<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Egemen Tokatlıoğlu &#8211; Cinedergi</title>
	<atom:link href="https://www.cinedergi.com/author/egemen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cinedergi.com</link>
	<description>Sinemanın her şeyi!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Nov 2019 15:50:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>The End Of The F***ing World – Yakarsa Bu Dünyayı Ergen Pervasızlığı Yakar!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/11/04/the-end-of-the-fing-world-yakarsa-bu-dunyayi-ergen-pervasizligi-yakar/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/11/04/the-end-of-the-fing-world-yakarsa-bu-dunyayi-ergen-pervasizligi-yakar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 15:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=13492</guid>

					<description><![CDATA[Netflix platformunun peşi sıra çıkardığı birbirinden ilginç dizilerden bir tanesi de hiç şüphesiz komedi/dram/suç türünü harmanlayan The End Of The F***ing World. İlk sezonu 2017 yılında yayınlanan ve sinematografi dalında bir de Primetime Emmy adaylığı bulunan dizi yayınlandığı ve oldukça ilgi gören ilk sezon sonrası sessizliğe büründü. Keza iptali ya da devamına dair herhangi bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix platformunun peşi sıra çıkardığı birbirinden ilginç dizilerden bir tanesi de hiç şüphesiz komedi/dram/suç türünü harmanlayan The End Of The F***ing World. İlk sezonu 2017 yılında yayınlanan ve sinematografi dalında bir de Primetime Emmy adaylığı bulunan dizi yayınlandığı ve oldukça ilgi gören ilk sezon sonrası sessizliğe büründü. Keza iptali ya da devamına dair herhangi bir açıklama da gelmemişti. Bu uzun sessizlikten sonra nihayet dizinin ikinci sezon akıbeti de belli oldu. Geçtiğimiz aylarda yeni sezonu ile ekranlara döneceği açıklanan serinin ikinci sezonunun ilk bölümü ise önümüzdeki günlerce seyirci ile buluşacak. Evlerinde çeşitli aile sorunları yaşayan ve bu sebeple evlerinden kaçan iki ergenin bilinmeze olan yolculuklarına tanıklık ettiğimiz dizi ilk sezonda hayli keyif dolu anlar yaşatmıştı.</p>
<p>İlk sezondan kısaca bahsetmek gerekirse, Alyssa sorumsuz annesi ve kendisinden hoşlanmayan, itici üvey babası ile yaşarken James gözleri önünde intihar eden annesinin travması ve ilişki kuramadığı babası ile mutsuz ve bir o kadar umutsuz hayat yaşayan büluğ çağındaki iki gençtir. Kendisini “sorunlu, soğuk kanlı bir katil” olarak tanımlayan James’in bu durumu her ne kadar bizlere sempatik ve komik bir şekilde sunulsa da altında yatan ağır travmanın etkisi gayet açık. Okulda kendisi gibi sorunlu olan Alyssa ile tanışan James ona karşı duygularını ilk etapta anlamlandıramasa da onunla yollara düşecek kadar da “cesur” davranıyor. James’in babasının arabasını çalarak Alyssa’nın hiç görmediği üvey babası Leslie’ye ulaşmak için maceraya atılan bu iki ergen biraz komedi biraz dram sosu ile izleyenlere eğlenceli vakit geçiriyorlar.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-13493 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf.jpg" alt="" width="642" height="428" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf.jpg 900w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/11/yazı-içi-fotoğraf-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></p>
<p>Yolda elbette başlarına gelmedik kalmıyor. Benzin istasyonu gaspı, izinsiz eve girme ve cinayete kadar hiç tahmin edemedikleri olaylar silsilesi ile karşılaşıyorlar. Tüm bunlar yaşanırken elbette biraz abartılı da olsa ergenliğin verdiği rahatlıkla hareket ediyorlar. Tüm bu suçları işlerken aralarında keyifli diyalogları izlediğimiz iki iş bitirici kadın dedektif de peşlerine çoktan düşmüştür. Nihayetinde Alyssa annesi ve üvey babasından bulamadığı ilgiyi bulabileceği gerçek babasına ulaşır ancak hiçbir şey ilk göründüğü gibi değildir. İlk etapta hayli sıcak, cana yakın davranan Alyssa’nın babası ufak bir karavanda yaşayan, esrar satarak geçimini sürdüren bir alkoliktir. Üstelik yerini bildirene ödül verileceğini duyduğunda kızı Alyssa’yı anında polislere teslim etmeye de hazırdır. Tüm bu olup bitenler arasında sıkışıp kalan James ve Alyssa sonunda kendilerinden başka kimseye güvenemeyeceklerini acı bir tecrübe ile öğrenmiştir.</p>
<p>James, kendisini acımasız ve bencil biri olarak gösterse de aslında sevdiği kişilere karşı ne kadar merhamet dolu, yardımsever olduğunu kendisi de bu yolculukta keşfetmiştir. Annesinin intiharı ile geçirdiği ağır travmatik süreci kendisine değer verdiğini anladığı Alyssa ile çıktığı bu sonunu bilmediği yolculukta atlatacak ve amaçsızlığının oluşturduğu boşluğu yine kendisi gibi benzer sorunları yaşayan Alyssa ile dolduracaktır. Alyssa ise James ile geçen sürede babasından kaynaklı erkeklere güven sorununu ise her erkeğin aynı olmadığını gördüğü James ile aşacaktır. Peşlerinde iki dedektifin olduğu ve gidecek yerleri olmayan Alyssa ve James’i özellikle sezon finalindeki çarpıcı sahne sonrası neler beklediğini ise kısa bir zaman sonra yine Netflix ekranlarında öğrenme şansına erişeceğiz.</p>
<p>Karşımızda çok zeki bir senaryo ya da öyle sizleri aman aman meraklandıracak bir hikâye yok. Ancak yine de izlediğinizde iki ergenin çıktıkları bu yoldaki pervasız macerasına kayıtsız da kalamıyorsunuz. Hikâyeyi asıl izlenebilir kılanın genç oyuncuların performansları olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Keza Alyssa’yı canlandıran Jessica Barden, Anna (2011) ve Lobster (2015) gibi başarılı filmlerde boy göstermekle beraber yine televizyon ekranlarının bir dönem ilgiyle izlenen dizilerinden Penny Dreadful’da da yer almış bir isim.</p>
<p>Kariyerine Benedict Cumberbatch’li Oscarlı film The Imitation Game ile başarılı bir giriş yapan Jamesi’i canlandıran genç yetenek Alex Lawther’ı ise Black Mirror ve Ghost Stories gibi yapımlardan hatırlayabilirsiniz. Oyuncuların uyumu, iddiasız ama eğlenceli hikâyesi, kısa süresi ile The End Of The F***ing World izleyenleri ilgi çekici, komik bir maceraya çıkarıyor. İkinci sezonu önümüzdeki günlerde başlayacak olan dizi, keyifli çerezlik dizi arayanlar için iyi bir alternatif olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/11/04/the-end-of-the-fing-world-yakarsa-bu-dunyayi-ergen-pervasizligi-yakar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pennyworth: Her süper kahramana lazım!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/08/13/pennyworth-her-super-kahramana-lazim/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/08/13/pennyworth-her-super-kahramana-lazim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Aug 2019 19:38:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TV Bölümü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12883</guid>

					<description><![CDATA[Her süper kahramanın bir desteğe, yoldaşa ihtiyacı vardır… Ne kadar güçlü olursanız olun bazen sizin bile yetişemeyeceğiniz, üstesinden gelemeyeceğiniz durumlar olur ki böyle zamanlarda yanınızda güvenilir birisinin olması avantajınızadır. İkonik süper kahraman Batman’i düşündüğümüzde ise aklımıza gelen ilk isim elbette sadık hizmetkar Alfred Pennyworth’den başkası değildir. İlk olarak 1939 yılında çizgi roman severler ile buluşan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her süper kahramanın bir desteğe, yoldaşa ihtiyacı vardır… Ne kadar güçlü olursanız olun bazen sizin bile yetişemeyeceğiniz, üstesinden gelemeyeceğiniz durumlar olur ki böyle zamanlarda yanınızda güvenilir birisinin olması avantajınızadır. İkonik süper kahraman Batman’i düşündüğümüzde ise aklımıza gelen ilk isim elbette sadık hizmetkar Alfred Pennyworth’den başkası değildir. İlk olarak 1939 yılında çizgi roman severler ile buluşan Batman pek çok dizi ve filme konu olan, dünyada sayısız hayranı olan bir süper kahraman. Dramatik hikâyesi ve suçlulara karşı kendisine has savaşma yöntemleri ile dikkatleri çeken Batman’in birçok başarılı yönetmenin elinden çıkmış beyazperde uyarlamaları mevcut. Dizi tarafında ise DC evrenine ait ve Batman’i de kapsayan diziler şu sıra gündemde. Önce Batman’in yani Bruce Wayne’in çocukluk dönemini anlatan “Gotham”, sonrasında “Titans” dizileri Batman külliyatından parçaları içeriyor. Bu parçalardan bir tanesi de an itibarı ile ekranlara gelmeye başlayan “Pennyworth” olmuş durumda. Pennyworth’ün zaman çizgisi ise babası Thomas Wayne ve annesi Martha Wayne döneminde geçiyor ve sadık uşakları Alfred’in Batman evrenine nasıl dahil olduğuna ışık tutuyor.</p>
<p>Diğer tüm süper kahramanların olduğu gibi elbette Batman’in de yardımcılarının olduğu ise bilindik bir gerçek. Bunlardan bir tanesi ise nesiller boyu Wayne ailesinin hizmetkârı olan Pennyworth ailesinden Alfred. Alfred’i genellikle Bruce Wayne ve dolayısıyla Batman’in hem evindeki hem de geceleri suçlu avına çıktığındaki en iyi destekçisi olarak biliyoruz. Pek çok yapımda pek çok başarılı aktör tarafından canlandırılan, elinden bin bir türlü marifet gelen uşağın geçmişini anlatan ve Epix ekranlarında yayına başlayan Pennyworth ise izleyicilere Alfred’in gençliğini ve Wayne malikanesi öncesi maceralarını anlatıyor.</p>
<p>Diziye geçmeden önce Bruce Wayne’in sadık uşağı Alfred Pennyworth’ün ilk olarak nasıl ortaya çıktığından bahsetmek gerekiyor. Alfred ilk olarak 1943 yılında Batman’in 16. Sayısında okurlarla buluştu.  Orijinal hikâyede Alfred’in dedesi ve ardından babası Wayne ailesi için çalışmaktaydı ve bir nevi baba mirası olarak hizmetkârlığı devam ettirdi. Aslında Alfred’in ilk düşündüğü şey annesi gibi bir oyuncu olmaktı. Ancak aile yadigâri uşaklık ağır basınca ve Wayne ailesinin oğulları öksüz kalınca ona bakmak, yetiştirmek ve babasından kalan görevi sürdürmek üzere kendisini Wayne ailesine adadı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-12884 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-1024x576.jpg" alt="" width="637" height="359" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p2.jpg 1920w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></p>
<p>Bruce Wayne’in ailesi Thomas Wayne ve Martha Wayne öldürüldükten sonra tüm malikanenin ve küçük Bruce’un bakımından sorumlu olan Alfred babasından yadigâr kalan bu işle uğraşmadan önce ise İkinci Dünya Savaşına katılmış bir savaş gazisi olarak farklı işlerde çalıştı. İşte Epix dizisinde yayınlanmaya başlayan dizi ise Alfred’in savaştan döndükten sonra iş bulma ve hayata tutunma çabası ile başlıyor. Askerlik arkadaşları ile savaş travmasını atlatmaya çalışan Alfred’in birbirinden farklı özelliklerini ilk birkaç bölümde keşfediyoruz. Çizgi romanlarda çok değinilmeyen kendine bu has özellikler, becerikliliğinin nereden geldiği her bölümde biraz daha şekillendiriyor.</p>
<p>Elbette fragmanlarda bir casus dizisi izlenimi bırakan Pennyworth’ün Wayne ailesine uzanan serüveni çizgi romanlara oranla biraz farklı resmediliyor. En azından şu ana kadar görebildiğimiz kadarı ile kendisi Thomas ve Martha Wayne ile rastgele tanışıyor ve ikisinin de gizli işler çevirdiğine tanık oluyor. Bu da bize sunulan yeni detaylardan bazıları. Keza dizide (en azından yayınlanan bölümlerinde) dedesi ya da babasının Wayne ile olan herhangi bir ilişkisi gösterilmiyor. Bu da sadık uşak Alfred ile Thomas Wayne hikâyesinde farklı bir çizgi sunuyor. Çünkü hem Thomas Wayne hem de Pennyworth’ün birbirlerinin soyadlarını hiç bilmiyor oluşları daha önce herhangi bir ailevi münasebette olmadıklarını kanıtlıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-12885 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4.jpg" alt="" width="629" height="420" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4.jpg 779w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4-300x201.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4-768x514.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4-696x465.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/08/p4-628x420.jpg 628w" sizes="(max-width: 629px) 100vw, 629px" /></p>
<p>Alfred’in elbette savaş tecrübelerine dayanan kendine has özellikleri var ancak kendisine verilen görevlerden de anlaşıldığı üzere ileride casusluk adına başarılı işlere imza atacağı da aşikâr. Batman evrenini sevenler için dizide “Gotham” televizyon dizisinde olduğu gibi kör göze parmak gereksiz karakterlere yer verilmiyor ancak çizgi romanı yakından takip edenler için gayet bilindik ve Wayne hikâyesinde önemli yer tutan “gizli topluluklar” mevcut. İngiliz derin devleti içerisindeki çatışmalar ise dizinin en dinamik unsuru oluyor. Henüz genç bir yaşta olan Bruce Wayne’in babası Thomas Wayne’in ise bu gizli çatışmadaki yeri kritik önemde, bu sebeple ortadan kaldırılması için birtakım güçler harekete geçiyor. Askerden dönmüş kendi ekmek parasını kazanma derdinde olan Alfred ile yolları ilginç bir şekilde kesişen Thomas Wayne’i koruma görevi ise istemsiz bir şekilde yine sadık uşağımıza düşüyor ve olaylar gelişiyor.</p>
<p>Dizide Alfred Pennyworth’e daha çok televizyon serileri ile bilinen ancak Fury (2014), Enigma (2014) gibi bilindik filmlerde de ufak rollerde karşımıza çıkan genç aktör Jack Bannon hayat veriyor. Bannon karakterin genç halini başarılı bir şekilde canlandırıyor. Çizgisi, olay akışı ile diğer DC dizilerinden farklı bir yerde duran ama elini korkak alıştırmayan bu dizi özellikle Batman evreni hayranlarını memnun edecek gibi duruyor. İleride kanunsuzların korkulu rüyası olacak olan Batman’in en sadık yardımcısı Alfred’in gençliğini, ne tür sıkıntılı dönemlerden geçtiğini, hangi tecrübeleri nasıl kazandığını merak edenler için Pennyworth kaçırılmayacak bir fırsat.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/08/13/pennyworth-her-super-kahramana-lazim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avengers Endgame &#8211; Her Yolculuğun Bir Sonu Vardır</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/04/30/avengers-endgame-her-yolculugun-bir-sonu-vardir/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/04/30/avengers-endgame-her-yolculugun-bir-sonu-vardir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 06:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12157</guid>

					<description><![CDATA[2008 yılında Iron Man ile başlayan ve 11 yıl boyunca peşi sıra filmlerle devam eden Marvel zinciri sonunda Avengers’ın son filmi Endgame ile sona erdi. Tıpkı bir neslin Star Wars ile büyüdüğü gibi bir nesil de Avengers filmleri ile büyüdü desek sanırım yanlış olmaz. En son Avengers Infinity War ile yarım kalan macera ha geldi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2008 yılında Iron Man ile başlayan ve 11 yıl boyunca peşi sıra filmlerle devam eden Marvel zinciri sonunda Avengers’ın son filmi Endgame ile sona erdi. Tıpkı bir neslin Star Wars ile büyüdüğü gibi bir nesil de Avengers filmleri ile büyüdü desek sanırım yanlış olmaz. En son Avengers Infinity War ile yarım kalan macera ha geldi ha gelecek derken vizyondaki yerini aldı ve böylece daire tamamlandı.</p>
<p>Titan Thanos’un evrenin yarısını toz haline getirdikten sonra yaşanan olayları anlatan bu yeni film üzerine çok sayıda teoriler yazıldı çizildi. Film, büyük savaş sonrası geride kalan kahramanların her birinin bir köşeye savrulduğu ve hayattan bezdiği bir gelecekte geçiyor. En son kuantum evrenine yolculuk yapan ve oradan kurtulmayı başaran Scott Lang yani Ant-Man, Avengers ekibinin kalan üyelerine aslında Thanos’a karşı mücadelenin bir yöntemi olduğunu söylüyor ve yeniden toplanan ekip zorlu bir mücadeleye girişiyor.</p>
<figure id="attachment_12159" aria-describedby="caption-attachment-12159" style="width: 607px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12159 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1024x540.jpg" alt="" width="607" height="320" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1024x540.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-300x158.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-768x405.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-696x367.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1068x563.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-796x420.jpg 796w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/4432497.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 607px) 100vw, 607px" /><figcaption id="caption-attachment-12159" class="wp-caption-text">Marvel Studios&#8217; AVENGERS: ENDGAME..L to R: Rocket (voiced by Bradley Cooper) and Nebula (Karen Gillan)..Photo: Film Frame..©Marvel Studios 2019</figcaption></figure>
<p>Yıllardır çıkan teoriler o ölecek, bu geri gelecek söylentileri ile hayranlar elbette tahminden öteye gidemiyordu. Her bir tekli filmde kahramanın güçlenmesini ve belirli bir noktaya gelişini izledik. “Bütün kahramanlar toplandık” formülünün işleyip işlemeyeceği pek bir muamma iken ilk Avengers filminde öncesinde oluşturulan alt yapının aslında gayet doğru bir yere gittiğinin de farkına varıldı.</p>
<p>Her bir yeni Marvel filminde halkaya bir zincir daha eklenirken aslında Endgame’e giden bir yolun taşlarının dizildiğinin hemen herkes farkındaydı. Yani seyirci jenerik sonrasını beklerken “acaba hangi filme bağlanacak” heyecanı ile daha salondan çıkmadan yeni filmi kucaklamaya hazırlanıyordu. Bunu sağlamak elbette kolay bir iş değil. Günümüz süper kahraman filmleri her ne kadar insanları salona çekse de aslında daha ilk filmden 11 senelik bir rotayı doğru çizmek ve bu rotada doğru ilerleyebilmek zor bir meziyet.</p>
<figure id="attachment_12158" aria-describedby="caption-attachment-12158" style="width: 592px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12158 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1024x540.jpg" alt="" width="592" height="312" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1024x540.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-300x158.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-768x405.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-696x367.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-1068x563.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-797x420.jpg 797w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/5902378.jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 592px) 100vw, 592px" /><figcaption id="caption-attachment-12158" class="wp-caption-text">null</figcaption></figure>
<p>Elbette zaferler kadar düşüşler de Marvel Sinematik Evreninin önemli bir parçasını oluşturuyordu. Bunu Captain America: Civil War’da seyirci bizzat deneyimlemişti. Infinity War öncesinde ne kadar kırılgan bir zemin üzerinde durduğumuzu da bizlere çıtlatıyordu. Yani aslında bu maceranın rotasında yükselişler kadar düşüşler de birer basamaktı. Marvel Sinematik Evreninde iyi karakterler kadar kötü karakterlerin de motivasyonlarının ne denli değişebildiği Loki ve Thanos gibi karakterlerle gayet iyi bir şekilde resmedildi.</p>
<p>Salt kötülüğün altında “acaba”lar yaratılarak farklı bir boyuta da dikkat çekildi. Infinity War’da kızdığımız ama bir yandan duygusal iniş çıkışlarla acaba haklı mı diye iki saniye dahi olsa düşündüğümüz Thanos’un beyinde yarattığı kaos bile takdire şayandı. Bu sebeple yıllardır süren süper kahraman filmlerinden ziyade çok açılı görsel ve düşünsel şovlar bütünüydü şeklinde de yorumlanabilir bu yolculuk.</p>
<p>Karakter gelişimlerinin tamamlandığı ve nihai bir noktaya gelindiği Endgame ise artık 11 yıllık olgunlaşma sürecinin de tamamlandığını net bir şekilde söylüyor diyebiliriz. Bunu da senaryo yazarları Christopher Markus ve Stephen McFeely’nin projeyi dikkatli ve tedbirli ele alış biçimi ortaya koyuyor.</p>
<p>Toplamda 22 Marvel filmine olan referansları hayranları gerçekten memnun edecek cinsten. Özellikle bütün filmlere aşinaysanız pek çok tanıdık karakter ve cameo sürprizleri yüzleri gülümsetiyor. Tüm Marvel evrenini kucaklayan bu son bölüm, şaşkınlık, heyecan, mutluluk ve bir nebze burukluk ile hayranları salondan uğurluyor. Infinity War’a göre bir iki tık altta kaldığını düşünsem de yine de yaşattığı güzel nostaljinin, heyecanlı atmosferin, duygusal anların ve hafızalardan silinmeyecek epik yolculuğun hakkını vermeden geçmeyelim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/04/30/avengers-endgame-her-yolculugun-bir-sonu-vardir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Karate Kid Ruhu Cobra Kai ile Yaşıyor</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2019/04/21/the-karate-kid-ruhu-cobra-kai-ile-yasiyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2019/04/21/the-karate-kid-ruhu-cobra-kai-ile-yasiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Apr 2019 14:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=12109</guid>

					<description><![CDATA[80’ler sineması denilince özellikle de belirli bir yaştaysanız sayabileceğiniz pek çok film vardır. Rambo, Rocky, Terminator, Robocop ve elbette The Karatde Kid en başta gelenler arasında yer alıyor. 1984 yılında Robert Mark Kamen tarafından senaryosu kaleme alınan ve Oscar ödüllü yönetmen John G. Avildesen tarafından çekilen The Karate Kid video furyası olarak tanımlayabileceğimiz dönemde deyim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>80’ler sineması denilince özellikle de belirli bir yaştaysanız sayabileceğiniz pek çok film vardır. Rambo, Rocky, Terminator, Robocop ve elbette The Karatde Kid en başta gelenler arasında yer alıyor. 1984 yılında Robert Mark Kamen tarafından senaryosu kaleme alınan ve Oscar ödüllü yönetmen John G. Avildesen tarafından çekilen <strong>The Karate Kid</strong> video furyası olarak tanımlayabileceğimiz dönemde deyim yerindeyse ortalığı alt üst etmişti. Öyle ki peşinden <strong>The Magic Kid</strong>, <strong>3 Ninjas</strong> gibi seriye dönüşen benzer filmlere de ilham olmuştu.</p>
<p>Geçtiğimiz sene televizyon dizisi olarak ekranlara gelmeye başlayan <strong>Cobra Kai</strong> orijinal filmden tam 34 yıl sonrasında geçen olayları anlatıyor. Hatırlanacağı gibi orijinal filmde Daniel adlı bir genç taşındıkları yeni mahallede bir takım zorba genç tarafından hem sokakta hem de okulda tartaklanıyor, çareyi ise aynı blokta tanıştığı Okinawalı karate ustası Mr. Miyagi’den ders almakta buluyordu. Bu formül ne kadar basit gözükse de aslında değil. Önce filmden başlayalım ve sonra diziye adım adım ilerleyelim…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12112 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4.jpg" alt="" width="623" height="415" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4.jpg 900w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c4-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 623px) 100vw, 623px" /></p>
<p><strong>Kalplerdeki Yeri Hep Farklı</strong></p>
<p>The Karate Kid filminin hikâyesi sadece dövüş sanatlarını öğrenmek, intikam almak gibi rutin bir çizgide ilerlemiyordu. Filmde bugünün anne-balarına sıcak gelen noktalar arasında; aile, sorumluluk, dostluk, gençlik sorunları, zorluklarla göğüs germe gibi film içerisinde anlatılmaya çalışan pek çok unsur vardı. Bu da filmi sıradan bir karate filmi olmaktan çıkararak gençlere, çocuklara daha sıcak, yakın ve anlamlı gelmesine neden oluyordu.</p>
<p>Babası ölmüş olan Daniel (Ralph Macchio)’ın yeni okulunda çektiği uyum sorunu, yalnızlık, öfke, bir yere bağlanma, tutunma isteği gibi etkenler aslında ergenlik döneminde hemen her gencin yaşadığı ve içinden çıkmaya çalıştığı sorunları gösteren bir ayna gibiydi. Aile içerisinde, okulda yaşanan sorunlar, anlaşılamama hissi, sevdiği kızın eski sevgilisinin en azılı rakibi olması pek çok detay söz konusuydu.</p>
<p>Daniel ise bu gibi sorunlarla hem karate öğreterek savunmasına yardımcı olacak hem de hayattaki yerini bulmada etkisi yadsınmayacak baba figürü Mr. Miyagi (Pat Morita) ile yüzleşecektir. Okinawa’dan Amerika’ya göçüp gelmiş olan Mr. Myagi bir savaş gazisidir. Bunun yanında onun da geçmişinde başından pek çok olay geçmiştir. 1986 yapımı devam filminde geçmişte ne gibi olayların yaşandığını da görmüştük.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12110 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-1024x513.jpg" alt="" width="658" height="330" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-1024x513.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-300x150.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-768x385.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-696x348.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-1068x535.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header-839x420.jpg 839w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/header.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 658px) 100vw, 658px" /></p>
<p><strong>Cilala Parlat!     </strong></p>
<p>Daniel ile uğraşan ve onu her gördüklerinde dövmeye çalışan bir grup genç, Cobra Kai adlı bir karate okulunun öğrencileridir. “Acımak yok” mottosu ile adeta birer yıkım makinesine dönüştürülen bu grup karşısında Daniel’ın hiç şansı yoktur. Bu sebeple Mr. Miyagi Cobra Kai dojonun hem sahibi hem de grubun sensei Kreese (Martin Kove) ile bir anlaşmaya gider ve turnuvada karşılaşmak istediklerini söyler. Bu karşılaşmaya kadar Daniel eğitilecek ve Cobra Kai dojonun en yetenekli öğrencilerinin karşısına çıkacaktır.</p>
<p>Hemen herkesin hafızasındaki meşhur “Cilala, Parlat!” sahnesinin de olduğu pek çok eğitim sürecinden geçen Daniel sonunda karşılaşmaya hazır olacaktır. Ezeli rakibi ve hayatı ona zindan eden Johnny (William Zabka)’den ardı ardına yediği darbelerden sonra meşhur “Crane Kick” (zamanın gençleri buna kartal vuruşu derdi) ile Johnny’i alt eden Daniel aslında ayakları üzerinde durmayı başardığını da kanıtlamış olacaktı. Johnny’nin ise final sekansında onca kötülüğe rağmen ödülü Daniel’a kendi elleri ile vermesi her ne olursa olsun filmin bir intikamdan ziyade bütünleştirici pozitif bir yanına vurgu yapıyordu. Sonrasında iki devam filmi de çekilen (aslında üç tane, bir de Hilary Swank’lı The Next Karate Kid vardır ama üçleme içerisinde değerlendirilmez) The Karate Kid tam 34 yıl sonra yeniden aynı karakterlerle çıkıyordu karşımıza. Bir dizi olarak çekileceği ve başlangıçta sadece tek bir sezondan oluşacağı söylenen dizi elbette herkeste bir heyecan dalgası yaratmıştı. Yaşı 30’u geçmiş zamanın gençleri kalplerinde bu denli ayrı yere sahip bir hikâyenin devamında neler olduğunu, çok sevdikleri o karakterlerin şimdi neler yaptıklarını doğal olarak öğrenmek istiyorlardı.</p>
<p><strong>Cobra Kai’nin Yükselişi</strong></p>
<p>Youtube Red ekranlarında geçtiğimiz sene yayınlanmaya başlayan Cobra Kai, adından da anlaşılacağı üzere bu sefer Daniel’ın ezeli rakibi Johnny’yi merkeze alıyordu. Belki de hayranları asıl meraklandıran da bu oldu. Çünkü ikinci ve üçüncü filmlerden de hatırlayacağınız üzere Daniel ve ustası Miyagı için her şey yolunda gitmiş üçüncü ve son filmde yine bir turnuva zaferi ile seriye veda etmişlerdir. Ancak Johnny cephesinde durum hiçte o kadar kolay olmamıştı…</p>
<p>Her ne kadar Daniel kariyerinde hızlı adımlarla ilerleyerek büyük bir otomobil galerisi sahibi olmuş, karısı ve çocukları ile iyi şartlarda yaşıyor olsa da Johnny’de bir o kadar zor bir hayat geçiriyordur. Ufak bir dairede yaşayan Johnny 34 yıl önceki yenilginin tüm çöküşünü hala o günkü gibi hissediyordur. Ufak tefek televizyon tamiratı yaparak geçimini sağlamaya çalışan Johnny aynı zamanda kendisini alkole vermiştir. Hayatı dibe doğru yuvarlanırken bir grup gencin elinden kurtardığı liseli Miguel ile tanışması ise bir dönüm noktası olacaktır.</p>
<p>İyi yürekli bir genç olduğunu gördüğümüz Miguel, Johnny’den okuldaki zorbalara karşı koyabilmek adına kendisine karate öğretmesini ister. Önceleri bu fikre sıcak bakmayan Johnny sonunda razı olur ve sadece Miguel ile de kalmaz, yeni öğrenciler de kazanır. Cobra Kai dojoyu yeniden eski şatafatlı günlerine döndürmeye hazırdır. Bu durumu öğrenen Daniel ise Cobra Kai’nin geri dönüşü ile eski kötü anılarını hatırlar ve buna engel olmak için elinden geleni yapar.</p>
<p>Johnny’nin sorun yaşadığı yine genç yaşlarda oğlu Robby bazı nedenlerden dolayı babasından nefret etmektedir. Zaman içerisinde Daniel ve Robby yakınlaşır ve Daniel da Mr. Miyagi’den öğrendiklerini Johnny’nin oğlu Robby’e öğretmeye ve onu turnuvaya hazırlamaya karar verir. Eh, durum böyle olunca küllenmiş alev yeniden harlar ve taraflar 1984’te yaşananlarla yeniden yüzleşmek zorunda kalırlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12111 " src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-1024x576.jpg" alt="" width="643" height="362" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2019/04/c6.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 643px) 100vw, 643px" /></p>
<p><strong>Eski Yüzler, Yeni Mücadele</strong></p>
<p>Tam 34 yıl aradan sonra Ralph Macchio ve William Zabka ezeli rakip olarak yeniden hayranların karşısına çıkıyorlardı. Elbette pek çok yeni yüzle beraber&#8230; Cobra Kai dizisinin en önemli noktası hala The Karate Kid ruhu dediğimiz o saflığı ve içtenliği koruması olsa gerek. İlk yayınlanacağında ortaya nasıl bir şey çıkar, çok zaman geçti o etkiyi verir mi gibisinden pek çok şey yazıldı çizildi. Ancak eminim benim gibi daha ilk teaser’ı görür görmez tüyleri diken diken olan pek çok kişi vardır.</p>
<p>Tıpkı zamanında Daniel ve Johnny’nin olduğu gibi şimdi de onların mirasını devam ettiren Miguel ve Robby’nin mücadelelerini izlemeye devam ediyoruz. Her ne kadar sene 2019 olsa da hala o 80’lerin atmosferini, coşkusunu, nostaljisini dizi başarılı bir şekilde seyirciye veriyor. İşte bu samimiyeti nostalji içerisine yedirerek doğru bir formül ile vermek en önemli nokta olsa gerek. Piyasada 20-30 yıl sonra devamı çekilen ama o ruhu gram taşımayan filmlerden seyirci fena halde sıkılmış durumda. İşin güzel yanı bunu layığı ile yapan ve ekrana Karate Kid efsanesini yeniden taşıyan kişiler ise tam da bizim gibi dönemin hayranları. Yani matematiksel bir formül yerine duygusal bir formül kullanıldığında zamanın ruhunun hala yaşatılmasının mümkün olduğunun en büyük kanıtıdır Cobra Kai…</p>
<p>İlk sezonda yenilgiye uğrayan Robby, hocası Daniel’ın da desteği ile yoluna devam edecek gibi gözüküyor. Johnny ise fragmanlardan gördüğümüz kadarıyla zafer sarhoşluğuna kapılmadan eski hocası Kreese’in de ortaya çıkıp destek vermesi ile işleri bir üst noktaya taşımaya çalışacak. Bu zorlu ama bir o kadar tatlı rekabet, 80’ler ruhu ile devam ettiği sürece sanırım The Karate Kid severlerin hiçbir şekilde şikâyeti olmayacak!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2019/04/21/the-karate-kid-ruhu-cobra-kai-ile-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stan Lee ve Ardında Bıraktıkları…</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/11/15/stan-lee-ve-ardinda-biraktiklari/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/11/15/stan-lee-ve-ardinda-biraktiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2018 07:59:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Stan Lee]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11289</guid>

					<description><![CDATA[Hiç şüphe yok ki çizgi roman tarihinde aklınıza gelen ilk isim kimdir deseler, o çizgi romanlardaki kahramanlardan önce söyleyeceğiniz isim Stan Lee olacaktır. Stan Lee, Marvel evreninde; Spider-Man, Hulk, Fantastik Dörtlü, X-Men, Iron Man gibi başarılı ve milyonlarca çizgi roman severin kalbini fetheden karakterleri yaratan isim. Ne yazık ki geçtiğimiz günlerde, 95 yaşında hayatını kaybetti [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç şüphe yok ki çizgi roman tarihinde aklınıza gelen ilk isim kimdir deseler, o çizgi romanlardaki kahramanlardan önce söyleyeceğiniz isim Stan Lee olacaktır. Stan Lee, Marvel evreninde; Spider-Man, Hulk, Fantastik Dörtlü, X-Men, Iron Man gibi başarılı ve milyonlarca çizgi roman severin kalbini fetheden karakterleri yaratan isim. Ne yazık ki geçtiğimiz günlerde, 95 yaşında hayatını kaybetti ve çizgi roman severleri yasa boğdu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’deki çizgi roman, dizi ve film hayranlarını da bu haber derinden üzdü. Onun çizgi romanları, bu vesile ile de filmlere konu karakterlerinin belirli bir kitleyi aşıp tüm dünyada yankı uyandırdığını ve Stan Lee adını adeta sonsuzluğa taşıdığını kim inkâr edebilir?</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11290" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-1024x512.jpg" alt="" width="696" height="348" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-1024x512.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-300x150.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-768x384.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-696x348.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-1068x534.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2-840x420.jpg 840w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/stan-lee-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Lee’nin hikâyesi 1922’lerin New York şehrinde başladı. Maddi sorunlar nedeni ile okulu bırakmak durumunda kalmış ve acil olarak bir iş bulması gerekmişti. Henüz 17 yaşında olan Lee ileride nasıl bir ilham kaynağı olacağından habersizdi. Dönemin çizgi roman şirketi sahibi Martin Goodman’ın şirketi Timely’de çizgi roman dünyasına ilk adımını atmıştı. Burada önce ofis, getir götür işleri yapan Lee’nin aklına ortamın da etkisiyle ufaktan yazma düşünceleri düşmüştü bile. Aslında çocukluktan beri roman yazarlığı düşüncesi vardı. Ama kader onu belki de çok daha geniş kitlelere ulaştıracak bir dünyaya yönlendirdi.</p>
<p>İlk kısa hikâyesini yazması için izni ise 1942 yılında Captain America için verilmişti. O sıralar yazı işleri müdürü Joe Simon ve çizer Jack Kirby’di. Ardından bir süre ara vermek zorunda kaldı ancak o yazılarına devam etti. Asıl çıkışını ise 1961’de Jack Kirby ile yarattığı Fantastic Four ile yaptı. Fantastic Four hızlı bir şekilde kendisine geniş bir hayran kitlesi yaratmayı başardı. Ardından 1962 yılında Hulk geldi. Onu; Örümcek Adam, Thor, Iron Man, X-Men, Dredevil takip etti. Bu birbiri ardına gelen seriler tüm dünyada büyük yankı uyandırmakla kalmamış şu anda Marvel Sinematik Evreni olarak bilinen ve dünyada gişe rekorları kıran filmlerin de temellerini atmıştı.</p>
<p>1970’lere gelindiğinde ise New York’tan Calfornia’ya taşınan Lee aktif çizgi roman yazarlığını bırakmakla beraber Marvel karakterlerinin dizi ve film projelerine destek vermeye başladı. Ancak yazarlığı bırakmış dediğime bakmayın, o hiçbir zaman çizgi roman hayranlarından kopmadı. Stan&#8217;s Soapbox köşesiyle, Marvel’ın çeşitli dergilerinde hayranları ile iletişimde kalmaya devam etti. Ayrıca kendisi 2010 yılında yayınlanmaya başlanan &#8220;Stan Lee&#8217;s Superhumans&#8221; adlı bir dizi ile ekranlara geldi. İnsan haklarına karşı da çok duyarlı olan Lee, ırkçılığın öne çıktığı bir dönemde Black Panther gibi siyahi bir karakter yaratarak ayrıca konu hakkında yazdığı yazılar ve verdiği demeçlerle tepkisini ortaya koymayı da ihmal etmedi.</p>
<p>Marvel’ın çizgi ve live action serilerinin külliyatı oldukça eskiye dayanıyor. Ancak 2008’de Iron Man ile başlayan ve şu anda Avengers ile devam eden Marvel Sinematik Evreni hiç şüphe yok ki Marvel kahramanlarını ve özellikle o kahramanların birçoğunu yaratan Stan Lee’yi daha yakından tanıma fırsatı yarattı. Neşeli, sevecen kişiliği, filmlerde ve dizilerde yer aldığı yüz güldüren ufak sahneleri, dahası Marvel ile büyümüş bir nesle ve onların çocuklarına miras olarak bıraktığı sonsuz hayal gücü ile Stan Lee adı hiç şüphe yok ki daima yaşayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/11/15/stan-lee-ve-ardinda-biraktiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ivan Drago Creed II ile Dönüyor</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/11/13/ivan-drago-creed-ii-ile-donuyor/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/11/13/ivan-drago-creed-ii-ile-donuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Nov 2018 10:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[Creed II]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Ivan Drago]]></category>
		<category><![CDATA[Rocky]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11276</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk yıllarında eminim hatırladığınız ilk filmlerin başında Rocky IV geliyordur. Hepimizde o filmin ayrı bir yeri olduğuna eminim. Öyle ki hangimiz bıkmadan tekrar tekrar izlemedik, sabah okula gittiğimizle aynı heyecanla arkadaşlarımızla film hakkında saatlerce konuşmadık? Filmde eminim hepimizi etkileyen unsurlardan biri de az konuşan gizemli Rus boksör Dolph Lungren’in canlandırdığı Ivan Drago olmuştur. Ivan Drago’ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk yıllarında eminim hatırladığınız ilk filmlerin başında Rocky IV geliyordur. Hepimizde o filmin ayrı bir yeri olduğuna eminim. Öyle ki hangimiz bıkmadan tekrar tekrar izlemedik, sabah okula gittiğimizle aynı heyecanla arkadaşlarımızla film hakkında saatlerce konuşmadık? Filmde eminim hepimizi etkileyen unsurlardan biri de az konuşan gizemli Rus boksör Dolph Lungren’in canlandırdığı Ivan Drago olmuştur. Ivan Drago’ya hayat veren Lundgren daha sonra pek çok filmde yer almış olsa da biz onu görür görmez her daim aklımıza Drago geliyor. Peki, iki ablası ve bir abisi olan Lungren Stallone ile nasıl tanıştı ve nasıl filme dahil oldu? Hazır Creed II ile sahalara dönmeye hazırlanırke n kariyerini biraz deşelim istedim…</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11278" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2.jpg" alt="" width="798" height="420" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2.jpg 798w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2-300x158.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2-768x404.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Creed-2-Trailer-2-696x366.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 798px) 100vw, 798px" /></a></p>
<p>1957 İsveç doğumlu olan Lundren çocukluk yıllarında oldukça sıkıntılar çekmiş. Özellikle babası ile büyük problemleri olan aktör sıklıkla babasından şiddet görmüş. Kendisi verdiği bir röportajda çocukluk yıllarını anlatırken o dönemlerden oldukça zor olarak söz ediyor. Biraz evden kurtulmak biraz da para kazanma isteği ile bir anda kendisini Amerika’da bulan aktör o dönem Rocky IV için seçmelere girmiş. Toplamda kendi sözleri ile yüzlerce kişi arasından New York’taki seçmelerde başarılı olmuş ve Ivan Drago rolü ile oyunculuk kariyerine adım atmıştı.</p>
<p>Ardından ise peşi sıra filmler gelmeye devam etti. Bunlardan öne çıkanlar arasında yine çocukluk yıllarımızın vazgeçilmezi He-Man uyarlaması Master Of The Universe, The Punisher gibi filmler vardı. Brandon Lee ile rol aldığı Showdown in Little Tokyo ve Van Damme ile kamera önüne geçtiği Universal Soldier da öne çıkan filmleri arasında yerini alıyor ve çocukken televizyonda tekrar tekrar izlemekten keyif aldığımız filmler olarak hafızamıza kazınıyordu.</p>
<p>Sonrasında ise kendisi pek çok filmde rol alsa da hafızamızda yer eden bir film olmamıştı. Ancak kendisi aksiyon filmlerinin aranan oyuncularının bir arada toplandığı The Expendables’da rol alınca birden o eski hatıralar da canlanıyordu. Sylvester Stallone, Lundgren’e karşı hep vefalı bir aktör olmuştur. Hangi röportajını izlerseniz izleyin kendisi Lundgren’den hep övgü ile bahseder. Elbette Stallone, aksiyon film yıldızlarını bir arada buluşturalım diye düşündüğünde Lundgren’i de dahil etmişti. Toplamda 3 filmlik bir seri olan The Expendables, en azından çocukluk yıllarını ayıla bayıla geçiren bizim gibi aksiyon filmi severler için muazzam bir nostalji olmuştu.</p>
<p>Şimdilerde ise Lundgren Rocky e f sanesine geri dönüyor ve Creed II ile Ivan Drago’ya yeniden hayat veriyor. Yakın zamanda gösterime girecek olan filmin fragmanları hepimizi bir heyecana büründürdü bile. Başarılı yönetmen Ryan Coogler’ın çektiği ilk Creed filmi başarılı olmuş ve Rocky sever herkesi mest etmişti. Nostaljinin ikinci bölümünde bu sefer yönetmen koltuğunda Steven Caple Jr. Var ve başrolleri yine SYlvester Stallone ve Michael B. Jordan paylaşıyorlar. Ancak bizi heyecanlandıran esas unsur elbette Dolph Lundgren’i yeniden Ivan Drago olarak izlemek olacak.</p>
<p>Lundgren bu sefer oğlu Viktor Drago’yu Adonis Creed’e karşı hazırlıyor.Bir nevi intikam hikayesi diyebileceğimiz bu film elbette Rocky serisi ile büyümüş kişiler için önemli bir yerde. Fragmanda da söylediği gibi Ivan Drago her şeyini kaybetmiş ve yıllardır bir intikam için beklemiş. Bu intikamı da oğlu sayesinde almak istiyor. Öte yandan Adonis Creed ise dördünci filmden hatırlayacağımız hayatını Ivan Drago’nun acımasız yumrukları ile kaybetmiş olan babası Apollo Creed’in intikamını almak istemekte. Kısaca az önce de altını çizdiğim gibi her bakımdan bir intikam hikayesi bizleri bekliyor. Lundgren’in ikinci altın devrini yaşadığı bu zamanlarda kendisini yeniden Drago olarak izlemek kadar keyifli bir şey yok sanırım. Efsaneye yeniden tanık olmak isteyenler için hatırlatalım, Creed II, 21 Kasım 2018’de vizyonda…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/11/13/ivan-drago-creed-ii-ile-donuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halloween: Kötülük Doğru Zamanı Bekler!</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/halloween-kotuluk-dogru-zamani-bekler/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/halloween-kotuluk-dogru-zamani-bekler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 06:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[cinedergi]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Halloween]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11119</guid>

					<description><![CDATA[Michael Myers geri döndü! Üstelik bu sefer hiç olmadığı kadar acımasız&#8230; John Carpenter’ın korku kültü Halloween’a 40 sene sonra gelen devam filmi seyircileri adeta koltuklarına çivileyecek. 1978 yılında vizyona giren John Carpenter imzalı ilk Halloween, tür sineması adına dönemin önde gelen ve hafızalardan hiç çıkmayacak bir korku başyapıtıydı. Öyle ki ardı ardına çekilen devam filmleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Michael Myers geri döndü! Üstelik bu sefer hiç olmadığı kadar acımasız&#8230; John Carpenter’ın korku kültü Halloween’a 40 sene sonra gelen devam filmi seyircileri adeta koltuklarına çivileyecek.</em></strong></p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-11120" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-1024x682.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-1024x682.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/HALLOWEEN1.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>1978 yılında vizyona giren John Carpenter imzalı ilk Halloween, tür sineması adına dönemin önde gelen ve hafızalardan hiç çıkmayacak bir korku başyapıtıydı. Öyle ki ardı ardına çekilen devam filmleri ile Halloween serisi ciddi bir hayran kitlesi de oluşturmayı başarmıştı. Oyuncuları arasında Haluk Bilginer’in de olduğu yeni Halloween filmi ise geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Bu filmin dikkat çeken yanlarından birisi ise yapımcıları arasında bizzat seriyi başlatan usta yönetmen John Carpenter’ın yer alması. Filmde İlk filmin sonrası anlatılırken serinin devam halkaları ise yok sayılıyor.</p>
<p>Hikâye, Michael Myers’ın 40 yıl boyunca kapalı kaldığı akıl hastanesinden kaçması ve yarım kalan işi, yani kız kardeşi Laurie’yi öldürmeye çalışması etrafında gelişiyor. Laurie, 40 yıl boyunca Michael’ın hastaneden kaçabileceği düşüncesiyle hazırlıklarını yapmış, hatta bu takıntısı onun aile ilişkilerini derinden etkilemiştir. Çevresindekiler ne derse desin o kızı ve torununu bu potansiyel tehlikeden korumak için tüm önlemleri fazlasıyla almış durumdadır. Michael ise başka bir hastaneye nakledildiği esnada bir şekilde otobüsten kaçmayı başarmış ve Laurie’nin peşine düşmüştür.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, bu film Halloween serilerinin tümünü göz önüne alırsak en sert filmlerden birisi denebilir. Gerilim dolu anlar seyirciyi çok tekinsiz yakalıyor ve adeta sürekli diken üzerinde oturtuyor. Öyle ki ne olacağını az çok tahmin ettiğiniz klişe sahnelerde bile bu klişeler hiçbir suretle sırıtmıyor, aksine daha çok keyif veriyor. Pineapple Express (2008), Stronger (2017) gibi filmlerden hatırlayacağımız yönetmen David Gordon Green bu tekinsiz sahnelerde çok iyi bir iş çıkarmış. Jamie Lee Curtis her zamanki gibi başarılı oyunculuğu ile filmi yükleniyor. Karakteri adeta yaşayan Curtis, 40 sene boyunca mücadele ettiği psikolojik sorunlar, aile travmalarını seyirciye çok iyi geçiriyor. Laurie’nin torunu Allyson rolündeki genç aktris Andi Matichak de filmde performansı ile dikkat çeken diğer bir oyuncu. Michael’ın doktoru Dr. Sartain rolünde izlediğimiz Haluk Bilginer ise sürpriz hamleler ile seyirciyi şaşırtmayı başarıyor. Filmde kilit denebilecek karakterlerden birine hayat verdiğini de söylemek mümkün.</p>
<p>Senaryo tarafında yönetmen Green ile birlikte genelde komedi filmlerinden hatırlayacağımız Danny McBride ve öncesinde sadece bir televizyon serisinin senaristliğini üstlenmiş olan Jeff Fradley var. Senaryo oldukça özenli ve ilk filme asla ihanet etmeyen bir yapıda yazılmış. Hayranların bunca zaman sonra sinemadan memnun ayrılmaları için çaba sarf edildiği belli oluyor. Öyle ki ilk filme dair göndermeleri de ihmal etmemişler. Bu sefer karşımızda hiç olmadığı kadar acımasız bir Michael var. Filmin bu karanlık ve sert dokusu hiç şüphesiz korku severleri memnun edecektir. Ayrıca Michael ile Laurie’nin yüzleştiği sahneler ise hoş bir nostalji yaşatmıyor da değil.</p>
<p>Bu Cadılar Bayramı’nda 40 sene sonra gelen efsaneye tanık olmak, Michael’ın sakin ve bir o kadar huzursuz sahneleri ve Carpenter’ın efsane tema müziği eşliğinde gerilimin tadına doymak istiyorsanız Halloween’ı mutlaka sinemada izleyin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/10/28/halloween-kotuluk-dogru-zamani-bekler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkesin Gözü Onun Üzerinde: Ruby Rose</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/09/30/herkesin-gozu-onun-uzerinde-ruby-rose/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/09/30/herkesin-gozu-onun-uzerinde-ruby-rose/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Sep 2018 06:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[PORTRE]]></category>
		<category><![CDATA[Batwoman]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Ruby Rose]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=10573</guid>

					<description><![CDATA[Orange Is the New Black televizyon serisi ile bir kesimin ilgisini çeken, ardından John Wick 2’de profesyonel tetikçi Ares olarak Keanu Reeves’e soğuk terler döktüren, en son Jason Statham’lı gerilim-aksiyon The Meg ile derin sularda köpebalığı avına çıkan 1986 doğumlu aktris Ruby Rose yavaş ama emin adımlarla oyunculuk kariyerinde ilerliyor. Şu sıralar DC’nin süper kahraman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orange Is the New Black televizyon serisi ile bir kesimin ilgisini çeken, ardından John Wick 2’de profesyonel tetikçi Ares olarak Keanu Reeves’e soğuk terler döktüren, en son Jason Statham’lı gerilim-aksiyon The Meg ile derin sularda köpebalığı avına çıkan 1986 doğumlu aktris Ruby Rose yavaş ama emin adımlarla oyunculuk kariyerinde ilerliyor. Şu sıralar DC’nin süper kahraman evrenine dahil olan aktris, yakın bir zamanda karşımıza Batwoman olarak çıkmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-10575" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-1024x576.jpg" alt="" width="696" height="392" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-1024x576.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-300x169.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-768x432.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-696x392.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-1068x601.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead-747x420.jpg 747w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/09/ruby-rose-batwoman-lead.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Sanatçı bir annenin kızı olarak dünyaya gelen Avustralyalı yıldız, gençlik yıllarını annesi ile birlikte oradan oraya taşınarak geçirdi. 2002’de Girlfriend Model Search’e katıldı ve ikinci oldu. Ardından tasarım yönünü ortaya koyan Rose pek çok elbise tasarımına imza attı. Vogue Australia, InStyle Magazine, Marie Claire Magazine gibi popüler dergilerde yer aldı. 2016’da ise Urban Decay Cosmetics’in yüzü oldu.</p>
<p>Aslında kendisinin on parmağında on marifet var desek abartmış olmayız. Çünkü genç yaşında başarılı bir model olarak dikkatleri üzerine çekerken ortaya koyduğu tasarımlarla adından söz ettirdi, yanı sıra televizyon sunuculuğu ile geniş kitlelere ulaştı. Bir dönem MTV Avustralya’da VJ’lik görevini de üstlendi. Uzun yıllar boksla da uğraşan aktrisin atletik yapısını spora olan düşkünlüğünden anlayabilmek mümkün.</p>
<p>Sinema kariyeri ise birkaç kısa film dışında 2013 yılında Christina Ricci ve Jack Thompson’lı drama Around the Block ile resmen başlamış oldu. Ancak onu geniş kitlelere tanıtan yapım 3.sezonunda dahil olduğu popüler televizyon serisi Orange Is the New Black oldu. Bu televizyon serisinde 2 sezon yer aldıktan sonra hızlı bir şekilde büyük projelere dahil oldu. Bunlardan ilki Milla Jovovich’li uzun soluklu zombi serisi Resident Evil: The Final Chapter’dı. Böylelikle gişe filmleri arenasına da hızlı bir giriş yapmış oldu.</p>
<p>Resident Evil’ın son halkasından sonra Rose aynı sene vizyona giren seslendirme kadrosunda Tom Felton’ın da olduğu animasyon Sheep and Wolves’e sesiyle katkıda bulundu. Ardından yoluna aksiyonla devam etti ve Vin Diesel’ın yıllar sonra devamı için kamera karşısına geçtiği xXx: Return of Xander Cage’de Adele Wolff rolünü kaptı. Aksiyona iyiden iyiye alışmış olacak ki bu sefer Keanu Reeves ile John Wick’in devam filminde rol aldı. John Wick’e karşı verdiği amansız mücadele sekansları ile adeta göz doldurdu. Hemen arkasından ise 2017’de müzikal komedi Pitch Perfect 3’de kamera karşısına geçti.</p>
<p>Geçtiğimiz Ağustos ayında vizyona giren ve köpek balığı korkumuzu yeniden alevlendiren The Meg kadrosunda yer alan Rose, bu sefer bir başka aksiyon yıldızı, Jason Statham ile birlikte rol aldı. Derin sularda katil köpek balığına karşı verilen mücadelede ekibin bir parçası olan aktris, kadın aksiyon yıldızı olma yolunda da hızla ilerliyordu.</p>
<p>Şimdilerde yıldız, günümüzde oldukça popüler olan çizgi roman furyasına dahil olmaya hazırlanıyor. Son gelen haberlerle beraber küçük ekranda DC’nin Arrowverse evrenine Batwoman olarak dahil olacağı kesinleşti. Flash, Arrow, Supergirl, Legends of Tomorrow evreninde yer alacak Rose’un performansı şimdiden serileri takip edenler tarafından merak konusu haline gelmiş durumda. Ancak kendisi aksiyona ne denli meyilli olduğunu gayet başarılı bir şekilde ispat ettiğinden bu rolün de altından kalkacağına şüphe yok. Şimdiden dünyanın önde gelen aksiyon yıldızları ile kamera karşısına geçmiş olan Rose’un beyazperde yolculuğu nasıl devam edecek bilinmez ama kendisinin bu türde daha pek çok kez karşımıza çıkacağı sürpriz olmayacak gibi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/09/30/herkesin-gozu-onun-uzerinde-ruby-rose/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Han Solo Bir Star Wars Hikayesi: Derinliği Az, Aksiyonu Bol</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/05/27/han-solo-bir-star-wars-hikayesi-derinligi-az-aksiyonu-bol/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/05/27/han-solo-bir-star-wars-hikayesi-derinligi-az-aksiyonu-bol/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 May 2018 13:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Han Solo Bir Star Wars Hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=7981</guid>

					<description><![CDATA[Yıllar sonra 2015’te “Güç Uyanıyor” ile yeniden başlayan Star Wars efsanesi ana bölümler hariç, spin-off dediğimiz yan bölümlerle de tam gaz devam ediyor. 2016’da izlediğimiz, Bölüm 4: Yeni Umut’un öncesini anlatan “Rogue One” hayranlar tarafından o kadar çok sevildi ki özellikle eski filmlerin havasını muazzam bir şekilde yansıtmasıyla hayranların gönlünde en iyi Star Wars filmlerinden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra 2015’te “Güç Uyanıyor” ile yeniden başlayan Star Wars efsanesi ana bölümler hariç, spin-off dediğimiz yan bölümlerle de tam gaz devam ediyor. 2016’da izlediğimiz, Bölüm 4: Yeni Umut’un öncesini anlatan “Rogue One” hayranlar tarafından o kadar çok sevildi ki özellikle eski filmlerin havasını muazzam bir şekilde yansıtmasıyla hayranların gönlünde en iyi Star Wars filmlerinden birisi haline geldi. Bu spin-off projesinden sonra acaba sırada hangi film varken orijinal üçlemede Harrison Ford’un hayat verdiği Han Solo karakterinin gençliğinin anlatılacağı Han Solo: Bir Star Wars Hikayesi’nin yolda olduğunu öğrendik. Kimileri sevindi, kimileri gereksiz buldu, ancak film öyle ya da böyle nihayet karşımızda.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7982" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-1024x683.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-1024x683.jpg 1024w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-300x200.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-768x512.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-696x464.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-1068x712.jpg 1068w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0-630x420.jpg 630w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/05/han_solo_cast_photo.0.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a></p>
<p>Sancılı geçen yapım süreci, oyuncu performansının beğenilmediğine ve filmin neredeyse yüzde 70’inin yeniden çekildiğine dair çıkan söylentiler ve filmin anca vizyona girmesine 4 ay kala çıkan fragmanı ile hayranların kafasında bin bir türlü soru oluşmuştu. Geçtiğimiz günlerde ise Star Wars hayranları ile büyük buluşma gerçekleşti. Film Han Solo’nun gençlik günlerine odaklanıyor. Yoksulluk içinde olan ve gangsterler tarafından yönetilen Corellia’dan sevdiği kadın ile kaçmak için uygun şartları arayan genç Solo’nun ayrıca galaksinin bir yanından ötekine gitmek ve en iyi pilot olmak gibi hayalleri vardır. Ancak işler istediği gibi gitmez. Gelişen olaylar neticesinde oradan oraya savrulan genç Solo bir yandan sevdiği kadını aramak bir yandan peşindeki acımasız lider Dryden Vos için Koaksiyum adlı çok değerli bir maddeyi bulmak zorundadır. Sonradan bu uzun macerada yoldaşı olacak Chewbacca, akıl hocası olarak nitelendirilebilecek Beckett ve yine çok yakından tanıdığımız arkadaşı kumarbaz Lando ile yollarının kesişmesi ve birlikte bu maddenin peşine düşmeleri ile macera alevlenir.</p>
<p>İşin duygusal yanından başlayacak olursam, çocukluk kahramanım olarak nitelendirebileceğim Harrison Ford’un canlandırdığı Han Solo’nun “Güç Uyanıyor”da umarsızca öldürülmesi canımı epey sıkmıştı. Ancak bir Han Solo projesinin geleceğini duyduğumda acaba nasıl olur diye düşünmeden edemedim. Keza benim için Harrison Ford ile bütünlemiş bir karakterdi. Cast seçimi açıklandığında ise büyük hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Bir de üstüne yapım sürecindeki aksaklıklar tuz biber olmuş heyecan namına bir şey kalmamıştı.</p>
<p>Alden Ehrenreich’ten açıkcası hiç umudum yoktu. Çünkü kim ne derse desin benim için Harrison Ford ile bütünleşmiş bir karakterden onun ukalalıklarını, en zor anlarda bile o kendine has duruma bakış açısını bekliyorsunuz. İşte tam bu noktada Ehrenreich’in Solo’sunun, Ford’un canlandırdığı karakterin aksine daha saf ve daha naif bir karakter olduğunu görüyoruz. Yani karakter orijinalindeki gibi baskın bir karakter olmamış, olamamış. Bu da ana karakteri geri plana itmiş. Eğer film buradaki olaylar neticesinde Han Solo o ukalalığı ve vurdumduymazlığı alıyor demek istediyse de o bana geçmedi açıkçası. Çünkü Han Solo’da o vurdumduymazlığın genlerde olduğunu hissediyorduk. Ancak bazı sahnelerde Harrison Ford’un canlandırdığı o kendine has Solo’nun mimiklerini hissettim ve bu benim açımdan güzel anlardı. Elbette devam filmi gelecek ve bir değişim süreci olacaksa ona lafım yok, bekleyip görelim.</p>
<p>Donald Glover, filmde olmuş diyebileceğim karakterlerden biriydi. Lando’nun gençliğini iyi yansıttığını düşünsem de tıpkı Ehrenreich’in Solo’sunda olduğu gibi karakter derinliğinden yoksundu. Yani biz bu adamların gençken yaşadıklarını, daha geri planı görmek, öğrenmek istiyoruz ama istediğimiz çoğu şeyi alamıyoruz, apar topar aksiyona dalıyoruz. Kumar masasında geçen Millenium Falcon kapışmaları ise oldukça keyifliydi. Filmde espriler tadında kullanılmış ve çoğunda güldürüyor. Chewbacca ile olan tanışması hoş ama sanki bu da pek beklediğimiz türden bir karşılaşma değildi. Solo’nun gelecekteki haline ışık tutan Beckett’ı canlandıran western filmlerinden fırlamış edasıyla Woody Harrelson’ın ve kötü adamımız Dryden Vos’u canlandıran Paul Bettany’nin performansları filme oturuyor, isteneni veriyor. Yıldızımın bir türlü barışmadığı ,Han Solo’nun sevdiği kadın Qi&#8217;ra karakterini canlandıran Game of Thrones’tan tanıdığımız Emilia Clarke ise filmdeki görevini yapmış diyelim. Deneyimli yönetmen Ron Howard’ın aksiyon sekanslarını çok iyi kotardığının altını çizmem gerek ancak finalin de tatmin ettiğini söylemek güç.</p>
<p>Filmin en güzel yanlarından birisi Star Wars’un kendine has yeni ırklar ve droidleri olsa gerek. Lando ile duygusal bağı olan droid hakları savunucusu aktivist droid L3-37 filme renk katmış. Tıpkı Rogue One’daki K-2SO gibi onun da kendine has karakteristik özellikleri ve güldüren tarafları var. Filmde bir de nostaljik, sürpriz bir karakter göreceksiniz ki yüzünüzde tebessüm yaratacağına eminim.</p>
<p>Sonuç olarak “Han Solo: Bir Star Wars Hikayesi”, çocukluk kahramanım Han Solo’nun benim yıllardır kafamda kurduğum gençliği ile örtüşmeyen, eğlenceli ancak yüzeysel bir hikayeye sahip. Elbette bu işin biraz da duygusal ve beklenti ile ilgili olan tarafı. Belki de bir kaçakçının hayatından ne derinliği bekliyorsun aksiyon olsun yeter diyebilirsiniz ancak Star Wars evrenini göz önüne aldığınızda bu denli sevilen bir karakterin arkasında biraz da olsun derin bir şeyler beklemek pek yanlış olmasa gerek. Film dolu dolu aksiyon ve Star Wars serilerinden referanslar içeriyor. Bu bağlamda yüzlerde sık sık gülümsemeye sebebiyet veriyor fakat bildiğiniz üzere “Rogue One” da dahil olmak üzere bu saga alt metinlerinin güçlü olması ile bilinen bir uzay operası. Ayakları yere basar, anlatacağı bir derdi, bir söylemi vardır. Yani bu manada Star Wars’un genel çerçevesine bakarsak bu filmin beyazperdeden ziyade Netflix gibi bir platformda yer alması daha uygun olurdu diye düşünüyorum. Daha eğlencelik ve evreni oluşturan yapı taşlarından çok uzakta. Yani Solo’ya giderken serideki o güçlü yapıyla karşılaşılmayacağını bilmek, sadece güzel vakit geçirmeye odaklanmak gerekiyor. Serideki diğer filmlere oranla zayıf kalan film yine de ağza bir parmak bal çalıyor ve Star Wars evreninden bir macera sunması ile bile izlenmeyi hak ediyor.</p>
<p>Filmin Notu: 10/6.5</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/05/27/han-solo-bir-star-wars-hikayesi-derinligi-az-aksiyonu-bol/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zirveye Tırmanan Yetenekli Güzel: Margot Robbie</title>
		<link>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/zirveye-tirmanan-yetenekli-guzel-margot-robbie/</link>
					<comments>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/zirveye-tirmanan-yetenekli-guzel-margot-robbie/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egemen Tokatlıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 08:42:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[EGEMEN TOKATLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[I Tonya]]></category>
		<category><![CDATA[Margot Robbie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cinedergi.com/?p=11009</guid>

					<description><![CDATA[Her ne kadar kendisi oyunculuğa 2008 yılında televizyon serileriyle başlamış olsa da biz onu esas olarak 2013 yılında Martin Scorsese başyapıtı The Wolf of Wall Street ile tanıdık. Bu ay ülkemizde vizyona girecek I, Tonya ile Akademi Ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülü adayı olan, daha 27 yaşında kariyer basamaklarını hızlı tırmanan yetenekli ve güzel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her ne kadar kendisi oyunculuğa 2008 yılında televizyon serileriyle başlamış olsa da biz onu esas olarak 2013 yılında Martin Scorsese başyapıtı The Wolf of Wall Street ile tanıdık. Bu ay ülkemizde vizyona girecek I, Tonya ile Akademi Ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülü adayı olan, daha 27 yaşında kariyer basamaklarını hızlı tırmanan yetenekli ve güzel oyuncu Margot Robbie’nin taşra hayatında geçen çocukluğundan kariyerine giden yola şöyle bir göz atalım.</p>
<p><a href="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11011" src="http://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie.jpg" alt="" width="960" height="960" srcset="https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie.jpg 960w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie-150x150.jpg 150w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie-300x300.jpg 300w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie-768x768.jpg 768w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie-696x696.jpg 696w, https://www.cinedergi.com/wp-content/uploads/2018/10/Margot-Robbie-420x420.jpg 420w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
<p>Annesi bir Fizyoterapist olan Avustralya doğumlu Margot Robbie 3 kardeşi ile beraber büyüdü. Kolej eğitimini Avustralya’da tamamlayan ve o zamana kadar ailesi ile yaşayan, kardeşlerine bakan Robbie aynı zamanda büyük anne ve büyükbabasının yanında çiftlikte de çok zaman geçirdi. Daha sonra oyuncu olmak istediğine karar veren güzel yıldız Avustralya’nın Victoria eyaletine taşındı. İlk olarak yayın hayatına 1985 yılında başlayan Avustralya dizisi Neighbours ile kariyerine başlayan Robbie, ardından ABC serisi Pan Am’a transfer oldu. Burada dikkatleri üzerine çekmeye başlayan güzel yıldızın ilk uzun metrajlı filmi Domhnall Gleeson ve Rachel McAdams’ın başrolleri paylaştığı About Time oldu. Zaman yolculuğu üzerine kurulu bu aşk filminden sonra sonra ise sağlam bir çıkış yakalayacağı ve dünyanın onu tanıyacağı efsane yönetmen Scorsese imzalı The Wolf of Wall Street’de rol aldı. Filmin oyuncu kadrosunda kimler yoktu ki? Leonardo DiCaprio, Matthew McConaughey, Jonah Hill gibi başarılı aktörlerle ve Scorsese gibi bir yönetmenle çalışma fırsatı bulan genç yıldız tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmıştı. Malum ne isimler geliyor geçiyor sektörden, yıllarını sinemaya harcayan oyuncular bile böyle efsane yönetmenlerle çalışamadan ya da başarılı oyuncularla kamera önüne geçemeden yitip gidiyor. Robbie ise bu konuda oldukça şanslıydı. Henüz 22 yaşında böyle bir filme seçilmek onun için hayatının fırsatı olmuştu. Elbette bundan sonra Robbie’nin hayatı değişecek ve kariyer basamaklarını hızla tırmanacaktı. Jordan Belfort adlı Broker’ın gerçek hayatının anlatıldığı film Leonardo DiCaprio’ya En İyi Erkek Oyuncu katergorisinde Altın Küre kazandırırken ayrıca Akademi Ödülleri’nde de 5 adaylığa layık görülmüştü.</p>
<p>Daha sonra Saul Dibb yönetmenliğinde çekilen Suite Française filminde Michelle Williams ile kamera karşına geçen oyuncu akabinde Chiwetel Ejiofor ve Chris Pine gibi isimlerin rol aldığı macera/gerilim filmi Z for Zachariah ile karşımıza çıktı. Will Smith ile komedi/dram tarzındaki Fokus filminde yer aldıktan sonra 2016 yılında çekilen ve Afganistan’da bir gazetecinin hikayesini anlatan drama Whiskey Tango Foxtrot’ta kamera karşısına geçti. Bu noktadan sonra çizgi roman uyarlamaları dünyasına dalan Robbie daha önce çok kez filmi çekilen bir efsanenin yeni beyazperde uyarlamasında rol aldı. The Legend of Tarzan, alışık olduğumuz Tarzan’dan biraz daha farklı bir portre çiziyordu. Oyuncu kadrosunda Alexander Skarsgård, Christoph Waltz ve Samuel L. Jackson vardı. Bize ayrıca farklı bir Jane deneyimi sunan güzel oyuncu bundan sonra da DC evrenine ayak basıyor ve DC Sinematik Evreni’nde Suicide Squad ile Joker’in ayrılmaz parçası Harley Quinn’i canlandırıyordu. Film pek çok hayran ve eleştirmen tarafından yerden yere vuruldu. Ancak bir gerçek vardı ki o da yetenekli yıldızın Harley Quinn performansının son derece etkili olduğu idi. Tavırlarından tutun da dengesiz hareketlerine, makyajına kadar çizgi romandakine paralel bir portre çiziyordu. (Her ne kadar kostümü burada değiştirilmiş olsa da yerinde bir hamleydi). DC Sinematik Evreni’nde ilk defa Joker olarak izlediğimiz Jared Leto ile uyumu gerçekten güzeldi. Ancak maalesef senaryo ve kurgu kurbanı olan film oyuncular ne kadar debelenirse debelensin filmi kurtarmaya yetmiyordu. Her ne kadar David Ayer hem başarılı bir yönetmen hem de başarılı bir senarist olsa da filmde isteneni veremiyordu. Özellikle bazı sahnelerin çıkartılması ve stüdyo ile olan anlaşmazlıklar filmi kırpa kırpa adeta kuşa çevirmişti. Film bekleneni verememiş olsa da güzel yıldız hayranlar tarafından başarılı bulunmuş ve bu da Robbie’ye DC Sinematik Evreni’nde daha pek çok kez Harley Quinn’i canlandırmanın yolunu açmıştı. Keza kendisi de bu karakteri çok sevdiğini ve tekrar canlandırmak istediğini defalarca dile getirdi. Geçtiğimiz aylarda hem kendine ait solo bir film ve hem de Suicide Squad 2’de oynayacağı kesinleşmişti. Eh biz de bu filmdeki performansını sevenler olarak onu yeniden Harley olarak görecek olmanın keyfini yaşayacağız.</p>
<p>Ve ona hem Altın Küre hem de Akademi Ödüller’inde adaylık getiren I, Tonya… Craig Gillespie yönetmenliğinde çekilen, senaryosu Steven Rogers tarafından yazılan film, artistik buz patencisi Tonya Harding’in gerçek yaşam öyküsünü beyazperdeye taşıyor. 1991 yılında Amerika&#8217;da şampiyon olan, aynı zamanda Münih&#8217;te aynı sene yapılan Dünya Şampiyonası&#8217;nda gümüş madalya kazanan Harding’in başarı öyküsünü beyazperdede izleyeceğiz. Uluslararası arenada rüştünü ispatlamış Harding aynı zamanda iki kez Olympian ve iki kez de Skate America Şampiyonu oldu. Robbie ise adını spor tarihine yazdıran Haring’e hayat verecek. Harling’in geçtiği zorlu yolları ve yarışmaya hazırlanırken yaşadığı olayları Robbie üzerinden izleme fırsatı bulacağız. Filmde Robbie’ye ayrıca Sebastian Stan, Allison Janney, Julianne Nicholson gibi isimler eşlik edecek.</p>
<p>Margot Robbie’nin bir sonraki projesi biyografik dram Goodbye Christopher Robin’in ise bizdeki vizyon tarihi kesinleşmiş değil. Bundan sonra ise peş peşe yeni projeler ile genç yıldızı izlemeye devam edeceğiz. Daha çok yine DC uyarlamaları ile göreceğimiz Robbie’yi ayrıca 2018 yılı içerisinde çekilecek Terminal ve Dreamland gibi dramalarda izleme fırsatı yakalayacağız.</p>
<p>Erken yaşta başlayan ama hızla çıktığı kariyer basamaklarında emin adımlarla ilerleyen yetenekli ve güzel aktris Margot Robbie elde ettiği bu başarıyı daha da zirveye taşıyacak gibi görünüyor. Hırslı yapısı, oyunculuktaki başarısı ile adını muhtemelen önümüzdeki yıllarda uluslararası yarışmalarda, Altın Küre ya da Akademi Ödülleri’ndeki adaylıkları ile daha çok duyacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cinedergi.com/2018/02/27/zirveye-tirmanan-yetenekli-guzel-margot-robbie/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
