-post-modern-bir-porno/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2015 08:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Birdman]]></category>
		<category><![CDATA[meltem yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=7472</guid>

					<description><![CDATA[Post modernizmin, ayağımızın altındaki güven zeminini kaydırmasına henüz alışamamıştık ki, şimdi çok daha kötüsü çıktı. Alain Badiou gibi pek çok düşünür, post modern çağı geride bıraktığımızı, post post modern bir çağa girdiğimizi söyler. Ve işin kötüsü, post-post modernizm, “gerçek” nosyonunu elimizden almaya kararlı. Durun, en baştan başlayalım… Bu yıl Oscar ve Altın Küre’de hatrı sayılır [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Post modernizmin, ayağımızın altındaki güven zeminini kaydırmasına henüz alışamamıştık ki, şimdi çok daha kötüsü çıktı. Alain Badiou gibi pek çok düşünür, post modern çağı geride bıraktığımızı, post post modern bir çağa girdiğimizi söyler. Ve işin kötüsü, post-post modernizm, “gerçek” nosyonunu elimizden almaya kararlı. Durun, en baştan başlayalım…</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7473" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-1024x645.jpg" alt="" width="696" height="438" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-1024x645.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-300x189.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-768x484.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-696x438.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-1068x673.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756-667x420.jpg 667w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/141020_r25614-1200-756.jpg 1200w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Bu yıl Oscar ve Altın Küre’de hatrı sayılır bir başarı yakalayan “Birdman veya Cahilliğin Umulmayan Erdemi”, komedi- dram- fantastik türlerinin melez, sıradışı bir örneği. Meksikalı Alejandro González Iñárritu’nun yönettiği film, Riggan Birdman karakteriyle geçmişte Hollywood’da parlak bir kariyeri olan 50’li yaşlarda bir oyuncunun, bu kez tiyatro sahnesinde var olma çabasını, aslında son çırpınışlarını konu alıyor. Kahramanımızın tiyatrodaki performansı ile sinemaya dair hayalleri, filmi “gerçek” ve “gerçekdışı” olmak üzere ikiye ayırıyor.</p>
<p>“Gerçekler” tiyatro sahnesinde yaşanırken, “gerçekdışılık” Birdman’in kendiyle baş başa kaldığı anlarda gökyüzüne yükselmesiyle, nesneleri sağa sola savurma yeteneğiyle veya iç sesiyle vuku buluyor. Buraya kadar her şey sinemada görmeye alıştığımız türden, elbette, ancak tam da burada devreye, yeni bir gerçeklik anlayışının beyazperdeye yansıması giriyor: Eğer varoluşunu yeniden üretemiyorsan, yoksun!</p>
<p>Film süresince, Birdman karakterinin kızı, ona ısrarla twitter, facebook gibi sosyal medya hesapları açması gerektiğinden bahseder durur. Zira aksi takdirde hayata geçirdikleri tiyatro oyunu, oynanmış bile sayılmayacaktır. Keza tiyatroya sonradan katılan başarılı oyuncu da, kaderlerinin, bir sanat eleştirmeninin köşesinde ne yazdığına bağlı olduğunu söyleyip durmaktadır. Bir başka değişle tiyatro oyununun var olması ve izleyici tarafından izlenmesi yeterli değildir, oyunun sosyal medyada gündeme gelerek, gazete köşelerinde eleştirilerek, kısaca “yeniden üretilerek” var olması gerekmektedir! İşte bu noktada, gerçeğin yeniden üretiminin, gerçeğin kendisinden daha öne geçip geçmediği sorusu yatıyor.</p>
<p>Bana göre, evet bu böyle, varoluşumuzu yeniden üretip kanıtlayamadığımız sürece var olmadığımızın varsayıldığı post post modern bir dönemdeyiz. Bu, olabileceklerin en kötüsü. Zaten filmin sonunda Birdman’in kendini öldürmek istemesi de, aslında bu post -post modern gerçek nosyonuna bir tepki: Yalnızca ölümün yeniden üretilmeden ses getirebileceğine inanan bir “süper kahramanın” tepkisi!</p>
<p>Bu kadarla da sınırlı değil. “Birdman”, “gerçek” ile fena halde derdi olan, yeni nesil bir porno film. Şimdi bunun neresi porno, diyeceksiniz. Öncelikle, eminim filmin çekim teknilerinin son derece başarılı olduğu konusunda hemfikiriz, değil mi? Öyle başarılı ki, filmde tiyatro sahneleri geçtiği sırada, izleyici de kendisini tiyatro izleyicisi gibi hissediyor. Kahramanımız kendini sinemada hayal etmeye başladığı sırada ise biz seyirciler anında sinema izleyicisine dönüşüyoruz. Bu demek oluyor ki sözkonusu çekim tekniği, yönetmene izleyici algısı ve hissiyatıyla dilediğince oynama şansı veriyor, tıpkı porno filmlerdeki gibi!</p>
<p>Porno film izleyenler -çoğumuz izlemişizdir- bilir, bu filmlerde kamera penise, vajinaya, ya da boşalınan bir yüze, her neyse, aşırı derecede yakınlaştılarak, izleyicinin beceren ya da becerilenle kendisi arasında sıkı bir bağ kurması sağlanır. Freud’ın sapıklık kuramında tarif ettiği gibi, “bir uzvun aşırı değerlendirilmesi”nin görsel karşılığı olan bu filmler, bana göre hipergerçekçiliğin sinemadaki tek örneğidir. Ama artık tek değil. “Birdman”de de, yönetmen, tıpkı porno filmlerde yapılan gibi, oyuncuları “aşırı değerlendirerek” pornodan sanata evrilen ve uzun süre sinemada kullanılacağa</p>
<p>benzeyen bir teknikle karşımıza çıktı. Biraz daha açmak gerekirse, “Birdman”da kahramanımızın yüzüne aşırı derece yaklaşan kameranın tekniği ile porno filmde penise aşırı derecede yaklaşan kameranın tekniği arasında ciddi bir benzerlik görüyorum, bunu söylemeye cesaret etmemi sağlayan ise her ikisinin de izleyicide çok şekilde karşılık bulduğuna olan inancım.</p>
<p>Zaten yönetmen de, biz izleyicilere bu benzerliğin ipucunu filmin sonlarına doğru vermekten geri durmadı: Birdman’in kendini tiyatro sahnesinde öldürme girişiminin ardından, konuyu çalıştığı gazetede haberleştiren sanat yönetmeni, sözkonusu Broadway oyunu için “hipergerçekçi” tanımını kullandı. Bu, “Birdman”in de tanımı.</p>
<p>Belki yönetmen Innarritu, dünyanın bir yerlerinde bu bol ödüllü filmi porno ile bir tutan bir delinin olduğunu bilse beni ıslak odunla dövmek de isteyebilir, napalım, bu da benim “gerçeklik” anlayışım.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-7474 size-medium" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-203x300.jpg 203w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-768x1136.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-692x1024.jpg 692w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-696x1029.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-1068x1580.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29-284x420.jpg 284w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/2015-02-16-21.17.29.jpg 1148w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" /></a></p>
<p>MELTEM YILMAZ</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/birdman-post-post-modern-bir-porno/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademi “Birdman” Dedi!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/akademi-birdman-dedi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/akademi-birdman-dedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2015 08:19:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Akademi Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Birdman]]></category>
		<category><![CDATA[Utku Ögetürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=7458</guid>

					<description><![CDATA[87. Akademi Ödülleri Töreni öncesi, her yıl olduğu gibi hak edenlerin değil ödül sezonu boyunca doğru kampanya yürüten filmlerin veya firmaların ödül kazanacağı tartışmaları sinemanın önüne geçti. Lakin, bu seneki yarışın geçtiğimiz senelere göre çok daha çekişmeli geçeceği su götürmez bir gerçekti. Zira; Amerikan milliyetçiliğini öne çıkaran filmlerin yarışta sadece birer dublör olarak kalması Birdman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>87. Akademi </strong><strong>Ö</strong><strong>d</strong><strong>ü</strong><strong>lleri T</strong><strong>ö</strong><strong>reni </strong><strong>ö</strong><strong>ncesi, her y</strong><strong>ı</strong><strong>l oldu</strong><strong>ğ</strong><strong>u gibi hak edenlerin de</strong><strong>ğ</strong><strong>il </strong><strong>ö</strong><strong>d</strong><strong>ü</strong><strong>l sezonu boyunca do</strong><strong>ğ</strong><strong>ru kampanya y</strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü</strong><strong>ten filmlerin veya firmalar</strong><strong>ı</strong><strong>n </strong><strong>ö</strong><strong>d</strong><strong>ü</strong><strong>l kazanaca</strong><strong>ğı </strong><strong>tart</strong><strong>ış</strong><strong>malar</strong><strong>ı </strong><strong>sineman</strong><strong>ı</strong><strong>n </strong><strong>ö</strong><strong>n</strong><strong>ü</strong><strong>ne ge</strong><strong>ç</strong><strong>ti. Lakin, bu seneki yar</strong><strong>ışı</strong><strong>n ge</strong><strong>ç</strong><strong>ti</strong><strong>ğ</strong><strong>imiz senelere g</strong><strong>ö</strong><strong>re </strong><strong>ç</strong><strong>ok daha </strong><strong>ç</strong><strong>eki</strong><strong>ş</strong><strong>meli ge</strong><strong>ç</strong><strong>ece</strong><strong>ğ</strong><strong>i su g</strong><strong>ö</strong><strong>t</strong><strong>ü</strong><strong>rmez bir ger</strong><strong>ç</strong><strong>ekti. Zira; Amerikan milliyet</strong><strong>ç</strong><strong>ili</strong><strong>ğ</strong><strong>ini </strong><strong>ö</strong><strong>ne </strong><strong>çı</strong><strong>karan filmlerin yar</strong><strong>ış</strong><strong>ta sadece birer dubl</strong><strong>ö</strong><strong>r olarak kalmas</strong><strong>ı </strong><strong>Birdman ve Boyhood gibi sinemasal anlamda yenilik sunan iki filmin ise ba</strong><strong>ş</strong><strong>rol</strong><strong>ü ü</strong><strong>stlenmesi yar</strong><strong>ışı </strong><strong>ge</strong><strong>ç</strong><strong>ti</strong><strong>ğ</strong><strong>imiz y</strong><strong>ı</strong><strong>llara oranla daha keyifli bir hale getirdi.</strong></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7459" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-1024x582.jpg" alt="" width="696" height="396" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-1024x582.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-300x171.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-768x436.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-696x396.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-1068x607.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations-739x420.jpg 739w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/oscar-nominations.jpg 1200w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Gecenin en merak edilen iki ödülü En İyi Film ve En İyi Yönetmen için düşüncem Linklater ve Inarritu arasında kardeş payı yapılacağı yönündeydi. Linklater’a Boyhood ile en iyi film Oscarı verileceği, Inarritu’nun ise yönetmen ödülüyle gönlünün alınacağını tahmin ediyordum. Geçtiğimiz yıllarda kararlarını hep bu doğrultuda kullanan Akademi, geçen sene Gravity ve 12 Years a Slave dolayısıyla Steve McQueen ve Alfonso Cuaron arasında da aynı uygulamayı devam ettirmişti. Bu sene ise ödül sezonu boyunca esip gürleyen Boyhood’u görmezden gelerek, iki kategoride de Birdman’i ödüllendirdi.</p>
<p>Özellikle sinemaseverler tarafından yıl boyunca “en iyi” olarak nitelendirilen ancak duygusal yaklaşımı bir kenara bırakacak olursak, anlatım üslubuyla büyük hayal kırıklığı yaratan Interstellar’ın aldığı tek ödül; filmin neden ana kategorilerde aday gösterilmediği sorusuna cevap niteliği taşıdı. Yılın bir diğer zayıf filmlerinden American Sniper ise Interstellar’ın aksine En İyi Film kategorisinde kendisine yer bulmuştu. Bu anlamsız tercihi haklı çıkarmak isteyen Akademi, “film ödülsüz dönmesin” düşünesiyle &#8211; elle tutulur bir sebep olmadan &#8211; Ses Kurgusu kategorisinde ödüllendirildi. Aday gösterildiği dokuz kategorinin dördünden ödülle dönen The Grand Budapest Hotel ise özellike senaryo kategorisinden ödül alamayarak hayal kırıklığı yarattı.</p>
<p>Akademi Ödülleri’nde sürpriz yaşanmayan kategorilerin başında oyuncu kategorileri geliyor. Bu yıl En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Oscarı başarılı performansıyla Eddie Redmayne, En İyi Kadın Oyuncu Oscarını ise Still Alice’deki performansıyla Julianne Moore aldı. Bu yıl, hiçbir kategoride desteklediğim bir aday olmamasına rağmen “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” kategorisinde Mark Ruffalo’ya karşı büyük sempatim vardı. Tabii ki kategorinin zayıf halkası olarak görünen Ruffalo ödüle uzanamadı lakin, Whiplash’teki performansıyla kariyerinin zirvesine çıkan J.K Simmons’ın ödüle uzanması sürpriz de olmadı. Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde ise Boyhood’a teselli ödülü olarak Patricia Arquette ödüle layık görüldü. Başarılı oyuncunun ödülünü alırken yaptığı konuşma ise törenin ardından hafızalara yer etti.</p>
<p>Cannes’da Altın Palmiye kazanmasına rağmen Akademi tarafından görmezden gelinen Kış Uykusu’nun yer alamadığı Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Leviathan ve Ida yarışı son ana kadar önde götürdü. Ida’nın yabancı eleştirmenler tarafından çok beğenilmesi, Ida’nın yarışta bir hep bir adım önde olmasını sağladı ama konusu itibariyle ABD’nin, Rusya’yı kendi silahı ile vurabilmesi için büyük bir fırsat veren Leviathan’ın da son ana kadar şansı vardı. Her şeye rağmen herhangi bir sürpriz olmadı ve 33. İstanbul Film Festivali’nde seyretme şansı bulduğumuz Ida ödülü hak ederek kazandı.</p>
<p>Özetle, geçtiğimiz yıllara göre siyasi içerikli filmlerin değil “sinema”nın ödüllendirildiği bir Ödül Töreni’ni geride bıraktık. Seneye, “Oscar beni ilgilendirmiyor” dedikten hemen sonra ekranların karşısına merakla oturup, takip edeceğimiz 88. Akademi Ödülleri’nde görüşmek üzere.</p>
<p>Utku Ögetürk</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2015/03/23/akademi-birdman-dedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
