Derviş Zaim Flaşbellek ile öyle bir film yapmış ki entelektüel sınıfın veya bizim sinema camiasının ne olduğunu ortaya çıkaran bir turnusol kağıdı görevi gördü.

Filmin etkisinin bu anlamda kendi sinemasal değerinden fazla olduğunu söyleyebilirim. Flaşbellek Suriye’de yaşanan savaş sırasında hükümetin muhalifleri nasıl katlettiğini kanıtlayan 10 bin resmin yurtdışına kaçırılmasını konu alıyor. Film, Suriyeli askeri bir görevlinin aldığı yara sonrası konuşma yetisini bir süre kaybetmesi sonucu görev yerinin değiştirilmesi ile başlıyor.  Ahmet, komutan kademesi tarafından konuşma yetisini kazanana kadar gizli bir depoda görevlendirilir. Bu depoda gösteriler sırasında ve işkencede öldürülen muhaliflerin resimlerinin çekilip kayıt altına alma işi yapılmaktadır. Ahmet zaten yaşananlardan rahatsızken bütün katliamı kayıt altına almakla görevlendirilince ülkesine olan sevgisi ile insanlık onuru arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Ve gizlice eşiyle beraber resimleri yüklediği birkaç flaşbellek ile Türkiye sınırına doğru kaçar. Derviş Zaim, Suriye’de yaşananlara kesinlikle hiçbir yorum katmadan gerçek bir hikayeyi kurgulamış. Böyle bir filmi yapmaya kalkışmak bile cesaret işidir. Nasıl Türkiye Suriye’de bir karmaşanın içinde kaybolduysa bir yönetmenin de bu karmaşadan kaçması imkansızdır. Bu anlamda Zaim’in belgelenmiş gerçekleri takip etmek dışında bir tavrı olamazdı, o da öyle yapmış.

Film festivalde gösterilir gösterilmez tavırlar ve tepkiler ayyuka çıktı. Sanki bu ülkeyi yönetenlerin bütün yanlışlarından Derviş Zaim suçluydu. İnsanlar yıllarca filmlerini seyredip övdükleri yönetmeni linç etme yarışına girdiler. Efendim neymiş filmin sponsoru TRT imiş. Bu suç mu? Bunu söyleyenlerin hepsi film çekmek için Kültür Bakanlığı’nın kapısında yatıp kalkan insanlar. Türkiye’de hangi film devlet desteği almadan çekiliyor? Bu ayıptır, ikiyüzlülüktür. Gelelim Zaim’in hikayedeki tercihlerine, öyküde bazı tutarsızlıklar var. Mesela Ahmet ve eşinin İşid’e esir düştüğü sırada karşılaştıkları küçük çocukla kurdukları sırıdaşı bağ. Bu öyle bir bağ ki Türkiye’ye gelmeyi başardıktan sonra sırf bu çocuk için İşid’in kampına dönmeyi göze alıyorlar.

Senaryo bu hareketi mantıklı çıkaracak bir ilişkiyi bize gösteremiyor. Veya bu kadar zorlukla yaptıkları yolculuğu filmin sonuna doğru bir taksi ile kolayca tekrarlanır hale gelmesi. Bunlar biraz senaryo kolaycılığıydı. Bu arada filmin başrollerinde tamamıyla Suriyeli oyuncular yer alıyor. Derviş Zaim’in bütün dezavantajlara rağmen oyuncu yönetiminde başarılı olduğunu söylemeliyiz. Flaşbellek Zaim’in en iyi filmi değil hatta ikinci filmi bile değil ama festivalde gördüğü muameleyi de hak etmediğini söylemeliyim.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen

Derviş Zaim

Senaryo

Derviş Zaim

Görüntü Yönetmeni

Andreas Sinanos

Kurgu

Aylin Zoi Tinel

Oyuncular

Saleh Bakri

Sara El Debuch

Ali Suleiman

Husam Chadat

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.