<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekstralar &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/category/ekstralar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 07:36:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Pera Müzesi, DOCUMENTARIST 19. İstanbul Belgesel Günleri&#8217;ne Ev Sahipliği Yapıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/06/11/pera-muzesi-documentarist-19-istanbul-belgesel-gunlerine-ev-sahipligi-yapiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/06/11/pera-muzesi-documentarist-19-istanbul-belgesel-gunlerine-ev-sahipligi-yapiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 07:36:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26473</guid>

					<description><![CDATA[Pera Film, DOCUMENTARIST 19. İstanbul Belgesel Günleri kapsamında gerçekleşecek gösterimlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 12–21 Haziran arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gösterilecek program göç, hafıza, aidiyet, kadınların tanıklığı, ekolojik yıkım ve adalet arayışı etrafında şekillenen belgeselleri izleyiciyle buluşturuyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), bu yıl 19’uncusu düzenlenen DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pera Film, DOCUMENTARIST 19. İstanbul Belgesel Günleri kapsamında gerçekleşecek gösterimlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 12–21 Haziran arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gösterilecek program göç, hafıza, aidiyet, kadınların tanıklığı, ekolojik yıkım ve adalet arayışı etrafında şekillenen belgeselleri izleyiciyle buluşturuyor.</strong></p>
<p><strong>Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film)</strong>, bu yıl 19’uncusu düzenlenen <a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film-program/documentarist-19-istanbul-belgesel-gunleri/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film-program/documentarist-19-istanbul-belgesel-gunleri/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1D054T2mIGJrOaNSE21pku"><strong>DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri</strong></a>’ne ev sahipliği yapıyor. Festival kapsamında ağırlıklı olarak <strong>Türkiye Panorama</strong> filmlerinden oluşan bir seçki, <strong>12–21 Haziran</strong> arasında <strong>Pera Müzesi Oditoryumu’nda</strong> izleyiciyle buluşuyor.</p>
<p><strong>28 belgeseli</strong> bir araya getiren program, göç yollarında askıda kalan hayatlardan aile hafızasının sessiz izlerine, kadınların tanıklığından ekolojik yıkıma, kültürel mirastan adalet arayışına uzanan geniş bir anlatı alanı açıyor. Seçki, kişisel hikâyeler ile toplumsal belleği yan yana getirirken, bugünün dünyasında aidiyet, sınır, hafıza, dayanışma ve direniş kavramlarını yeniden düşünmeye çağırıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-26475 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-1024x576.jpg" alt="" width="682" height="384" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101649_AskAskHurriyet.jpg 1920w" sizes="(max-width: 682px) 100vw, 682px" /></p>
<p><strong>Açılış seçkisinde hafıza, direniş ve hayal gücü</strong></p>
<p><strong>12 Haziran</strong> <strong>Cuma 19.30’da</strong> düzenlenecek açılış töreninde, dört kısa filmden oluşan bir seçki gösterilecek. <strong>Pegah Ahangarani</strong> ve <strong>Mohammadreza Farzad</strong> imzalı “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/ben-yerde-olurken/6036/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/ben-yerde-olurken/6036/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw2910nmdQ68s9QYj7pE7mKu"><strong>Ben Yerde Ölürken</strong></a>”, 2009 yazında İran’da seçim hilelerine tepki olarak başlayan Yeşil Hareket’in arşiv görüntüleri üzerinden kaosu, dayanışmayı ve kayıp duygusunu izleyiciye taşıyor. <strong>Nathan Fagan</strong>’ın yönettiği “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/iceride-vadi-sarki-soyluyor/6037/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/iceride-vadi-sarki-soyluyor/6037/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw0H4sJU5jwMWn68bfL8XwLN"><strong>İçeride, Vadi Şarkı Söylüyor</strong></a>”, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki farklı hapishanelerde uzun süreli hücre hapsinde tutulan üç kişinin yalnızlık ve psikolojik çaresizlik karşısında zihinlerinde kurdukları fantastik dünyalara odaklanıyor. <strong>Özgün Gündüz</strong>’ün “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/burcunun-melekleri/5995/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/burcunun-melekleri/5995/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3fvgMdbiyi2fZEfMrGCoXk"><strong>Burcu’nun Melekleri</strong></a>” adlı filmi, Vancouver’da otuz yılı aşkın süre boyunca bir sığınak ve buluşma alanına dönüşen Burcu’s Angels adlı vintage dükkânın hikâyesini anlatırken; <strong>İklim Doğan</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/harabelerin-fisiltisi/6005/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/harabelerin-fisiltisi/6005/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw0A5mOvcvJI4KQFr2X58rqN"><strong>Harabelerin Fısıltısı</strong></a>” adlı filmi ise tehcirde kullanılan demiryolu hatlarını takip ederek günümüz Türkiye manzaralarında eksilmiş bir hafızanın izlerini araştırıyor.</p>
<p><strong>Göç yollarında bekleyiş, sınırlar ve aidiyet</strong></p>
<p>Berke Baş’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/transit/5983/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/transit/5983/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3u7E2Ks5QiGuMAsXE6NKVU"><strong>Transit</strong></a><strong>” </strong>adlı belgeseli, İstanbul’u Batı’ya uzanan göç rotasının kritik duraklarından biri olarak ele alıyor; Iraklı Arap, Iraklı Kürt ve Nijeryalı üç ailenin yasal güvenceden, çalışma izninden ve temel haklardan yoksun, belirsizlik içinde süren yaşamlarına odaklanıyor. <strong>Besire Paralik</strong>’in yönettiği, festivalin Uluslararası Panorama bölümünde yer alan “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/one-homeland-two-homes/5986/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/one-homeland-two-homes/5986/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw0OFarQrU1yswPCz7i7wPFt"><strong>One Homeland Two Homes</strong></a><strong>”</strong>, Kıbrıs’tan Berlin’e göç eden altı kuir bireyin hikâyesi aracılığıyla “ev” kavramını sınırlar, kimlik ve aidiyet ekseninde sorguluyor. <strong>Ozan Takış</strong> imzalı “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/salman-gitmek-istiyor/6000/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/salman-gitmek-istiyor/6000/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw2JbdAu3W2XoZ0Fo8cneCrS"><strong>Salman Gitmek İstiyor</strong></a><strong>”</strong>, Türkiye’de yaşayan Senegalli bir mültecinin Avrupa’ya geçme hayali ve kayboluşunun ardından geride bıraktığı izler üzerinden ilerlerken; yönetmen koltuğunda <strong>Tahin Demiral</strong>’ın oturduğu “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/ask-ask-hurriyet/5996/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/ask-ask-hurriyet/5996/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1e5zcI9T8ucxcW5fxgA9X6"><strong>Aşk Aşk Hürriyet</strong></a><strong>”</strong> ise Fransa’da göçmen ve kuir bireylerin, idari statülere indirgenen varlıklarının ötesinde özgürlük, duygu ve birlikte yaşam alanı kurma arayışlarını takip ediyor. Olga Haldız’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/cimler/6008/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/cimler/6008/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1ZxFXQdPk7_FUCdem9T7S8"><strong>Çimler</strong></a>” adı filmi de savaş nedeniyle Kharkiv’den İstanbul’a gelen Elina ile Rusya’dan ayrılan Olesya’nın, kayıp evlerin, parçalanmış anıların ve yeni bir dil arayışının ortasında kurdukları dostluğu görünür kılıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26476 size-large" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101668_FotografimiziCekin.jpg 1920w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p><strong>Kökler, aile hafızası ve bastırılmış geçmişler</strong></p>
<p>Programda aile belleği, azınlık deneyimleri ve geçmişle yüzleşme etrafında şekillenen yapımlar da öne çıkıyor. <strong>Berke Baş</strong> imzalı “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/nahidenin-turkusu/5984/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/nahidenin-turkusu/5984/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1AlwPUiA4P_RH2x_eXvV_q"><strong>Nahide’nin Türküsü</strong></a><strong>”</strong>, yönetmenin büyükannesinin Ermeni kökenlerinin ve Ordu’nun bir zamanlar kozmopolit olan geçmişinin izini sürüyor; aile içindeki fısıltılarla aktarılan hafızayı görünür kılmaya çalışıyor. Yönetmen koltuğunda <strong>Aylin Kızıl</strong>’ın oturduğu “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/fotografimizi-cekin/5997/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/fotografimizi-cekin/5997/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3pfdAXUx73ZDiqMiC_u3Y2"><strong>Fotoğrafımızı Çekin</strong></a><strong>”</strong>, Diyarbakır İçkale’de geçmiş ve bugünün üst üste binen katmanlarını fotoğraf aracılığıyla yeniden okuyor. <strong>Susana de Sousa Dias</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/48/6003/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/48/6003/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw15x3yeyDlbC0k1u9NTjTRH"><strong>48</strong></a><strong>”</strong> adlı belgeseli ise Salazar diktatörlüğünün polis kayıtlarındaki portrelerinden yola çıkarak baskı rejimlerinin hafızadaki izlerini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Kadınların tanıklığı, kuşaklar ve mücadele</strong></p>
<p>Kadınların yaşam deneyimleri, kuşaklar arası aktarım ve feminist mücadele, seçkinin güçlü damarlarından birini oluşturuyor. <strong>Nalin Acar</strong> ve <strong>Adar Taş</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/hikayemin-neresindeyim/5994/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/hikayemin-neresindeyim/5994/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw376HH5d7UI4HFHOHC9TXqX"><strong>Hikayemin Neresindeyim?</strong></a><strong>”</strong> filmi, iki farklı şehirde yaşayan ailelerde kadınların hayat hikâyelerine, toplumsal cinsiyet rolleriyle şekillenen özel ve kamusal alan ayrımını aşarak bakıyor. Ziya Değer’in yönetmenliğini üstlendiği “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/annemin-hikayesi/6001/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/annemin-hikayesi/6001/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3qbOkJtUlovghtOQMiCApD"><strong>Annemin Hikâyesi</strong></a><strong>”</strong>, genç yaşta evlendirilen Zahide’nin yaşamı üzerinden kadınlara dayatılan baskıcı düzeni ve hayatta kalma mücadelesini izleyiciye taşıyor. <strong>Aylin Kuryel</strong>’in yönettiği “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/stella-ile-8-mart/6004/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/stella-ile-8-mart/6004/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw2DF3gxS9gSsg3zVshXhaZp"><strong>Stella ile 8 Mart</strong></a><strong>”</strong> belgeseli, İstanbul’daki 21. Feminist Gece Yürüyüşü sırasında, Türkiye’de 1980 sonrası feminist mücadelenin kurucu figürlerinden Stella Ovadia’yla yapılan sohbetleri sokağın sesiyle buluşturuyor. <strong>Özlem Belçim Galip </strong>imzalı<strong> “</strong><a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/bu-yolun-herhangi-bir-yerinde/5998/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/bu-yolun-herhangi-bir-yerinde/5998/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3Ca8nj20xJ2ADAC9gbHYor"><strong>Bu Yolun Herhangi Bir Yerinde</strong></a><strong>”</strong> ise Avrupa’da yaşayan Kürt kadın sanatçıların savaş, yerinden edilme, göç ve patriyarka karşısında üretimle kurdukları direnç alanına odaklanıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26477 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-1024x576.jpg" alt="" width="687" height="387" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-2048x1152.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101663_Cimler-1920x1080.jpg 1920w" sizes="(max-width: 687px) 100vw, 687px" /></p>
<p><strong>Kültürel üretim, arşiv ve kolektif hafıza</strong></p>
<p>Kültürel üretim, arşiv ve kolektif hafıza etrafında şekillenen yapımlar, programın bir başka hattını oluşturuyor. <strong>Serdar Kökçeoğlu</strong>’nun “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/mavi-devrim-ve-vhs-kasetler/5985/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/mavi-devrim-ve-vhs-kasetler/5985/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3i_3db_iRjeYltwMoyXVjj"><strong>Mavi, Devrim ve VHS Kasetler</strong></a>”i savaş pilotu, devrimci ve sinefil Mekin Gönenç’in ardında bıraktığı VHS kasetler ve sinema defterleri aracılığıyla bir 20. yüzyıl romantiğinin portresini sunuyor. <strong>Büşra Bozdemir</strong>’in “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/bir-kolektifin-izinden/5999/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/bir-kolektifin-izinden/5999/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3TTHrn6ssKJtbYrfsq7M7w"><strong>Bir Kolektifin İzinden</strong></a><strong>”</strong> belgeseli, 1980’lerde İstanbul’da müzik, dayanışma ve özgürlük arzusuyla şekillenen Çekirdek Sanat Evi’nin mirasına bakıyor. <strong>Yalçın Çiftçi</strong>’nin yönettiği “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/pirlerin-dugunu/5990/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/pirlerin-dugunu/5990/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3G4lMT50vi9WoB8Q6dbP1G"><strong>Pirlerin Düğünü</strong></a><strong>”</strong> ise İran’ın Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtlerinin bin yıllık ritüelini, Zagros Dağları’nın eteklerinde her yıl yeniden canlanan bir ruhsal yolculuk olarak perdeye taşıyor.</p>
<p><strong>Toprak, su ve yerinden edilen yaşamlar</strong></p>
<p>Ekolojik yıkım, zorunlu yer değiştirme ve mekânsal dönüşüm programın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Yönetmen <strong>Yeşim Ustaoğlu</strong>’nun “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/kuru-tasin-basi/6002/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/kuru-tasin-basi/6002/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3B-b2Tl3WZ_zVW6Csi2oWE"><strong>Kuru Taşın Başı</strong></a><strong>” </strong>adlı filmi, Yusufeli baraj projesi nedeniyle evlerini, topraklarını, hayvanlarını ve Çoruh Nehri’yle kurdukları yaşamı geride bırakmak zorunda kalan yöre halkının aidiyetini koruma çabasını takip ediyor. <strong>Sheida Kiran</strong>’ın “<a href="http://peramuzesi.org.tr/film/gitmedik-buradayiz/6009/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://peramuzesi.org.tr/film/gitmedik-buradayiz/6009/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1-TXXBDIIA68O7L7nC_NfK"><strong>Gitmedik Buradayız</strong></a>” filmi, Antakya’nın Dikmece köyünde zeytinliklerine el konulmasına direnen Meryem ve ailesinin mücadelesini, son hasat ihtimaliyle kayda alıyor. <strong>Nazlı Ökten</strong>’in “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/bir-ada-m-/6010/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/bir-ada-m-/6010/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1ng_Fa3t01aOskga8sHda5"><strong>Bir Ada(m)</strong></a>” belgeseli, Avşa Adası’nın geçirdiği dönüşümü Ahmet Durmazbilek’in yaşamı, ekolojik duyarlılığı ve adanın değişen doğası üzerinden yeniden düşünüyor. <strong>Ece Era</strong>’nın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/-kopekler-ve-toz/5988/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/-kopekler-ve-toz/5988/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw2hWPn98mpWyh99NV1N7JKq"><strong>Köpekler ve Toz</strong></a>” filmi ise yeni bir cezaevi kompleksi için boşaltılan Edirne kıyısındaki şehir çöplüğünde yaşayan sokak köpeklerini ve yok olmak üzere olan bir mekânı kayda geçiriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26478 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-1024x576.png" alt="" width="669" height="377" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-1024x576.png 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-300x169.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-768x432.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-1536x864.png 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-747x420.png 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-150x84.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-696x392.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler-1068x601.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1781101679_MaviDevrimVeVHSKasetler.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 669px) 100vw, 669px" /></p>
<p><strong>Gündelik hayatın içinden toplumsal gerçekler</strong></p>
<p>Programda gündelik hayatın içinden toplumsal meselelere bakan yapımlar da yer alıyor. <strong>Volkan Üce</strong>’nin “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/2m%C2%B2/5987/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/2m%25C2%25B2/5987/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw1bW1h8q0j8d0h2aLoXGdeV"><strong>2M²</strong></a><strong>”</strong> belgeseli, Belçika’da yaşayan Türklerin cenaze süreçleri üzerinden iki memleket arasındaki hayat ve ölüm algısını, bürokratik absürtlükler ve aidiyet meselesiyle birlikte ele alıyor. <strong>Sinan Kaldan</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/gunler-uzun-yollar-kisa/5992/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/gunler-uzun-yollar-kisa/5992/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw2--3sgysPopZ4V_CuN82NQ"><strong>Günler Uzun, Yollar Kısa</strong></a>” filmi, Parkinson hastası Talip’in yalnız yaşamına, gündelik rutinlerine ve zamanla kurduğu ilişkiye yakından bakıyor. <strong>Nazif Can Akçalı</strong>’nın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/yenilebilir-sihir/5993/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/yenilebilir-sihir/5993/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996751000&amp;usg=AOvVaw3JfKMKZYS6OikvB3FFvzYk"><strong>Yenilebilir Sihir</strong></a>” belgeseli, Sardunya’daki uzun yaşam gelenekleriyle çağdaş biyohacker’ların arayışlarını yan yana getirerek yemek, teknoloji ve ölümsüzlük fikri üzerine düşünüyor. <strong>Şükran Demir</strong> ve <strong>Özgür Ünal</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/yibo/6006/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/yibo/6006/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996752000&amp;usg=AOvVaw2wMlD0kMf_7EfEEUt67jxf"><strong>YİBO</strong></a><strong>” </strong>adlı filmi, Yatılı İlköğretim Bölge Okulları’nda (YİBO) okuyan öğrencilerin tanıklıkları aracılığıyla eşitsizlik, asimilasyon ve militarist disiplin anlayışını görünür kılıyor. <strong>Berke Baş</strong>’ın “<a href="https://www.peramuzesi.org.tr/film/dargecit/6007/3576" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.peramuzesi.org.tr/film/dargecit/6007/3576&amp;source=gmail&amp;ust=1781248996752000&amp;usg=AOvVaw0LgNWw3ldjgCjcreRZbsvB"><strong>Dargeçit</strong></a><strong>”</strong> belgeseli ise 1995’te Mardin Dargeçit’te kaybedilen yakınları için yıllardır hakikat ve adalet arayan ailelerin mücadelesini takip ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/06/11/pera-muzesi-documentarist-19-istanbul-belgesel-gunlerine-ev-sahipligi-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinema ve yeme kültürünün buluşma noktası: Gastronomi Film Festivali!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/06/08/sinema-ve-yemegin-bulusma-noktasi-gastronomi-film-festivali/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/06/08/sinema-ve-yemegin-bulusma-noktasi-gastronomi-film-festivali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:40:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26460</guid>

					<description><![CDATA[Bu yıl Çeşme’de ikincisi yapılan Uluslararası Gastronomi Film Festivali dolu dolu bir şekilde sona erdi. Gülper Şahin Ergün’ün direktörlüğünde özveriyle gerçekleştirilen festival, bu sene 1974 yılında açılmış Altın Yunus Oteli’nde yapıldı. Otelin konumuyla, yatay mimari oluşuyla ve mükemmel deniziyle gerçekten de bir festival için en iyi lokasyonlardan birisi olduğunu söylemek mümkün. Etkinlik salonlarının bir kapısının bahçeye açılması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl Çeşme’de ikincisi yapılan Uluslararası Gastronomi Film Festivali dolu dolu bir şekilde sona erdi. Gülper Şahin Ergün’ün direktörlüğünde özveriyle gerçekleştirilen festival, bu sene 1974 yılında açılmış Altın Yunus Oteli’nde yapıldı. Otelin konumuyla, yatay mimari oluşuyla ve mükemmel deniziyle gerçekten de bir festival için en iyi lokasyonlardan birisi olduğunu söylemek mümkün. Etkinlik salonlarının bir kapısının bahçeye açılması ve bahçede yerel üreticilerin bin bir emekle ve güler yüzleriyle yaptıkları sunumlar ve tadım tabakları gerçekten de yenmeye değerdi. Hele de zeytinyağlı tutkunuysanız…</p>
<p>Gülper Ergün festivali sürdürebilir kılmak için inatçı olduğunu söylüyor. Aslında festivale sponsor ne de güzel yakışır, işin içinde yeme içme olunca bir sürü şirketin festivalin kapısında sıra olmasını bekliyorsunuz ama belki üçüncü de olur diye umut ediyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26462 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-1024x683.jpg" alt="" width="647" height="431" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912558_DSC09033-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p>Festival gerçekten de bizi yoğun bir programla karşıladı, salondan salona girdik, tadım yaptık sinema ve gastronominin önderliğinde gelişen keyifli söyleşilere bıraktık kendimizi. 2 gün boyunca Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması Ödül Töreni’ne, film gösterimlerine, söyleşilere, Tasty Cinema etkinliklerine, Sine Sınıf ve Gastro Sınıf etkinliklerine, gastronomi filmleri seçkisine, D&amp;R söyleşi ve imza günlerine ev sahipliği yaptı. Geçen senenin gözde etkinliği Tasty Cinema bu sene yine vardı. Bu seneki eşlikçi içkimiz Blanc 1664’le Moulin Rouge ve Marie Antoinette gibi filmlerin tadımını yapıp benzerliklerini konuştuk. Gerçekten de güzel geçen bir etkinlik…</p>
<p>Festivalde hava çok sıcaktı, seneye belki biraz daha bahar ayları içinde yapılabilir, çünkü siesta ruhu hafiften festivalin içine nüfuz etmişti. Aslında yemek kültürünün anlatıldığı filmler yerli filmlerimiz içerisinde var, ilk gün Çeşme Marina’da açık havada Issız Adam gösterildi. Ara gösterimlerde risk almamak için çok da uzun metrajlı filmler tercih edilmemişti ama bu festivalin algıısının Gülper hanımın da dediği gibi tarımdan başlayıp, üreticiden geçer, göçle, emekle, kadın hafızasıyla, mevsimle, ritüelle ve en sonunda sofrayla tamamlandığı bir gerçek ve bu konuda çekilecek her konuya açık bir yapısı var. Ve ülkemizdeki tarım politikalarının geldiği noktayı, dışa bağımlı hale gelen bir üretim algısını da düşünürsek sinemacılara bu konuda daha fazla iş düşüyor. Festivalde Klazomenai Belgesel Film ödülünün sahibi Şenol Çöm’ün yönettiği Salyangozun Yolculuğu salyangoz toplayıcılarını ve salyangozun uzandığı pazarı anlatıyor. İnsanların yemedikleri hayvanları topladıkları filmleri hatırlarsak Batuhan Kurt’un Kurbağa Avcıları belgeseli vardı tabii Hülya Koçyiğit’in oynadığı Kurbağalar filmini anmadan olmaz. Salyangozla ilgili de Kalandar Soğuğu ve Sarmaşık filmi geldi aklıma. Festivalin artarak devam etmesi dileğiyle üçüncü yılını merakla beklediğimi de söylemek isterim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26463 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-1024x683.jpg" alt="" width="681" height="454" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780778065_DSC08328-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 681px) 100vw, 681px" /></p>
<p><strong>Festivalde Birbirinden Değerli Söyleşilere Ev Sahipliği Yaptı</strong></p>
<p>Festival, Levon Bağış ve Ercan Kesal’ın katılımıyla “Fermente Filmler” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Ercan Kesal, sinema ve senaryo yazım sürecinin tıpkı fermentasyon gibi zaman, sabır ve dönüşüm gerektirdiğini belirterek, yaşanmışlıkların ancak olgunlaştığında hikâyeye dönüştüğünü söyledi. Yazma sürecinde kendisini dış dünyadan soyutladığını ifade eden Kesal, “Fermentasyon, senaryo yazmak bir çeşit fermentasyondur. Bozulursunuz, beklersiniz, mayalanırsınız. O maya vakti geldiğinde bir senaryo olarak önümüze çıkar.” dedi. Kendisini derinden etkileyen olayların yıllar boyunca içinde mayalandığını anlatan Kesal, 1984 yılında yaşadığı bir olayın 25 yıl sonra yazıya dönüştüğünü, bazı deneyimlerin ise ancak uzun bir bekleyişin ardından filme dönüşebildiğini vurguladı. “Maya olmazsa yürümüyor. Fermentasyon olmazsa ürün ortaya çıkmıyor.” sözleriyle yaratım sürecinde zamanın ve dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>
<p>Levon Bağış ise yemeklerin yalnızca birer lezzet deneyimi olmadığını, aynı zamanda insanın çocukluğuna, anılarına ve yaşadığı coğrafyaya uzanan güçlü bir hafıza taşıdığını söyledi. Yemekle kurulan bağın çoğu zaman nostaljik bir yolculuk olduğunu belirten Bağış, “Annenizin yemeğinin çok iyi olması sadece yemeğinin iyi olması değil, evde onun yanında yediğiniz anıları da yeniden yaşatmaktır.” ifadelerini kullandı. Yemeklerin ve kokuların insanı geçmişe götüren özel bir güce sahip olduğunu vurgulayan Bağış, bu hafızanın sinemada anlatılan hikâyelerle de güçlü bir bağ kurduğunu dile getirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26464 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-1024x683.jpg" alt="" width="681" height="454" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/1780912587_DSC09195__1_-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 681px) 100vw, 681px" /></p>
<p>Festivalde, UGFF Genel Koordinatörü Yeşim Kaya’nın moderatörlüğünde ve festival danışma kurulu üyelerinden Şef Claudio Chinali’nin katılımıyla “Mutfakta Kimlik Değişimi: İstanbul’daki İtalyan, Roma’daki Türk ve Sinematografik Gastronomi” söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide gastronomide değişim, kültürel etkileşim ve inovasyonun önemi ele alındı. Geleneksel tariflerin sabit olmadığını vurgulayan Claudio Chinali, “Bana en sık sorulan ama en yanlış bulduğum soru ‘Orijinal tarif hangisi?’ oluyor. Aslında orijinal diye bir şey yok; mutfak sürekli dönüşen ve gelişen bir alan. Her tarif bir inovasyonun ürünü. Yöresel dediğimiz şey de zaman içinde kabul görmüş başarılı bir inovasyondur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Festivalin son gününde Brodie Vissers ile “A Sip Tour: Balkans” belgesel gösterimi ve söyleşi etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Brodie Vissers, farklı kültürlerdeki şehirlerin içeceklerini keşfettiğini, her içeceğin farklı şeyler anlattığını bir süredir de farklı ülkelerde bunun üzerine incelemelerde bulunduğunu açıkladı. Gösterim sonrası katılımcıların sorularını da yanıtlayan Vissers, içeceklerin anlattığı hikayelere odaklandığını kahvenin de bu noktada farklı kültürleri anlattığını bundan dolayı da kahvenin içecekler arasında en çok ilgisini çeken ürün olduğunu söyledi.</p>
<p>Festivalin son söyleşi etkinliği ise Gülşah Elikbank, Gökmen Küçüktaşdemir’in katılımı ve Tavuk Suyuna Çorba filmi gösterimi ile “Sofrada Bir Film Okuması: Sinemada Mitoloji ve Semboller” oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26465 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-1024x683.jpg" alt="" width="680" height="453" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/DSC08776-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 680px) 100vw, 680px" /></p>
<p><strong>Sine Sınıf ve Gastro Sınıf Etkinlikleri Devam Etti</strong></p>
<p>Geçen senede çok lezzetli geçen, Gastro Sınıf etkinlikleri kapsamında “Kamera Kadrajında Lezzet Keşfi” söyleşisi, Ebru Köktürk Korali’nin moderatörlüğünde Erkan Can ve Güven Kıraç’ın katılımıyla gerçekleşti. Etkinliğe Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de katılım sağladı.</p>
<p>Etkinlikte konuşan Güven Kıraç, gastronomi ve sinemanın ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu. Kıraç, yemek sahnelerin sinemada çok kıymetli olduğunu vurguladı. Kıraç ayrıca yemek sahnelerinde oyuncuların herhangi bir görüntüde aksama değişiklik olmaması adına çok dikkatli davrandıklarını söyledi.</p>
<p>Erkan Can ise yemeğin bir filmin kilit noktası olduğu söyledi. Filmlerin çoğunda tüm kritik olayların yemek sahnelerinde çözüldüğüne dikkat çekti. Yemek sahnelerinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Can, sorunların çözüme kavuşmasının yanı sıra yeni olayların başlangıcının da yemek sahneleri olabileceğini aktardı.</p>
<p>Gastro Sınıf etkinlikleri kapsamında “Bilim, Gastronomi ve Ekoloji” söyleşi ise İsmail Ertürk, Zafer Yenal ve Zafer Gedik’in katılımıyla düzenlendi. Etkinlikte konuşan Zafer Yenal, yemeğin çok boyutlu süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. İsmail Ertürk ise ekoloji, bilim alanının uluslararası boyutunu değerlendirdi. Gastronominin çağımızın pek çok şeyi bir araya getiren bir unsuru olduğunu belirten Ertürk, gastronomin bir ucunda keyfin diğer ucunda da bu ürünlerin oluşumunun olduğunu belirtti. Ekolojinin günümüzde çok önemli konu olduğunu da aktaran Ertürk, sıcaklık ile birlikte iklimde yaşanan değişimlere vurgu yaptı.  Zafer Yenal da: &#8220;Bilim o kadar basit alanlarda bile mutfağa giriyor ki hatta belki şöyle bir laf söyleyebiliriz; mutfakta en hakiki mürşit ilimdir, fendir diye. Bilimsel olmayan, birçok da işe yaramayan şehir efsaneleri var mutfaklarda. Bunlardan arınmamız da lazım bir yanda. Mutfakta bazı teknikler geliştirmeye çalışmak ve bunu pratiğe döndürmek gibi bir hedefim var. Bunun çok klasik, çok iyi bilinen yöntemler için bile gündemde olması gerektiğini düşünüyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Festivalde; Sine Sınıf, Sine Filozofi ortaklığıyla, Prof. Dr. Serdar Öztürk’ün moderatörlüğünde Eylem Kaftan ve Nilgün Yanık Emiroğlu’nun katılımıyla “Filmlerle Bu Dünyayı Nasıl Yaşamalıyız?: Belgesel, Tanıklık ve Zihinsel Ekoloji” söyleşisi gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Eylem Kaftan, zihinsel ekoloji kavramının kolay anlaşılır bir kavram olmadığını belirterek, “Zihinsel olarak ekolojik açıdan zehirlenmiş insanlar artık gerçek karşılaşmalar yaşayamaz hale geliyor” dedi. Festivalde bulunmanın kendisi için de değerli bir karşılaşma anlamı taşıdığını ifade eden Kaftan, insanı besleyen ve güç veren karşılaşmaların peşinden gitmenin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Nilgün Yanık Emiroğlu da belgesel ile tanışıklığının etrafındaki zeytin ağaçlarının merakından kaynaklandığını söyledi. Emiroğlu, zeytinciliğin Ege insanın için hangi anlamda olduğunu araştırmaları sonucunda fark ettiğini söyledi ayrıca insanların zeytin ağacı olan ilişkisinin, buraların hikayesini anlatmaya götürdüğünü söyledi.  Emiroğlu, bu tür karşılaşmaların insanlar da değişimi sağladığını da belirtti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26468 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-1024x683.jpeg" alt="" width="672" height="448" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-1024x683.jpeg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-300x200.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-768x512.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-1536x1025.jpeg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-630x420.jpeg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-150x100.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-696x464.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-1068x712.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1-1920x1281.jpeg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-08-at-17.29.54-1.jpeg 2048w" sizes="auto, (max-width: 672px) 100vw, 672px" /></p>
<p><strong>UGFF Seçki Filmler Sinemaseverlerle Buluştu</strong></p>
<p>UGFF Seçki Kurmaca Film etkinlikleri kapsamında The Cake Dynasty filmi festival katılımcıları ile buluştu. Filmin gösteriminin ardından yönetmen Christian Lollike izleyicilerin sorularını yanıtladı. Lollike filmin dört yıl önce entegrasyonu anlatmak amacıyla yapıldığını belirterek, “Danimarka 5,5 milyon nüfuslu bir ülke ve özgürlük değerlerine çok odaklanıyor. Bu durum, kimlik değerlerine ilişkin farklı yaklaşımları da beraberinde getirebiliyor. Film, entegrasyon sürecini ve Müslümanlara yönelik önyargıları ele alıyor. Dört yıl sonra filmi yeniden izlediğimde ise belki de çok farklı fikirler ortaya koymuş olabileceğini düşünüyorum.” dedi.</p>
<p>UGFF Seçki Kısa Film etkinlikleri kapsamında BOLBOL filmi sinemaseverlerle buluştu. Filmin gösteriminin ardından yönetmen Khedija Lemkecher söyleşi etkinliği kapsamında izleyicilerle buluştu. Etkinlikte konuşan Lemkecher, “Bu filmi 9 yıl önce  yaptım, gerçek bir hikâyeyle bağlantılı. Kuzenim Tunus’ta yaşadığı bölgede düğün salonları yerleri var. Bu deneyimlerden yola çıkarak, film aracılığıyla Tunus toplumunun farklı kesimlerinin nasıl bir araya geldiğini göstermek istedim. Her yaşamın kendine özgü bir müziği, tatlısı ve tarzı var. Bu nedenle devrim sonrası yeni Tunus’u yansıtabilmek için dört farklı düğünü seçerek toplumun çeşitliliğini ve değişimini anlatmaya çalıştım.” dedi.</p>
<p>Festivalde, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, Gastronomi Kulübü: Seçtiğin Bir Filmi Yemekle Anlat etkinliği de festival katılımcılarıyla buluştu.</p>
<p>Festivalin son günü de D&amp;R söyleşi ve imza günleri etkinliğine ev sahipliği yaptı. Etkinlik kapsamında Irmak Zileli festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Zileli, &#8220;Şimdi Buradaydı&#8221; romanının çıkış noktasına ilişkin yaptığı açıklamada, “&#8217;Şimdi buradaydı&#8217; hikâyenin kurulum aşamalarında karakterlerin hikâyesini oluştururken aslında bir sahneye ait bir söz, bir cümle ve romanda çok merkezi bir öneme sahip. Çünkü o sahne tekrarlanarak altı çizilen ve aslında bir tricki açığa çıkaran bir sahne. &#8216;Şimdi buradaydı&#8217; kavramı üzerinden düşünecek olursak roman bir terapi seansında geçiyor. Aslında bir psikiyatristin danışanıyla ilgili olarak zihninde bilinç akışından okuyoruz her şeyi. Danışanının bir cinayetin eşiğinde olduğuna inanıyor ve zihninde geçenleri okuyoruz. İki yıl boyunca anlatılanları yazıyor. &#8216;Şimdi buradaydı&#8217; kavramı bir terapi seansı için çok önemli çünkü terapi şimdi ve burada olanı anlatır ama aynı zamanda şimdi ve burada olan şey her zaman içimizde olan geçmişi barındırır, hatta geleceği de barındırır.” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/06/08/sinema-ve-yemegin-bulusma-noktasi-gastronomi-film-festivali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gastronomi aslında dünyanın gidişatını okuyabileceğiniz en canlı alanlardan biri.</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/05/25/gastronomi-aslinda-dunyanin-gidisatini-okuyabileceginiz-en-canli-alanlardan-biri/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/05/25/gastronomi-aslinda-dunyanin-gidisatini-okuyabileceginiz-en-canli-alanlardan-biri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 16:22:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26451</guid>

					<description><![CDATA[Geçen ilki yapılan ve dolu dolu geçen Gastronomi Film Festivali&#8217;nin ikincisi için kolları sıvayan festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün&#8217;e sorularımı ilettim. Güçlü bir gastronomi hafızasının hem güçlü hem de evrensel bir sinema hafızasıyla buluşmasının ciddi bir kültürel ihtiyaç olduğunu belirten Ergün, festivale ve değişen gastronomi algısına dair önemli detayları bizlerle paylaştı. Merhaba, geçen yıl ilki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ilki yapılan ve dolu dolu geçen Gastronomi Film Festivali&#8217;nin ikincisi için kolları sıvayan festivalin Kurucu Direktörü Gülper Ergün&#8217;e sorularımı ilettim. Güçlü bir gastronomi hafızasının hem güçlü hem de evrensel bir sinema hafızasıyla buluşmasının ciddi bir kültürel ihtiyaç olduğunu belirten Ergün, festivale ve değişen gastronomi algısına dair önemli detayları bizlerle paylaştı.</p>
<p><strong>Merhaba, geçen yıl ilki yapılan festivalle ilgili görüşlerinizi almak isterim, bizim için güzel geçti ama sizin için nasıl geçtiği önemli? </strong></p>
<p>İlk yıl bizim için yalnızca bir festival düzenlemekten ibaret değildi; uzun zamandır zihnimizde taşıdığımız bir fikrin gerçek hayatta karşılığını görme süreciydi. Gastronomi ile sinemayı aynı zeminde buluşturmak, ilk bakışta tematik bir tercih gibi görünebilir ama bizim için bu çok daha derin bir yerden doğdu. Çünkü yemek de sinema da insanı anlatır; biri sofradan, diğeri perdeden. Geçen yıl şunu gördük: İnsanlar yalnızca film izlemeye ya da bir etkinlik programını takip etmeye gelmedi. Bir duygunun, bir hikâyenin, bir kültürel hafızanın içinde yer almak istediler. Benim açımdan ilk yılın en önemli çıktısı şuydu: Bu festivalin yalnızca yapılabilir değil, gerekli olduğunu gördük. Çünkü Türkiye gibi güçlü bir gastronomi hafızasına sahip bir ülkede, bu hafızayı sinema gibi evrensel bir anlatı diliyle buluşturmak ciddi bir kültürel ihtiyaç.</p>
<p><strong> </strong><strong>Bu seneki motivasyonunuz ne oldu? Festivali bir otele taşımanızdaki amaç neydi? Gelecek yıl başka bir yerlerde olma ihtimali açık mı bu durumda? </strong></p>
<p>Bu yılki motivasyonumuz, ilk yıl kurduğumuz fikri daha derinlikli ve daha katmanlı bir yapıya dönüştürmekti. İlk yıl biraz “bu alan nasıl karşılık bulacak?” sorusunu sorduk. Bu yıl ise artık bu alanı nasıl büyütürüz, nasıl daha fazla insana dokundururuz, nasıl kalıcı bir kültürel platforma dönüştürürüz sorularıyla ilerledik.</p>
<p>Festivalin Altın Yunus Hotel’de gerçekleşmesi de yalnızca mekânsal ya da lojistik bir tercih değil. Biz insanların yalnızca bir salona girip film izlediği, sonra dağıldığı bir yapı kurmak istemedik. Festivalin gün boyu yaşayan, insanların birbirleriyle karşılaştığı, konuştuğu, birlikte yemek yediği, bir söyleşiden çıkıp başka bir düşüncenin içine girdiği bir atmosferi olsun istedik. Otel yapısı bu anlamda bize bir “festival kampüsü” duygusu veriyor. Gelecek yıllarda farklı şehirler ya da farklı edisyonlar elbette gündemimizde olabilir. Ama bizim için mesele bir yeri değiştirmek değil; her coğrafyayla sahici bir ilişki kurmak. Bir festival bir şehre yalnızca gitmemeli; o şehrin hafızasını dinlemeli, üreticisine, gençlerine, ritmine, sofrasına temas etmeli. Bizim için büyüme ancak böyle anlamlı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26453 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-819x1024.png" alt="" width="633" height="791" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-819x1024.png 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-240x300.png 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-768x960.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-336x420.png 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-150x188.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-300x375.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-696x870.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2-1068x1335.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-2.png 1080w" sizes="auto, (max-width: 633px) 100vw, 633px" /></p>
<p><strong>Gastronomi yükselen bir değer, her yerde gastronomi festivalleri yapılıyor, filmle bağdaştıran tek sizsiniz sanırım, bu konuyu biraz daha derinleştirmek isterim. Festival bu yıl yarışmalı olacak, bu konuyu biraz daha açabilir miyiz? </strong></p>
<p>Gastronominin yükselen bir değer olması sevindirici ama bu yükselişin nasıl kurulduğu çok önemli. Eğer gastronomiyi yalnızca tüketim, gösteri, lezzet ya da marka değeri üzerinden ele alırsak çok büyük bir kültürel alanı daraltmış oluruz. Gastronomi tarımdan başlar, üreticiden geçer, göçle, emekle, kadın hafızasıyla, mevsimle, ritüelle ve en sonunda sofrayla tamamlanır.</p>
<p>Sinema burada çok önemli bir kapı açıyor. Çünkü sinema, yemeği yalnızca “görünen” haliyle değil, arkasındaki hayatla birlikte anlatabiliyor. Bizim yapmak istediğimiz şey gastronomiyi daha pahalı, daha şık, daha parlak göstermek değil. Tam tersine, onu daha derin, daha insani ve daha sahici bir yerden düşünmek. Çünkü yemek kültürü dediğimiz şey, bir toplumun kendini nasıl hatırladığıyla ilgilidir. Sinema da bu hatırlama biçimini görünür kılabilecek en güçlü araçlardan biri.</p>
<p>Bu yıl yarışmalı yapıya geçmek bizim için çok önemli bir adım. Klazomenai Kısa Film Yarışması’nı yalnızca ödül verilen bir bölüm olarak düşünmüyoruz. Bizim için bu yarışma, gastronomi sineması alanında yeni bir üretim çağrısı.</p>
<p>Klazomenai ismini seçmemiz de tesadüf değil. Bu coğrafyanın çok eski bir üretim hafızası var. Zeytinyağı, ticaret, deniz, yerel üretim, Akdeniz kültürü… Bunlar bugünün sinema diliyle yeniden okunabilecek çok güçlü başlıklar. Biz geçmişe nostaljik bir yerden bakmıyoruz; geçmişle bugün arasında yaşayan bir bağ kurmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Yarışmada bizim için önemli olan yalnızca teknik başarı değil. Elbette güçlü bir sinema dili, iyi bir kurgu, özgün bir görsel yaklaşım değerli. Ama asıl baktığımız şey şu: Film gastronomiyi nasıl düşünüyor? Yemeği dekor olarak mı kullanıyor, yoksa onun arkasındaki insanı, emeği, coğrafyayı, hafızayı görebiliyor mu? Çünkü iyi bir gastronomi filmi, tabağın kendisinden çok tabağın taşıdığı hayatı anlatır.</p>
<p><strong>Bu yıl hangi filmler, hangi konular öne çıkacak, şöyle bir arşiv çalışması yaptığınızda gastronomi konulu filmler çok var mı ve arkadan yeni filmler gelmiş mi mesela bu bir yıl içinde? Filmleri seçme motivasyonunuz nedir? </strong></p>
<p>Dünyada gastronomi temalı filmler ve belgeseller giderek artıyor ama asıl dikkat çekici olan sayıdan çok yaklaşımın değişmesi. Bir dönem gastronomi filmleri daha çok şef portreleri, restoran hikâyeleri ya da lezzet estetiği üzerinden ilerliyordu. Şimdi çok daha derin ve politik bir alan açılıyor. Artık göçle değişen mutfakları, iklim krizinin üretime etkisini, kaybolan yerel bilgileri, kadınların taşıdığı sözsüz mutfak hafızasını, gıda adaletini, küçük üreticinin mücadelesini anlatan işler görüyoruz. Bu dönüşüm çok kıymetli. Çünkü gastronomi aslında dünyanın gidişatını okuyabileceğiniz en canlı alanlardan biri. Toprak ne söylüyor, su ne kadar yetiyor, insanlar neyi terk ediyor, neyi korumaya çalışıyor… Bunların hepsi yemeğin içinde saklı.</p>
<p>Film seçerken bizim temel motivasyonumuz da bu derinliği aramak. Yalnızca güzel görünen yemek sahneleri değil; bir fikri, bir derdi, bir insanlık hâlini taşıyan filmler ilgimizi çekiyor. Bazen çok küçük bir hikâye, büyük bir prodüksiyondan daha fazla iz bırakabiliyor. Çünkü samimiyet, sinemada da gastronomide de en güçlü malzeme.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26454 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-819x1024.png" alt="" width="602" height="753" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-819x1024.png 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-240x300.png 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-768x960.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-1229x1536.png 1229w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-1639x2048.png 1639w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-336x420.png 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-150x187.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-300x375.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-696x870.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-1068x1335.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-1920x2399.png 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-AFIS-1-1-scaled.png 2048w" sizes="auto, (max-width: 602px) 100vw, 602px" /></p>
<p><strong> </strong><strong>Masterclass ve atölye programlarından bahseder misiniz? Yemek kültürü üzerine yoğunlaşmış ve filmlerini sofralarla donatan yönetmenleri bu festivalde görecek miyiz? </strong></p>
<p>Masterclass ve atölye programlarını festivalin en önemli damarlarından biri olarak görüyoruz. Çünkü bir festival yalnızca izleme alanı olmamalı; öğrenme, tartışma ve birlikte düşünme alanı da olmalı. Özellikle gençlerin sektör profesyonelleriyle yan yana gelmesini çok önemsiyorum. SineSınıf ve GastroSınıf bölümlerinde sinema ve gastronomi dünyasından önemli isimlerle bir araya geleceğiz. Bir tarafta hikâye anlatıcılığı, görsel dil, festival yolculuğu, bağımsız üretim gibi başlıklar var. Diğer tarafta yerel üretim, sürdürülebilir mutfak, gastronominin kültürel boyutu ve deneyim tasarımı gibi konular var.</p>
<p>Sofrayı sinemada güçlü bir anlatı alanı olarak kullanan isimlerin izini de festivalde göreceğiz. Çünkü sofra sinemada yalnızca dekor değildir. Karakterlerin birbirine mesafesini, aile içindeki çatışmayı, sınıfsal farkları, aidiyeti ya da yalnızlığı gösterebilir. Bazen bir insanın tabağına nasıl baktığı bile onun bütün hayatını anlatır.</p>
<p>Biz bu yüzden atölyeleri teknik bilgi aktarımıyla sınırlamıyoruz. Katılımcılar bir filmin nasıl kurulduğunu, bir yemeğin nasıl hikâyeye dönüştüğünü, bir sahnenin duyularla nasıl derinleştiğini birlikte düşünecekler.</p>
<p><strong> </strong><strong>Sanırım bu sene dışarıdan ziyaretçilere daha yoğun olarak açık olacak, onlar için sinegastro turizm festivali gibi olacak, ziyaretçiler nelerle karşılaşacak özel olarak? </strong></p>
<p><strong> </strong>Evet, bu yıl festival daha açık, daha geçirgen ve daha deneyim odaklı bir yapıya sahip. Ziyaretçiler yalnızca film gösterimlerine katılmayacak; gün boyunca farklı disiplinlerin birbirine karıştığı bir atmosferin içinde olacaklar. Film gösterimleri, söyleşiler, tadım deneyimleri, Temaset ekibiyle tasarlanan çoklu duyusal Tasty Cinema seansları, GastroSınıf ve SineSınıf oturumları, yaratıcı endüstri buluşmaları ve yerel üretimle temas eden alanlar programın parçaları arasında.</p>
<p>Ama ben bunu yalnızca “turistik” bir deneyim olarak tanımlamak istemem. Çünkü bizim amacımız ziyaretçiye sadece güzel vakit geçirtmek değil; bulunduğu coğrafyayı başka bir gözle görmesini sağlamak. Çeşme’ye gelen biri yalnızca denizi, güneşi, oteli değil; bu bölgenin üretim kültürünü, sofra hafızasını ve yaratıcı potansiyelini de hissetsin istiyoruz.</p>
<p>Sinegastro yaklaşımı tam da burada anlam kazanıyor. Turizm yalnızca gezmek değil, bir yerin ruhuna temas etmekse; festival de bu teması sinema ve gastronomi üzerinden kuruyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26457 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-819x1024.png" alt="" width="627" height="784" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-819x1024.png 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-240x300.png 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-768x960.png 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-336x420.png 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-150x188.png 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-300x375.png 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-696x870.png 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1-1068x1335.png 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/UGFF-DUYURU-VERS-1.png 1080w" sizes="auto, (max-width: 627px) 100vw, 627px" /></p>
<p><strong> </strong><strong>Bu festivalden bahsettiğimde şefler yarışacak mı diye soranlar oldu, öyle bir aktivite durumları olacak mı? </strong></p>
<p><strong> </strong>Bu çok anlaşılır bir soru çünkü gastronomi festivali denince akla çoğu zaman yarışmalar, tabaklar, şef performansları geliyor. Ama bizim festivalimizin odağı şefleri yarıştırmak değil. Biz daha çok gastronominin arkasındaki düşünceyi, hikâyeyi ve kültürel katmanı görünür kılmak istiyoruz. Elbette şefler festivalin çok önemli bir parçası. Ama onları yalnızca yarışan ya da tabak çıkaran kişiler olarak değil; kültür taşıyıcısı, yaratıcı üretici ve anlatıcı olarak konumlandırıyoruz. Çünkü bir şefin tabağı da bazen bir yönetmenin filmi gibi bir dünya görüşü taşır.</p>
<p>Bu nedenle festivalde rekabetten çok paylaşım, deneyim ve karşılaşma ön planda olacak. Şeflerin bilgi birikimlerini, üretim yaklaşımlarını, ilham kaynaklarını ve gastronomiye bakışlarını izleyiciyle buluşturmak bizim için daha değerli.</p>
<p><strong> </strong><strong>Son olarak neler söylersiniz? </strong></p>
<p>Ben bu festivali yalnızca bir etkinlik olarak değil, bir davet olarak görüyorum. Sinemaya, sofraya, düşünmeye, birlikte olmaya ve biraz da yavaşlamaya olan bir davet. Bugün hepimiz çok hızlı yaşıyoruz. Görüntüler hızla akıyor, yemekler hızla tüketiliyor, hikâyeler hızla unutuluyor. Oysa kültür dediğimiz şey biraz durmayı, bakmayı, emek vermeyi ve hatırlamayı gerektiriyor. Biz festivalde tam da böyle bir alan açmaya çalışıyoruz.</p>
<p>İnsanların buradan yalnızca “güzel filmler izledik, güzel tatlar denedik” diyerek ayrılmasını istemem. Elbette bunlar olacak. Ama daha önemlisi, bir soruyla, bir duyguyla buradan ayrılmaları.</p>
<p>Bizce bir festivalin en büyük başarısı kalabalığı değil, insanın içinde bıraktığı küçük ama kalıcı değişimler. Bizim niyetimiz de bu: Sofradan perdeye uzanan bu yolculukta, insanları birbirine ve kendi hafızalarına biraz daha yaklaştırmak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/05/25/gastronomi-aslinda-dunyanin-gidisatini-okuyabileceginiz-en-canli-alanlardan-biri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas&#8217;ta üçüncü kez sinema!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/05/18/sivasta-ucuncu-kez-sinema/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/05/18/sivasta-ucuncu-kez-sinema/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 09:36:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26443</guid>

					<description><![CDATA[Bu yıl üçüncüsü yapılan Sivas Film Festivali’nde ben de konuk olarak yer aldım. Sivas ana baba memleketi, yılda en az bir kere kasabamıza gitmek için geçiş yaptığım bir şehir, burnumun direğini sızlatan, Sivas katliamının acısını hatırlatan, anamın yokluğunu hissettiren bir şehir. Öyle geniş, tarihi binalarla çevrili (çoğu Selçuklu dönemi) bir meydanı var ki o ferahlık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl üçüncüsü yapılan Sivas Film Festivali’nde ben de konuk olarak yer aldım. Sivas ana baba memleketi, yılda en az bir kere kasabamıza gitmek için geçiş yaptığım bir şehir, burnumun direğini sızlatan, Sivas katliamının acısını hatırlatan, anamın yokluğunu hissettiren bir şehir. Öyle geniş, tarihi binalarla çevrili (çoğu Selçuklu dönemi) bir meydanı var ki o ferahlık çok iyi geliyor. Valilik binası, kongre binası, medreseler, müzeler her şey titizlikler dizayn edilmiş. Mustafa Kemal Atatürk’ün vatanın bağımsızlık kararı için neden Sivas’ı seçtiğini daha iyi anlıyorsunuz. İç bölge olmasının yanı sıra biraz da bağımsızlık ve isyanın başkenti olmasının bunda etken olduğunu düşündüm dolaşırken…</p>
<p>Festival valilik tarafından Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyelerinin katkılarıyla yapılıyor. Ben konuklar vs. dışında daha çok filmler ve etkinliklere değineceğim. Kısa belgesel ve kısa metrajlı film dalında beşer tane film yarışıyordu. Bu sayı daha da arttırılabilir ve şehrin yönetmenlerle daha fazla dolu olması sağlanabilir gelecek yıllarda. Gösterimler biz gelmeden önce yapıldığı çoğunu izleyemedim ama linkleri istediğim iki tanesini izledim. Birisi belgesel kategorisi En İyi Film Ödülü kazanan Fatih Diren imzalı ‘Baletler Köyü’ oldu, diğeri de kurmaca kategorisi En İyi Film Ödülü kazanan Ege Yılmaz’ın Liminal.</p>
<p>Ege’yle uçağa giderken biraz konuşabildim Polonya’da yaşıyormuş. Aklıma Polonya sinemasının öncü isimleri geldi, zira filminde de minimal etkileri kullanmış. Liminal siyah beyaz çekilmiş, iki kız kardeşin geçmişe ve bugüne dair yaptıkları sorgulamalardan oluşuyor. Çocukların ve kadınların sakladıkları sırları bir fısıltıyla sorguluyor. Buna benzer yakın dönemde izlediğim Onur Güler imzalı Yara kısa filmi geldi aklıma. O da benzer bir temayı anlatıyordu… Kurmaca kısa Jüri özel ödülünü Susmuşlar Eşiği ile Emel Bulut aldı.</p>
<p>Baletler Köyü hikayesi daha açık, Çorum’un Başpınar köyünde yaşayan ve sonrasında Devlet Opera ve Balesi’ne geçen bir ailenin balet fertlerini anlatıyor. Köyle bağlarını koparmayan, tatillerde köye giden aile fertlerinin köydeki genç ve çocuklara ilham kaynağı olması anlatılıyor. Keyifli bir konu, klasik bir belgesel film kalıplarında anlatılıyor. Böyle bir konuya dikkat çekmesi açısından önemli bir yerde duruyor, bu tarz karakterlerin keşfedilmesi konusunda önemli… Belgesel Jüri Özel Ödülü&#8217;nü Nasim Soheill&#8217;in Mat belgeseli aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26445 size-full" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/page-2.jpg" alt="" width="404" height="404" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/page-2.jpg 404w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/page-2-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/05/page-2-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 404px) 100vw, 404px" /></p>
<p>Festival dijital çağda oyunculuk ve belgesel sinema konularında da iki panel gerçekleştirdi. Belgesel sinema panelinin moderatörlüğünü ben yaptım. Neşe Sarısoy Karatay, Eylem Kaftan ve Esma Kasar kendi belgeselleri üzerinden belgesel sinemaya bakış açılarını ortaya koydular. Etkinliklerin tamamı Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde olduğu için öğrencilerin katılımı da yoğundu, zaten amaç biraz da öğrencileri hazırlamak, onların yeni hikayelere tanıklık etmesini sağlamak… CÜ radyo ve TRT Erzurum radyoları da festivalde çok etkindi, oralarda da festival üzerine konuştuk, annelik kavramını sorguladık… Eylem Kaftan yıllar önce bir çekim için geldiğinde, yine bu mevsimde Sivas’ın yeşilinin çok güzel olduğundan bahsetti, kesinlikle yağmura doğmuş her şehir gibi yeşilin en keskin anına denk geldik, dümdüz topraklarda yol aldık… Sivas’ta festival olması güzel, belki biraz daha kısa filmci ve belgeselcilerin gelip etkileşim kurması sağlanabilir. Yolu açık olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/05/18/sivasta-ucuncu-kez-sinema/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali 2 Haziran&#8217;da Ankara&#8217;da başlıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/05/08/29-ucan-supurge-kadin-filmleri-2-haziranda-ankarada-basliyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/05/08/29-ucan-supurge-kadin-filmleri-2-haziranda-ankarada-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 07:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26422</guid>

					<description><![CDATA[29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl “Çiçek Mi Dediniz?” sloganıyla 2-7 Haziran tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek. Festival kapsamında 23 ülkeden 47 film gösterilecek; programda kadın hakları, dayanışma ve genç kadınların hikâyeleri öne çıkacak. 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali için düzenlenen basın toplantısı, 7 Mayıs’ta Kült Kavaklıdere Sineması’nda gerçekleştirildi. Toplantıda festival [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="text-2222 mb-0 my-2 py-2 font-weight-normal">29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl “Çiçek Mi Dediniz?” sloganıyla 2-7 Haziran tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek. Festival kapsamında 23 ülkeden 47 film gösterilecek; programda kadın hakları, dayanışma ve genç kadınların hikâyeleri öne çıkacak.</p>
<div class="detay">
<p data-end="315" data-start="68">29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali için düzenlenen basın toplantısı, 7 Mayıs’ta Kült Kavaklıdere Sineması’nda gerçekleştirildi. Toplantıda festival programı, bu yılın teması ve etkinlik kapsamındaki yenilikler kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p data-end="662" data-start="317">Uçan Süpürge Vakfı tarafından düzenlenen festival, bu yıl <em data-end="396" data-start="375">“Çiçek Mi Dediniz?”</em> sloganıyla 2-7 Haziran tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival gösterimleri, Kült Kavaklıdere Sineması ile Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde yapılacak. Organizasyonda Türkiye dahil 23 ülkeden toplam 47 film izleyiciyle buluşacak.</p>
<p data-end="1178" data-start="664">Basın toplantısına Uçan Süpürge Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Ürün Güner, Çankaya Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Dr. Ethem Torunoğlu, Etimesgut Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Dr. Fatih Albayrak, Mamak Belediyesi Basın ve Yayın Müdürü Atlas Sibel Arslan, festival program direktörü Alin Taşçıyan ve festival program koordinatörü Dalım İlteriş Mayadağlı katıldı.</p>
<p data-end="1221" data-section-id="vcmli5" data-start="1180"><strong>Festivalin teması: “Çiçek Mi Dediniz?”</strong></p>
<p data-end="1475" data-start="1223">Toplantının açılış konuşmasını yapan Ayşe Ürün Güner, festivalin 29 yıldır sürdürdüğü varlık mücadelesine dikkat çekti. Festival temasına ilişkin değerlendirmesinde kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu öne çıktı.</p>
<p data-end="1682" data-start="1477">Güner, kadınlara yönelik <em data-end="1511" data-start="1502">“çiçek”</em> benzetmelerinin çoğu zaman bir <em data-end="1565" data-start="1543">“iltifatla susturma”</em> biçimine dönüştüğünü ifade ederek, kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin görünür kılınmasının önemine değindi.</p>
<p data-end="2080" data-start="1733">Festival hazırlıklarının bu yıl gençler ve üniversite gösterimleriyle başladığını belirten Güner, Ankara’daki üniversitelerle ortak etkinlikler gerçekleştirildiğini söyledi. Nisan ayında düzenlenen söyleşi, panel ve gösterimlerde öğrencilerle yönetmenlerin bir araya geldiğini aktaran Güner, gönüllü çağrısına 384 öğrencinin başvurduğunu açıkladı.</p>
<p data-end="2212" data-start="2082">Festival yönetimi, bu başvuru sayısının organizasyonun gençler arasında daha geniş bir karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>
<p data-end="2453" data-start="2257">Mamak Belediyesi adına konuşan Atlas Sibel Arslan, belediyenin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarına değinerek sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.</p>
<p data-end="2719" data-start="2455">Etimesgut Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Dr. Fatih Albayrak ise festivali yalnızca bir sinema etkinliği olarak görmediklerini belirterek kadınların görünürlüğünü artıran sosyal bir proje olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p>
<p data-end="2916" data-start="2721">Çankaya Belediyesi adına toplantıya katılan Dr. Ethem Torunoğlu da ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen festivalin 29 yıldır devam etmesini önemli bir başarı olarak tanımladı.</p>
<p data-end="3166" data-start="2982">Festival Program Direktörü Alin Taşçıyan, bu yılki seçkide <em data-end="3101" data-start="3067">“genç kızların hak savunuculuğu”</em> ve <em data-end="3131" data-start="3105">“kuşaklar arası direniş”</em> temalarının öne çıktığını söyledi.</p>
<p data-end="3392" data-start="3168">Taşçıyan, Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz imzalı Kuru Taşın Başı belgeselinin Ankara’daki ilk gösteriminin festival kapsamında yapılacağını açıkladı.</p>
<p data-end="3557" data-start="3394">Ayrıca Gözde Kural tarafından çekilen Cinema Jazireh adlı yapımın da yarışma seçkisinde yer aldığı belirtildi.</p>
<p data-end="3753" data-start="3559">Taşçıyan, festival seçkisindeki filmlerin karamsarlık yerine mücadele ve dayanışma duygusunu öne çıkardığını ifade ederek, kadın yönetmenlerin sinema dilindeki kolektif yaklaşımına dikkat çekti.</p>
<p data-end="3940" data-start="3792">Festival Program Koordinatörü Dalım İlteriş Mayadağlı, kısa film gösterimlerinin festivalde daha geniş bir yer kapladığını açıkladı.</p>
<p data-end="4197" data-start="3942">Mayadağlı, kısa filmleri yalnızca yan bölüm olarak değil, yeni anlatım biçimlerinin ortaya çıktığı önemli bir yaratım alanı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda kısa film gösterim sayısının son iki yılda kademeli olarak artırıldığı belirtildi.</p>
<p data-end="4441" data-start="4249">Festival bu yıl ayrıca Enki iş birliğiyle dijital içeriklere de ağırlık verecek. Organizasyon kapsamında yönetmenlerle çevrim içi buluşmalar, özel içerikler ve festival günceleri hazırlanacak.</p>
<p data-end="4759" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="4443">Festival yönetimi ayrıca gönüllüler ve katılımcılar üzerindeki sosyal etkileri inceleyen bir araştırma yürütüleceğini duyurdu. Yapılan açıklamada, festivalin yalnızca film gösterimlerinin yapıldığı bir alan olmanın ötesinde, tartışma ve kolektif hafıza üretimi için bir platform oluşturmayı hedeflediği ifade edildi.</p>
</div>
<div class=" text-center">
<div id="reklam" class="mb15" align="center"></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/05/08/29-ucan-supurge-kadin-filmleri-2-haziranda-ankarada-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 21 yaşında: Kestik baştan çekiyoruz!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/04/23/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/04/23/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:06:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26384</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bu yıl 21’inci kez 1-10 Mayıs tarihleri arasında 54 yerli ve 17 yabancı filmi İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşturacak. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), 1-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl 21’incisi düzenlenecek olan festival, 14 ülkeden toplam 73 filmi, her zamanki gibi sponsorsuz, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bu yıl 21’inci kez 1-10 Mayıs tarihleri arasında 54 yerli ve 17 yabancı filmi İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşturacak.</p>
<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), 1-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl 21’incisi düzenlenecek olan festival, 14 ülkeden toplam 73 filmi, her zamanki gibi sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olarak seyirciyle buluşturacak. Festival, dünyanın dört bir yanından başvurulan 490 film arasından seçilen 54 yerli ve 17 yabancı filmi seyircilerle buluşturacak.</p>
<p><strong>3 şehir 34 salon</strong></p>
<p>Film gösterimleri İstanbul’da Avrupa yakasında Beyoğlu Sineması, Fransız Kültür Merkezi, Aynalı Geçit Etkinlik Salonu, Yücel Kültür Merkezi ile Anadolu yakasında Bülent Ecevit Kültür Merkezi, Maltepe Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Barış Manço Kültür Merkezi ve TAK-Tasarım Atölyesi Kadıköy’de düzenlenecek.</p>
<p>Ankara’daki gösterim mekanları Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Mülkiyeliler Birliği, Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi, Kült Kavaklıdere Sineması, Batıkent Halkevi, Dikmen Halkevi, Mor Patika Kadın Derneği, ODTÜ Fizik Bölümü U2 Amfisi, ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri olarak belirlendi.</p>
<p>İzmir’de ise Fransız Kültür Merkezi, Türkan Saylan Kültür Merkezi, Tarık Akan Gençlik Merkezi, İzmir Halkevi, Karşıyaka Halkevi, Sanathane, Menderes Kültür ve Yaşam Derneği, İzmir Mimarlık Merkezi, Altındağ Kültür Merkezi, APİKAM, Art Venue İzmir (AVI), Bornova Gençlik Merkezi, Çağdaş Özürlüler Derneği, İnönü Kültür Merkezi, Karantina Meydanı, Pir Sultan Kültür Merkezi, Uğur Mumcu Gençlik Tiyatrosu gösterimlere ev sahipliği yapacak.</p>
<p><strong>Açılış geceleri 2 Mayıs’ta</strong></p>
<p>Festivalin İstanbul açılış filmi, Hüseyin Karabey’in “Kuzeyden Gelen Adam” filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cuma saat 19.30’da Atlas Sineması’nda yapılacak. Gecenin sunuculuğunu Tilbe Saran üstlenecek. Açılış gecesinin özel konukları olacak.</p>
<p>Kadir İnanır’a teşekkür ve onur plaketinin verileceği gecede her yıl olduğu gibi bir set emekçisi de sahneye davet edilecek. Bu yılın set emekçisi Gökhan Özgül.</p>
<p><strong>Ankara ve İzmir’de festival yürüyüşü</strong></p>
<p>Ankara’da 2 Mayıs günü festival yürüyüşü saat 17.30’da Kuğulu Park’ta, İzmir’de 2 Mayıs günü saat 18.30’da Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde başlayacak.</p>
<p>Festivalin Ankara’daki açılış filmi Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü. Belgesel filminin yönetmeni Nur Tuğçe Biga da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın üye ve yöneticileri ile birlikte 2 Mayıs’ta saat 18.00’de Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek açılış gecesine katılacak. Gecenin sunuculuğunu Yezda Kaçar üstlenecek. Nomadika ezgileriyle sahnede olacak.</p>
<p>Festivalin İzmir açılış filmi de Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cuma saat 19.30’da İzmir Mimarlık Merkezi’nde yapılacak. Seyirciler 19.00&#8217;da sanatçı İlker Kılıçer&#8217;in Pantomim Gösterisi, fuayede düzenlenen 21. yıl Afiş Sergisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Trio ile karşılanacak. Gecede direnişleri devam eden Digel Tekstil, Temel Conta ve Katı Atık Enerji İşçilerinin sesine kulak verilecek.</p>
<p><strong>İstanbul’da dolu dolu program</strong></p>
<p>Bu yıl festivalde usta yönetmen Pelin Esmer’in retrospektifi yer alacak. 11’e 10 Kala, Gözetleme Kulesi, Oyun ve yönetmenin Shakespeare’i Çanakkaleli kadınlarla buluşturan Kraliçe Lear belgeseli. 8 Mayıs Cuma günü TAK’ta yapılacak Kraliçe Lear ve Gözetleme Kulesi gösterimleri olacak.</p>
<ul>
<li><strong>Erişilebilirlik</strong></li>
</ul>
<p>10 Mayıs’ta saat 14.00’te Engellenen Bireyler için Erişilebilir Sinema başlıklı panel ve forum, Erişilebilirlik İçin Her Şey’den Serim Berke Yarar ve Seben Ayşe Dayı Yarar katılımıyla düzenlenecek.</p>
<ul>
<li><strong>Hakan Tosun</strong></li>
</ul>
<p>10 Mayıs’ta saat 16.45’te Hakan Tosun’un Kamerası Hâlâ Kayıtta: Kent Hakkı ve Ekoloji Mücadeleleri başlıklı forum Aynalı Geçit Etkinlik Salonu’nda İmre Azem, Ceyhan Çılğın, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Fuat Yücel Filizler, T. Gül Köksal ve Hakan Tosun’un ailesinin katılımıyla düzenlenecek.</p>
<ul>
<li><strong>Film rotası</strong></li>
</ul>
<p>3 Mayıs’ta saat 15.00’te “Beyoğlu Film Rotası: İşçi Hikâyelerinin İzinde Mekânlar” başlıklı etkinlikte rota boyunca; Dönersen Islık Çal, Duvara Karşı, Yusuf ile Kenan, Beyoğlu’nun Arka Yakası, Arkadaş, Muhsin Bey gibi unutulmaz filmlerin izi sürülecek.</p>
<p><strong>Yabancı yönetmenler Türkiye’de</strong></p>
<p>Festivalin bu yılki seçkisinde, emeğin ve hak mücadelesinin izini süren uluslararası isimler de izleyiciyle buluşuyor. &#8216;Rüzgâra Karşı&#8217; filminin yönetmeni Felix Chou, &#8216;Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin!&#8217; belgeselinin yönetmeni Doris Metz ve &#8216;Tek Çekimde Emek&#8217; projesinin yürütücüsü Antje Ehmann, festival süresince gerçekleştirilecek gösterimlerde bizzat yer alarak izleyicilerle bir araya gelecek. İstanbul’da Felix Chou, Doris Metz ve Antje Ehmann, açılış gecesinde de konuklar arasında yerlerini alacaklar.</p>
<p><strong>Ankara’da her gün paneller, söyleşiler</strong></p>
<p>3 Mayıs’ta Ulus Atatürk Heykeli önünde saat 12.30’da bir araya gelenler O’Film Route ekibi ile birlikte Ankara Filmleri Gezisine katılacak.</p>
<p>3 Mayıs günü saat 15.00’te ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Dünya Basın Özgürlüğü Günü Söyleşisi düzenlenecek. Etkinliğin konukları Aslı Alpar, Gökçer Tahincioğlu, Ali Ergin Demirhan.</p>
<p>3 Mayıs günü saat 19.30’da Kült Kavaklıdere’de Efendi Sinemanın Toksik Yalnızlığı başlıklı etkinlik Konu Bi Şey ekibiyle düzenlenecek.</p>
<p>5 Mayıs’ta saat 19.00’da ÇSM Gülten Akın Konferans Salonu’nda Yaratıcı Drama Yöntemi ile Film Atölyesi etkinliği Studio Fam ekibi ile düzenlenecek.</p>
<p>5 Mayıs günü saat 19.00’da ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Hakan Tosun anısına belgesel gösterimi ve Sibel Tekin ile söyleşi olacak.</p>
<p>4 ve 7 Mayıs günlerinde saat 19.00’da Anatolia Kültür Merkezi’nde senaryo yazımı ve kurgu atölyeleri düzenlenecek.</p>
<p><strong>İzmir’de de her gün paneller, söyleşiler</strong></p>
<p>3 Mayıs&#8217;ta Türkan Saylan Kültür Merkezi&#8217;nde &#8220;Emek Mücadelesinde Sınırları Aşmak&#8221;, Art Venue İzmir&#8217;de (AVI) Mert Güncüer katılımıyla &#8220;Genç Yönetmenlerle Sinemada Dayanışma&#8221;,</p>
<p>4 Mayıs&#8217;ta Fransız Kültür Merkezi&#8217;nde 16.00&#8217;da &#8220;Sinemada Yapay Zeka&#8221; ve 19.20&#8217;de BELLEKVARİ: KuirFest&#8217;in Sözlü Tarihi film gösteriminin ardından &#8220;Kesilmemiş Sahneler: Festivaller, Sansür ve Bağımsız Sinema&#8221;, Bornova Gençlik Merkezi&#8217;nde Yönetmenlerle &#8220;Türkiye&#8217;de Kısa Film Çekmek &#8211; 1&#8221;,</p>
<p>5 Mayıs&#8217;ta Fransız Kültür Merkezi&#8217;nde &#8220;Barış Akademisyenleri ve &#8216;Gitmek'&#8221;, Tarık Akan Gençlik Merkezi&#8217;nde Yönetmenlerle &#8220;Türkiye&#8217;de Kısa Film Çekmek &#8211; 2&#8221;,</p>
<p>6 Mayıs&#8217;ta Art Venue İzmir&#8217;de (AVI) &#8220;Mekan &#8211; Sınıf -Hafıza &#8211; 1&#8221;,</p>
<p>7 Mayıs&#8217;ta Karşıyaka Halkevi&#8217;nde Yitik Ev filminin gösteriminin ardından yönetmen Yağmur Canpolat ile söyleşi,</p>
<p>8 Mayıs&#8217;ta Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi&#8217;nde (APİKAM) &#8220;Mekan &#8211; Sınıf -Hafıza &#8211; 2&#8221;, Bornova Çağdaş Özürlüler Derneği&#8217;nde &#8220;Erişilebilir Sinema&#8221;,</p>
<p>9 Mayıs&#8217;ta Türkan Saylan Kültür Merkezi&#8217;nde &#8220;İklim Adaleti ve Ekoloji Mücadelesi&#8221; konulu söyleşi düzenlenecek.</p>
<p><strong>Seçkide neler var?</strong></p>
<p>Seçkide bu yıl Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak tam 24 film var. Türkiye’den Bir İstiklal Hikayesi (Mustafa Çiftci), İzmir’de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık (Faruk Uysal), Köpek Maması (Fadime Eser), Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü (Nur Tuğçe Biga) ve Yaş 29-30 (Berkant Bilgi) bu bölümde öne çıkan yapımlar arasında. Uluslararası seçkide ise 17 yabancı film, farklı coğrafyalardan gelerek Türkiye prömiyerlerini festivalimizde yapıyor.</p>
<p>Uzun metraj kurmaca filmlere baktığımızda; Hasan Tolga Pulat’ın Parçalı Yıllar filmi 1975’teki Amerikan ambargosu sonrası sanat ile geçim mücadelesi arasına sıkışan bir hayatı anlatırken, Belkıs Bayrak’ın Gülizar filmi uğradığı tacizin ardından giderek daralan çevresinde var olmaya çalışan bir kadının hikâyesine odaklanıyor. Fransa’dan Mohikan (Frédéric Farrucci), toprağını korumaya çalışan bir çiftçinin mücadelesini ekrana taşırken; Clara (Sabin Dorohoi) ise Almanya’da çalışmak için geride bıraktığı hayatla yüzleşen Romanyalı genç bir kadının annelikle kurduğu zor ilişkiyi anlatıyor.</p>
<p>Kurmaca kısa filmler bu yıl programın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Seçkide yer alan Garan, Kudret, Gece Mesaisi, Mutlu Ayaklar, Uyku Kapında, Prosedür, Yokuş, Balerin, Bizim Olan Her Şey ve Yaş 29-30 gibi filmler; gündelik hayatın sıkışmışlıklarını, çalışma koşullarını, toplumsal baskıyı ve bireysel çıkış arayışlarını farklı tonlarda ele alıyor.</p>
<p>Belgesel seçkisi ise emek, hafıza, kimlik, göç ve direniş ekseninde güçlü bir hat kuruyor. Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina’sı Fuat Saka’nın yaşamı üzerinden bir sürgün ve müzik yolculuğu sunarken; Rıza Oylum’un Yerli Yurtsuz belgeseli aidiyet meselelerine odaklanıyor. Bingöl Elmas, Yeni Han ile Aksaray’daki göçmen hayatlarını görünür kılıyor; Barış Altı ise Berona filminde Karadenizli emekçi kadınların deneyimlerini perdeye taşıyor.</p>
<p>Medya ve toplumsal hafıza üzerine odaklanan yapımlar da unutulmadı. Biz Radyoyu Çok Sevdik, kadın radyocuların gözünden radyoyu bir mücadele alanı olarak ele alırken; Roman Gibi, Sertel’lerin hikayesi üzerinden basın ve demokrasi tarihine bakıyor. Büşra Bozdemir ise Bir Kolektifin İzinden belgeseliyle kentsel dönüşümle kaybolan bir sanat mekânının izini sürüyor.</p>
<p>Güncel tanıklıklar da belgesellerde karşımıza çıkıyor: Kader Çetintaş’ın Karakuş’lar belgeseli deprem sonrası Adıyaman’da kadın dayanışmasını, İlkay Nişancı’nın Yavaş Ölüm ekolojik yıkımı, Asya Leman ve Sumru Kesik’in BELLEKVARİ: KuirFest’in Sözlü Tarihi ise queer bir festivalin hafızasını anlatıyor. Kısa belgeseller arasında yer alan YİBO (Şükran Demir, Özgür Ünal), Mavi, Devrim ve VHS Kasetler (Serdar Kökçeoğlu) ve Tanıştığıma Memnun Oldum (Güneş Kazdal, Jehan Barbur) ise hafıza, arşiv ve kişisel anlatılar üzerinden farklı kapılar açıyor.</p>
<p>Sinemanın politik gücünü hatırlatan filmler arasında ise ekofeminist bir figürü anlatan Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin! ve usta yönetmen Ken Loach’un dünyasına bakan belgesel Ken Loach: Eylemcilik Sanatı dikkat çekiyor. Deneysel seçkide ise Tuğba Yaşar’ın Taşın Rengi bizi mekan, geçmiş ve hatıra üzerine düşünmeye davet ediyor.</p>
<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl da Institut Français de Turquie ile işbirliğini sürdürüyor. Bu işbirliği kapsamında Fransa’dan iki film programa dahil edildi: Mohikan (Frédéric Farrucci) ve Robot T-0 (Giulio Callegari).</p>
<p><strong>Festivalin katalogu ve program ayrıntıları önümüzdeki günlerde seyircisiyle paylaşılacak</strong></p>
<p>Festival İstanbul, Ankara ve İzmir etaplarının ardından, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye’nin birçok ilinde ve noktasında düzenlenecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/04/23/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Festivaldeki filmler çıkış ve anlam arıyor, taşınıyor, geriye dönüp bakıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/festivaldeki-filmler-cikis-ve-anlam-ariyor-tasiniyor-geriye-donup-bakiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/festivaldeki-filmler-cikis-ve-anlam-ariyor-tasiniyor-geriye-donup-bakiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:23:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diren Sinema: Banu Bozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26378</guid>

					<description><![CDATA[45. İstanbul Film Festivali’ni de geride bıraktık, kendi adıma yine filmlerin dünyasına sığındım. Ülke gündemi malum her yerden sıkıştırmaya devam ediyor… Festival bu sene Altın Lale Yarışması ve Yeni Bakışlar bölümünde yarışmalara yer verdi. Yeni bakışlar ilk ve ikinci filmlerini çeken Türk yönetmenlerin filmlerinden oluşurken Altın Lale yerli ve yabancı yönetmenlerin filmlerine yer vermişti. Yerli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>45. İstanbul Film Festivali’ni de geride bıraktık, kendi adıma yine filmlerin dünyasına sığındım. Ülke gündemi malum her yerden sıkıştırmaya devam ediyor…</p>
<p>Festival bu sene Altın Lale Yarışması ve Yeni Bakışlar bölümünde yarışmalara yer verdi. Yeni bakışlar ilk ve ikinci filmlerini çeken Türk yönetmenlerin filmlerinden oluşurken Altın Lale yerli ve yabancı yönetmenlerin filmlerine yer vermişti. Yerli filmler konusunda bu sene ortalama bir seneydi, zaten yerden yere vuran bir dil kullanmayı sevmiyorum, yapıcı bir eleştiriyle kısaca filmlerden bahsedeceğim…</p>
<p>Kemal Burak Alper’in Altın Lale’de En İyi Erkek oyuncu ödülü kazandığı Ölü Köpekler Isırmaz, başarılı kısa filmlerinden tanıdığımız Nuri Cihan Özdoğan’ın ilk uzun metrajı. Özdoğan Ölü Köpekler Isırmaz&#8217;da ülkeyi çöplüğe dönüştüren zihniyete karşı, küçük hayatları, idealleri, korkularıyla baş başa iki gencin yitip giden hayatlarına gerçekçi bir bakış atıyor. Atmosfer duygusunu çok güçlü, karanlık kuran yönetmen, çöpü bile ideolojik zeminde paylaşamayan çakalları anlatıyor. Film bilindik zeminde ilerlese de özellikle de atmosfer kurgusuyla özgün bir havaya sahip.</p>
<p>Ali Vatansever’in festivalden ödülsüz dönen filmi Bir Arada Yalnız, hasta oğulları için hayatı kolaylaştırmaya çalışan, aslında kendilerinin büyük bir değişime ihtiyacı olan üç kişilik bir aileyi anlatıyor. İzzet’in sanal dünyada hastalıktan uzak hayatı filmin çoğu yerine nüfuz ediyor. Gerçek ve sanal çatışması yaşanıyor, filmin akışında, anlatımında problem yok ama hikaye sanal dünyayı bir kaçış dünyasına dönüştürerek hem kolaycı bir yol deniyor hem de günümüz dünyasında bir çıkış yolu yaratmaya çalışıyor ama çok da etkili olduğu söylenemez.</p>
<p>Pınar Yorgancıoğlu’nun ilk uzun metrajlı filmi Karanlıkta Islak Çalanlar, İnci Sefa Cingöz’e En iyi Kadın Oyuncu ödülü getirdi. Bu filmde de çıkış bulmaya çalışan sorunlu bir genç kız, kendi derdine düşen bir anne ve aslında kızının dertlerini gören ve hayatın akışı konusunda daha geride durmayı seven bir baba görüyoruz. Film zaman zaman gerçeküstü, absürt atmosferiyle çıkış yaratmaya çalışıyor, zaman zaman da ailenin içindeki sevimli çatışmalarla. Müfit Kayacan’ın oyunculuğunu seviyorum, burada da yönetmen o enerjiden yararlanmayı başarmış. Bu filmde de oyun dünyası ve onun çatışmalı noktası gerçek hayat var, film tüm bu kişisel kıvrımlarda yolunu bulmayı deniyor, ilk film için hiç fena değil!</p>
<p>Banu Sıvacı ikinci filmi Günyüzü’nde köyde kalan ve köyde dönen iki kardeş üzerinden bir hikaye kurmaya çalışıyor. Bu filmde de obruklar var, sinemasal gücü tartışılmaz bu obrukların, saklama yok etme hali de. Kardeşini öldürdüğüne inandığı Bekir’in peşine düşen Suna, kedisinin ortadan kaybolmasını çok da sorgulamıyor gibi duruyor, yani bu kayıp söze dökülmüyor çok. Kardeşinin ölümünden sonra terk ettiği kasabaya gelen Suna yıllar sonra kardeşinin kayboluşunu haklı bir şekilde sorgulamaya çalışıyor… Bir kaçışın izini, sorgusunu yıllar sonra aramaya, hatta bulmaya gelmiş bir kadının hikayesi biraz tekrarlı bir anlatımla son buluyor. Farklı hikayeler anlatma zamanıdır artık demek istiyorum, bu kalan ve gelen çatışması pek de bir yere varmıyor artık!</p>
<p>Yeşim Ustaoğlu’nun Kuru Taşın Başı belgeselini sevdim. Yusufeli barajının yapımı nedeniyle Kuru Taşın Başına yerleştirilen insanları anlatıyor. Bu tarz yerinden yurdundan edilme, toprağından koparılma hikayelerinin etkisi büyük. Yıllarca Hasankeyf dedik ama engel olamadık, Yusufeli de aynı şekilde sulara teslim. Aşağıda sular altında kalmış yaşamlarına bakıyorlar bir illüzyon gibi, sadece evleri var, hayatları sular altında. Konu yeni değil ama görüntüler etkili ve üzücü. Bir kuru taşın üstünde oturup kalmak… Belgesel olarak kurmacalar içinde pek şansı olmadığına inandığım film festivalden eli boş döndü.</p>
<p>Yeni Bakışlar bölümündeki yerli filmlere de değinmek istiyorum… Melik Kuru imzalı İsimsiz Eserler Mezarlığı festivalden en iyi sanat yönetimi ve en iyi müzik ödülleriyle ayrıldı. İdealist olmanın sınırlarını sorgulayan hikaye, İstanbul’un sanata bakış açısını da hiciv dolu dramatik bir üslupla ortaya koyuyor. Film siyah beyaz, sınırsız ve rahat bir biçimde akıyor. İnsan bazen eseriyle değil tepkisiyle ünlü olur düsturunun peşinde…</p>
<p>Elif Eda imzalı Süt Çiftliği festivalden ödülsüz dönenlerden. Bir çocuğun yaşadığı kayıp duygusu ve yas sürecini özdeşlik kurduğu ve annesinden ayrı tutulan bir buzağı üzerinden kuruyor. Tabii bir de savaş yüzünden kimsesiz kalan bir çocuk var. Büyüklerin endüstriyel algısına çocuksu ama dirençli bir başkaldırı var filmde. Tekrarlı anlatımlar ve hikayenin yetmediği noktalar dışında duygu olarak yakalanmış bir ilk film diyebilirim.</p>
<p>Salih Singin’in Hızır 7Gün belgeseli özlem duyduğumuz ama uzak durduğumuz doğal hayatı acı ve tatlı yanlarıyla karşımıza getiriyor. Ayancık’ın bir köyü üzerinden girişilen organize kötülükleri anlatıyor. Yeşilin kalbini çalan madenler, denizdeki balığı bitiren usulsüz avlanmalar ve buna rağmen doğanın kalbinde kalmayı seçen bir avuç insan. Çok işlenen, karşımıza çokça çıkan konular ama tekrarlanmasında fayda görüyorum. Yine özlemle doldu için, yeşile maviye uzandı elim.</p>
<p>Bağlar, Kökler ve Tutkular filminin yönetmeni Sunay Terzioğlu Film Yön jürisinden en iyi yönetmen ödülü kazandı.  Antalya&#8217;da izleyemediğim için İstanbul&#8217;a kaldı. Üç farklı etnik kökene ait karakterlerin peşinde bir çeşit kesişim hikayesi kuruyor, her hikaye bir kısa film tadında bir mağduriyetin peşinde aktüel tatta yüksek tempolu bir filme dönüşüyor. Filmi izlerken bazı şeyleri abartılı olarak gösterdiğinizi düşünüyorsunuz yönetmenin, hatta uyumsuzluk yarattığını ama gerçekçi ve doğal kurgusuyla işin özünü yakalamaya başarmış diyebilirim.</p>
<p>Evrim Çervatoğlu Keçi 501 festivalden en iyi görüntü yönetimi ödülüyle ayrıldı. Karadeniz’in muhteşem coğrafyasının filme çok şey kattığı aşikar. Cengiz’in öznelinde doğayla bütünleşme, onun tüm zorlu koşullarına rağmen onun içinde, onunla kalma belgeseli. Film akışı destekleyen öyle güzel görüntüler sunuyor ki bizlere, elinizi uzatıp o muhteşem doğanın içine dalacakmış gibi hissediyoruz. Hikayeyi dinledikçe, Cengiz’in her şeyi maddiyatın ötesine taşıdığını gördükçe ona saygı ve hayranlık duyuyoruz. Film 501. keçi olarak Cengiz’i seçiyor ve o bütünsellik içinde belgeseli bitiriyor.</p>
<p>Alican Durbaş Lo-Fi filmiyle deneysel bir algı yaratıyor. Bir kısa film kafasıyla çektiği filmde taşınma duygusunun yeni mi eski mi olduğu konusunda bir karmaşa yaratıyor. Açıkçası ışık oyunları, Emre ve Defne arasında yaşanan zamansal kopukluk filme farklı bir hava katıyor gibi dursa da filmin anlatımı bir yere varmıyor.</p>
<p>Sinan Yabgu Ünal The Annesi Ninja’da Avşa Adası’nda turlayan iki sevgilinin bir yere varmayan ilişki sarmalını anlatıyor. İkili arabanın içinde geçen sahneler uzasın diye bir türlü eve varamıyor, oyunculuklar muhtemelen serbest bırakıldığı için özellikle Kerim’i oynayan oyuncu bocalıyor. Film Melis’in başına gelenlerin sonunda nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliyor. Keşke vaat ettiği gerilimi yaşatabilseydi bizlere ama biraz ada turu olmuş maalesef bu film.</p>
<p>Ve Sultana. Erdi Işık’ın yazdığı, Ali Kemal Güven’in yönettiği film, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler filminden ilham almaya çalışmış, kadın dayanışmasına omuz vermeye çalışmış gibi dursa da, dansçı kızların etrafa serf ettikleri beylik lafların altında kalıyor. Ve kadınların mücadelesi de erkeklerin onları tercih etme isteğinde. Meral ve Anna arasındaki rekabet ne ara kaş göz yarmaya geldi onu da anlamadık. Sürekli direkte dans eden kızlar ve onları kafalarıyla onaylayan erkekler. Sitcom havasında istiklal caddesinde dolanan kamera ve her kadına bir hikaye yazma sevdasına yenilmiş bir senaryo. Tuba Büyüküstün güzel bir kadın ama hangi role girerse girsin duygusu geçmiyor maalesef.</p>
<p>Altın Lale’yi kazanan <em>Memory of Princess Mumbi / Prenses Mumbi</em> biraz hayal kırıklığı yaratmadı değil, ama filmin teknolojinin yasaklanmış bir Afrika devletinde geçiyor olması, bir geleneğe sahip çıkması ama bunu yaparken fazlasıyla yapay zeka kullanması sinemanın geleceği konusunda açılan kapıları gösteriyor. Tabii yönetmen yeşil ekran, kompozisyon gibi eski yöntemleri de kullanıyor ve bunların birleşiminden değişik bir mimari yaratıyor. Sanırım jüriyi etkileyen de bu harmanın yarattığı üstünlük oluyor.</p>
<p>Altın Lale jürisi ayrıca György Pálfi’nin yönettiği <em>Tavuk </em>filmine mansiyon verdi. Tavuğun dünyasına öyle keyifle göz atıyoruz ki, yumurtasına, aşkına, özgürlük ve hayatına sahip çıkan bir tavuk filmi izliyoruz. Filmde efekt yok, tavuğun performansı, tavuk koçları ve iyi bir yönetim var, bu da takdire şayan.</p>
<p>Festivalde iki yıldır ‘Nerdesin Aşkım’ bölümü yok, o yüzden ödül almaya çıkanlar özellikle bu bölümün adını söyleyerek anmaya çalıştılar. Festival yapmanın eski keyfi kalmadığı aşikar, her şeyin belli bir denetim mekanizmasına tabii tutulduğu, maddi olarak kısıtlandığı bu süreçte bir festivali daha bitirdik… Önümüzdeki festivallerde buluşmak dileğiyle.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/festivaldeki-filmler-cikis-ve-anlam-ariyor-tasiniyor-geriye-donup-bakiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>45. İstanbul Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/45-istanbul-film-festivali-odulleri-sahiplerini-buldu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/45-istanbul-film-festivali-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 06:52:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<category><![CDATA[45. İstanbul Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[N Kolay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26372</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından N Kolay sponsorluğunda düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, The Marmara Taksim’de yapılan ödül töreniyle sona erdi. Festivalde kısa ve uzun metrajlı toplam 39 film yarıştı. 9-19 Nisan tarihleri arasında sinemaseverleri İstanbul’un iki yakasındaki yedi salonda dünya sinemasının en iyi örnekleriyle buluşturan, usta yönetmenlerin son filmlerini, yeni keşifler, kült yapımlar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından N Kolay sponsorluğunda düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, The Marmara Taksim’de yapılan ödül töreniyle sona erdi. Festivalde kısa ve uzun metrajlı toplam 39 film yarıştı.</strong></p>
<p><strong>9-19 Nisan </strong>tarihleri arasında sinemaseverleri İstanbul’un iki yakasındaki yedi salonda dünya sinemasının en iyi örnekleriyle buluşturan, usta yönetmenlerin son filmlerini, yeni keşifler, kült yapımlar ve söyleşileri harmanlayan <strong>45. İstanbul Film Festivali</strong>, <strong>19 Nisan Pazar</strong> akşamı <strong>The Marmara Taksim</strong>’de düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. <strong>Onur Özaydın</strong>’ın sunuculuğunu üstlendiği törende ödüller sahiplerini buldu.</p>
<h3><strong><u>Altın Lale Yarışması</u></strong></h3>
<p><strong>Altın Lale Yarışması</strong>’nda bu yıl yerli ve yabancı <strong>15 film</strong> yarıştı. Yönetmen <strong>David Mackenzie</strong>’nin başkanlığını yürüttüğü Altın Lale Yarışması jürisinde Berlin EFM Direktörü <strong>Tanja Meissner, </strong>oyuncu <strong>Ekin Koç, </strong>akademisyen <strong>Prof. Dr. Aslı Tunç </strong>ve yapımcı <strong>Rodrigo Areias </strong>yer aldı.</p>
<p><strong>Altın Lale</strong>’yi bu yıl,<strong> Damien Hauser</strong>’in yönettiği <strong><em>Memory of Princess Mumbi / Prenses Mumbi</em> </strong>kazandı. Ödülü jüri başkanı<em>, </em>yönetmen<strong> David Mackenzie </strong>açıkladı. Altın Lale Ödülü, Şakir Eczacıbaşı anısına <strong>Eczacıbaşı Topluluğu</strong> tarafından 30.000 avro tutarında para ödülüyle destekleniyor.</p>
<p><strong>Jüri Özel Ö</strong><strong>dülü</strong>, Bi Gan’ın yönettiği <strong><em>Resurrection / Diriliş</em></strong> adlı filme verildi. Ödülü, yapımcı <strong>Rodrigo Areias</strong> açıkladı.</p>
<p><strong>En İyi Yönetmen Ödülü</strong>’nü, <strong><em>Ma frère / Summer Beats / Yaz Kampı </em></strong>filmiyle <strong>Lise Akoka </strong>ile <strong>Romane Gueret</strong> kazandı. Ödülü kazanan yönetmenleri, Berlin EFM Direktörü <strong>Tanja Meissner </strong>açıkladı.</p>
<p><strong>En İyi Senaryo Ödülü</strong>’nü <strong><em>Rose </em></strong>ile <strong>Markus Schleinzer </strong>ile <strong>Alexander Brom</strong> kazandı. Kazananı, akademisyen <strong>Prof. Dr. Aslı </strong><strong>Tunç </strong>açıkladı.</p>
<p><strong>En İyi Kadın Oyuncu Ödülü</strong>’nü <strong><em>Karanlıkta Islık Çalanlar</em> </strong>filmindeki rolüyle <strong>İnci Sefa Cingöz</strong> kazandı. Ödülü, akademisyen <strong>Prof. Dr. Aslı Tunç </strong>takdim etti.</p>
<p><strong>En İyi Erkek Oyuncu Ödülü</strong>&#8216;nü<strong> <em>Ölü Köpekler Isırmaz</em></strong> filmindeki rolüyle <strong>Kemal Burak Alper </strong>kazandı. Ödülü oyuncu <strong>Ekin Koç </strong>takdim etti.</p>
<p>Altın Lale jürisi ayrıca György Pálfi’nin yönettiği <strong><em>Tavuk </em></strong>filmine mansiyon verdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26374 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-1024x683.jpg" alt="" width="638" height="425" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_21-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /></p>
<h3><strong><u>Kısa Film Yarışması</u></strong></h3>
<p><strong>İstanbul Film Festivali</strong>’nin kısa film yapımını özendirmek, bu alandaki gelişimi desteklemek ve nitelikli kısa filmleri festival izleyicisiyle buluşturmak amacıyla başlattığı ulusal nitelikli <strong>Kısa Film Yarışması</strong>’nda bu yıl <strong>11 film</strong> yer aldı. Filmleri değerlendiren jüride yönetmen <strong>Gizem Kızıl, </strong>oyuncu <strong>Meriç Aral </strong>ve yönetmen <strong>Levent Türkan </strong>yer aldı.</p>
<p><strong>En İyi Kısa Film Ödülü</strong>’nü <strong>Dalya Keleş</strong>’in yönettiği <strong><em>Yerçekimi</em> </strong>kazandı. Bu ödül, <strong>Anadolu Efes</strong> tarafından 200.000 TL para ödülü ile destekleniyor.</p>
<p>Jüri, ayrıca <strong>Berna Sitera Değirmen’</strong>in yönettiği <strong><em>Aşk ve Diğerleri</em></strong>’ni mansiyona layık gördü.</p>
<h3><strong><u>Yeni Bakışlar</u></strong></h3>
<p>Bu yıl, <strong>Seyfi Teoman Ödülü</strong>’ne 13 ilk veya ikinci yerli film aday oldu. En iyi filme verilen ödül, genç yaşta kaybettiğimiz yapımcı ve yönetmen Seyfi Teoman’ın adını yaşatmak amacıyla veriliyor.</p>
<p>Jüride yönetmen <strong>Mehmet Akif Büyükatalay, </strong>oyuncu <strong>Murat Kılıç, </strong>görüntü yönetmeni <strong>Meryem Yavuz, </strong>yapımcı <strong>Soner Alper </strong>ve Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisi <strong>Meltem Naz Salduz</strong> yer aldı.</p>
<p><strong>Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü</strong>’nü <strong>Morteza Atabaki</strong>’nin yönettiği <strong><em>32 Metre </em></strong>kazandı. Ödülü jüri üyesi <strong>Meryem Yavuz</strong> takdim etti. Bu ödül, Anadolu Efes tarafından 800.000 TL tutarında para ödülüyle destekleniyor.</p>
<p><strong>En İyi Senaryo</strong><strong> Ödülü</strong>’nü, <strong><em>En Güzel Cenaze Şarkıları </em></strong>filmiyle <strong>Ziya Demirel &amp; Yusuf Tan Demirel </strong>kazandı. Ödül, jüri üyesi <strong>Meryem Yavuz </strong>tarafından takdim edildi.</p>
<p><strong>En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü</strong>,<strong> <em>Keçi501 </em></strong>filmiyle <strong>Reşat Okan Candemir</strong>’e verildi. Ödülü <strong>Mehmet Akif Büyükatalay </strong>takdim etti.</p>
<p><strong>En İyi Kurgu Ödülü</strong>, <strong><em>32 Metre </em></strong>filmiyle<strong> Morteza Atabaki</strong>’ye verildi. Ödülü jüri üyesi<strong> Meltem Naz Salduz </strong>takdim etti.</p>
<p><strong>En İyi Sanat Yönetimi Ödülü</strong>’nü, <strong><em>İsimsiz Eserler Mezarlığı </em></strong>filmiyle <strong>Elif Öner </strong>kazandı. Ödül, jüri üyesi <strong>Soner Alper </strong>tarafından takdim edildi.</p>
<p><strong>En İyi Müzik Ödülü</strong>&#8216;nü, <strong><em>İsimsiz Eserler Mezarlığı </em></strong>filmiyle <strong>Efe Demiral</strong> kazandı. Ödülü <strong>Meltem Naz Salduz </strong>takdim etti.</p>
<p><strong>En İyi Kadın Oyuncu Ödülü</strong>’nü, <strong><em>En Güzel Cenaze Şarkıları </em></strong>filmiyle <strong>Esra Dermancıoğlu </strong>kazandı. Ödül, jüri üyesi <strong>Mehmet Akif Büyükatalay </strong>tarafından takdim edildi.</p>
<p><strong>En İyi Erkek Oyuncu Ödülü</strong>’nü, <strong><em>Annem Hakkında </em></strong>filmiyle <strong>Burak Dakak </strong>kazandı. Ödül, jüri üyesi <strong>Soner Alper </strong>tarafından takdim edildi.</p>
<p><strong>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü</strong>’nü, <strong><em>En Güzel Cenaze Şarkıları </em></strong>filmiyle <strong>Çağdaş Ekin Şişman </strong>kazandı. Ödül, jüri üyesi <strong>Murat Kılıç </strong>tarafından takdim edildi.</p>
<p><strong>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü</strong>’nü, <strong><em>En Güzel Cenaze Şarkıları </em></strong>filmiyle <strong>Özer Keçeci </strong>kazandı. Ödülü kazanan, jüri üyesi <strong>Murat Kılıç </strong>tarafından açıklandı.</p>
<h3><strong><u>Bağımsız Ödüller</u></strong></h3>
<p>Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu <strong>FIPRESCI </strong>ve Türkiye’den üç farklı meslek kuruluşu <strong>(Film-Yön, BSB ve SİYAD)</strong> festivaldeki filmleri bağımsız jürileriyle değerlendirdi.</p>
<p><strong>Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu </strong>FIPRESCI jürisinde sinema yazarları<strong> Selim Eyüboğlu, Mohamed Nabil Abdelhakim </strong>ve <strong>Nada Azhari Gillon </strong>yer aldı. Jüri, Altın Lale Yarışması’ndaki filmleri değerlendirdi. Altın Lale Yarışması’nda<strong> Mark Jenkin</strong>’in yönettiği <strong><em>Rose of Nevada, </em>FIPRESCI Ödülü</strong>’ne layık görüldü.</p>
<p><strong>Film Yönetmenleri Derneği </strong>Film-Yön jürisinde yönetmenler <strong>Hüseyin Karabey, Hatice Aşkın </strong>ve<strong> Çiğdem Sezgin</strong> yer aldı. Film-Yön jürisi, <strong>En İyi Yönetmen Ödülü</strong>’nü, yakın zamanda kaybettiğimiz usta yönetmen <strong>Osman Sınav </strong>anısına, <strong><em>Bağlar, Kökler ve Tutkular</em> </strong>filmiyle<strong> Sunay Terzioğlu</strong>’na takdim etti.</p>
<p><strong>Belgesel Sinemacılar Birliği </strong>BSB jürisinde belgesel sinemacılar <strong>Ersan Ocak, Esin Özalp Öztürk </strong>ve<strong> Ozan Turgut </strong>yer aldı. Resmi seçkide yer alan belgeselleri değerlendiren BSB jürisi, <strong>Volkan Üce</strong>’nin yönettiği <strong><em>2m<sup>2</sup></em> </strong>filmini ödüllendirdi.</p>
<p><strong>Sinema Yazarları Derneği </strong>SİYAD jürisinde sinema yazarları <strong>Fırat Ataç, Necla Algan </strong>ve <strong>Kerem Bumin</strong> yer aldı. SİYAD jürisi, En İyi Film Ödülü’nü <strong>Melik Kuru</strong>’nun yönettiği <strong><em>İsimsiz Eserler Mezarlığı </em></strong>filmine takdim etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26375 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-1024x683.jpg" alt="" width="644" height="429" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-2048x1366.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_SalihUstundag_20260419_18-1920x1281.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 644px) 100vw, 644px" /></p>
<ol start="45">
<li><strong>İSTANBUL FİLM FESTİVALİ ÖDÜLLERİ</strong></li>
</ol>
<p><strong>9–19 Nisan 2026</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>ALTIN LALE YARIŞMASI</strong></p>
<p><strong>GOLDEN TULIP COMPETITION</strong></p>
<p><strong> </strong>Jüri Üyeleri Members of the Jury: David Mackenzie (başkan | president), Tanja Meissner, Ekin Koç, Prof. Dr. Aslı Tunç, Rodrigo Areias</p>
<p><strong>Altın Lale En İyi Film<br />
</strong><strong>Golden Tulip Best Film</strong></p>
<p><strong> </strong>Eczacıbaşı Topluluğu tarafından 30.000 avro tutarında para ödülüyle desteklenmektedir. Bu ödül, seçilen filmin yapımcısına verilir.</p>
<p>Supported with a monetary prize of 30,000 Euros given by Eczacıbaşı Group. This award is given to the producer of the selected film.</p>
<p><strong>Prenses Mumbi / Memory of Princess Mumbi </strong></p>
<p>Yön Dir: Damien Hauser</p>
<p>(Kenya, İsviçre, Suudi Arabistan | Kenya, Switzerland, Saudi Arabia)</p>
<p>Yapımcılar Producers: Damien Hauser, Kaleem Aftab, Shandra Apondi</p>
<p><strong>Jüri Özel Ödülü</strong></p>
<p><strong>Special Jury Prize</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Diriliş / Resurrection</strong></p>
<p>Yön Dir: Bi Gan</p>
<p>(Çin, Fransa, ABD | China, France, USA)</p>
<p><strong>En İyi Yönetmen</strong></p>
<p><strong>Best Director</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Lise Akoka &amp; Romane Gueret</strong></p>
<p>Yaz Kampı / Ma frère / Summer Beats</p>
<p>(Fransa | France)</p>
<p><strong>En İyi Senaryo</strong></p>
<p><strong>Best Screenplay</strong></p>
<p><strong>Markus Schleinzer &amp; Alexander Brom</strong></p>
<p>Rose</p>
<p>(Avusturya, Almanya | Austria, Germany)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26376 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-1024x683.jpg" alt="" width="662" height="441" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-1536x1024.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-2048x1365.jpg 2048w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/45.IFF_OdulToreni_TheMarmaraTaksim_MeteKaanOzdilek_20260419_42-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 662px) 100vw, 662px" /></p>
<p><strong>En İyi Kadın Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Actress</strong></p>
<p><strong>İnci Sefa Cingöz</strong></p>
<p>Karanlıkta Islık Çalanlar / Those Who Whistle After Dark</p>
<p>(Türkiye, Bulgaristan, Almanya | Türkiye, Bulgaria, Germany)</p>
<p><strong>En İyi Erkek Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Actor      </strong></p>
<p><strong>Kemal Burak Alper</strong></p>
<p>Ölü Köpekler Isırmaz / Dead Dogs Don’t Bite</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>Mansiyon</strong></p>
<p><strong>Special Mention          </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Tavuk / Kota / Hen</strong></p>
<p>Yön Dir: György Pálfi</p>
<p>(Almanya, Yunanistan, Macaristan | Germany, Greece, Hungary)</p>
<p><strong>KISA FİLM YARIŞMASI</strong></p>
<p><strong>SHORT FILM COMPETITION</strong></p>
<p><strong> </strong>Jüri Üyeleri Members of the Jury: Gizem Kızıl, Meriç Aral, Levent Türkan</p>
<p><strong>En İyi Kısa Film </strong></p>
<p><strong>Best Short Film</strong></p>
<p>Filmin yönetmenine Anadolu Efes tarafından 200.000 TL para ödülü verilir.</p>
<p>The director of the winning film is presented with 200.000 TL supported by Anadolu Efes.</p>
<p><strong>Yerçekimi / Gravity</strong></p>
<p>Yön Dir: Dalya Keleş</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p>Sinemanın büyülü gerçekçiliği içerisinde bir büyüme hikâyesini cesur bir dille anlattığı için…</p>
<p>For telling a coming-of-age story within the magical realism of cinema through a courageous narrative voice.</p>
<p><strong>Mansiyon</strong></p>
<p><strong>Special Mention</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Aşk ve Diğerleri / Love and the Others</strong></p>
<p>Yön Dir: Berna Sitera Değirmen</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p>Özgürlüklerin gitgide daraldığı günümüz dünyasında aşkın özgürleştirici gücünü naif bir dille bize tekrar hatırlattığı için…</p>
<p>For employing a naive voice to remind us of love&#8217;s capacity to set us free in a world where liberties are steadily shrinking…</p>
<p><strong>YENİ BAKIŞLAR</strong></p>
<p><strong>NEW VISIONS</strong></p>
<p><strong> </strong>Jüri Üyeleri Members of the Jury: Mehmet Akif Büyükatalay, Murat Kılıç, Meryem Yavuz, Soner Alper, Meltem Naz Salduz</p>
<p><strong>Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü</strong></p>
<p><strong>Seyfi Teoman Best Film Prize</strong></p>
<p><strong> </strong>Seçilen filme Anadolu Efes tarafından 800.000 TL tutarında para ödülü verilir, bu ödül seçilen filmin yönetmenine 1/2 yapımcılarına 1/2 pay olacak şekilde bölüştürülür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>This award is supported with a monetary prize of 800,000 TL supported by Anadolu Efes. The prize is divided among the producers and the director.</p>
<p><strong>32 Metre / 32 Meters</strong></p>
<p>Yön Dir: Morteza Atabaki</p>
<p>(Türkiye, Katar, İran | Türkiye, Qatar, Iran)</p>
<p><strong>En İyi Senaryo</strong></p>
<p><strong>Best Screenplay</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Ziya Demirel &amp; Yusuf Tan Demirel </strong></p>
<p>En Güzel Cenaze Şarkıları / The Greatest Funeral Hits</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Görüntü</strong></p>
<p><strong>Best Cinematography</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Reşat Okan Candemir </strong></p>
<p>Keçi501 / Goat501</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Kurgu</strong></p>
<p><strong>Best Editing</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Morteza Atabaki </strong></p>
<p>32 Metre / 32 Meters</p>
<p>(Türkiye, Katar, İran | Türkiye, Qatar, Iran)</p>
<p><strong>En İyi Kadın Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Actress</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Esra Dermancıoğlu</strong></p>
<p>En Güzel Cenaze Şarkıları / The Greatest Funeral Hits</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Erkek Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Actor</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Burak Dakak </strong></p>
<p>Annem Hakkında / About My Mom</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Supporting Actress</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Çağdaş Ekin Şişman </strong></p>
<p>En Güzel Cenaze Şarkıları / The Greatest Funeral Hits</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu</strong></p>
<p><strong>Best Supporting Actor</strong></p>
<p><strong>Özer Keçeci </strong></p>
<p>En Güzel Cenaze Şarkıları / The Greatest Funeral Hits</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Sanat Yönetimi</strong></p>
<p><strong>Best Art Direction</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Elif Öner</strong></p>
<p>İsimsiz Eserler Mezarlığı / Dump of Untitled Pieces</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>En İyi Özgün Müzik</strong></p>
<p><strong>Best Original Music</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Efe Demiral </strong></p>
<p>İsimsiz Eserler Mezarlığı / Dump of Untitled Pieces</p>
<p><strong><u>BAĞIMSIZ ÖDÜLLER</u></strong></p>
<p><strong><u>INDEPENDENT PRIZES</u></strong></p>
<p><strong>FİLM-YÖN ÖDÜLÜ</strong></p>
<p><strong>FİLM-YÖN PRIZE</strong></p>
<p>Film Yönetmenleri Derneği Jüri Üyeleri Members of the Jury of the Directors Association of Türkiye: Hüseyin Karabey, Hatice Aşkın, Çiğdem Sezgin</p>
<p><strong>En İyi Yönetmen (Osman Sınav anısına)</strong></p>
<p><strong>Best Director (in memory of Osman Sınav)</strong></p>
<p><strong>Sunay Terzioğlu</strong></p>
<p>Bağlar, Kökler ve Tutkular / Bonds, Roots and Passions</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p><strong>BSB ÖDÜLÜ</strong></p>
<p><strong>BSB PRIZE</strong></p>
<p>Belgesel Sinemacılar Birliği Jüri Üyeleri Members of the Jury of the Association of Documentary Filmmakers in Türkiye: Ersan Ocak, Esin Özalp Öztürk, Ozan Turgut</p>
<p><strong>En İyi Belgesel</strong></p>
<p><strong>Best Documentary      </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>2m2</strong></p>
<p>Yön Dir: Volkan Üce</p>
<p>Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) olarak göçmenlik deneyiminin en nihai ve varoluşsal sorularından birini –aidiyet ve son mekân meselesini– gurbette ölüm üzerinden güçlü bir sinematografik dille görünür kıldığı için 2m² belgeselini oybirliğiyle ödüllendiriyoruz.</p>
<p>As the Documentary Filmmakers Association (BSB), we award the documentary 2m² by unanimous vote, for making one of the most ultimate and existential questions of the immigrant experience —the issue of belonging and the final place of rest— visible through a powerful cinematographic language centred on death in a foreign land.</p>
<p><strong>FIPRESCI ÖDÜLÜ</strong></p>
<p><strong>FIPRESCI PRIZE</strong></p>
<p>Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu Jüri Üyeleri Members of the Jury of the International Federation of Film Critics: Selim Eyüboğlu, Mohamed Nabil Abdelhakim, Nada Azhari Gillon</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>En İyi Film – Altın Lale Yarışması</strong></p>
<p><strong>Best Film – Golden Tulip Competition           </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Rose of Nevada</strong></p>
<p>Yön Dir: Mark Jenkin</p>
<p>(İngiltere | UK)</p>
<p>Bu ödülü, güçlü oyunculukları ve etkileyici anlatımıyla öne çıkan bir filme veriyoruz. Başlangıçta bir hayalet hikâyesi ya da bilim kurgu gibi görünen film, zamanla geçmişe uzanan olağanüstü bir yolculuğa dönüşüyor; bir zamanlar canlı ve hareketli olan, ancak zaman içinde topluluk ruhunu kaybeden bir kasabayı yeniden ziyaret ediyor.</p>
<p>For its excellent performance and storytelling, which begins as a ghost story or a science fiction tale. The film then unfolds into an extraordinary journey into the past, revisiting a town that once thrived before losing its community spirit.</p>
<p><strong>SİYAD ÖDÜLÜ</strong></p>
<p><strong>SİYAD PRIZE</strong></p>
<p>Sinema Yazarları Derneği Jüri Üyeleri Members of the Jury of the Film Critics Association: Fırat Ataç, Necla Algan, Kerem Bumin</p>
<p><strong>En İyi Film</strong></p>
<p><strong>Best Film</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>İsimsiz Eserler Mezarlığı / Dump of Untitled Pieces</strong></p>
<p>Yön Dir: Melik Kuru</p>
<p>(Türkiye)</p>
<p>Ödülümüz bir ilk filme. Gençler ve genç sanatçılar sistemin hükmedici baskısı altında yaşamı ve sanatlarını savunuyorlar. Siyah-beyazın fotografik ve anlatımsal büyüsünü bize yeniden hatırlatan görsel gücü, içeriği ve sağlam olay örgüsü nedeniyle…</p>
<p>Our award goes to a debut film. Today, youth and young artists defend life and their art under the dominant pressure of the system. For its visual power that reminds us once again of the photographic and narrative magic of black and white, its content, and its solid plot…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/04/20/45-istanbul-film-festivali-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali başlıyor!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/04/17/izmir-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivali-basliyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/04/17/izmir-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivali-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26369</guid>

					<description><![CDATA[İzmir, 24–29 Nisan 2026 tarihleri arasında sinemanın güçlü kadın anlatılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Kadın Yönetmenler Derneği tarafından düzenlenen İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali, bu yıl “Vicdanın Kadrajında” temasıyla gerçekleşecek. Kadın Yönetmenler Derneği tarafından düzenlenen festival, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteğiyle gerçekleştiriliyor. Özel Sağlık Hastanesi, Bortar Group, Kaya Prestige Hotel ve Balçova [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">İzmir, 24–29 Nisan 2026 tarihleri arasında sinemanın güçlü kadın anlatılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Kadın Yönetmenler Derneği tarafından düzenlenen İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali, bu yıl <strong>“Vicdanın Kadrajında”</strong> temasıyla gerçekleşecek. Kadın Yönetmenler Derneği tarafından düzenlenen festival, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteğiyle gerçekleştiriliyor. Özel Sağlık Hastanesi, Bortar Group, Kaya Prestige Hotel ve Balçova Belediyesi de festivale katkı sağlayan kurumlar arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi gören festivale bu yıl <strong>88 ülkeden toplam 675 film başvurusu</strong> yapıldı. Bu başvurular arasından seçilen yapımlar; uzun metraj, belgesel, kısa film, animasyon ve deneysel kategorilerde izleyiciyle buluşacak. Festival programı, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen <strong>“Feminist Bakış Açısı”</strong> bölümüyle daha da genişliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Festival Direktörü Gülten Taranç, uluslararası görünürlüğün her geçen yıl arttığını vurgulayarak şunları söylüyor:<br />
“Dünyanın farklı coğrafyalardan gelen başvurular ve kurduğumuz uluslararası iş birlikleri festivalimizin etkisini büyütüyor. Ancak tüm bu görünürlüğe rağmen bu yıl festivali şimdiye kadarki en düşük destekle gerçekleştiriyoruz. Bu durum, bağımsız kültür üretiminin kırılganlığını bir kez daha hatırlatırken dayanışmanın gücünü de ortaya koyuyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>ULUSLARARASI KONUKLAR İZMİR’DE</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Festival, bu yıl da önemli uluslararası sinemacıları İzmir’de ağırlıyor. Fransa’dan ödüllü yönetmen Houda Benyamina’nın yanı sıra Almanya’dan yönetmen Irene von Alberti, Almanya’dan belgesel sinemacı Sarah Anna Gross, İtalya’dan yönetmen ve yapımcı Antonio Palumbo Terzo, Sırbistan’dan yönetmen ve Balkan Film Directing Festival direktörü Darja Bajić ve Orta Asya’dan sinemacı Farzaniya Galikhanova festival kapsamında jüri üyelikleri, gösterimler ve ustalık sınıflarıyla izleyiciyle buluşacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan <em>Divines</em> filminin yönetmeni Houda Benyamina, festival kapsamında bir ustalık sınıfı ile İzmirli sinemaseverlerle buluşacak. Geçtiğimiz yıl festivalde En İyi Belgesel ödülünü kazanan Sarah Anna Gross da festival programı kapsamında bir ustalık sınıfı gerçekleştirecek.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>ÖNE ÇIKAN GÖSTERİMLER</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Programda öne çıkan yapımlar arasında:<br />
<em>No Vacancy</em> (Kanada)<br />
<em>An Afternoon With Niki-Revekka</em> (Yunanistan)<br />
<em>Emraa Min Ward</em> (Umman)<br />
<em>Enough Enough</em> (Avusturya/Sırbistan/Karadağ)<br />
<em>Lykke Post Partum</em> (İsveç) yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ayrıca <strong>“Carved By The Wind”</strong> filminin özel gösterimi kapsamında oyuncu Mahmoud Nasr da festivalde izleyiciyle buluşacak.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>ZENGİN PROGRAM: GÖSTERİMLER VE ATÖLYELER</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Festival, altı gün boyunca İzmir’in farklı kültür merkezlerinde gerçekleşecek yoğun bir program sunuyor. Gösterimler; Institut Français İzmir ve İtalyan Kültür Merkezi başta olmak üzere farklı mekânlarda gerçekleşecek.</p>
<p style="font-weight: 400;">Programdan öne çıkan bazı başlıklar:</p>
<ul style="font-weight: 400;">
<li>Açılış gününde <em>Ça Reste Entre Nous</em> ve <em>Wild Strawberries</em></li>
<li>25 Nisan’da kısa film seçkileri ve <em>No Vacancy</em></li>
<li>26 Nisan’da <em>Dedemin Evi</em> özel gösterimi</li>
<li>28 Nisan’da Houda Benyamina Yönetmenlik Ustalık Sınıfı ve Sarah Anna Gross Belgesel Ustalık Sınıfı</li>
<li>Festival boyunca ulusal ve uluslararası seçkiler</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;"><strong>GENÇ SİNEMACILAR FESTİVALİN PARÇASI</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Festival yalnızca film gösterimleriyle değil, genç sinemacılara sunduğu alanla da öne çıkıyor. Bu yıl yapılan gönüllü çağrısına <strong>126 sinema öğrencisi başvurdu</strong>. Yapılan değerlendirme sonucunda seçilen <strong>12 gönüllü</strong>, festival süresince organizasyon ekibinin aktif bir parçası olarak görev alacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Festivalin önemli bir parçası haline gelen, yönetmen Aysim Türkmen’in yürüttüğü “<strong>İzmir’den Karakter Yaratmak Proje Geliştirme Atölyeleri”</strong> bu yıl da genç sinemacılarla buluşacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Megapol Kültür Merkezi, Institut Français İzmir, Goethe-Institut ve İtalyan Dostluk ve Kültür Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek atölyeler, İzmir’in kültürel mirasını yaratıcı sinema projeleriyle buluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İZMİR SİNEMAYLA BULUŞUYOR</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Altı gün boyunca sürecek festival; gösterimler, söyleşiler ve atölyelerle sinemaseverleri kadınların hikâyelerini “vicdanın kadrajından” yeniden düşünmeye davet ediyor. Tüm gösterimlerin ücretsiz olarak gerçekleşeceği festival, Institut Français İzmir, İtalyan Kültür Merkezi ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde sinemaseverlerle buluşacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Detaylı bilgi ve program için:<br />
<a href="http://www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr&amp;source=gmail&amp;ust=1776498807659000&amp;usg=AOvVaw3nK1O3tTOj8ZM_boC45MsA">www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Festival Tanıtım Filmi: <a href="https://youtu.be/4IhKCzpD9Jw?si=YLJfmlU66bIYMrpm" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://youtu.be/4IhKCzpD9Jw?si%3DYLJfmlU66bIYMrpm&amp;source=gmail&amp;ust=1776498807659000&amp;usg=AOvVaw17ufC5dDEoPE5PeWlFc0Kj">https://youtu.be/4IhKCzpD9Jw?si=YLJfmlU66bIYMrpm</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/04/17/izmir-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-festivali-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>26. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali Ön Jürisi Açıklandı!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/04/13/26-uluslararasi-frankfurt-turk-film-festivali-on-jurisi-aciklandi/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/04/13/26-uluslararasi-frankfurt-turk-film-festivali-on-jurisi-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[FESTİVALLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26363</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa’daki en köklü Türk film festivallerinden biri olan Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali, bu yıl 26. kez sinema tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Festivalde yarışacak filmlerin seçkisini yapacak ön jüride bu yıl, Uzun Metraj dalında Yönetmen Ümran Safter, Sinema Yazarı ve Eleştirmen Murat Tolga Şen ve Oyuncu Senan Kara, Kısa Film dalında Yönetmen Gizem İbak, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’daki en köklü Türk film festivallerinden biri olan Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali, bu yıl 26. kez sinema tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.</p>
<p>Festivalde yarışacak filmlerin seçkisini yapacak ön jüride bu yıl, Uzun Metraj dalında Yönetmen Ümran Safter, Sinema Yazarı ve Eleştirmen Murat Tolga Şen ve Oyuncu Senan Kara, Kısa Film dalında Yönetmen Gizem İbak, Sinema Eleştirmeni ve Çocuk Kitapları Yazarı Banu Bozdemir, Akademisyen Dr. Gülizar Öztürk Şahin, Belgesel dalında Yönetmen Ozan Turgut, Oyuncu Nurten İnan ve Akademisyen Dr. Murat Çetinkaya yer alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26365 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-768x1024.jpg" alt="" width="637" height="849" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-768x1024.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-225x300.jpg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1152x1536.jpg 1152w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1536x2048.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-315x420.jpg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-150x200.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-300x400.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-696x928.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1068x1424.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/kisafilm-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 637px) 100vw, 637px" /></p>
<p><strong>2026’nın Mottosu; Kültürlerin Ortak Dili: Sinema</strong></p>
<p>12 – 19 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan, Festival Başkanlığını Hüseyin Sıtkı’nın yaptığı festival, yalnızca beyazperdede değil, farklı şehirlerde ve mekânlarda kültürlerarası bağları güçlendirecek çok sayıda etkinlikle izleyicilere ulaşacak.</p>
<p>Festivalin 2026 yılı mottosu “Kültürlerin Ortak Dili: Sinema” olarak belirlenirken, program kapsamında güncel ve evrensel konulara odaklanan etkinlikler de yer alacak. Bu çerçevede, “Savaş ve Ekonomik Krizin Sinemaya Etkileri” ile DFF Frankfurt Film Müzesi ile birlikte yürüttülen “Göçmen Filmleri Arşivi” projesi kapsamında “Sinema Diliyle Göç” panelleri gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca “Sanatın Ayrımcılığa Bakışı” konulu bir sergi de sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26366 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-768x1024.jpg" alt="" width="610" height="813" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-768x1024.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-225x300.jpg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-1152x1536.jpg 1152w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-1536x2048.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-315x420.jpg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-150x200.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-300x400.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-696x928.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-1068x1424.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/uzunmetraj-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></p>
<p><strong>Festival kapsamında yarışacak filmlerin belirlenmesinde görev alacak ön jüri de açıklandı. </strong></p>
<p>Alanında uzman isimlerden oluşan ön jüride, Uzun Metraj dalında Yönetmen Ümran Safter, Sinema Yazarı ve Eleştirmen Murat Tolga Şen ve Oyuncu Senan Kara, Kısa Film dalında Yönetmen Gizem İbak, Sinema Eleştirmeni ve Çocuk Kitapları Yazarı Banu Bozdemir, Akademisyen Dr. Gülizar Öztürk Şahin, Belgesel dalında Yönetmen Ozan Turgut, Oyuncu Nurten İnan ve Akademisyen Dr. Murat Çetinkaya yer alıyor.</p>
<p>Festival bu yıl da yalnızca Frankfurt’la sınırlı kalmayacak. Wiesbaden, Offenbach, Langen, Dietzenbach, Rodgau, Rödermark, Ober-Ramstadt, Ginsheim-Gustavsburg, Hofheim, Mühlheimgibi pek çok şehirde düzenlenecek gösterimlerle Türk sineması geniş bir coğrafyada izleyiciyle buluşacak. Ayrıca, açık hava sinemalarında, liselerde ve cezaevlerinde düzenlenecek özel gösterimler, huzurevi buluşmaları ve kültürel atölyelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan projeler hayata geçirilecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26367 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-768x1024.jpg" alt="" width="588" height="784" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-768x1024.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-225x300.jpg 225w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1152x1536.jpg 1152w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1536x2048.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-315x420.jpg 315w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-150x200.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-300x400.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-696x928.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-1068x1424.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/04/belgesel-TR-onjuri-2026-FRANKFURT-TURK-FILMLERI-FESTIVALI-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 588px) 100vw, 588px" /></p>
<p><strong>Organizasyon ve Destekçiler</strong></p>
<ol start="26">
<li>Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali, Almanya merkezli Kültürlerarası İletişim Derneği (Transfer zwischen den Kulturen e.V.) tarafından organize ediliyor. Festivalin hayata geçirilmesinde, Hessen Eyaleti Bilim ve Sanat Bakanlığı ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın yanı sıra Frankfurt Büyükşehir Belediyesi, T.C. Frankfurt Başkonsolosluğu, Hessen Film ve Medya Kurumu ile Frankfurt RheinMain Bölgesi Kültür Destek Fonu`nun değerli katkıları bulunuyor. Her biri, kültürlerarası diyaloğun güçlenmesine ve Türk sinemasının Avrupa&#8217;daki görünürlüğünün artmasına önemli ölçüde destek sağlıyor.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/04/13/26-uluslararasi-frankfurt-turk-film-festivali-on-jurisi-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
