<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İşte o an: Ali Ulvi Uyanık &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/category/kose/iste-o-an-ali-ulvi-uyanik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Apr 2018 19:40:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hombre</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/10/29/hombre/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/10/29/hombre/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 19:38:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=4259</guid>

					<description><![CDATA[Hombre / 1967 / Yönetmen: Martin Ritt ALİ ULVİ UYANIK “Dostluk kurulabilecek tek Kızılderili ölü Kızılderili’dir” demiş General Sheridan. Amerikan hükümetinin tutumu bu sözü destekler; tüm bir halk yok edilmiştir! Apacheler tarafından yetiştirilen John Russell da, bir posta arabasıyla yaptığı yolculukta fanatikliğin hedefi olacak; ancak kanun kaçaklarının saldırısından sonra da çölde ölüme terk edilen yolcuların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hombre / 1967 / Yönetmen: Martin Ritt</p>
<p>ALİ ULVİ UYANIK</p>
<p>“Dostluk kurulabilecek tek Kızılderili ölü Kızılderili’dir” demiş General Sheridan. Amerikan hükümetinin tutumu bu sözü destekler; tüm bir halk yok edilmiştir! Apacheler tarafından yetiştirilen John Russell da, bir posta arabasıyla yaptığı yolculukta fanatikliğin hedefi olacak; ancak kanun kaçaklarının saldırısından sonra da çölde ölüme terk edilen yolcuların umudu haline gelecektir.</p>
<p>McCarthy ‘cadı avı’ listesinde olan Martin Ritt, ırkçılığa karşı duruşunu bu ‘western’de de ortaya koyup, Paul Newman’ın canlandırdığı çizgi dışı kişiliği bir çatışmanın ortasında derinlemesine inceler. Dondurduğumuz kare, hikâyenin başlangıcında, barda Apache dostlarını aşağılayan kanun kaçağına John’un haddini bildirdiği andır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/10/29/hombre/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mackenna’s Gold</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/09/29/mackennas-gold/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/09/29/mackennas-gold/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 11:21:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=4172</guid>

					<description><![CDATA[Mackenna’s Gold / 1969 / Yönetmen: J. Lee Thompson Lee J.Cobb, Raymond Massey, Burgess Meredith, Anthony Quayle, Edward G.Robinson, Eli Wallach ve Telly Savalas gibi sinemanın en güçlü erkek karakter oyuncularını bir araya getiren ‘rüya kadro’nun, başroldeki Gregory Peck ve Omar Sharif’e eşlik ettiği, gösterişli “western’. Efsanevi ‘altın kanyon’u bulmak için Şerif MacKenna’yı rehin alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mackenna’s Gold / 1969 / Yönetmen: J. Lee Thompson</strong></p>
<p><strong>Lee J.Cobb, Raymond Massey, Burgess Meredith, Anthony Quayle, Edward G.Robinson, Eli Wallach ve Telly Savalas gibi sinemanın en güçlü erkek karakter oyuncularını bir araya getiren ‘rüya kadro’nun, başroldeki Gregory Peck ve Omar Sharif’e eşlik ettiği, gösterişli “western’. Efsanevi ‘altın kanyon’u bulmak için Şerif MacKenna’yı rehin alan bir grup haydudun, türün klasikleşmiş unsurlarının ve trüklerinin kullanıldığı, dinamik yol hikâyesi… Super Panavision 70 görüntülerin, dev ekranda tam bir zevk verdiği açık hava serüveni!                                                   </strong></p>
<p><strong>Adını ‘büyük yapımlarla’ sağlamlaştıran ve “The Guns of Navarone”(1961) ile dalında Oscar adayı olan İngiliz yönetmen Thompson’ın, çete lideri Colorado rolüne ironi katan Sharif ve ‘klâs’ oyunculuğundan taviz vermeyen Peck ikilisiyle ‘zıt kutuplar çekiciliği’ yarattığı filmden dondurduğumuz kareye gelince… Bu anda, müthiş zorlu ve ölümcül bir yolculuk sonrası buldukları ‘altın kanyon’da kaçmaya çalışan MacKenna ile genç kadın rehinenin peşinden yüksek ve dik kanyon yamacına tırmanan Colorado’nun inadı yansımaktadır! </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/09/29/mackennas-gold/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Frenzy</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/08/29/frenzy/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/08/29/frenzy/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2011 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=4070</guid>

					<description><![CDATA[Frenzy / 1972 / Yönetmen: Alfred Hitchcock Ali ulvi uyanık Karındeşen Jack’ten bu yana, bir seri katilin en ‘yakıştığı’ kent Londra’dır. Büyük Hitchcock, anavatanında çektiği sondan bir önceki filminde, kravatla kadınları boğan(bakınız: dondurduğumuz kare) ve sadece seyircinin tanıdığı ‘kızıl saçlı’ katilin peşindeki emniyetin yanlış adamı tutuklaması ile sinirleri yay gibi gerer… Gerer germesine de, polis [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Frenzy / 1972 / Yönetmen: Alfred Hitchcock</strong></p>
<p><strong>Ali ulvi uyanık</strong></p>
<p><strong>Karındeşen Jack’ten bu yana, bir seri katilin en ‘yakıştığı’ kent Londra’dır. Büyük Hitchcock, anavatanında çektiği sondan bir önceki filminde, kravatla kadınları boğan(bakınız: dondurduğumuz kare) ve sadece seyircinin tanıdığı ‘kızıl saçlı’ katilin peşindeki emniyetin yanlış adamı tutuklaması ile sinirleri yay gibi gerer… Gerer germesine de, polis şefinin kötü bir aşçı olan karısıyla yaptığı cinayete ilişkin konuşmaları içeren sahnelere de enfes bir mizah yükleyerek dengeyi kurar. Uyarlama senaryo, ünlü oyun yazarı –senarist Anthony Shaffer’a aittir ve yağ gibi akar. Kadın çıplaklığı içeren iki sahnede dublörler kullanan usta, filmin fragmanında da Thames Nehri üzerinde uzanarak tanıtım yapmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/08/29/frenzy/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Fog</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/the-fog/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/the-fog/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 08:20:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3984</guid>

					<description><![CDATA[The Fog / 1980 / Yönetmen: John Carpenter Ali Ulvi Uyanık John Carpenter’ı en iyi anlatan film: Duraksamayan öykü akışı… Son kareye kadar yakamızı bırakmayan korku-gizem-şüphe&#8230; İçine kolaylıkla çekiliverdiğimiz atmosfer… Saniyelerle yarışan heyecan… Özellikle, yaklaşık son yirmi dakikaya damgasını vuran, yine Carpenter imzalı elektronik müzik…2.35:1 görüntü oranı… PANAVISION! Korku türünün klâs örneklerinden “The Fog”, Kuzey [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>The Fog / 1980 / Yönetmen: John Carpenter</strong></p>
<p><strong>Ali Ulvi Uyanık</strong></p>
<p><strong>John Carpenter’ı en iyi anlatan film: Duraksamayan öykü akışı… Son kareye kadar yakamızı bırakmayan korku-gizem-şüphe&#8230; İçine kolaylıkla çekiliverdiğimiz atmosfer… Saniyelerle yarışan heyecan… Özellikle, yaklaşık son yirmi dakikaya damgasını vuran, yine Carpenter imzalı elektronik müzik…2.35:1 görüntü oranı… PANAVISION! </strong></p>
<p><strong>Korku türünün klâs örneklerinden “The Fog”, Kuzey California’daki Antonio Körfezi’nde kurulu balıkçı kasabasının 100. yaş gününde geçer. Bir asır önce uğradıkları haksızlık ve gaspın intikamı için altı canla birlikte altınlarını almaya, sisle birlikte çıkagelen cüzzamlı hayaletler, kasaba halkının kâbusu olacaklardır. Dondurduğumuz kare, yıldönümünün bir önceki gecesi ilk kez denizde ortaya çıkıp üç balıkçının canını alan hayaletlerin ilk icraatıdır!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/the-fog/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filminözü Temmuz 2011</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/filminozu-temmuz-2011/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/filminozu-temmuz-2011/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 07:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3932</guid>

					<description><![CDATA[Felekten Bir Gece Daha – The Hangover Part II / Yönetmen: Todd Phillips “The Hangover”deki arsız güldürüyü, Hollywood’un ‘ahlakı ve aileyi’ koruyucu betonuna darbeler vurduğu, ‘erkekliği’ yıprattığı için seviyorum! Karmakarışık bir otel odasında, perişan, fiziksel değişimlere uğramış, iğrenç biçimlerde uyanıp yaşadıklarını anımsamaya, başlarındaki büyük sorunu çözmeye çalışan üç arkadaş bu kez Bangkok ‘ta! Tehlike, seks, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Felekten Bir Gece Daha – The Hangover Part II / Yönetmen: Todd Phillips</strong></p>
<p>“The Hangover”deki arsız güldürüyü, Hollywood’un ‘ahlakı ve aileyi’ koruyucu betonuna darbeler vurduğu, ‘erkekliği’ yıprattığı için seviyorum! Karmakarışık bir otel odasında, perişan, fiziksel değişimlere uğramış, iğrenç biçimlerde uyanıp yaşadıklarını anımsamaya, başlarındaki büyük sorunu çözmeye çalışan üç arkadaş bu kez Bangkok ‘ta! Tehlike, seks, her tür pislik ve ‘dağıtmanın kentinde’, yanlarındaki emanet gençle birlikte çılgınlıkta dibe vuruyorlar. Filmin hareketi, eğlencesi, edepsizliği mebzul miktarda… Şahsen hoşuma giden, işte o kalın çizgili sınırların delik deşik edilmesiydi. Mesela, evlenmesi için gelin tarafının beklediği diş hekimi Stu, bir trans kadın tarafından o ‘çok ayıp’ seksle tanıştırılmıştı bile… Hem de sonuna kadar!</p>
<p><strong>Ömrümüzden Bir Sene – Another Year / Yönetmen: Mike Leigh</strong></p>
<p>Orta ve orta-üst sınıftan karakterleri aracılığıyla tensel ve/veya tinsel temas açlığı çeken insanları hüzün yüklü bir mizahla anlatan zeki İngiliz Mike Leigh, olgunluğunun doruğunda! Film, dört mevsim boyunca, Tom, Gerri ve avukat oğulları Joe’dan oluşan mutlu ailenin içine sızmaya çalışırken, sürekli alkol alıp çok konuşan, yalnız, mutsuz Mary’in ‘terbiye edilmesi’ üzerine kurulu. Leigh, ailenin çevresindeki diğer dost ve akrabalar gibi, geçtiğimiz ve şimdiki çağın özellikle batılı bireyleri getirip bıraktığı koyu mutsuzluk noktasında, Mary’nin, özendiği ailenin koruma duvarlarına çarparak kendi sınırına çekilmesini, yürekleri müthiş burarak, kimseleri yargılamadan(çünkü bazı mutsuzluklar kalıcıdır) fakat isabetli tespitlerle öykülüyor. Ve doyurucu performanslarla her bir karakterin hakkı verilse de, özellikle birinin oyunculuk dersi öne çıkıyor: Mary rolünde Lesley Manville! Her oyuncu ve adayı başucuna koyup defalarca seyretmeli!</p>
<p><strong>Geceler Bizim – Wir sind die Nacht / Yönetmen: Dennis Gansel</strong></p>
<p>Tüm vampir erkeklerin yok olduğu (dişilerince yok edildiği) günümüzde, popülasyon yüz civarında vampir kadından ibaret… Ve bunlardan üçü de, geceleri lüks bir yaşam sürdükleri Berlin’de avlanmaktadır! Hikâyenin özü, biri uçuk kaçık, diğeri geçen yüzyıl başlarındaki anılarına takıntılı şekilde üzgün olan ikisinin lideri olan sarışının sonsuz aşk arayışında saklıdır. Ancak, dönüştürülmek üzere bulduğu yitik ve hırçın genç kız, bu ekibin sonunu hazırlayacaktır… Sert müzikler, cafcaflı stil, klasik vampir janrına uygunluk, utangaç bir cinsellik, filmi, benzer Hollywood yapımlarına yaklaştırmış. Farklı olan tek şey, Avrupa’da olmanız!</p>
<p><strong>Kadının Fendi – Made in Dagenham / Yönetmen: Nigel Cole</strong></p>
<p>1968’de, Ford’un İngiltere- Dagenham’daki fabrikasında, vasıfsız işçi statüsünden kurtulmak için greve gidip daha sonra erkeklerle eşit ücret talep eden ve ilerleyen haftalarda da cinsiyet eşitliği için tüm bir anlayışa karşı direnişe geçen 187 kadının gerçek öyküsü, seyreden herkesin kulağına küpe oluyor: Hak verilmez, alınır! Ve kapitalistlerin sömürüsünü en aza indirmek için de dayanışma şarttır! Ford’un grevi sonlandırmak için yolladığı yetkilinin, İşçi Partisi’nden ‘dişli’ kadın Bakan Barbara Castle’ı üstü kapalı tehdit etme gibi cüretkârlıklara karşı da, aynen Castle gibi geri adım atmadan zekâsını kullanan ve riske giren politikacılara ihtiyaç vardır! Meseleyi püf noktalarından yakalayan ve keyifle izlenen filmin özü de budur!</p>
<p><strong>Özgürlük Yolu – The Way Back / Yönetmen: Peter Weir</strong></p>
<p>Dördü yönetmen dalında olmak üzere 6 kez Oscar adayı olup heykelciği alamayan, Türkiye seyircisinin “Gallipoli” (1981) ile tanıdığı ve “The Truman Show”, “Dead Poets Society &#8211; Ölü Ozanlar Derneği” gibi herkesin belleğine kazınmış yapıtlarıyla saygın bir yer edinen Avustralyalı Peter Weir’in 2003’ten bu yana çektiği ilk film! O tarihte, görüntü yönetmeni Russell Boyd’a ve ses kurgusu dalında Richard King’e birer Oscar kazandıran “Master and Commander: The Far Side of the World”le ziyaret etmişti sinemaları. Şimdi, 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcında, rejim karşıtı / halk düşmanı oldukları iddiasıyla sürgüne gönderilmiş bir grup mahkûmun Sibirya’daki bir çalışma kampından (gulag) kaçarak, tamamıyla yaya, en zor ve her türlü doğa koşulları içinde hayatta kalmaya çalışıp, 4.000 mil kat ettikten sonra dördünün Hindistan’a ulaşmasını öykülemiş. ‘Özgür ölmek için’ yaşama şaşırtıcı biçimde tutunan insanoğluna dair hikâyelerden biri ve klasik serüven sinemasının hazzını yaşamak isteyenler için, yine Boyd’un Panavision görüntüleri ‘nefes kesici’! Zaten yapım ortaklarından biri, National Geographic Films. Makyaj dalında Oscar adayı olduğunu da not düşelim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/07/29/filminozu-temmuz-2011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Corruption</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/06/28/corruption/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/06/28/corruption/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 14:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3891</guid>

					<description><![CDATA[Corruption / 1968 / Yönetmen: Robert Hartford – Davis Ali Ulvi Uyanık İngiltere Sineması’nın, özellikle korku türünde yetiştirdiği en büyük aktörlerden Peter Cushing’in canlandırdığı Sir John Rowan, dondurduğumuz karedeki kadına, hareket halindeki trenin kompartımanında cerrahların kullandığı bıçakla neden saldırıyor olabilir? Çünkü onu öldürüp kafasını kesecek ve yanında götürecek! Kendisi ünlü bir cerrah ve güzelliği – [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Corruption / 1968 / Yönetmen: Robert Hartford – Davis</strong></p>
<p><strong>Ali Ulvi Uyanık</strong></p>
<p><strong>İngiltere Sineması’nın, özellikle korku türünde yetiştirdiği en büyük aktörlerden Peter Cushing’in canlandırdığı Sir John Rowan, dondurduğumuz karedeki kadına, hareket halindeki trenin kompartımanında cerrahların kullandığı bıçakla neden saldırıyor olabilir? Çünkü onu öldürüp kafasını kesecek ve yanında götürecek! Kendisi ünlü bir cerrah ve güzelliği – dişiliğiyle aklını başından alan nişanlısının yüzünün bir tarafı kaza sonucu yandığı için ‘taze doku nakli’yle eski pürüzsüz haline getirilmesi gerek. Bir önceki cinayetinde öldürdüğü genç fahişenin dokularını kullandı ve ameliyat başarılı oldu. Ancak ‘bozulma’ yeniden başladığı için yeni bir kurban gerekli. İşte bu zavallı genç kadın!</strong></p>
<p><strong>Çekildiği döneme göre çok cesur bir korku! İngiltere dışındaki bazı ülkelerde, yarı çıplak fahişeyi öldürüp kafasını gövdesinden ayırdığı sahne kesilerek gösterildi. Türkiye’de sansürsüz versiyon vizyona girdi ve sansasyon yaratarak hasılat rekoru kırdı… Cinayet sahnelerindeki dehşetin etkisini, aynı zamanda yapımcı olan görüntü yönetmeni Peter Newbrook’un kullandığı ‘balıkgözü’ lens arttırıyordu. Uğruna cinayetler işlenen kadını da, gerçekten de o yılların heykel kadar güzel oyuncusu Sue Llyod oynamıştı.</strong></p>
<p><strong><em>Not: “Corruption”la beni yıllar sonra yeniden buluşturan Murat Tolga Şen’e teşekkürlerimle.</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/06/28/corruption/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suspiria</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/05/28/suspiria/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/05/28/suspiria/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 06:59:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3789</guid>

					<description><![CDATA[Suspiria / 1977 / Yönetmen: Dario Argento Ali ulvi uyanık Dario Argento, sinemanın en ünlü gotik korkularından biri ve “Üç Anne” üçlemesinin(diğerleri : “Inferno” ve “La Terza Madre”) ilki olan “Suspiria”nın senaryosunu, ortağı – sevgilisi (Asia Argento’nun da annesi ) Daria Nicolodi ile yazdı… Etkilendikleri metinler arasında Thomas De Quincey’nin “Suspiria de Profundis&#8221; adlı kitabı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suspiria / 1977 / Yönetmen: Dario Argento</strong></p>
<p><strong>Ali ulvi uyanık</strong></p>
<p><strong>Dario Argento, sinemanın en ünlü gotik korkularından biri ve “Üç Anne” üçlemesinin(diğerleri : “Inferno” ve “La Terza Madre”) ilki olan “Suspiria”nın senaryosunu, ortağı – sevgilisi (Asia Argento’nun da annesi ) Daria Nicolodi ile yazdı… Etkilendikleri metinler arasında Thomas De Quincey’nin “</strong><strong>Suspiria de Profundis&#8221; adlı kitabı, hatta</strong><strong> Grimm Kardeşler ve Hans Christian Andersen masalları bulunmaktaydı. Almanya’nın ünlü bale okuluna yatılı öğrenci olarak gelen Amerikalı genç kız, birkaç tuhaf cinayetin izini sürdüğünde korkunç, hem de çok korkunç sırrı keşfediyordu: Okul, kökleri Karadeniz’e uzanan Üç Kızkardeş’den biri, iğrenç görünümlü cadı Helena Markos ve emrindekiler tarafından yönetiliyordu!</strong></p>
<p><strong>Tamamıyla Argento’ya özgü keskinlikte kırmızı, sarı ve mavi renklerle, bir bale okulundan çok büyücülük merkezi gibi duran dekorlar, sürekli gözetlendiğiniz duygusu ve kanın fütursuzca kullanımı&#8230; Seyircinin kalp ritmini bozan müzik (Goblin gurubu ve Argento ortak çalışması)… O dik / asil yürüyüşü ile ‘muhteşem’ müdirede Joan Bennett ve otoriter yönetici / bale hocasını ‘kendine özgü’ kılan Alida Valli… Bunlar, ”Suspiria”yı türü içinde başucu filmi yapmak için sadece birkaç neden! Dondurduğumuz kare, fırtınalı gecede okuldan kaçıp arkadaşının evine sığınan kızın önce bıçaklanıp sonra cam tavanı kıracak şekilde sallandırıldığı sahneden! Kırılan camlar yerdeki arkadaşını da feci biçimde öldürmüştür! </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/05/28/suspiria/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OLIVER!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/04/27/oliver/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/04/27/oliver/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 19:30:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3715</guid>

					<description><![CDATA[OLIVER! / 1968 / Carol Reed  Ali ulvi uyanık Sinemanın en iyi müzikallerinden “Oliver!”, Charles Dickens’ın 1838’de yayımlanan ikinci romanı “Oliver Twist”in serbest bir uyarlaması. Sosyal içerikli romanların ilk örneklerinden olan ve çocukların ağır çalışma koşulları altında çalıştırılmaları ya da suça teşvik edilmelerine dikkat çeken öyküde, yetim Oliver’ın başına gelenler anlatılır. Dondurduğumuz kare, en içten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OLIVER! / 1968 / Carol Reed</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Ali ulvi uyanık</strong></p>
<p><strong>Sinemanın en iyi müzikallerinden “Oliver!”, Charles Dickens’ın 1838’de yayımlanan ikinci romanı “Oliver Twist”in serbest bir uyarlaması. Sosyal içerikli romanların ilk örneklerinden olan ve çocukların ağır çalışma koşulları altında çalıştırılmaları ya da suça teşvik edilmelerine dikkat çeken öyküde, yetim Oliver’ın başına gelenler anlatılır. Dondurduğumuz kare, en içten halleriyle şarkı söyleyen çocukların doğru dürüst bir kap yemeğe hasret kaldığı yetimhanenin, sefalet içindeki ağır atmosferini yansıtmaktadır. İşte bu yetimhaneden bir cenaze levazımatçısının yanına çırak olarak verilen ve oradan da kaçarak, kendini Londra’da, müzikalin ‘yıldız’ karakteri Fagin’in yönettiği çocuk hırsızlar çetesinin içinde bulan Oliver, kötülüğün, iyiliğin, adaletin gerçek anlamlarıyla tanışır.</strong></p>
<p><strong>O yılların hızla parlayan çocuk oyuncusu, 10 yaşındaki Mark Lester’ı tüm dünyaya tanıtan müzikal, Kanadalı koreograf Onna White’a (1922-2005), filmdeki üstün çalışmalarından dolayı, Oscar Töreni’nde bir Onur Ödülü verilmesine vesile oldu. İngiltere Shepperton Stüdyoları’ndaki muhteşem setlerde çekilen “Oliver!”ın, En İyi Film, Yönetmen, Müzik, Sanat Yönetimi – Set Tasarımı ve Ses dallarında da 5 Oscar kazandığını vurgulayalım.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/04/27/oliver/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The SOUND of MUSIC</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/03/27/the-sound-of-music/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/03/27/the-sound-of-music/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2011 19:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3614</guid>

					<description><![CDATA[The SOUND of MUSIC / 1965 / Robert Wise  Önce kazandığı Oscar ödülleri: ‘En İyi Film’, ‘En iyi Yönetmen’, ‘En iyi Müzik’, ‘En iyi Kurgu’ ve ‘En İyi Ses’.      Daha önce “West Side Story – Batı Yakası Hikâyesi”(1961) ile de ‘film’ ve ‘yönetmen’ Oscar ödülleri kazanan yönetmen, yapımcı, kurgucu Robert Wise (1914-2005), “Star Trek” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>The SOUND of MUSIC / 1965 / Robert Wise</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Önce kazandığı Oscar ödülleri: ‘En İyi Film’, ‘En iyi Yönetmen’, ‘En iyi Müzik’, ‘En iyi Kurgu’ ve ‘En İyi Ses’. </strong></p>
<p><strong>     Daha önce “West Side Story – Batı Yakası Hikâyesi”(1961) ile de ‘film’ ve ‘yönetmen’ Oscar ödülleri kazanan yönetmen, yapımcı, kurgucu Robert Wise (1914-2005), “Star Trek” dizisinin ilk sinema filmine de (1979) imza atan ölümsüz sanatçılardan. Bir önceki yıl, “Mary Poppins”deki rolüyle ‘En İyi Kadın Oyuncu’ Oscar’ını alan genç yıldız Julie Andrews’ün müzikal sinemanın en başarılı performanslarından birini sergilediği, ona yakışıklı Christopher Plummer’ın eşlik ettiği, ülkemizde “Neşeli Günler” adıyla gösterime girmiş müzikal, Nazizmin yükseliş dönemi olan 1930’ların Avusturya’sında geçer. Rahibe adayı olarak hayli başarısız ‘deli dolu’ Maria, ‘halden anlayan’ zeki başrahibe tarafından, dul deniz subayı Kaptan Von Trapp’ın yedi çocuğuna mürebbiyelik yapmak üzere görevlendirilir. Babalarının disiplininden sıkılmış ve bunalmış, bu nedenle yaramazlıklarıyla tüm mürebbiyeleri kaçıran yedi sevimli afacanı yaşamın neşesi ve müziğin coşkusuyla tanıştıran Maria, onların kısa zamanda sevgilerini kazanacaktır… Kim bilir; belki babalarının da sevgisini de…</strong></p>
<p><strong>     Dondurduğumuz kare, Maria’nın “Do-Re-Mi” adlı şarkıyla çocuklara notaları öğretmeye başladığı bölümden bir andır. Anımsatalım, film bir Broadway müzikalinden uyarlanmıştır; tüm şarkılar, Richard Rodgers (müzik) ve Oscar Hammerstein (söz) imzalıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/03/27/the-sound-of-music/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVEN BRIDES FOR SEVEN BROTHERS</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2011/02/27/seven-brides-for-seven-brothers/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2011/02/27/seven-brides-for-seven-brothers/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ali ulvi uyanik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Feb 2011 16:23:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşte o an: Ali Ulvi Uyanık]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=3532</guid>

					<description><![CDATA[SEVEN BRIDES FOR SEVEN BROTHERS / 1954 / Stanley Donen Ali Ulvi Uyanık Müzikallerin altın çağından bir MGM yapımı. 1980’de “Saturn 3” adlı bilim kurguyu yöneterek herkesi şaşırtan, 1924 doğumlu, müzikal – güldürü yönetmeni Stanley Donen imzalı. Hikâye 1850’de geçer. Oregon dağlarında yaşayan 7 bekâr erkek kardeşin en büyüğü, bir gün yanında kendi eşiyle çıkagelir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEVEN BRIDES FOR SEVEN BROTHERS / 1954 / Stanley Donen</strong></p>
<p><strong>Ali Ulvi Uyanık</strong></p>
<p><strong>Müzikallerin altın çağından bir MGM yapımı. 1980’de “Saturn 3” adlı bilim kurguyu yöneterek herkesi şaşırtan, 1924 doğumlu, müzikal – güldürü yönetmeni Stanley Donen imzalı. Hikâye 1850’de geçer. Oregon dağlarında yaşayan 7 bekâr erkek kardeşin en büyüğü, bir gün yanında kendi eşiyle çıkagelir. Son derece akıllı gelin, kaba saba kardeşleri eğitip (ya da ‘yontup’) cazip birer damat adayı haline getirir. Sonra diğer kızlar ve inanılmaz dans anları izleyeni büyüler.</strong></p>
<p><strong>Oscar’a 5 dalda aday olup, ‘En İyi Müzik’ ödülünü kazanan “Yedi Kardeşe Yedi Gelin”, Broadway ve Hollywood’un en seçkin, yaratıcı, özgün koreograflarından Michael Kidd’in (1915-2007) oyuncu dansçıların performanslarını maksimum düzeyde zorladığı dans sahneleri içermektedir. Dondurduğumuz kare, zeminden değil, yerden yüksekte bir kalas üzerinden zıplayan dansçının görüntüsüdür. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2011/02/27/seven-brides-for-seven-brothers/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
