<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Sep 2026 18:33:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Her filmin duygusu Ayvalık&#8217;la bütünleşti!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/20/her-filmin-duygusu-ayvalikla-butunlesiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/20/her-filmin-duygusu-ayvalikla-butunlesiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:22:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26617</guid>

					<description><![CDATA[5. Ayvalık Film Festivali bugün sona eriyor… Ayvalık çok sevdiğim sahil kasabalarından biri ve festivalin Ayvalık’la çok bütünleştiğini ve Ayvalık’a çok yakıştığını düşünüyorum. Festival direktörü Azize Tan’ı bu öngörü, bu devamlılık için tebrik etmek gerekiyor! Her filmin duygusu Ayvalık’ta hissediliyor gerçekten de. Bu sene afişini de çok sevdim Ayvalık’ta yaşamış, 2022 yılında hayatını kaybetmiş aynı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5. Ayvalık Film Festivali bugün sona eriyor… Ayvalık çok sevdiğim sahil kasabalarından biri ve festivalin Ayvalık’la çok bütünleştiğini ve Ayvalık’a çok yakıştığını düşünüyorum. Festival direktörü Azize Tan’ı bu öngörü, bu devamlılık için tebrik etmek gerekiyor!</p>
<p>Her filmin duygusu Ayvalık’ta hissediliyor gerçekten de. Bu sene afişini de çok sevdim Ayvalık’ta yaşamış, 2022 yılında hayatını kaybetmiş aynı zaman da berber olan Arif Buz’un sokağa, meydana, alanlara taşan coşkulu çizimleri Alkan Avcıoğlu’nun animasyon çalışmasıyla bizi büyülü bir gerçekliğin içine soktu…</p>
<p>Festivalde her bölüm kendi içinde incelikli hesaplanmış filmlerden oluşuyordu ama bu sene ilk defa eklenen ‘Orta Sınıflar Nereye Gidiyor’ hem isim olarak hem de orta sınıfın kalmadığı düşünülen bir atmosferde dikkat çekici bir fotoğrafa dönüşüyor. Bu bölümde yer alan yerli filmler karakterlerin içinde bulunduğu duruma umutsuz bir pencereden, çözüm odaklı bir çabalama, bocalama açısından bakıyor ve ortaya geleceğe karşı bir güvensizlik penceresi açılıyor. Sanırım orta kuşağın geleceğe taşıyabileceği umut kırıntısı azalıyor, çabalamaya rağmen bunu yaşamak eski ve yeni kuşağı benzer bir karamsarlık içerisinde buluşturuyor! Festivalde bu bölümde Sarı Zarflar, En Güzel Cenaze Şarkıları, Bir Arada Yalnız, İsimsiz Eserler Mezarlığı, Günyüzü, Karanlıkta Islık Çalanlar ve Süt Çiftliği yer aldı.</p>
<p>Bir diğer bölüm de benim için izlemekten her daim keyif aldığım animasyon filmlerin olduğu bölümdü. Öncelikle Fransız oyun yazarı ve film yapımcısı Marcel Pagnol’un hayatını anlatan biyografik film Muhteşem Bir Hayat’ı izledim. İzleyiciye mesafeli bir karakter ve animasyon olduğunu söylemeliyim. Yazar ve yönetmen olan Slyvian Chomet’in filme özellikle teknik açıdan çok emek verdiği belli. 2010 yapımı İllüzyonistten bu yana ilk animasyon filmi olan Muhteşem Bir Hayat, aynı zamanda 2003 yapımı Belleville Üçüzleri’nde sergilenen tarzda karşımıza çıkıyor. Hikaye anlatımı bir yaşamın izini sürdüğü için bildik kaçıyor ama görsel olarak çok tatmin edici. Film başlarda konu olarak daha akıcıydı, sonrasında didaktik bir anlatıma dönüşse de görselliği her daim göz doldurucu.</p>
<p>Bir diğer film, kesinlikle seyirci dostu bir film olan Louis Clichy’nin Iron Boy’u. Başta bir büyüme komedisi gibi duruyor ama içine aile ilişkileri, inanç sistemi, sevgi ve biraz da dostluk temaları girince hassas bir teraziye dönüşüyor. Suluboya tekniğiyle karşımıza çıkan film, yönetmenin sanat departmanında çalıştığı filmler olan Wall-e ve Up filmlerinden feyz aldığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle de karakter, görüntü ve onu birleştiren temayı başarılı bir şekilde kurguluyor, zaten karakter çok sempatik yaşadıkları da çok iç buracak kadar gerçekçi!</p>
<p>Bu bölümde ayrıca yazar yönetmen Kohei Kadowaki’nin ilk animasyon filmi Biz Uzaylıyız da vardı. Film ilgi çekici ikili bir bakış açısıyla ve incelikli gözlemlenmiş görüntüler aracılığıyla ergenlik bunalımıyla birlikte ilerleyen bir okul hayatı yolculuğunu ele alıyor ve o yılların sonrasına etkisini… Film başlarındaki büyülü gerçeklik hali sonrasında acı gerçekle yüzleşme, intikam alma ve olayları iki taraflı görme hali getiriyor ki bazı yerlerde odak kayboluyor ama yine de bizi büyüme dengesinin sancısında tutmayı başarıyor.</p>
<p>Festivalde ayrıca; üretken Romen yönetmen Octave Mirbeau’nun Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi filmini izledim. Film Octave Mirbeau’nun 19. Yüzyıl başlarında yazdığı ünlü kitabından uyarlama. Jude bu hikayeyi anlatarak sınıf hiyerarşisinin bitmediğini ve modern kölelik sisteminin şekil değiştirerek de olsa devam ettiğini güncelliyor. Burjuva bir ailenin yanında çalışan Rumen bir kadının kendi hayatıyla çalıştığı ailenin hayatı arasında kurmaya çalıştığı dengeyi hüzünlü bir şekilde ele alırken, çocuk dünyasının kırılganlığına da dikkat çekiyor.</p>
<p>Gregg Araki son filmi I Want Your Sex / Seni İstiyorum da en ticari belki de en düz-gün filmine rast geliyoruz. Tabii yine uçuk filmlerinde kullandığı deri kıyafetler, kırbaçlar ve tuhaf cisimler var, film bazıları için aşırı bulunabilir! Ya da şöyle diyebiliriz film için Seks saplantısının götürdüğü yere git!</p>
<p>Kosovalı yönetmen Blerta Basholli’nin ikinci uzun metrajlı filmi Dua, 90’larda Sırp işgalinin ve baskısının hissedildiği 90’larda geçen gerilimli bir büyüme hikayesi. Dua judo, müzik ve cinsel keşifleriyle hayatta kalmaya çalışan bir genç kız ve etrafındaki çember git gide daralıyor. Film bu konuyu ele alan filmlerden çok farklı bir şey içermiyor ama amacı zaten o dönemin acısını yaşatmak. Dua’nın yolculuğu siyasi şiddetin getirdiği korku cesaretle yüzleşmeyi de içeriyor!</p>
<p>Festivalin kısa film ve belgesel seçkisi de çok iyiydi, ben döndüğüm için birçoğunu izleyemesem de, kısacıların orada olmaktan çok mutlu olduğunu düşünüyorum ve festivali takip edenlerin kısa filmlere özel bir ilgisi olduğunu da duydum.</p>
<p>Gösterimler, sadece festival döneminde açılan Vural Sineması’nda (ama tadilata girip her zaman açık olacağının müjdesini aldık), Fabrika Ayvalık ve yeni açılan gösteri merkezi olan Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde yapıldı. Ayvalık zaten her yere yürüyerek ulaşılan bir ilçe o yüzden filmler ve etkinlikler arasında mekik dokurken, dar, hareketli ve renkli sokaklardan geçmek bir kez daha iyi hissettirdi. Film festivalleri zaten sadece film izleme odaklı olmamalı, sonrasında etkileşim kurulup fikir alışverişinde bulunulacağı yerlere dönüşmeli. Ayvalık Film festivali buna çok önem verdiğini hem seçtiği mekanlarla, hem menülerle her gün gösterdi, kendi aramızda ‘sosyalleşme’ yorgunluğu yaşıyoruz dediğimiz tatlı anlara dönüştü bu buluşmalar! Her şeyin içinin boşaltılıp üstelik zorlaştığı bir dönemde inatla güzel bir festival yapmak çok önemli ve mutluluk verici!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/20/her-filmin-duygusu-ayvalikla-butunlesiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4. Fethiye Uluslararası Film Festivali’nde Ulusal Deneysel, Animasyon, Yapay Zeka Gösterim Seçkisi Açıklandı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/4-fethiye-uluslararasi-film-festivalinde-ulusal-deneysel-animasyon-yapay-zeka-gosterim-seckisi-aciklandi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/4-fethiye-uluslararasi-film-festivalinde-ulusal-deneysel-animasyon-yapay-zeka-gosterim-seckisi-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[KISA FİLM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26612</guid>

					<description><![CDATA[4-8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 4. Fethiye Uluslararası Film Festivali, farklı anlatım biçimlerine ve yaratıcı sinema deneyimlerine odaklanan seçkileriyle sinemaseverleri Fethiye’de buluşturmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında gösterilecek Ulusal Deneysel, Animasyon, Yapay Zeka Gösterim Seçkisi açıklandı. Fethiye Belediyesi’nin desteğiyle, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği tarafından gerçekleştirilecek festivalde, geleneksel sinema anlatılarının sınırlarını genişleten deneysel çalışmaların yanı sıra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>4-8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 4. Fethiye Uluslararası Film Festivali, farklı anlatım biçimlerine ve yaratıcı sinema deneyimlerine odaklanan seçkileriyle sinemaseverleri Fethiye’de buluşturmaya hazırlanıyor.</b><span style="font-weight: 400;"> </span><b>Festival kapsamında gösterilecek Ulusal Deneysel, Animasyon, Yapay Zeka Gösterim Seçkisi açıklandı.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fethiye Belediyesi’nin desteğiyle, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği tarafından gerçekleştirilecek festivalde, geleneksel sinema anlatılarının sınırlarını genişleten deneysel çalışmaların yanı sıra animasyon ve yapay zeka teknolojileriyle üretilen filmler de izleyiciyle buluşacak. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26615" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-240x300.jpeg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-240x300.jpeg 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-819x1024.jpeg 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-768x960.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-336x420.jpeg 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-150x188.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-300x375.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-696x870.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Ulusal-Deneysel-Animasyon-Yapay-Zeka-Seckisi.jpeg 1128w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><b>Deneysel Anlatılardan Yapay Zeka Destekli Çalışmalara</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ulusal Deneysel, Animasyon, Yapay Zeka Gösterim Seçkisi’nde; farklı görsel diller, özgün anlatım biçimleri ve teknolojinin sinemayla kesiştiği çalışmalar yer alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçkide Elif Nur Kayalar’ın</span><b> “Karanfil Kız”</b><span style="font-weight: 400;">, Zeliha Karakoca’nın</span><b> “Erişim Engellendi (Access Denied)”</b><span style="font-weight: 400;">, Önder M. Özdem’in</span><b> “Kalan (Remnant)”</b><span style="font-weight: 400;"> ve Yalın Çağdaş Eşsiz’in</span><b> “Kimseyi Öldürmek İstemiyorum (I Don’t Want To Kill Anybody)”</b><span style="font-weight: 400;"> adlı filmleri deneysel ve animasyon türlerindeki çalışmalarıyla izleyiciyle buluşacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zeka destekli filmler bölümünde ise Erkan Ceylan’ın</span><b> “Dağın Muhafızı (The Guardian of the Mountain)”</b><span style="font-weight: 400;"> ve Berkay Ellek’in</span><b> “Sultanın Taşı (The Sultan’s Stone)”</b><span style="font-weight: 400;"> adlı yapımları gösterilecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farklı sinema pratiklerini bir araya getiren seçki, deneysel sinemadan animasyona ve yapay zeka destekli üretimlere uzanan yapısıyla Türkiye’deki güncel film üretimlerinin çeşitliliğine dikkat çekiyor.</span></p>
<ol start="4">
<li><b> Fethiye Uluslararası Film Festivali</b><span style="font-weight: 400;">, film gösterimlerinin yanı sıra söyleşi ve çeşitli etkinliklerle </span><b>4-8 Kasım 2026</b><span style="font-weight: 400;"> tarihlerinde sinemaseverleri Fethiye’de buluşturacak.</span></li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/4-fethiye-uluslararasi-film-festivalinde-ulusal-deneysel-animasyon-yapay-zeka-gosterim-seckisi-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Trabzon Film Festivali&#8217;ne başvurular sürüyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/2-trabzon-film-festivaline-basvurular-suruyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/2-trabzon-film-festivaline-basvurular-suruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:05:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26609</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 15-20 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 2. Trabzon Film Festivali’nde ödül kategorileri ve ödül miktarları belli oldu. Yarışma programına bu yıl eklenen 5 yeni kategoriyle birlikte sinemacılar ve genç senaristlere toplam 800 bin TL para ödülü verilecek. Son başvuru tarihi 21 Eylül olarak açıklandı. Trabzon, aralık ayında sinemanın farklı tür [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 15-20 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 2. Trabzon Film Festivali’nde ödül kategorileri ve ödül miktarları belli oldu. Yarışma programına bu yıl eklenen 5 yeni kategoriyle birlikte sinemacılar ve genç senaristlere toplam 800 bin TL para ödülü verilecek. Son başvuru tarihi 21 Eylül olarak açıklandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Trabzon, aralık ayında sinemanın farklı tür ve anlatılarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü ve Trabzon Valiliği’nin katkılarıyla bu yıl 2&#8217;ncisi düzenlenecek olan Trabzon Film Festivali, 15-20 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Türkiye&#8217;nin dört bir yanından sinemacıların katılımına açık olan festival kapsamında Ulusal Belgesel Film Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması düzenlenecek. Bu yıl yarışma programına eklenen yeni ödül kategorileriyle farklı alanlarda üretim yapan sinemacıların desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">5 YENİ ÖDÜL KATEGORİSİ</p>
<p style="font-weight: 400;">Festivalin Ulusal Kısa Film Yarışması’na En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yapay Zeka Film ödülleri eklenirken, Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Kurgu kategorileri yer alacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">EN İYİ FİLME 200 BİN TL</p>
<p style="font-weight: 400;">Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü 200 bin TL ve Altın Taka Heykeli olacak. Yarışmada ayrıca 80 bin TL Jüri Özel Ödülü ile 40&#8217;ar bin TL değerinde En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Kurgu ödülleri verilecek. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise En İyi Kurmaca Film, En İyi Belgesel Film, En İyi Deneysel Film ve En İyi Canlandırma Film ödüllerinin her biri 75 bin TL ve Altın Taka Heykeli olarak belirlendi. Kısa film yarışmasında ayrıca En İyi Yapay Zeka Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerinin her biri 40 bin TL olacak. Her kategoride para ödülü içermeyen birer Jüri Özel Ödülü de verilecek.</p>
<p style="font-weight: 400;">GENÇ SENARİSTLERE ÖZEL YARIŞMA</p>
<p style="font-weight: 400;">Festival kapsamında geleceğin sinemacılarını ve senaristlerini desteklemek amacıyla Kısa Metraj Öğrenci Senaryo Yarışması da düzenlenecek. En İyi Öğrenci Senaryosu ödülünün tutarı 20 bin TL olarak açıklandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">BAŞVURULAR 21 EYLÜL’DE SONA ERECEK</p>
<p style="font-weight: 400;">Festival yarışmalarına başvurular 21 Eylül 2026 tarihinde sona erecek. Türkiye’nin dört bir yanından sinemacıların katılabileceği yarışmalar için başvurular FilmFreeway üzerinden yapılabilecek. Yarışma yönetmelikleri ve başvuru koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgilere festivalin resmi internet sitesinden ulaşılabilecek. Trabzon Film Festivali kapsamında farklı kategorilerde sinemacılar ve genç senaristlere toplam 800 bin TL para ödülü takdim edilecek.</p>
<p style="font-weight: 400;">Festival takvimi, detaylı program ve tüm gelişmeler için <a href="http://trabzonfilmfestivali.com/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://trabzonfilmfestivali.com&amp;source=gmail&amp;ust=1789898062908000&amp;usg=AOvVaw2WfiJEkn_4GF7IEkFSFt5B">trabzonfilmfestivali.com</a> adresi ve festivalin resmi sosyal medya hesapları takip edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/19/2-trabzon-film-festivaline-basvurular-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Açıklandı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-yarisacak-filmler-aciklandi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-yarisacak-filmler-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:23:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26602</guid>

					<description><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Kısa, Ulusal Belgesel Film ve Uluslararası Uzun Metraj kategorilerinde “Altın Portakal” için yarışacak filmler belli oldu. 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 12 film yer alıyor. Altın Portakal’da filmler; En İyi Film, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Kısa, Ulusal Belgesel Film ve Uluslararası Uzun Metraj kategorilerinde “Altın Portakal” için yarışacak filmler belli oldu.</strong></p>
<p>24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 12 film yer alıyor. Altın Portakal’da filmler; En İyi Film, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü, Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü, En İyi Yönetmen, Cahide Sonku Ödülü, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Müzik, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Belgesel Film, Belgesel Film Jüri Özel Ödülü, En İyi Kısa Film, Kısa Film Jüri Özel Ödülü, Sungu Çapan Eleştirmenler jürisi En İyi Yerli Film Ödülü  ve Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü dallarında yarışacak. Ulusal seçkilerde tüm filmler Türkiye’de ilk kez Altın Portakal’da sinemaseverlerle buluşacak.</p>
<p>Bu yıl toplam 11 milyon TL’lik ödül desteğiyle sinemaya güçlü bir katkı sunacak festivalde Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması En İyi Film ödülü ise 5 milyon TL olarak belirlendi. Altın Portakal’da Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanlığı görevini ise Derviş Zaim üstlenecek.</p>
<p><strong>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 12 Film ‘Altın Portakal’ için Yarışacak</strong></p>
<p><strong> </strong>Prodüksiyon amiri, post-prodüksiyon teknikeri Ahmet Seyrekbasan, yapımcı Derya Tarım ve akademisyen Prof. Dr. Zeynep Çetin Erus’un ön jürisini oluşturduğu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda sinema kültürüne katkı sunan, özgün anlatımı ve sanatsal yaklaşımıyla öne çıkan filmler yarışacak.</p>
<p>Seçkideki bütün filmler Türkiye’deki ilk gösterimini yapacak, toplam 8 film ise dünya ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda; yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun üstlendiği, başrollerinde Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul ve İlyas Salman’ın yer aldığı <strong>‘Artakalan’</strong>, 74. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nin 2026 yılı Resmi Seçkisi’nde yer almasının ardından Türkiye’de ilk gösterimini gerçekleştirecek. Yönetmenliğini Necmi Sancak’ın yaptığı, başrollerini Caner Cindoruk, Can Bartu Arslan, Deniz Işın, Hande Doğandemir, Deniz Dumanlı ve Menderes Samancılar’ın paylaştığı <strong>‘Bekle Bizi Brüksel’</strong>, dünya ilk gösterimini Antalya’da yapacak. Yönetmenliğini Büşra Bülbül’ün üstlendiği, başrollerinde Sevda Erginci, Duygu Köse, Ümran Şakır, Osman Doğan ve Ahmet Çelik’in yer aldığı <strong>‘Bir Anne Hakkında’</strong>, 28. Şanghay Uluslararası Film Festivali’nin Asian New Talents Yarışması’nda yer almasının ardından Türkiye’de ilk gösterimini yapacak. Yönetmenliğini Ferit Karahan’ın yaptığı, başrollerini Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, İlhan Şen, Sarp Bozkurt, Helin Kandemir ve Evliya Aykan’ınpaylaştığı <strong>‘Cinlerin Düğünü’</strong>, Toronto Uluslararası Film Festivali’nin 2026 yılı Platform Bölümü’nde yer almasının ardından Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak. Yönetmenliğini Emre Aybek’in üstlendiği, başrollerinde Yasemin Sakallıoğlu, Mehmet Korhan Fırat, Yiğit Özşener, Ali Aksöz, Hande Doğandemir ve Tuğba Çom’un yer aldığı <strong>‘Düğün Şarkıcısı’</strong>, dünya ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek. Yönetmenliğini Sinan Sertel’in yaptığı, başrollerinde Berfu Öngören, Cemil Büyükdöğerli, Defne Doğar, Ekin Türkmen, Mehmet Çepiç, Sabahattin Yakut, Serkan Altıntaş ve Ulvi Kahyaoğlu’nun yer aldığı <strong>‘Elisa’</strong>, dünya ilk gösterimini Antalya’da yapacak. Yönetmenliğini Hüseyin Karabey’in üstlendiği, başrollerinde Mert Fırat, Mehmet Günsür, Yağmur Elif Seber, Ümit Çırak ve Emre Yıldızlar’ın yer aldığı <strong>‘Hakikatin Ölümü’</strong>, dünya ilk gösterimini gerçekleştirecek. Yönetmenliğini Emir Ziyalar’ın yaptığı, başrollerinde Umut Aksoy, Tülin Özen, Barış Kolik, Yaşar Karakulak, Öykü Su Okur ve Bilgi Nur Aydoğmuş’un yer aldığı <strong>‘Kadim Mavi’</strong>, dünya ilk gösterimini Antalya’da yapacak. Yönetmenliğini Aydın Orak’ın üstlendiği, başrollerinde Cansel Elçin, Zeynep Tuğçe Bayat, Tim Seyfi ve Ali Congun’un yer aldığı <strong>‘Ölü Arının İğnesi’</strong>, dünya ilk gösterimini gerçekleştirecek. Yönetmenliğini Emre Kavuk’un yaptığı, başrollerinde Sumru Yavrucuk, Şifanur Gül, Nilsu Yılmaz ve Öykü Güven’in yer aldığı <strong>‘Selma’</strong>, dünya ilk gösterimini Antalya’da yapacak. Yönetmenliğini Ragıp Türk’ün üstlendiği, başrollerinde Melda Tuzluca, Özgür Meriç, Onur Gözeten, Duygu Aktoprak ve Tuğba Kürükoğlu’nun yer aldığı <strong>‘Taş ve Tüy’</strong>, 27. Jeonju Uluslararası Film Festivali’nin 2026 yılı Ana Yarışma seçkisinde yer almasının ardından Türkiye’de ilk gösterimini gerçekleştirecek. Yönetmenliğini Biket İlhan’ın yaptığı, başrollerinde Ayça Bingöl, Cansu Tosun, Suna Yıldızoğlu, Erdem Kaynarca ve Emre Altuğ’un yer aldığı <strong>‘Tatlı Maya’</strong> ise dünya ilk gösterimini Antalya’da yapacak.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26604 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-1024x576.jpg" alt="" width="689" height="388" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_KISA.jpg 1920w" sizes="(max-width: 689px) 100vw, 689px" /></p>
<p><strong>Altın Portakal’da Kısa ve Belgesel Film Yarışmalarındaki Filmler Açıklandı</strong></p>
<p>Ön seçici kurulunu akademisyen Doç. Dr. Zehra Yiğit, senarist, yönetmen, yazar Turgut Yasalar, belgesel ve animasyon film yönetmeni, akademisyen Doç. Dr. Sevcan Sönmez’in oluşturduğu Ulusal Kısa ve Belgesel Film yarışmalarında yarışacak filmler belli oldu.</p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’nda; yönetmenliğini Murat Ayyıldız, yapımcılığını Okan Açmak, Elif Gökçe ve Oğulcan Taşdemir’in üstlendiği, oyuncu kadrosunda Onur Berk Arslanoğlu ve Ahmet Demir’in yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Adreste Bir Sorun Var’</strong>, yönetmenliği Melis Balcı, yapımcılığı Melisa Balcı ve Nazlı Eda Noyan tarafından gerçekleştirilen, seslendirme kadrosunda Metin Akdülger ve Melisa Sözen’in yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Anaokulu’</strong>, yönetmenliğini Alpan Esen ve Rıfat Şungar, yapımcılığını Esra Saydam, Dilara Tigli, Alpan Esen ve Rıfat Şungar’ın üstlendiği, oyuncu kadrosunda Erdem Kılıç ve Aysima Ergün’ün yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Bir Rüyanın Hayali’</strong>, yyönetmenliği Samet Karaman, yapımcılığı Erdem Kaynarca, Cenk Arda Ekşioğlu ve Ege Akbıyık tarafından gerçekleştirilen, oyuncu kadrosunda Demet Akbağ, Bihter Dinçel, Fatih Al, Onur Gürçay, Erdem Kaynarca, İbrahim Şahin ve Alp Özbayram’ın yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil’</strong>, yönetmenliğini Çağla Karslıoğlu, yapımcılığını Zeynep Santiroğlu Sutherland, Scott Aharoni ve Çağla Karslıoğlu’nun üstlendiği, oyuncu kadrosunda Kayra Zabcı, Asmin Ayşe Aslan ve Durukan Çelikkaya’nın yer aldığı ve26. Beverly Hills Film Festivali&#8217;nde En İyi Kısa Film dalında yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Kadının Adı Yok’</strong>, yönetmenliği Ahmet Duvar, yapımcılığı Abdulhamit Güler ve İclal Havva Köprücü Duvar tarafından gerçekleştirilen, oyuncu kadrosunda Süleyman Kabaali, Gürkan Korkmaz ve Mert Can Sevimli’nin yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Karayazı’</strong>, yönetmenliğini Soner Alan, yapımcılığını Merve Balbay Alan ile Soner Alan’ın üstlendiği, oyuncu kadrosunda Sumru Yavrucuk, Özgür Emre Yıldırım ve Melissa Dilber’in yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Kısa Akıl’</strong>, yönetmenliği ve yapımcılığı Gülsün Odabaş tarafından gerçekleştirilen, oyuncu kadrosunda Semah Tuğsel, İrem Erkaya, Özlem Durmaz, Nihal Odabaş’ın yer aldığı ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Konteyner’</strong>, yönetmenliğini Sis Gürdal, yapımcılığını Sinan Yusufoğlu ve Laure Dahout’un üstlendiği, oyuncu kadrosunda Musab Yılmaz, Merdan Karataş, Naz Göktan ve Nur Pera Abuç’un yer aldığı, 32. Saraybosna Film Festivali’nde Özel Mansiyon Ödülü’ne layık görülen ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Porkatal’</strong> ve yönetmenliği Serdal Altun, yapımcılığı Turgut Kanal tarafından gerçekleştirilen, oyuncu kadrosunda Yaşar Karakulak, Mustafa Kırantepe, Ercan Kesal ve Engin Yüksel’in yer aldığı ve 30. Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin Kısa Film Yarışması bölümünde dünyada ilk gösterimini yapan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan  <strong>‘Süpermen Bozkıra Düştü’</strong> filmleri yer alıyor. Seçkideki bütün filmler Türkiye’deki ilk gösterimini yapacak, toplam 7 film ise dünya ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek.</p>
<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda; yönetmenliğini ve yapımcılığını Elif Nur Kayalar’ın üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Allianoi Diye Bir Yer Yok’</strong>, yönetmenliğini ve yapımcılığını Tayfun Belet’in üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Beyaz Kıtaya Yolculuk’</strong>, yönetmenliğini Onat Can Karabatak, yapımcılığını Özgür Özgürengin ve Ali Ergöçmez’in üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Denizyıldızı: Bir Cesaret Öyküsü’</strong>, yönetmenliğini ve yapımcılığını Kenan Özer’in üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Kameram 45 Kilo’</strong>, yönetmenliğini Çağatay Yurt, yapımcılığını Tunç Akkoç’un üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Kül ve Tuz’</strong>, yönetmenliğini Serdar Kökçeoğlu, yapımcılığını Elif Dizdaroğlu ve Serdar Kökçeoğlu’nun üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Modernist: Usmanbaş’</strong>, yönetmenliğini Arda Sarıgün, yapımcılığını Arda Sarıgün ve Mehmet Erkmen’in üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Mükellef’</strong>, yönetmenliğini ve yapımcılığını Deniz Gürgen Atalay’ın üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Prima Ballerina Meriç’</strong>, yönetmenliğini M. Tayfur Aydın, yapımcılığını M. Tayfur Aydın ve Şükrü Acar’ın üstlendiği, 29. Tallinn Black Nights Film Festivali Uluslararası Yarışma (Doc@PÖFF) bölümünde dünyada ilk gösterimini gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk kez Antalya’da izleyiciyle buluşacak olan <strong>‘Uzakta’</strong> ve yönetmenliğini Levent Çetin, yapımcılığını Levent Çetin ve Deniz İnceoğlu’nun üstlendiği ve dünyada ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Zor Zanaat’</strong> filmleri yer alıyor. Seçkideki bütün filmler Türkiye’deki ilk gösterimini yapacak, toplam 9 film ise dünya ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek.</p>
<p>Festivalde, Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın ana jüri üyeleri; “Sabire Soytok, Selçuk Metin ve Aslı Akdağ”dan, Ulusal Kısa Film Yarışması’nın ana jüri üyeleri ise; “Hakkı Kurtuluş, Melike Kasaplar ve Belkıs Bayrak”tan oluşuyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26606 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-1024x576.jpg" alt="" width="684" height="385" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_BELGESEL.jpg 1920w" sizes="(max-width: 684px) 100vw, 684px" /></p>
<p><strong>Uluslararası Sinemanın Güçlü Yapımları Altın Portakal’da Yarışacak</strong></p>
<p><strong> </strong>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda filmler; “En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu ve Sungu Çapan Eleştirmenler jürisi En İyi yabancı Film Ödülü” ödülleri için yarışacak. Seçkideki bütün filmler Türkiye’deki ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek.</p>
<p>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda; yönetmenliğini Mohamed Ali Nahdi’nin üstlendiği, Tunus, Katar ve Suudi Arabistan ortak yapımı, 46. Kahire Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Oyuncu ödülünü ve 43. Fajr Uluslararası Film Festivali’nden Kristal Simurg ödülünü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Round 13 &#8211; 13. Raunt’</strong>, yönetmenliğini Jacqueline Jansen’in üstlendiği, Almanya yapımı, 42. Münih Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü, Yapım ve Oyunculuk dallarında Yeni Alman Sineması ödülleri ile Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nden Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Six Weeks On &#8211; Altı Haftalık Veda’</strong>, yönetmenliğini George Ovashvili’nin üstlendiği, Gürcistan, Lüksemburg, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Bulgaristan ortak yapımı, 29. Tallinn Black Nights Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘The Moon Is a Father of Mine &#8211; Babalarımdan Biri Aydır’</strong>, yönetmenliğini Shahram Mokri’nin üstlendiği, Tacikistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ortak yapımı, 98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalında Tacikistan’ın aday filmi olan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Black Rabbit, White Rabbit &#8211; Siyah Tavşan, Beyaz Tavşan’</strong>, yönetmenliğini Hüseyin Aydın Gürsoy’un üstlendiği, Fransa yapımı, dünyada ilk gösterimini La Baule Film Festivali’nde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘A Turkish Case &#8211; Bir Türk Meselesi’</strong>, yönetmenliğini Yukiko Sode’nin üstlendiği, Japonya yapımı, 79. Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘All the Lovers in the Night &#8211; Gece Yarısı Tüm Aşıklar’</strong>, yönetmenliğini Andrey Zvyagintsev’in üstlendiği, Fransa, Letonya, Almanya ve Türkiye ortak yapımı, 79. Cannes Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışarak Büyük Ödül’ü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Minotaur &#8211; Minotor’</strong>, yönetmenliğini Lucas Vignale ve Lorenzo Ferro’nun üstlendiği, Arjantin yapımı, dünyada ilk gösterimini 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘The River Train &#8211; Nehir Treni’</strong>, yönetmenliğini Isabelle Tollenaere’nin üstlendiği, Belçika yapımı, 60. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nin Proxima bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Paris Paris’</strong>, yönetmenliğini Lalith Rathnayake’nin üstlendiği, Sri Lanka yapımı, 27. Şanghay Uluslararası Film Festivali’nden En İyi Senaryo ve En İyi Görüntü Yönetimi ödülleriyle dönen ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Riverstone’</strong>, yönetmenliğini Ufuk Emiroğlu’nun üstlendiği, İsviçre, Türkiye ve Belçika ortak yapımı, dünyada ilk gösterimini Zürih Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Sevda’</strong>, yönetmenliğini Ali Asgari’nin üstlendiği, İran, İsviçre, İtalya, Kanada ve Türkiye ortak yapımı, 83. Venedik Uluslararası Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘A Bit of Light &#8211; Umut Işığı’</strong> ve yönetmenliğini Fernanda Tovar’ın üstlendiği, Meksika, Fransa ve İspanya ortak yapımı, 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünde yarışarak Kristal Ayı ve Büyük Ödül’ü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Sad Girlz &#8211; Üzgün Kızlar’</strong> filmleri yer alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26607 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-1024x576.jpg" alt="" width="660" height="372" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/APFF26-FILM-LIST-YATAY-TOPLU-WEB-ICIN_ULUSLARARASI.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 660px) 100vw, 660px" /></p>
<h3><strong>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması</strong></h3>
<p>●      <strong>Artakalan</strong> — Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu</p>
<ul>
<li><strong><span lang="tr">Bekle Bizi Brüksel</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Necmi Sancak</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Bir Anne Hakkında</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Büşra Bülbül</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Cinlerin Düğünü</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Ferit Karahan</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Düğün Şarkıcısı</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Emre Aybek</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Elisa</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Sinan Sertel</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Hakikatin Ölümü</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Hüseyin Karabey</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Kadim Mavi</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Emir Ziyalar</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Ölü Arının İğnesi</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Aydın Orak</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Selma</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Emre Kavuk</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Taş ve Tüy</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Ragıp Türk</span></li>
</ul>
<p>●      <strong>Tatlı Maya</strong> — Yönetmen: Biket İlhan</p>
<h3><strong>Ulusal Kısa Film Yarışması</strong></h3>
<p>●   <strong>Adreste Bir Sorun Var</strong> — Yönetmen: Murat Ayyıldız</p>
<ul>
<li><strong><span lang="tr">Anaokulu</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Melis Balcı</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Bir Rüyanın Hayali</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Alpan Esen, Rıfat Şungar</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Samet Karaman</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Kadının Adı Yok</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Çağla Karslıoğlu</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Karayazı</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Ahmet Duvar</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Kısa Akıl</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Soner Alan</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Konteyner</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Gülsün Odabaş</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Porkatal</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Sis Gürdal</span></li>
</ul>
<p>●      <strong>Süpermen Bozkıra Düştü</strong> — Yönetmen: Serdal Altun</p>
<h3><strong>Ulusal Belgesel Film Yarışması</strong></h3>
<p>●      <strong>Allianoi Diye Bir Yer Yok</strong> — Yönetmen: Elif Nur Kayalar</p>
<ul>
<li><strong><span lang="tr">Beyaz Kıtaya Yolculuk</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Tayfun Belet</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Denizyıldızı: Bir Cesaret Öyküsü</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Onat Can Karabatak</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Kameram 45 Kilo</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Kenan Özer</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Kül ve Tuz</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Çağatay Yurt</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Modernist: Usmanbaş</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Serdar Kökçeoğlu</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Mükellef</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Arda Sarıgün</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Prima Ballerina Meriç</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Deniz Gürgen Atalay</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Uzakta</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: M. Tayfur Aydın</span></li>
</ul>
<p>●      <strong>Zor Zanaat</strong> — Yönetmen: Levent Çetin</p>
<h3><strong>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması</strong></h3>
<p>●      <strong>Round 13 &#8211; 13. Raunt</strong> — Yönetmen: Mohamed Ali Nahdi</p>
<ul>
<li><strong><span lang="tr">Six Weeks On &#8211; Altı Haftalık Veda</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Jacqueline Jansen</span></li>
<li><strong><span lang="tr">The Moon Is a Father of Mine &#8211; Babalarımdan Biri Aydır</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: George Ovashvili</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Black Rabbit, White Rabbit &#8211; Siyah Tavşan, Beyaz Tavşan</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Shahram Mokri</span></li>
<li><strong><span lang="tr">A Turkish Case &#8211; Bir Türk Meselesi</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Hüseyin Aydın Gürsoy</span></li>
<li><strong><span lang="tr">All the Lovers in the Night &#8211; Gece Yarısı Tüm Aşıklar</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Yukiko Sode</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Minotaur &#8211; Minotor</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Andrey Zvyagintsev</span></li>
<li><strong><span lang="tr">The River Train &#8211; Nehir Treni</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Lucas Vignale, Lorenzo Ferro</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Paris Paris </span></strong><span lang="tr">— Yönetmen: Isabelle Tollenaere</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Riverstone</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Lalith Rathnayake</span></li>
<li><strong><span lang="tr">Sevda</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Ufuk Emiroğlu</span></li>
<li><strong><span lang="tr">A Bit of Light &#8211; Umut Işığı</span></strong><span lang="tr"> — Yönetmen: Ali Asgari</span></li>
</ul>
<p>●  <strong>Sad Girlz &#8211; Üzgün Kızlar</strong> — Yönetmen: Fernanda Tovar</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-yarisacak-filmler-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yollar kültüre mi çıkıyor?</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/yollar-kulture-mi-cikiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/yollar-kulture-mi-cikiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:58:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diren Sinema: Banu Bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26599</guid>

					<description><![CDATA[Bazı orta ve büyük ölçekli şehirleri işin içine katsak da İstanbul’da yaşanan sanatsal aktivite ve çeşitlilik üst boyutlarda. Sanatın her alanında yapılan üretimler özel sektörün ve devletin ivmesiyle hareket kazansa da özellikle İstanbul’da belediyelerin kültür sanata verdikleri katkı, yaptıkları yatırım daha yüksek seviyelerde. Atıl alanların, eski ve virane binaların bir sanat merkezi gibi kurgulanıp halkın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı orta ve büyük ölçekli şehirleri işin içine katsak da İstanbul’da yaşanan sanatsal aktivite ve çeşitlilik üst boyutlarda. Sanatın her alanında yapılan üretimler özel sektörün ve devletin ivmesiyle hareket kazansa da özellikle İstanbul’da belediyelerin kültür sanata verdikleri katkı, yaptıkları yatırım daha yüksek seviyelerde. Atıl alanların, eski ve virane binaların bir sanat merkezi gibi kurgulanıp halkın kullanımına açılması son dönem belediyecilik anlayışının bir simgesine dönüştü adeta. Hükümetin kültür politikalarının en zayıf alan olarak kalması, o alanın hala toplumun seküler kesiminin elinde parlayan bir yıldız olması, son yıllarda ‘kültür yolu’ festivalleriyle yönetimin bu açığı kapatmaya çalıştığı algısı bir hayli yaygın. İstanbul’da birkaç yıl evvel başlayan Kültür Yolu etkinlikleri artık yurdun dört bir yanında yapılmaya çalışılıyor. Bu da ülkemizde kültürel faaliyetlerin aynı zamanda siyasal ve ekonomik bir gösterge taşıdığı anlamına geliyor. İstanbul hala merkez olma özelliğini korusa da, farklı şehirlerden yükselen festival sesleri gezici de olsa, belli bir zaman diliminde gerçekleştirilse de ‘merkez’ fikrini tartışmaya açık hale getiriyor. Belki de günümüzde bu kaçınılmaz, taşra kelimesini çok kullanmayı sevmesem de, taşra ve kırsal kavramının değiştiğine tanıklık ediyoruz. Dijital çağda görünürlük daha fazla hale gelirken; mesafelerin de eskisi kadar keskin ve önemli olmadığını deneyimliyoruz. Mardin’de yapılan bir bienal yöre halkının katkıları ve yerellik zırhıyla daha özgün eserler ortaya çıkmasına olanak verebiliyor. Bu sene ilki yapılan Edirne Bienal’inde de aynı şeyi gözlemlemek mümkündü, bu sayede orta ölçekli şehirler etkinlik mekanı görevinin yanında aynı zamanda kültürün bir öznesi gibi davranabiliyor!</p>
<p>Tabii bunlar yeni kavramlar değil, antik çağdan beri sanatın anlam ve amacına dair birçok görüş var. Platon sanatın devlet eliyle yapılması ve topluma ahlaki değerler aşılaması gerektiğini savunmuş, (bugünkü devletin algısına çok yakın)  Aristotales sanatın duygusal olarak arındırdığını ve toplumun her kesimine ulaşması gerektiği öne sürmüştür. Aydınlanma çağı düşünürü Friedrich Schiller toplumsal olarak özgürlük ve uyumun ancak sanatın kitlelere yayılmasıyla sağlanacağı üzerinden durmuş, Matthew Arnold kültürün toplumun en alt kesimlerine kadar yaygınlaşmasını bir medeniyet arzusu olarak görmüştür. Yani hangi çağda olursa olsun, halkı sanatla buluşturmak elzem bir istek ve gereklilik olarak ele alınmış.</p>
<p>Cumhuriyet dönemine baktığımızda Mustafa Kemal Atatürk ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur’ diyerek sanatın halk kitlelerine ulaştırılması için halkevleri, köy enstitüleri, müze ve güzel sanatlar akademileri açılmasına öncülük etmiştir. Burada köy enstitülerini kuran Hasan Ali Yücel’i de anmadan geçmemek lazım, Ahmet Kutsi Tecer, Aşık Veysel, Fakir Baykurt, İsmail Hakkı Tonguç ve daha birçok isim sanatın büyük şehirlerde hapsolup kalmasının önünü keserek, aynı zamanda dönemin destek politikaları olan tarım ve üretimi iç içe geçmiş bir yaşam algısı olarak Anadolu’nun geneline yaymayı başarmışlardır.</p>
<p>Raymond Williams, sanatı bir dönemin ruhunu veya ideolojisini anlamanın en derin yolu olarak görür. Sanatçının eseri, dönemin resmî ideolojisi ile insanların gündelik hayattaki gerçek deneyimleri arasındaki o karmaşık ilişkiyi yansıtır. Ülkemiz açısından bakarsak 2002 yılında iktidar olan AKP, başka alanlardaki gücünü toplum üzerinde baskılasa da kültür ve sanat üretimindeki eksikliğini kapatmak için son yıllarda ‘kültür yolları’ arar hale geldi! Bunun en yaygın örneklerinden birisi hala film festivalleri. Neredeyse her şehirde Kültür Bakanlığı desteğiyle ilin valisi tarafından organize edilen film (daha çok kısa film)  festivalleri yapılıyor. Ya da devam eden bir festivali kendi bünyelerine katma konusunda tekliflerde bulunuyorlar. İçerik yani film gösterimi konusunda biraz yetersiz kalan bu festivaller, kendi ideolojilerinin temsil ettiği sanatçılarla halkın gözünde ‘popüler’ bir algı yaratırken, bir yandan da ekonomik ve politik bir dolaşım yaratma amacı taşıyor. Aynı şekilde bol şarkıcılı kültür yolu festivallerinin yarattığı etki de benzer şeyi gösteriyor.</p>
<p>Tabii devlet etkisini bir yana bırakırsak, merkezlerde yapılanların bir kopyası olmayıp, daha bağımsız ve bütçesiz olmayı hedefleyen festivallerin de yöreye dair bir mücadele alanını desteklemesi, kadın emeğini daha görünür kılması ve kentin hafızasına dair geriye dönük kayıtlar oluşturması daha mümkün hale gelebiliyor. Örneğin Karadeniz’de yapılan bir festivalin ekolojik bir mücadeleyi baz alması gibi. Örneğin yıllar önce Tunceli’de yapılan bir film festivalinde konuklar Peri Suyu Vadisi üzerine yapılacak baraj inşaatını protesto etmek üzere oraya götürülmüştü. Hem oraya ilk defa gelen konuklara yörenin coğrafyası tanıtılmış, hem de bir mücadele alanı içerisinde festivalin konum ve duruşu sergilenmiş oldu. Festival artık yapılmıyor. Ya da Adana’da karnaval havasında büyük bir coşkuyla yapılan Portakal Çiçeği Festivali tamamen bölgenin iklimsel dokusundan, yerel hafıza ve tatlarından ilham alıyor.</p>
<p>Bir de tabii artık şöyle bir durum da var, büyükşehirlerde üretim yapmayı geçtim yaşamanın zorluğu da hissedilir ölçüde artıyor. Büyük şehirlerde artan yaşam maliyetleri ve görünmezlik insanları daha küçük şehirlerde yaşam ve üretim algısına itiyor. Sinemacılar, müzisyenler, yayıncılar daha düşük maliyetli bir yaşam modelini deneyimleyip aynı zamanda alternatif bir üretimin ve seyirciyle doğrudan temasın yolunu açabiliyor. Özellikle pandemiden ve yüksek kira artışlarından sonra küçük yerleşimler insanlara daha sempatik gelmeye başladı.</p>
<p>Tabii illa oraya sonradan gidenlerin güdümünde değil sanat, artık küçük şehirlerde yaşayan gençler de bu sosyolojik dönüşümün içinde büyüyor ve yer alıyor. Örneğin Sinop Film Festivali. Önce Ayancık ilçesinde daha küçük çaplı başladı. Ayancıklı genç bir yönetmen tarafından başlatıldı sonrasında yerel yönetimlerin ve Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle Sinop Film Festivali’ne dönüştü. Yani festival dışarıdan gelen büyük bir etkinlik olarak başlamadı, orada yaşayan bir gencin bir parçası olduğu bir oluşum olarak giderek büyüdü.</p>
<p>Bunda sosyal medyanın da etkisi büyük, eskiden kendi içinde kalan etkinlikler, kısa sürede görünürlük kazanıyor hatta başka şehirlerden katılımcıları ağırlıyor. Buna örnek olarak da Bozcaada Ekolojik Film Festivali’ni örnek olarak verebiliriz, adanın sakinlediği bir zamanda yapıldığı için dışarıdan festival için gelen takipçi çok fazla oluyor. Bunlar olumlu gözlemler. Küçük ölçekli yerleşimlerde sanatın önünde devamlılık sorunsalı var. Birçok festival ‘gelenekselleşme’ heyecanı ile yola çıkıyor, büyük beklenti yaratıyor ama ekonomik sorunlar, siyasi değişkenlikler ve iç meseleler yüzünden birkaç yıl içinde kaybolabiliyor. Ama festivallerin ana omurgası her zaman yerel halktır. Çünkü festivallerin ana paydaşları orada yaşayanlardır. Bu bağ kurulmazsa festivaller dışarıdan gelen, geçici organizasyonlar olarak etki bırakır.</p>
<p>Film festivalleri dışında Bienaller de dikkat çeken sanatsal etkinlikler. İki yılda bir yapılan bienallerin en eskisi İstanbul Bienali. Şehrin birçok noktasını kullanabildiği için aslında seyirciyle kurduğu ilişki daha yoğun ve organik. Onun dışında yedincisi yapılan Mardin ve bu sene ilk defa yapılan Edirne ve Kapadokya Bienalleri şehri bir sanat merkezi gibi kullanarak, ayrıca tarihi mekanları da modern sanatın argümanlarıyla birleştirerek kullanan buluşmalar. Gelecek yıllarda bienallerin sayısının artacağını düşünüyorum. Kitap günleri de artarak devam ediyor. Bunlar bağımsız olduğu gibi devletin görünür olma ve sanata yön verme, elinde tutma çabalarının bir ürünü aynı zamanda. Bu yüzden büyük şehirler dışında sanat olur mu sorusundan çok bu festivallerin nasıl şekillendiği daha çok önem taşıyor. İstanbul dışındaki sanat festivallerinin son on yılda oldukça farklılaştığını söylemek mümkün. Eskiden yerel belediyeler, üniversiteler ve bağımsız inisiyatifler kültür sanatı halka ulaştırma misyonunu üstlenmişken şimdi kültür bakanlığının her ilde dolaşıma soktuğu festivallerden bahsediyoruz. Bunları destekleyenler kadar eleştirenler de var.  Destekleyenler sanatın İstanbul dışında da işlerlik kazanmasını, kültürel erişim ve dolaşımın genişlemesini ve ekonominin bir nebzede olsa canlanmasını olumlu bir gelişme olarak görüyor.</p>
<p>Eleştirenlerin çoğu ise yerel sanat ekosistemini güçlendirmekten çok merkezi bir kültür politikasının uzantısı olarak görüyor ve süreklilik arz etmediği için yapılan şeyin sadece ‘festival yapmakla’ sınırlı kaldığını düşünüyor. Bu tarz festivallerin muhafazakar ve milli kültürel referanslarla öne çıkarılması, kültürel dönüşüm politikası olarak yorumlanıyor bu da karşı kültürel hegemonyaya hizmet eden bir anlayışı doğuruyor.</p>
<p>Şehirde yapılan festival bittikten sonra oluşan duygu ve doku da önemli. Yeni bir kültürel altyapı mı yoksa yoğun bir etkinlik trafiği mi yaratıyor? Bir rahatlama, bunun da üstesinden geldik duygusu mu? Bunun duygusu mutlaka şehirden şehre, yapanların bakış açısına göre değişim gösterecektir ama kalıcı bir kültürel ekosistem yarattığını söylemek zor.</p>
<p>Yine de Türkiye’de kültürel üretim mevcut şartlarda tek bir merkezden değil, çok sayıda sanat odağının birbirine temas eden yapısı içinde devam edecek diye düşünüyorum. Bu da yeni festivallerin, mekanların ve belki de farklı izleyici profillerinin ortaya çıkmasını sağlayıp ‘çeşitlilik’ algısının devam etmesini sağlayacak. Bugün taşradan artarak ses veren festivaller farklı kültür politikalarını işaret ediyor, sanatı tek elden yönetme azmi ve isteği uyandırıyor. Kültür Yolu Festivali bu yıl 26 şehirde etkinlik planlamış, kültürel alan ve hedef büyüyor gibi gözükse de konservatuvardan mezun olan, sanatla uğraşmak isteyen gençlerin kapsadığı rakam çok yetersiz kalıyor. Konu daha çok kültür sanat yokluğu değil, bu pazarın kimin elinde olduğu ve kimin çıkarları doğrultusunda büyüdüğü…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/18/yollar-kulture-mi-cikiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Uluslararası Film Festivali başladı&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-basladi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 07:48:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26591</guid>

					<description><![CDATA[Ayvalık Uluslararası Film Festivali başladı,  “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” İsimsiz Eserler Mezarlığı’nın Yönetmeni Melik Kuru’ya Verildi. Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, dün akşam Büyük Park Amfitiyatro’da düzenlenen açılış töreniyle başladı. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin ev sahibi olarak kahve ikramı yaptığı açılış töreninde, Kahve Altı da kurabiye ikramıyla ağızları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayvalık Uluslararası Film Festivali başladı,  “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” İsimsiz Eserler Mezarlığı’nın Yönetmeni Melik Kuru’ya Verildi.</p>
<p>Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, dün akşam Büyük Park Amfitiyatro’da düzenlenen açılış töreniyle başladı. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin ev sahibi olarak kahve ikramı yaptığı açılış töreninde, Kahve Altı da kurabiye ikramıyla ağızları tatlandırdı.</p>
<p>Kurukahveci Mehmet Efendi’nin katkılarıyla verilen “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü”nün sahibi de açılış töreninde açıklandı. Alin Taşçıyan, Berkay Ateş, Cem Kaya, Elif Ergezen ve Pelin Esmer’den oluşan seçici kurul, ödülü İsimsiz Eserler Mezarlığı filminin yönetmeni Melik Kuru’ya verdi.</p>
<p>Törenin ardından festivalin açılış filmi Pedro Almodóvar imzalı Buruk Noel / Bitter Christmas / Amarga Navidad Ayvalık’ta Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. 20 Eylül’e kadar devam edecek festivalde dünyanın dört bir yanından 76 film seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Festival, bu yılki konuklarını Paşalimanı’nda gerçekleştirilen kokteylle karşıladı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin konuşmasında, “Beşinci yılında Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin dünyanın farklı coğrafyalarından 76 filmi Ayvalık’ta sinemaseverlerle buluşturmasından büyük gurur duyuyoruz. Seyir Derneği ve Ayvalık Belediyesi’nin ortak yürüteceği “Ayvalık’ta Bir Sinema” projesi İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe almaya hak kazandı. Ayvalık’ın kültür ve sanatla kurduğu güçlü bağı daha da geliştirmek amacıyla, Seyir Derneği ile birlikte yaklaşık 125 bin euroluk bu Avrupa Birliği hibesiyle Vural Sineması’nı yenileyerek yıl boyunca yaşayan bir sinema ve kültür mekânına dönüştüreceğiz. Sinemanın yalnızca film izlenen bir yer değil, farklı hayatlara dokunan ve insanları birbirine yaklaştıran bir alan olduğuna inanıyoruz. Festivalimize emek veren herkese ve festivali sahiplenen Ayvalık halkına ve sinemaseverlere teşekkür ediyor, perdelerimizin açık, ışığımızın bol, seyircimizin daim olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Büyük Park Amfitiyatro’daki açılış töreni ise festivalin beşinci yaşına özel hazırlanan videonun gösterimiyle başladı. Ardından sahneye gelen festival direktörü Azize Tan, festivalin beşinci yılına ulaşmasında Ayvalık halkının ve esnafının, seyircilerin ve sinema sektörünün desteğinin belirleyici olduğundan bahsetti ve festivalle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Festival beşinci yılına ulaşabildiyse bu herkesin eseri. Seyir Derneği olarak 2022’de çıktığımız bu yolda sinemanın başrolde olduğu, yarışmasız, kırmızı halısız, sıcak, seyircilerle sinemacıların buluştuğu bir festival hayal ettik. Ayvalıklılar bizi başından itibaren sahiplendi, biz de onların verdiği cesaretle bugünlere gelebildik. Bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak festivali düzenlerken Ayvalık Belediyesi’ni yalnızca bir destekçi değil, yan yana yürüdüğümüz bir omuzdaşımız olarak görüyoruz.” Azize Tan konuşmasına festivalin ilk günden itibaren sinema ve televizyon sektörünün yanı sıra sponsorlar ve festival dostlarından gördüğü desteğe teşekkür ederek devam etti ve sonrasında Kurukahveci Mehmet Efendi Genel Müdürü Tuncer Akgün’ü sahneye davet etti.</p>
<p>“Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” Melik Kuru’ya Verildi</p>
<p>Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle bu yıl ilk kez verilen  200 bin TL değerindeki “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü”, sinemanın geleceğini şekillendirecek yeni kuşak yönetmenlerin yaratıcı yolculuklarına katkı sunmayı hedefliyor ve ilk veya ikinci filmini gerçekleştiren bir yönetmene veriliyor.</p>
<p>Seçici kurulun kararı doğrultusunda “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” İsimsiz Eserler Mezarlığı’nın yönetmeni Melik Kuru’nun oldu. Bu yıl sinema yazarı ve festival program direktörü Alin Taşçıyan, oyuncu ve yazar Berkay Ateş, yönetmen ve kurgucu Cem Kaya, Sinematek/Sinema Evi Genel Koordinatörü ve yönetmen Elif Ergezen, yönetmen ve senarist Pelin Esmer’den oluşan seçici kurul, kararını açılış töreninde açıkladı.</p>
<p>İsimsiz Eserler Mezarlığı, yetişkinliğe adım atan bir kuşağın günümüz toplumunda yer bulma çabasını anlatıyor. Dünya prömiyerini Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nde gerçekleştiren filmin başrollerinde Manolya Maya ve Ekremcan Arslandağ var. Geleceğin sinemacıları temasıyla verilen ödülü Melik Kuru’ya veren jüri kararın gerekçesini şöyle açıkladı:</p>
<p>“Jüri olarak bu yıl, hayatta ve sanatta özgür, daha da önemlisi özgün kalabilmenin git gide zorlaştığı bir dünyada kendileri kalarak var olabilme savaşı veren iki dostun dayanışmasını ve mücadelesini anlatma cesareti gösteren, içerikle biçim arasındaki uyum ve kurduğu bütünlüklü atmosferiyle bizi filmin dünyasına başından sonuna dâhil eden, sorgulatan, bir sonraki filmini merakla beklediğimiz Melik Kuru’ya ‘Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü’nü vermeye karar verdik. Yolu açık olsun.”</p>
<p>Ödülünü Kurukahveci Mehmet Efendi Genel Müdürü Tuncer Akgün’ün elinden alan Melik Kuru, bu ödülün şahsi olarak kazandığı ilk ödül olmasına dikkat çekti ve jüriye teşekkür etti. Kuru, sözlerine bütün film ekibine teşekkür ederek devam etti ve film yapmanın zorluklarına vurgu yaptı.</p>
<p>Bu yıl beşinci yaşını kutlayan festivalin gerçekleştirilmesinde pay sahibi pek çok destekçinin isimlerinin anılmasının ardından Azize Tan, festivalin ilk yılından itibaren çok sevilen çanta tasarımlarını yapan ve bu yılın sonunda kapanacak olan  çöp(m)adam’ın kurucusu Tara Hopkins’i sahneye davet etti. Hopkins seyirciden büyük alkış aldı. Bu yılki Genç Sinema katılımcılarının ve festival ekibinin sahneye davet edilmesi sonrası açılış filmine geçildi.</p>
<p>Törenden sonra Pedro Almodóvar’ın Cannes Film Festivali’nde yarışan yeni filmi Buruk Noel / Bitter Christmas / Amarga Navidad’ın Türkiye’deki ilk gösterimi yapıldı. Festivalde gösterimler ve etkinlikler yarından itibaren farklı mekânlarda devam edecek. Detaylı bilgiler için <a href="https://zoadigital.wixsite.com/so/9eQ2ZsDju/c?w=eoMIIen6U6fZ-Elx0XxcmLBRjtV4RooFwl35m2L5g4U.eyJ1IjoiaHR0cHM6Ly9heXVmZi5zZXlpcmRlcm5lay5vcmcvIiwiciI6IiIsIm0iOiJtYWlsIiwiYyI6IjllZjE3NThlLTZlYzItNDRiMi05NzlkLTkwZjhkN2E4NDE3YSJ9" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://zoadigital.wixsite.com/so/9eQ2ZsDju/c?w%3DeoMIIen6U6fZ-Elx0XxcmLBRjtV4RooFwl35m2L5g4U.eyJ1IjoiaHR0cHM6Ly9heXVmZi5zZXlpcmRlcm5lay5vcmcvIiwiciI6IiIsIm0iOiJtYWlsIiwiYyI6IjllZjE3NThlLTZlYzItNDRiMi05NzlkLTkwZjhkN2E4NDE3YSJ9&amp;source=gmail&amp;ust=1789544329696000&amp;usg=AOvVaw3ESnzl681Ael2JP0yJjqHS">web sitemizi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>Festivalde gösterimler bu yıl Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Ayvalık Belediyesi Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi ve Fabrika Ayvalık’ta; söyleşi ve konuşmalar ASKEV Sera’da gerçekleşecek. Ayvalık Uluslararası Film Festivali için biletler Biletix ve Biletinial siteleri üzerinden, ayrıca Fabrika Ayvalık’taki gişeden temin edilebiliyor. Biletler indirimli 250 TL, tam 300 TL’den satışta.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana Altın Koza’da 63 kısa film yarışacak!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/adana-altin-kozada-63-kisa-film-yarisacak/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/adana-altin-kozada-63-kisa-film-yarisacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 04:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[KISA FİLM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26588</guid>

					<description><![CDATA[26 Eylül’de başlayacak 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin kısa film yarışmalarında finale kalan filmler ve jüri üyeleri belli oldu. Bu yıl festivalde Ulusal Kısa Film Yarışması, Uluslararası Kısa Film Yarışması, Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması ve Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması olmak üzere dört ana kategoride toplam 63 kısa film, Altın Koza Ödülleri için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>26 Eylül</strong>’de başlayacak <strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin kısa film yarışmalarında finale kalan filmler ve jüri üyeleri belli oldu. Bu yıl festivalde <strong>Ulusal Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>, <strong>Uluslararası Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>, <strong>Yapay Zekâ Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong> ve <strong>Ulusal Öğrenci Filmleri Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı </strong>olmak üzere dört ana kategoride toplam <strong>63 kı</strong><strong>sa film</strong>, Altın Koza Ödülleri için yarışacak.</p>
<p><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi </strong>tarafından<strong> 26 Eylül – 4 Ekim 2026 </strong>tarihlerinde düzenlenecek <strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nde heyecanla beklenen kısa film finalistleri açıklandı. Bu yıl festivale yapılan toplam <strong>983 başvuru</strong> arasından sıyrılan <strong>63 kı</strong><strong>sa film</strong>, Altın Koza heyecanı yaşayacak.</p>
<p><strong>Ulusal Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı’nda 10 f</strong><strong>ilm </strong><strong>yarışacak</strong></p>
<p>Türkiye bağımsız sinemasından öne çıkan yapımların yer aldığı <strong>Ulusal Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nda <strong>10 film</strong>, <strong>412 başvuru</strong> arasından finale kaldı.</p>
<p>Berna Sitera Değirmen’in <strong>“</strong><strong>Aşk ve Diğerleri”</strong>, Yaşar Güney Yurdakul’un <strong>“</strong><strong>Bir Gece Kadar Uzak”</strong>, Salih Ortaçay’ın <strong>“</strong><strong>Gece Mesaisi”</strong>, Erol Küçük’ün <strong>“</strong><strong>Hazirun”</strong>, Ecre Begüm Bayrak’ın <strong>“İstiğfar ya da Kar”</strong>, Halil Tanışan’ın <strong>“</strong><strong>Otel”</strong>, İlayda İşeri’nin <strong>“</strong><strong>Tarla Fareleri”</strong>, Elit İşcan’ın <strong>“</strong><strong>Uyuyamadım, Eve Gidiyorum”</strong>, Buse Halaçoğlu’nun <strong>“</strong><strong>Yakın”</strong> ve Dalya Keleş’in <strong>“</strong><strong>Yerçekimi”</strong> adlı filmleri, yönetmen ve sanatçı <strong>Alkan Avcıoğlu</strong>, oyuncu <strong>Ezgi Çelik</strong> ile yönetmen, senarist <strong>Umut Subaşı</strong>’dan oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması Jürisi&#8217;nin karşısına çıkacak.</p>
<p>Yarışmanın finalistleri, akademisyen <strong>Mahmut Ceran</strong>, sinema yazarı <strong>Murat Erşahin</strong> ve akademisyen <strong>Selver Dikkol Akç</strong><strong>ay</strong>’dan oluşan Seçici Kurul tarafından belirlendi.</p>
<p><strong>13 ülke, 10 film</strong></p>
<p><strong>Uluslararası Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nda bu yıl Hollanda, Meksika, Kolombiya, Azerbaycan, Şili, Filistin, İspanya, Guatemala, Kamboçya, Fransa, Avustralya, Birleşik Krallık ve Lübnan’dan toplam <strong>10 film</strong> yer alıyor.</p>
<p>Andrés Khamis Giacoman ile Francisca Khamis Giacoman’ın <strong>“</strong><strong>Baisanos”</strong>, Sophea Kim’in <strong>“</strong><strong>Chant of the Desert Flower</strong><strong>”</strong>, Igor Smola’nın <strong>“</strong><strong>It Lives Under the Snow</strong><strong>”</strong>, Melissa Nocetti’nin <strong>“</strong><strong>I Used To Call That Man Home</strong><strong>”</strong>, Quenton Miller’ın <strong>“</strong><strong>Koki, Ciao</strong><strong>”</strong>, Sebastian Lojo’nun <strong>“</strong><strong>Madrugada</strong><strong>”</strong>, Néstor López’in <strong>“</strong><strong>Polí</strong><strong>gono X</strong><strong>”</strong>, Carlos Velandia ile Angélica Restrepo’nun <strong>“</strong><strong>This is not your Garden</strong><strong>”</strong>, Radheya Jang’ın <strong>“</strong><strong>Trading Cards</strong><strong>”</strong> ve Samir Syriani’nin <strong>“</strong><strong>What If They Bomb Here Tonight ?</strong><strong>”</strong> adlı filmleri, Meksika’dan yönetmen <strong>Joaqu</strong><strong>í</strong><strong>n del Paso</strong>, Türkiye’den yönetmen <strong>G</strong><strong>ö</strong><strong>zde Kural </strong>ve oyuncu <strong>Kaan Urgancıoğlu</strong>’dan oluşan ana jürinin değerlendirmesine sunulacak.</p>
<p>Finalist filmler; sinema yazarı <strong>Esen Tan</strong>, akademisyen <strong>Tuğçe Kutlu</strong> ve akademisyen <strong>Uğurhan Topçuoğlu</strong>’ndan oluşan Seçici Kurul tarafından seçildi.</p>
<p><strong>Geleceğin s</strong><strong>inemas</strong><strong>ı: Yapay Zekâ Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong></p>
<p>Festivalin bu yılki en dikkat çekici yeniliklerinden biri olan Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması, görsel sanatlar ve dijital anlatıcılığın sınırlarını zorlayan <strong>10 film</strong>i bir araya getiriyor.</p>
<p>İlk yılında <strong>105 başvurunun</strong> yapıldığı yarışmada; Zeynep Kahreman’ın <strong>“</strong><strong>7 Kemerli Bir Zaman Geç</strong><strong>idi Ta</strong><strong>şk</strong><strong>ö</strong><strong>prü”</strong>, Çağatay Dörtyıldız’ın <strong>“</strong><strong>Başka Türlü”</strong>, Hakan Kemiksiz’in <strong>“</strong><strong>Bir Dilek Tut”</strong>, Barış Fert’in <strong>“</strong><strong>Gece Yarısı, Benimle”</strong>, Melik Külekci’nin <strong>“İnsan Ç</strong><strong>iftli</strong><strong>ği”</strong>, Hazar Vurgun Çağıldıyan’ın <strong>“İzler”</strong>, Mustafa Savaş’ın <strong>“</strong><strong>Lekesiz”</strong>, Ulaş Baltacı’nın <strong>“</strong><strong>Sanatorium Poetica</strong><strong>”</strong>, Kaan Atilla Taşkın’ın <strong>“</strong><strong>Son Dodo”</strong> ve Bora Yavuz Subaşı’nın <strong>“</strong><strong>Y</strong><strong>üce Sezar!”</strong> adlı filmler, <strong>Ulusal Kısa Film Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong> jürisi tarafından değerlendirilecek.</p>
<p><strong>21 üniversite, 33 film</strong></p>
<p>Türkiye’nin farklı üniversitelerinden genç sinemacıların <strong>312 başvuru</strong> ile yoğun ilgi gösterdiği <strong>Ulusal Öğrenci Filmleri Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nda, <strong>21 farklı üniversite</strong>den toplam <strong>33 film</strong>, oyuncu <strong>Kubilay Aka</strong>, yönetmen <strong>Özkan Çelik</strong> ve yapımcı <strong>Yamaç Okur</strong>’dan oluşan Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Jürisi’nin karşısına çıkacak. Dört farklı dalda yarışacak filmler şöyle sıralanıyor:</p>
<p><strong>Kurmaca </strong>dalında; Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Halil Göçer’in <strong>“</strong><strong>Barut”</strong>, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Sevgi Şanlı’nın <strong>“</strong><strong>Birbirimize”</strong>, Alp Kaan Akkaya’nın <strong>“</strong><strong>Boşluğun Sesi”</strong> ve Atilla Han Civek’in <strong>“</strong><strong>Parça”</strong>, Bilgi Üniversitesi’nden Melika Habibi Mohammadi’nin <strong>“</strong><strong>Lotus”</strong>, Koç Üniversitesi’nden Yasemin Çinal’ın <strong>“</strong><strong>Saç, Kağıt, Makas”</strong>, Akdeniz Üniversitesi’nden Hasan Hüseyin Korkmaz’ın <strong>“</strong><strong>Seni G</strong><strong>ö</strong><strong>rebilecek Miyim Anne?”</strong>, Işık Üniversitesi’nden Zeynep Duru Yalçın’ın <strong>“</strong><strong>Unutma”</strong>, Marmara Üniversitesi’nden Selçuk Kaan Salk’ın <strong>“</strong><strong>Uslu</strong><strong>”</strong> ve İstanbul Okan Üniversitesi’nden Fahriye Pas’ın <strong>“</strong><strong>Yuva”</strong> adlı filmleri yarışacak.</p>
<p><strong>Belgesel </strong>dalında; İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Ulviye Aleyna Sarıgül’ün <strong>“</strong><strong>Akgün”</strong> ve Dila Şengezer’in <strong>“</strong><strong>Kabuktan”</strong>, Karabük Üniversitesi’nden Doğukan Aydın’ın <strong>“</strong><strong>Doğ</strong><strong>al Limit</strong><strong>”</strong>, Üsküdar Üniversitesi’nden Elfinnur Şişman’ın <strong>“</strong><strong>Son Duman”</strong> ve Atatürk Üniversitesi’nden Enes Öztürk’ün <strong>“</strong><strong>Tekno Çoban”</strong> adlı belgeselleri yer alıyor.</p>
<p><strong>Deneysel </strong>dalda; Ege Üniversitesi’nden Thohir Ash Shiddiqie’nin <strong>“Çeyrek Asır”</strong>, Uşak Üniversitesi’nden İbrahim Karademir’in <strong>“</strong><strong>Ent</strong><strong>übe”</strong>, Koç Üniversitesi’nden Mustafa Batın Şahin’in <strong>“</strong><strong>Esas Zebani</strong><strong>”</strong>, Anadolu Üniversitesi’nden Metin Konar’ın <strong>“</strong><strong>Islak K</strong><strong>ö</strong><strong>pekler”</strong>, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Yalın Çağdaş Eşsiz’in <strong>“</strong><strong>Kimseyi Öldürmek İstemiyorum”</strong>, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Adnan Acı’nın <strong>“</strong><strong>Siyah Mektup”</strong>, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Hayal Su Karaahmet’in <strong>“</strong><strong>Utan</strong><strong>ç”</strong> ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi’nden Nehir Üstündağ’ın <strong>“</strong><strong>Yanına D</strong><strong>ö</strong><strong>nmeden Ö</strong><strong>nce G</strong><strong>ö</strong><strong>rdüğüm Her Şey”</strong> adlı filmleri yarışacak.</p>
<p><strong>Canlandı</strong><strong>rma </strong>dalında ise; Bahçeşehir Üniversitesi’nden Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani ve Ceren Yıldızhan’ın <strong>“</strong><strong>Bilemiyorum Aysel”</strong>, Daria Ekimova ve Deniz Depecik’in <strong>“</strong><strong>Tabula Rasa”</strong>, Selin Canpolat’ın <strong>“</strong><strong>Sevgili Baba, İşte Saklamak İsteyeceğin Bir Mektup”</strong>, Melis Özgümüş, Ateş Yalaz ve Maya Mutlay’ın <strong>“</strong><strong>Ge</strong><strong>çen Yaz”</strong>, Ayşenur Beyza Sağlam ve Ece Önder’in <strong>“</strong><strong>Küçük Şeytan”</strong>, Kocaeli Üniversitesi’nden Zeynep Sude Yavuz’un <strong>“</strong><strong>Drip</strong><strong>”</strong>, Başkent Üniversitesi’nden Gülcan Köse ve İpek Kaptanoğlu’nun <strong>“</strong><strong>Nar”</strong>, Ömer Halisdemir Üniversitesi’nden Feyzullah Yılmaz’ın <strong>“</strong><strong>Reson</strong><strong>”</strong>, Dumlupınar Üniversitesi’nden Abdurrahman Yusuf Özden’in <strong>“</strong><strong>Tablonun Dışındaki Balık”</strong> ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Başak Bali ve Deniz Tunçdibek’in <strong>“</strong><strong>Uç Gitsin!”</strong> adlı animasyonları yer alıyor.</p>
<p>Öğrenci Filmleri Yarışması’nın finalistleri; yönetmen <strong>Hasan Basri Özdemir</strong>, akademisyen <strong>Doç. Dr. Özlem Arda</strong> ve sinema yazarı <strong>Tuba Büdüş</strong>’ten oluşan Seçici Kurul tarafından belirlendi.</p>
<p><strong>26 Eylül</strong>’de başlayacak <strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin kazananları, <strong>3 Ekim</strong>’de düzenlenecek <strong>Kapanış ve Büyük Ödü</strong><strong>l T</strong><strong>ö</strong><strong>reni</strong>’nde belli olacak.</p>
<p><strong>Festival </strong><strong>coşkusu 01 Burda AVM’de yaşanacak</strong></p>
<p><strong>Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin film gösterimleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da<strong> 01 Burda AVM</strong>’de gerçekleştirilecek. Festivalle kurduğu güçlü bağla geleneksel bir sinema deneyimi sunan <strong>01 Burda AVM</strong>’de filmler, <strong>CinemaPink by Maximum</strong> salonlarında izleyiciyle buluşacak.</p>
<p><strong><u>ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI FİNALİ</u></strong><strong><u>STLER</u></strong><strong><u>İ</u></strong></p>
<p><strong>Aşk ve Diğerleri</strong> | Berna Sitera Değirmen</p>
<p><strong>Bir Gece Kadar Uzak</strong> | Yaşar Güney Yurdakul</p>
<p><strong>Gece Mesaisi</strong> | Salih Ortaçay</p>
<p><strong>Hazirun</strong> | Erol Küçük</p>
<p><strong>İstiğfar ya da Kar</strong> | Ecre Begüm Bayrak</p>
<p><strong>Otel</strong> | Halil Tanışan</p>
<p><strong>Tarla Fareleri </strong>| İlayda İşeri</p>
<p><strong>Uyuyamadım, Eve Gidiyorum</strong> | Elit İşcan</p>
<p><strong>Yakın</strong> | Buse Halaçoğlu</p>
<p><strong>Yerçekimi</strong> | Dalya Keleş</p>
<p><strong><u>ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMASI FİNALİ</u></strong><strong><u>STLER</u></strong><strong><u>İ</u></strong></p>
<p><strong><u> </u></strong><strong>Baisanos</strong> | Andrés Khamis Giacoman, Francisca Khamis Giacoman (Şili, Filistin, İspanya)</p>
<p><strong>Chant of the Desert Flower</strong> | Sophea Kim (Kamboçya, Fransa)</p>
<p><strong>It Lives Under the Snow</strong> | Igor Smola (Azerbaycan)</p>
<p><strong>I Used To Call That Man Home</strong> | Melissa Nocetti (Meksika)</p>
<p><strong>Koki, Ciao</strong> | Quenton Miller (Hollanda)</p>
<p><strong>Madrugada</strong> | Sebastian Lojo (Guatemala)</p>
<p><strong>Polí</strong><strong>gono X</strong> | Néstor López (Fransa, İspanya)</p>
<p><strong>This is not your Garden</strong> | Carlos Velandia, Angélica Restrepo (Kolombiya)</p>
<p><strong>Trading Cards</strong> | Radheya Jang (Avustralya, Birleşik Krallık)</p>
<p><strong>What If They Bomb Here Tonight?</strong> | Samir Syriani (Lübnan)</p>
<p><strong><u>YAPAY ZEKÂ KISA FİLM YARIŞMASI FİNALİSTLERİ</u></strong></p>
<p><strong><u> </u></strong><strong>7 Kemerli Bir Zaman Geç</strong><strong>idi Ta</strong><strong>şk</strong><strong>ö</strong><strong>prü</strong> | Zeynep Kahreman</p>
<p><strong>Başka Türlü</strong> | Çağatay Dörtyıldız</p>
<p><strong>Bir Dilek Tut</strong> | Hakan Kemiksiz</p>
<p><strong>Gece Yarısı, Benimle</strong> | Barış Fert</p>
<p><strong>İnsan Ç</strong><strong>iftli</strong><strong>ği</strong> | Melik Külekci</p>
<p><strong>İzler</strong> | Hazar Vurgun Çağıldıyan</p>
<p><strong>Lekesiz</strong> | Mustafa Savaş</p>
<p><strong>Sanatorium Poetica</strong> | Ulaş Baltacı</p>
<p><strong>Son Dodo</strong> | Kaan Atilla Taşkın</p>
<p><strong>Y</strong><strong>üce Sezar!</strong> | Bora Yavuz Subaşı</p>
<p><strong><u>ULUSAL ÖĞRENCİ FİLMLERİ YARIŞMASI FİNALİSTLERİ</u></strong></p>
<p><strong><em>Kurmaca</em></strong></p>
<p><strong>Barut</strong> | Halil Göçer (Dokuz Eylül Üniversitesi)</p>
<p><strong>Birbirimize</strong> | Sevgi Şanlı (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Boşluğun Sesi</strong> | Alp Kaan Akkaya (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Lotus</strong> | Melika Habibi Mohammadi (Bilgi Üniversitesi)</p>
<p><strong>Parça</strong> | Atilla Han Civek (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Saç, Kağıt, Makas</strong> | Yasemin Çinal (Koç Üniversitesi)</p>
<p><strong>Seni G</strong><strong>ö</strong><strong>rebilecek Miyim Anne?</strong> | Hasan Hüseyin Korkmaz (Akdeniz Üniversitesi)</p>
<p><strong>Unutma</strong> | Zeynep Duru Yalçın (Işık Üniversitesi)</p>
<p><strong>Uslu</strong> | Selçuk Kaan Salk (Marmara Üniversitesi)</p>
<p><strong>Yuva</strong> | Fahriye Pas (İstanbul Okan Üniversitesi)</p>
<p><strong><em>Belgesel</em></strong></p>
<p><strong>Akgün</strong> | Ulviye Aleyna Sarıgül (İzmir Ekonomi Üniversitesi)</p>
<p><strong>Doğ</strong><strong>al Limit</strong> | Doğukan Aydın (Karabük Üniversitesi)</p>
<p><strong>Kabuktan</strong> | Dila Şengezer (İzmir Ekonomi Üniversitesi)</p>
<p><strong>Son Duman</strong> | Elfinnur Şişman (Üsküdar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Tekno Çoban</strong> | Enes Öztürk (Atatürk Üniversitesi)</p>
<p><strong><em>Deneysel</em></strong></p>
<p><strong>Çeyrek Asır</strong> | Thohir Ash Shiddiqie (Ege Üniversitesi)</p>
<p><strong>Ent</strong><strong>übe</strong> | İbrahim Karademir (Uşak Üniversitesi)</p>
<p><strong>Esas Zebani</strong> | Mustafa Batın Şahin (Koç Üniversitesi)</p>
<p><strong>Islak K</strong><strong>ö</strong><strong>pekler</strong> | Metin Konar (Anadolu Üniversitesi)</p>
<p><strong>Kimseyi Öldürmek İstemiyorum</strong> | Yalın Çağdaş Eşsiz (Dokuz Eylül Üniversitesi)</p>
<p><strong>Siyah Mektup</strong> | Adnan Acı (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Utan</strong><strong>ç</strong> | Hayal Su Karaahmet (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Yanına D</strong><strong>ö</strong><strong>nmeden Ö</strong><strong>nce G</strong><strong>ö</strong><strong>rdüğüm Her Şey</strong> | Nehir Üstündağ (İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi)</p>
<p><strong><em>Canlandırma</em></strong></p>
<p><strong>Bilemiyorum Aysel</strong> | Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani, Ceren Yıldızhan (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Drip</strong> | Zeynep Sude Yavuz (Kocaeli Üniversitesi)</p>
<p><strong>Ge</strong><strong>çen Yaz</strong> | Melis Özgümüş, Ateş Yalaz, Maya Mutlay (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Küçük Şeytan</strong> | Ayşenur Beyza Sağlam, Ece Önder (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Nar</strong> | Gülcan Köse, İpek Kaptanoğlu (Başkent Üniversitesi)</p>
<p><strong>Reson</strong> | Feyzullah Yılmaz (Ömer Halisdemir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Sevgili Baba, İşte Saklamak İsteyeceğin Bir Mektup</strong> | Selin Canpolat (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Tablonun Dışındaki Balık</strong> | Abdurrahman Yusuf Özden (Dumlupınar Üniversitesi)</p>
<p><strong>Tabula Rasa</strong> | Daria Ekimova, Deniz Depecik (Bahçeşehir Üniversitesi)</p>
<p><strong>Uç Gitsin!</strong> | Başak Bali, Deniz Tunçdibek (Dokuz Eylül Üniversitesi)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/15/adana-altin-kozada-63-kisa-film-yarisacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Uluslararası Film Festivali 14 Eylül’de başlıyor.</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/10/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-14-eylulde-basliyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/10/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-14-eylulde-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26573</guid>

					<description><![CDATA[Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 14 Eylül’de başlıyor. 20 Eylül’e kadar sürecek festival, dünyanın dört bir yanından 76 filmi seyirciyle buluşturacak. Film gösterimleri sonrası gerçekleşecek söyleşiler, paneller, konser ve yan etkinliklerle festival havası tüm Ayvalık’a yayılacak. Festivalin biletleri 5 Eylül’den itibaren Biletix, Biletinial ve Fabrika Ayvalık’taki gişe üzerinden satışta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Seyir Derneği </b><span style="font-weight: 400;">tarafından </span><b>Ayvalık Belediyesi </b><span style="font-weight: 400;">işbirliğiyle düzenlenen</span><b> Ayvalık Uluslararası Film Festivali</b><span style="font-weight: 400;">,</span><b> 14 Eylül</b><span style="font-weight: 400;">’de başlıyor. </span><b>20 Eylül</b><span style="font-weight: 400;">’e kadar sürecek festival, dünyanın dört bir yanından </span><b>76 filmi</b><span style="font-weight: 400;"> seyirciyle buluşturacak. Film gösterimleri sonrası gerçekleşecek söyleşiler, paneller, konser ve yan etkinliklerle festival havası tüm Ayvalık’a yayılacak. Festivalin biletleri </span><b>5 Eylül’den itibaren Biletix, Biletinial</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Fabrika Ayvalık</b><span style="font-weight: 400;">’taki gişe üzerinden satışta olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festival programı bu yıl da kurmacadan belgesele, animasyondan deneysele pek çok farklı alan ve türden filmi bir araya getiriyor. Festivalde gösterilecek yerli kurmaca filmler bu yıl </span><b>“Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?”</b><span style="font-weight: 400;"> başlıklı özel bir tema etrafında toplandı. Kısa metrajlı filmler bu yıldan itibaren </span><b>Akbank Sanat ile Kısalar</b><span style="font-weight: 400;"> başlığı altında gösterilecek ve yerli yapımların yanında yabancı kısa filmler de programda yer alacak.  Bu yılın bir yeniliği de animasyonlara ayrılan </span><b>Mumyaların Hayal Görmeye Gittiği Yer</b><span style="font-weight: 400;"> başlıklı özel bölüm. </span><b>Uluslararası Seçki</b><span style="font-weight: 400;"> dünya festivallerinden merakla beklenen pek çok yapımı barındırırken </span><b>Farklı Gözle Bakanlar</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>İnsan Nedir Ki</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>İki Film Birden</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Sinematek ile</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Gaiaporosis: Müştereklerin Tüketilmesi</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Belgeseller</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Anılarına</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Çocuklar İçin</b><span style="font-weight: 400;"> festivalin diğer bölümleri. </span></p>
<p><b>Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro</b><span style="font-weight: 400;">’da düzenlenecek açılış gecesiyle başlayacak festivalde gösterimler bu yıl </span><b>Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Ayvalık Belediyesi Vural Sineması</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Fabrika Ayvalık</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Yeni Mahalle</b><span style="font-weight: 400;">’de</span> <span style="font-weight: 400;">gerçekleşecek. </span><b>ASKEV Sera</b><span style="font-weight: 400;"> ise festival söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Biletler</span><b> Biletix </b><span style="font-weight: 400;">ile </span><b>Biletinial</b><span style="font-weight: 400;"> siteleri üzerinden ve </span><b>Fabrika Ayvalık</b><span style="font-weight: 400;">’ta açılacak gişeden satışa çıkacak.</span> <span style="font-weight: 400;">Bilet fiyatları </span><b>5-13 Eylül</b><span style="font-weight: 400;"> tarihleri arasındaki ön satış döneminde </span><b>indirimli 200 TL, tam 250 TL</b><span style="font-weight: 400;">; </span><b>14 Eylül</b><span style="font-weight: 400;">’den itibaren </span><b>indirimli 250 TL, tam 300 TL</b><span style="font-weight: 400;"> olacak. Açılış gecesi biletleri ise </span><b>500 TL</b><span style="font-weight: 400;">’den satışta olacak. </span><b>Yeni Mahalle </b><span style="font-weight: 400;">gösterimleri ise ücretsiz gerçekleştirilecek.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26575 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-1024x575.jpg" alt="" width="680" height="382" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-1024x575.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-1536x863.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-696x391.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-1068x600.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1-1920x1079.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Buruk-Noel-_-Bitter-Christmas-1.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></p>
<p><b>Festival, Pedro Almodovar’ın son filmi Buruk Noel’in Türkiye Prömiyeri ile açılacak</b></p>
<p><b>Ayvalık Uluslararası Film Festivali</b><span style="font-weight: 400;">,</span><b> 14 Eylül </b><span style="font-weight: 400;">akşamı</span><b> Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro</b><span style="font-weight: 400;">’da</span><b> Kurukahveci Mehmet Efendi</b><span style="font-weight: 400;">’nin ev sahipliğinde düzenlenecek açılış töreniyle beşinci yaşını kutlayacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin açılış gecesinde</span><b> Kurukahveci Mehmet Efendi</b><span style="font-weight: 400;">’nin sponsorluğunda bu yıl ilk kez verilecek </span><b>“Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” </b><span style="font-weight: 400;">sahibini bulacak. </span><b>200 bin TL</b><span style="font-weight: 400;"> değerindeki ödülün kazananı, </span><b>Alin Taşçıyan</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Berkay Ateş</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Elif Ergezen</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Cem Kaya</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Pelin Esmer</b><span style="font-weight: 400;">’den oluşan seçici kurul tarafından belirlenecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Törenin ardından </span><b>Pedro Almodóvar</b><span style="font-weight: 400;">’ın bu yıl Cannes Film Festivali’nde yarışan yeni filmi </span><b><i>Buruk Noel </i></b><b>/ </b><b><i>Bitter Christmas</i></b><b> / </b><b><i>Amarga Navidad</i></b> <span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ilk kez Ayvalık’ta gösterilecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz yıl Ayvalık Kış Festivali’nde </span><i><span style="font-weight: 400;">Yandaki Oda</span></i><span style="font-weight: 400;"> filmi izleyiciyle buluşan usta yönetmen </span><b>Pedro Almodóvar</b><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">Buruk Noel</span></i><span style="font-weight: 400;">’de otokurmaca temasına geri dönüyor. Büyük bir kaybın yas sürecindeyken kendini işine veren bir yönetmenin hikâyesi olarak başlayan film kurmaca ve gerçeklik arasında çok katmanlı bir yapı kuruyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">Buruk Noel</span></i><span style="font-weight: 400;">, uluslararası prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasından Cannes Soundtrack Ödülü’yle döndü ve yönetmenin sanat üretimi konusunda oluşturduğu dürüst anlatıyla beğeni topladı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26576 size-large" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-1024x708.jpg" alt="" width="696" height="481" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-1024x708.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-300x207.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-768x531.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-1536x1061.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-2048x1415.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-608x420.jpg 608w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-150x104.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-218x150.jpg 218w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-696x481.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-1068x738.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-1920x1327.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Bir-Oda-Hizmetcisinin-Guncesi-_-The-Diary-of-a-Chambermaid-_-Journal-dune-femme-de-chambre-100x70.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p><b>Uluslararası Seçki </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">90’larda çektiği </span><i><span style="font-weight: 400;">Ergen Kıyameti</span></i><span style="font-weight: 400;"> üçlemesiyle kuşağının önemli yönetmenlerinden biri hâline gelen </span><b>Gregg Araki</b><span style="font-weight: 400;">’nin on iki yıl sonra sinemaya dönüşünü müjdeleyen </span><b><i>Seni İstiyorum / I Want Your Sex</i></b><span style="font-weight: 400;">, bu yılın hit filmlerinden biri. Dünya prömiyerini Sundance’te yapan film o tarihten bu yana merakla bekleniyor. Başrollerine </span><b>Olivia Wilde</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Cooper Hoffman</b><span style="font-weight: 400;">’ı taşıyan, oyuncu kadrosunda </span><b>Johnny Knoxville</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Charli XCX</b><span style="font-weight: 400;"> gibi farklı isimleri barındıran film, güncel sanatçı Tracy ve yeni asistanı Elliot’ın arasında başlayan sıradışı ilişkiyi anlatıyor. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Be My Star</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Western </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi filmleriyle tanınan </span><b>Valeska Grisebach</b><span style="font-weight: 400;">’ın yeni filmi </span><b><i>Düşlenen Macera / The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer</i></b><span style="font-weight: 400;">, Bulgaristan’ın güneydoğusundaki ücra bir sınır kasabasında geçiyor. Filmde, derin duygusal bağlar paylaştığı bir adama yardım etmek isterken yasa dışı bir sevkiyatın ortasında kalan bir kadının hikâyesini izliyoruz. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında yapan ve burada Jüri Ödülü’ne layık bulunan </span><i><span style="font-weight: 400;">Düşlenen Macera / The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer</span></i><span style="font-weight: 400;">, festivalin bu yıl öne çıkan yapımları arasında yer aldı.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">The Wailing</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve </span><i><span style="font-weight: 400;">The Chaser</span></i><span style="font-weight: 400;"> gibi filmleriyle adını duyuran Güney Koreli yönetmen </span><b>Na Hong-jin</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in yeni filmi </span><b><i>Hope</i></b><span style="font-weight: 400;">, klasik canavar filmleriyle modern aksiyon sinemasını harmanlayan türler arası bir film. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali&#8217;nin ana yarışmasında yapan </span><i><span style="font-weight: 400;">Hope</span></i><span style="font-weight: 400;">, yüksek temposu ve sinemanın farklı unsurlarını Güney Kore&#8217;ye dair sosyopolitik bir okumayla birleştiren dengeli yapısıyla dikkat çekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya prömiyerini Berlinale&#8217;de yapan </span><b><i>Isabel</i></b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in yönetmenlik koltuğunda Brezilyalı </span><b>Gabe Klinger</b><span style="font-weight: 400;"> oturuyor. Başroldeki </span><b>Marina Person</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;un performansı ve &#8216;hayallerinin peşinde koşma&#8217; temasına gerçekçi yaklaşımıyla dikkat çeken film sizi her şeyin mümkün olduğu bir fanteziye değil, zorlukların ortasında hayallerini diri tutmaya çalışmanın öyküsüne davet ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başrolüne </span><b>Juliette Binoche</b><span style="font-weight: 400;">’u taşıyan </span><b><i>Kraliçe Zor Durumda / Queen at Sea</i></b><span style="font-weight: 400;">, dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin ana yarışmasında yaptı ve burada hem Jüri Ödülü hem de Yardımcı Rolde En İyi Performans Ödülü’nü kazandı. </span><b>Lance Hammer</b><span style="font-weight: 400;">’ın yazıp yönettiği </span><i><span style="font-weight: 400;">Kraliçe Zor Durumda / Queen at Sea</span></i><span style="font-weight: 400;">, evrensel ve insani dertleri melodrama kaçmadan ele alıyor.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ida </span></i><span style="font-weight: 400;">ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Soğuk Savaş </span></i><span style="font-weight: 400;">filmleriyle tüm dünyaya adını duyuran </span><b>Paweł Pawlikowski</b><span style="font-weight: 400;">, yeni filmi </span><b><i>Ata Yurdu</i></b><span style="font-weight: 400;">&#8216;yla siyah-beyaz üçlemesini tamamlıyor. Bu kez edebiyat tarihinin büyük isimlerinden Thomas Mann ve kızının beraber çıktığı bir yolculuğu izliyoruz. </span><b><i>Ata Yurdu / Fatherland</i></b><span style="font-weight: 400;">, dünya prömiyerini yaptığı 79. Cannes Film Festivali&#8217;nin ana yarışmasında En İyi Yönetmen ödülünü kazandı. Başrollerine Avrupa sinemasının iki büyük oyuncusunu, </span><b>Sandra Hüller</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Hanns Zischler</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;i taşıyan film savaşın bilhassa Almanya üzerindeki etkilerini inceliyor. </span></p>
<p><b><i>Son Yemek / Morte Cucina</i></b><span style="font-weight: 400;">, 90&#8217;ların sonundan itibaren yükselişe geçen Tayland sinemasının önemli isimlerinden </span><b>Pen-ek Ratanaruang</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın yeni filmi. Geçmişin izlerini ve intikam duygusunu gastronomiyle birleştiren filmin görüntü yönetmenliğini ise </span><i><span style="font-weight: 400;">Chungking Express</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">In the Mood for Love</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">Hero </span></i><span style="font-weight: 400;">ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Paranoid Park </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi filmlerle kendi imzasını yaratmış </span><b>Christopher Doyle</b><span style="font-weight: 400;"> üstleniyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">Son Yemek / Morte Cucina</span></i><span style="font-weight: 400;">, San Sebastian ve Tokyo gibi uluslararası festivallerin programlarında yer aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine</span><b> Sandra Hüller</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in başrolünde yer aldığı </span><b><i>Rose</i></b><span style="font-weight: 400;">, 17. yüzyılda Almanya&#8217;nın izole bir Protestan kasabasında geçiyor. Gizemli bir askerin terk edilmiş bir çiftliğin varisi olduğu iddiasıyla kasabaya gelişini izliyoruz. </span><i><span style="font-weight: 400;">Rose</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8216;un yönetmenlik koltuğunda daha önce Michael Haneke, Ulrich Seidl ve Jessica Hausner gibi isimlerle birlikte çalışmış </span><b>Markus Schleinzer</b><span style="font-weight: 400;"> var. Schleinzer, üçüncü uzun metrajıyla Berlinale&#8217;nin ana yarışmasına seçildi ve film Sandra Hüller&#8217;e En İyi Başrol Performansı dalında Gümüş Ayı kazandırdı. Haneke&#8217;nin &#8220;başyapıt&#8221; olarak nitelendirdiği, bilhassa siyah-beyaz sinematografisi ve Hüller&#8217;in bedensel performansıyla beğeni toplayan </span><i><span style="font-weight: 400;">Rose</span></i><span style="font-weight: 400;">, Carl Theodore Dreyer&#8217;in masalvari filmlerine benzetiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başrolünü </span><b>John Turturro</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nun üstlendiği </span><b><i>Son Yankesici / The Only Living Pickpocket in New York</i></b><span style="font-weight: 400;">, oyunculuk kariyeriyle tanıdığımız </span><b>Noah Segan</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın yazıp yönettiği bir suç ve gerilim filmi. Turturro&#8217;ya </span><b>Giancarlo Esposito</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Will Price</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Steve Buscemi</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Jamie Lee Curtis</b><span style="font-weight: 400;"> gibi isimlerin eşlik ettiği film dünya prömiyerini Sundance&#8217;te, Avrupa prömiyerini ise Berlinale&#8217;de yaptı. Festival gösterimlerinde hem eleştirmenlerin hem de seyircinin beğenisini kazanan yapım bilhassa eski usul New York filmlerinin ruhunu taşımasıyla övgü topladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında yapan </span><b><i>En Sevdiğim / The Beloved / El ser querido</i></b><span style="font-weight: 400;">, bilhassa başroldeki </span><b>Javier Bardem</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in performansıyla şimdiden zihinlere kazındı. Bir baba-kız hikâyesini takip ederken sinema sanatının kendisine dair bir anlatıya uzanan filmin yönetmenlik koltuğunda ise 2022&#8217;de </span><i><span style="font-weight: 400;">Canavarlar / As Bestas</span></i><span style="font-weight: 400;"> ile dikkat çeken </span><b>Rodrigo Sorogoyen</b><span style="font-weight: 400;"> var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neredeyse tamamı tek bir mekânda ve dört karakter arasında geçen </span><b><i>Davet / The Invite</i></b><span style="font-weight: 400;">, dört yetenekli oyuncunun performansıyla yükseliyor: </span><b>Olivia Wilde</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Seth Rogen</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Penélope Cruz</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Edward Norton</b><span style="font-weight: 400;">. </span><b>Wilde</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın aynı zamanda yönetmenlik koltuğunda oturduğu film başta basit görünen apartman içi bir meseleden ilişkilerin kırılganlığına ve insan duygularının karmaşıklığına dair konuşkan bir komediye dönüşüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26577 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-1024x576.jpg" alt="" width="678" height="382" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Biz-Uzayliyiz-_-We-Are-Aliens.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 678px) 100vw, 678px" /></p>
<p><b>Farklı Gözle Bakanlar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl şubat ayında gerçekleşen Berlin Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü (Gümüş Ayı) kazanan </span><b><i>Kurtuluş </i></b><span style="font-weight: 400;">festivalde </span><b>Farklı Gözle Bakanlar</b><span style="font-weight: 400;"> bölümünde gösteriliyor. </span><b>Emin Alper</b><span style="font-weight: 400;">’in yönettiği </span><i><span style="font-weight: 400;">Kurtuluş</span></i><span style="font-weight: 400;">, kapalı bir topluluğun korkularının yol açtığı paranoya ve sanrılara bakıyor. Gerçek olaylardan esinlenen film, rüyalarla gerçeği birbirine karıştırarak, geçmişte yaşanan bir çatışmanın bugün yeniden üretilmesini anlatıyor. İki köy arasında paylaşılamayan topraklar üzerinden yaşanan mülkiyet kavgası çok daha büyük bir iktidar meselesine dönüşürken film yakın tarihimize dair hayati meseleleri, toplumsal histeri ve kitle psikolojisinin kodlarıyla ele alıyor. Kurtuluş, oyuncu kadrosunda yer alan </span><b>Caner Cindoruk</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Berkay Ateş</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Feyyaz Duman</b><span style="font-weight: 400;"> gibi isimlerin performansıyla da dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sinemanın malzemesine yaratıcı bir gözle bakan ve sınırları esneten pek çok film </span><b>Farklı Gözle Bakanlar</b><span style="font-weight: 400;"> bölümünde bir araya geliyor. İlk üç filmiyle kendine has bir sinema üslubu yaratmayı başaran, yakın dönem Çin sinemasının en heyecan verici yönetmenlerinden </span><b>Bi Gan</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın yeni filmi </span><b><i>Diriliş / Resurrection / Kuang ye shi dai </i></b><span style="font-weight: 400;">de onlardan biri. Film dünya prömiyerini Cannes ana yarışmada yaptı ve burada jüri tarafından Prix Spécial ile ödüllendirildi. Bi Gan, sinema tarihinin farklı noktalarına temas ettiği epizodik filmi </span><i><span style="font-weight: 400;">Diriliş</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8216;te bir mecra olarak sinemanın kendisi üzerine düşünüyor. Sinemanın rüyalarla ilişkisini, hikâye anlatmaya dair duyduğumuz ihtiyacın nedenlerini, insan duyularının işlevini bu eklektik yapının parçaları hâline getiriyor. Geçmişle bugün, var oluşla yok oluş, duyularla düşünceler arasında çok katmanlı bir dünya kuruyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avusturyalı yönetmen </span><b>Sandra Wollner</b><span style="font-weight: 400;">’ın yeni filmi </span><b><i>Her Defa / Everytime</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise bu yılın sürpriz cevherlerinden biri. Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’ne layık bulunan bu sarsıcı film trajik bir kaybın ardından zamanın ve gerçekliğin kırıldığı gerçeküstü bir sürece odaklanıyor. Filmde, geçmişte gerçekleşemeyen bir aile tatilini tamamlamak üzere çıkılan yolculuğu izliyoruz. Bugün ve geçmiş, yas ve suçluluk, gerçek ve fantezi birbirine karışırken film sizi duygusal ve düşünsel yolculuğuna ortak ediyor. </span><b>Sandra Wollner</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın özgün hayal gücünü aile ilişkilerinin nüanslı dünyasında dolaştırdığı psikolojik dram, zihninizde özel bir iz bırakmaya şimdiden aday. Filmin ardından SİYAD işbirliğiyle sinema yazarı ve küratör </span><b>Müge Turan</b><span style="font-weight: 400;"> seyircilerle bir sohbet gerçekleştirecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cannes Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan </span><b><i>Miyazma Kampı / Camp Miasma</i></b><span style="font-weight: 400;">, 80’ler ve 90’lar sinemasının kült </span><i><span style="font-weight: 400;">slasher </span></i><span style="font-weight: 400;">filmlerinin mirasından kişisel ve oyunbaz bir hikâye çıkarıyor. Filmin arka planına aldığı bu sinemasal mirasın anlatıyı giderek ele geçirmesini ve genç kuşakla karşılaşmasını izliyoruz. Filmde yönetmen </span><b>Jane Schoenbrun</b><span style="font-weight: 400;"> meşhur </span><i><span style="font-weight: 400;">slasher </span></i><span style="font-weight: 400;">serilerinden birinin devam filmi için kamera arkasına geçmeye hazırlanan genç ve kuir bir karakterin kendini hiç beklemediği olayların içerisinde bulmasını anlatıyor. Bilhassa </span><b>Hannah Einbinder </b><span style="font-weight: 400;">ve </span><b>Gillian Anderson</b><span style="font-weight: 400;">’ın karşılıklı performansları dikkat çekici. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romanya sinemasının Altın Ayı ödüllü yönetmeni </span><b>Radu Jude</b><span style="font-weight: 400;">’nin yeni filmi Octave Mirbeau’nun aynı adlı eserinden ilham alıyor. Film, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yaptı ve bilhassa eleştirmenlerin beğenisini kazandı. </span><b><i>Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi</i></b> <b><i>/ The Diary of a Chambermaid / Le journal d’une femme de chambre</i></b><span style="font-weight: 400;"> filminde Radu Jude, Bordeaux’da burjuva bir ailenin yanında çalışan genç Rumen kadın Gianina’nın hikâyesini anlatıyor. Özlem, mesafe ve aile bağları hakkındaki bu dokunaklı hikâye vizyoner yönetmenin ellerinde göçün ekonomik, duygusal ve ailevi sonuçlarını irdeleyen bir anlatıya dönüşüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26578 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-1024x554.jpg" alt="" width="687" height="372" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-1024x554.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-300x162.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-768x415.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-1536x830.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-2048x1107.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-777x420.jpg 777w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-150x81.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-696x376.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-1068x580.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Che-Guevara-Son-Yoldaslar-_-Che-Guevara-The-Last-Companions-_-Les-Survivants-du-Che-1920x1038.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 687px) 100vw, 687px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sinemanın sınırlarını test etmesiyle tanıdığımız yönetmen </span><b>Bruno Dumont</b><span style="font-weight: 400;">, yeni filminde gözünü çocukların naif dünyasına çeviriyor. Fransız Rivierası&#8217;ndaki bir sahil kasabasında geçen filmin neredeyse bütün oyuncuları çocuklar. Yazlık bir bölgede kendi aralarında vakit geçirmelerini, şakalaşmalarını, denize girip çıkmalarını, âşık olmalarını, rekabet etmelerini izliyoruz. </span><b><i>Kızgın Kayalar / Red Rocks / Les Roches Rouges</i></b><span style="font-weight: 400;">, bu yıl Cannes Film Festivali&#8217;nin dikkat çeken yapımları arasındaydı. Film, büyüklerin çocukların dünyasına yönelttikleri yansıtmaların tersine, yazlık yerdeki bir grup çocuğun paylaştığı oyun ve çete ruhunu hem ısrarla çocukların gözünden hem de yönetmen Bruno Dumont’nun imzası olan sert, süssüz bir üslupla anlatıyor. </span></p>
<p><b>İnsan Nedir Ki </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altın Ayı ödüllü </span><i><span style="font-weight: 400;">Beden ve Ruh </span></i><span style="font-weight: 400;">/ </span><i><span style="font-weight: 400;">On Body and Soul</span></i><span style="font-weight: 400;">’un yönetmeni </span><b>Ildikó Enyedi</b><span style="font-weight: 400;">’nin yeni filmi </span><b><i>Sessiz Dost / Silent Friend / Stille Freundin</i></b><span style="font-weight: 400;"> merkezine kadim bir “mabet ağacı”nı alıyor. Tek bir ağaç üzerinden üç farklı döneme ve üç farklı öyküye uzanan film 1908’den başlayıp 1972’ye ve 2020’ye geçiyor. Film üç farklı kuşaktan insanın hikâyesini anlatırken doğanın sessiz dönüşümü ve gizemli gücünün hayatlarımızdaki etkisini gösteriyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">Sessiz Dost</span></i> <span style="font-weight: 400;">dünya prömiyerini 82. Venedik Film Festivali’nde yaptı ve burada hem FIPRESCI hem de Marcello Mastroianni (</span><b>Luna Wedler</b><span style="font-weight: 400;">) ödüllerini kazandı. Film, oyuncu kadrosunda </span><b>Wedler</b><span style="font-weight: 400;">’in yanı sıra </span><b>Tony Leung Chiu-wai</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Léa Seydoux</b><span style="font-weight: 400;"> gibi isimleri de barındırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Macar yönetmen </span><b>György Pálfi</b><span style="font-weight: 400;"> endüstriyel bir çiftlikten kaçıp kendi yolunu kendi çizmeye çalışan bir tavuğu takip ettiği yeni filminde bir hayvanın gözünden insanların dünyasına bakıyor. Bu sefer hayvanlar insanların hikâyelerine eşlik eden birer araç değil; hikâyenin merkezinde kendi iradesiyle hareket eden bir tavuk var. Bu tavuğun gözünden gördüklerimiz ise insan dünyasında özgürlüğün kimin için olduğuna dair pek çok soruya alan açıyor. </span><b><i>Tavuk / Hen / Kota</i></b><span style="font-weight: 400;">, geçtiğimiz yıl Toronto Film Festivali&#8217;nde gösterildi ve buradaki Platform Prize yarışmasında mansiyon kazandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali&#8217;nin Yönetmenlerin On Beş Günü seçkisinde yapan </span><b><i>Dişi Köpek / La Perra</i></b><span style="font-weight: 400;">, Şilili yönetmen </span><b>Dominga Sotomayor</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;un yeni filmi. </span><i><span style="font-weight: 400;">Too Late to Die Young </span></i><span style="font-weight: 400;">ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Thursday Till Sunday </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi filmleriyle uluslararası festivallerde birçok önemli ödül kazanan Sotomayor, </span><b><i>Dişi Köpek / La Perra</i></b><span style="font-weight: 400;">&#8216;da insanın kendisiyle, etrafındakilerle ve hayvanlarla kurduğu ilişkiye farklı yönleriyle bakan bir hikâye anlatıyor. Bir insanın bir köpekle kurduğu ilişkiye ilgi duyanlar Silvia ve Yuri&#8217;nin hikâyesini kaçırmamalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanada’nın Churchill, Manitoba bölgesinde kutup ayıları ve insanların geliştirdiği ilişkiyi anlatan belgesel </span><b><i>Yaramaz Ayı / Nuisance Bear</i></b><span style="font-weight: 400;">, Werner Herzog’un </span><i><span style="font-weight: 400;">Grizzly Man</span></i><span style="font-weight: 400;">’inin dışa dönük bir akrabası gibi. Bölgedeki kutup ayılarının göç yolunun üzerinde bulunan bu küçük kasabadaki insanlarla hayvanlar arasında alışılmadık bir ilişki oluşmuş durumda. Dahası, bu durum Churchill için bir turizm malzemesi artık. Kasaba “Dünyanın Kutup Ayısı Başkenti” lakabını almış. Aynı adlı bol ödüllü kısa filmden uyarlanan </span><b><i>Yaramaz Ayı / Nuisance Bear</i></b><span style="font-weight: 400;">, doğal yaşama ait vahşi hayvanların insan egemenliğindeki dünyada var olma çabasının hikâyesi. Film dünya prömiyerini Sundance’te yaptı ve burada belgesel dalında verilen büyük ödülü kazandı.</span></p>
<p><a href="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Harika-Cicekler-_-Fantastic-Flowers.tif"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26579" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Harika-Cicekler-_-Fantastic-Flowers.tif" alt="" /></a><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26579" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Harika-Cicekler-_-Fantastic-Flowers.tif" alt="" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26580 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-1024x576.png" alt="" width="684" height="385" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-1024x576.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-300x169.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-768x432.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-1536x864.png 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-2048x1152.png 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-747x420.png 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-150x84.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-696x392.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-1068x601.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Oda-Servisi-1920x1080.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 684px) 100vw, 684px" /></p>
<p><b>Animasyon: Mumyaların Hayal Görmeye Gittiği Yer</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayvalık Uluslararası Film Festivali, bu yıl programında animasyon sinemasına özel bir yer ayırıyor. Animasyonun biçimsel ve tematik açıdan ne kadar geniş bir dünyaya sahip olduğunu ortaya koyan ilk filmlerle alanın usta isimlerinin filmlerini bir araya getiren bir seçkiye yer veriyor. Bu seçkiyle bağlantılı olarak </span><b>Kutlukhan Kutlu </b><span style="font-weight: 400;">da festival kapsamında bir konuşma yapacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altı filmden oluşan animasyon bölümündeki filmlerden ilki </span><b>Louis Clichy</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı</span><b><i> Demir Çocuk / Iron Boy / Le Corset</i></b><span style="font-weight: 400;">. Pixar klasiklerinde (</span><i><span style="font-weight: 400;">Wall-E</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">Up</span></i><span style="font-weight: 400;">) animatörlük yapmış ve Alexandre Astier ile imza attığı </span><i><span style="font-weight: 400;">Astérix: Tanrıların Konağı</span></i><span style="font-weight: 400;"> ile César Ödülü kazanmış yönetmenin ilk solo uzun metraj filmi izleyicileri 1980’lerin Fransa kırsalına, son derece kişisel ve dokunaklı bir büyüme hikâyesine davet ediyor. Dijital kalıpların yerine Çin mürekkebi ve suluboyanın organik ışığıyla bezeli geleneksel çizim tekniğini kullanan, doğal seslendirmeleri ve özgün müzik tercihleriyle öne çıkan </span><b><i>Demir Çocuk</i></b><span style="font-weight: 400;">, prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AJ Dungo’nun aynı adlı otobiyografik grafik romanından uyarlanan, aşk, kayıp ve yeniden hayata tutunma üzerine bir hikâye anlatan </span><b><i>Dalgalarda / In Waves</i></b><span style="font-weight: 400;">, kısa filmleriyle César ve Oscar adaylıkları bulunan Vietnam asıllı yönetmen </span><b>Phuong Mai Nguyen</b><span style="font-weight: 400;">’in ilk uzun metraj filmi. Film, Los Angeles’ta utangaç bir lise öğrencisi olan AJ ile sörf tutkunu Kristen’ın hastalığın gölgesindeki dokunaklı aşkını ve yas sürecini odağına alıyor ve bu yas sürecini karanlık bir dram yerine yaşama sevinci, dostluk ve sarsılmaz bir direnci kutlayan görsel bir şölene dönüştürüyor. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nın açılış filmi olarak gerçekleştiren </span><b><i>Dalgalarda</i></b><span style="font-weight: 400;">, grafik romanın minimalist estetiğini David Hockney tablolarından ilham alan canlı Kaliforniya ışığı ve renkleriyle buluşturuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sarah Leavitt’in dünyaca ünlü otobiyografik grafik romanından uyarlanan ve dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan </span><b><i>Çöz Beni / Tangles</i></b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Leah Nelson</b><span style="font-weight: 400;"> imzasını taşıyor. Nelson, ilk uzun metraj filminde 1990&#8217;ların San Francisco&#8217;sundaki hareketli hayatını bırakıp annesinin ilerleyen Alzheimer hastalığı nedeniyle, kaçtığı muhafazakâr kasabasına dönmek zorunda kalan Sarah’nın yaşamını odağına alıyor. Alzheimer hastasının zihninden ziyade, annesinin hastalığı karşısında ne yapacağını anlamaya çalışan Sarah’nın kaygılarına, anılarına ve duygularına odaklanan film, </span><b>Julia Louis-Dreyfus</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Bryan Cranston</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Abbi Jacobson</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Seth Rogen</b><span style="font-weight: 400;"> gibi yıldız isimlerden oluşan seslendirme kadrosuyla öne çıkıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Japon yönetmen </span><b>Kohei Kadowaki</b><span style="font-weight: 400;">’nin ilk uzun metraj animasyonu </span><b><i>Biz Uzaylıyız / We Are Aliens / Wareware wa uchûjin</i></b><span style="font-weight: 400;">, çocukluğun masumiyeti ile yetişkinliğin yükleri arasındaki mesafeyi büyüleyici bir gerçekçilik ve duygusal derinlikle beyazperdeye taşıyor. Küçük bir Japon kasabasında sıradan bir çocuğun sessiz ihanetiyle başlayan hikâyede, insan ilişkilerinin karmaşıklığı ve unutulmak istenen vicdani yükler gibi evrensel temalar tarafsız ve içten bir bakış açısıyla ele alınıyor. Rotoskopi tekniğinden yararlanarak çocukların gündelik hayattaki küçük ve “gereksiz” hareketlerini doğal biçimde yansıtan film, Sylvain Chomet, Norman Rockwell ve Johannes Vermeer esintileri taşıyan gözlemci kadrajlarıyla öne çıkıyor. </span><b><i>Biz Uzaylıyız</i></b><span style="font-weight: 400;">, Cannes Film Festivali Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde izleyiciyle ilk kez buluştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Animasyon sinemasının özgün ve usta yönetmenlerinden </span><b>Sylvain Chomet</b><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">Belleville’de Randevu</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Sihirbaz </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi filmleriyle kurduğu kendine has dünyayı bu kez Fransız edebiyatının ve sinemasının efsanevi ismi Marcel Pagnol’ün hayatına taşıyor. Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan el çizimi 2D animasyon yapım </span><b><i>Muhteşem Bir Hayat /</i></b> <b><i>A Magnificent Life / Marcel et Monsieur Pagnol</i></b><span style="font-weight: 400;">, Fransız edebiyatının ve sinemasının en büyük anlatıcılarından Marcel Pagnol’ün çocukluk anılarını kaleme alırken kendi geçmişiyle, çocukluğuyla ve hayatını şekillendiren efsanevi figürlerle yüzleşmesini odağına alıyor. Gerçek oyuncularla önceden çekilen sahnelerin animasyona referans oluşturduğu filmde Chomet, ilk kez yoğun biçimde diyalog kullanıyor, gerçek görüntüler ve arşiv kayıtlarını animasyonla buluşturuyor. Filmin müzikleri ise dünyaca ünlü caz ve klasik müzik sanatçısı </span><b>Stefano Bollani</b><span style="font-weight: 400;"> imzasını taşıyor.</span></p>
<p><b>Katsuhiro Ôtomo</b><span style="font-weight: 400;">’nun kendi çizgi romanından beyazperdeye uyarladığı 1988 yapımı distopik animasyon efsanesi </span><b><i>Akira</i></b><span style="font-weight: 400;">, siberpunk türünün mihenk taşı ve dünya sinemasının kült eserlerinden biri olarak tazeliğini korumaya devam ediyor. </span><b><i>Akira</i></b><span style="font-weight: 400;">, toplumsal kaosu, iktidar hırsını ve insan evriminin karanlık sınırlarını görkemli bir distopya atmosferinde inceliyor. Geleneksel el çizimi (</span><i><span style="font-weight: 400;">cel animation</span></i><span style="font-weight: 400;">) tekniğinin zirvesi kabul edilen 24 karelik kusursuz görsel işçiliği, </span><b>Geinoh Yamashirogumi</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı geleneksel ve endüstriyel seslerin sentezlendiği ikonik müzikleri ve sinema tarihine geçen görsel atmosferiyle </span><b><i>Akira</i></b><span style="font-weight: 400;">, Japon animasyonunun küresel bir fenomene dönüşmesini sağladı ve modern popüler kültürü derinden etkileyerek zamansız bir başyapıt hâline geldi. Bu zamansız klasik, Ayvalık’ta 20. yılına özel restore edilmiş yeni kopyasıyla seyirciyle buluşacak.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26581 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-1024x554.jpg" alt="" width="690" height="374" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-1024x554.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-300x162.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-768x415.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-1536x830.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-2048x1107.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-777x420.jpg 777w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-150x81.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-696x376.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-1068x580.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/ROSE-1920x1038.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 690px) 100vw, 690px" /></p>
<p><b>İki Film Birden </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl, uluslararası festivallerde seyirci karşısına çıkan iki Kosova filmi, farklı zamanlarda geçseler de birbiriyle diyalog hâlinde. Biri 90’lı yılların sonunda, Kosova’da NATO müdahalesinin beklendiği günlerde geçerken; diğeri aradan geçen yıllarda Amerikan müdahalesinin şekillendirdiği hiper-kapitalist düzenin ülkeyi nasıl bir ekonomik çöküşe ve derinleşen sınıf eşitsizliğine sürüklediğine bakıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">90&#8217;larda Yugoslavya&#8217;nın dağılması sonrası Balkanlar&#8217;ın neredeyse tamamını ele geçiren savaş ve şiddet günlük hayatın tam ortasına çökmüştür. Film, bu koşullar altında büyümek zorunda kalan Dua adlı Kosovalı bir gencin öyküsünü anlatırken tüm dünyanın gözleri önünde yaşanmış bir kıyımı kişisel bir hikâyenin sahiciliğiyle perdeye taşıyor. </span><b><i>Dua</i></b><span style="font-weight: 400;">, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda yaptı ve burada SACD Ödülü&#8217;nü kazandı. Yönetmenliğini 2021 yapımı </span><i><span style="font-weight: 400;">Hive </span></i><span style="font-weight: 400;">filmiyle hatırladığımız </span><b>Blerta Basholli</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nin üstlendiği </span><b><i>Dua</i></b><span style="font-weight: 400;">, savaş şartlarında büyümenin sancılarını ele alan bir dram.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı </span><i><span style="font-weight: 400;">Dua </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi Kosova’yı mesken edinen </span><b><i>Ailem İçin / Shame and Money </i></b><span style="font-weight: 400;">ise yönetmen </span><b>Visar Morina</b><span style="font-weight: 400;">’nın imzasını taşıyor. Morina’nın senaryosunu </span><b>Doruntina Basha</b><span style="font-weight: 400;"> ile birlikte yazdığı film, hiper-kapitalist bir sistemin insan onurunu ve daha iyi bir yaşam umudunu nasıl yuttuğunu, karakterlerinin giderek sıkıştığı bir gerilim atmosferi içinde anlatıyor. Dünya prömiyerini 2026 Sundance Film Festivali’nde yapan ve burada uluslararası kurmaca dalında verilen büyük ödülü kazanan </span><b><i>Ailem İçin / Shame and Money</i></b><span style="font-weight: 400;">, kırklı yaşlarındaki iki karakter üzerinden kırsaldan kente göç, geçim sıkıntısı, aile ilişkileri ve aidiyet temaları üzerine evrensel bir hikâye anlatıyor. </span></p>
<p><b>Sinematek ile</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalde üzerinden yıllar geçse de eskimeyen filmleri bir kez daha beyazperdede izleme imkânı sunan </span><b>Sinematek ile</b><span style="font-weight: 400;"> bölümünde iki film yer alıyor. Bunların ilki </span><b>Kurukahveci Mehmet Efendi</b><span style="font-weight: 400;">’nin desteğiyle </span><b>Sinematek/Sinema Evi</b><span style="font-weight: 400;"> tarafından 2025 yılında restore ettirilen </span><b><i>Drakula İstanbul’da</i></b><span style="font-weight: 400;">. Bram Stoker’ın romanının 1928 yılında Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilen versiyonu “Kazıklı Voyvoda”dan uyarlanan film, yerli sinemadan diğer pek çok adaptasyon gibi, yıllar içerisinde kültleşmiş yapımlardan biri. Yerelleştirilen Batı menşeli doğaüstü hikâyelerin en bilinen örneklerinden olma özelliği de taşıyan </span><b>Mehmet Muhtar</b><span style="font-weight: 400;"> yönetmenliğindeki </span><b><i>Drakula İstanbul</i></b><i><span style="font-weight: 400;">’da </span></i><span style="font-weight: 400;">restorasyon çalışmasının ardından görsel potansiyelini ortaya çıkarıyor. Gösterimden önce yazar </span><b>Şaziye Karlıklı</b><span style="font-weight: 400;"> ve restorasyon sürecini yöneten </span><b>Ahmet Hızarcı</b><span style="font-weight: 400;"> bir sohbet gerçekleştirecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eye Film Museum işbirliği ile gösterilecek diğer filmse 1906-1920 yılları arasında üretilmiş kısa metraj sessiz filmlerden oluşan </span><b><i>Harika Çiçekler / Fantastic Flowers</i></b><span style="font-weight: 400;"> derlemesi. Şablon baskı teknikleriyle renklendirilmiş filmlere odaklanan bir restorasyon projesi olan </span><b><i>Harika Çiçekler</i></b><span style="font-weight: 400;">, günümüz sinemaseverlerine bir asırdan fazla bir süre önceki izleyicilerin deneyimini yaşatmayı amaçlıyor. Fabrika’da yapılacak gösterime müzik küratörü ve </span><b>DJ Kornelia Binicewicz</b><span style="font-weight: 400;"> de canlı müzik performansıyla eşlik edecek. Ayrıca Eye Film Museum’dan </span><b>Elif Rongen</b><span style="font-weight: 400;"> eski renklendirmelerin bugünün dijital sinemasına nasıl aktarıldığını örnekleriye gösteren bir konuşma yapacak. Her iki gösterim de ücretsiz olarak gerçekleşecek.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26582 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-1024x576.jpg" alt="" width="691" height="389" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Seva.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 691px) 100vw, 691px" /></p>
<p><b>Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalde gösterilecek uzun metraj kurmaca filmler bu yıl özel bir tema etrafında toplandı. Gösterilecek yedi filmin ortak teması, ağırlıklı olarak orta sınıfların hâli. Çoğumuzun toplumun temel direği kabul ettiği orta sınıflar krizde. Türkiye’nin orta sınıflara atfettiği önem giderek küçülmüş, durum hem yaşlı hem de genç kuşaklar tarafında endişe verici bir manzara arz etmekte. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra bu başlıkta bir de konuşma düzenlenecek. </span><b>Fatih Özgüven</b><span style="font-weight: 400;"> moderatörlüğünde gerçekleştirilecek konuşmada akademisyen </span><b>Polat Alpman</b><span style="font-weight: 400;">, senarist-yönetmen </span><b>Arda Ekşigil</b><span style="font-weight: 400;">, yapımcı </span><b>Enis Köstepen</b><span style="font-weight: 400;"> ve yönetmen </span><b>Pınar Yorgancıoğlu</b><span style="font-weight: 400;"> yer alacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berlinale’de büyük ödül Altın Ayı’yı kazanan </span><b>İlker Çatak</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı </span><b><i>Sarı Zarflar</i></b><span style="font-weight: 400;">, politik içerikli paylaşımları nedeniyle işlerini kaybeden tiyatrocu çift Aziz ve Derya’nın yaşamları üzerinden orta sınıf bir aile manzarası resmediyor. </span><b>İlker Çatak</b><span style="font-weight: 400;">’ın Berlin’i Ankara’ya, Hamburg’u ise İstanbul’a dönüştürerek anlattığı, gerçek olaylardan esinlenen bu politik hikâye, günümüz dünyasında demokrasinin kırılganlığının belirli ülkelerle sınırlı kalmadığını vurguluyor. Öte yandan Türkiye’nin entelektüel orta sınıf yaşamına dair de önemli sorularla örülü bir çerçeve sunuyor. Bilhassa başrollerdeki</span><b> Tansu Biçer</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Özgü Namal</b><span style="font-weight: 400;">’ın performanslarıyla dikkat çeken film yalnızca bu yılın en önemli filmlerinden biri değil, aynı zamanda tarihe düşülmüş bir tanıklık işlevi taşıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce bol ödüllü kısa filmleri, sonra da ilk uzun metrajı </span><i><span style="font-weight: 400;">Ela ile Hilmi ve Ali</span></i><span style="font-weight: 400;">’yle tanıdığımız yönetmen </span><b>Ziya Demirel</b><span style="font-weight: 400;">, yeni filmi </span><b><i>En Güzel Cenaze Şarkıları</i></b><span style="font-weight: 400;">’nda bir cenaze evinden çoğulcu bir orta sınıf portresi çıkarıyor. Bol karakter ve diyalog kullanılan, epizodik yapısıyla birçok küçük hikâyeyi birleştiren filmin esas gücü ölüm, yalnızlık ve karşılıksız arzu gibi ağır meseleleri sürekli absürt olanla yan yana getirmesinde. </span><b>Ziya Demirel</b><span style="font-weight: 400;">’in filmi dünya prömiyerini Tokyo Film Festivali’nde yaptı ve ardından Antalya, İstanbul, Ankara film festivallerinde gösterildi. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">El Yazısı</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve </span><i><span style="font-weight: 400;">Saf</span></i><span style="font-weight: 400;"> filmlerinin yönetmeni </span><b>Ali Vatansever</b><span style="font-weight: 400;">’in dünya prömiyerini Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nde yapan ve burada En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan filmi </span><b><i>Bir Arada Yalnız</i></b><span style="font-weight: 400;"> aileye ve yaklaşan ölüme dair bir hikâye anlatıyor. Anne baba ve erkek çocukları ölüm karşısında birbirlerine tahammül, şifalı ilaçlara umutsuzca bel bağlama ve koyu bir yas sarmalı içinde Bursa’da bir toplu konutun 20. katında mücadele etmektedir. Anne ve baba çaresizliğin girdabından kendi alışkanlıklarına uygun çıkış yolları ararken, genç erkek çocukları sanal dünyaya sığınmıştır.</span></p>
<p><b><i>İsimsiz Eserler Mezarlığı</i></b><span style="font-weight: 400;">’nın merkezinde Aslı ve Murat var. Aslı, eğitimini aldığı fotoğraf sanatına dair çalışmalarını güncel sanat piyasasında görünür kılmak için bir uğraş içerisindedir. Geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı her şeyin önüne geçince ev arkadaşı Murat’la birlikte bu çabanın dozunu artırmak zorunda kalırlar. Yönetmenliğini </span><b>Melik Kuru</b><span style="font-weight: 400;">’nun yaptığı </span><b>İsimsiz Eserler Mezarlığı</b><span style="font-weight: 400;">, yetişkinliğe adım atan bir kuşağın günümüz toplumunda yer bulma çabasını anlatıyor. Dünya prömiyerini Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nde gerçekleştiren filmin başrollerinde </span><b>Manolya Maya</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Ekremcan Arslandağ</b><span style="font-weight: 400;"> var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adını ilk uzun metrajı </span><i><span style="font-weight: 400;">Güvercin</span></i><span style="font-weight: 400;"> ile duyuran </span><b>Banu Sıvacı</b><span style="font-weight: 400;">’nın ikinci filmi </span><b><i>Günyüzü</i></b><span style="font-weight: 400;">, yıllar sonra yeğeninin düğünü için köyüne dönen müzisyen Suna’nın unutmaya direnmesinin öyküsü. Kaybettiği kız kardeşinin akıbetini köydekilerin huzurunu kaçırma pahasına sorgulayan Suna, hem kendisi hem de ahali için mecburi yüzleşmeler yaratacaktır. Sinemamızın taşraya bakışına kendine has bir yaklaşım getiren film, dünya prömiyerini Berlinale Forum&#8217;da yapmıştı. </span></p>
<p><b>Pınar Yorgancıoğlu</b><span style="font-weight: 400;">’nun ilk uzun metrajı </span><b><i>Karanlıkta Islık Çalanlar</i></b><span style="font-weight: 400;">, orta sınıf bir çekirdek ailenin yaşamını anlatıyor. Her biri farklı hayallere ama aynı gerçekliğe sahip aile üyelerinin çıkışsızlığını merkeze alan hikâye, terk edilmiş hayallerin ‘hayaletleri’yle farklı bir boyut kazanıyor. </span><b>Müfit Kayacan</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Hülya Gülşen </b><span style="font-weight: 400;">ve </span><b>İnci Sefa Cingöz</b><span style="font-weight: 400;">’ün oluşturduğu oyuncu kadrosunun uyumlu sahiciliğiyle şekillenen </span><b><i>Karanlıkta Islık Çalanlar</i></b><span style="font-weight: 400;">, çizdiği aile portresiyle öne çıkıyor. Film, dünya prömiyerini 56. Hindistan Uluslararası Film Festivali’nde yaptı ve ardından 45. İstanbul Film Festivali’nde </span><b>İnci Sefa Cingöz</b><span style="font-weight: 400;">’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı. </span></p>
<p><b><i>Süt Çiftliği</i></b><span style="font-weight: 400;">, farklı sebeplerle öksüz-yetim kalmış İrem’le Halid’in taşrada kurulmuş yarı-endüstriyel bir süt üretim tesisinde geçen hikâyelerini anlatıyor. Annesiyle babasını bir trafik kazasında kaybeden İrem, taşınmak zorunda kaldığı bu süt çiftliğindeki görünmez bir haksızlığı fark edince hem kendini hem de ‘kendisi gibi’ Halid’i bir kurtarma operasyonuna sürüklüyor. Çocukluğun saf dürüstlüğünü insanlığın çelişkileriyle karşılaştıran Süt Çiftliği’nin yönetmenliğini ve senaristliğini </span><b>Elif Eda</b><span style="font-weight: 400;"> üstleniyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26583 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1024x429.jpg" alt="" width="679" height="285" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1024x429.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-300x126.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-768x322.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1536x644.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-2048x858.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1003x420.jpg 1003w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-150x63.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-696x292.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1068x447.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Tavuk-_-Hen-1920x804.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 679px) 100vw, 679px" /></p>
<p><b>Belgeseller </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin bu yılki belgesel seçkisi dünyaca ünlü bir sanatçıyı, bir cenaze şirketi sahibini, bir çobanı, sinemamızın en büyük isimlerinden birini, adı dünyaya mal olmuş bir devrimciyi, Türkiye’nin en büyük rock gruplarından birini, İran’da bitmeyen devrim provalarını ve depremin yıktıklarından umut devşirmeye çalışan Antakya halkını bir araya getiriyor. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Her Şey Dâhil</span></i><span style="font-weight: 400;"> belgeseliyle tanıdığımız yönetmen </span><b>Volkan Üce</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nin yeni filmi </span><b><i>2m²</i></b><span style="font-weight: 400;">, nevi şahsına münhasır bir karakteri takip ediyor: Hızır Cenaze Şirketi&#8217;nin sahibi Tayfun Arslan. Belçika&#8217;da, çoğunlukla Türkiye&#8217;den gelen göçmenlerin cenazeleriyle ilgilenen Arslan, dışa dönük karakteri ve yaşam enerjisiyle kamera önünde dinamik bir figür. Volkan Üce, bu ilginç girişimciyi takip ederken hem Avrupa-Türkiye hattında göç manzaralarını kayda alıyor hem de ölümün sert gerçekliğini günlük hayatın olağanlığıyla birlikte düşünme alanı açıyor. </span><b><i>2m²</i></b><span style="font-weight: 400;">, dünya prömiyerini 55. Rotterdam Film Festivali&#8217;nde yaptı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini </span><b>Letisya Tapan</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın yaptığı </span><b><i>İki Boşluk Arasında</i></b><span style="font-weight: 400;">, elli yılı aşkın süredir Türkiye&#8217;de yaşayan sanatçı </span><b>Nancy Atakan</b><span style="font-weight: 400;">’ın dünyasına kapılar açan bir film. Seyirciyi sanatçının kişisel arşivinden, anılarından, eserlerinden ve günlük yaşamından parçalara ortak olmaya davet eden film Atakan&#8217;ın kariyeri üzerinden kolektif bilince, kimliğe, hafızaya ve aidiyete uzanıyor. </span><b><i>İki Boşluk Arasında</i></b><span style="font-weight: 400;">, bir sanatçının sanat üretimiyle ve kendi tarihiyle ilişkisi üzerine düşünme ve tanıklık alanları sunan yaratıcı bir belgesel. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini </span><b>Evrim Çervatoğlu</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nun yaptığı </span><b><i>Keçi 501</i></b><span style="font-weight: 400;">, Doğu Karadeniz yaylalarında yaşayan çoban Cengiz Taşçı&#8217;yı takip ediyor. Cengiz&#8217;in keçileriyle, dağlarla, toprakla iç içe yaşamını sessiz bir tanık gözüyle izleyen kamera bir yandan gündelik hayatı kayda alırken diğer yandan seyircisini doğanın tekrarlara dayalı döngüsüne ortak olmaya davet ediyor. Cengiz&#8217;in doğayla hemhâl olmuş hâli, sürüsüne çobanlıktan ziyade yoldaşlık edişi, </span><b>Çervatoğlu</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nun şiirsel yaklaşımıyla anlam kazanıyor.</span></p>
<p><b><i>Kuzeyden Gelen Adam</i></b><span style="font-weight: 400;">, Yeşilçam denince akla gelen ilk isimlerden </span><b>Kadir İnanır&#8217;</b><span style="font-weight: 400;">ın yaşamöyküsü. Yönetmenliğini </span><b>Hüseyin Karabey</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in üstlendiği film İnanır&#8217;ın 1960&#8217;lı yıllarda fotoromanlarla başlayan kariyerini farklı yönleriyle takip ederek bugüne kadar ulaşıyor. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz usta oyuncunun aynı zamanda anlatıcı görevini de üstlendiği </span><b><i>Kuzeyden Gelen Adam </i></b><span style="font-weight: 400;">böylece otobiyografik bir nitelik kazanıyor. İnanır&#8217;ın gençlik yıllarından başlayan tanıklık etme ve kayda alma merakının bir uzantısı olarak kendi arşivinden fotoğraf, video ve günlükler oyuncunun ağzından sunulurken, film sinema tarihimiz için de önemli bir belgeye dönüşüyor. Festivalde ayrıca </span><b>Kadir İnanır</b><span style="font-weight: 400;"> anısına </span><b>Ömer Kavur</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı </span><b>Kırık Bir Aşk Hikâyesi</b><span style="font-weight: 400;"> filmi de ücretsiz olarak gösterilecek. </span></p>
<p><b><i>Yaşamaya Mecbursun!</i></b><span style="font-weight: 400;"> Türkçe sözlü rock müziğin kült gruplarından Bulutsuzluk Özlemi&#8217;nin hikâyesi. Başta kurucular </span><b>Nejat Yavaşoğulları </b><span style="font-weight: 400;">ve </span><b>Sina Koloğlu</b><span style="font-weight: 400;"> olmak üzere grupta farklı zamanlarda müzik yapmış kişilerle yapılan söyleşilere dayanan film, aynı zamanda döneme tanıklık etmiş müzik yazarlarının ve müzisyenlerin katkılarıyla zenginleşiyor. Yönetmenliğini </span><b>Caner Kaya</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;nın yaptığı </span><b><i>Yaşamaya Mecbursun! </i></b><span style="font-weight: 400;">yalnızca Bulutsuzluk Özlemi&#8217;nin tarihi değil; 1970&#8217;lerin sonundan 2020&#8217;lere uzanan bir Türkiye portresi. Grubun toplumsal olaylara ve politik meselelere karşı muhalif tavrı belgeselin de ana fikrini oluşturuyor. Festivalde film gösteriminin yanı sıra </span><b>18 Eylül Cuma</b><span style="font-weight: 400;"> akşamı </span><b>Pür Cunda</b><span style="font-weight: 400;">’da bir de </span><b>Bulutsuzluk Özlemi </b><span style="font-weight: 400;">konseri olacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini </span><b>Bingöl Elmas</b><span style="font-weight: 400;">’ın yaptığı </span><b><i>Yeni Han </i></b><span style="font-weight: 400;">ise İstanbul’daki sığınmacıların hayatını anlatan bir belgesel. Suriye’den Somali’ye, Uygur bölgesinden Kazakistan’a dünyanın farklı yerlerinden İstanbul’un Aksaray semtine gelmiş sığınmacıların hayatını takip eden filmin merkezinde ise Yeni Han var. Hanın içi ve dışı arasındaki kontrast her şeyi olduğu gibi filmin tonunu da belirliyor. </span><b><i>Yeni Han</i></b><span style="font-weight: 400;">, umut, belirsizlik, aidiyet, kırılganlık ve varlık mücadelesi üzerine bir film. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin Belgeseller bölümünde gösterilecek bir diğer filmse </span><b>Christophe Dimitri Reveille</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı </span><b><i>Che Guevara: Son Yoldaşlar / Che Guevara: The Last Companions</i></b><span style="font-weight: 400;"> adlı yapım. Ernesto Che Guevara’nın Bolivya ordusu tarafından yakalanması ve öldürülmesinin hemen öncesinde yanında olan altı yoldaşının hikâyesini anlatan film, bu altı devrimcinin ve Che Guevara’nın mirasının belgeseli. Dünya prömiyerini Cannes’da yapan, anlatıcılığını Fransız oyuncu </span><b>Vincent Lindon</b><span style="font-weight: 400;">’un üstlendiği belgesel arşiv görüntülerini, Che’yle birlikte mücadele etmiş yoldaşlarıyla yapılmış görüşmeleri ve bu görüşmelerden yola çıkılarak oluşturulmuş canlandırmaları harmanlıyor. Hikâyesi defalarca anlatılmış bir kahramanın görece az bilinen günlerine ışık tutan film mikrofonu o kahramanın gölgesinde gururla yaşamış karakterlere uzatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">İranlı sinemacı </span><b>Pegah Ahangarani</b><span style="font-weight: 400;">’nin imzasını taşıyan </span><b><i>Devrim Provaları / Rehearsals for a Revolution</i></b><span style="font-weight: 400;"> belgeseli ise İran’ın yakın tarihine kişisel bir bakış atıyor. Çocukluk yaşlarından itibaren oyunculuk yapmaya başlayan ve aradan geçen sürede kırkın üzerinde filmde rol alan Ahangarani son dönemde çektiği belgesellerle dikkat çekiyor. Genelde kişisel hafıza ve bunun sosyopolitik karşılıkları üzerine belgeseller üreten Ahangarani, yeni filminde de hayatındaki beş farklı karakter aracılığıyla ülkesinin tarihini 1979 Devrimi’nden bugüne kadar takip ediyor. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan ve burada festivalin tüm belgesel filmlerini kapsayan L&#8217;Œil d&#8217;or ödülünü kazanan film son dönemde sayıları giderek artan İranlı kadın belgeselcilerin sesini yükseltiyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26584 size-large" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-1024x614.jpg" alt="" width="696" height="417" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-1024x614.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-300x180.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-768x461.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-1536x922.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-2048x1229.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-700x420.jpg 700w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-150x90.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-696x418.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-1068x641.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kabarciklar-_-Blisters-1920x1152.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p><b>Beytna Kolektif ve Ayvalık Tabiat Platformu İşbirliğiyle </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini </span><b>Nesime Karateke</b><span style="font-weight: 400;">’nin yaptığı </span><b><i>Seva</i></b><span style="font-weight: 400;">, 6 Şubat Depremleri’ni en sert biçimde hisseden kentlerden biri olan Antakya’nın yaşadığı yıkım, yas ve hayata tutunma çabasını konu alan bir belgesel. Odağına kadınları, çocukları, gençleri alarak, sanat, üretim ve dayanışma ile yaşamı yeniden filizlendirmek için emek verenlerin yolculuklarına tanıklık eden film bu büyük yıkımın enkazları arasından iyileşme ve umut çabasını çıkarıyor. </span></p>
<p><b><i>Gitmedik Buradayız</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise Antakya’nın geride kalan değerlerine sahip çıkmasının öyküsü. Yönetmen </span><b>Sheida Kiran</b><span style="font-weight: 400;">, belgeselinde Antakya’nın Dikmece köyünde yaşayan Meryem’i, ailesini ve katıldığı mücadeleyi takibe alıyor. Hükümetin zeytinliklere el koymasıyla bölgede nesillerdir devam ettirilen zeytinciliğin tehlike altına girmesi köyün üzerine çökerken köy halkı bu korkuya boyun eğmek yerine mücadeleyi seçer. Meryem, yüzyıllık mirasını ve kadınların emeğiyle şekillenen yaşamlarını korumak için direnişe katılırken, eline aldığı kamerayla toprakları için verdikleri mücadeleyi kayda alır.</span></p>
<p><b>Beytna Kolektif </b><span style="font-weight: 400;">ve </span><b>Ayvalık Tabiat Platformu</b><span style="font-weight: 400;"> işbirliği ile gösterilecek bu 2 belgesele paralel olarak bir de konuşma düzenlenecek. Documentarist’in direktörü </span><b>Necati Sönmez</b><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">Gitmedik Buradayız</span></i><span style="font-weight: 400;"> filminin kahramanı </span><b>Meryem Kutlu</b><span style="font-weight: 400;"> filmler ve deprem sonrası Antakya’daki durum üzerine konuşacaklar. </span></p>
<p><b>Akbank Sanat ile Kısalar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl </span><b>Akbank Sanat </b><span style="font-weight: 400;">işbirliğiyle festivalde yer alacak kısa metraj bölümündeki yerli filmler farklı kuşakların hikâyelerini bir araya getiriyor. Aidiyet, hafıza, karşılaşmalar, şahsi mücadeleler ve günlük yardımlaşmalar gibi farklı temalara dokunan pek çok kısa film </span><b>Akbank Sanat ile Kısalar</b><span style="font-weight: 400;"> seçkisinde yer alıyor. Uluslararası kısa metraj filmlerin de gösteriminin yapılacağı bölüm kapsamında </span><b>Akbank Kısa Film Festivali</b><span style="font-weight: 400;"> sanat yönetmeni </span><b>Senem Erdine</b><span style="font-weight: 400;"> moderatörlüğünde bir de panel düzenlenecek. </span></p>
<p><b>Dalya Keleş</b><span style="font-weight: 400;">’in dünya prömiyerini Berlinale’de yapan ve İstanbul’da En İyi Kısa Film Ödülü’nü kazanan filmi </span><b><i>Yerçekimi</i></b><span style="font-weight: 400;">, 12 yaşındaki Deniz’in aidiyet karmaşasını ümitli bir yoldan ele alıyor. </span><b>Tuna Kaptan </b><span style="font-weight: 400;">imzalı </span><b><i>İshak</i></b><span style="font-weight: 400;">, savaşın aldığı canların yarattığı boşlukta en baştan tanışmak durumunda olan bir torun-büyükanne hikâyesini anlatırken yönetmenliğini </span><b>Çağla Demirbaş</b><span style="font-weight: 400;">’ın yaptığı </span><b><i>Oda Servisi</i></b><span style="font-weight: 400;">, aralarındaki yaş farkını beklentisiz bir dayanışma ânıyla aşan biri genç biri yetişkin iki kadının tanışmasını konu alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısalar bölümü, tıpkı uzun metraj kurmaca filmlerde olduğu gibi yetişkinliğe adım atmaya çalışan genç kuşakların hikâyelerini barındırıyor. </span><b>Simay Başık</b><span style="font-weight: 400;">’ın </span><b><i>Yerden Yüksek</i></b><span style="font-weight: 400;">’i bir gece eğlencesi çıkışında tesadüfen tanışan iki genç kadının oyunbaz ilk karşılaşmasını; </span><b>Sevgi Şanlı</b><span style="font-weight: 400;">’nın </span><b><i>Birbirimize</i></b><span style="font-weight: 400;">’si ise 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Güneş’in rızanın hassasiyetini vurgulayan hikâyesini anlatıyor. Yönetmenliğini </span><b>Salih Ortaçay</b><span style="font-weight: 400;">’ın üstlendiği </span><b><i>Gece Mesaisi </i></b><span style="font-weight: 400;">bir otelin resepsiyonunda çalışan genç Emrah’ın gözetleme meraklısı patronuyla mücadelesini mizahi bir tonla perdeye taşırken </span><b>Berna Sitera Değirmen</b><span style="font-weight: 400;">’in kısası </span><b><i>Aşk ve Diğerleri</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise orta yaşlı erkeklerin savaş ve baskı diline iki gencin barış ve sevgiyle cevap verdiği bir öykü anlatıyor. Yine festival programında yer alan </span><i><span style="font-weight: 400;">Kuru Taşın Başı</span></i><span style="font-weight: 400;">’nın ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini üstlenen </span><b>Selen Heinz</b><span style="font-weight: 400;">’ın çektiği </span><b><i>Akışta</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise üç şehirli genç kadının birbirlerinden bağımsız ama bir o kadar da beraber yaşantılarını resmediyor. </span></p>
<p><b>Akbank Sanat ile Kısalar</b><span style="font-weight: 400;"> seçkisindeki filmler farklı kuşaklar arasındaki karşılaşma anlarına da yer veriyor. </span><b>Beril Tan</b><span style="font-weight: 400;">’ın yeni filmi </span><b><i>Alis</i></b><span style="font-weight: 400;">, 76 yaşındaki yalnız yaşayan Ermeni bir kadının kentsel dönüşüme karşı şahsi mücadelesini konu ediyor. Başrolüne </span><b>Deniz Türkali</b><span style="font-weight: 400;">’yi taşıyan film, Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülünü kazanmıştı. Farklı kuşaklardan iki yetenekli oyuncuyu, </span><b>Menderes Samancılar</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Gülçin Kültür Şahin</b><span style="font-weight: 400;">’i bir araya getiren </span><b>Deniz Koloş</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı </span><b><i>Ölüm Bizi Ayırana Dek</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise kişisel dertlerin ve çıkmazların karşısına tesadüfi karşılaşmaları ve yardımlaşmayı koyuyor. Yönetmenliğini </span><b>Deniz Uymaz</b><span style="font-weight: 400;">’ın üstlendiği </span><b><i>Kraliçe </i></b><span style="font-weight: 400;">ise boşanma arifesinde genç bir kadının annesiyle arasındaki çatışmayı beklenmedik ve cesur bir dille aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısalar bölümü her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı sinema üsluplarını ve türlerini barındıran filmleri de bir araya getiriyor. </span><b>Doğa Kılcıoğlu</b><span style="font-weight: 400;">’nun diyalog kullanmadan çektiği kısa animasyonu </span><b><i>Kirpik</i></b><span style="font-weight: 400;"> küçük bir kız çocuğunun dev bir gözün kirpiklerinin altında büyüme hikâyesini anlatırken, </span><b>Ceylan Özgün Özçelik</b><span style="font-weight: 400;">’in </span><b><i>Ada</i></b><span style="font-weight: 400;">’sı ise var olabilmek için yok eden bir genç kızın parçalanmış hafızasında gezinen deneysel bir gündüz gerilimi olarak dikkat çekiyor. </span><b><i>Uyuyamadım, Eve Gidiyorum</i></b><span style="font-weight: 400;">’da yönetmen </span><b>Elit İşcan</b><span style="font-weight: 400;">’ın biri suskun diğeri konuşkan genç bir çiftin farklı dillerdeki dünyasını aktarırken ilişkilerdeki mesafe duygusunu vurguluyor; </span><b>Burak Çevik</b><span style="font-weight: 400;">’in dünya prömiyerini Berlinale’de yapan kısası </span><b><i>İki Laborantın Yorgun Saatleri</i></b><span style="font-weight: 400;"> ise zıt kutupların simetrisinden bir ironi yaratıyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26585 size-large" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1024x427.jpg" alt="" width="696" height="290" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1024x427.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-300x125.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-768x321.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1536x641.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-2048x855.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1006x420.jpg 1006w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-150x63.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-696x290.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1068x446.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/09/Kuru-Tasin-Basi-1920x801.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p><b>Uluslararası Kısalar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin Kısalar bölümünde bu yıl dört uluslararası film de yer alıyor. Bunların en dikkat çekeni, festivalde </span><i><span style="font-weight: 400;">Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi </span></i><span style="font-weight: 400;">adlı filmi de yer alan </span><b>Radu Jude</b><span style="font-weight: 400;">’nin </span><b>Adrian Cioflâncã</b><span style="font-weight: 400;">’yla birlikte yönettiği yeni kısa filmi </span><b><i>Açı, Karşı Açı / Plan Contraplan</i></b><span style="font-weight: 400;">. Amerikalı gazeteci Edward Serotta, 1985-87 yılları arasında Romanya’nın dört bir yanını gezer. Hem ülkenin katı gerçeklerini hem de Romanya’daki Yahudi cemaatini fotoğraf kamerasıyla kayda alır. Kırk yıl sonra Serotta’nın arşivini kullanarak bu kısa metraj belgeseli kurgulayan Radu Jude, filminin ikinci yarısına muzip bir sürpriz saklıyor. Aynı süreçte gizli servis de Serotta’nın attığı her adımı fotoğraflamıştır. Fotoğrafın tanıklık ve gözetim işlevlerini bir arada düşünürken tarihe kendine has bir bakış atan yaratıcı bir belgesel.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini</span> <b>Isabella Fellinger</b><span style="font-weight: 400;">’in yaptığı</span> <b><i>Işığın Hayaletlerine Dair</i></b><b> / Von Lichtergeistern</b><span style="font-weight: 400;"> ise Traunsee gölünde her yılın 5 Ocak akşamı yapılan Ebensee Çan Çalıcıları resm</span><span style="font-weight: 400;">î </span><span style="font-weight: 400;">geçidi hakkında bir kısa belgesel. Filmde bu geleneğe katılan tek kadınlar grubunu izliyoruz. Dış sesler kadim bir mitin içerisinde bize kılavuzluk ederken film ışık, tarih ve bunların kayboluşu üzerine bir tanıklığa dönüşüyor. </span></p>
<p><b>Giorgi Gago Gagoshidze</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b><i>Graft Versus Host</i></b><span style="font-weight: 400;">’ta kendi kanser tedavisinden yola çıkarak Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Gürcistan’da yaşanan ekonomik ve politik dönüşümlere bakıyor. Bedenine nakledilen yeni bağışıklık hücreleriyle yaşadığı çatışma, başka bir sistemin gelişiyle değişen bir ülkenin uyum mücadelesiyle yan yana geliyor. Arşiv görüntüleri, animasyon ve kişisel anlatıyı bir araya getiren bu makale film, mizahi bir yaklaşımla, geçmişte yaşanan dönüşümlerin bugün hâlâ hissedilen yan etkilerini araştırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini </span><b>Alia Wilhelm</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Callie Keels</b><span style="font-weight: 400;">’ın üstlendiği </span><b><i>Kabarcıklar / Blisters</i></b><span style="font-weight: 400;">, seyircisini 1983 yazına, Manhattan’a götürüyor. Türk bir babanın ve artık hayatında olmayan Koreli bir annenin kızı olan on beş yaşındaki Moon, babasının işlettiği bakkalda ona yardım ediyor. Girişimci babasının dükkânı 24 saat açık tutma fikrini hiç de ‘cool’ bulmayan Moon, o gece şehirdeki David Bowie konserini düşünüyor. Tıpkı kendini sürekli yeniden yaratan rock yıldızı gibi, üzerine yapışan kimlikleri ve sınırları aşmanın, kendini sıfırdan var etmenin hayalini kuruyor.</span></p>
<p><b>Gaiaporosis: Müştereklerin Tüketilmesi </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bremen Sanat Üniversitesi’nde ve Lahey’deki Kraliyet Sanat Akademisi’nde Medya Teorisi ve Görsel Kültür dersleri veren </span><b>Prof. Dr. Füsun Türetken</b><span style="font-weight: 400;">’in hazırladığı bölüm kavramsal olarak Türetken’in “Gaiaporosis”inden yola çıkıyor. Bu kavram hammadde çıkarımıyla dünyanın maddi olarak tükenmesi ve dijital iletişimin altyapıları ve ekonomileri aracılığıyla demokratik yaşamın aşınmasını ifade ediyor. Bu bölüme paralel olarak, programda filmi gösterilecek </span><b>Angela Melitopoulos</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Füsun Türetken</b><span style="font-weight: 400;"> bir de konuşma gerçekleştirecek.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Zama</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">La ciénaga</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve </span><i><span style="font-weight: 400;">The Headless Woman </span></i><span style="font-weight: 400;">gibi filmlerin Arjantinli yönetmeni </span><b>Lucrecia Martel</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;in yeni filmi </span><b><i>Bizim Toprağımız / Landmarks / Nuestra Tierra</i></b><span style="font-weight: 400;">, Latin Amerika&#8217;nın kolonyalizmle örülü geçmişine ve bugününe kapı açan bir belgesel. Arjantin&#8217;deki toprak mülkiyeti meselesini 2009&#8217;da yaşanan çarpıcı gelişmeler üzerinden inceleyen film bir yandan tarihe tanıklık ederken bir yandan bütün kıtaya genişletilebilecek bir kolonyalizm çerçevesi sunuyor. Arjantin&#8217;in Tucumán eyaletinde yaşayan Chuschagasta adlı yerli halkın topraklarını koruma mücadelesini ve yerli lider Javier Chocobar&#8217;ın öldürülmesini takip eden film Chuschagasta topluluğunun üyeleriyle yapılan röportajları, arşiv belgelerini ve dava sürecini barındırıyor.</span></p>
<p><b>Yeşim Ustaoğlu</b><span style="font-weight: 400;"> imzasını taşıyan </span><b><i>Kuru Taşın Başı</i></b><span style="font-weight: 400;">, Yusufeli baraj projesi nedeniyle kuşaklar boyunca yaşadıkları toprakları ve Çoruh Nehri’ni terk etmek zorunda kalan yöre halkının izini süren bir belgesel. Ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini </span><b>Selen Heinz</b><span style="font-weight: 400;">’ın yaptığı film, yaşam alanını kaybetmiş bir topluluğun kendileri için inşa edilen ‘beton ve tüketim odaklı’ yeni dünyada hayata tutunma çabasına kulak kabartırken bölgenin doğasını, havasını, suyunu, hayvanlarını ve ağaçlarını insanların dünyasıyla bir tutuyor. Dünya prömiyerini Selanik Uluslararası Belgesel Festivali&#8217;nde gerçekleştiren </span><b><i>Kuru Taşın Başı</i></b><span style="font-weight: 400;">, “suyun, toprağın ve hafızanın ölümüne” tanıklık ediyor. </span></p>
<p><b>Ursula Biemanni </b><span style="font-weight: 400;">ve</span><b> Paulo Tavares</b><span style="font-weight: 400;">’in yönettiği </span><b><i>Orman Kanunu / Forest Law</i></b><span style="font-weight: 400;">, ormanı hem canlı bir coğrafya hem de çekişmeli bir hukuki ve politik alan olarak incelemek üzere Amazon’a yönelir. Yerli bilgisini, ekolojik araştırmaları ve sömürgeci-ekstraktif şiddetin tarihini bir araya getiren film, ormanı yalnızca bir &#8220;kaynak&#8221; olarak kurgulayan kalkınmacı modellere karşı, ormanın hukuki varlığının tanınması ve korunması için verilen mücadeleleri izler. Burada orman, sadece muhafaza edilecek bir çevre değil; toprağın gasp edildiği hukuki ve ekonomik sistemlere meydan okuyan ilişkiler, bilgi birikimleri ve yaşam formlarından oluşan karmaşık bir varlık alanıdır.</span></p>
<p><b>Angela Melitopoulos</b><span style="font-weight: 400;">’un maden sahaları ile mülteci kampları arasında mekik dokuyan yapıtı </span><b><i>Geçişler / Crossings</i></b><span style="font-weight: 400;">, madenciliği, borçlandırarak değer sömürme ve insan hareketliliğinin denetlenmesi süreçleriyle ilişkilendirir; bu birbiriyle eklemlenmiş sistemlerin ürettiği toksik ekolojileri ve eşitsiz risk dağılımlarını görünür kılar.</span></p>
<p><b>Anılarına<br />
</b><span style="font-weight: 400;">Bu yıl kaybettiğimiz üç sinemacıyı, kariyerlerinden seçilmiş çok özel birer filmle festival programında anıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ocak ayında kaybettiğimiz </span><b>Béla Tarr</b><span style="font-weight: 400;">, son filmi </span><b><i>Torino Atı / A Turin Horse / A Torinói Ló</i></b><span style="font-weight: 400;">&#8216;yu “insan varoluşunun ağırlığı” üzerine bir film olarak tanımlar. Friedrich Nietzsche’nin 1889 yılında İtalya’nın Torino kentinde bir faytoncunun kırbaçlamakta olduğu bir ata sarılıp ağlamasıyla başlayan meşhur anekdottan ilham alan film seyirciyi birlikte yaşanan ortak bir kıyamet duygusuna doğru sürükler. Ayvalık&#8217;ta Béla Tarr&#8217;ın anısına yeniden seyirciyle buluşacak </span><b><i>Torino Atı </i></b><span style="font-weight: 400;">aynı zamanda sinemanın tanık olduğu en büyük yönetmenlerden birinin vedası anlamını taşıyor.</span></p>
<p><b>Marjane Satrapi&#8217;</b><span style="font-weight: 400;">nin aynı adlı otobiyografik grafik romanından </span><b>Vincent Paronnaud</b><span style="font-weight: 400;"> ile birlikte uyarladığı </span><b><i>Persepolis</i></b><span style="font-weight: 400;">, yakın dönem animasyon sinemasının en önemli eserlerinden biri. 1979&#8217;daki İran Devrimi&#8217;nin küçük bir kız çocuğunun büyüme hikâyesi üzerinden anlatıldığı bu modern klasik, yirmi yıla yaklaşan geçmişine rağmen taze kalmaya ve seyirci kitlesini yeni kuşaklarla genişletmeye devam ediyor. </span><b><i>Persepoli</i></b><i><span style="font-weight: 400;">s</span></i><span style="font-weight: 400;">, Haziran ayında kaybettiğimiz Marjane Satrapi&#8217;nin anısına Ayvalık seyircisiyle buluşacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sinemamızın klasiklerinden 1981 yapımı </span><b><i>Kırık Bir Aşk Hikâyesi</i></b><span style="font-weight: 400;">, yıllar sonra çekildiği şehirde, Ayvalık’ta tekrar seyirciyle buluşuyor.  </span><b>Ömer Kavur</b><span style="font-weight: 400;">’un </span><b>Selim İleri</b><span style="font-weight: 400;"> ile birlikte yazdığı senaryo, Ayvalık’a tayini çıkan edebiyat öğretmeni Aysel ve ilçe eşrafından zengin bir ailenin kızıyla istemediği bir evliliğe zorlanan Fuat arasındaki aşkı melodram formunda ele alır. Aysel ve Fuat ilişkilerini gizlice sürdürmeye çalışırken, toplumsal baskı ve ikiyüzlülüğe çarpar durur. Başrollerdeki </span><b>Hümeyra</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Kadir İnanır</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;a birbirinden deneyimli isimlerden oluşan bir yardımcı oyuncu kadrosunun eşlik ettiği film, </span><b>Cahit Berkay</b><span style="font-weight: 400;"> imzalı müzikleriyle de unutulmazlar arasına girmiştir. </span><b><i>Kırık Bir Aşk Hikâyesi</i></b><span style="font-weight: 400;">, 26 Haziran 2026’da kaybettiğimiz </span><b>Kadir İnanır</b><span style="font-weight: 400;">’ın anısına yeniden Ayvalık seyircisiyle buluşacak. </span></p>
<p><b>Çocuklar İçin</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar İçin bölümümüzün bu yılki filmi </span><b><i>Cesur Kedi Moxy / Miss Moxy</i></b><span style="font-weight: 400;">. </span><b>Vincent Bal </b><span style="font-weight: 400;">ve</span><b> Wip Vernooij</b><span style="font-weight: 400;">’in yönettiği Hollanda yapımı animasyonda bir kedi, bir köpek ve bir kuşun dostluğunu izliyoruz. Güney Avrupa’ya doğru bir yolculuğa çıkan bu eğlenceli grubun maceraları genç izleyicilerimize Bremen Mızıkacıları havasını yaşatacak. Film </span><b>19 Eylül Cumartesi</b><span style="font-weight: 400;"> akşamı </span><b>20.30</b><span style="font-weight: 400;">’da </span><b>Yeni Mahalle Düğün Alanı</b><span style="font-weight: 400;">’nda ücretsiz gösterilecek. Filmden önce Ayvalık Çocuk Çalışmaları Topluluğu hazırladıkları atölyelerle çocuklarla buluşacak. </span></p>
<p><b>Festival Mekânları ve Biletler</b></p>
<p><b>Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro</b><span style="font-weight: 400;">’da düzenlenecek açılış gecesiyle başlayacak festivalde gösterimler bu yıl </span><b>Rauf Denktaş Kültür Merkezi</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Ayvalık Belediyesi Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>Fabrika Ayvalık’ta, söyleşi ve konuşmalar ASKEV Sera</b><span style="font-weight: 400;">’da</span> <span style="font-weight: 400;">gerçekleşecek. </span><b>Ayvalık Uluslararası Film Festivali </b><span style="font-weight: 400;">için biletler</span><b> 5 Eylül</b><span style="font-weight: 400;">’de </span><b>Biletix </b><span style="font-weight: 400;">ve</span><b> Biletinial</b><span style="font-weight: 400;"> siteleri üzerinden ve </span><b>Fabrika Ayvalık</b><span style="font-weight: 400;">’ta açılacak gişeden satışa çıkacak.</span> <span style="font-weight: 400;">Bilet fiyatları </span><b>5-13 Eylül</b><span style="font-weight: 400;"> tarihleri arasındaki ön satış döneminde </span><b>indirimli 200 TL, tam 250 TL</b><span style="font-weight: 400;">; </span><b>14 Eylül</b><span style="font-weight: 400;">’den itibaren </span><b>indirimli 250 TL, tam 300 TL</b><span style="font-weight: 400;"> olacak. Açılış gecesi biletleri </span><b>500 TL</b><span style="font-weight: 400;">’den satışta olacak. </span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/10/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-14-eylulde-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana Altın Koza’nın Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması finalistleri belli oldu</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/04/adana-altin-kozanin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasi-finalistleri-belli-oldu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/04/adana-altin-kozanin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasi-finalistleri-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 19:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26569</guid>

					<description><![CDATA[26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde 33.sü gerçekleşecek Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin heyecanla beklenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması finalistleri açıklandı. Yarışmada, 5’i dünya prömiyeri olmak üzere toplam 10 film, Zuhal Olcay başkanlığındaki jüri karşısına çıkacak. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde 33.sü gerçekleşecek Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin heyecanla beklenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması finalistleri açıklandı. Yarışmada, 5’i dünya prömiyeri olmak üzere toplam 10 film, Zuhal Olcay başkanlığındaki jüri karşısına çıkacak.</p>
<p>Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması finalistleri açıklandı. 16 kategoride Altın Koza Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı yarışmada 5’i dünya prömiyeri olmak üzere toplam 10 film, usta oyuncu Zuhal Olcay’ın başkanlık edeceği jüri tarafından değerlendirilecek.</p>
<p><strong>5 f</strong><strong>ilm </strong><strong>dünya pr</strong><strong>ö</strong><strong>miyerini Adana</strong><strong>’</strong><strong>da </strong><strong>yapacak</strong></p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bu yıl; Ali Özel’in “Beklenti”, Tunç Şahin’in “Canavar”, Miraç Atabey’in “Moda Evlilik”, Sinan Biçici’nin “Patates Kızartması” ile Muzaffer Mehmet Çağlar’ın “Varlık” adlı filmleri dünya prömiyerlerini Adana Altın Koza Film Festivali’nde gerçekleştirecek.</p>
<p>Alphan Eşeli’nin dünya prömiyerini Tribeca Film Festivali’nde yapan “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmi Türkiye prömiyeriyle festivalde yer alırken; Banu Sıvacı’nın 76. Berlin Film Festivali (Berlinale Forum) çıkışlı filmi “Günyüzü”, Pınar Yorgancıoğlu’nun 56. IFFI Goa’da dünya prömiyerini yapan “Karanlıkta Islık Çalanlar”, Nuri Cihan Özdoğan’ın 55. Rotterdam Film Festivali’nde prömiyer yapan “Ölü Köpekler Isırmaz”, Ali Vatansever’in Tallinn Black Nights Film Festivali’nde ilk gösterimini yapan “Bir Arada Yalnız” adlı filmleri Altın Koza heyecanına ortak olacak.</p>
<p><strong>1094 film ile rekor başvuru</strong></p>
<p>Türkiye sinemasının en önemli buluşma noktalarından biri olan festivalin yarışmalarına bu yıl rekor sayıda başvuru gerçekleşti. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na 45 filmin başvurduğu festivalde, Belgesel Film Yarışması’na 66 film, Uluslararası Kısa Film Yarışması’na 154 film, Ulusal Kısa Film Yarışması’na 412 film, Öğrenci Kısa Film Yarışması’na 312 film ve Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması’na 105 film olmak üzere toplamda 1094 film başvuru gerçekleşti.</p>
<p><strong>Edebiyat uyarlamalarına 54 proje başvurdu</strong></p>
<p>Festivalin Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’na da bu yıl 54 proje başvuruda bulundu. Yarışma, edebiyatımızın önemli eserlerinin sinemaya uyarlanmasını teşvik ederek, yapımcı ve yaratıcıların yeni filmler üretmesine maddi ve manevi katkı sunmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>Altın Koza Ödülleri 3 Ekim akşamı belli olacak</strong></p>
<p>Bu yıl Zuhal Olcay’ın başkanlığını yapacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde, oyuncu Şebnem Bozoklu, oyuncu Salih Bademci, yönetmen Erdem Tepegöz, senarist Nilgün Öneş, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ile sinema yazarı ve akademisyen Ayça Çiftçi yer alıyor. Altın Koza Ödülleri’nin kazananları, festivalin kapanış ve ödül töreninin gerçekleştirileceği 3 Ekim Cumartesi akşamı belli olacak.</p>
<p>Yarışmada yer alacak filmler; sinema yazarı Esin Küçüktepepınar, sinema yazarı Mehmet Açar ve sinema yazarı Uğur Vardan’dan oluşan Seçici Kurul’un değerlendirmeleri sonucunda belirlendi.</p>
<p><strong>Festival </strong><strong>coşkusu 01 Burda AVM’de yaşanacak</strong></p>
<p>Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin film gösterimleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Esas 01 Burda AVM’de gerçekleştirilecek. Esas Gayrimenkul bünyesinde ziyaretçilerini ağırlayan ve festivalle kurduğu güçlü bağla geleneksel bir sinema deneyimi sunan 01 Burda AVM’de filmler, CinemaPink by Maximum salonlarında izleyiciyle buluşacak</p>
<ol start="33">
<li>Adana Altın Koza Film Festivali</li>
</ol>
<p><strong><u>ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI FİNALİ</u></strong><strong><u>STLER</u></strong><strong><u>İ</u></strong></p>
<p>Beklenti | Ali Özel <em>(Dünya Pr</em><em>ö</em><em>miyeri)</em></p>
<p>Bir Arada Yalnız | Ali Vatansever</p>
<p>Canavar | Tunç Şahin (Dünya Prömiyeri)</p>
<p>Günyüzü | Banu Sıvacı</p>
<p>Karanlıkta Islık Çalanlar | Pınar Yorgancıoğlu</p>
<p>Moda Evlilik | Miraç Atabey <em>(Dünya Pr</em><em>ö</em><em>miyeri)</em></p>
<p>Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri | Alphan Eşeli <em>(Türkiye Pr</em><em>ö</em><em>miyeri)</em></p>
<p>Ölü Köpekler Isırmaz | Nuri Cihan Özdoğan</p>
<p>Patates Kızartması | Sinan Biçici <em>(Dünya Pr</em><em>ö</em><em>miyeri)</em></p>
<p>Varlık | Muzaffer Mehmet Çağlar <em>(Dünya Pr</em><em>ö</em><em>miyeri)</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/04/adana-altin-kozanin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasi-finalistleri-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabancı Vakfı 11. Kısa Film Yarışması&#8217;nın başvuruları başladı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/09/03/sabanci-vakfi-11-kisa-film-yarismasinin-basvurulari-basladi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/09/03/sabanci-vakfi-11-kisa-film-yarismasinin-basvurulari-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[KISA FİLM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26566</guid>

					<description><![CDATA[ 50 yılı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarını sürdüren Sabancı Vakfı, sanatın toplumsal meseleleri görünür kılma ve farklı bakış açılarını bir araya getirme gücünden hareketle düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın on birinci senesine “Hızlı Tüketim” temasıyla adım atıyor. Genç sinemacıları günümüzün tüketim kültürünü sorgulamaya davet eden yarışmanın başvuruları, 20 Kasım 2026 tarihine kadar www.kisafilmuzunetki.org üzerinden devam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>50 yılı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarını sürdüren Sabancı Vakfı, sanatın toplumsal meseleleri görünür kılma ve farklı bakış açılarını bir araya getirme gücünden hareketle düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın on birinci senesine “Hızlı Tüketim” temasıyla adım atıyor. Genç sinemacıları günümüzün tüketim kültürünü sorgulamaya davet eden yarışmanın başvuruları, 20 Kasım 2026 tarihine kadar </strong><a href="http://www.kisafilmuzunetki.org"><strong>www.kisafilmuzunetki.org</strong></a><strong> üzerinden devam edecek.</strong></p>
<p><strong> </strong>Sabancı Vakfı, daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumsal gelişimi destekleme vizyonuyla 50 yılı aşkın süredir faaliyetlerine devam ediyor. Bu yaklaşımın bir parçası olarak hayata geçirilen Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması da genç sinemacıların yaratıcı ifade alanlarını destekleyerek toplumsal meselelerin sanat aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>On birinci yılına adım atan Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması, bu yıl <strong>“Hızlı Tüketim”</strong> kültürünü mercek altına alıyor. Tüketimin yalnızca satın alma ve kullanma alışkanlıklarından ibaret olmadığına dikkat çeken tema kapsamında insan ilişkilerinden psikolojiye, dijital dünyadan doğa ve çevreye uzanan etkileri genç sinemacıların özgün bakış açılarıyla ele almaya davet ediyor. Yarışma, hızlı tüketimin birey ve toplum üzerindeki etkilerini düşündürürken, daha bilinçli, sürdürülebilir ve katılımcı bir yaşam kültürünün önemine dair yeni sorular ortaya koymayı da amaçlıyor.</p>
<p><strong><u>Başvurular 20 Kasım’a kadar devam edecek</u></strong></p>
<p><strong><u> </u></strong>Sabancı Vakfı 11. Kısa Film Yarışması’nın başvuruları 20 Kasım 2026 tarihine kadar <a href="http://www.kisafilmuzunetki.org">www.kisafilmuzunetki.org</a>  adresinden devam edecek. Yarışmaya başvuracak eserlerin en fazla 5 dakika uzunluğunda olması ve “Hızlı Tüketim” konusunu ele alması gerekiyor. İlk olarak ön jüri tarafından değerlendirilecek eserler arasından finale kalan en az 10, en fazla 15 film için jüri son değerlendirmeyi yapacak.</p>
<p>Yarışmaya başvuran eserlerin yönetmen (eser sahibi) ve/veya yapımcısından en az birisinin Türkiye Cumhuriyeti veya K.K.T.C. vatandaşı olması gerekiyor. Bir kişinin birden fazla eser ile başvurabileceği yarışmaya daha önce herhangi bir yerde gösterilmemiş ve ödül almamış eserler kabul edilecek. Eser sahiplerinin bugüne kadar çekmiş olduğu herhangi bir uzun metraj filmi bulunmaması gerekiyor.</p>
<p>“0000000Hızlı Tüketim” temasına ve teknik kriterlere uyarak eserini hazırlayan kısa filmlerin birincisi 100 bin TL, ikincisi 75 bin TL, üçüncüsü 50 bin TL ile ödüllendirilecek.  Sosyal Etki Ödülü de 50 bin TL olarak verilecek.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/09/03/sabanci-vakfi-11-kisa-film-yarismasinin-basvurulari-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
