Haberler Anasayfa

İçerik

Sayfayı İndir

Bigelow hiç zaman kaybetmiyor.

Oscar adaylarından “the Hurt Locker” filminin başarılı yönetmeni Kathryn Bigelow, hiç zaman kaybetmeden calışmalarına devam ediyor.

 

Son aldığımız bilgiler, Bigelow’un Amerikan’nın ünlü şifreli televizyon kanalı HBO için “the Miraculous Year” isminde bir dizi çalışması içersinde olduğu yönünde.

 

Senaryosunu “the Aviator” ve “the Last Samurai” filmlerinin de senaryo yazarı olan John Logan’ın yaptığı dizinin konusu şu an için medya ile paylaşılmamış durumda.

 

“the Hurt Locker” gibi tüm Amerika’da büyük yankı uyandırmış, ve Oscar adayı olmuş sinema filminden sonra, başarılı yönetmenin neden böyle bir karar aldığını anlayamayanlar için, Bigelow’un asıl işinin TV dizi yapımcılığı olduğunu hatırlatırız.

 

Daha önce “Homicide: Life on the Street” ve “Wild Palms” ismindeki dizi filmlerinin yapımcılığını üstlenen Bigelow TV’ye hiç de uzak biri değil. Yanlız şunu da hatırlatmakta fayda var ki, bu iş, başarılı yönetmenin dizi bazındaki ilk yönetmenliği olacak.

 

Çalışmayı merakla bekliyoruz… 

 

Seyirciyi ele geçirmenin sırrı…

 

ABD Cornell Üniversitesi’nden araştırmacılar, 150 sinema filminin sahne sürelerini yedi yıl boyunca tek tek ölçerek, belli uzunluklara sahip sahnelerin izleyiciyi mıknatıs gibi filme çektiği sonucuna ulaştı. Araştırma ekibinden Psikolog James Cutting, “Film yapımcıları ilgimizi en çok çekecek ideal süreyi bulma konusunda mesafe kaydettiler, sahnelerin görünme sürelerinin ritmini, dikkatimizin iniş çıkışlarına göre tasarlıyorlar” dedi. Bu formülü kullanan filmler arasında Yıldız Savaşları 3 (Star Wars 3), Kusursuz Fırtına (The Perfect Storm), Özel Bir Kadın (Pretty Woman) ve Asi Gençlik (Rebel Without a Cause) gibi unutulmaz gişe hasılatı yakalamış yapımlar da var.

 

 

 

Örümcek adamın “Akıl Hocası” James Cameron

James Cameron, sadece kendi filmleri üzerinde uğrasmayı, yoğunlaşmayı bırakıp, diğer proje yönetmenlerine de yardıma başladı.

Daha önce de size bildirdiğimiz gibi “Avatar” filminin gişede yakaladığı tarihi başarıyı gören ve avuç içleri kaşınmaya başlayan yapımcılar, Örümcek Adam’ı 3 boyut çekme kararı almışlardı. Geçtiğimiz günlerde bir başka dev adım atan yöneticiler, filmin yönetmeni Marc Webb’in akıl hocası olması için James Cameron ile anlaştılar.

Cameron daha önce de, 90’larda yazmış olduğu “Örümcek Adam” senaryosu ile 2002 yılında Sam Raimi’nin yönetmiş olduğu filme hatrı sayılır katkı yapmıştı. Görünen o ki, yeni “Örümcek Adam” filminde de James Cameron imzası olacak.

James Cameron’un, Pandora’da mı kalması gerektiğini, veya kılık değiştirip “Örümcek” mi olmasının daha doğru olduğunu bize zaman gösterecek. Yanlız söyleyebileceğimiz tek şey, önümüzdeki birkaç yılın 3D dolu bir James Cameron zamanı olacağı kesin. 

 

 

 

Korsana Hayır!

 

Ünlü yıldız Keira Knightley ve Orlando Bloom korsana hayır dedi. “Karayip Korsanları”nın 4.filminde rol almayacağını açıklayan Keira Knightley’in yerine filmin esas kızı olacak oyuncu için arayışlar sonunda noktalandı: Penelope Cruz. Penelope Cruz, bütün bu tatların yerini doldurur mu bilinmez ama, korsanların yeni bölümü için çekimler bu yaz Haiti’de başlıyor. Film Mayıs 2011’de vizyonda…

 

Tarantino’nun “Western” hevesi

 

Animasyon ve komedi dahil birçok değişik yapıma imza atan başarılı yönetmenin bir sonraki durağı “Vahşi Batı”..

 

“Inglourious Basterds” filmiyle Oscar adayları arasında yer alan Tarantino, önümüzdeki dönem planlarını şimdiden yapmaya başlamış.

 

Konu hakkında New York Daily News’e roportaj veren Tarantino, önümüzdeki dönemde üzerinde çalışacağı yapıtın bir kovboy filmi olabileceğini söyledi. Alışılmışın aksine, üzerlerine bulaşacak diye kimsenin el sürmek istemediği “kölelik zamanındaki batı”yı işlemek arzusunda olduğunu söyleyen Tarantino, aynı zamanda tarihin bu karanlık sayfasına ışık tutmak istediğinin altını çizdi.

 

Birçok tarihi olayı kitaplardan okuduğumuzu ve öğrendiğimizi söyleyen başarılı yönetmen, konu ile ilgili çarpıcı bir filmin olmadığını, çekilebilecek macera dolu bir filmin büyük yankı uyandırabileceğini, ve kafasındaki proje isminin de “Southern” olabileceğini söyledi.

 

 

 

 

Sean Penn tutuklanacak mı?

 

Sean Penn, kaba kuvvet kullanmak ve maddi zarar vermek suçundan 22 Mart’ta hakm karşısına çıkacak. Suçlu bulunursa 18 ay hapis yatacak olan 49 yaşındaki aktör, geçen yıl Los Angeles'ta bir alışveriş merkezinde kendisini görüntülemek isteyen magazincinin bacağını tekmelemiş ve kamerasını kırmıştı. 1987'de, bir paparazziyi yumrukladığı için 30 gün hapis yatmış olan Penn, 2006'da da kardeşinin cenazesinde bir magazinciye saldırmıştı. Penn hakkında, ünlü şarkıcı Madonna'yla evliliğinde de aile içi şiddet suçlaması yapılmıştı. Umarız sinemaseverlerin saygısını çoktan kazanmış olan Sean Penn bu davayı alnının akıyla atlatır.

 

 

Robert Pattinson kadınlardan nefret ediyor!

 

Alacakaranlık filmlerindeki Vampir Edward rolüyle tanınan aktör Robert Pattinson, Amerikan Details Dergisi için çoğu çıplak, kadın modellerle çarpıcı pozlar verdi. Şu dönemde köpeğinden başka kimseyle ilişkisi olmadığını söyleyen Pattinson, “Vajinalardan nefret ediyorum, alerjim var” dedi. Umarız genç oyuncunun bu talihsiz açıklamaları, en çok kadınlardan oluşan hayran kitlesinde bir azalmaya yol açmaz.

 

 

Fransız drama “Summer Hours”a American makyaj

 

Tom Hanks’in sahibi olduğu Playtone Yapımcılık şirketi, 2008 yılında çekilen Summer Hours isimli Fransız drama filmini yeniden çekeceğini duyurup, bütün haklarını satın aldığını açıkladı.

 

Proje hakkında hiçbir açıklama yapmayan şirket yetkililerinin nasıl bir yol izleyecekleri, yönetmen, senaryo yazarı ve çekim günü hakkında açıklayıcı bilgilerin ne zaman verileceği şu an için tam bir muamma.

 

Film, orta yaşlarına gelmiş 3 kardeşin annelerinin ölümü sonrası bir araya gelmelerini, ve yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuş hatıralarıyla yeniden yüzlesme fırsatını yakalamalarını anlatıyor.

 

2008 yılında çekilen filmin senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Olivier Assayas yapmış ve başrolde de Juliette Binoche oynamıştı.

 

Yine aynı yılda, Amerikan Film Eleştirmenleri Derneği tarafından en iyi yabancı film seçilen film, Oscar’a da aday gösterilmişti.

 

 

 

 

 

 

 

Elif Şafak da sinemaya atılıyor!

 

Sinan Çetin Mevlana'nın hayatını filme çekiyor. 'Rumi' adlı filmin senaryosunu 'Aşk' romanında Mevlana ve Şems'in yakınlığını anlatan Elif Şafak yazacak. Senaryo özeti Hollywood yıldızlarına gönderildi. Çetin, Elif Şafak’ın senaryolaştırdığı 'Rumi' projesi için Amerikalı bir şirket aracılığıyla Hollywood yapımcılarıyla temasa geçti. Filmi birlikte yapmayı düşündüğü Amerikalı şirketler, Anthony Hopkins, Robert De Niro ve Sean Connery ile temasa geçip, Elif Şafak’ın yazdığı sinopsisi şimdiden ünlü aktörlere verdi. Çetin, Bollywood’da da projeye ortak olmak isteyen yapımcılar bulunca işe iyice sarıldı.

Yönetmen ‘Rumi’yi Hollywood’la olmazsa Bollywood’lu yapımcılarla ortaklaşa, bu yaz Nevşehir’de İngilizce çekecek.

 

En fazla yerli film takipçisi Türkler…

 

Merkezi Strasbourg'da bulunan Avrupa Sinema Gözlemevi tarafından yayınlanan bir rapor, Avrupa ülkeleri arasında geçen yıl sinemalarda en fazla "yerli film"in Türkiye'de izlendiğini ortaya çıkardı. Rapora göre, Türk sinema izleyicisinin geçen yıl sinemalarda izlediği filmlerin yüzde 50'sini yerli filmler teşkil ediyor. Bu oran 2008 yılında yüzde 58,13'tü. Türkiye'yi bu sıralamada yüzde 37 ile Fransa, yüzde 32 ile İsveç, yüzde 27 ile Almanya izliyor.

 

'İstanbul ve Metropol Yaşamları'

 

Münih'te 21'inci kez düzenlenecek olan Münih Türk Film Günleri  20 Mart’ta 'İstanbul ve Metropol Yaşamları' sloganıyla başlıyor.

İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesine atfen bu yılki film şenliğinin ana temasını İstanbul oluşturuyor.  29 Mart'a kadar sürecek olan etkinliklerde 'İstanbul ve Metropol Yaşamları' başlığı altında seçilen filmler izleyicilerin beğenisine sunulacak.  Açılışı 'Üç Maymun' ile yapılacak film günleri, Uzak İhtimal, Kara Köpekler Havlarken, Babam Büfe, 40, Crossing the Bridge, Kosmos, Bornova Bornova, İki Dil Bir Bavul ve Ayla gibi yapıtlarla devam edecek.

 

Festival çerçevesinde ayrıca Türk ve Alman film yapımcılarının katılacağı bir panel gerçekleşecek. Bavyera Film Destekleme Fonu ve Münih Sinema Türk Derneği tarafından üçüncü kez gerçekleştirilecek olan buluşma toplantısında katılımcılar olası ortak projeleri değerlendirecek.

 

Gasteig Kültür Merkezinde yapılacak olan film şenliğine Türkiye'den Üç Maymun filminin başrol oyuncuları Hatice Aslan ile Ahmet Rıfat Sungar, Bornova Bornova'nın yönetmeni İnan Temelkuran, Kara Köpekler Havlarken'in başrol oyuncusu Cemal Toktaş, 40 filmi yönetmeni Emre Şahin, Uzak İhtimal'in başrol oyuncusu Görkem Yeltan, Babam Büfe filminin yönetmeni Meriç Demiray, 5 Nolu Cezaevi belgeselinin yapımcısı Ayşe Çetinbaş, Kara Altından Altın Mikrofona ve Otel Odaları belgesellerinin yönetmenleri Metin Avdaç ile Sevinç Yeşiltaş  katılacak.

Festival programıyla ilgili detaylı bilgiler: www.sinematuerk-muenchen.de

 

 

İÇİNDEKİLER


DİĞER SAYILAR