Çocukluk yıllarında eminim hatırladığınız ilk filmlerin başında Rocky IV geliyordur. Hepimizde o filmin ayrı bir yeri olduğuna eminim. Öyle ki hangimiz bıkmadan tekrar tekrar izlemedik, sabah okula gittiğimizle aynı heyecanla arkadaşlarımızla film hakkında saatlerce konuşmadık? Filmde eminim hepimizi etkileyen unsurlardan biri de az konuşan gizemli Rus boksör Dolph Lungren’in canlandırdığı Ivan Drago olmuştur. Ivan Drago’ya hayat veren Lundgren daha sonra pek çok filmde yer almış olsa da biz onu görür görmez her daim aklımıza Drago geliyor. Peki, iki ablası ve bir abisi olan Lungren Stallone ile nasıl tanıştı ve nasıl filme dahil oldu? Hazır Creed II ile sahalara dönmeye hazırlanırke n kariyerini biraz deşelim istedim…

1957 İsveç doğumlu olan Lundren çocukluk yıllarında oldukça sıkıntılar çekmiş. Özellikle babası ile büyük problemleri olan aktör sıklıkla babasından şiddet görmüş. Kendisi verdiği bir röportajda çocukluk yıllarını anlatırken o dönemlerden oldukça zor olarak söz ediyor. Biraz evden kurtulmak biraz da para kazanma isteği ile bir anda kendisini Amerika’da bulan aktör o dönem Rocky IV için seçmelere girmiş. Toplamda kendi sözleri ile yüzlerce kişi arasından New York’taki seçmelerde başarılı olmuş ve Ivan Drago rolü ile oyunculuk kariyerine adım atmıştı.

Ardından ise peşi sıra filmler gelmeye devam etti. Bunlardan öne çıkanlar arasında yine çocukluk yıllarımızın vazgeçilmezi He-Man uyarlaması Master Of The Universe, The Punisher gibi filmler vardı. Brandon Lee ile rol aldığı Showdown in Little Tokyo ve Van Damme ile kamera önüne geçtiği Universal Soldier da öne çıkan filmleri arasında yerini alıyor ve çocukken televizyonda tekrar tekrar izlemekten keyif aldığımız filmler olarak hafızamıza kazınıyordu.

Sonrasında ise kendisi pek çok filmde rol alsa da hafızamızda yer eden bir film olmamıştı. Ancak kendisi aksiyon filmlerinin aranan oyuncularının bir arada toplandığı The Expendables’da rol alınca birden o eski hatıralar da canlanıyordu. Sylvester Stallone, Lundgren’e karşı hep vefalı bir aktör olmuştur. Hangi röportajını izlerseniz izleyin kendisi Lundgren’den hep övgü ile bahseder. Elbette Stallone, aksiyon film yıldızlarını bir arada buluşturalım diye düşündüğünde Lundgren’i de dahil etmişti. Toplamda 3 filmlik bir seri olan The Expendables, en azından çocukluk yıllarını ayıla bayıla geçiren bizim gibi aksiyon filmi severler için muazzam bir nostalji olmuştu.

Şimdilerde ise Lundgren Rocky e f sanesine geri dönüyor ve Creed II ile Ivan Drago’ya yeniden hayat veriyor. Yakın zamanda gösterime girecek olan filmin fragmanları hepimizi bir heyecana büründürdü bile. Başarılı yönetmen Ryan Coogler’ın çektiği ilk Creed filmi başarılı olmuş ve Rocky sever herkesi mest etmişti. Nostaljinin ikinci bölümünde bu sefer yönetmen koltuğunda Steven Caple Jr. Var ve başrolleri yine SYlvester Stallone ve Michael B. Jordan paylaşıyorlar. Ancak bizi heyecanlandıran esas unsur elbette Dolph Lundgren’i yeniden Ivan Drago olarak izlemek olacak.

Lundgren bu sefer oğlu Viktor Drago’yu Adonis Creed’e karşı hazırlıyor.Bir nevi intikam hikayesi diyebileceğimiz bu film elbette Rocky serisi ile büyümüş kişiler için önemli bir yerde. Fragmanda da söylediği gibi Ivan Drago her şeyini kaybetmiş ve yıllardır bir intikam için beklemiş. Bu intikamı da oğlu sayesinde almak istiyor. Öte yandan Adonis Creed ise dördünci filmden hatırlayacağımız hayatını Ivan Drago’nun acımasız yumrukları ile kaybetmiş olan babası Apollo Creed’in intikamını almak istemekte. Kısaca az önce de altını çizdiğim gibi her bakımdan bir intikam hikayesi bizleri bekliyor. Lundgren’in ikinci altın devrini yaşadığı bu zamanlarda kendisini yeniden Drago olarak izlemek kadar keyifli bir şey yok sanırım. Efsaneye yeniden tanık olmak isteyenler için hatırlatalım, Creed II, 21 Kasım 2018’de vizyonda…

Egemen Tokatlıoğlu
1981 İzmit doğumlu. Filmlere olan ilgisi 80’lerde eve video girmesi ile başladı. 80-90’ların akla kazınan kült filmlerini repliklerine kadar ezberledi. Korku, bilim kurgu ve fantastik türüne ayrı bir ilgisi vardı. 8 yaşında beyazperde ile ilk tanışmasından sonra sinema vazgeçilmez tutkusu oldu. Aynı zamanda bilgisayar, atari oyunları ve çizgi romanlarla içli dışlıydı. Commodore 64’ü ile sabahlara kadar oyunlar oynadı.Taşınmalar nedeniyle İzmit, Ankara ve Isparta’da farklı okullarda ilköğretim ve liseyi tamamladı. Üniversitede Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra çok istediği Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı. Korku sinemasına olan düşkünlüğü nedeniyle yüksek lisans tezini “1960-1990 Yılları Arasında Amerikan Korku Sinemasındaki Muhafazakârlık” üzerine yazdı. Amerikan korku sinemasının dönemin toplumunun psikolojik,ahlâki ve siyasi yapısına nasıl ayna tuttuğunu inceledi. Pek çok kurumsal firma, haber sitesi, dergide içerik yazarlığı ve editörlük yaptı. Şu anda hala metin yazarlığı ve editörlük yaparken aynı zamanda bazı online platformlarda, basılı dergilerde sinema yazıları, eleştiriler yazıyor, özel dosyalar hazırlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.