The Whistleblower
David Strathairn, Vanessa Redgrave ve Monica Bellucci “The Whistleblower” filmi için, filmin yapımcıları ile anlaştılar.
Rachel Weisz’in Kathryn Bolkovac rolüyle başrol oynadığı gerçek hayat hikayesinden alınan film 1999 yılında barış için gönüllü olarak Bosna’ya giden ve ismi sex skandalına karışan bir kadının hayatını anlatıyor.
Larysa Kondracki’in yönetmenliğini yaptığı filmin çekimlerine önümüzdeki hafta Romanya’da başlanacak.
-----------------------------------------------------------------
“Airman” filminin yönetmeni belli oldu
Robert Zemeck kitap konularını film senaryosuna çevirmeyi bilen ender yapımcılardan bir tanesi. Son projesi olan Eoin Colfer’in “Airman” kitabını beyaz perdeye taşımaya hazırlanıyor.
Film İrlanda açıklarında bir adada yaşayan, babasının kralın koruma görevini üstlendiği Connor isminde bir genç etrafında yoğunlaşıyor.
Günün birinde işlemediği bir cinayet suçundan hapise atılan Connor, hapisten kaçmasına yardımcı olabilecek uçan bir cisim tasarlamaya başlıyor.
Robert Zemeck filmin yapımcılığını üstlenmiş durumda, senaryosunu Ann Peacock’un yazdığı filmin yönetmenliğini ise “Monster House” filminden tanıdığımız Gil Kenan yapacak.
Merakla bekliyoruz..
----------------------------------------------------------------------
“Meet the Parents” ve “Meet the Fockers”dan sonra, yeni bir film, yeni bir sima ile geliyor..
İkinci filminde yepyeni ve başarılı yüzlerle izleyici karşısına çıkan ve büyük bir başarıya imza atan film, üçüncü bölümünde de, başarılı oyuncu Laura Dern’i kadrosuna kattı.
Film şirketiyle kontrat yapan Dern, Gaylord Focker (Ben Stiller) ile Pamela Focker’ın (Teri Polo) çocuklarını yazdırdıkları özel okulun müdiresi kimliğiyle karşımızda olacak.
Robert De Niro’nun Jack Byrnes karakteri ile sürekli karşı karşıya gelmesi muhtemel olan Dern, izleyicilere keyifli anlar yaşatacak gibi duruyor.
Filmin isminin “Little Fockers” olarak düşünüldüğü daha önceden bilinen bir gerçekti, yanlız şu sıraşarda Hollywood’da konuşulanlar bize tam tersini söylüyor. Yönetmen Paul Weitz ve yazarlar, filme yeni bir isim aramaya şimdiden başlamışlar bile.
Angelina Jolie “Gucci” filmine katılacak mı?
Birçok proje üzerinde çalışan Ridley Scott’un, Angelina Jolie’nin “Gucci” filminin yapımcıları ile anlaşması halinde, bu projeye öncelik verecegini öğrendik.
Scott’un uzun zamandır düşündüğü bu projenin tekrar yazılması ve senaryo üzerinde daha fazla çalışılması mutemel. Yanlız herşey bir yana, aldığımız duyumlar filmin çekimlerine gelecek sene başlanacağı yönünde.
Jolie’nin, filmde rol alacağı kesin değil, ama filme katılması halinde oynayacağı rol belli. Eski kocası Maurizio Gucci’yi üldüren, ve bunun ardından 29 yıl hapis cezasına çarptırılan Patrizia Reggiano.
Hatırlayacağınız gibi Maurizio, yeni bir proje üzerinde calıştığı sıralarda, 1995 yılında Milan’daki apartmanında silahla öldürülmüştü.
Ridley Scott’un Maurizio karakteri için düşündüğü ismin ise, Loe DiCaprio olduğu biliniyor.
----------------------------------------------------------------------
Ryan Reynolds kadın kiyafetleri ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor..
Tabii bunu yaklaşan cadılar bayramı için değil, üzerinde düşünülen fakat daha ismi bile belli olmayan film için yapacak.
Hala eski kız arkadaşına karşı duygusal hisleri olan bir erkeğin, kızı geri kazanma uğruna yapabileceklerinin anlatıldığı komedi film şu sıralar Hollywood’da bayağı bir konuşulur durumda.
Alan Loeb’in yazdığı film bize Ryan Reynolds’un elbise ile nasıl göründüğünün yanında, bir erkeğin, bir kızı geri kazanmak için neleri göze alabileceğini, komik bir çerçeveden, gösterecek.
Fikirlerin bitmek tükenmek bilmediği, uçsuz bucaksız “Hollywood Dunyası”nda bu tür bir komedi filme daha ihtiyaç olup olmadığı bizce tartışılır..
Elle tutulur birşey olup olmadığını, harcadığımız zamana değip değmediğini film bittiğinde hep birlikte göreceğiz.
Will Ferrell “Everything Must Go” diyecek..
Bizce Will Ferrell kötüye gitmekte olan kariyeri için,birşeyler yapma kararı verdi, ve alışılmış, kendi standartları dışında bir film olan “Everything Must Go” için yapımcı şirket ile anlaşma imzaladı.
“Everything Must Go”, bir reklam yönetmeni olan Dan Rush’un da uzun metraj ilk filmi, ve bu film için Ferrell ile anlaşması, ikilinin hayatında bazı yeniliklerin başlangıç noktası olacak gibi görülüyor.
Raymond Carver’in kısa hikayesinden beyaz perdeye uyarlanan film olan “Everything Must Go” işini kaybeden ve karısı tarafından, beş parasız vaziyette, eşyaları ile birlikte kapı dışarı konulan bir kişinin hikayesini anlatıyor. Bu kişi kapı önündeki yeni hayatının ilk 4 gününde, ne yapacağını bilemeyip kısa bir süre sonra kişisel eşyalarını satmaya başlıyor ve hikaye bu şekilde gelişiyor.
Başta da dediğimiz gibi, tamamen alışılmış “Will Ferrell Tarzı” dışında kalan bu traji-komik film, Ferrell hayranlarını biraz üzecek gibi duruyor.
Herkesin büyük bir heyecan ile beklediği film için yapımcı Marty Bowen’ın Ferrell’a güveni tam. Bowen, Ferrell’in hayranlarının bu yeni tarzı, ve girilen yeni yolu daha çok seveceklerini ve ilgi duyacaklarını düşünüyor.
Filmin bütçesinin de $10milyon’dan aşağı olduğunu düşündüğümüzde, hiçbirşeyin kayıp olmadığını, bunun ilersini görme babında tam bir proje filmi olduğunu ve ilgi görülmesi halinde de yeni bir Ferrell yaratılabileceğini düşünmeden edemiyor insan.
Ne diyelim burası Hollywood, başarıya giden her yol mübah…
Ferrell için de bazı şeylerin bitmesinin ve diğerlerinin başlamasının, yani değişimin zamanı gelmişti, demeden de geçemiyoruz..
-------------------------------------------------------------------
Jon Favreau’dan kritik karar
Iron Man filminin başarılı yönetmeni Jon Favreau, yoğun iş programı dolayısıyla, öldü filmini kendisinin yönetemeyeceğini ve Marvel stüdyolarının film için başka bir yönetmen ile anlaşması gerekeceğini söyledi.
Jon Favreau MTV’ye yaptığı açıklamada, filmi yönetme görevini zamanının olmaması nedeniyle başka bir yönetmenin üstleneceğini, yanlız filmin yapımcıları arasında kendisinin de olduıu Avengers filmine her türlü katkıyı sağlayacağını ve elinden gelen her konuda yardımcı olacağını söyledi.
Açıklamalarında Iron Man filmine de değinen başarılı yönetmen “Hulk” filminin son sahnelerinde Downey Jr. ile birlikte “Iron Man” filminden esintiler olmasına karşın, iki filmi kesinlikle birbirine karıştırmayacaklarını açıkladı.
-------------------------------------------------------
Quentin Tarantino “Kill Bill”in yeni filmi için kolları sıvadı.
Önceki bölümlerin başarılı oyuncusu Uma Thurman film hakkındaki ilk düşüncelerini medya ile paylaştı; “Diğer filmlere nazaran çok daha hareketli bir film olacak gibi duruyor”
Bu ayın başında bir İtalyan televizyon kanalına konuşan Tarantino, filmin yakın zamanda beyaz perdeye taşınacağı mujdesini vermesine rağmen, Uma Thurman filmin daha yapım aşamasına bir hayli zaman olduğu görüşünde.
MTV kanalına konuşan Thurman, Tarantino ile sürekli kontak halinde olduğunu, Tarantino’nun filmi yazmaya başladığını bile tahmin etmediğini, yanlız konuşmaları sırasında yeni film icin Tarantino’nun muazzam fikirlerinin olduğunu ve zaman zaman kendisiyle bu fikirleri paylaştığını söyledi.
Tarantino’nun kafasındaki tarihi tam olarak bilmiyoruz ama filmi heyecanla bekliyoruz..
Ridley Scott “Red Riding”i cekecek
Sony’nin yazmasi icin Steven Zaillian ile anlastigi “Red Riding” Ridley Scott’un kamerasindan tekrar izleyici ile bulusacak.
Polisteki yozlasmanin ve gucu kotuye kullanmanin anlatildigi filmin tum haklarini satin alan Sony studyolari, filmin beyaz perdeye tasinma tarihini tam olarak aciklamiyor. Yanliz “Hannibal” ve “American Gangster” filmlerinde de bilrlikte calisan Scott ve Zillian ikilisinin tekrar birlikte calisacagi film simdiden meraklilarini sabirsizlandirmaya basladi bile.
Scott ve Zillian ikilisinin olaganustu yogun is programlarinin yaninda bu denli buyuk bir projeye ne zaman ve nasil zaman ayirip tam konsantre halde calismaya baslayacaklari su an icin tam muamma.
Bir baska ve bizce en onemli soru ise, acaba muazzam “Red Riding” filminin yeniden cekilmeye ihtiyaci olup olmadigi..
Biz, “Kusursuz olani, oldugu gibi birak” ile “Yenilik her zaman iyidir” ikilemi arasinda kaldik.. Acaba siz ne dusunuyorsunuz?
Dr. No öldü!
James Bond serisinin en ünlü 'kötü adam'larından Dr. No'yu ilk kez canlandıran Joseph Wiseman hayatını kaybetti. 1962 yılında çekilen ilk James Bond filmi 'Dr. No'da dünyadan intikam almak isteyen bilim adamını canlandıran Wiseman, hem sahnede, hem de sinema dünyasında önemli roller aldı. Wiseman "Detective Story" (1951) ve "The Unforgiven" (1960) gibi filmlerde, "Law & Order", "The Streets of San Francisco/ San Francisco Sokakları'', "The Twilight Zone/ Alacakaranlık Kuşağı" ve "The Untouchables/ Dokunulmazlar'' gibi dizilerde de yardımcı oyuncu rollerini üstlenmişti.
Avşar'ın işleri açıldı!
Hülya Avşar’ın Kürt açılımı yorumları kendisine gelen film tekliflerinin de önünü açtı.
‘Kürt açılımıyla’ ilgili olarak verdiği röportajların ardından Hülya Avşar’a film teklifleri yağıyor. İki ayda Kürt kadınını canlandıracağı 9 film teklifi aldığını söyleyen ünlü oyuncu bu durumu şöyle değerlendiriyor: “Her zaman film teklifleri yağıyordu ama bu kez özellikle Kürt kadınını canlandıracağım çok sayıda teklif gelmeye başladı.”
Hollywood kadınları şiddet görüyor!
Ünlü oyuncu Nicole Kidman, Hollywood'un kadınları zayıf seks objesi olarak gösterdiğini bu yüzden de kadına yönelik şiddetin arttığını dile getirdi. Oscar ödüllü aktris Nicole Kidman, ABD sinema endüstrisinin kadınları zayıf seks objeleri olarak göstererek, muhtemelen kadına karşı şiddete katkıda bulunduğu söyledi. Kidman, ABD Temsilciler Meclisinin bir alt komisyonunun, ABD dışındaki ülkelerde kadına karşı şiddetle mücadeleye insani, yerel örgütlere de bağış yaparak yardım edilmesini öngören bir yasa ile ilgili oturumuna katıldı.
Oturumda bir temsilcinin, ABD sinema endüstrisi Holywood'un bu konuda "kötü bir rol oynayıp oynamadığını" sorusunu "muhtemelen" diye yanıtlayan Kidman, "ben bütün Hollywood'dan sorumlu tutulamam, sadece kendi kariyerimden sorumlu tutulabilirim" demeyi de ihmal etmedi. BM Kadın Kalkınma Fonu'nun iyiniyet elçisi olarak oturumda görüşlerine başvurulan Kidman, "gerçek dünyada yasalar uygulanmıyor ve cezalandırılmamak kural durumunda" diye konuştu. BM Kadın Fonu'nun daha fazla kaynağa ihtiyacı olduğunu belirten Avustralyalı yıldız, "paraya ihtiyacımız var" dedi.
Haberler Kasım
3. Kristal Klaket Film Yarışması
Fatih Üniversitesi´nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Kristal Klaket Kısa Film Yarışması´nda bu yıl kategori sayısı 3´e çıktı. Yarışmada bu yıl ´Kurmaca´ ve ´Belgesel´ filmlerinin yanında ´Animasyon´ filmleri de yarışacak. Kristal Klaket´te yenilikler bununla da kalmıyor. Geçtiğimiz yıl birinci olan yarışmanın yönetmenini dünyanın en prestijli sinema okullarından New York Film Academy´de (NYFA) altı haftalık sinema eğitimi ile ödüllendiren Fatih Üniversitesi, bu yıl her üç kategorinin birincisini sekiz hafta NYFA´da eğitime gönderecek. Ayrıca birincilere 3 bin TL para ödülü verilecek. Yarışmanın bu yıl ki jürisi şu isimlerden oluşmakta: Kurmaca dalda Kenan Işık, Yetkin Dikinciler, Bahadır Karataş, Sırrı Süreyya Önder, Murat Özer, Yusuf Kaplan, Çiğdem Belgutay yer alıyor. Animasyon dalın jürisinde Salih Memecan, Can Soysal, Meryem Akbal, Fethi Kaba, İlhan Dinçerler, Tan Oral var. Coşkun Aral´ın da olduğu belgesel dalın jürisi ise Ertuğrul Karslıoğlu, Saim Orhan, Abdülhamid Avşar, Ali Murat Yel ve Ahmet Böken… Ayrıntılı bilgi için: www.kristalklaket.com
Recep İvedik 3 geliyor!
Şahan Gökbakar'ın gişe rekorları kıran "Recep İvedik" macerası, yepyeni bir serüvenle devam ediyor. Türk Sineması'nın en çok izlenen filmleri arasında yer alan "Recep İvedik" ve "Recep İvedik 2"nin ardından, serinin üçüncü filmi "Recep İvedik 3", 12 Şubat 2010'da izleyiciyle buluşacak. Yapımcılığını Faruk Aksoy'un üstlendiği "Recep İvedik 3"ün çekimleri başladı. İstanbul'da film için özel çekim platolarının oluşturulduğu "Recep İvedik 3"ün yönetmenliğini yine Togan Gökbakar üstlenecek. Filmde, Şahan Gökbakar'la birlikte rol alacak oyuncular ise henüz belli değil.