Gazeteci Cemal Kaşıkçı bizim ülke topraklarında bir suikaste kurban giderken tarih boyunca birçok gazeteci veya politikacının aynı makus talihe sahip olduğunu görüyoruz. Sinema da buna sırtını dönmüyor. Biz de bu korkunç olayı en iyi işleyen 13 filmi sizin için derleyelim dedik. Aslında bu tür suikast filmlerini saymakla bitmez ama biz daha çok gerçek hayat hikayelerinden yola çıkan yapımları seçtik. Tabii kendi beğenimizin ışığında bu seçkiyi yaptık. İyi seyirler…

Richard Nixon Suikasti / The Assassination of Richard Nixon

Sam Bicke sıradan, herhangi bir insan gibidir. Bir satış danışmanı olarak mütevazı hayatı sürüp gitmektedir. Ancak Vietnam’daki kirli savaş, önce ondan işini, sonra da biricik karısını çalacaktır. Hayatta sahip olduklarını kaybeden kahramanımız bunu politikanın çürümüşlüğüne bağlar ve olaylardan sorumlu tuttuğu kişiden intikam almak bundan sonraki tek hedefidir.

Z

Yves Montand, liberal ve haliyle bolca düşmana sahip bir politikacıdır. Bir gün devletin sağ cenahı tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda öldürülür. Devletin artık yeni görevi, bu korkunç cinayeti saklayıp zamanı gelince tümden örtbas etmektir. Costa Gavras’ın bol ödüllü filmi gösterildiği sene En İyi Yabancı Film Oscarı’nın yanısıra bir de En İyi Film Oscar’ı adaylığı kazanmıştı.

Vali

Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yaşamını anlatan filmde karakterli bir devlet adamı kimliğiyle bilinen valinin ucu uluslararası teşkilatlara da dayanan ibretlik ölüm hikayesine odaklanacağız. Yazıcıoğlu’nu arkasında yüzlerce soru işareti bırakan trafik kazasında kaybetmiştik. Bu kazanın perde arkasında uluslararası örgütlere ve gizli servislere dayanan ilginç olaylar beyazperdeye yansıyor.

Ateş Hattında / In the Line of Fire

Frank Horrigan, John F. Kennedy’yi suikastten korumada başarısız olmuş kıdemli bir gizli servis ajanıdır. 30 yıl sonra yetenekli bir psikopat katil, dönemin başkanını öldürmek ve Horrigan’ı da beraberinde götürmekle tehdit edince, Horrigan için kendini affettirme şansı da doğar. Katil, ajan Horrigan ile alay ederek, onu hayatta kalabileceği gerilimi yüksek bir zeka savaşının içine çeker…

JFK

Amerikan başkanı Kennedy’nin tartışmalı suiskasti ardında onlarca sanık ve komplo teorisi bırakır. Suiskastın ardından ortaya çıkan Lee Harvey Oswald, cinayeti tek başına kendisinin işlediği konusunda ısrar eder. Mahkemenin vardığı sonuca ikna olmayan bölge savcısı Jim Garrison, olayın ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır. Usta yönetmen Oliver Stone imzası taşıyan film iki kategoride Oscar ödülü almıştır.

Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı / The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

Jesse James’in en büyük hayranlarının biri olan Robert Ford, hayatını günün birinde idolüyle yan yana at sürme umuduna adamış, idealist ve hırslı bir adamdır. Bir gün tarihin ona Jesse’yi sırtından vuran “adi küçük korkak” damgası vuracağını asla tahmin edemezdi. 1881 yılıdır ve Jesse 34 yaşındadır, kafasına konan ödülü almak onuruna erişmek isteyen düşmanlarıyla savaşmaya devam eder. Ama hayatına yapılan en büyük tehdit en çok güvendiklerinden gelecektir.

Mançuryalı Aday / The Manchurian Candidate

Kore Savaşı sonrası Amerika’daki evlerine dönen askerlerden Raymond Shaw bir kahraman olarak addedilip onur madalyasına layık görülür. Yakın zamanda kötü kabuslar görmeye başlayan iki asker, Shaw’ı araştırmaya ve neler olup bittiğini anlamaya karar verir. İki dalda Oscar’a aday gösterilen filmin yönetmen koltuğunda ilginç yönetmen John Frankenheimer; başrollerinde ise Frank Sinatra ve Laurence Harvey var.

Bobby

1968 yılında Robert F. Kennedy’nin öldürüldüğü yer olan Ambassador Oteli’nde bulunan yirmi iki kişi üzerine yoğunlaşan bir film Bobby. Film, Amerika’nın farklı yerlerinden farklı amaçlarla otelde bulunan bu insanlar üzerinden etkili karakter analizleri sunuyor.

Suikast / The Conspirator

42 yaşındaki Mary Surratt, Abraham Lincoln suikastine yardım ve yataklık etmekten dolayı yargılanan tek kadındır. Başkanı, başkan yardımcısını ve içişleri bakanını öldürmek amacıyla komplo kurma suçundan diğer 6 sanık ile yargılanan Surratt’ın suçsuzluğuna hiç kimse inanmaz. Avukatlığını yeni almış olan Frederick Aiken müvekkili olan bu kadını askeri mahkeme karşıya savunmakla görevlendirilir. Başta gönülsüzce savunma avukatı olmayı kabul eden Aiken, dava ilerledikçe müvekkili Mary Surratt’ın gerçekten suçsuz olabileceğine inanır ve bir başkasını korumak için onun paravan olarak kullanıldığını fark eder…

Münih / Munich

1972 Münih Olimpiyatlar’ında 11 İsrailli atlete yönelik inanılmaz katliamın perde arkasını anlatan filmde, İsrail Gizli Servisi Mossad üyelerinden oluşan bir grup, bu işe karıştıklarını düşündükleri Filistinli suikast komandolarını öldürmekle görevlendirilirler. Liderlerini izleyen İsrailli grup bu operasyonu intikam almak adına yapmaktadır. Ama zamanla kendileri de bir hedef haline geleceklerdir.

Lincoln

Film, Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı olan ve kuzey eyaletlerinde 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşa öncülük eden Lincoln’un son dönemlerine ışık tutuyor. Filmin baş rolünde Daniel Day-Lewis yer alırken, yönetmen koltuğundaysa Steven Spielberg oturuyor. Filmin adı gelecek Oscar sezonu için şimdiden kulislerde dolaşıyor.

Uzlaşma

Abdi İpekçi hazırladığı haberler ve konuşmalarıyla bazı grupların hedefi haline gelmiştir. Kimliği belirsiz kişilerden sık sık ölüm tehditleri alır. Fakat İpekçi, bu tehditleri önemsemeden haber yapmaya devam eder. Ancak silah kaçakçılığı üzerine yaptığı bir araştırma kendi sonunu getirecektir. Filmde Abdi İpekçi’yi Halil Ergün canlandırırken, Mehmet Ali Ağca’yı ise Berhan Şimşek oynuyor.

Bakış Açısı / Vantage Point

ABD başkanı İspanya’dadır. Ortada bir suikast planı vardır ve birileri bu işi araştırmak durumundadır. Bu işten sorumlu olanlar yani Fox ve Quaid iki gizli servis ajanı olarak görev yapacaklardır. Gizli ajanların araştırmaları beş farklı tanık ve beş de farklı hikaye çıkartır ortaya. Ajanlarımız iş başında tüm becerilerini kullanarak çözülmesi gerekenlerin üstesinden geleceklerdir.

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.