<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PORTRE &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/category/dosya/portre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Feb 2026 16:24:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hayallerin peşinden gitmek kolay değil ama imkânsız da değil</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2026/02/05/hayallerin-pesinden-gitmek-kolay-degil-ama-imkansiz-da-degil/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2026/02/05/hayallerin-pesinden-gitmek-kolay-degil-ama-imkansiz-da-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 07:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Arka Sokaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Apak]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26221</guid>

					<description><![CDATA[Uzun soluklu ve kült olma yolunda ilerleyen dizi Arka Sokaklar&#8217;a yeni sezonunda dahil olan Burak Apak&#8217;la konuştuk. Genç oyuncunun azmi ve heyecanı onu ileride istediği gibi samimi işlerde daha çok göreceğimizi gösteriyor&#8230;  “Arka Sokaklar” dizisinde Ufuk Komiser rolüyle izleyici karşısına geçiyorsunuz. Projeye dahil olma sürecinizden ve karakterinizden bahsedebilir misiniz? Projeye yeni sezon itibariyle dahil oldum. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun soluklu ve kült olma yolunda ilerleyen dizi Arka Sokaklar&#8217;a yeni sezonunda dahil olan Burak Apak&#8217;la konuştuk. Genç oyuncunun azmi ve heyecanı onu ileride istediği gibi samimi işlerde daha çok göreceğimizi gösteriyor&#8230;</p>
<p><strong> “Arka Sokaklar” dizisinde Ufuk Komiser rolüyle izleyici karşısına geçiyorsunuz. Projeye dahil olma sürecinizden ve karakterinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Projeye yeni sezon itibariyle dahil oldum. Menajerim Tümay Özokur’un yönlendirmesiyle yapımcılarımızla bir araya geldik ve görüşmelerin ardından kadroya katıldım. Canlandırdığım Ufuk karakteri oldukça cesaretli, gözü kara ve tam anlamıyla bir görev adamı. Onu oynarken hem büyük bir heyecan hem de ciddi bir sorumluluk hissediyorum. Çünkü böyle bir karakteri doğru şekilde yansıtmak, izleyiciye güven vermek ve samimiyet hissettirmek açısından çok önemli.</p>
<p><strong>“Arka Sokaklar” gibi uzun soluklu, birçok usta ismin de kadrosunda olduğu bir projede rol almak sizin için nasıl bir duygu?</strong></p>
<p>Çok heyecan verici bir duygu ve bir o kadar da kendimi şanslı hissettiğim bir noktadayım. Çünkü bu kadar usta ismin olduğu bir projede kendime çok şey katabileceğimi düşünüyorum. Onların yanında olmak, set disiplinini ve oyunculuk ciddiyetini birebir gözlemlemek bana büyük bir okul gibi geliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-26223 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-819x1024.jpeg" alt="" width="632" height="790" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-819x1024.jpeg 819w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-240x300.jpeg 240w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-768x960.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-1229x1536.jpeg 1229w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-336x420.jpeg 336w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-150x188.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-300x375.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-696x870.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-1.jpeg 1638w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></p>
<p><strong>Oyunculuğa başlama hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız? Bu yola çıkarken sizi en çok etkileyen dönüm noktası ne oldu?</strong></p>
<p>Oyunculuğa 17 yaşımda başladım. Daha çocukken bavulumu toplayıp hayallerimin peşinden koşmak için İstanbul&#8217;a geldim. İyi ki bu kararı vermişim. Çünkü bu şehir bana hem zorlukları hem de fırsatları sundu. Herkes hayallerinin peşinden koşmalı bu hayatta; ben de bunun için risk aldım ve bugün buradayım.</p>
<p><strong>Ailenizin ve yakın çevrenizin oyunculuk kararınıza tepkisi nasıl oldu?</strong></p>
<p>Zor bir yol olduğunu biliyordu yakın çevrem. Ama benim bu yolda başarılı olacağıma da inanıyorlardı. O yüzden hep arkamda durdular. Bu destek bana güç verdi, çünkü insanın ailesinin yanında olduğunu bilmesi çok kıymetli. Onlara her zaman minnettarım.</p>
<p><strong>İlk kamera önü deneyiminizi hatırlıyor musunuz? O an yaşadığınız duyguları bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>O ilk an, içimin kıpır kıpır oluşu unutulmaz tabii ki benim için. Kameraların karşısında olmak hem korkutucu hem de büyüleyiciydi. Fakat daha sonra heyecanın yerini azim aldı. Kendime “kesinlikle ben buraya aitim” dedim. Kendimi hep daha iyi olmak için motive ettim. O günden sonra mesleğime daha çok sarıldım.</p>
<p><strong>Kariyerinizin bu erken döneminde sizi en çok motive eden şey nedir?</strong></p>
<p>Kesinlikle hakkımda yapılan yorumlar ve insanların bana gösterdiği sevgi. Bu yolda en çok bu motive ediyor beni. İzleyicinin desteğini görmek, doğru yolda olduğumu hissettiriyor.</p>
<p><strong>Oyunculukta karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu ve bu zorluğu nasıl aştınız?</strong></p>
<p>Sabahınız akşamınıza karışabiliyor, sosyal hayatınız olmayabiliyor; sadece iş ve ev döngüsüne girebiliyorsunuz. Fakat yaptığınız mesleği severek yapıyorsanız bu zor gelmeyebilir. Ben de bu yoğun tempoyu bir öğrenme süreci olarak görüyorum. Yorucu olsa da her gün yeni bir şey öğrenmek bana güç veriyor.</p>
<p><strong>Set ortamında sizi en çok etkileyen deneyiminizi bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>Yeni sezonun ilk bölümünde Rıza Baba&#8217;nın ekibinden kaçarken gökdelenden aşağı atlama sahnem vardı. Dublör atlarken o ana şahit oldum ve beni çok etkilemişti. Hayatımda daha az bu kadar cesaret gerektiren bir hareket görmüştüm.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26224 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-528x1024.jpeg" alt="" width="524" height="1016" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-528x1024.jpeg 528w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-155x300.jpeg 155w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-768x1490.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-792x1536.jpeg 792w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-216x420.jpeg 216w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-150x291.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-300x582.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3-696x1351.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/arka-sokaklar-set-foto-3.jpeg 924w" sizes="(max-width: 524px) 100vw, 524px" /></p>
<p><strong>Hayalinizde nasıl bir rol oynamak yatıyor?</strong></p>
<p>Hayalimde kötüyü de iyiyi de, daha doğrusu birbirinden farklı her karakteri canlandırmak var. Çünkü oyunculuk bana göre farklı hayatları deneyimleme sanatı. Kendimi tek bir kalıba sokmak istemiyorum; her rol bana yeni bir tecrübe kazandırıyor.</p>
<p><strong>Size ilham veren oyuncular veya yönetmenler kimler?</strong></p>
<p>Kıvanç Tatlıtuğ gerçekten ilham verici bir aktör. Kendini zamanla bu kadar geliştirmiş bir oyuncu gerçekten tebrik edilmeyi hak ediyor. Yönetmen olarak ise Christopher Nolan benim için ayrı bir yerde. Yaptığı işleri tekrar tekrar açıp izliyorum. Her filminde farklı bir dünya kuruyor ve bu bana inanılmaz bir vizyon katıyor.</p>
<p><strong>Gelecekte hangi tür projelerde yer almak istiyorsunuz?</strong></p>
<p>İnsanların kendinden bir şeyler bulabildiği ve kendine bir şeyler katabildiği, insanın kalbine dokunan ve sevilerek izlenen bir projede yer almak isterim. İzleyiciyle bağ kurmak benim için çok önemli.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-26225 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-1024x683.jpeg" alt="" width="689" height="459" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-1024x683.jpeg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-300x200.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-768x512.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-1536x1025.jpeg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-630x420.jpeg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-150x100.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-696x464.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-1068x712.jpeg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5-1920x1281.jpeg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2026/02/Burak-Apak-rop-foto-5.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 689px) 100vw, 689px" /></p>
<p><strong>Oyunculuk dışında sanatın başka dallarıyla ilgileniyor musunuz?</strong></p>
<p>Müzik dinlemeyi ve tüm farklı türleri ayrı ayrı seviyorum. Günümün çoğu bölümünde müzik hayatımda var. Bazen bir şarkı bana sahnede oynayacağım duyguyu bile hatırlatabiliyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta sektöre adım atan biri olarak sizinle aynı hayali kuran gençlere ne söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Kesinlikle her gün kendilerine yeni bir şey katsınlar ve hayallerinin arkasından hiç durmadan koşsunlar. Çünkü bir gün başaracaklar! Hayallerin peşinden gitmek kolay değil ama imkânsız da değil. Sabır, azim ve disiplinle her şey mümkün.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2026/02/05/hayallerin-pesinden-gitmek-kolay-degil-ama-imkansiz-da-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bütün rollerin başımın üstünde yeri var!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2025/11/06/butun-rollerin-basimin-ustunde-yeri-var/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2025/11/06/butun-rollerin-basimin-ustunde-yeri-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 17:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adile Naşit]]></category>
		<category><![CDATA[Çağan Irmak]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyla Halis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=26070</guid>

					<description><![CDATA[Çağan Irmak’ın Adile filminde Adile Naşit’in annesini canlandıran Şeyla Halis ile konuştuk. Halis aynı zamanda 7 Kocalı Hürmüz adlı tiyatro oyununda da yer alıyor. Kendisiyle oyunculuk hakkında konuştuğumuz oyuncu; ‘Roller mi güçlü ben mi güçlü buna bir şey demeyeceğim ama daha oynanacak çok rol var. Hepsinin de başımın üstünde yeri var. Gelsinler’ diyor… “Adile” filminde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çağan Irmak’ın Adile filminde Adile Naşit’in annesini canlandıran Şeyla Halis ile konuştuk. Halis aynı zamanda 7 Kocalı Hürmüz adlı tiyatro oyununda da yer alıyor. Kendisiyle oyunculuk hakkında konuştuğumuz oyuncu; ‘Roller mi güçlü ben mi güçlü buna bir şey demeyeceğim ama daha oynanacak çok rol var. Hepsinin de başımın üstünde yeri var. Gelsinler’ diyor…</strong></p>
<p><strong>“Adile” filminde Adile Naşit’in annesini canlandırıyorsunuz. Bu rol size ilk teklif edildiğinde neler hissettiniz?</strong></p>
<p>Açıkçası Çağan Irmak’ın yönettiği bir filmde olmak, onunla tekrar çalışma fırsatı yakalamak beni çok mutlu etti. Tabii filmin konusu, Türk tiyatro ve sinema tarihinin mihenk taşlarından biri olunca böyle bir projede yer almak ayrıca bir onur kaynağı oldu benim için.</p>
<p><strong>Karakterin duygusal derinliği açısından nasıl bir hazırlık süreci gerektirdi?</strong></p>
<p>Öncelikle her role hazırlık sürecinde olduğu gibi bunda da tarihsel kaynaklara başvurdum, şahsi araştırmamı yaptım. Sonrasında Çağan’la bir araya geldiğimizde rol üzerine benim de ulaşamadığım farklı bilgileri paylaştık ve dramaturjik olarak ön çalışmamızı tamamlamış olduk. Tüm bu edindiğimiz bilgiler ışığında rolün diğer rollerle olan ilişkilerini, nasıl hayal ettiğimizi konuştuğumuzda oyuncu ve yönetmen olarak bakış açılarımızın örtüştüğünü görünce ortaya çalışması ve yorumlaması çok keyifli bir rol çıktı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26072 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-1024x682.jpg" alt="" width="681" height="454" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-1536x1023.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/09029add-bf7a-4bb4-b218-4748dab3763c.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 681px) 100vw, 681px" /></p>
<p><strong>“Adile” filminin vizyona girmesiyle birlikte izleyiciden nasıl bir geri dönüş bekliyorsunuz?</strong></p>
<p>Yer yer kahkahalar atacakları, sanki kendilerini bir film çekiminin kamera arkasında hissedecekleri ama bolca da göz yaşı dökecekleri gerçek bir hayat hikayesi ile karşılaşacaklar. Kaldı ki bu hayat bugün 45-50 yaş arasındaki tüm o zaman çocuk olan bizlere dokunmuş, yatmadan önce onun masallarını dinleyerek geçmiş bir duayenin hayatı. Hepimizde bir parçası, bir izi var Adile Naşit’in.</p>
<p><strong>“7 Kocalı Hürmüz” gibi kültleşmiş bir oyunda yer almak nasıl bir deneyim? Bu projeye dahil olma süreciniz nasıl gelişti?</strong></p>
<p>Tabii ki Ustam Hocam Müjdat Gezen’in teklifiyle gerçekleşti. Bizlerde hocan bir şey rica ederse akan sular durur ama her şeyden öte; 30 yıl sonra hocamla aynı sahneyi paylaşmak, prova sürecinde kendimi öğrencilik yıllarımda gibi hissetmek, her yönlendirmesini yarına ödevim var gibi çalışmak ve ondan aferin kızım lafını duymak, (şu an yazarken bile göz yaşlarıma hakim olmamı güçleştiriyor.) tarifi yok bu onurun. Paha biçilemez bir duygu bu…</p>
<p><strong>Yıllar sonra Çağla Şikel’le yeniden aynı projede buluşmak nasıl bir his? Aranızdaki enerjinin bu projeye yansıması sizce nasıl oldu?</strong></p>
<p>Ben ciddi bir disiplin delisiyim bilenler bilir. Çağla da çok disiplinliydi her zaman ve bunun yanında çok da çalışması keyifli biri. Birbirimize o kadar güvendik ki bu çalışmamıza ve sahne üzerindeki keyif alma halimize de yansıdı ister istemez çünkü projenin aynı derecede muntazam olmasını isterken birbirimizle ve kendimizle eğlenerek çalışıyoruz. Nereden baksan 20 yılı aşkın bir mazimiz var arkadaşlığımızda. Dile kolay, 4 sezon aynı dizide beraberdik, yedik, içtik, güldük, eğlendik. Tabii ki hiç tanımadığım bir oyuncuyla kurulacak güven ya da tanışma faslını biz kocaman bir atlayışla hallettik.</p>
<p><strong>Hürmüz’ün dünyası, kadın temsili açısından sizce bugün hâlâ ne anlatıyor?</strong></p>
<p>Oyun aslında bildiğiniz üzere Osmanlı’nın son döneminde haremden çıkan; kurnaz, zeki ve aynı zamanda gerçek aşkı arayan bir hayali kadın kahramanı anlatır. O dönemde ya da yakın çağımızda kuma alma fikri gerçekliği vardır ama bir kadının birden fazla kocası olma hali gerçek dışıdır. Ama yine de günümüz kadını geçim kaygısı yaşar, sahip çıkılmak, sorunlarla bir hayat arkadaşı eşliğinde mücadele etmek ve her şeyden öte saygı ve sevgi içeren gerçek bir aşk yaşamak ister.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26073 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-682x1024.jpeg" alt="" width="619" height="929" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-682x1024.jpeg 682w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-200x300.jpeg 200w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-768x1153.jpeg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-1023x1536.jpeg 1023w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-280x420.jpeg 280w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-150x225.jpeg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-300x450.jpeg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1-696x1045.jpeg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-06-at-16.01.03-1.jpeg 1066w" sizes="auto, (max-width: 619px) 100vw, 619px" /></p>
<p><strong>Tiyatro ile sinema arasında oyunculuk açısından sizin için en belirgin fark nedir? Bu iki projede bunu nasıl deneyimlediniz?</strong></p>
<p>Benim için ister tiyatro ister dizi veya sinema filmi olsun role hazırlık konusunda bir farklılık yoktur. Her birine aynı teknikle aynı disiplinle çalışırım. Arasındaki tek fark; işin olma halindeki teknik farklılıklar. Bu da bildiğiniz gibi birinin kayıt alan bir cihaz karşısında  sürekli tekrar edilerek bütüne ulaşması, diğerinin de canlı canlı seyirci karşısında hataya mahal vermeden hem seyirci hem oyuncuyla o anda etkileşerek gerçekleşmesi. Ve geri bildirimin tiyatroda daha hızlı ve gerçek olması. Bu deneyimi 1995 yılında ilk defa kamera karşısına geçince ve yine aynı tarihte tiyatro sahnesine çıkınca 30 yılı aşkın bir oyuncu olarak nasıl yorumlayacağımı bilemiyorum. Biri sağ gözüm öbürü sol gözüm gibi. 🙂</p>
<p><strong>Uzun yıllardır sahnedesiniz ve birçok projenizle ekranlardasınız. Bugüne kadar sizi en çok dönüştüren rol hangisiydi?</strong></p>
<p>Muhtemelen sevgili Mehmet Ergen hocamızla çalıştığım, kısa bir hazırlık sürecimin olduğu “Damdaki Kemancı” müzikalindeki ‘’Golde’’ rolü olmuştur. Hem şarkılar, hem sahneler, hem kostüm değişimleri bir yandan dev bir müzikal, canlı orkestra bir yerden oturmuş bir ekip (ki onları hayranlıkla izlemişim) aralarına girmek ve yıllardır beraber oynuyormuşçasına bana kucak açmaları benim için sağlam bir deneyim olmuştur.</p>
<p><strong>Sanat hayatınız boyunca kadın karakterlerin temsili konusunda nasıl bir evrim gözlemlediniz?</strong></p>
<p>Burada iki farklı branş olarak yorum yapabilirim. Tiyatro da zayıftan güçlüye, zenginden fakire, aldatandan aldanana çok geniş bir yelpazede kadın rolleri bulmak mümkün. TV’lerde yazılan farklı kadın karakterleri vardır muhakkak ama benim için bu zenginliği barındıran proje Avlu dizisidir. Hem sosyolojik yapıdan, hem psikolojik yapıdan, birçok rengin aynı içeren bir diziydi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-26074 " src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-1024x682.jpg" alt="" width="648" height="432" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-1536x1023.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-150x100.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2025/11/664b401c-d561-4000-872e-a137c40d6ade.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 648px) 100vw, 648px" /></p>
<p><strong>Genç oyunculara ilham veren bir isim olarak, onlara en çok hangi tavsiyeyi vermek istersiniz?</strong></p>
<p>Muhteşem bir teknoloji çağını yaşarken elinizde yapay zekalı programlardan, anında bilgiye ulaşabileceğiniz türlü sitelere, büyük bir zenginlik içerisindesiniz sevgili arkadaşlarım. Bunu doğru kullanmaya özen gösterin, bunun nimetlerinden faydalanarak bol bol okuyun, izleyin araştırmalar yapın. Bunun yanı sıra gerçek dünyadan kopmayın Hayat Sokakta akıyor! Tiyatrolara sinemalara gidin, konserler izleyin, sergiler gezin. Kendinizi çağa adapte ederken kendinize hedefler belirleyin ve bu hedefe ulaşmak için planlı hareket edin. Unutmayın ki; disiplinli olmak sadece çalışma manyağı olmak ya da işkolik olmak hatta ‘’hayatsız ‘’  :)) gibi tek bir hedefe kilitlenmek değildir. Disiplin; hedefe giden yolda önceliklerini belirlemek ve planlı çalışma yaparak her şeye vakit ayırmaktır.</p>
<p><strong>Sahne ve kamera dışında sizi besleyen başka sanat dalları var mı? Mesela yazmak, aslında biliyoruz ki müzikle uğraşmak gibi?</strong></p>
<p>Evet müzik bildiğiniz gibi ilk aşkım. Mümkün olduğunca her türden dinlerim ama müzik dinlemeden yapamam diyenlerden de değilim. Sessizlik çoğu zaman büyük lüks, en önemli ilaç ve en güzel melodidir.</p>
<p>Okurum; hele sevdiğim bir yazarın yeni çıkmış bir kitabı varsa koşar, hemen alır okurum ama yavaş okurum.</p>
<p>Yazarım; zaman zaman her zaman değil ya da eskisi gibi günce halinde değil. İlham geldikçe denemeler yazarım ki onlar sonra şarkı sözü olurlar. Çok kafam bozuksa yazarım, dertleşirim kağıtla. Ama illaki kağıt kalem isterim. Klavye ile yazasım kaçar, sonra temize geçerim canım klavyede.</p>
<p><strong>Hem “Adile” hem “7 Kocalı Hürmüz” gibi güçlü kadın hikâyelerinde yer almak, sizin kişisel yolculuğunuzda nasıl bir anlam taşıyor? Hayalinizde ilerleyen süreçte nasıl bir rol oynamak var?</strong></p>
<p>Aslında şöyle özetleyebilirim anamdan babamdan hanlar hamamlar kalan bir kız çocuğu değilim. Neredeyse 49 yaşında olacağım (ocak ayına ne kaldı ki) Bugüne kadar okudum, çalıştım, hem tiyatro hem televizyonu aynı anda ilerlettim, eş oldum (Allah başımdan eksik etmesin), sayesinde ana oldum (hayatımın anlamı prensesim), 22 yıl beraber hayatın getirdiklerine ve götürdüklerine göğüs gerdik. Son 15 senesine kızımız da katıldı. Hayat; hem özelimde hem rollerde gülmeme, güldürmeme, ağlamama ve ağlatmaya, karşı durmaya, bağırmaya her duyguyu her durumu yaşamama müsaade etti. Roller mi güçlü ben mi güçlü buna bir şey demeyeceğim ama daha oynanacak çok rol var. Hepsinin de başımın üstünde yeri var. Gelsinler.</p>
<p><strong> </strong><strong><u>Fotoğraflar: Ece OĞULTÜRK</u></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2025/11/06/butun-rollerin-basimin-ustunde-yeri-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlayda Çetinkaya’nın “ SKIN” filmi “Student Academy Awards”da Altın Ödül’ün sahibi oldu</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2024/02/12/ilayda-cetinkayanin-skin-filmi-student-academy-awardsda-altin-odulun-sahibi-oldu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2024/02/12/ilayda-cetinkayanin-skin-filmi-student-academy-awardsda-altin-odulun-sahibi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cine Dergi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 12:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinehaber]]></category>
		<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cinedergi.com/?p=24849</guid>

					<description><![CDATA[Eğitimini Amerika Chapman Üniversitesi’nde tamamlayan genç yönetmen İlayda Çetinkaya’nın yapımcılığını üstlendiği “SKIN”, Oscar ödüllerinin organizasyonunu gerçekleştiren Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından “Student Academy Awards” ödülüne layık görüldü. Oscar ödüllerini organize eden Academy of Motion Pictures and Art (Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi) tarafından her yıl düzenlenen “Student Academy Awards” bu yıl genç bir Türk yapımcının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğitimini Amerika Chapman Üniversitesi’nde tamamlayan genç yönetmen İlayda Çetinkaya’nın yapımcılığını üstlendiği “SKIN”, Oscar ödüllerinin organizasyonunu gerçekleştiren Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından</strong><strong> “Student Academy Awards” ödülüne layık görüldü.</strong></p>
<p>Oscar ödüllerini organize eden Academy of Motion Pictures and Art (Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi) tarafından her yıl düzenlenen “Student Academy Awards” bu yıl genç bir Türk yapımcının filmine, SKIN’e verildi.</p>
<p>35 mm’lik kısa film SKIN, eski püskü dökülmüş bir odada yaşayan karakterin cildinin soyulduğunu ve tavandan suların damladığını fark etmesiyle başlıyor. Karakter aynaya yaklaşıyor ve aynadan buzlu bir el kendi cildini soymaya başlıyor. Daha sonra ayna ortadan kalkıyor ve karakter kendini buluyor. Filmde kendi benliğini keşfeden ve kabullenen bir karakter anlatılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-24851 size-large" src="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-1536x864.jpg 1536w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-150x84.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2024/02/SKIN-ILAYDA-CETINKAYA-2.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<p>Yaşamını Amerika’da sürdüren genç yönetmen ve yapımcı İlayda Çetinkaya, 2014 yılında gittiği Californiya&#8217;da Idyllwild Arts Lisesi, ardından da Amerika&#8217;nın en iyi film okullarından Chapman University&#8217;de yönetmenlik okudu. Yazarlık, yapımcılık ve yönetmenliğini yaptığı birçok kısa film ve müzik videoları ile Türkiye’yi temsil etti.</p>
<p>2021 yılında American Film Institute’de Film ve Sinema Yapımcılığı üzerine master yapan Çetinkaya bu büyük ödülün kendisine yepyeni kapılar açtığını söyledi. Çetinkaya; “Akademi&#8217;nin bize layık gördüğü bu büyük ödül gerçekten inanılmaz bir gurur oldu. SKIN, dünya çapında prestijli bir çok festivale kabul aldı. Bunlardan bazıları, Los Angeles’da AFI FEST 2023, Guadalajara Film Festivali 2023, Norveç’te Oslo Fusion Film Fest 2023, Vancouver’da Gem Fest 2024, Amsterdam’da ROZE FILMDAGEN 2024, North Dakota’da Fargo Film Festival.”</p>
<p>Los Angeless Cinematography Awards 2023’de ise Aralık ayının “En İyi Filmi” seçilen SKIN ile İlayda Çetinkaya “En İyi Yapımcı” ödülünü de kazandı. SKIN’in yazar, yönetmen ve görüntü yönetmeni Leo Behrens Norveçli, sanat yönetmeni Mojo Wen ise Çinli.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2024/02/12/ilayda-cetinkayanin-skin-filmi-student-academy-awardsda-altin-odulun-sahibi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardan sarkaç, titreyen çark: Reis Çelik&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2021/02/24/kardan-sarkac-titreyen-cark-reis-celik/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2021/02/24/kardan-sarkac-titreyen-cark-reis-celik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Didem Peker Başaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2021 13:31:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=16765</guid>

					<description><![CDATA[Ardahan’ın on dört yaşına kadar ağırladığı ilk koşu, kokusu birbirine karışan köylük ganimetlerin satıldığı geçimliğe, artakalan küsuratların yuvarladığı sinema biletlerine, çivisi çıkamayan çocukluğa çalar düdüğü. Sinemanın genzi yakmaya başladığı sabırsızlık yaşında, para üstlerinin kışkırttığı ilk zanlı, Yılmaz Güney’in Kargacı Halil’i olacak, varı yoğu başucunda biriktirmeye başlatacaktır. Gazeteci olma istemiyle, anne direncini kırarak 1974’de İstanbul’a; halasının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ardahan’ın on dört yaşına kadar ağırladığı ilk koşu, kokusu birbirine karışan köylük ganimetlerin satıldığı geçimliğe, artakalan küsuratların yuvarladığı sinema biletlerine, çivisi çıkamayan çocukluğa çalar düdüğü. Sinemanın genzi yakmaya başladığı sabırsızlık yaşında, para üstlerinin kışkırttığı ilk zanlı, Yılmaz Güney’in Kargacı Halil’i olacak, varı yoğu başucunda biriktirmeye başlatacaktır. Gazeteci olma istemiyle, anne direncini kırarak 1974’de İstanbul’a; halasının yanına yetişir. Küçüktür anne gözünde; kar ışığından çamurlu Kuştepe gürültüsüne gitmek zahmetli bir iştir. İki yakanın, onca dalından birine tutturabilir mi kendini? Dört -beş yaş büyüğü amcasıyla, şubat uğultusuna aldırmadan hem de. Bavulu değil de, ıslanan sazını dert edindiği yol ve sora sora bulunan kapı numaralarıyla devraldığı ne varsa kavuşturarak. Cağaloğlu’nda serigrafçılık ve dışarıdan bitireceği lise müfredatı olarak ikiye böldüğü günlerin Halk müziği ataklarını ise Ruhi Su’nun dostlar korosunda dindirecektir. Kalıcı bu istenci çoğaltmaya ilk yöneliminde, İstanbul Belediye Konservatuarı’na başvurur yönetmen. Okulda ilgili bölümün olmaması, kulağına başka şeyler dinleterek yeni bir desteye verir elini; Türk Sanat Müziği’ne. 80 darbesine gelip on dokuz yaşına açıklayamadığı bir yıllık hapis sürecine değin ziyaretçi defteri pek de fena değildir. Peşrev’in üstünden ustaca atlayıp iç göstermeyen hayallere ayak uyduran girizgah, arşivdeki bu karanlığı belki de yalnızca kendine ayırır…Bir kenara; yırtıp yırtıp yapıştırarak. Uyuşuk saatleri bol, gözleri yumulu bir gençlik değildir ya, baş koyduğu. Sticker ve reklam baskılarını yaptığı Günaydın Gazetesi’ne ‘<em>Yöresel Şiir Akımı’</em> üzerine yazdığı ve elden yolladığı bir yazı sonrasında Ataol Behramoğlu, Aziz Nesin gibi pek çok ustanın dikkatini çekerek gazetede muhabir olmaya çağrılır. Uluslararası Ekonomi eğitimini de eklediği on yıl sürecek bu sayfa, politik yazıları ve ekonomi incelemeleriyle başlayıp aynı grubun ilk özel televizyon girişimi olan Video Gazete projesiyle ipi başka bir yere gerecektir. 1986’da Almanya başta olmak üzere Avrupa&#8217;daki Türk işçilerin özlemine körük bir programa başlar Çelik… Devamında yayın yönetmenliğini de üstleneceği Türkiye&#8217;den Selam adıyla paket bir televizyon yayına. Sırt sırta verdiği fotoğrafçılığın azap kaynaklarına eklemlendiği yerde belgesel çekmek için de gerekli gücü kendinde bulur. <em>Göçerler (1986), Likya&#8217;nın </em><em>Hikâyesi (1989), İşçiler Şirket Kurunca (1989), Burası da İstanbul Esenyurt (1990), Antep&#8217;in Bir Günü (1991)</em> gibi işlerin yanı sıra ilk Nazım Hikmet belgeseli onun elinden çıkar.</p>
<p><a href="https://www.uludagsozluk.com/k/sinop-cezaevi/">Sinop Cezaevi</a> ve <a href="https://www.uludagsozluk.com/k/ıstranca-dağları/">Istranca dağları</a>nda çektiği  altı bölümden oluşan <em>Nazım Hikmet Ziyaretçin Var (1992)</em> adlı belgesel, on yedi dakikaya sığdırılan sesli boy aynası gibidir; yüzümüzün sonradan daha da kızaracağı, ölçümüzü açığa veren bir ayna. Bu kısalara, altı yüz kadar reklam ve çok sayıda siyasal kampanya filmi eklerken hiç ayrılmadığı makinesinden görünenleri de on iki ayrı ülkede gezdirir. Turgut Özal’ın sarı kominist dediği ve tüm fikir ayrılıklarına karşın desteğini hep hissettiği Çelik, sergilerin özetlediği, belgeselin uzun vakitler vadedemediği yerde olup biteni büyütmeye karar verir; büyütüp kavga çıkarmaya, soluğunu yutmadan, lafı kesilmeden söyleyeceklerini uzatmaya hazırdır. 1996 yılında çektiği ilk uzun metrajı Işıklar Sönmesin’de, Yüzbaşı Murat (Tarık Tarcan) ve Gerilla Seydo (Berhan Şimşek)’nun Hakkari’nin karlı dağlarındaki karşılaşması üzerinden yüzleşme/yüzleştirmeyi odağına alır. Kürt sözcüğünün sarfında dahi temkin beklenen dönemin cesur işlerinden biri olduğu, bu minvaldeki diğer işlerin önünü açtığı rahatlıkla söylenebilir. Senaryo metninde fazla yahut noksan bulunan, teknik açıdan köşeye yatırılmaya çalışılan çatlakları şöyle dursun, kimlik kontrolü ve provokasyon durumuna tedbir amaçlı ekipler eşliğinde seyrine alınan, sadece dört kopyayla vizyona girmesine karşın boş seansı bulunmayan yapımın takdiri, uzunca bir zaman sonra elverdiği konu için dahi başlı başına yeterlidir. 10. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Adana_Alt%C4%B1n_Koza_Film_Festivali">Adana Altın Koza Film Festivali</a>’nden yönetmenine Bilge Olgaç Özel Ödülü getirirken 8. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_Film_Festivali">Ankara Film Festivali</a> En İyi Özgün Müzik Ödülü (<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Mazlum_%C3%87imen">Mazlum Çimen</a>), 33. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Antalya_Alt%C4%B1n_Portakal_Film_Festivali">Antalya Altın Portakal Film Festivali</a> Yılmaz Zafer Genç Yetenekler Onur Ödülü (<a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C5%9Eermin_Karaali&amp;action=edit&amp;redlink=1">Selmin Karaali</a>) ve 1995 <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Magazin_Gazetecileri_Derne%C4%9Fi">Magazin Gazetecileri Derneği</a>’nden gelen En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu (<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Berhan_%C5%9Eim%C5%9Fek">Berhan Şimşek</a>) ödülleriyle ağrısı biraz hafifler. İkinci film <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ho%C5%9F%C3%A7akal_Yar%C4%B1n_(film)">Hoşçakal Yarın</a>’la 12 Mart dönemini perdeye taşımak için 68’li yılları odağına alır…ABD ve pek çok Avrupa ülkesinde başlayan öğrenci gençliğin direnişi, işçilerle birleşerek başlattıkları eşitlik-hak ve özgürlük mücadelesinin ülkemizde de hız kazanmakta gecikmediği yılları. Başarıyla sonlanmasa da tüm çatışma ve pazarlıkların, baş koyulan bu özverili sürecin tasası herkesçe duyulmalıdır yönetmene göre. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın uğurdaki yakalanma, yargılanma ve infaz süreci üzerinden, avukatları Halit Çelenk’in <em>İdam Gecesi Anıları</em> kitabına bağlı kalarak yazar Hoşça kal Yarın’ı. Öyle ki 1146 sayfalık bir senaryonun kısaltılması, hangi kısımların odağa taşınacağı gibi kritik noktaların yanı sıra, konusal, sinemasal ve dönemsel açıdan tüm riski üstlenerek. Karşıt görüşlerin olumsuz söylemleri şöyle dursun, eksikliklerinde toplanan dönemin tanıklarınca yazılı ve görsel basında uzun süren tartışmaları da beraberinde getirecektir film. Çıkış koşullarını/toplumsal etmenleri yansıtmaması, işçi, köylü ve üniversite gençliğinin filmde yer almaması, sosyalizm vurgu ve perspektifinden arındırılmış bulunması, Gezmiş’in giderken dahi Marksist-Leninist olduğunu ünlüyor olmasına değinilmemesi gibi satırlar aranmış, bulunamamıştır. Çelik ise, tartışmalara açıklık getirmekte geç kalmaz. 12 Mart dönemine ilişkin bir film yapmak üzerine yola çıktığını, anti-emperyalist mücadelenin asıl odağı olduğunu, bunu Gezmiş ve arkadaşları üzerinden anlatarak kazımak istediğini; ancak filmin tek başına bir Deniz Gezmiş hikayesi olarak nitelenmemesi gerektiğini vurgular. Göğüslenen tek alan bu kadarla sınırlı değildir elbette. Dönemin kültür bakanı Fikri Sağlar&#8217;dan yapıma sağlanacak maddi desteğin hükümet değişikliği nedeniyle geri ödemeli kredi olarak biçim değiştirmesi, Eurimage&#8217;dan gördüğü 300.000 usd desteğin böyle bir proje için yetersiz kalışı gibi sebeplerle, çekimleri yapılamayan bazı olay ve gösterilerin yerine gerçek görüntülerden alıntılar kullanılır. Bayburt’ta çekilmesi planlanıp tehditler nedeniyle Uludağ’da tamamlanan ve hatta zorlukla sonuçlandırılan üniversite çekimleri de seyrine giderken dikkate alınmalıdır. Tuncel Kurtiz, Bülent Çolak, Berhan Şimşek, Mazlum Çimen baş oyunculuğunda, Uğur İçbak görüntü yönetimindeki yapım, filmin müziklerini de yapan Mazlum Çimen’e 9.Ankara Film Festivali’nden En İyi Özgün Müzik ödülünü kazandırarak yönetmenin filmografisindeki yerini alır. 2000 yılında Güllü’nün Yolculuğu isimli kısasını çekip sinemaya başlangıcı kabul ettiği İnat Hikayeleri(2003) için Tuncel Kurtiz’i iknaya hazırdır. İki yıl sonra gelen rıza ile -32 derecede 3000 metreye tırmanıp Çıldır gölü ve Ardahan’ın köylerinde, iki kişilik profesyonel ekibi dışında yöre halkı gibi dev bir kadroyu arkasına alarak koyulur işe. Bölge insanının özveriyle verdiği el, gücüne güç katarak bu kez tür olarak bir ilkin üstesinden gelir yönetmen. Kendi sesinin ilk çıktığı yere inmek için mevcut tohumları yeterli bularak, başarılı olur muydu/olmuş muydu kaygısından uzak ama kendine ait olana doğru; içeridekileri buyur ederek doğrulur. Ana metin haricinde bağlı kalınan bir senaryo olmaksızın; doğaçlama tekniğiyle, gerçekliği tüm biçimsel unsurların önünde tutarak anlatmak istediğine yoğunlaşır.</p>
<p>Hiçbir zaman ana sorunu olmamış <u>kalıplaşmış sinema estetiğiyle</u> de ‘inatlaşarak’ belki…Deneysel nitelenebilecek bir dizgede; sekizden fazla sansürü reddederek. At kızağı sahibi Daşo’nun kırmızı minübüsle girdiği hız mücadelesinden, Lades, Beş Kırık Çöp ve kaybetmeyen Cambaz Şaho’ya uzanan birbirine bağlı dört inat hikayesi izleriz filmde… Aşık atışmaları, Arif Sağ’dan duyulan Reis Çelik’in sazından çıkanlar, bir çay ocağından ya da donmuş Çıldır üzerinden perdeye yansır. 6. Strasbourg Belgesel Film Haftası’ndan Avrupa Sineması Destek Fonu (Alsace- Europe)  ödülüyle ayrılan yapım, inadına ayakta kalan insanlarla anlamını bulur. 2007’de Güneydoğu&#8217;da yaşayan Şivan (Haluk Piyes)’ın kendi köyünde başına gelenlerden ötürü Almanya&#8217;daki sığınma kamplarına gidişini anlatan Mülteci’yi çeker. Finlandiya&#8217;da karşılaştığı Güneydoğu&#8217;lu mülteci bir gencin hikayesinden etkilenen Çelik, yine gerçeklikten esinlenen filmin senaryosuna altı yıl çalışarak Almanya’daki bir mülteci kampına uyarlar. Çekimlerine Alman mülteci kamplarında başlanmasına karşın, filmin konusunun anlaşılması üzerine bürokratik engellere takılarak ufak bir kovulma yaşayan ekip, çareyi Kırklareli&#8217;nde bir göçmen kampı kurmakta bularak burada tamamlar. Belgeseli andıran planlar yine göze çarparken baş oyuncusu Haluk Piyes’in filmin sağduyusunu birebir yansıtan oyunculuğu yazık ki sesli karşılanmamıştır. Birkaç yıl sonra, doğaçlama çektiği İnat Hikayeleri(2003)’ nin yapım sürecini filmleştirmek ister yönetmen. Tuncel Kurtiz ve kendisinden oluşan belgesel türündeki iki kişilik ekip yine bir ilkin peşinde, zorlukların gamındadır özetle…Çıldır’ın üzerinde yapılan davullu zurnalı galanın bizdeki karşılığı ise, bir kopyayla vizyona girmek biçiminde olur. Yönetmenin baş yapıtı olarak gördüğüm tamamına yakını tek mekan çekimli Lal Gece(2012), iki aile arasında süregelen kan davasını sonlandırmak için on dört yaşındaki bir kız çocuğunun(Dilan Aksüt), kendisinden elli yaş büyük, babası kadar kocaman(!) bir adamla (İlyas Salman) evlendirilmesini konu edinir. Çocuk gelin teması, Atıf Yılmaz’ın 1990’da çektiği Berdel (ki burada çocuk yaşta gelin edilen kız evlat, senaryonun ana hattında değildir) filminden sonra ilk kez perdedir. Çelik, yine bir ilki, yine ikili bir perspektiften vermek üzere tek bir kurban olmadığı olgusu üzerine yoğunlaşacak, yaşanan trajediyi, eril-dişil hesaplaşması ötesine; sistemin sakatlığına zoomlayacaktır. Hikaye bu ya, amcasının ‘annen namusumuza leke sürüyor’ diktesiyle annesini öldürüp yaşlı bir adam olarak tahliye olduktan sonra yine aile meclisinden çıkana mecbur kılınan damat ve otururken ayakları yere değmeyen gelinin zifaf gecesi, her zaman beklendiği gibi gitmez. Arkada bekleyen meraklı ekip için kayıp var mıdır, varsa neyle doldurulur bilinmez ama yasalarla beslenen bir deliğe kadrajı böylesine sokmanın, üçüncü sayfaya konuk edip geçmekten fazlası olduğu kesindir.</p>
<p>Teknik altyapısının, diğer filmlerinden daha ince örüldüğü, metafor kullanımına en çok başvurduğu filmi olduğu da eklenmelidir. Şahmeran efsanesini damadın ağzından dinlemek isteyen gelin(cik) için masalın kahramanı, bolluk-bereket ve üremeyi temsilen evlenecek yaşta kızların çeyizine işlenen bir figür değil, yalnızca korku duyduğu pullu mu pullu bir yılandır misal. Yanı sıra, kırmızı kurdelelerle süslenmiş atlar, gelinin kırmızı rujla büyüttüğü ağzı, ojeyle renklendirdiği parmakları , gayret kuşağı, kırmızı tülden duvağı, gül ve çeyiz bohçası gibi namusu temizleyen kan renginden çıkışla kırmızıya atfedilen ahlak ve namus yükünü sadece kadına ayıran anlayışı ustaca yerleştirir filme. Çıldır’ın Aşık Şenlik beldesinde çekilen Lal Gece’de, zaman-mekan vurgusu, açılışındaki düğün sahnesi dışında herhangi bir müzik kullanımı gözlenmezken görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki’nin hakkı teslim edilmelidir. Kamerayı sabitlediği planlarda dışarıya, uzun tuttuğu yakın planlarda içeriye alıp duvağın içinden bakanı biz yaparak odaya dahil eder. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/19._Alt%C4%B1n_Koza_Film_Festivali">19. Altın Koza Film Festivali</a> en iyi erkek oyuncu(İlyas Salman) ve izleyici jüri ödülü, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/45._Sinema_Yazarlar%C4%B1_Derne%C4%9Fi_%C3%96d%C3%BClleri">45. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri</a> umut veren oyuncu ödülü (Dilan Aksüt), 62. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Berlin_Uluslararas%C4%B1_Film_Festivali">Berlin Uluslararası Film Festivali</a> <em>&#8220;Generation 14plus&#8221;</em> bölümü Kristal Ayı ödülü, <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Br%C3%BCksel_Uluslararas%C4%B1_Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z_Film_Festivali&amp;action=edit&amp;redlink=1">Brüksel Uluslararası Bağımsız Film Festivali</a> En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülü, <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Fransa_Ulusal_M%C3%BCzeler_Birli%C4%9Fi&amp;action=edit&amp;redlink=1">Fransa Ulusal Müzeler Birliği</a> &#8220;Coup de Coeur du Musee&#8221; ödülü, 25. <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Panorama_Avrupa_Filmleri_Festivali&amp;action=edit&amp;redlink=1">Panorama Avrupa Filmleri Festivali</a> Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/FIPRESCI">FIPRESCI</a>) ve seyirci ödülü, Arjantin <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Mar_del_Plata_Film_Festivali&amp;action=edit&amp;redlink=1">Mar del Plata Film Festivali</a> En İyi Yönetmen ödülü, <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Asya_Pasifik_Film_%C3%96d%C3%BClleri&amp;action=edit&amp;redlink=1">Asya Pasifik Film Ödülleri</a> En İyi Senaryo ödülü, Kopenhag <a href="https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Buster_Film_Festivali&amp;action=edit&amp;redlink=1">Buster Film Festivali</a> özel mansiyon gibi yılı çok sayıda ödülle kapatan filmden, el bırakmayan bir fotoğraf kalır… Gelenek olarak yerdeki çay tabağını kırması beklenen kız çocuğunun, yere değmeyen ayakları. Tam bir yıl sonra, İlksen Başarır, Barış Pirhasan, Ezel Akay, Sırrı Süreyya Önder, Hüseyin Karabey, Aydın Bulut, Vedat Özdemir, Mehmet İlker Altınay ve Grup Yorum&#8217;un yer aldığı ortak bir projede; her yönetmenin 10 dakikalık kısasıyla var edeceği <em>F Tipi Film’</em> de yer alır. 2000’lerin sonunda yirmi hapishanede gerçekleştirilen hayata döndürme operasyonlarını, kendi kalemleri ve Civan Canova, Erkan Can, Fırat Tanış, Serkan Keskin, Tansu Biçer, Gizem Soysaldı, Bülent Emrah Parlak gibi oyuncularla güçlendirdikleri filmde C-4 bölümünü çeken yönetmen, bir sonraki filmi için çalışmalara başlar. Savaş muhabirliği döneminde küçük bir öykü olarak not aldığı, Amerika’nın Bağdat’ı işgalini konu edinen Orkestra’da Batı’nın Doğu’yu niye anlamak istemediğini Kerbela Çölü üzerinden anlatmak ister. Film, Berlin senfoni orkestrasının,  Bağdat bombalandığı sırada uçaktan mecburi iniş yaparak Kerbala üzerinden kaçırılma hikayesini temel alan yüksek bütçeli bir projedir. Ciwan Perver’in de tır şoförünü oynayacağı yapım, Erbil’de hazırlıklar yapıldığı ve <em>Asya Pasifik Ödülleri Proje Geliştirme Bölümü’</em>nden hak kazandığı 25,000 USD lik fona karşın bölgedeki terör saldırıları nedeniyle yarım kalmıştır. Üretken kabuğun kendini yenilemesi iç kuralıyla, Ardahan’daki Türkçe öğretmeni yazar Dursun Akçam’a verdiği sözü hatırlamakta geç kalmaz yönetmen… Onun öykülerinden biri olan Ölü Ekmeği’nin çalışmalarını sekiz yıllık bir arayla başlatır. Çekimleri Gürcistan ve Ardahan’da tamamlanan 60’lı yıllarda geçen film, köyün söz ustası Âşık Ziyeddin’le, yanından çırak olarak yetiştirmek istediği Mustafa’nın kader, yokluk ve din sıkışması üçlemindeki hikayesi üzerine kuruludur. Aşkı kaybeden toplumu temel aldığı bu anlatı da, Çıldır ve kadrajındaki kış manzarasından yine vazgeçmediği; çileli bir süreç olarak nitelediği, dertlerden kaçamayan bir Reis Çelik klasiğidir. 32. Tokyo Film Festivali’nde ana yarışmaya seçilen ve Bulgaristan’da 28.’si düzenlenen Love Is Folly Film Festivali’nde Eleştirmenler Ödülü alan Ölü Ekmeği (Aşıq), kapanın ucuna sıkışan aşkı 102 dakikaya başarıyla sığdırır. Özetle, kalıplaşmış ve kaidelerden uzak bir sinema anlayışıyla, hafızada taze kalmasını istediği gerçek anlatıların peşindedir yönetmen. Kendimize ait olanı yakınına, düşünce ve inanç özgürlüğünün önünde duran her şeyi uzağına alan tavizsiz bir sanat anlayışını benimseyerek, belgesel sinemadaki duyumu beyazperdeye taşır. Senaryoya bağlı kalmaksızın; doğu açmazından, iyi kıvrılmamış batılı paçalarımıza değin, sorgulama ve yüzleşmeyi temeline alan konuları, doğaçlamaya açık ve kitabi anlatımı reddeden biçimde kaleme alır. Oyuncuyu özgür bırakmak, hikayenin gerektirdiği rakıma çıkmak, hakikati makaslamadan anlatma yolunda birincil adım gibidir. Zeki Demirkubuz ve pek çok yönetmen gibi Reis Çelik’in erkek egemen kalabalığında da ‘erkek aczinde daha vahim, ilginç ve düşkün’ bir yan bulması yatar. Anlatılarını karla kaplı beyaza ve büyüdüğü topraklara, zahmeti görmezden gelen bir özveriyle kavuştururken Mazlum Çimen’in besteleri de, davullu-zurnalı düğün ahalisi de özgürce yerini bulur.</p>
<p>Vefa ise, mesele ettiği tüm bu muhabbetin orjini hissini verir bende. Unutturmamayı dert edindiği günlerden birinde, İstiklal Caddesi’nde, yetmiş beş koltuktan oluşan gazozundan makarasına tekmil, şu küçük Yeşilçam Sineması’nı aynı Reis Çelik açmamış mıdır? İşte kendi sineması dahil buradaki mesaiyi arttırarak başlayacak olan kültürel bir devrimdir tam da bahsettiği, içten içe suç işleyen görsel ve işitsel iletişim araçlarının bu tohumları atmaktan vazgeçmesiyle; sanatla, edebiyatla başlayacak bir devrim…Beklemekten körkütük.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2021/02/24/kardan-sarkac-titreyen-cark-reis-celik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Bir Palyaço: Bill Skarsgård&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/09/01/o-bir-palyaco-bill-skarsgard/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/09/01/o-bir-palyaco-bill-skarsgard/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 19:02:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12987</guid>

					<description><![CDATA[Bill Istvan Günther Skarsgård 9 Ağustos 1990&#8217;da Vällingby-İsveç&#8217;de dünyaya geldi. Oyunculuk kariyerine 10 yaşındayken Järngänget adlı filmde küçük bir rol ile başladı. Tiyatro ve sinema konusunda hiçbir resmi eğitim almadı. Aktörün babası ünlü İsveçli aktör Stellan Skarsgard, annesi My Sonja Marie Agnes&#8217;tir. Altı kardeşten dördüncüsü olan Bill&#8217;in ağabeyleri Alexander, Gustaf ve kardeşi Valter de oyunculuk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bill Istvan Günther Skarsgård 9 Ağustos 1990&#8217;da Vällingby-İsveç&#8217;de dünyaya geldi. Oyunculuk kariyerine 10 yaşındayken Järngänget adlı filmde küçük bir rol ile başladı. Tiyatro ve sinema konusunda hiçbir resmi eğitim almadı. Aktörün babası ünlü İsveçli aktör Stellan Skarsgard, annesi My Sonja Marie Agnes&#8217;tir. Altı kardeşten dördüncüsü olan Bill&#8217;in ağabeyleri Alexander, Gustaf ve kardeşi Valter de oyunculuk yapıyor.</p>
<p>Ülkesindeki bazı yapımlarla oyunculuğa genç yaşta başlayan Skarsgård, 2012 yapımı Anna Karenina filmindeki küçük bir rolle sinema camiasında adını duyurmaya başladı. 2013&#8217;te başlayan Hemlock Grove dizisiyle popüler bir oyuncu haline geldi. 2017&#8217;de Sarışın Bomba filminde yan rollerden birini alan oyuncu, aynı yıl Stephen King&#8217;in unutulmaz eserlerinden olan O/It&#8217;in yeni uyarlamasında korkunç palyaço Pennywise&#8217;ı canlandırdı. 2011 yılında Simple Simon filmindeki Simon rolüyle Guldbagge Ödüllerinde En İyi Genç Performans Ödülü&#8217;ne aday oldu. Bu ay onu yine It’in devam filminde yine Palyaço Pennywise olarak izleyeceğiz. Bakalım çocukluk korkularımız geri gelecek mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/09/01/o-bir-palyaco-bill-skarsgard/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dominick West, biraz da rest!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/07/09/dominick-west-biraz-da-rest/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/07/09/dominick-west-biraz-da-rest/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 20:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12611</guid>

					<description><![CDATA[Asıl adı Dominic Grorge West olan oyuncu 15 Ekim 1969 yılında Sheffield’de dünyaya geldi. Annesi Mary Moya oyuncu, babası Thomas George Eagleton West ise bir plastik fabrikası sahibiydi. Eton College ve Trinity College da eğitimini gördükten sonra Guildhall School of Music and Drama’ya giderek 1995 yılında mezun oldu. 1991 yılında 3 Joes isimli kısa filmde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Asıl adı Dominic Grorge West olan oyuncu 15 Ekim 1969 yılında Sheffield’de dünyaya geldi. Annesi Mary Moya oyuncu, babası Thomas George Eagleton West ise bir plastik fabrikası sahibiydi. Eton College ve Trinity College da eğitimini gördükten sonra Guildhall School of Music and Drama’ya giderek 1995 yılında mezun oldu. 1991 yılında 3 Joes isimli kısa filmde rol aldıktan sonra Richard III, True Blue, Surviving Picasso, E=mc2, The Gambler, Star Wars: Episode I – The Phantom Menace, 28 Days, Rock Star, Ten Minutes Older, Chicago filmlerinde rol aldı.</p>
<p>300 Spartalı filminde herkesin içten içe kinlendiği Theron rolünde karşımıza çıkan oyuncu bir dizi karakteriyle gönülleri fethetmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12612 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-1024x683.jpg" alt="" width="606" height="404" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk-1920x1280.jpg 1920w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/07/dominic-west_gq_style_1dominic_west_s02_047cmyk.jpg 2040w" sizes="auto, (max-width: 606px) 100vw, 606px" /></p>
<p>The War dizisinde cinayet masası dedektifi olarak karşımıza çıkan West sonrasında 2003 yılında Mona Lisa Smile, Hannibal Rising,, Hold On, Johnny English Reborn, The Awakening, John Carter, Boy Cried Wolf, Pride, Testament of Youth, Genius, Money Monster, Finding Dory isimli filmlerde yer aldı. Bunlarla birlikte The Wire, The Hour dizilerinde rol aldıktan sonra 2014 yılından beri The Affair isimli hala devam eden dizide  Noah Solloway karakterine hayat veriyor.</p>
<p>Ernest Hemingway’ın hayatından uyarlanan Fırtınalı Hayatlar filminde Hemingay karakterine hayat veren oyuncu The Square (Kare), Tomb Raider gibi filmlerde rol aldı. Kendisi bu hafta karşımıza Colette isimli filmde karısının yazdığı kitaplara kendi adını koyan uyanık bir koca olarak çıkıyor. Tabii kendisinin de yazarlık yetenekleri var; Henry Gauthier-Willars adıyla biliniyor ve karısındaki cevheri keşfettikten sonra hayat onun için daha kolay oluyor!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/07/09/dominick-west-biraz-da-rest/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Roket gibi oyuncu: Taron Egerton</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/06/11/roket-gibi-oyuncu-taron-egerton/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/06/11/roket-gibi-oyuncu-taron-egerton/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jun 2019 17:45:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12395</guid>

					<description><![CDATA[Taron Egerton, 10 Kasım 1989 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. İlk olarak sinema deneyimini 2012 yılında Pop isimli kısa filmde yakalayan Taron Egerton,  bir sene sonra Lewis isimli TV dizisinde Liam Jay karakterine hayat vermiştir.  Aynı yıl tekrar bir kısa film olan Hereafter ile kameralar karşısına geçen Taron Egerton, 2014 yılında ise pek çok farklı yapıtta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taron Egerton, 10 Kasım 1989 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. İlk olarak sinema deneyimini 2012 yılında Pop isimli kısa filmde yakalayan Taron Egerton,  bir sene sonra Lewis isimli TV dizisinde Liam Jay karakterine hayat vermiştir.  Aynı yıl tekrar bir kısa film olan Hereafter ile kameralar karşısına geçen Taron Egerton, 2014 yılında ise pek çok farklı yapıtta yer almıştır.</p>
<p>Özellikle The Smoke isimli dizide Dennis Severs karakteri ile pek çok hayran kazanan Taron Egerton, aynı yıl Testament of Youth ve Kingsman: Gizli Servis isimli projelerde yer almıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12396 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260.jpg" alt="" width="630" height="355" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260.jpg 1020w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/06/0a58ef31-585b-448a-af86-bdef67024606-342b698a-85db-4da0-a435-02bcd7f1189a-getty-951602260-746x420.jpg 746w" sizes="auto, (max-width: 630px) 100vw, 630px" /></p>
<p>2015 yılını tek bir proje ile geçiren Taron Egerton, Efsane filminde Mad Teddy Smith karakteri ile ilk başrol deneyimini yaşamıştır. 2016 yılında gösterime girmiş olan Eddie the Eagle / Kartal Eddie filminde rol alan oyuncu,  sonrasında Kingsman serisine Altın Çember filmiyle devam etmiştir. Bu senenin başında Robin Hood performansında izlediğimiz oyuncu A Private War filminden sonra bu kez de ünlü şarkıcı Elton John olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Rocketman filminde nasıl bir performans sergilediğini merak ettiğimiz genç oyuncu kariyerinin başında kendisine verdiği sözü tutuyor gibi görünüyor.  Bilindik bir oyuncu olmak yerine daha iyi projelerde yer alıp kendimi göstermek isteyen oyuncuyu biz yine de daha fazla yapımda görmek istiyoruz. Rocketman bu Cuma sinemalarda olacak…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/06/11/roket-gibi-oyuncu-taron-egerton/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzel ve &#8216;sefil&#8217;&#8230;</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/05/28/guzel-ve-sefil/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/05/28/guzel-ve-sefil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 17:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[Anne Hathaway 12 Kasım 1982’de New York /Brooklyn’de dünyaya geldi. Küçüklüğünden beri oyunculuğa ilgisi olan ünlü oyuncu, Amerikan Tiyatro Sanatları Akademisinde eğitim aldı. Hathaway, Barrow Group Theatre Company’nin oyunculuk programına kabul edilen ilk genç oldu. 1999’da televizyon dizisi Get Real ile oyunculu kariyerine başlayan Anne Hathaway, 2001’de The Princess Diaries filminde Mia Thermopolis karakterine hayat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anne Hathaway 12 Kasım 1982’de New York /Brooklyn’de dünyaya geldi. Küçüklüğünden beri oyunculuğa ilgisi olan ünlü oyuncu, Amerikan Tiyatro Sanatları Akademisinde eğitim aldı. Hathaway, Barrow Group Theatre Company’nin oyunculuk programına kabul edilen ilk genç oldu.<br />
1999’da televizyon dizisi Get Real ile oyunculu kariyerine başlayan Anne Hathaway, 2001’de The Princess Diaries filminde Mia Thermopolis karakterine hayat verdi. 2004’te filmin devamı olan The Princess Diaries 2 ile kariyerinde hızla yükselmeye başlayan Anne Hathaway, bazı dizilerde de rol almaya devam etti.<br />
2005 yılında Brokeback Mountain filminde rol alan Anne Hathaway, 2007’de Becoming Jane filmi ile yeteneklerini gösterdi ve 2008’de uyuşturucu bağımlılığı için rehabilitasyon gören genç bir kadın olan Kym karakterine hayat verdiği Rachel Evleniyor filmi ile izleyenlerden alkış aldı.<br />
2012 yılında Les Misérables ile kariyerinin zirvesine yerleşen Anne Hathaway, daha sonra Yıldızlararası (2014), Stajyer (2014) ve Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden (2016) gibi filmlerle beyazperdede yer aldı. Anne Hathaway Sefiller filmindeki performansı ile övgü dolu yorumlar ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü&#8217;ne uzandı; ayrıca aralarında Altın Küre, SAG Ödülü ve BAFTA&#8217;nın da bulunduğu diğer büyük önemli ödülleri de aldı. Ocean’s 8, Serenity, The Last Thing he Wanted gibi filmlerde rol alan oyuncu bu hafta başrolünü Rebel Wilson ile paylaştığı ve Josephine karakterine hayat verdiği The Hustle / Düzenbazlar filminde karşımıza çıkıyor. Zengin erkekleri avlayan servet avcısı olarak karşımıza çıkan Hathaway rolünün altından başarıyla kalkıyor. Oyuncu ünümüzdeki günlerde The Witches ve The Shower gibi filmlerle karşımızda olacak…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/05/28/guzel-ve-sefil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Yetenek Portresi: Erdal Beşikçioğlu</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/bir-yetenek-portresi-erdal-besikcioglu/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/bir-yetenek-portresi-erdal-besikcioglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Öziş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 13:17:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdal Beşikçioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[polat öziş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11578</guid>

					<description><![CDATA[2019’a merhaba dediğimiz ve yeni yıla ayak uydurmaya çalıştığımız şu günlerde, vizyona girecek filmlerin hayli iştah kabarttığını söylemek mümkün. Dünya sinemasının yerli sinemaya kadar birçok farklı örneği kucaklayacağımız bir yıl içerisindeyiz. Bunların en başında ise, Ayla ve Müslüm gibi ana-akım sinemanın gidişatını değiştiren ve biyografiye biçtiği paye ile takdir toplayan Mustafa Uslu’nun yapımcılığını üstlendiği Çiçero [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2019’a merhaba dediğimiz ve yeni yıla ayak uydurmaya çalıştığımız şu günlerde, vizyona girecek filmlerin hayli iştah kabarttığını söylemek mümkün.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11579" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq.jpg" alt="" width="705" height="918" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq.jpg 705w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq-230x300.jpg 230w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq-696x906.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/01/erdal-besikcioglu-46-yok-olan-gq-323x420.jpg 323w" sizes="auto, (max-width: 705px) 100vw, 705px" /></a></p>
<p>Dünya sinemasının yerli sinemaya kadar birçok farklı örneği kucaklayacağımız bir yıl içerisindeyiz. Bunların en başında ise, Ayla ve Müslüm gibi ana-akım sinemanın gidişatını değiştiren ve biyografiye biçtiği paye ile takdir toplayan Mustafa Uslu’nun yapımcılığını üstlendiği Çiçero geliyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşamış ve savaşın gidişatını değiştirmiş bir casusun gerçek hayat hikâyesinden esinlenilerek sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda ise Serdar Akar oturuyor. Ancak filmi ilginç kılan asıl değişken ise hiç kuşku yok ki Erdal Beşikçioğlu. Özellikle Behzat Ç. sonrası beyazperde ve televizyonda daha fazla görmeye başladığımız oyuncu, yeteneği ile ışıl ışıl parıldamaya devam ediyor. Peki, Erdal Beşikçioğlu’nun oyunculuk yolculuğu nasıl gelişti? Nasıl böylesine kalplere dokunan bir yeteneğe evrildi? Dilerseniz hep birlikte inceleyelim.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan mezun olan oyuncu, esasen pek bilinmese de ilk kamera önü tecrübesini, 2000 yılında Uzaktan Kumanda isimli diziyle tadar. Bora Tekay yönetmenliğinde ekranlara gelen ve bir medya parodisi olarak izleyicisini selamlayan dizi, ilginçtir ki ilk bölümünün ardından yayından kalkar. Böylelikle Erdal Beşikçioğlu da televizyon dünyasına başarısız bir giriş yapmış olur.</p>
<p>Tabii her fırtınanın terse döneceği bir an da vardır. Hele ki böylesi yetenekliyseniz! Hani derler ya, su akar yolunu bulur, işte bu Erdal Beşikçioğlu için tam anlamıyla geçerliydi. Başta yine televizyonda birkaç küçük rolde yer aldıktan sonra, Serdar Akar yönetmenliğindeki Barda’da kayda değer bir performansın altına imza attı. Nejat İşler’in hayat verdiği Egzozcu Selim’in köyden gelen akrabası Nasır’a hayat veren Beşikçioğlu, kısa ama öz bir performansın altına imza atar. Akabinde ise, ilk başrolü ve yükselişe geçeceği rol ile yolu kesişir. Köprü ve Faruk Yazıcı&#8230;</p>
<p>Efsane Vali olarak adlandırılan Recep Yazıcıoğlu’nun hayat hikâyesinden yola çıkarak senaryolaştırılan dizi, STAR TV’de yayınlandığı dönemde hiç de fena sayılmayan ratinglere sahip olmuş ve 65 bölüm sürmüştür. Akabinde ise, Köprü’nün devamı olarak da nitelendirebilecek Vali filmi gelmiş ve bu sefer aynı karaktere beyazperdede yolu gözükmüştür. Tabii bu süre zarfı içerisinde Semir Aslanyürek imzalı Eve Giden Yol 1914’teki başrolü de yetenekli oyuncunun basamakları hızlıca tırmandığının yegane göstergesi.</p>
<p>Üst üste gelen başarılı performansların ardından ise Erdal Beşikçioğlu’nun yolu, art-house sinemanın başarılı yönetmenleri Reha Erdem ve Semih Kaplanoğlu ile kesişir. Önce Hayat Var, akabinde ise Bal da başrolü üstlenir ve yeteneğiyle parmak ısırtmakla kalmaz, içten performansı ile de kalplere temas etmeyi başarır.</p>
<p>Televizyon ve sinemada edinilen onca tecrübeden sonra ise artık tam manasıyla sıçrama yapma, geniş kitlelere tarafından tanınma vakti gelip çatmıştı Erdal Beşikçioğlu için. Hadi itiraf edelim, eğer bugün Behzat Ç. isimli bir efsaneden bahsedebiliyorsak bundaki aslan payı şüphesiz ki ona aittir. Emrah Serbes’in destansı iki kitabından Ercan Mehmet Erdem tarafından senaryolaştırılan ve Serdar Akar’ın genel yönetmenliğinde ekranlara gelen dizi, geriye dönüp baktığımızda televizyon ekranlarında boy göstermiş en özel işlerden biri. Kaldı ki, bu denli özel olması, 3 koca sezon ve iki sinema filmi daha doğurarak Behzat Ç.’yi tam anlamıyla unutulmazlar arasına yerleştirir. Erdal Beşikçioğlu’nu ise zihinlere “Amirim” olarak kazır.</p>
<p>Bu haklı popülariteden sonra ise, tam bir ters köşe filmi ile karşımıza gelir Erdal Beşikçoğlu: Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku. İlhami Algör’ün aynı adlı kitabından Çiğdem Vitrinel tarafından uyarlanan filmde, eşyalarla konuşan, otelde yaşayan, telefon kullanmayan, enteresan ve âşık bir yazara hayat verir oyuncu. Ancak bir kez daha öylesine içten bir performans sergiler ki, Arif’in tüm gelgitlerini, ayrılığı da sevdanın içine dâhil edişini ve anbean büyüyüp tecrübe kazanışını harikulade şekilde betimler. Bu da esasen, başından sonuna dek kendine has bir aşk filmi olarak arz-ı endam eden Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’nun değerini perçinleyen en önemli değişkenlerden biri olarak belirir.</p>
<p>Erdal Beşikçioğlu’nun durmaya, üretmeden kenara çekilmeye hiç niyeti yoktur. Tabii şartlar el verdiği müddetçe! Televizyona iş yapıyorsanız, en başta kabullenmeniz gerekir. Siz ağzınızla kuş da tutsanız, ele avuca sığmaz bir çaba da sarf etseniz, ne yazık ki kimi zaman ipler sizin elinizde olmuyor. O ipi, çekip alıyorlar altınızdan… İşte, Erdal Beşikçioğlu’nun da üst üste iki projede yaşadığı tam olarak buydu. Önce Reaksiyon’da Yavuz Aslan isimli bir istihbaratçıya hayat verdi; ancak 13 bölüm dayanabildi. Sonra 46 Yok Olan isimli, ekran tarihinin gördüğü en spesifik dizilerden birinde Murat Güney’e büründü, ancak yine ratinge yenildi&#8230; Keza 46 Yok Olan da 13. Bölümde ekran macerasını tamamladı. Bu iki dizinin de ortak yanı, televizyon standartlarının fazlasıyla üstünde olması ancak izleyici tarafından kabul görmemesiydi. Hele hele 46 Yok Olan&#8230; Şimdi yayına girse, hem de bir online platformda, adına methiyeler düzülürdü.  Yetmez, tarihin en iyi birkaç dizisinden biri yakıştırması rahatlıkla yapılabilirdi. Çünkü içeriğinden, biçimine kadar buram buram kalite kokan bir yapımdan söz ediyoruz. Tabii buradaki aslan payı da yine her dakika farklı bir haleti ruhiyeyi huzurlarımıza getiren Erdal Beşikçioğlu’na ait.</p>
<p>İster Amirim deyin, ister başka bir şey. Ancak şu konuda anlaşalım. Erdal Beşikçioğlu, günümüzün en başarılı yerli aktörlerinden biri. Gerek farklı rollerdeki başarısı, gerekse duyguyu karşı tarafa aktarabilme yetisiyle, parmakla gösterilebilecek düzeyde bir yetenek. Gönül ister ki onu daha fazla projede, daha uç noktalarda seyreden karakterlere bürünürken görelim. Ancak şu gerçeği de es geçmeyelim. Hangi projede yer alırsa alsın, hangi karakter olarak karşımıza gelirse gelsin, kesin olan bir gerçek var; o da Erdal Beşikçioğlu’nun yer aldığı işe sınıf atlatacağı gerçeği!</p>
<p>Gelelim 2019’a. Peki, Erdal Beşikçioğlu’nun oyunculuğu Çiçero’ya ne katar? En başta dile getirmekte yarar var. Filmin yapımcısı Mustafa Uslu ve sahibi olduğu yapım şirketi Dijital Sanatlar, beyazperdeye farklı bir soluk getiren ve biyografik hikayelerden yola çıkarak vizyon matematiğini baştan değiştiren bir atılım içinde. Çiçero’da bu yeni atılımın son halkası. Eğri oturup, doğru konuşmak lazım. Yapımcı için ne kadar işine özen gösterdiği yorumunu yapmak mümkünse, Serdar Akar’ın son birkaç yılına da tezat şekilde negatif bir eleştiri geliştirmek mümkün. Son filmi Kurtlar Vadisi Vatan’da tel tel dökülen yönetmen Çiçero’da özüne döner mi bilinmez ancak onun bu filmde en büyük destekçisinin Erdal Beşikçioğlu olacağı da aşikâr. Kaldı ki, filmin yayınlanan fragmanına göre bir niyet okuması yaparsak, Serdar Akar-Erdal Beşikçioğlu işbirliği bir kez daha işleyeceğe benziyor.</p>
<p>Evet, Çiçero bu yılın en merakla beklenen yapımlarından biri. Gerek senaryosu, gerekse Serdar Akar’ın ilk yıllarından kesitleri sunabilmesi ihtimaliyle iştah kabartan bir iş. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse, bu film şaha kalkacaksa Erdal Beşikçioğlu’nun önderliğinde bunu gerçekleştirecektir. Nitekim ciddi ve gizemli karakterlere ne denli ustalıkla hayat verdiği herkesçe bilinen başarılı oyuncunun İlyas Bazna olarak neler yapacağı hayli merak konusu. Kariyerinin en yüksek bütçeli işinde yer alan Erdal Beşikçioğlu’nu beyazperdede izleyeceğimiz Ocak ayı ile 2019’a güzel bir başlangıç yapacağız. Bakalım başarılı oyucu zirve performansı Behzat Ç. ’nin üzerine ne denli koyabilecek ve bizlere nasıl hatıralar bırakacak. İzleyip, görelim.</p>
<p><strong>Polat Öziş</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/01/08/bir-yetenek-portresi-erdal-besikcioglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maskeli ajan Hugo Weaving</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/11/30/maskeli-ajan-hugo-weawing/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/11/30/maskeli-ajan-hugo-weawing/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Bozdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2018 20:23:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11349</guid>

					<description><![CDATA[ Ünlü oyuncuyu önümüzdeki günlerde Christian Rivers’in yönettiği Mortal Engines / Ölümcül Makineler filminde Valentine rolünde izleyeceğiz&#8230;  Hugo Weaving, İngiliz Wallace ve Anne Weaving çiftinin çocukları olarak 4 Nisan 1960’da Nijerya&#8217;da dünyaya geldi. Simon ve Anna Jane adlarında iki kardeşi vardır. Weaving&#8217;in ilk önemli rolü, 1984&#8217;te Bodyline adlı TV dizisinde canlandırdığı, İngiliz kriket takım kaptanı Douglas [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Ünlü oyuncuyu önümüzdeki günlerde Christian Rivers’in yönettiği Mortal Engines / Ölümcül Makineler filminde Valentine rolünde izleyeceğiz&#8230; </strong><span id="more-11349"></span></p>
<p>Hugo Weaving, İngiliz Wallace ve Anne Weaving çiftinin çocukları olarak 4 Nisan 1960’da Nijerya&#8217;da dünyaya geldi. Simon ve Anna Jane adlarında iki kardeşi vardır.</p>
<p>Weaving&#8217;in ilk önemli rolü, 1984&#8217;te Bodyline adlı TV dizisinde canlandırdığı, İngiliz kriket takım kaptanı Douglas Jardine karakteridir. 1988&#8217;de The Dirtwater Dynasty adlı mini-dizide küçük bir rol almış, daha sonra 1989 yapımı Bangkok Hilton filminde Nicole Kidman&#8217;la birlikte oynamıştır. 1991 yapımı düşük bütçeli bir film olan, başrolü Russell Crowe&#8217;la paylaştığı Proof&#8217;taki performansıyla Australian Film Institute tarafından “En İyi Erkek Oyuncu” seçilmiştir. Weaving aynı zamanda, “Sir John” rolüyle 1993 Yahoo Serious komedisinde ve Avustralya’nın ünlü kanun kaçağı Ned Kelly&#8217;yi hicveden Reckless Kelly filminde yer almıştır. Odyssey Destanı&#8217;ndan uyarlanan mini-dizide Deniz Tanrısı Poseidon&#8217;u canlandırdı.</p>
<p>Weaving’in dünya çapında ilgi görmesi, 1999 yılının hit filmi olan The Matrix&#8217;teki Ajan Smith rolüyle gerçekleşti. Matrix Üçlemesinin diğer iki filminde de (The Matrix Reloaded ve The Matrix Revolutions) Ajan Smith rolüyle kamera karşısına geçti. Peter Jackson&#8217;ın 2001-2003 yılları arasında gösterime giren Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki Elrond rolü de Weaving&#8217;in ününü daha da artırdı. Weaving, Andrew Kotatko&#8217;nun 2004 yapımı Everything Goes filminde başrol oynamış, Wachowski Kardeşler’le yeniden biraraya geldiği 2006 yapımı V for Vendetta filminde de film boyunca maskesiyle görünen “V” karakterini canlandırmıştır.<br />
2007&#8217;den itibaren Transformers filmlerinde Megatron&#8217;u seslendirmiştir. 2011&#8217;de İlk Yenilmez: Kaptan Amerika filminde kötü karakter Johann Schmidt / Red Skull&#8217;ı büyük başarıyla canlandırdı. Hobbit üçlemesinin birinci ve üçüncü filmlerinde yeniden Elrond rolünde gözüken sanatçı, 2016&#8217;da Mel Gibson&#8217;ın Savaş Vadisi (Hacksaw Ridge), filminde Desmond Doss&#8217;un babası Tom rolüyle yine takdir kazandı.</p>
<p>Oyuncu ayrıca Düşlerin Terzisi, Fırtınanın Ortasında, Savaş Vadisi, Kurt Adam, Little Fish gibi filmlerde rol almış; Babe, Neşeli Ayaklar 1/2, Baykuş Krallığı Efsanesi gibi filmlerde de seslendirme yapmıştır…</p>
<p>Aralık ayında kendisini Christian Rivers’in yönettiği Mortal Engines / Ölümcül Makineler filminde Valentine rolünde izleyeceğiz, oyuncu daha sonra Patrick Melrose ve Black 47 filmleriyle karşımızda olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/11/30/maskeli-ajan-hugo-weawing/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
