Monos, dağlık bir bölgede gözleri bağlı olan bir grup çocuğun futbol oynadığı sahne ile açılışını yapıyor.  Aslında daha ilk sahnesinden film bize içeriği hakkında bir tablo çiziyor. Gözleri bağlı olmalarına rağmen doğaları gereği oyun oynayan bir grup çocuk. Evet, tıpkı diğer çocuklar gibi oyun oynuyorlar ancak gözleri bağlı.

PIRIL TATARİ

Bu çocuklar birtakım kısıtlamalar altında askeri bir eğitime tabi tutulan bireyler. Filmde, Güney Amerika’nın dağlık bir bölgesinde askeri bir ideoloji altında yetiştirilen bir grup çocuğu görüyoruz.  Her ne kadar kısıtlayıcı ve disiplinli bir eğitim sürecinden geçseler de özellikle de ergenlik çağında olduklarından,  yalnızca otoritenin varlığı devam ettiği sürece ona uygun davranmakta ve de konuşmaktalar.  Otoritenin yokluğu ise onların bastırılmış ergenlik duygularının ve doğalarının açığa çıkıp, kendisini göstermesi açısından bir fırsat oluşturacaktır. Belki de film insan ve toplumda, otoritenin yıkılışının nasıl bir gidişata yol açabileceğini bir grup çocuk üzerinden çiziyor. Bağlı oldukları bu otorite tarafından, çocuklara bir ‘borç’ olarak Shakira isimli ineğin verilmesi ve çocukların bir rehine ile dağ başında yalnız bırakılmaları belirli bir zaman geçtikten sonra olayların gidişatının değişmesine yol açar.

Üstlerinin ‘hepiniz benim çocuklarımsınız’ diye hitap etmesi, doğum günü çocuğunun diğerleri tarafından dövülmesinin bir tören ve eğlence anlayışı oluşturması veya  ‘silahla mutlu bir şekilde uyurum’ sözünün geçtiği bir marş, burada verilmekte olan ideolojinin şiddet ve birlik bilinci üzerine kurulu olduğunun bir göstergesi.

Fiziksel otoritenin kaybı, Shakira’nın ölümü ve beklenmedik askeri bir saldırı çocukların hem kendi ruhsal dünyasında hem de grup ortamında var olan duygusal ve eylemsel yapının değişmesine yol açacaktır.

Otoritenin yokluğu her ne kadar bastırılan-özellikle de çocuk olmanın getirdiği- duygu ve düşünceleri açığa çıkarsa da küçük yaştan itibaren bir otorite ve şiddet algısı altında yetiştirilmenin bir sonucu olarak, başkalarına hakim olma ve şiddet uygulama eğilimi uygun koşullar altında kendini gösterecektir. Ancak hakimiyet ve yönetim güdüsü insana özgü bir doğa olmaktan ziyade bireysel özelliklere bağlı olarak değişebilmektedir. Tarihe de baktığımız zaman kimi bireylerin liderlik vasıfları ile kitleleri hakimiyeti altına aldığını görürken kimilerinin ise liderler tarafından sürüklenen kitlelerin bir parçasını oluşturduğunu görüyoruz.

Film için söylenen Sineklerin Tanrısı yakıştırması genel çerçeveye baktığımız zaman pek de sırıtmıyor aslında. Sineklerin Tanrısı’nda iktidar yaratım süreci, nasıl bir grup çocuk üzerinden sembolik olarak veriliyor ise Monos’ta da bunu görebiliyoruz.

Tüm yaşananlar ise savaş olgusunun etrafında şekillenmekte ve filmin asıl metnini oluşturmaktadır. Monos, Latin Amerika’nın dağlarındaki gerillaların yaşamlarını ve rehine bulundurma gibi eylemlerini savaşın bir gerçeği olarak bize yansıtıyor. Bununla birlikte şiddet-grup-iktidar-ergenlik gibi kavramlar üzerine oluşturulan bir senaryoyu ekrana taşıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.