Deneyimli oyuncu Nur Sürer bu yıl iki kurumdan Onur ödülü alıyor. Birisi Sinema Yazarları Derneği diğeri de Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali. Bunca yıllık oyunculuk hayatına çok önemli filmler ve diziler sığdıran oyuncunun duygularını öğrenmek istedik. Hep ileriye baktığını, gençleri heyecanla takip ettiğini söyleyen oyuncu oyuncu olduğu, böyle bir mesleği olduğu için çok mutlu olduğunu ifade ediyor…

53. SİYAD Türkiye Sineması Onur Ödülü, ayrıca 27 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında 24. Kez gerçekleşecek Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Film Festivalinde ‘Onur Ödülü’ne layık görüldünüz. Duygularınızı öğrenebilir miyim?

SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) ve Uçan Süpürge Kadın film Festivali çok değer verdiğim iki kurum. Dolayısıyla verilen ödüller benim için çok önemli. Ödüller her sanatçıyı heyecanlandırır çünkü yaptığınız işin beğenildiğini, sevildiğimizi bize hissettirir. Bugüne kadar hiç kimseden “Ben bu ödülü almak istemiyorum” diye duymadım.

ÇOK SEVDİĞİM BİR DOSTUM

Uçan Süpürge Festivali’nde Zuhal Olcay’la birlikte Onur Ödülü alıyorsunuz…

Zuhal (Olcay), benden hemen sonra sinemaya başlamış çünkü o dönem Devlet Tiyatrosu’nda çalışıyordu. Çok sevdiğim, oyunculuğunu ayakta alkışladığım dostum. İkimizin ortak seçimine bayıldım.

Nur Hanım biraz geçmişe gidersek, oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? Etkilendiğiniz film ya da isimler var mı?

Oyunculuğa Tuncel Kurtiz’in seçimiyle başladım. Benim miladım olmuştur. Tuncel Ağabey’e çok şey borçluyum. Birlikte üç filmde çalıştık. Etkilendiğim çok film var hem batı sinemasından hem bizim sinemamızdan, aynı beğeni kimi oyuncular için de geçerli.

SENARYO, YÖNETMEN VE OYUNCU KADROSU ÖNEMLİDİR

Sette nasıl bir aktrissiniz. Projeyi kabul etmenizde kriterleriniz ve kurallarınız var mı?

Bazen bir proje için başta düşünülürsünüz, bazen de ortasından girersiniz işin.Biz alıştık bu türden seçimlere. Her şeyden önce tabii ki senaryo, hangi yönetmen çekecek ve birlikte çalışacağınız oyuncu kadrosu… Mesela bunlar benim için çok çok önemli. Kendimi rahat hissetmediğim hiç bir çalışmanın içinde olmak istemem. Yönetmenime bağlıyımdır. Kurallarım yoktur Yeşilçam’ın tozunu yutmuş biri olarak disiplinliyimdir.

1979 yılında ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’ ile başladığınız sanat hayatınızın kısa bir özetini yaparsanız, neler söylemek istersiniz?

Esasında kendimi hep şanslı bir oyuncu olarak görmüşümdür. Oyunculuğa başladığım zaman sinemanın en iyi yönetmenleriyle çalıştım, çok iyi filmler çıktı ortaya. Uluslararası önemli ödüller alan başarılı filmlerdi. Şimdi 42 yıl oldu. İyi ki Tuncel Ağabey’e evet demişim. Mutluyum böyle bir mesleğim olduğu için.

ŞAHANE FİLMLER YAPIYORLAR

Türk sinemasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Geçmişe özlem duyuyor musunuz?

Ben hiç geçmişle ilgilenmem o filmler çekildi bitti hala TV’lerde gösteriliyor ben hep geleceğe bakarım. Yeni sinema yönetmenleri var son derece yetenekli iyi hikaye biriktirmiş insanlar ve şahane filmler yapıyorlar. Onları izliyorum, bazılarının filmlerine de severek konuk oluyorum…

SEYİRCİSİ ÇOK OLAN BİR MECRA

TV projelerinde de yer alan biri olarak diziler hakkında görüşleriniz alabilir miyim?

İyi çekileceğine inandığım dizilerde oynamayı seviyorum. Çünkü seyircisi çok olan bir mecra. Benim çalıştığım filmler (bağımsız film) dediğimiz türden olduğu için seyirciyle buluşma şansı ve dağıtımı kısıtlı filmler o yüzden iyi hikayesi olan TV dizisinde olmayı istiyorum.

Bir ara “Erkek oyuncular kadın oyunculardan fazla kazanıyor” gibi bir polemik vardı… Siz bu konuda ne düşüyorsunuz?

Pek yaşadım denemez erkek oyunculardan daha fazla ücret alan kadın oyuncunun sayısı da az değil. Sadece kadın hikayelerinde sıkıntı var. Daha çok kadın öyküleri anlatılabilir diye düşünüyorum. Mesela TV’de ekrana gelen Alev Alev dizisi gibi…

Genç oyuncuları nasıl buluyorsunuz? Takdir ettiğiniz veya eleştirdiğiniz yönleri var mı?

Genç oyunculara bayılıyorum. Çoğu yetenekli. Eleştirmem mümkün değil. Okuyorlar, araştırıyorlar, yetinmiyorlar yazarlıkları bile var. Daha ne olsun…

BİTECEK GİBİ GÖRÜNMÜYOR

Pandemi sizin için nasıl geçiyor? Salgın hepimize hayata dair çok şey öğretti. Sizin fikirlerinizde bir değişiklik oldu mu?

Salgın bütün dünyanın baş etmeye çalıştığı bir durum. Şimdi biri bize böyle bir belayla baş başa kalacağımızı söyleseydi inanmazdık. Kurgu film gibi. Üzücü, kapana sıkışmışlık duygusu hakim. Sürekli bir dikkat, steril ortam yaratma duygusu. Bitecek gibi de görünmüyor bende yarattığı sıkıntılar dışarıyla olan temasımın azalması…

 

Sanatın farklı alanlarıyla ilgileniyor musunuz?

Kendi adıma hayır. İlgilenmek sadece okumakla, film- tiyatro izlemekten ibaret. Şimdi onlardan da uzağız. Çevrimiçi çalışmaları takip ediyorum. O da tatsız. Bir salon keyfinden uzağız umarım çok uzun sürmez sinema- tiyatro salonları açılıp seyirciyle buluşur, çünkü çok özledim.

Sizi örnek alan, oyuncu olmak isteyen arkadaşlara neler önerirsiniz?

Genç oyunculara tavsiye gerekmiyor ne yapacaklarını o kadar iyi biliyorlar ki… Bu yaşta onlardan öğrendiğim, kaydettiğim, cebime sıkıştırdığım hikayelerim var. Gençleri seviyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.