<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uncategorized &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/category/uncategorized/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 07:09:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Doğurmadığına annelik etme gücü gösterenlere büyük bir hayranlık besliyorum!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/05/13/dogurmadigina-annelik-etme-gucu-gosterenlere-buyuk-bir-hayranlik-besliyorum/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/05/13/dogurmadigina-annelik-etme-gucu-gosterenlere-buyuk-bir-hayranlik-besliyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 07:08:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Eda]]></category>
		<category><![CDATA[Süt Çİftliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26434</guid>

					<description><![CDATA[Elif Eda’nın ilk uzun metrajlı filmi “Süt Çiftliği”, 45. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yaptı, aynı zamanda TRT 2&#8217;de Sinema + programını sunan Elif Eda&#8217;ya filme ilgili sorularımı sordum&#8230;  Merhaba Elif, Süt Çiftliği filminin hikayesi nasıl doğdu, oluştu onunla başlayalım… Merhaba Banu… Filmin hikâyesi kızım Zeynep doğduğunda doğdu. Henüz birkaç günlüktü ve onu emzirirken bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong class="spot">Elif Eda’nın ilk uzun metrajlı filmi “Süt Çiftliği”, 45. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yaptı, aynı zamanda TRT 2&#8217;de Sinema + programını sunan Elif Eda&#8217;ya filme ilgili sorularımı sordum&#8230; </strong></p>
<p><strong>Merhaba Elif, Süt Ç</strong><strong>iftli</strong><strong>ği filminin hikayesi nası</strong><strong>l do</strong><strong>ğdu, oluştu onunla başlayalım…</strong></p>
<p>Merhaba Banu… Filmin hikâyesi kızım Zeynep doğduğunda doğdu. Henüz birkaç günlüktü ve onu emzirirken bir mandırada çekilmiş, bir ineğin doğumdan hemen sonra kendisinden alınan yavrusunu taşıyan kamyonetin ardından kilometrelerce koşuşunun olduğu bir videoya denk gelmiştim. Benim için çok çarpıcı bir andı, boğazım düğümlenmişti. Emzirmekte olduğum kızımın yüzüne baktım, bu dünyayı ona nasıl açıklayacağımı düşünürken buldum kendimi. İnsan hem yaratım hem yıkım gücüne sahip tek varlık. Varoluşuna içkin bir acı olgusu var. Acı çekiyoruz ve acı veriyoruz. Tüm bunlar dünyaya henüz benim aracılığımla gelmiş bir varlığa aktarmakta güçlük çekeceğim şeylerdi. Yıllar içerisinde ülkemizde ve dünyada yaşanmakta olan tüm acı verici gelişmelerin bir biçimde o videoda izlediğim “şiddet”in tekrarı olduğuna kani oldum. Sadece kendisine ve kendi çıkarına odaklanan, yalnızca kendi acısını gören insan, dünyadaki kötülüğün kaynağı gibi gelmeye başladı bana. Kimse bunu bu şekilde görmüyor, kendi eliyle ürettiği acıyı bir biçimde akla bürümenin yolunu buluyordu. Henüz düşünme aşamasında bunlar dönüyordu zihnimde ‘Süt Çiftliği’ne dair. Buna elbette giderek artan savaşlarla yersiz yurtsuzlaştırılan, yetim bırakılan çocukların da acıları eklendi. Bir mandırada üretilen acı dünyada üretilen acıdan işleyiş olarak farklı gelmemeye başladı bana. Elbette bir yandan bunun, kızıma anlattığım bir çeşit masal olsun isteği de vardı. Yani evet acı var; ama ‘bu da var’ diyebileceğim bir şey aradım. Bir cevap… Bu cevap da filmin sonunu şekillendirecekti. İlk taslaklarda Halid çiftlikten kovuluyordu. Bu giderek yanlış gelmeye başladı bana. Sanki sadece acı var, kötülük var ve sen de buna karşı hiçbir şey yapamazsın demek gibi olacaktı. Kızıma ya da gelecek nesillere bunu aktarmak istemedim, istemiyorum. Belki biz insanların hırslarıyla yarattığı dünya değil ama hayat, kutlanması gereken büyülü bir şey bence. Bu yüzden birçok farklı taslak sonrasında “evet acı var ama bu acıyı hafifleten yoldaşlıklar da var” diyen bir son ile bu hâlini aldı film.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-26436 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-683x1024.jpg" alt="" width="642" height="963" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-683x1024.jpg 683w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-200x300.jpg 200w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-768x1152.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-1024x1536.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-1365x2048.jpg 1365w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-280x420.jpg 280w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-150x225.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-300x450.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-696x1044.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-1068x1602.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-1920x2880.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Yonetmen_Elif-Eda-scaled.jpg 1707w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></p>
<p><strong>Filmde bir çocukluk evresine tanıklık ediyoruz ve İrem</strong><strong>’</strong><strong>in kendi yaşadığı kayı</strong><strong>p </strong><strong>üzerinden, anne ve çocuk arasındaki bağa bir inek ve yavrusu üzerinden sahip çıktığı</strong><strong>na tan</strong><strong>ıklık ediyoruz. Endüstriyel yozlaşmanın getirdiği noktayı da bu anlamda ele almış oluyorsun, bu hikayenin sosyo-psikolojik boyutunu bir de senden dinlemek isterim. </strong></p>
<p>Bunu benim yerime John Berger anlatsın isterim: “Gizli bir yetimler ittifakı öneririm. Birbirimize göz kırparız. Hiyerarşiyi reddederiz. Her türlü hiyerarşiyi. Dünyanın pisliğini olduğu gibi kabullenir, buna rağmen nasıl hayatta kaldığımıza dair hikâyeleri paylaşırız. Münasebetsiziz biz, kopuğuz. Evrendeki yıldızların yarısından fazlası hiçbir takımyıldıza ait olmayan yetim yıldızlardır. Takımyıldızların hepsinden daha fazla ışık verirler”. Bilmiyorum ki bunun üzerine söyleyecek başka bir sözüm yok sanırım.</p>
<p><strong>Tam da anneliğin sorgulandığı bir meselenin üzerine denk geldi bu s</strong><strong>ö</strong><strong>yleş</strong><strong>i. </strong><strong>İnsanın hayvana annelik etmesi, birçok insanın sahip olduğu hayvanı evladı gibi g</strong><strong>ö</strong><strong>rmesi… Burada İrem</strong><strong>’</strong><strong>in buzağı sahiplenmesi bir ebeveyn edasıyla değil, aksine onun annesiyle büyümesine yardım etmek… Bu dünyada o bile büyük emek gerektiriyor, annelik tanımı nedir senin için? (Herkes kendi doğurduğ</strong><strong>una m</strong><strong>ı anne) </strong></p>
<p>Benim için annelik sanırım her şeyden önce bir sorumluluk meselesi. İradesi dışında bir varlığı dünyaya getiriyorsam onun sorumluluğunu üstlenmem gerek, diye düşünüyorum. Bu sorumluluk da zihnimde aslında – bir güç ilişkisinden ziyade- bir çeşit eşlikçilik olarak yer buluyor. Kaynağı sevgi olan; özenli, zarif, incelikli, şefkatli ve ilişkinin diğer ucundakine, yani çocuğun kendisine yönelik ilgiyle de dolu bir sorumluluk biçimi. Dünya hakkında, dünyadaki fiziksel ve psikolojik deneyimler hakkında hiçbir şey bilmeyen, her türlü etkiye açık bir varlıkla birlikte yol almak gibi bir şey. Bir yetişkin olarak her yeni deneyim ile ben de yeni bir oluş deneyimliyor oluyorum elbette. Ama en azından, mesela kızımdan önce deneyimlediğim şeyler var bu deneyimlerimden bana kalanla onun dünya yolculuğunu kolaylaştırmayı içeriyor annelik benim için. Onun yaşamına anlam atfetmesine eşlik etmek&#8230; Ama aynı zamanda onun bu hayata katacaklarıyla da ilgilenmek, derin bir merakla onu tanımaya çalışmak. Kendi anlamını dayatmak değil de, onun kendi anlamını yaratmasına eşlik etmek. Bunun için de onu tanımam, onu tanımaya istekli, ilgili olmam gerek diye düşünüyorum. Bu beni heyecanlandırıyor da. Ha, herkes doğurduğuna mı anne? Değil elbette. Bunu hepimiz biliyoruz. Açıkçası ben doğurmadığına annelik etme gücü gösterenlere büyük bir hayranlık besliyorum. Yani biyolojik bir dayatma olmadan (hormonların rolleri vesaire) bir varlığa özenle, şefkatle, ilgiyle yönelmek ona eşlik etmek hiç kolay değil bence. Aslına bakarsanız doğurduğuna analık eden için de kolay değil annelik, doğurmadan analık eden için de&#8230; Ben bu konuda çok konuşurum, ancak bir yerde durmam şart sanırım. Yeni filmlerimde bol bol anlatırım diyelim. (Gülüyor.)</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26437 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-1024x768.png" alt="" width="660" height="495" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-1024x768.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-300x225.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-768x576.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-560x420.png 560w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-80x60.png 80w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-150x113.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-696x522.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-1068x801.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01-265x198.png 265w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_01.png 1440w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" /></p>
<p><strong>Babanın kaybının daha geri planda kalmasının nedenini elbette anlıyoruz, film annelik üzerinden ilerliyor ama kısma da biraz açıklık getirmek istersin belki? </strong></p>
<p>Ben filmler bittikten sonra yaratıcılarının hiçbir şeye açıklık getirmemesi taraftarıyım. (Gülüyor.)Seyircinin alanına müdahale gibi geliyor bu bana. O yüzden sorunuzu önce şu notu ekleyerek cevaplayayım – ki bu not bu tarz her soru için geçerli: Film bir deneyim, her deneyim gibi geride deneyimleyene has biricik bir bilgi bırakıyor. Seyircilerde açığa çıkan o bilgiye çok saygı duyuyorum. Şimdi gelelim bendeki cevaba: İnanın, bu bende çok bilinçdışı bir yerden böyle gelişti. Sanırım bir anne olarak kızıma anlattığım bir masal olsun istedim diye açığa çıkan sonuç daha çok annelik üzerindenmiş gibi oldu.</p>
<p><strong>Bir de Halid</strong><strong>’</strong><strong>in durumu var. O daha büyük kayıplar yaşamış, yersiz yurtsuz kalmış birisi. Bastırılmış duyguları İrem</strong><strong>’</strong><strong>le beraber açığa çıkıyor. Onun filmdeki varlığını nasıl yorumlayabiliriz ve neden o kadar düzgün Türkçe konuşabildiğini de aramızda konuştuk. Onu da sormak isterim… </strong></p>
<p>İlk taslaklarda bu film Halid’in hikâyesiydi. Ana karakter oydu. Film, onun çiftliğe gelişiyle başlıyordu. O zamanlar zihnimde döndürdüğüm mesele biraz daha farklıydı. Merhamet duygusunun sınırlarını tartışıyordum. Henüz zarar görmemişken ötekine merhamet göstermek ile zarar bize yaklaştığında merhamet gösterebilmek arasındaki bir meseleyle meşguldü zihnim. Bu düşünsel yolculuk yeni taslaklar yazdıkça, kendi acımıza odaklanmak ve dünyadaki kötülük arasındaki ilişkiye doğru evrildi. O zaman da Halid’in anlatıdaki yeri değişti. Yani Halid her halükârda hep vardı ama anlatıya hizmet etme biçimi farklıydı. Gelelim bu düzgün Türkçe meselesine… Bunun riskli bir tercih olduğunun farkındaydım başından beri. Açıkçası imkânım olsa tüm oyunculara Elfçe öğretip öyle çekerdim filmi. Hatta başlarda Halid (ve önceki taslaklarda onunla birlikte çiftlikte olan annesi) için olmayan bir dil yaratmaya bile çalıştım. Tolkien zekasına sahip olmadığım için başaramadım elbette. (Gülüyor.) İşin içine savaştan kaçan bir çocuk girince de herkesin zihni hemen Suriyeli kimliğine kayıyordu; oysa ki bu karakterin herhangi bir ülkenin, herhangi bir kimliğin askısı olmaması benim için çok önemliydi. Yani yaklaşık on dört yıl önce, bu filmin düşünsel yolculuğu başladığında mesela, Ukraynalı mülteciler yoktu. Ama bu süreçte, kendi çıkarını her şeyden üstün tutan insan aklının yarattığı bu sistemin yersiz yurtsuz bıraktığı Ukraynalı mültecilerden de söz eder olduk, sadece Suriyeliler’den değil. Burada bu sistem için hiçbir kimliğin önemi yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Bunun farkına varmayalım diye de dil, kültür, din, cinsiyet, tür üzerinden birbirinden koparılan sömürülenler / yönetilenler var. Eh, yeni bir dil de yaratamadığım için seyircinin zihni tek bir mülteci anlatısında takılı kalmasın diye hepsini aynı biçimde Türkçe konuşan karakterler olarak kurguladım. Kimi seyirci için çalıştı bu tercih, kimisi için çalışmadı… Ne yapalım, yeni bir şey denemenin yarattığı risklerden biri bu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26438 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-1024x767.png" alt="" width="643" height="481" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-1024x767.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-300x225.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-768x575.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-561x420.png 561w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-80x60.png 80w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-150x112.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-696x521.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-1068x800.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03-265x198.png 265w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_03.png 1439w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></p>
<p><strong>Bu arada Halid tam erkek kodlarıyla hareket ediyor çocuk olmasına rağmen. Bahar</strong><strong>’</strong><strong>a, İrem</strong><strong>’</strong><strong>e olan tavrı, sorgulamaması. Hayattan kalmanın </strong><strong>ö</strong><strong>tesinde erkekliğe dair yerleşik bir kod gibi algıladım halini tavrını. </strong></p>
<p>Halid, veteriner Âdem’in kanatları altında geçmişteki kendisini yavaş yavaş unutmaya başlamış olan bir çocuk. Hâmilik yapanlarda öyle bir tavır vardır ya hani… Belki fark etmeden güç ilişkisi kurdukları için, kimisi de tam da bu güç ilişkisini kurmayı sevdiği için kol kanat gerdiği kişinin varlığını olduğu gibi sürdürmesini istemez. İlla kendine benzetir. Bu, ebeveyn çocuk ilişkisinde de böyledir. Çocuk azıcık benlik göstermeye başlasın evde, hemen iktidar savaşı doğar. E daha makro ölçekteki “hâmilikler” için de geçerlidir bu. Madem buraya sığındılar, o zaman bizim gibi konuşsunlar, bizim gibi yaşasınlar, biz biz biz… Kimse dönüp demez ki, bu da bir insandır be kardeşim. Yani o sizin Halid’de sezinlediğiniz, ona yavaş yavaş Âdem Abisi’nden sirayet etmekte olan bir tavır. “Biz öyle istediğimiz için burada inekler hep dişi doğurur” diyen o sesin yavaş yavaş içselleştirilmeye başladığını hissettiren bir tavır. Fakat bu tavrı henüz tam olarak sahiplenmemişken İrem ile karşılaşıyor Halid. İrem ona evet, çektiği acıları hatırlatıyor, travmasını geri çağırtıyor ama aynı zamanda müşfikçe, ona hikâye anlatan babasını da hatırlatıyor.</p>
<p><strong>Büyükanne de ayrıca ele alınması gereken bir karakter bence. Sert mizaçlı yaşadığı hayatın kurallarına birebir uyan birisi. O yüzden İrem onu o da İrem</strong><strong>’</strong><strong>i uzun bir süre anlayamıyor. Sanırım o kendi kayıplarıyla kendisini dünyaya kapatmış birisi. Her anlamda bir kayıptan bahsediyorum… </strong></p>
<p>Babaanne sadece aklına tutunarak hayattaki varlığını devam ettirebilen biri. Hayatı olduğu gibi kabul edip onu buyur etmek bence onun için çok zor, o sürekli akla bürüyor. İrem’i anlaması mümkün mü, sanmıyorum. Birini ya da bir şeyi anlayabilmek için insanın kendisi olma katılığını bir kenara bırakması ve varlığını o birine ya da o şeye tamamen açabilmesi gerekir bence. Bunu yapmak babaanne için çok zor. Yas onu fena halde ele geçirmiş, fakat bunu bile kabullenemiyor. E, tabi ama onunki de bir var olma biçimi işte…</p>
<p><strong>Bu arada filmde orman ve mağara kısımları büyülü bir dünyaya adım atacakken durduruyor bizleri. Mağarada korku dolu bir yaşanmışlık, ormanda ise avcılar var. Buradan bakınca insanoğlunun doğanın da kodlarını bozduğunu, müdahale ettiğini g</strong><strong>ö</strong><strong>rüyoruz. Bir ç</strong><strong>ocu</strong><strong>ğ</strong><strong>un d</strong><strong>ünyasının hayal gücüne kapandığı anlar. Bu konuda neler s</strong><strong>ö</strong><strong>ylemek istersin? </strong></p>
<p>Demek sana öyle geçti. Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Orman benim için herkese ve her şeye – iyi kötü ayrımı olmaksızın- yer olan bir mekân. Her anlatıya yer var orada. Mağara o yüzden birisi için öyleyken diğeri için böyle… Ama birliktelerken hem öyle hem de böyle bir yer. Tüm belirsizliklerin, tüm taşkınlıkların mümkün olduğu ve hoş karşılandığı bir yer orman. Kaosun alışageldiğimiz ve belki ürktüğümüzden daha farklı bir veçheye bürünmüş hâli. Çok seviyorum ormanı, Bahar’ı da…</p>
<p><strong>Bahar karakteri o işleyişi bozan karakterlerden biri, ona da değinelim isterim… </strong></p>
<p>Bahar danstır işte. Hayattır yani. Ne’liğini yüzyıllardır tam olarak kavrayamadığımız ve sanırım hiç de kavrayamayacağımız yaşam döngüsü. Akılla akıldışının, öfkeyle coşkunun, güçle kırılganlığın hepsinin, hepsinin bir arada var olduğu o dans… Dans edebilirsek harekete katılabilirsek hayatta kalırız. Bir acıya, bir hırsa, bir arzuya takılıp kalırsak, hayat da söner gider. Biraz babaannede olduğu gibi sanırım…</p>
<p><strong>Filmi nerede çektin, ilk film deneyimi nası</strong><strong>l ge</strong><strong>çti, biraz bizimle paylaşmanı isterim… </strong></p>
<p>Orman sahneleri Şile’de çekildi. Çiftlik sahneleri ise Lüleburgaz’da. İlk film deneyimi benim için zorlu geçti açıkçası. Yani ekibim ve oyuncularımın sürecin her anında cömertçe hissettirdikleri sevgileri ve adanmışlıkları olmasa o üç haftalık süreci kabus gibi anımsayacağıma eminim. Sayelerinde öyle olmadı. Teknik olarak bu çaptaki bir filmi üç haftada çekmeye kalkışmak zaten delilik. Ama filmin altını çizmek istediği dayanışma ve yoldaşlık deneyimlerini bu vesileyle yaşamış oldum. Çok mutluyum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26439 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-1024x769.png" alt="" width="645" height="485" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-1024x769.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-300x225.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-768x577.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-559x420.png 559w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-80x60.png 80w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-150x113.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-696x523.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-1068x802.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04-265x198.png 265w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Elif-Eda_Sut-Ciftligi_04.png 1436w" sizes="auto, (max-width: 645px) 100vw, 645px" /></p>
<p><strong>İstanbul Film Festivali</strong><strong>’</strong><strong>nde yer aldı filmin, izleyicide bıraktığı etki nasıl oldu? İlk filmini çeken bir y</strong><strong>ö</strong><strong>netmen olarak onların s</strong><strong>ö</strong><strong>yledikleri diğer filmlerin için bir rehber oluşturdu mu? </strong></p>
<p>Hiç beklemediğim kadar öforik bir deneyim oldu seyirciyle karşılaşma. İki gösterim sonrası da uzun uzun sohbet etme imkânı bulduk.  Yıllardır zihnimde gezdirdiğim bu dünyanın seyircide bir karşılığının olması, beni duygulandıran şeylerin onları da duygulandırdığını hissetmek, sormak istediğim soruların onlarda zihinsel bir hareketlilik başlattığını gözlemlemek içimi şükran duygusuyla doldurdu diyebilirim.</p>
<p><strong>Oyuncu seçimini sorabilirim, İrem karakteri nasıl bulundu vs… </strong></p>
<p>İrem’i canlandıran Mira (Saikali), filmin koreografı Ceyda Özcan’ın hediyesi oldu bize. Bu karakter için bir dans öğrencisine ihtiyaç vardı. Ceyda da bizi RU Cihangir Sahne Sanatları ve oradaki Damla Ürk Hocamızla buluşturdu. Sonra yardımcı yönetmenim Elif Daşkaya ile birkaç gün öğrencilerle vakit geçirdik, deneme çekimleri yaptık. Diyebilirim ki tüm bu süreç sonunda Mira’nın enerjisi beni ele geçirdi.</p>
<p>Halid karakterine gelince… Başından beri daha Avrupalı görünümü olan bir oyuncu bakıyordum, karakterin seyircinin zihninde tek bir kimliğin taşıyıcısı haline bürünmesini istemiyordum. Mira’ya karar verdikten sonra iki çocuk arasındaki uyum da önemli olmaya başladı tabii. Sete çıkma tarihimize az akla artık çok umutsuz olduğum bir anda sevgili cast direktörümüz Yaprak Atış, Ediz (Metin) ile çıkıverdi. Ediz hem çok kırılgan bir duruşu olan ama bakışlarıyla kendine güçlü bir hâl kazandırabilen bir çocuktu. Mira ile birkaç deneme çekiminden sonra tamam dedik, budur.  En başından itibaren, inanılmaz adanmış ve çalışkandı ikisi de.</p>
<p><strong>Bundan sonra sırada başka filmler var mı</strong><strong>? </strong></p>
<p>Çekmek istediğim birçok film var. Hâli hazırda yazılmış iki uzun metraj senaryom ve karakterleri zihnimde dolanıp duran hikâyelerim var, ama malumunuz, bağımsız film çekme imkânları oldukça daraldı. Biraz buraya kafa yormaya, imkânsızlıklar içinde başka türlü bir film çekme ekonomisi nasıl kurulabilir, bunlara yanıtlar bulmaya çalışıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/05/13/dogurmadigina-annelik-etme-gucu-gosterenlere-buyuk-bir-hayranlik-besliyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Onur Ünlü’nün son filmi Şımarık seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/08/25/onur-unlunun-son-filmi-simarik-seyirciyle-bulusmaya-hazirlaniyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/08/25/onur-unlunun-son-filmi-simarik-seyirciyle-bulusmaya-hazirlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Aug 2024 09:36:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Mümtaz Taylan]]></category>
		<category><![CDATA[Erkan Kolçak Köstendil]]></category>
		<category><![CDATA[kerem Bürsin]]></category>
		<category><![CDATA[Melis Sezen]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Ünlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=25299</guid>

					<description><![CDATA[Kunay Film&#8217;in yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Kerem Bürsin ve Melis Sezen’in yer aldığı merakla beklenen sinema filmi &#8220;Son of A Rich” Türkçe ismi “Şımarık” ile izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde çekimleri tamamlanan ve Onur Ünlü’nün yönetmen koltuğunda oturduğu son zamanların en çok merak edilen filmi “Son Of A Rich” Türkçe ismi “Şımarık” ile izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Kunay Film&#8217;in yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Kerem Bürsin ve Melis Sezen’in yer aldığı merakla beklenen sinema filmi &#8220;Son of A Rich” Türkçe ismi “Şımarık” ile izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor.</em></strong></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde çekimleri tamamlanan ve Onur Ünlü’nün yönetmen koltuğunda oturduğu son zamanların en çok merak edilen filmi “Son Of A Rich” Türkçe ismi “Şımarık” ile izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. İzleyicilerine görsel bir şölen sunmayı hedefleyen Şımarık’ta; Kerem Bürsin (Mete) zengin bir babanın kuralsız, sorumsuz ve şımarık oğlu olarak karşımıza çıkıyor. Babası (Ahmet Mümtaz Taylan) Mete&#8217;nin durmak bilmeyen taşkınlıklarına son vermek için onu sıra dışı bir cezaya çarptırıyor. Mete, zamanda yolculuk yaptığına inanarak, 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda kurmaca bir köye gönderiliyor ve burada bir seyis olarak yaşamaya zorlanıyor. Bu ilginç &#8220;zaman yolculuğunun&#8221; arkasında Erkan Kolçak Köstendil’in canlandırdığı Sami karakteri bulunuyor. Melis Sezen ise Mete&#8217;nin köyde karşılaştığı ve hayatını tamamen değiştiren Asena karakterine hayat veriyor. Ayrıca filmde Melisa Döngel, Cemal Hünal, Güven Kıraç, Ecem Özkaya, Evliya Aykan, Efekan Can, Eda Şölenci ve Sadi Celil Cengiz gibi birbirinden yetenekli oyuncular da yer alıyor. Bu renkli karakterler de Mete&#8217;nin dönüşüm yolculuğunda önemli bir rol oynuyor.</p>
<p>“Şımarık” izleyicilerine hem günümüz dünyasıyla hem de 16. yüzyıl atmosferiyle benzersiz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Tarihi dokusu, mizahi yaklaşımı ve etkileyici oyuncu kadrosuyla bu film izleyicilerin kalbinde özel bir yer edinecek.</p>
<p><strong>ŞIMARIK </strong></p>
<p><strong><em>Film Künyesi</em></strong></p>
<p><strong>Yapım: </strong>Kunay Film</p>
<p><strong>Yönetmen: </strong>Onur Ünlü</p>
<p><strong>Senaryo: </strong>Murat Dişli, Onur Ünlü</p>
<p><strong>Görüntü Yönetmeni: </strong>Vedat Özdemir</p>
<p><strong>Sanat Yönetmeni: </strong>Figen Cagin</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Kerem Bürsin, Melis Sezen, Erkan Kolçak Köstendil, Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa Döngel, Cemal Hünal, Güven Kıraç, Ecem Özkaya, Evliya Aykan, Efekan Can, Eda Şölenci ve Sadi Celil Cengiz</p>
<p><strong><em>Kunay Film Hakkında: </em></strong></p>
<p><em>Kunay Film, 2022 yılında Sinematograflar Birliği üyesi Karina Mia Satlıkova ve besteci-yapımcı Arslanbek Sultanbekov tarafından kurulmuş olup, “Şımarık” filminin yapımını üstlenmektedir. Kunay Film, film sektöründe sosyal temaları ve sanatsal derinliği bir araya getiren geniş çaplı projeler üretmeye odaklanmıştır.</em></p>
<p><em>“Şımarık” ise bu doğrultudaki ilk projesidir. Kunay Film’in uluslararası izleyici kitlesine hitap etmeyi hedefleyen yeni uzun metrajlı filmleri üzerinde çalışmaları da devam etmektedir.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/08/25/onur-unlunun-son-filmi-simarik-seyirciyle-bulusmaya-hazirlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kaptan Amerika: Cesur Yeni Dünya&#8217; 4 Şubat 2025’te vizyonda!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/07/16/kaptan-amerika-cesur-yeni-dunya-4-subat-2025te-vizyonda/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/07/16/kaptan-amerika-cesur-yeni-dunya-4-subat-2025te-vizyonda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2024 07:35:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=25190</guid>

					<description><![CDATA[ Beklenmedik bir saldırı sonrasında Kaptan Amerika’nın kalkanı çetin bir görev için ortaya çıkıyor. Marvel Studios’un en sevilen kahramanlarından Kaptan Amerika, ‘Kaptan Amerika: Cesur Yeni Dünya’ ile sinemalara geri dönüyor. Anthony Mackie’nin Kaptan Amerika’ya hayat verdiği, Oscar adayı oyuncu Harrison Ford’un ise Thunderbolt’u canlandırdığı film, 14 Şubat 2025’te sinemaseverlerle buluşacak.  Marvel Sinematik Evreni’nin serüvenleri en heyecanla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>Beklenmedik bir saldırı sonrasında Kaptan Amerika’nın kalkanı çetin bir görev için ortaya çıkıyor. Marvel Studios’un en sevilen kahramanlarından Kaptan Amerika, ‘Kaptan Amerika: Cesur Yeni Dünya’ ile sinemalara geri dönüyor. Anthony Mackie’nin Kaptan Amerika’ya hayat verdiği, Oscar adayı oyuncu Harrison Ford’un ise Thunderbolt’u canlandırdığı film, 14 Şubat 2025’te sinemaseverlerle buluşacak. </strong></p>
<p><strong> </strong>Marvel Sinematik Evreni’nin serüvenleri en heyecanla beklenen kahramanlarından <strong>Kaptan Amerika</strong>’nın son filmi için geri sayım başladı. İlk teaser afiş ve tanıtımı yayınlanan <strong>‘Kaptan Amerika: Cesur Yeni Dünya’</strong>, <strong>14 Şubat 2025</strong>’ten itibaren en zorlu serüvenine seyircileri dahil edecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-25192 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313.jpg" alt="" width="481" height="600" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313.jpg 580w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313-240x300.jpg 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313-336x420.jpg 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313-150x187.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/07/unnamed-2024-07-16T103024.313-300x374.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 481px) 100vw, 481px" /></p>
<p>Tam 10 sene önce ‘Kaptan Amerika 2: Kış Askeri’yle kalkanın <strong>Anthony Mackie</strong>’ye geçtiği serinin son filminde <strong>Mackie,</strong> rolünü tekrarlayarak sinemaseverleri en güç görevlerinden birine ortak edecek. Usta oyuncu <strong>Harrison Ford</strong>’un, yeni seçilen ABD Başkanı Thaddeus ‘Thunderbolt’ Ross karakteriyle Marvel Sinematik Evreni’ne ilk kez adım attığı filmde Sam, kendini uluslararası hayati bir olayın tam merkezinde buluyor. Gerçek deha Kaptan Amerika, dünya çapında yeni düşmanlar edinmeden hain bir küresel komplonun arkasındaki nedeni keşfetmeye çalışıyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>Anthony Mackie </strong>ve <strong>Harrison Ford</strong>’a <strong>Danny Ramirez, Shira Haas, Xosha Roquemore, Carl Lumbly, Giancarlo Esposito, Liv Tyler </strong>ve <strong>Tim Blake Nelson</strong>’ın eşlik ettiği filmin yönetmen koltuğunda <strong>Julius Onah </strong>oturuyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>‘Kaptan Amerika: Cesur Yeni Dünya’, 14 Şubat 2025</strong>’ten itibaren sinemalarda seyredilebilecek.</p>
<p><strong>YOUTUBE:</strong></p>
<p><strong>Türkçe altyazılı fragman; <a href="https://www.youtube.com/watch?v=2xpEK9UCqms">https://www.youtube.com/watch?v=2xpEK9UCqms</a></strong></p>
<p><strong>Türkçe dublajlı fragman; <a href="https://www.youtube.com/watch?v=leLus4Gjxe4">https://www.youtube.com/watch?v=leLus4Gjxe4</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/07/16/kaptan-amerika-cesur-yeni-dunya-4-subat-2025te-vizyonda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Joaquin Phoenix ve Lady Gaga’nın başrolü paylaştığı “Joker: İkili Delilik” filminin   ilk posteri yayınlandı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/04/03/joaquin-phoenix-ve-lady-gaganin-basrolu-paylastigi-joker-ikili-delilik-filminin-ilk-posteri-yayinlandi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/04/03/joaquin-phoenix-ve-lady-gaganin-basrolu-paylastigi-joker-ikili-delilik-filminin-ilk-posteri-yayinlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 14:06:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=25001</guid>

					<description><![CDATA[Gösterime girdiği tarih olan 2019 yılında dünya genelinde 1 milyar hasılata ulaşan ve başrol oyuncusu Joaquin Phoenix’e “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Oscar ödülünü kazandıran Joker, devam filmiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.  Ülkemizde “Joker: İkili Delilik” adıyla 4 Ekim’de vizyona girecek olan devam filminin ilk resmi posteri yayınlandı. 2019 yılında gösterime giren ve tüm dünyada gişe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gösterime girdiği tarih olan 2019 yılında dünya genelinde 1 milyar hasılata ulaşan ve başrol oyuncusu Joaquin Phoenix’e “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Oscar ödülünü kazandıran Joker, devam filmiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.  Ülkemizde “Joker: İkili Delilik” adıyla 4 Ekim’de vizyona girecek olan devam filminin ilk resmi posteri yayınlandı.</strong></p>
<p>2019 yılında gösterime giren ve tüm dünyada gişe rekorları kıran Joker’in devam filmi <strong>“Joker: Folie à Deux / Joker: İkili Delilik</strong>”in ilk resmi posteri paylaşılırken, filmin ilk fragmanının da 9 Nisan’da yayınlanacağı açıklandı.</p>
<p><strong>Joker: İkili Delilik</strong>’te Arthur Fleck rolüne geri dönen Joaquin Phoenix’e başrolde Lady Gaga eşlik ediyor.  Hildur Guðnadóttir’e En İyi Film Müziği dalında Oscar ödülü kazandıran ilk filmin ardından devam filminde müzikal öğelere yer verileceği konuşuluyor.  Filmin oyuncu kadrosunda Catherine Keener, Brendan Gleeson, Zazie Beetz ve Steve Coogan gibi Oscar ve Emmy adayı isimler bulunuyor. Devam filminin yönetmen koltuğunda ilk filmde olduğu gibi yine Todd Phillips oturuyor.</p>
<p>Ülkemizde 1.877.186 izleyici tarafından izlenen ve başrol oyuncusu Joaquin Phoenix’e Oscar kazandıran ilk Joker filminin devamı, sinemaseverler tarafından büyük bir heyecanla bekleniyor.</p>
<p><strong> </strong>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği, <strong>“Joker: İkili Delilik”, 4 Ekim</strong>’de<strong> </strong>vizyonda olacak.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/04/03/joaquin-phoenix-ve-lady-gaganin-basrolu-paylastigi-joker-ikili-delilik-filminin-ilk-posteri-yayinlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/03/03/7-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/03/03/7-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Mar 2024 05:29:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=24915</guid>

					<description><![CDATA[Kadın Yönetmenler Derneği tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, Avrupa Sivil Düşün Projesi desteğiyle, Türk Tuborg A.Ş. ve Megapol Sponsorluğunda düzenlenen 7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde ödüller Fransız Kültür Mekezi’nde düzenlenen törende sahiplerini buldu. Ulusal Altın Makara Uzun Metrajlı Film Yarışması’nda Maryna Er Gorbach imzalı Klondike En İyi Film Ödülü’nün sahibi olurken, yönetmen Biket İlhan adına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Yönetmenler Derneği tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, Avrupa Sivil Düşün Projesi desteğiyle, Türk Tuborg A.Ş. ve Megapol Sponsorluğunda düzenlenen 7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde ödüller Fransız Kültür Mekezi’nde düzenlenen törende sahiplerini buldu.</p>
<p>Ulusal Altın Makara Uzun Metrajlı Film Yarışması’nda Maryna Er Gorbach imzalı Klondike En İyi Film Ödülü’nün sahibi olurken, yönetmen Biket İlhan adına verilen En İyi Yönetmen Ödülü Kar ve Ayı Filminin yönetmeni Selcen Ergun’a verildi. Uluslararası Altın Makara Uzun Metrajlı Film Ödülüne ise Mersiha Husagic’in Vişne Suyu filmi layık görüldü.</p>
<h5>Kısa Candır ulusal kategorisinde  Ece Akalın Alagöz’ün yönettiği Benim de jüri tarafından en iyi film ödülüne layık görülürken, Yasemin Demirci’nin Onun Kalesinde filmi Jüri Özel Ödülü kazandı.  Uluslararası kategoride ise Sara Horvatic’in Keep İt Quiet en iyi film ödülü kazanırken, Brigitta Kanyaro imzalı Stille Post Jüri Özel Ödülü’yle ödüllendirildi.</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-24917 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-1024x683.jpg" alt="" width="660" height="440" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-1920x1280.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06339-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 660px) 100vw, 660px" />0</p>
<p>Kamera Göz Ulusal Belgesel Yarışması’nda Ekin İlkbağ, İdil Akkuş imzalı Düet en iyi belgesel film ödülü kazandı, jüri özel ödülü ise Neslihan Şeref Akpınar’ın İnsanoğlu belgeseline verildi. Uluslararası kategoride ise Rakel Aquirre imzalı Sew To Say ödüle layık bulundu.</p>
<p>Uluslararası Animasyon Film dalında Sarah Saidan’ın Home Of The Heart filmi ödül kazandı, uluslararası deneysel dalının kazananı ise Şirin Bahar Demirel’in Zarafet ve Şiddet Arasında filmi oldu.</p>
<p>Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ulusal Kısa Film kategorisinde  Ceyda Aşar’ın Burası Size Göre Değil filmini en iyi kısa film seçti, Ulusal Belgesel Film kategorisinin kazananı ise Somnur Vardar’ın Boşlukta filmi oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-24918 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-1024x683.jpg" alt="" width="662" height="441" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-1920x1280.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/03/DSC06394-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 662px) 100vw, 662px" /></p>
<p><strong>Ödüller</strong></p>
<p><strong>Ulusal Altın Makara Uzun Metrajlı En iyi Film: </strong>Klondike &#8211; Maryna Er Gorbach<strong><br />
</strong><strong>Biket İlhan En İyi Yönetmen Ödülü</strong>: Selcen Ergun – Kar ve Ayı<br />
<strong>Uluslararası Altın Makara Uzun Metrajlı Film: </strong>Cherry Juice / Vişne Suyu -Mersiha Husagic</p>
<p><strong>Kamera Göz Ulusal Belgesel En iyi Film</strong>: Düet &#8211; Ekin İlkbağ, İdil Akkuş<br />
<strong>Kamera Göz Ulusal Belgesel Film Jüri Özel Ödülü:</strong> İnsanoğlu &#8211;  Neslihan Şeref Akpınar<br />
<strong>Kamera Göz Uluslararası Belgesel En İyi Film</strong>: Sew to Say – Rakel Aguirre</p>
<p><strong>Kısa Candır En iyi Ulusal Film:</strong>  Benim de – Ece Akalın Alagöz<br />
<strong>Kısa Candır Ulusal Jüri Özel Ödülü:</strong> Onun Kalesinde – Yasemin Demirci<br />
<strong>Kısa Candır En İyi Uluslararası Film:</strong> Keep it Quiet – Sara Horvatic<br />
<strong>Kısa Candır Uluslararası Jüri özel Ödülü:</strong> Stille Post – Brigitta Kanyaro<br />
<strong>Uluslararası Animasyon En iyi Film:</strong> Home Of The Heart – Sarah Saidan <strong>Uluslararası Deneysel En İyi Film:</strong> Zarafet ve Şiddet Arasında -Şirin Bahar Demirel</p>
<p><strong>SİYAD En İyi Kısa Film:</strong> Burası Size Göre Değil – Ceyda Aşar<br />
<strong>SİYAD En İyi Belgesel Film</strong>: Boşlukta: Somnur Vardar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/03/03/7-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivalinde-oduller-sahiplerini-buldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzleşme 7. Kadın Yönetmenler Film Festivali’nde!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/02/15/yuzlesme-7-kadin-yonetmenler-film-festivalinde/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/02/15/yuzlesme-7-kadin-yonetmenler-film-festivalinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 20:54:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Asiye Dinçsoy]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sevdi]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz Kuka]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Yönetmenler Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Bilge Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Güney]]></category>
		<category><![CDATA[Name Önal]]></category>
		<category><![CDATA[Nilay Erdönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Okan Urun]]></category>
		<category><![CDATA[Prizren]]></category>
		<category><![CDATA[Tülay Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[yüzleşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=24871</guid>

					<description><![CDATA[Filiz Kuka’nın yazıp yönettiği Yüzleşme festival yolculuğuna devam ediyor. Yüzleşme ilk olarak bu yıl İzmir’de 26 Şubat 2 Mart tarihleri arasında yedincisi yapılacak olan Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde Ulusal Uzun Metrajlı Film kategorisinde Altın Makara için yarışacak. Filmin ikinci durağı Kosova’nın Prizren şehri olacak. Kuka Film ve Film Plus sponsorluğunda Lumbardhi Foundation ve Dokufest katkılarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filiz Kuka’nın yazıp yönettiği Yüzleşme festival yolculuğuna devam ediyor. Yüzleşme ilk olarak bu yıl İzmir’de 26 Şubat 2 Mart tarihleri arasında yedincisi yapılacak olan Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde Ulusal Uzun Metrajlı Film kategorisinde Altın Makara için yarışacak.</p>
<p>Filmin ikinci durağı Kosova’nın Prizren şehri olacak. Kuka Film ve Film Plus sponsorluğunda Lumbardhi Foundation ve Dokufest katkılarıyla 06 Mart tarihinde Kosova-Prizren şehrinde filmin ekip katılımlı özel gösterim yapılacak.</p>
<p>Son olarak 28.Türkiye Almanya film festivalinde 09-10 Mart tarihlerinde özel seçki programı kapsamında gösterilecek.</p>
<p>İstanbul Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan Yüzleşme; annesini kaybettikten sonra sert bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalan Hatice’nin, içine düştüğü gerilimli ikilemle başlıyor ve kadının rolü, görünmeyen sınırları, aile bağları ve yalnızlık kavramlarına yakından bakıyor.</p>
<p>Bir kayıp üzerinden yaşanan hesaplaşmanın izini süren öykü bir yüzleşmeye kadar uzanıyor.</p>
<p>Filmin oyuncu kadrosunda;  Asiye Dinçsoy, Okan Urun, Nilay Erdönmez, Mutlu Güney, Tülay Bursa, Güneş Sayın, Mehmet Bilge Aslan, Fatih Sevdi ve Name Önal rol alıyor.</p>
<p><strong>Filmin öyküsü:</strong> Hızır&#8217;ın karısı Halime, uzun süredir yoğun bakımdadır ve bu süreçte onunla Evren adında bir hasta bakıcı ilgilenir. Halime&#8217;yi kaybettikten sonra Hızır&#8217;ın kızı Hatice, annesinin ölümüne Evren&#8217;in sebep olduğunu öğrenir. Hatice, bu durumu başlarda babasından gizleyip, normal bir şekilde davranmaya çalışsa da, bu sırrı daha fazla içinde tutamayıp kardeşi Kader ile paylaşır. Hatice, yaşananları babalarına anlatmaları gerektiğini düşünürken Kader polise gidip her şeyi anlatmanın daha doğru olduğuna inanır. Hatice, kız kardeşinin yaptığı baskı ile bir varoluş problemi yaşar. Bir akşam yemeğinde bir araya gelen aile üyeleri, bu durumla yüzleşmek zorunda kalır.</p>
<p><strong>Yönetmen Görüşü:</strong> Bu hikâyeyi yazma fikri; karakterimize temel şeklini veren, sevgiyi, nefreti, iyiliği, kötülüğü ilk öğrendiğimiz, kimi zaman cennet, kimi zaman cehenneme dönüşen ve asla vazgeçemeyeceğimiz aile bağlarımızı, bireyselleşmenin egemen olmaya başladığı bu dönemde geriye bakarak sorgulama ihtiyacından kaynaklandı.</p>
<p>Senaryo kız kardeşlerimle beraber babamın erken vefatını konuşurken aklıma geldi. Babamızla yaşadığımız sırada annemizin kaybını aynı şekilde öğrenseydik ne tepki verirdik? Hep beraber tartışmamızın sonucunda filmdeki karakterler ortaya çıktı. Hikâyedeki erkek karakterlerden biri olan ağabeyi ise hayatta karşılaştığım erkeklerden esinlenerek yazdım. Hastabakıcı ve annesinin ilişkisi de çokça karşıma çıkan yalnız anne ve oğulun hikâyesidir.</p>
<p>Film, bir kaybın üzerine iyileşmeye ve bir arada kalmaya çabalayan, büyükşehirde yaşayan bir ailedeki kadın karaktere yoğunlaşıyor. Ben de bu ailenin iyileşme çabasıyla çelişecek bir sırra maruz kalan kadının iç çatışmalarını ve yalnızlığını incelerken, toplumda kendisine biçilen kadın rolünün gizli sınırlarını gözler önüne sererek güncel bir toplum ve aile resmini ortaya koymayı amaçlıyorum.</p>
<p>Hikayenin özünde; Hatice’nin, öğrendiği sırrın ve ataerkil düzenin görünmez otoritesinin altında yavaşça ezilmesine rağmen yine de kurtarıcı rolüne bürünmeye çabalaması ve kendi varoluşuna dair sorgulamayı göz ardı etmesi yer alıyor.</p>
<p><strong>Filmin Künyesi</strong></p>
<p>Yazan ve Yöneten:Filiz Kuka</p>
<p>Görüntü Yönetmeni:Şafak ILDIZ</p>
<p>Yapımcı: Filiz Kuka / Seçkin Akyıldız</p>
<p>Kurgu:Ömer Günüvar</p>
<p>Renklendirme:Levent Öztürk</p>
<p>Ses Tasarım: Mevlüt Ünal</p>
<p>Cast Direktörü:Nimet Atasoy</p>
<p>Afiş Tasarım:Robin Doğan</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/02/15/yuzlesme-7-kadin-yonetmenler-film-festivalinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>34. Ankara Film Festivali ikinci Günü Geride Bıraktı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2023/11/04/34-ankara-film-festivali-ikinci-gunu-geride-birakti/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2023/11/04/34-ankara-film-festivali-ikinci-gunu-geride-birakti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 06:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=24522</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, AB Türkiye Delegasyonu, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çankaya Belediyesi tarafından desteklenen 34. Ankara Film Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde dün, Ulusal Belgesel Film yarışmalarının ve yabancı film seçkisinin gösterimleri vardı. İzleyiciyle ilk buluşan belgesel Önder Esmer imzalı Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar oldu. 1961 yılında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, AB Türkiye Delegasyonu, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çankaya Belediyesi tarafından desteklenen 34. Ankara Film Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde dün, Ulusal Belgesel Film yarışmalarının ve yabancı film seçkisinin gösterimleri vardı.</p>
<p>İzleyiciyle ilk buluşan belgesel Önder Esmer <strong>imzalı</strong> Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar oldu. 1961 yılında genç bir yazar olan Onat Kutlar’ın felsefe okumak için Paris’e gitmesini, sinemaya olan tutkusunu keşfedişini ve İstanbul’da bir Sinematek kurmaya karar verme sürecini anlatan belgeselin yönetmeni <strong>Esmer</strong> izleyicilerle bir araya geldi.</p>
<p>‘Umarım sinematek üzerine kafanızda bir şey oluşturmuştur film. Bir arkadaşımın tren garında çantamda unuttuğu Onat Kutlar’ın İshak kitabını okuyarak başladım. Aradan bir süre geçince Halit Refiğ’in Ulusal Sinema Kavgası kitabını okudum. Dönem itibariyle Türk sinemasının nasıl olması gerektiğine dair bir kitaptı. Orada Onat isimli bir gencin cüretkar tavırlarından şikayetçi oluyorlardı. Ben de bu gencin Onat Kutlar olduğunu öğrenince farklı bir seçim yaptım; tarafımı Halit Refiğ tarafından değil de Onat Kutlar tarafından yana kullandım. Sinemateğin doğrudan bir görseli yok, çok dolaylı fotoğraflar var ancak. Bu sebeple röportajlara dair bir anlatım biçimi izledik. Bu klasik anlatı yapısı bizi zorladı biraz. Tercih edilen filmler bir mesaj içeriyor. Türk filmlerinde de evimizin önüne ev yaptıkları için onları sevmiyoruz diyorlar; aslında Yeşilçamcıların sinematek üzerine bir lafıdır’ dedi.</p>
<p><strong>Ezgi Koman</strong> ve <strong>A. Selçuk Ataman</strong> imzalı Dal Değdi Gözüme Karadeniz bölgesinde fındık hasadında çalışmak için göçmen işçilerin 15 yaşından küçük çocuklarının ve ailelerinin hikayesini ve bu düzenin neden değişemediğinin hikayesini anlatan belgeselin yönetmeni <strong>Ezgi Koman</strong>, ‘“Bu görüntülerden sadece bir film yapmadık ayrıca rapor hazırladık. Amacımız bir kampanya yürütmekti. Bu raporlar ne oluyor, kimin sesini nereye kadar ulaştırabiliyoruz, kime ulaştırabiliyoruz sorusunun bir parça farklı yanıtı; konuşmaya ihtiyacımız var. Bu film de aslında tamamen bu. Hakikaten konuşmak ve konuşturmaya dair. Bu sürecin sonunda anladım ki aslında burada herkes göstermek istiyor. Mesela benim bilmediğim şey çocuklar da kadınlar da dahil en kötü koşulları göstermek istemesi. Bir andan mahcubiyetli bir şey gibi gelirdi bu bana.  Öyle değilmiş. Gösterdiler de istediler de’, dedi.</p>
<p>1971 yılında kurulup, 1982 yılında siyasi nedenlerle kapatılan Ertuğrul Gazi Mesken Spor Kulübü ekseninde 1980&#8217;deki darbeden sonra askeri rejimin hem Mesken’e hem de takıma olan büyük etkisini o dönemi yaşayanların ağzından anlatıldığı Dinamo Mesken belgeselinin yönetmenleri Ahmet Karanfil ve Yusuf Anavatan.</p>
<p>Yönetmenler ‘Tabii ki kişisel yanları var projenin. İkimiz de Bursalıyız. Biz hikayeyi duyduğumuz gibi mahalleye gittik. Teknik anlamda zorluklar yaşadık. Yapımcımız yok, yapımcı biziz daha doğrusu. Bir fon almadık. Tamamen bağımsız, aynı meskenin kendisi gibi. Arkadaşlarımız dostlarımız destek oldu. Belki bu bizi özgür kıldı. Röportaj aldığımız kişiler nasıl yaşıyorsa şu anda hayatta, günümüzde de var olan tek şey binalar. Binalar, ne kadar cansız varlık gibi gözükse de biz onları canlı tutmaya çalıştık. Görsel bir dil yaratmaya çalıştık. Biz bir şey aradık. Evet gerçek olay, evet şahitler var, kişisel hikayeler. Ama biz biraz daha masalsı kılmaya çalıştık,” diyerek filmlerinin ruhunu aktardılar.</p>
<p>“Günün son belgeseli Fırat Özeler imzalı Kavur oldu. Yönetmen Ömer Kavur’un hayatını Özeler, filmle ilgili sorulan soruları şöyle yanıtladı:<strong> ‘</strong>Ömer Kavur ile tanıştığımda lisedeydim, Gizli Yüz’ü izleyip çok etkilenmiştim. Hiçbir şey anlamadan izlemiştim fakat zamanla tekrar tekrar izleye izleye kişiliğini merak ettim. Anlamaya zorlandıkça insan şeyi soruyor; bu filmleri çeken adam nasıl bir insandı? Bu sorularıma cevap ararken film ortaya çıktı. Cem Yılmaz’ın seslendirdiği metin bir derleme. Ömer Kavur’un 30 yıllık yazılarından, röportaj, mektuplar, dergilerden yekpare bir metin oluşturduk. Editoryel müdahaleler var fakat ekleme veya çıkarmalar yok. Funda Eryiğit’in seslendirdiği metin ise kurmaca. Filmi çekerken çok yer gezdik ve o konuda algılarım açıldı. Yaşadığın yeri sevmek üzerine daha çok düşündüm. Bu yolculukta aradığım şeyi net olarak bulmuş değilim ama neyi nasıl arayacağımı daha iyi anladım diyebilirim.’</p>
<p><strong> </strong>Festivalde ayrıca João Canijo imzalı <strong>Kötü Yaşamak</strong> / Bad Living <strong>ve Yaşamak Kötü</strong> / Living Bad filmleri de gösterildi. Kötü Yaşamak, 73. Berlin Uluslararası Film Festivali&#8217;nde Altın Ayı  için yarıştı Ayrıca 96. Akademi Ödülleri&#8217;nde En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film kategorisinde Portekiz&#8217;in adayı olarak seçildi. 0Yönetmen aynı zamanda, ana odağı otele gelen misafirler olan <em>Yaşamak Kötü</em> adlı bir başka film daha çekti.</p>
<p>Liu Jian imzalı animasyon <strong>Sanat Okulu 1994/ Art Collage 1994</strong>, Christian Petzold imzalı <strong>Kızıl Gökyüzü / Afire, </strong>Vladimir Perisic imzalı Kayıp Ülke / Lost Country, Anh Hung Tran’ın <strong>Şeflerin Aşkı / </strong><strong>The Taste of Things</strong>, Domien Huyghe imzalı <strong>Yakamoz /</strong> <strong>Zeevonk</strong> ve Stephan Castang’ın <strong>Vincent Ölmeli / Vincent Must Die</strong> filmleri de izleyiciyle buluştu.</p>
<p>4 KASIM 2023, CUMARTESİ (Festivalde Bugün)</p>
<p>BÜYÜLÜ FENER SALON I</p>
<p>14:00 Kidnapped</p>
<p>16:30 Yakamoz</p>
<p>19:00 Öğretmenler Odası</p>
<p>21:30 Güzel Günler</p>
<p>BÜYÜLÜ FENER SALON II</p>
<p>14:00 Ulusal Belgesel Film Yarışması 4 – Rodakisi Ararken</p>
<p>16:30 Ulusal Belgesel Film Yarışması 5 – Bir Gün 365 Saat</p>
<p>19:00 Ulusal Belgesel Film Yarışması 6 – Duvar / Flanöz</p>
<p>BÜYÜLÜ FENER SALON III</p>
<p>14:00 Devrimler Arası</p>
<p>16:30 Şeflerin Aşkı</p>
<p>19:00 Kim’in Videoları</p>
<p>21:30 Ve Kral Dedi Ki: Ne Harika Bir Makine</p>
<p><strong>5 KASIM 2023, PAZAR (FESTİVALDE YARIN)</strong></p>
<p>BÜYÜLÜ FENER SALON I</p>
<p>14:00 Vincent Ölmeli</p>
<p>16:30 Kim’in Videoları</p>
<p>19:00 Kazananlar</p>
<p>21:30 Dört Kız Kardeş</p>
<p>BÜYÜLÜ FENER SALON II</p>
<p>14:00 Kısa Yarışma 1 – Hayırlı Olsun Ziyareti / Vuruyor Gol Oluyor / Güneş Ay &amp; Kadın / Çember / Kruvasan / Paket</p>
<p>16:30 Kısa Yarışma 2 – Dikiş Makinesi / Çamaşır İpi / Ben Sen O, Biz… / Kurbağlar / Ruj / Labirent / Magus Baba’nın Maymunu / Ben Süpermarket Değilim / Ayna / Son Ağaç / Denge / Dev’r’inim</p>
<p>19:00 Ulusal Belgesel Gösterim 1 – Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar</p>
<p>21:30 Ulusal Belgesel Film Yarışması 5 – Bir Gün 365 Saat</p>
<p>BÜYÜLÜ FENER III</p>
<p>14:00 Kızıl Gökyüzü</p>
<p>16:30 Kayıp Ülke</p>
<p>19:00 Sanat Okulu</p>
<p>21:30 Öğretmenler Odası</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2023/11/04/34-ankara-film-festivali-ikinci-gunu-geride-birakti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ferzan Özpetek&#8217;ten İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2023/10/27/ferzan-ozpetekten-istanbul-uclemesi-meze-muzik-muhabbet/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2023/10/27/ferzan-ozpetekten-istanbul-uclemesi-meze-muzik-muhabbet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 07:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=24485</guid>

					<description><![CDATA[Ferzan Özpetek, İstanbul Kırmızısı’ndan 5 yıl sonra Türk oyuncu kadrosuyla ve Türkçe olarak çektiği, ve ilk olarak sadece İtalya’da dijital platformlarda yayınlanan İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet ile izleyiciyi bir kez daha sofrasına davet ediyor. Yaşamını İtalya’da sürdüren dünyaca ünlü yönetmenimiz Ferzan Özpetek, İstanbul Üçlemesi’nde karakterleri müzik eşliğinde, Türk lezzetlerinin sunulduğu bir masa etrafında topladı. En sevdiği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Ferzan Özpetek, İstanbul Kırmızısı’ndan 5 yıl sonra Türk oyuncu kadrosuyla ve Türkçe olarak çektiği, ve ilk olarak sadece İtalya’da dijital platformlarda yayınlanan İstanbul Üçlemesi: Meze-Müzik-Muhabbet ile izleyiciyi bir kez daha sofrasına davet ediyor.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşamını İtalya’da sürdüren dünyaca ünlü yönetmenimiz Ferzan Özpetek, İstanbul Üçlemesi’nde karakterleri müzik eşliğinde, Türk lezzetlerinin sunulduğu bir masa etrafında topladı. En sevdiği iki şehir olan İstanbul ve Roma&#8217;yı, karakterlerinin bedenleri ve duyguları aracılığıyla beyaz perdeye yansıttı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çekimlerini Türk oyuncularla İstanbul ve Roma’da gerçekleştirdiği üçlemesi ile seyirci karşısına çıkan Özpetek, filminin ilk ve özel gösterimini Roma&#8217;da,  Casa del Cinema’da yaptı.</p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Üçlemesi, İstanbul sokaklarını, boğazı, martıları, arabalı vapuru hikayelerinde adeta bir fon olarak kullanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul üçlemesinin ilk filmi Meze’de başrolleri Ahsen Eroğlu, Serra Yılmaz, Ayta Sözeri ve Aslı İnandık paylaşıyor. İkinci film Müzik’te Burak Yamantürk ve Yiğit Kirazcı başrolde yer alırken, üçüncü film Muhabbet’in başrolünü ise Kubilay Aka üstleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-24487 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-717x1024.jpg" alt="" width="631" height="901" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-717x1024.jpg 717w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-210x300.jpg 210w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-768x1097.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-1075x1536.jpg 1075w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-1434x2048.jpg 1434w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-150x214.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-300x429.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-696x994.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-1068x1526.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-1920x2743.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-294x420.jpg 294w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MUSIC_XL-scaled.jpg 1792w" sizes="auto, (max-width: 631px) 100vw, 631px" /></p>
<p style="font-weight: 400;">İTALYAN BASININDAN</p>
<p style="font-weight: 400;">FERZAN ÖZPETEK ÜÇLEMESİNE</p>
<p style="font-weight: 400;">ÖVGÜ DOLU SÖZLER</p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://www.foodandtravelitalia.it/ozpetek-istanbul-trilogy-a-tavola-per-ritrovare-se-stessi/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.foodandtravelitalia.it/ozpetek-istanbul-trilogy-a-tavola-per-ritrovare-se-stessi/&amp;source=gmail&amp;ust=1698476079457000&amp;usg=AOvVaw3s0Z32nZ6uvz-7-UPcjjpw">https://www.foodandtravelitalia.it/ozpetek-istanbul-trilogy-a-tavola-per-ritrovare-se-stessi/</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://www.moviemag.it/ozpetek-istanbul-trilogy-verita-e-coraggio-si-scoprono-a-tavola/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.moviemag.it/ozpetek-istanbul-trilogy-verita-e-coraggio-si-scoprono-a-tavola/&amp;source=gmail&amp;ust=1698476079457000&amp;usg=AOvVaw2ZDB5358Qi-TvFOP74ANvg">https://www.moviemag.it/ozpetek-istanbul-trilogy-verita-e-coraggio-si-scoprono-a-tavola/</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://www.gamberorosso.it/notizie/a-tavola-alla-turca-con-ozpetek-il-regista-presenta-la-sua-trilogia-di-istanbul-per-netflix/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.gamberorosso.it/notizie/a-tavola-alla-turca-con-ozpetek-il-regista-presenta-la-sua-trilogia-di-istanbul-per-netflix/&amp;source=gmail&amp;ust=1698476079457000&amp;usg=AOvVaw17RE7uZ-sIa4aGts47SwY7">https://www.gamberorosso.it/notizie/a-tavola-alla-turca-con-ozpetek-il-regista-presenta-la-sua-trilogia-di-istanbul-per-netflix/</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Ferzan Özpetek’in İtalya’da  büyük ilgi gören üçlemesi, İtalyan basınında da geniş yer buldu. İtalyan medyasından foodandtravelitalia, moviemag ve gamberorosso gibi önemli yayınlar Özpetek üçlemesini övgü dolu sözlerle yorumladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">“Donatılmış bir sofra etrafında konuşulmayacak, paylaşılmayacak bir şey yoktur. Ferzan Özpetek bunu çok iyi biliyor ve filmlerinde sofrayı sıklıkla kullanıyor. Sofrayı ruhun seti, adeta her şeyin mümkün olduğu, hatta büyük gerçeklerin keşfedildiği mitolojik bir yer olarak kullanıyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Aslında üçlemenin adeta İstanbul Kırmızısı’nın bir evrimini temsil ettiği söylenebilir, Özpetek kendisinden alıntı yaparak, &#8220;ayrılıklar gözüyle sevenler içindir, kalbiyle sevenler asla ayrılmaz&#8221; diyor. Ayrılık ve melankoli teması, eserlerinin büyük ölçüde ana teması.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Özpetek’in sofrası, insanın oturup yemek yediği fiziksel bir yer değil sadece, aynı zamanda ruhun mekanı. Sosyalleşme fırsatı ama aynı zamanda samimi bir boyut, kişinin kendi benliğini arayışı, acıların ortaya çıkması. Yemek paylaşımı, kişinin kendi trajedilerini paylaşmanın bir metaforu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Plutarch&#8217;ın yazdığı gibi, &#8220;birbirimizi sadece yemeye ve içmeye davet etmiyoruz, birlikte yemeye ve içmeye davet ediyoruz. İşte burada birlikte yemek yemek Özpetek sineması tarafından bir kez daha yaşam metaforuna dönüştürülüyor. Aslında kameranın masada olup bitenleri uzaktan çekerken statik olmayıp adeta misafirlerden biri olma noktasına yaklaşması, onların mimiklerini takip etmesi, yön değiştirmesi, dönmesi, masaya odaklanması anlamlı. İzlerken tüm yemeklerin tadına bakmak ve aynı zamanda bu Özpetek melankolisine kendinizi kaptırmak istiyorsunuz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-24488 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-717x1024.jpg" alt="" width="638" height="911" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-717x1024.jpg 717w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-210x300.jpg 210w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-768x1097.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-1075x1536.jpg 1075w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-1434x2048.jpg 1434w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-150x214.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-300x429.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-696x994.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-1068x1526.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-1920x2743.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-294x420.jpg 294w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2023/10/IST_TRILOGY_MEZE_XL-scaled.jpg 1792w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /></p>
<p style="font-weight: 400;">“Üçlemenin üç kısa filminde de geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçmiş durumda. Muhabbet, üç kısa film arasında en dokunaklı ve içten olanı. Burada kahraman, yolculuk metaforunda ifade edilen melankolinin huzursuzluğunu olası tüm acılarla temsil ediyor; yolculuk kişinin geçmişindeki yerlere &#8211; ve sevgilere &#8211; doğru yalnız bir yarışa dönüşüyor: Kayıp arkadaşlar, özlenen ebeveynler, bitmeyen aşklar&#8230;”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Gerçekler ve cesaret, sofrada keşfedilir. Ferzan Özpetek&#8217;in Türkiye&#8217;sine dönüşü, dijital kanallarda yayınlanan İstanbul Üçlemesi&#8217;nde yaşanıyor. Türkiye&#8217;de, tamamen Türk oyuncu kadrosuyla çekilmiş bu üçleme Özpetek&#8217;i, hayatını, duygularını ve onu çevreleyen insanları derinlemesine anlatıyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Özpetek&#8217;in kısa filmlerinin ana teması hayatın kabalığı ve gerçekliği karşısında gerçekleşmeyen umutlar.” “Herkesin hayatında, kalbinde veda edemediği biri vardır.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Ve işte karşınızda Ferzan Özpetek&#8217;i en çok anlatan üçlemenin kısası, 1976&#8217;dan bu yana İtalya&#8217;daki yaşamı. Köklerinizi unutmamanın öneminden, yalnızca göç etmiş olanların besleyebileceği o özel nostaljik melankoli…</p>
<p style="font-weight: 400;">“Bu kısa film aracılığıyla yönetmen, anılardan ve gerçekten sevdiğiniz birinden gerçekten ayrılmanın imkansızlığından bahsediyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Bu üç kısa film arasında bir birlik varsa o da sofra, yalnızca şenliğin değil, yaşama sevincinin ve anıların da kutlandığı yer. Her şeyden önce doğruluk ve cesaretin kutlandığı yer.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“İstanbul Üçlemesi&#8217;nde yemek hem rahatlatıcı bir unsur, hem de kendinizi olduğunuz gibi göstermek, duygularınızı paylaşmak için bir teşvik. Mutfağı Türk geleneğine ait, Özpetek&#8217;in çocukluğunun mutfağı: lakerda, fasulye, haydari, tarator ve kuru cacık gibi leziz mezeler…  Ve tabii ki kaçınılmaz sarmalar.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Ferzan Özpetek&#8217;in nostalji, hatıra ve memleketine duyulan sevgiyle dolu eseri, yönetmen için çok değerli olan temaları ele alıyor ve bunları yenilenmiş bir olgunlukla yeniden ele alıyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;">“Her zamanki gibi üç kısa filmini kendi otobiyografik deneyimlerinden parçalarla yayınlıyor. Burada anlatılan kısa öykülerin uyandırdığı duygular, izleyenlerin yüzlerinde melankolik bir gülümseme bırakıyor. Ve nihayet, gerçekte kim olduklarını anlatmaya hazır bir aile yemeği için hazırlanan sofraya oturmak için duyulan büyük bir istek uyandırıyor.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2023/10/27/ferzan-ozpetekten-istanbul-uclemesi-meze-muzik-muhabbet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaç Kişiyi Öldürdüm Düşlerimde: Joker!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2020/03/26/kac-kisiyi-oldurdum-duslerimde-joker/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2020/03/26/kac-kisiyi-oldurdum-duslerimde-joker/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[erdinc bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 12:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyon Sonrası Mülahaza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=14425</guid>

					<description><![CDATA[Senaryosunu Todd Philips ve Scott Silver&#8217;in kaleme aldığı, yönetmenlik koltuğunda Todd Philips&#8217;in oturduğu film, DC çizgi roman şirketinin en popüler karakterlerinden uyarlanmakta. Joker karakteri süper kahramanlar arasında çok farklı bir konumda yer alıyor. Son yıllarda sinemayı adeta fetheden süper kahraman endüstrisi, Marvel ve DC şirketlerini de defalarca karşı karşıya getirmekte. Marvel yarattığı sinema evreninde dizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Senaryosunu Todd Philips ve Scott Silver&#8217;in kaleme aldığı, yönetmenlik koltuğunda Todd Philips&#8217;in oturduğu film, DC çizgi roman şirketinin en popüler karakterlerinden uyarlanmakta.</p>
<p>Joker karakteri süper kahramanlar arasında çok farklı bir konumda yer alıyor. Son yıllarda sinemayı adeta fetheden süper kahraman endüstrisi, Marvel ve DC şirketlerini de defalarca karşı karşıya getirmekte. Marvel yarattığı sinema evreninde dizi tutarlılığında ilerleyerek seyircinin isteklerini karşılayabiliyor. DC ise sinema evreni yaratamasa da solo filmleri ile büyük beğeni kazanıyor. Çizgi romanlarına baktığımızda DC şirketinin karakter sayısı belkide Marvel&#8217;in onda biri. Az karakteri olmalarına karşın her karakterin öyküleri derinlemesine işleniyor ve oldukça kaliteli biçimde işlenmiş. Joker ise bunların başını çekenlerden.</p>
<p>Sinemada defalarca karşımıza çıkan Joker birçok kişi tarafından canlandırıldı. 1966&#8217;da Cesar Romero tarafından canlandırılan karakter daha sonra Tim Burton yönetimindeki Batman filminde Jack Nicholson tarafından hayat buldu. Burton&#8217;un filmi ile Nicholson kült bir profile bürünmüştü ve akıllara kazınmıştı. Aradan yaklaşık 20 yıl geçti ve Christopher Nolan&#8217;ın yönetimindeki Batman üçlemesi Joker karakterini tekrar gün yüzüne çıkardı. Ölümünden sonra Oscar kazanacak kadar iyi bir performans ile Heath Ledger kuşkusuz en beğenilen Joker oldu ve ölümü ile ölümsüzlüğe ulaşmıştı. Dolayısıyla çıtayı oldukça yükseğe koymuştu. Ardından gelecek performansın da üste bir şey koyması gerekiyordu. 2016 yılında çekilen Suicide Squad filmi de bu kanının kurbanı olmuştu. David Ayer&#8217;in stilize dokunuşu ve aceleci tavırları yüzünden Jared Leto performansı çok geri planda kalmıştı. Silinen Joker sahneleri de bu durumu pekiştirmişti. DC şirketi ise Jared Leto hakkında düşündüğü birçok projesini rafa kaldırmak zorunda kalmıştı. Joker&#8217;in anlatılmaya değer bir hikayesi vardı fakat bunun tek yolu bağımsız bir solo film çekmekti. Çünkü yaratılan evren son derece vasat bir öyküye sahipti. Bu yüzden kolları sıvayan DC bağımsız bir film yapmaya yöneldi. Başta yönetmenlik ve yapımcı koltuğunda Martin Scorsese oturacağı söyleniyordu fakat daha sonra Todd Philips&#8217;de karar kılındı. Başrol olarak da Joaquin Phoenix seçildi.</p>
<p>Phoenix şüphesiz başarılı bir oyuncu. The Master, Her, Walk the Line gibi işler başta olmak üzere bağımsız filmlerde boy gösteriyordu. Dolayısıyla oyuncu seçimi hayran kitle tarafından olumsuz bir tepki almadı.</p>
<p>Filmin konusuna gelecek olursak yönetmen Todd Philips verdiği bir röportajda &#8220;önce filmi yazdığını ardından Joker karakterini&#8221; yerleştirdiğini açıklamıştı. Dolayısıyla çizgi roman motifleri filmin yalnızca süslemesinden ibaret. Film daha çok hastalıklı olduğu düşünülen bir toplumu yeniden yaratmak için kaostan beslenen bir adamın hikayesini konu alıyor.</p>
<p>Yıllarca Batman filmlerinden bildiğimiz Gotham, toplumsal eşitsizliğin revaçta olduğu bir şehirdir. Kapitalist düzenin ve kaosun hakim olduğu şehirde sınıflar arasında uçurum bulunmaktadır. Alt kültür son derece mutsuz ve refah düzeyi düşüktür. Tabakanın üst kesimi ise kibirlidir. Arthur Fleck ise bu kaotik toplumda insanları güldürmeye çalışan bir palyaçodur ve hayali Robert De Niro tarafından canlandırılan &#8220;Murray Franklin Show&#8221; adlı stand-up programına katılmaktır. Aynı zamanda hasta olan annesine bakmaktadır. Gençler tarafından saldırıya uğraması sonucu kendisini koruma kararı alır ve iş arkadaşından silah alır. Bu silahı çocuklara gösteri yaparken cebinden düşürmesi sonucu işinden olur ve karakterimiz iyice dibe vurur. Yaşadığı toplum gibi çıkmaza giren Fleck, günün birinde 3 adet genci öldürür ancak öldürdüğü gençler, şehrin önde gelen aile şirketi Wayne Holding&#8217;in çalışanlarıdır. Toplumda kıvılcım etkisi yaratan bu durum, Fleck&#8217;in maskesi ile birlikte adeta bir akıma dönüşür ve isyan başlar.</p>
<p>Gustave Le Bon&#8217;un da dediği gibi &#8220;kitle şuursuzdur&#8221;. Dolayısıyla bir sembolün peşinden radikal bir şekilde ilerlemesi kolaydır. Devlet kurumuna karşı tek direnişleri anarşi ve kaostan geçer. İlkel silahlarla şiddete başvurmaları tek dayanaklarıdır. Palyaço maskesi ise elbette çok manidar&#8230;</p>
<p>Joaquin Phoenix film için oldukça kilo vermiş elbette. Ancak akademi ödülünü kazanmasında bu sadece görsellik. Mimikleri ve anlık duygu değişimlerinin yanı sıra doğaçlama olduğu açıklanan performansları oldukça başarılı. Kuşkusuz dans sahnesi en akılda kalıcı olanıydı&#8230;</p>
<p>Müzikleri ise daha önce Reha Erdem ile de çalışmış olan, İzlandalı Hildur Guðnadóttir bestelemiş. Psiklojik türde ilerleyen film için gerilim dozu yüksek şarkılar bestelemiş. Keman sesi genelde bu temada çok kullanılmakta. Joseph Bishara&#8217;nın <em>Ruhlar Bölgesi</em> ya da Clint Mansell&#8217;in <em>Bir Rüya İçin Ağıt </em>bu türün çeşitli örneklerinden. Guðnadóttir de bu detayı iyi değerlendirerek Oscar&#8217;ı hak etti demek zor değil.</p>
<p>New York Times ya da Wall Street Journal gibi mecralarda filmin şiddet meşrulaştırması mesajı taşıdığını veya faşist tutumla ilgi çekici bir içeriğe sahip olmaması gibi olumsuz yorumlar da yapıldı. Zira filmin vizyona girmeden önce Venedik&#8217;ten ödül ile dönmesi filmi gündeme oturtmuştu. Variety, Guardian, Empire gibi daha prestijli mecralar ise gerçek hayata uyarlanan çizgi romanın başarılı bir iş olduğunu söylemekte.</p>
<p>Elbette dört dörtlük film yoktur fakat Joker&#8217;in altı doldurulmamış bir film olduğunu söylemek oldukça acımasız bir yorum olur. Referanslarından yola çıktığımızda filmin kalitesini tekrar anlayabiliyoruz. <em>King of Comedy, V for Vendetta, Requem For a Dream, Taxi Driver, Modern Times </em>gibi filmler başta olmak üzere birçok yapıma selam duran film dönem filmi olmasından dolayı Gotham kenti profilini de bu detaylarla süsleyebiliyor.</p>
<p>Hangover üçlemesinden bildiğimiz Todd Philips, seyirciye düz bir kurgu sunmuyor. Türk sinemasında Ümit Ünal&#8217;ın <em>Nar </em>filmi de belki bir örnek sayılabilir. Yaşananların birer hayal mi yoksa gerçek mi olduğu sorusunun cevabını seyirciye bırakıyor. &#8220;Son şakasını yapan&#8221; Joker, paradoks bir halde final veriyor.</p>
<p>DC, solo filmleri ile göz kamaştırmaya devam ediyor fakat bu filmi ile oldukça farklı bir prestij kazandı. Çizgi romanlarda unutulup gidilen bu denli anti kahramanların realist bir pencerede sunulması temennisiyle.</p>
<p>Film Box Office Türkiye verilerine göre ülkemizde yaklaşık 1.8 milyon kişi tarafından izlenerek 36.9 milyon lira civarı gelir elde etmiş. Boxofficemojo.com verilerine göre ise 1.07 milyar dolar hasılat elde etmiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2020/03/26/kac-kisiyi-oldurdum-duslerimde-joker/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Başarımı Ailemin Öğütlerine Borçluyum”</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/08/04/basarimi-ailemin-ogutlerine-borcluyum/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/08/04/basarimi-ailemin-ogutlerine-borcluyum/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 09:51:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12802</guid>

					<description><![CDATA[Wovie, RetroPro ve DMC&#38;NETD’nin yapımı üstlendiği, bir grup arkadaşın masal kahramanlarını kurtarmak için girdikleri macerayı konu alan ‘Masal Şatosu: Sihirli Davet’ filmi, büyük- küçük herkesi 30 Ağustos’ta sinemaya davet ediyor. İki Youtuber Ecrin Su Çoban ve Berk Coşkun’un başrollerini üstlendiği, Aleyna Tilki’nin kardeşi Ayça Tilki, Ayşegül Çınar, Selahattin Bel, Merve Yüksel, Berkan Hamedi, Nila Fırat, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Wovie, RetroPro ve DMC&amp;NETD’nin yapımı üstlendiği, bir grup arkadaşın masal kahramanlarını kurtarmak için girdikleri macerayı konu alan ‘Masal Şatosu: Sihirli Davet’ filmi, büyük- küçük herkesi 30 Ağustos’ta sinemaya davet ediyor. İki Youtuber Ecrin Su Çoban ve Berk Coşkun’un başrollerini üstlendiği, Aleyna Tilki’nin kardeşi Ayça Tilki, Ayşegül Çınar, Selahattin Bel, Merve Yüksel, Berkan Hamedi, Nila Fırat, Candeniz Gökçer, Elif Ebru Kıldıroğlu, Kuzey Köker, Rıdvan Çelik gibi isimlerin rol aldığı filmin senaryosunu Başak Gülsoy kaleme aldı. Serenay Sarıkaya’nın başrolünü üstlendiği ‘Alice Müzikali’yle dikkatleri üzerine çeken, ‘Masal Şatosu’ filminde de ‘Neşe’ karakterini başarıyla canlandıran Ecrin Su Çoban’la ‘CineDergi’ için bir araya geldik. ‘O Ses Çocuklar’ yarışmasından sonra yıldızı parlayan, geleceğin starı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ‘altın çocuk’ Ecrin, aynı zamanda okulunda da çok başarılı. Şarkı söylemeyi ve oyunculuğu çok sevdiğini belirten akıllı, sempatik ve güzeller güzeli küçük Ecrin “ Babamın öğütlerini dinliyorum. Başarımı aileme borçluyum. Onlarla geçirdiğim vakit çok önemli” diyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>Ecrin, seni biraz tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p>12 yaşındayım. 8. sınıfa geçtim. Müzik ve oyunculukla ilgileniyorum. Alice Müzikali’nde oynadım şu an sezon finalinde. Eylül’de tekrar başlayacak. Son olarak fantastik- çocuk filmi ‘Masal Şatosu Sihirli Davet’te Berk Ağabey’le (Coşkun) başrol oynadım. 30 Ağustos’ta vizyonda olacak. Herkesi beklerim. (Gülüyor) Oyunculuk ve şarkı söylemeyi çok seviyorum. Kendi halinde takılan, hırslı olmayan, çalışarak bir yerlere gelmeye çaba gösteren biriyim. Çok klişe olacak ama bu şekilde…(Gülüyor)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12803 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-1024x519.jpg" alt="" width="674" height="342" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-1024x519.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-300x152.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-768x389.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-696x353.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-1068x541.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu-829x420.jpg 829w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/masal-satosu.jpg 1224w" sizes="auto, (max-width: 674px) 100vw, 674px" /></p>
<p><strong>BENİ İLK KEŞFEDEN ANNEANNEM OLMUŞ</strong></p>
<p><strong>Müziğe merakın nasıl başladı?</strong></p>
<p>Küçükken kafamdan İngilizce şarkılar uydurup söylüyormuşum. Bebek dili gibi bir şey. Beni ilk keşfeden anneannem olmuş. (Gülüyor) Konuşmayı bilmiyormuşum ama şarkı söylüyormuşum. Konuşmaya başladıktan sonra da hep İngilizce şarkı söylermişim.</p>
<p><strong>Müzik üzerine eğitim alıyor musun?</strong></p>
<p>3 yıldır keman ve piyano çalıyorum. Kocaeli’nde devlet okulunda daha doğrusu bilim sanat merkezinde eğitim alıyorum. Konservatuvara benzeyen bir yer. Solfej, keman ve piyano eğitimi görüyorum. Doğan Holding’e bağlı netd ile çalışıyorum. Sinan Akçil, Ziynet Sali gibi ünlü isimlerle birlikte şarkı söyledim. Aynı zamanda Youtuber olduğum için 700 binden fazla takipçim var. Oradan da zaman zaman şarkılarımı paylaşıyorum. Gayet de seviliyor. Ben de sevilmesini seviyorum.</p>
<p><strong>Oyunculuk peki…</strong></p>
<p>Aslında en başta hep müzik müzik diye odaklanmıştım. Bir kaç yıl önce oyuncu olmak fikrine sıcak baktım. Gittikçe daha isteğim arttı ve ikisini de bir anda yapmak istedim. İlk önce YouTube kanalımda reklam ve sponsor çekimleri yaptım. Sonunda bir filmde başrol oynamaya kadar geldi. ‘Masal Şatosu’ filmi için teklif geldiğinde şoke oldum. ‘Masal Şatosu Sihirli Davet’ ilk sinema filmim olduğu için çok heyecanlıyım.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-12804 alignleft" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-768x768.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-1024x1024.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-696x696.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-1068x1068.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN-420x420.jpg 420w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/NİL-ECRİN.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>NEŞE’YLE BİRBİRİMİZE BENZİYORUZ</strong></p>
<p><strong>‘Masal Şatosu Sihirli Davet’ filmindeki rolün nedir?</strong></p>
<p>Masal Şatosu’nda  Neşe’yi canlandırıyorum. Neşe’yle biz birbirimize çok benziyoruz. Çalışkan maceracı biraz böyle sorgulayıcı, merak eden bir tip. Yani tam benim tipim. Mert Coşkun ağabeyimi canlandırıyor. Onu da çok seviyorum. Kendime de benzetiyorum ikimiz de sarışın olduğumuz için.</p>
<p><strong>İLK GÜN BACAKLARIM TİTREMİŞTİ</strong></p>
<p><strong>Alice Müzikali’nde ki rolünden bahseder misin?</strong></p>
<p>Serenay Sarıkaya’nın çocukluğunu canlandırıyorum. Yani küçük Alice’im. Bu rolümden dolayı çok gurur duyuyorum. İlk sahneye çıktığımda bacaklarım çok titredi ne yalan söyleyeyim. Çünkü daha önce hiçbir müzikalde oynamamıştım. 2200 kişilik seyircisi olan bir sahnede olmaktan dolayı çok heyecanlandım. Ama sonra alıştım.</p>
<p><strong>SERENAY ABLA BENİM İDOLÜM</strong></p>
<p><strong>Serenay Sarıkaya’yı beğeniyor musun?</strong></p>
<p>Çok beğeniyor ve seviyorum. Türkiye’nin en iyi başarılı oyuncularından biri Serenay Sarıkaya. Çok mütevazıdir. Çok çalışkandır. Birini idol olarak alacak olursam kesinlikle bu Serenay Abla olur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12805 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-768x1024.jpg" alt="" width="666" height="888" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-768x1024.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-225x300.jpg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-696x928.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-1068x1424.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2-315x420.jpg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 666px) 100vw, 666px" /></p>
<p><strong>Serenay Abla’nla aranız nasıl?</strong></p>
<p>Çok iyi. Her gösteri zamanında yanıma gelir beni sorar. Konuşuruz. Hiçbir zaman çekinmem ondan. Bana çok samimi davranıyor her zaman. O yüzden de onu çok seviyorum. Aslında Enis Abi (Arıkan), Ezgi Abla (Mola), Merve Abla, İbrahim Abi hepsi çok iyi insanlar.</p>
<p><strong>Bu kadar ünlü olunca arkadaşlarınla ilişkilerinde değişiklik oldu mu?</strong></p>
<p>Arkadaşlarım bazen bana kızıyor. Randevulaşıyoruz her şey hazır çok acil bir işimiz çıkabiliyor, prova ya da bir reklam oluyor. Çok mahcup bir şekilde arkadaşlarımdan özür diliyorum. Anlayışla karşılıyorlar. Okulda bazen dalga geçenler, kötü davrananlar oluyor. Benim bir üst sınıfımdakiler özellikle çok dalga geçiyorlardı.</p>
<p><strong>Neden?</strong></p>
<p>Bilmiyorum bana garezleri var galiba. Benim yaptığım şarkıları gülerek söylüyorlar. Benim boyum yaşıma göre küçük, onunla dalga geçiyorlar. Eskiden hep ağlıyordum anneme anlatıyordum. Öğretmenlerime de söylemedim hiç. Hep içime attım. Sonra duymamazlığa geldim, hiç cevap vermedim onlar da bir süre sonra yaptığım başarıları ciddiye almaya başladılar. Benimle dalga geçenler özellikle Alice Müzikali’nden sonra benimle fotoğraf çektirmek istediler. Kendimle gurur duyuyorum iyi ki karşılık vermemişim diyorum.</p>
<p><strong>Oyunculuk için eğitim alıyor musun?</strong></p>
<p>Hayır almıyorum. Dediğim gibi en önemli eğitim kendine verdiğin eğitimdir. Zaman da bulamadım, her şey çok hızlı ilerledi. Birkaç yıl önce tiyatro kurslarına gittim fakat yaşımdan dolayı almadılar. O gün doğum günümdü. Çok ağlamıştım. Sonra karar verdim. “Ben eğitim almayacağım kendi başıma başaracağım” dedim.</p>
<p><strong>Kafana koyduğun yapan birisin galiba…</strong></p>
<p>Evet ama hırslı ve fesat değilim. Kendi halimde takılıyorum.</p>
<p><strong>Kardeşlerin var mı?</strong></p>
<p>İki tane kardeşim var. Defne 3 yaşında, Hüseyin de 9 yaşında. Defne çok yaramaz eşyalarımı kırıyor, bağırıyor, çağırıyor. Beni çok sevdiğini düşünüyorum. Yeni konuşmaya başladı birlikte bebeklerle oynuyoruz. Onlarla geçirdiğim zamanlar benim için en önemli zamanlar. Hüseyin, benden küçük olmasına rağmen beni kolluyor. Tipik abi gibi aslında. İki kardeşimle de çok güzel anlaşıyoruz.</p>
<p><strong>Annen ve babanla ilişkilerin nasıl?</strong></p>
<p>Beni sonuna kadar destekliyor. Onları çok seviyorum. En sevdiğim özellikleri bu. Babamın öğütleri benim için her zaman önemlidir. “Kimin ne düşündüğü önemli değil, sen ne istiyorsan yap” diyor. “Eleştirileri dikkate al. Hiçbir zaman hiç kimsenin kalbini kırma. İnsanlara kötü davranma” diyor.  Ben de dinliyorum. Onların öğütleriyle buralardayım.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12806 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-1024x768.jpg" alt="" width="667" height="500" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-1024x768.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-300x225.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-768x576.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-80x60.jpg 80w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-265x198.jpg 265w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-696x522.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-1068x801.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4-560x420.jpg 560w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/ecrin4.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 667px) 100vw, 667px" /></p>
<p><strong>BESLENMEME ÇOK DİKKAT EDİYORUM</strong></p>
<p><strong>Yaşın küçük olmasına rağmen çok yoğun bir tempo içerisindesin. Sağlığını nasıl koruyorsun? Derslerine nasıl vakit bulabiliyorsun?</strong></p>
<p>Enerjime çok dikkat ediyorum. Kuliste bekleme arasını bile hiç boş geçirmiyorum, derslerime çalışıyorum. Kocaeli’nde de oturduğumuz için İstanbul’a gelene kadar yolda muhakkak uyurum. Yediklerime çok dikkat ederim. Meyve çok yiyorum. Mesela narı kaşık kaşık yerim. Arkadaşlarım mesela mayıs ayında dondurma yiyor, ben sesimi korumak için yiyemiyorum. Çok dikkat ediyorum. Çünkü şarkı söylemeyi de oyunculuğu da çok seviyorum.</p>
<p><strong>KENDİ MARKAMI YARATACAĞIM</strong></p>
<p><strong>Gelecekle ilgili planların var mı? Neler yapmak istiyorsun?</strong></p>
<p>Masal Şatosu’nun çekimleri bitti. Şimdi bir şarkı çıkarmayı düşünüyorum. Kıyafetlerimi kendim tasarlarım. Liseye geçtiğimde kendi markamı kurmayı planlıyorum. Bu sene derslerime daha çok ağırlık vereceğim.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/08/04/basarimi-ailemin-ogutlerine-borcluyum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
