Ana Sayfa Film Kritik Soğuk Savaş’ın Sıcak Yüzü: Another Day Of Life

Soğuk Savaş’ın Sıcak Yüzü: Another Day Of Life

0
131

Another Day of Life, gazeteci ve yazar Ryszard Kapuściński’nin Soğuk Savaş’ın somut meydanlarından biri olan Angola’da yaşananlara ve yaşayanlara dair bizzat tecrübesini kaleme aldığı kitabıdır. Daha sonrasında kitap, animasyon olarak kurgulanıp beyazperdeye taşındı. Her ne kadar animasyon olarak uyarlansa da zaman zaman yer verilen röportaj ve görüntü arşivleri ile film, belgesel yönüne vurgu yapıyor. Aynı zamanda filmin animasyon ile yapılması, savaşın yarattığı çevresel ve bireysel tahribatın izlerini göstermesi açısından da etkili bir seçim olduğunu gösteriyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından sıcak savaşın yerini soğuk savaşa bırakması ile kastedilen somut konum ağırlıklı olarak Avrupa’ydı. Soğuk Savaş’la birlikte ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki askeri çatışma yerini bilim, teknoloji, ekonomi ve siyaset gibi farklı toplumsal alanlara bırakırken, İkinci Dünya Savaşı’nın uzantıları ve Soğuk Savaş’ın ‘sıcak alanı’ Angola gibi sömürgeleşmiş ülkelerde hala devam etmekteydi. Sözde sömürgeci faaliyetlerin sonlandırılması, sömürgeleşen ülkelerin bağımsızlık mücadelelerine, bağımsızlık mücadeleleri kendi içlerinde bölünmeye ve bu bölünmeden de çıkar sağlamak adına yine, yeni bir sömürge kapısı gören diğer ülkelerin, bu bölünme ve çatışmaya hizmet edecek ‘desteklerde’ bulunması Angola’nın içinde bulunduğu durumun nedenler zincirini oluşturuyordu.

ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş kendine somut bir zemin bulmuştu. Angola’daki iç çatışma artık uluslararası bir kimlik kazanıyordu. Elmas ve petrolün topraklarında yaşayan Angola, özellikle Soğuk Savaş Dönemi’nde kaçırılmaması gereken bir fırsattı.  Bu yüzden her iki ülke de, kendi siyasi ve ekonomik faaliyetlerini Angola’da sürdürülebilmek için kendi çıkar gruplarını destekliyordu. Bu destekleme, Angola’daki ayrışmayı ve çatışmayı daha da derinleştirdi. Gidişatın daha da kötüleşeceğini öngören halkın çoğunluğu ülkeyi terk ederken, Kapuściński ise ‘’Afrika’nın uyanışına’’ şahit olmak ve bu uyanışı tüm dünyaya göstermek adına Angola’ya gelmişti.  Artık Angola uluslararası bir meseleydi ve burada ‘gerçekten’ yaşananların herkes tarafından bilinmesini sağlamak Kapuściński’nin mesleki bir göreviydi.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.