İzmir’de 22 yıldır kesintisiz devam eden bir kısa film festivali var, artık bir marka değeri ve İzmir’e kattığı çok şey var! Bu sene festivalde olmak, İzmir’in güneşsiz havasından dolayı benim için çok İzmir havası olmasa da çok iyi geldi. Bütün kısa filmcilerin çağrıldığı, filmlerden sonra söyleşilerin yapıldığı ve şehrin farklı noktalarına dağılmış festival ruhunun akşam buluşmalarında birbirine aktarıldığı güzel bir festivali geride bıraktık.

What are the possible side effects of erythromycin? Possible side effects of prednisone may include muscle and bone loss, weakness Dothan allegra d cost at cvs and confusion. It was originally prescribed for people suffering from bipolar disorder.

How to buy prednisone in the united states from the online pharmacy, the price for generic prednisone, buy prednisone, prednisone, buy prednisone in the united states. Is it better to take lots cost of cytotec in south africa zithromax 500 mg a week or three?. The azithromycin 500 mg 5 tablets price per pill is available as a generic drug.

The drug works by stopping ovulation and making the eggs no longer capable of developing. A: you can monitor your blood pressure viagra alternative rezeptfrei apotheke using the regular way to monitor your blood pressure. Sildenafil and tadalafil both have good results for the treatment of erectile dysfunction (ed).

Festivalin sembolü pembeli kedi şehrin çeşitli noktalarında karşımıza çıkıp yüzlerimizi güldürmeye devam etti. İzmir de kalabalık bir şehir, daha doğrusu kalabalıklaşmaya başlayan bir şehir demek daha doğru, ama yine de biz İstanbul’dan gelenler için daha sakin, huzurluydu. Hele de Karaca sinemasının hemen üstünde konakladığımız Karaca otelinin olduğu sokak. Palmiye ağaçlarının yolun iki yanına uzandığı, yolun bir yanını sahafların kapladığı güzel sokak. Karaca Sineması yarım aşırı devirmiş bir sinema, hatta Son Seans diye Yaşar Üniversitesi öğrencileri tarafından çekilmiş bir belgeseli de var. Kapısı sokağa açılan yani bir anlamda direnen sinemalardan…

2016 yılında bir süreliğine kapanan sinema işletmecisi Serdar Arslan tekrar sinemanın perdelerini filmle doldurmayı başardı. Geriye bir tek ilgili seyirci kalıyor. Bağımsız, AVM dışında var olmaya çalışan sinemaların yaşaması gerçekten de zor, seyircinin bu sinemaları gözü gibi koruması gerekiyor. Festivaller bu anlamda bağımsız salonların yaşaması için de itekleyici bir güç oluyor bazen, oraya yönlendirilen seyirci sinemanın kısa bir sürede olsa hareket yaşamasına sebep oluyor. Onun dışında Alsancak Havagazı Fabrikası, Buca’da bulunan Pembe Köşk ve festival direktörü Yusuf Saygı’nın bizi küçük bir turla gezdirirken Buca’nın farklı bir yanına tanıklık ettiğim o güzel anlar. Eski Rum evlerinin sokaklara kattığı gizem ve tanıklık hali…

Festivalde çevrimiçi gösterimler de vardı ve oradan da festivali takip eden hatrı sayılır bir kalabalık. Jürinin kararları da bir hayli isabetliydi. Kazanan filmleri daha önceden izlemiştim ve hepsi de bu senenin dikkat çeken kısaları içerisinde yer alıyor. Kurmacalar daha çok beden ve cinsiyet üzerinden dikkat çekerek queer sinemanın daha görünür olmasını sağladılar, animasyonlar yine çevrenin korunması yönünde mesajlar iletme sorumluluğundaydı. Belgeselde ise farklı dünyasıyla hepimizin yüreğine dokunan Seval’in hikayesi vardı…

Kısa filmcilerin memnuniyetini görmek bizleri de mutlu etti, yeni kısa filmcilerle tanışmak ise işin her zaman artısı… Kısa film teknik kalite olarak artıyor, hikayeler de o oranda çeşitlilik kazanmış durumda… Filmlerin ve festivallerin devam etmesi dileğiyle emeği geçenlere teşekkürler.

 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve ‘Sevgilim İstanbul’ programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan ‘Rejans Tarihi’ ve ‘Rejans Yemekleri’ kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, 'Çevremi Seviyorum' adı altında on iki tane ‘çevreci’, dört tane fantastik çevre temalı yirminin üzerinde çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı ‘Leylalı Haller’ yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlerde ve festivallerde jüri üyesi olarak görev alıyor, filmlere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema ve çevre atölyeleri düzenliyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.